2015 İnsan Hakları İhlalleri Raporu

14834

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Bu raporda yer alan bilgiler,

İHD şubelerine yapılan bireysel başvurular,

İHD şubelerinin oluşturduğu İnsan Hakları İnceleme ve Araştırma Komisyonlarının raporları, yerel ve ulusal basın ve yayın organlarında yer alan haberler, diğer sivil toplum örgütlerinin raporları ve resmi kurumların verilerinden derlenerek, İHD GENEL MERKEZİ DOKÜMANTASYON BİRİMİ tarafından büyük oranda başvuru ve basın diline bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

+90 312 230 35 67–68–69

Faks: 00 90 312 230 17 07 –  E-mail: posta@ihd.org.tr –  http://www.ihd.org.tr

 

 

İÇİNDEKİLER

KISALTMALAR. 9

2015 TÜRKİYE İNSAN HAKLARI İHLALLERİ BİLÂNÇOSU. 12

  1. YARGISIZ İNFAZ (Keyfi Öldürme, Silah Kullanma Yetkisinin İhlali ve Dur İhtarına Uymadığı Gerekçesiyle Öldürülen ve Yaralananlar) 18

I.1. Polis, Asker ve Jandarma Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar (Çatışmalı Ortam Nedeniyle Yaşamlarını Yitiren Diğer Siviller de Bu Başlıkta Yer Almaktadır) 18

I.2. Köy Korucuları Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar 55

I.3. Sınır Bölgelerinde Öldürülen ve Yaralananlar 55

I.4. Yargısız İnfaz Davaları 59

1.5 Özel Güvenlik Görevlileri Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar 67

1.6 Mayın ve Sahipsiz Bomba Patlaması Sonucu Ölen Ve Yaralananlar 68

  1. CEZAEVLERİNDE ÖLÜM VE YARALANMALAR/İNTİHAR İDDİALARI 69

Cezaevinde Ölüm ve İşkence Davaları 72

  1. GÖZALTINDA ÖLÜM VE YARALANMALAR. 72
  2. FAİLİ MEÇHUL SALDIRILAR/ÖLÜM VE YARALANMALAR. 74

Faili Meçhul Davaları 76

  1. RESMİ HATA ve İHMAL. 77
  2. SALDIRIYA UĞRAYANLAR. 85

Saldırı Davaları 105

  1. KAYIPLAR. 105

Kayıp Davaları 105

  1. TOPLU MEZAR İDDİALARI VE ORTAYA ÇIKAN TOPLU MEZARLAR. 106
  2. SİLAHLI ÇATIŞMALAR. 107
  3. YASADIŞI ÖRGÜT CİNAYETLERİ, YARALANMALAR. 130
  4. KUŞKULU ÖLÜM ve YARALANMALAR. 130

ERKEK. 130

KADIN. 132

ÇOCUK. 133

Kuşkulu Ölüm Davaları 134

  1. İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE, ONUR KIRICI VE KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ DAVRANIŞ VE CEZALANDIRMA. 134

12.1. Gözaltında İşkence ve Kötü Muameleye Maruz Kalanlar 134

12.2. Köy Korucuları Tarafından Yapılan İşkence ve Kötü Muamele. 151

12.3. Gözaltı Yerleri Dışında İşkence ve Kötü Muamele. 151

12.4. Cezaevlerinde İşkence ve Kötü Muamele. 166

12.5. Kolluk Güçleri Tarafından Tehdit ve Ajanlık Teklif Edilenler 172

12.6. Güvenlik Güçleri tarafından Müdahale edilen Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri ve Bu Toplumsal Gösterilerde Güvenlik Güçlerinin Müdahalesi Sonucu Dövülen ve Yaralananlar 177

12.7. Özel Güvenlik Görevlileri Tarafından İşkence ve Kötü Muameleye Maruz Kalanlar 227

12.8. Okulda Şiddet 227

12.9. İşkence Davaları 228

12.10. Vicdani Red Hakkını KullananlaraYönelik İhlaller 234

  1. 11. Vicdani Ret Davaları 235
  2. NAMUS CİNAYETLERİ 235

KADIN. 235

ERKEK. 235

Namus Cinayeti Davaları 235

  1. NEFRET CİNAYETLERİ ve YARALAMALAR. 235

Davalar 238

  1. KADINLARIN YAŞAM HAKLARINA YÖNELİK İHLALLER. 238

15.1. Kadın İntiharları / İntihar Teşebbüsleri 238

15.2. Toplumsal Alanda Kadına Yönelik Şiddet ve Tecavüz/Ev İçi Şiddet 242

15.3. Fuhşa Zorlanan kadınlar 305

  1. ÇOCUKLARIN YAŞAM HAKLARINA YÖNELİK İHLALLER. 308

16.1. Çocuk İntiharları / İntihar Teşebbüsleri 308

16.2. Toplumsal Alanda ve Ev İçinde Çocuğa Yönelik Şiddet ve Tecavüz. 311

Adana. 370

Adıyaman. 377

Afyon. 378

Ağrı 378

Aksaray. 383

Amasya. 383

Ankara. 383

Antalya. 388

Ardahan. 390

Artvin. 391

Aydın. 391

Balıkesir 391

Bartın. 391

Batman. 392

Bayburt 396

Bilecik. 396

Bingöl 396

Bitlis. 397

Bolu. 400

Burdur 400

Bursa. 400

Çanakkale. 402

Çankırı 403

Çorum.. 403

Denizli 403

Diyarbakır 403

Düzce. 422

Edirne. 422

Elazığ. 423

Erzincan. 424

Erzurum.. 425

Eskişehir 431

Gaziantep. 432

Giresun. 435

Gümüşhane. 435

Hakkâri 435

Hatay. 442

İçel 443

Iğdır 443

Isparta. 445

İstanbul 445

İzmir 461

Kahramanmaraş. 469

Karabük. 469

Karaman. 469

Kars. 469

Kastamonu. 471

Kayseri 471

Kırıkkale. 471

Kırklareli 471

Kırşehir 471

Kilis. 472

Kocaeli 472

Konya. 473

Kütahya. 473

Malatya. 473

Manisa. 474

Mardin. 475

Mersin. 485

Muğla. 490

Muş. 490

Nevşehir 496

Niğde. 496

Ordu. 496

Osmaniye. 496

Rize. 496

Sakarya. 497

Samsun. 497

Siirt 497

Sinop. 502

Sivas. 502

Şanlıurfa. 503

Şırnak. 512

Tekirdağ. 519

Tokat 520

Trabzon. 520

Tunceli 520

Uşak. 522

Van. 522

Yalova. 534

Yozgat 534

Zonguldak. 534

  1. CEZAEVLERİ 534

Cezaevlerinde Sağlık Hakkı İhlali 534

Cezaevlerinde Haberleşme ve İfade Hakkının İhlali 547

Cezaevlerinde Disiplin Cezaları 548

Sevk/Sürgün Uygulamaları 549

Cezaevlerinde Eylemler 554

Cezaevlerinde Genel Koşullar 555

Gözaltına Alınan Sığınmacı ve Göçmenler 558

SIĞINMACILARA YÖNELİK İDARÎ UYGULAMALAR VE SALDIRILAR/SIĞINMACILARIN YAŞAMLARI ve YARALANAN, YAŞAMINI YİTİREN SIĞINAMACI ve  GÖÇMENLER. 558

Yasaklanan Etkinlikler 561

Toplatılan, Haklarında Dava Açılan, Yasaklanan ve Para Cezası Uygulanan Yayın Organları 563

Baskına/Sansüre ve Saldırıya Uğrayan Gazete ve Yayın Organları 565

Engellenen İnternet Siteleri 566

Kabahatler Kanunu Çerçevesinde Verilen Para Cezaları 569

2013 Yılında Düşünce ve İfade Özgürlüğüne Karşı Açılan Soruşturmalar 569

2015 Yılında Düşünce ve İfade Özgürlüğ18 üne Karşı Açılan, Devam Eden ve Sonuçlanan Davalar 573

Yargıtay Kararları 601

  1. İHD Şubeleri Hakkında Açılan Dava/Soruşturmalar ve Baskınlar 601
  2. Gözaltına Alınan, Tutuklanan İHD Yönetici ve Üyeleri 602

III. Tehdit Edilen, İşkence ve Kötü Muameleye Maruz Kalan Ve Saldırıya Uğrayan İHD Yönetici ve Üyeleri 603

III.           İHD Yöneticileri ve Üyeleri Hakkında Açılan Soruşturmalar 603

  1. İHD Yöneticileri ve Üyeleri Hakkında Açılan, Sonuçlanan veya Devam Eden Davalar 603

Gezi Parkı Eylemleri İle İlgili Davalar 603

2015 Yılında Toplantı ve Gösteriler Nedeniyle Açılan Soruşturmalar 607

2015 Yılında Toplantı Ve Gösteriler Nedeniyle Açılan ve Sonuçlanan Davalar 609

Kapatılan / Kapatılmak İstenen Siyasi Partiler ve Dernekler 625

Siyasi Parti, Sendika ve Dernek Yöneticileri/Üyeleri Hakkında Açılan/Sonuçlanan Davalar 625

Baskına veya Saldırıya Uğrayan Siyasi Parti, Sendika ve Dernekler 625

İşten Çıkarılanlar/Görevden Alınanlar-Uzaklaştırılanlar 631

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği 633

İş Kazalarında Ölenler ve Yaralananlar 633

Sendikalı Oldukları İçin Baskıya Uğrayanlar 635

Haklarında Soruşturma Açılan Çalışanlar 636

Sürgün Edilenler 636

Çalışma Koşulları 637

Kültürel Haklara İlişkin İhlaller 637

Eğitim Hakkına İlişkin İhlaller 637

Üniversitelerin Disiplin Kurulları Tarafından Açılan Soruşturmalar/Ceza Alanlar 637

AYRIMCILIK. 641

IRKÇI SALDIRILAR. 641

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  KISALTMALAR

 

AA                     :         Anadolu Ajansı

AKP                 :         Adalet ve Kalkınma Partisi

BBP                   :        Büyük Birlik Partisi

BDP                 :         Barış ve Demokrasi Partisi

BDSP              :         Bağımsız Devrimci Sınıf Platf ormu

BES                   :        Büro Emekçileri Sendikası

BEKSAV           :         Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı

BTS                 :         Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası

CHP                 :         Cumhuriyet Halk Partisi

ÇED                  :         Çevresel Etki Değerlendirilmesi

DAKAD              :        Dersim Alevilik İnanç ve Kültür Akademisi Derneği

DEHAP                        :         Demokratik Halk Partisi

DEP                 :         Demokrasi Partisi

DEV-LİS           :         Devrimci Liseliler

DEV SAĞLIK-İŞ         Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası

DHF                  :         Demokratik Haklar Federasyonu

DHKP/C           :         Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi

DİHA                 :         Dicle Haber Ajansı

DİSK                :         Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu

DÖDEF            :         Demokratik Öğrenci Dernekleri Federasyonu

DÖKH               :         Demokratik Özgür Kadın Hareketi

DSP                 :         Demokratik Sol Parti

DSİP                 :         Devrimci Sosyalist İşçi Partisi

DTP                 :         Demokratik Toplum Partisi

DTK                  :         Demokratik Toplum Kongresi

DYGM              :         Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi

EĞİTİM-SEN     :         Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası

EKD                 :         Emekçi Kadınlar Derneği

EMEP              :         Emek Partisi

ESP                 :         Ezilenlerin Sosyalist Platformu

ETHA                :         Etkin Haber Ajansı

GATA                :        Gülhane Askeri Tıp Akademisi

GENÇ-SEN       :         Öğrenci Gençlik Sendikası

HADEP                        :         Halkın Demokrasi Partisi

HDP                 :          Halkların Demokratik Partisi

HDK                  :         Hakların Demokratik Kongresi

HEP                            Halkın Emek Partisi

HEPAR             :         Hak ve Eşitlik Partisi

HES                  :         Hidroelektrik santralleri

HPG                 :         Hêzên Parastina Gel (Halk Savunma Güçleri)

IMF                  :         Uluslararası Para Fonu

İHD                  :         İnsan Hakları Derneği

İMKANDER      :         İnsanı Müdafaa ve Kardeşlik Derneği

JİTEM               :         Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele

KAMU-SEN      :         Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu

KCK/TM            :         Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi

KCK                 :         Koma Ciwaken Kurdistan (Kürdistan Topluluklar Birliği)

KESK               :         Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu

KURDİ-DER     :         Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği

LİMTER-İŞ        :         Liman, Tersane Gemi Yapım-Onarım İşçileri Sendikası

LÖB                   :        Liseli Öğrenci Birliği

MEYA_DER      :        Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği

MHP                :         Milliyetçi Hareket Partisi

MKP                  :        Maoist Komünist Parti

MKM-DER        :         Mezopotamya Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Derneği

MKP- HKO       :         Maoist Komünist Partisi – Halk Kurtuluş Ordusu

MLKP               :         Marksist Leninist Komünist Partisi

NAKLİYAT-İŞ    :         Türkiye Devrimci Kara Nakliyat İşçileri Sendikası

ÖDP                :         Özgürlük ve Dayanışma Partisi

ODTÜ                :        Ortadoğu Teknik Üniversitesi

ÖZGÜR-DER    :        Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği

PKK                 :         Partiya Karkerên Kurdistan (Kürdistan İşçi Partisi)

SDP                 :         Sosyalist Demokrasi Partisi

SES                 :         Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası

SGD                :         Sosyalist Gençlik Derneği

SGK                  :         Sosyal Güvenlik Kurumu

SHÇEK             :         Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu

TAYAD             :         Tutuklu Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

TBMM              :         Türkiye Büyük Millet Meclisi

TCK                 :         Türk Ceza Kanunu

TEKEL             :         Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü

TEM / TMŞ       :         Terörle Mücadele Şubesi

TGDP                :         Tutuklu Gazetecilerle dayanışma Platformu

TİHV                 :         Türkiye İnsan Hakları Vakfı

TİT                    :         Türk İntikam Tugayı

TKEP/L              :        Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist

TİKKO               :         Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu

TKP                 :         Türkiye Komünist Partisi

TKP/ML             :         Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist

TMŞ                 :         Terörle Mücadele Şubesi

TOKİ               :        Toplu Konut İdaresi

TMY                 :         Terörle Mücadele Yasası

TOBB              :        Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

TÖP                 :         Toplumsal Özgürlük Platformu

TPAO               :         Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı

TTB                  :         Türk Tabipleri Birliği

TUHAD-FED     :         Tutuklu ve Hükümlü Ailelerin Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu

TUS                 :         Türk Ulaşım Sendikası

TUYAD-DER     :         Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

TÜMTİS            :         Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası

YAKAY-DER     :         Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

YDG                :         Yurtsever Demokratik Gençlik

YDG-M             :         Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi

YGS                  :         Yükseköğretime Geçis Sınavı

YÖDER             :         Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrenci Derneği

YÖK                 :         Yükseköğretim Kurulu

YSK                 :         Yüksek Seçim Kurulu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2015 TÜRKİYE İNSAN HAKLARI İHLALLERİ BİLÂNÇOSU

 

 

 

YAŞAM HAKKI İHLALLERi

 

 

YARGISIZ İNFAZ                                                                     ÖlÜ                                YARALI
Dur İhtarına Uymadıkları Gerekçesiyle Güvenlik Güçleri Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar ve Silah Kullanma Yetkisinin İhlali, Toplumsal Gösterilerdeki Saldırılar ve Diğerleri 53’ü çocuk, 264 kişi 118’i çocuk, 523 kişi
Köy Korucuları Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar 2
Sınır Bölgelerinde Öldürülen ve Yaralananlar  1’i çocuk, 25 kişi 4’ü çocuk 52 kişi
Özel Güvenlik Görevlileri Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar
TOPLAM 289 572
   
CEZAEVLERİNDE ÖLENLER 1 Ocak-29 Haziran arası; Adalet Bakanlığı Verisi: 212 Toplam; 227
GÖZALTINDA ÖLÜMLER 6  2
FAİLİ MEÇHUL SALDIRILAR                                                                   17                                  11
TOPLAM 250 13
RESMİ HATA VE İHMAL
Resmi Hata ve İhmal Sonucu Ölen ve Yaralananlar  24’ü Çocuk 45 Kişi  123’ü Çocuk 835 (Büyük oranda okullarda gıda zehirlenmesi)
Polis ve Asker İntiharları / İntihar Teşebbüsleri/Şüpheli Ölümler 42 4
SALDIRIYA UĞRAYANLAR
Siyasi Parti, Sendika ve Dernek Yöneticisi / Üyesi 1 16
Gazeteci  3 5
Öğretmen / Öğretim Üyesi  – 5
Öğrenci 2 88
Polis/Jandarma 9 Polis/6 Asker 14 Polis/ 5 Asker
Diğer (İşçi, Sağlık Çalışanı,Bel.Bşk, Korucu,Memur, Muhtar, Yabancı Uyruklu, Avukat, Siyasi Parti Mensubu) 18 228
5 Haziran 2015 Diyarbakır

20 Temmuz 2015 Urfa

10 Ekim 2015 Ankara

5

32

100

402

104

460

TOPLAM 176 1327
   
SİLAHLI ÇATIŞMALAR
Asker, Polis ve Geçici Köy Korucusu 103 Asker/95 Polis/3 Korucu/:201 Kişi (Vahdet Gazetesi 15.02.2016 tarihli sayısında 2015 yılı sonu itibarıyla bu sayıyı 236 olarak belirlemiştir.) 351 Asker/251 Polis/13 Korucu/1 Bekçi Toplam:616
Silahlı Militan 231 23
Siviller 13 Kişi 5’i Çocuk 92 Kişi
TOPLAM 483 731
MAYIN VE SAHİPSİZ BOMBA PATLAMASI SONUCU

ÖLEN ve YARALANAN SİVİLLER

Erkek 1 3
Kadın  
Çocuk 4 30
TOPLAM 5 33
   
KUŞKULU ÖLÜM ve YARALANMALAR
Erkek 18
Kadın 18
Çocuk 7
TOPLAM 43
 
NAMUS CİNAYETLERİ
Erkek
Kadın 1
Çocuk
NEFRET CİNAYETLERİ/YARALANMALAR 8 34
TOPLAM 9 34
 
KADINLARIN YAŞAM HAKLARINA YÖNELİK İHLALLER
Kadın İntiharları 44 9
Toplumsal Alanda Kadına Yönelik Şiddet, Tecavüz ve Taciz, Ev İçi Şiddete Uğrayan Kadınlar 348 kadın öldürüldü 244’ü taciz/tecavüz-561’i darp/şiddet olmak üzere toplam: 805 kadın
Fuhuşa Zorlanan Kadınlar                                       213
TOPLAM              392                                1027
ÇOCUKLARIN YAŞAM HAKLARINA YÖNELİK İHLALLER
Çocuk İntiharları 32 3
Ev İçi ve Toplumsal Alanda Şiddete Uğrayan Çocuklar/Taciz/Tecavüz  

55

 

186 Cinsel Şiddet/188 Darp ve İşkence

TOPLAM                 87                                 377

 

 

 

İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE, ONUR KIRICI ve KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ DAVRANIŞ ve CEZALANDIRMA

 

Gözaltında İşkence ve Kötü Muamele 114’ü sınır bölgelerinde olmak üzere 1379
Gözaltı Yerleri Dışında İşkence ve Kötü Muamele 474
Köy Korucuları Tarafından Yapılan İşkence ve Kötü Muamele 3
Cezaevlerinde İşkence ve Kötü Muamele 215
 

Kolluk Güçleri Tarafından Tehdit ve Ajanlık Teklif Edilenler

67
Toplumsal Gösterilerde Güvenlik Güçlerinin Müdahalesi Sonucu Dövülen ve Yaralananlar 193’ü çocuk olmak üzere 3466 kişi
 

Özel Güvenlik Görevlileri Tarafından İşkence ve Kötü Muameleye Maruz Kalanlar

62
Okulda Şiddet 5
 

Gözaltına Alınan Sığınmacı ve Göçmenler

 
TOPLAM                   5671

 

 

 

KİŞİ GÜVENLİĞİ ve ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

 

Gözaltına Alınanlar 637 si çocuk olmak üzere 13.189 kişi
Tutuklananlar 99 u çocuk olmak üzere 1860 kişi
 

Tutuklu Gazeteciler

Ali Konar, Beritan Canözer, Can Dündar, Cengiz Doğan, Cüneyt Hacıoğlu,  Deniz Babir,  Ensa Tunca,  Erdal Süsem,  Erdem Gül,  Erol Zavar,  Ferhat Çiftçi,  Gültekin Avcı,  Hamit Duman (Dilbahar),  Hatice Duman, Hidayet Karaca, Kamuran Sunbat, Kenan Karavil, Mehmet Baransu, Mehmet Serhat Polatsoy, Mikail Barut, Miktat Algül, Mustafa Gök, Nedim Oruç, Nuri Yeşil, Ömer Gül, Rojda Oğuz, Sami Tunca, Seyithan Akyüz, Şahabettin Demir, Tahsin Sağaltıcı, Ufuk Erhan (TGDP) (31 Gazeteci)
Irkçı Saldırılar/İdeolojik Saldırılar Çeşitli kentlerde 77 saldırı tespit edilebildi (Kişilere, İş Yerlerine, Evlerine, Araçlarına), bu saldırılarda 72 si üniversite öğrencisi olmak üzere 1523 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı, 2 kişi öldürüldü. (6 Eylül’de İstanbul’da telefonda Kürtçe konuşan Sedat Akbaş ve 2 Ekim’de, Iğdırdan İstanbul’a giden ve Amasya’da durdurulan yolcu otobüsünün muavini Mehmet Tatlı)

 

       

 

 

 

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

 

 

Yasaklanan Etkinlikler 4 Miting, 1 Tepki Boykotu, 5 Konser, 1 Sinema Filmi, 1 Kutlama, 1 Tiyatro gösterimi, 1 Festival, 3 Yürüyüş, 1 Anma etkinliği TOPLAM: 18
Toplatılan, Yasaklanan ve Para Cezası Uygulanan Yayın Organları 1 Kitap, 1 Dergi, 3 Afiş Yasaklandı, 1 Yerel Radyo Kapatıldı, 1 Gazete Haberine Yasak Konuldu, 39 Gazeteye İlan Kesme Cezası verildi, 18 Kitap Hakkında Dava Açıldı, 1 Dergiye ve 1 Broşüre Toplatma Kararı Verildi, 2 Gazete ve 2 TV Kanalına Kayyum Atanarak Yayın Durduruldu, 8 TV Kanalı ile 6 Radyo Türksat Uydusundan Çıkartıldı. TOPLAM:84
Baskına Uğrayan Gazete ve Yayın Organları 5 Gazete Matbaası, 3 Gazete Bürosu, 1 Derginin 8 Bürosu, 1 Dergi Bürosu, 1 Yayınevi, 2 Tv Kanalı’na Güvenlik Güçlerince Baskın, 1 Dergi, 4 Gazete Bürosu’na, 1 Dernek bİnasına Saldırı. TOPLAM: 26
Engellenen İnternet Siteleri Engelli Web’in açıkladığı istatistiklere göre 2015 yılında Türkiyede yaklaşık 26851 sitenin TİB tarafından res’en erişimi engellenmiştir.

Engelenen haber ajansları ve gazete web sayfaları özellikle 2015 yılının Haziran ayından itibaren artmıştır. DİHA, ANF, JİNHA, ETKİN haber ajansları ile Özgür Gündem, Özgür Politika, Özgür Gelecek gibi ajansların siteleri defalarca engelenmiş, engeller 31 Aralık itibarıyla devam etmektedir.

 

 

20145 YILINDA AÇILAN SORUŞTURMALAR
 

68’i Üniversitelerde açılan soruşturmalar olmak üzere 118 Öğrenci, 8 Çocuk, 642 Kişi. Toplam: 768 kişi hakkında soruşturma açılmıştır.

 

 

2015 YILINDA AÇILAN DAVALAR 2015 YILINDA DEVAM EDEN DAVALAR 2015 YILINDA SONUÇLANAN DAVALAR
304 kişi hakkında 113 dava açıldı Kayıtlarımızda bulunan ve önceki yıllardan 588 kişiye açılan 15 dava devam etmektedir. 369 kişi hakkında açılan 96 dava sonuçlandı buna göre; 404 yıl 3 Ay hapis cezası, 490,712 tl para cezası verildi. 79 kişi beraat etti.

 

 

TOPLANTI ve GÖSTERİ ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

 

Güvenlik Güçleri Tarafından Müdahale Edilen Toplantı ve Gösteriler  

545

2015 Yılında Açılan Soruşturmalar 535’i üniversitelerde açılan soruşturmalar olmak üzere 542 üniversite öğrencisi, 36 lise öğrencisi, 204 kişi. Toplam: 782 kişi hakkında soruşturma açılmıştır. (BİLİNEN)
2015 Yılında Açılan/Devam Eden Davalar 47’si Çocuk, 242’si Üniversite Öğrencisi olmak üzere toplam 1907 kişi hakkında 47 dava açıldı. (Raporumuzda yer alan gözaltı ve tutuklular’a açılan davalar bu rakama dahil değildir) Geçmiş yıllardan 53’ü üniversite öğrencisi olmak üzere 424 kişi hakkında açılan 21 dava devam etmektedir. (BİLİNEN)
2015 Yılında Sonuçlanan Davalar 16’sı çocuk 12’si Ün. Öğrencisi olmak Üzere Toplam 159 Beraat/59 Çocuğa 157,804 tl para cezası/ 4 Çocuğa Toplam 13 yıl, 71 Ün. Öğrencisine Toplam 29 Yıl 3 Ay, 97 kişiye ise 313 Yıl 8 Ay Toplam: 355 Yıl, 11 Ay Hapis Cezası Verilmiştir. (BİLİNEN)
Gezi Parkı Eylemleri İle İlgili Davalar  

331 kişi beraat, 740 kişinin davası devam etmekte, 411 kişiye ise toplam: 74 yıl 6 gün hapis cezası verilmiştir.

 

 

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

 

 

Baskına veya Saldırıya Uğrayan Siyasi Parti, Sendika ve Dernekler 1 Halkevine, 19 Siyasi Parti Binasına, 36 Derneğe, 3 Vakfa, 1 özel okula, 2 Yurt Binasına, 1 Kültür Merkezine, 4 Gençlik Merkezine, 1 Sağlık Merkezine olmak üzere 68 kuruma güvenlik güçleri tarafından baskınlar yapılmıştır.

 

AKP’ye 14, CHP’ye 4, DBP-SDP-ÖDP-Yeşiller ve Sol Gelecek Partilere 8 ve 434’ü HDP il, ilçe ve belde binalarına yönelik saldırılar olmak üzere Toplam Saldırı (Farklı Düşüncede Olanların Saldırıları) 464 tür.

Kapatılan / Kapatılmak İstenen Siyasi Partiler, Sendika ve Dernekler Mardin’de “Anadolu Arap Birliği Hareketi Derneği” için fesih kararı verildi, Kurdi-Der İzmir Şubesi Kapatıldı, Mardin’de “Süryani Birli Derneği” Kapatıldı, İstanbul’da “İşçiler Birliği Derneği” nin kapatılma talebi ret edildi, Emniyet-Sen hakkında açılan kapatılma davası ret edildi. BARANSAV hakkında ki kapatılma davası devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

CEZAEVLERİ

 

 

 

Cezaevlerinde Sağlık Hakkı İhlali

 

825

Cezaevlerinde Haberleşme Hakkı İhlali 10
Cezaevlerinde Disiplin Cezaları 175
Cezaevlerinde Sevk/Sürgün Uygulamaları 829

 

YAŞAM HAKKI

 

 

 

 

I. YARGISIZ İNFAZ (Keyfi Öldürme, Silah Kullanma Yetkisinin İhlali ve Dur İhtarına Uymadığı Gerekçesiyle Öldürülen ve Yaralananlar)

 

 

13 Ocak 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde devriye görevi yapan zırhlı polis araçlarının herhangi bir gösteri olmamasına rağmen 47. Cadde’de evlere gaz bombası attığı belirtildi.

 

 

 I.1. Polis, Asker ve Jandarma Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar (Çatışmalı Ortam Nedeniyle Yaşamlarını Yitiren Diğer Siviller de Bu Başlıkta Yer Almaktadır)

 

 

3 Ocak 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’ndeki silahlı saldırıları protesto etmek amacıyla 27 Aralık 2014’te Silopi İlçesi’nde eylem yapan gruba polisin silahlı müdahalesi esnasında evinin balkonunda göğsünden vurularak ağır yaralanan Musa Azma Malatya’da tedavi gördüğü İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

5 Ocak 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 26 Aralık 2014’te HÜDA-PAR yanlılarıyla Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDGH) üyeleri arasında çıkan silahlı çatışmaya müdahale eden polisin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Zeki Alar (32) Diyarbakır’da tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

6 Ocak 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde araçların girişini engellemek amacıyla Cudi Mahallesi’nin girişine açılan hendeklerin kapatılmasının ardından polis ekipleri mahalleye operasyon düzenledi. Çevreye ve operasyonu protesto etmek için toplanan gruplara polisin ateş açması sonucu evinin tadilatında çalışan Ümit Kurt (14) adlı çocuk göğsüne isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi. Polisin saldırısında 4 kişinin de yaralandığı öğrenildi.

 

14 Ocak 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, boş arazide oyun oynayan çocuklara polis tarafından ateş açıldı. Hedef gözetilerek açılan ateş sonucu 12 yaşındaki Nihat Kazanhan adlı çocuk, başına aldığı mermi ile ağır yaralandı. Yurttaşlar tarafından Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kazanhan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

19 Ocak 2015’te, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde askerî konvoya çocukların taş attığı iddiasıyla askerlerin çocuklara karşı gaz bombası kullanması sonucu başına kapsül isabet eden Z.T. (14) adlı çocuk ağır yaralandı.

 

26 Ocak 2015’te, Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde sınır hattında bulunan Mavan Köyü’nde köylüler arasında çıkan arazi anlaşmazlığı tartışmasına müdahale eden askerlerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Nejdet Yaman (26) kaldırıldığı Yüksekova Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

6 Şubat 2015’te Berkin Elvan’ın polis tarafından öldürülmesini protesto etmek için Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gitmek üzere toplanan Halk Cephesi üyelerinin bulunduğu 2 minibüsü durduran polis ekipleri minibüslerin içine biber gazı sıktığı müdahalede darp edilen 53 kişiden birinin durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

 

15 Şubat 2015’te Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne bağlı Çeltikli Köyü’nde iki aile arasında çıkan kavga nedeniyle köyle gelen İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı birlikler olaylara tepki gösteren köylülere gerçek mermili silahlar ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Müdahale nedeniyle Abdullah Demirkapı yaşamını yitirdi, 2 kişi de yaralandı. Abdullah Demirkapı’nın ölümüne gaz bombası kapsülü olduğu iddia edilen bir cismin neden olduğu ileri sürüldü. Olaylar sonunda 12 jandarma erinin de yaralandığı açıklandı.

 

18 Şubat 2015’te Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne bağlı Çeltikli Köyü’nde 15 Şubat 2015’te iki aile arasında çıkan kavgaya jandarma müdahalesi esnasında başına isabet eden bir cisimle yaşamını yitiren Abdullah Demirkapu’nun ölümüne jandarmanın kullandığı gaz bombası kapsülünün neden olduğu otopsi raporunun açıklanmasıyla öğrenildi.

 

15 Şubat 2015’te, Diyarbakır Sur ilçesine bağlı Çarıklı köyünde hayvanlarını otlatan 18 yaşındaki R. D. isimli genç trafik polisleri tarafından açılan ateş sonucu ayağından yaralandı. Koyunlarını yol kenarında otlatırken, yol kenarında ateş yakan R. D., ateş etrafından ısındığı sırada, trafik polislerinin silahlı saldırısına maruz kaldığı iddia edildi. Akşam saatlerinde yaşanan olayda ayağından yaralanan R.D., Ergani yolunda bulunan Ziya Yaşargil Eğitim-Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

19 Şubat 2015’te, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde yol kontrolü yapan polis ekibinin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle bir araca ateş açmaları sonucu araçta bulunan Ferhat Adıgüzel (21) vurularak yaralandı.

 

25 Şubat 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Silopi’ye doğru giden askeri araçtan hiçbir olay olmamasına rağmen çevreye rastgele gaz bombası atıldığı belirtildi. Atılan gaz bombası fişeklerinden biri 11 yaşındaki Selman Akbay’ın göğsüne isabet etti. Ağır yaralanan Akbay, çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

8 Mart 2015’te, IŞİD’le YPG/YPJ arasında çatışmalar devam ederken Rojava’nın Qamişlo Kantonu’ndan ateşlendiği ileri sürülen bir kurşun Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde bir inşaatta çalışan Aydın Bilgiç’e (50) isabet etti. Ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan Aydın Bilgiç yaşamını yitirdi.

 

6 Mart 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde başlayan 4. Dünya Kadın Yürüyüşü kapsamındaki etkinlikleri izlemek için sınıra yakın bir noktada bekleyen gruba askerlerin açtığı ateş sonucu Ahmet Al (18) vurularak yaralandı.

 

12 Mart 2015’te Van’ın Muradiye İlçesi’nde adı açıklanmayan bir sivil polisin, bir evin bahçesinden çıkarken kendisini hırsız zanneden çocuklara ateş açması sonucu S.D. (17) karnından yaralandı.

 

11 Mart 2015’te, Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü dolayısıyla İstanbul’un Şişli İlçesi’ne bağlı Okmeydanı Semti’ndeki anma törenine katılmak isteyen Cemil Kurt’un polis müdahalesinden kaçarken ara sokakta sıkıştırıldığı, üzerine sürülen akrep aracı ile duvarın arasında kaldığı ve omur kemikleri, bacağı ile kolunun kırıldığı öğrenildi.

 

16 Mart 2015’te,İHD Diyarbakır şubemize başvuran Sultan Dağtekin, şu beyanlarda bulundu:  “14.03.2015’te,Cumartesi günü saat 17.15 sıralarında yaşları küçük 5-10 çocuk Anzele parkında oyun oynarken Toma polis aracı gelirken çocuklarda Tomaya taş atmışlar. Benim çocuğum henüz 2 yaşında ve konuşmayı dahi beceremiyor. Parkın yanında ağabeyimin bir dükkânı bulunmaktadır. Çocuğum dükkânın kapısında oynarken toma tazyikli suyu direk çocuğuma sıktı. Çocuğum suyla beraber sürüklenerek yere düştü. Kafasını çarptı. O anda ambulans çağırdık. Apar- topar hastaneye götürdük. 1 saat gözlem altında kaldı. Tetkikler yapıldı. Alnında 2×2 morluk var e şuan çocuğumun ruhsal durumu iyi değildir. Çocuğumu pedagoga götüreceğiz. Hastane bize rapor vermedi. Bizde çocuğum için karakola şikâyette bulunduk. Orada bulunan polis bize hakaret etti ve bizi tehdit etti. Bize biz bunu bilerek yaptık yani suyu bilerek sıktık, dediler. Ben suyu sıkan memurdan ve karakoldaki polisten şikâyetçiyim. Sizden hakkımı savunmak için hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

16 Mart 2015’de Van’da Vangölü Anadolu Meslek Teknik Lisesi’ni baskın düzenleyen polis ekipleri okula ait güvenlik kameralarının görüntülerine el koymak istedi. Yöneticilerin karşı çıkması üzerine bina içinde gaz bombası ve basınçlı su kullanan polisin saldırısı sonunda 14 öğrenci yaralandı. Saldırıda yüzüne cam kırıkları saplanan öğrencilerden D.Y.’nin (16) Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alındığı öğrenildi.

 

17 Mart 2015’te Kilis’in Rojava sınırındaki İnanlı Köyü yakınlarında, askerlerin sivillere yasaklanmış bölgeye giren ve “dur” ihtarına uymadığı iddia edilen araca ateş açmaları sonucu tarlasına çalışmaya giden Ahmet Öksüzoğlu (26) yaşamını yitirdi.

 

31 Mart 2015’te, İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’ne giren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) militanı Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol adlı 2 kişi aynı zamanda polisin gaz bombası kullanımı sonucu ölen Berkin Elvan’ın da dosyasını takip eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin aldı. Savcıyı gündüz saatlerinde odasında rehin alan iki kişi ile gün boyu görüşmeler yapıldı. DHKP-C militanları amaçlarının Berkin Elvan’ın soruşturma dosyasında öne çıkan polislerin adlarının canlı yayında açıklanması olduğunu, bunun gerçekleşmesi halinde eylemlerine son vereceklerini belirttiler. Akşam saatlerine kadar yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasının ardından adliye binasında bekletilen operasyon timleri savcının rehin tutulduğu odadan silah sesleri geldiği iddiaları üzerine odaya baskın düzenledi. Çok sayıda silah sesinin geldiği saldırı sonrasında Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol vurularak öldürüldü. Savcı Mehmet Selim Kiraz ise ağır yaralı halde bulundu. Hastaneye kaldırılan savcıyla ilgili açıklama yapan hastane yönetimi, savcının hastaneye getirildiğinde tüm yaşamsal fonksiyonlarının zaten durmuş olduğunu ifade ederek savcının da yaşamını yitirdiğini açıkladı. Gündüz saatlerinde ise görüşmeler sürerken Başbakanlık, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Yasası’nın “Olağanüstü Dönemde Yayınlar” başlıklı 7. maddesi uyarınca, olaya dair haberlere geçici yayın yasağı getirdi. Yasak kararı 3 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan operasyonun ardından kaldırıldı. Öte yandan eylemi ve operasyonu takip eden 2 gazeteci ile operasyona tepki gösterdikleri belirtilen 4 avukat, polisler tarafından gözaltına alındı.

 

1 Nisan 2015’te İstanbul’da Vatan Caddesi’nde bulunan İl Emniyet Müdürlüğü’ne kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. İddiaya göre önce binanın giriş kapısına önce bomba atan bir saldırgan daha sonra da nöbet kulübelerinin de olduğu giriş kapısına ateş açtı. Nöbetçi polislerin karşılık vermesi sonucu çıkan çatışma sonunda saldırganlardan bir kadın vurularak öldürüldü. Çatışmada İhsan Merde ve Tayfun Demirtaş adlı polisler ile yoldan geçmekte olan bir sivil hafif yaralandı. Yaralı halde kaçtığı belirtilen bir saldırganın yakalandığı ileri sürüldü. Öte yandan ölen kişinin yapılan parmak izi karşılaştırılması sonucu Elif Sultan Kalsen olduğu iddia edilirken, görgü tanıklarının da saldırıyı 5 kişinin düzenlediğini ifade ettikleri öğrenildi. Saldırıyı DHKP-C adlı örgüt üstlendi. Çatışma sonrasında ise polis ekiplerinin çevrede şüpheli gördüğü 26 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.

 

2 Nisan 2015’te, Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’nde askerlerin sınır ticareti yapan gruba “dur” ihtarına uymadıkları gerekçesiyle açtığı ateş sonucu M.A. ve H.S. vurularak yaralandı.

 

10 Nisan 2015’te İstanbul’un Gaziosmanpaşa İlçesi’nde 7 Ekim 2014’teki Kobanê eylemleri sırasında polisin kullandığı gaz bombası kapsülünün kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Serhat Savaş (17) 186 gündür komada tutulduğu Taksim İlkyardım Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

11 Nisan 2015’te Ağrı’nın Diyadin İlçesi’nde bulunan Tendürek Dağı çevresinde çıkan çatışmaya engel olmak amacıyla bölgeye canlı kalkan olarak giden gruba askerî helikopterden ateş açılması sonucu HDP İlçe Örgütü eski Eş Başkanı Cezmi Budak vurularak yaşamını yitirdi. Saldırıda MEYA-DER temsilcisi Cenap İlboğa da yaralandı.

 

18 Nisan 2015’te Niğde’nin Ulukışla İlçesi’nde yol kontrolü yapan polis ekipleri bir araca “dur” ihtarında bulundu. Çağrıya uymayarak kaçtığı belirtilen aracı takip etmeye başlayan polis ekiplerinin, araçtan ateş açıldığı iddiasıyla karşılık vermeleri üzerine çıkan çatışma sonucu aracın sürücüsü Murat Ergin (42) yaşamını yitirdi. Polis ekipleri aracın lastiklerine ateş ettiklerini bu sırada seken bir kurşunun Murat Ergin’e isabet ettiğini ileri sürdüler.

 

24 Nisan 2015’te Afrin’in Kilis sınırı yakınlarındaki Tofê Köyü’nde hayvanlarını otlatan gruba askerlerin ateş açması sonucu Seydo Reşad Dîko (28) yaşamını yitirdi, Seydo Bilal ve Îmad Menan da vurularak yaralandı.

 

29 Nisan 2015’te, Hakkâri Yüksekova’da herhangi bir olay yokken birden ilçe merkezine konuşlanan polisler, Cengiz Topel Caddesi üzerinde gençlere plastik mermiler ile saldırdı. Çıkan olaylarda polis, 12 yaşındaki bir ilkokul öğrencisini ayağından silahla yaraladı.

 

30 Nisan 2015’te, Manisa’nın Salihli İlçesi’nde Karaman Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru V.M., yanına giderek bir süre konuştuğu özel bir hastanenin başhekimi olan Yener Bakan’ı (51) beylik tabancasıyla vurarak ağır yaraladı.

 

2 Mayıs 2015’te Muğla’nın Dalaman İlçesi’nde askeri alana kamyonuyla girdiği belirtilen Adil Yıldızlı (20) askerlerin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle açtığı ateşin ardından aracının su kanalına düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. Yapılan otopside Adil Yıldızlı’da kurşun izine rastlanmadığı belirtilirken araçta da bira şişeleri bulunduğu iddia edildi.

 

14 Mayıs 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Yafes Mahallesi’nde, 12 Mayıs’ta çevre yolu yakınındaki boş alanda misket oynayan çocuklara saldıran polisin, plastik mermi ile gözünden vurduğu 8 yaşındaki M.A. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.

 

25 Mayıs 2015’te, Van’ın Erciş ilçesine bağlı Pay Mahallesi’nde ikamet eden 21 yaşındaki Deniz Cengiz, Deliçay Jandarma Karakolu’ndaki rütbeli askerler tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden feci şekilde darp edildi. 15.00 sularında nakliye aracıyla seyir halinde karakolun önünden geçen Cengiz, karakolun önünden geçtikten 200 metre sonra arkasından gelen askeri araçtaki iki rütbeli asker tarafından durduruldu. Askerlerin “neden durmadın?” diye sorduğu Cengiz, karakol önünde herhangi bir uyarı levhasının olmadığını ve kendisine “dur” ihtarında bulunulmadığını söyledi. Askerler tarafından araçtan indirilen Cengiz, öldüresiye dövüldü. Başından ve ayağından feci şekilde yaralanan Cengiz’i yoldan geçen yurttaşlar askerlerin elinden kurtardı. Akrabaları tarafından Van Bölge ve Eğitim Araştırma Hastanesi’ne getirilerek, tedavi altına alınan Cengiz’in baş ve kulak arkasında morluklar oluşurken, sol ayak diz kapağı ise kırıldı. Ayağı alçıya alınan Cengiz, tedavisinin ardından gece geç saatlerde Van Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği ambulansla evine gönderildi. Cengiz, İHD Van Şubesi’nden de hukuki yardım talebinde bulundu.

 

31 Mayıs 2015’te, Elazığ’ın Palu İlçesi’ne bağlı Gökdere Beldesi’nin Kırkbulak Köyü’nde tarımsal sulamada kullanılan suyun paylaşımı nedeniyle Özdoğan ile Ateş aileleri arasında çıkan silahlı kavgada, açtığı ateş sonucu Ateş ailesinden 4 kişiyi yaralayan Hüseyin Özdoğan (19), olay yerine gelen jandarma ekibinin açtığı ateşle vurularak öldürüldü.

 

17 Haziran 2015’te, Hakkari Şemdinli-Yüksekova yolunun 15. kilometresinde bulunan Akbal (Soranser) köyü yolu üzerinde kaçakçılara ait olduğu iddia edilen bir minibüse askerler, dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle ateş açtı. Açılan ateş sonucu kaçakçılara ait olduğu iddia edilen 27 J 3968 plakalı araçta bulunan Deniz Akbaş ve Bahri Yılmaz isimli 2 vatandaş yaralandı. Olayın olduğu esnada olay yerine gelen vatandaşların tepkisi üzerine askerler havaya uyarı ateşi açtı. O sıra Şemdinli yönünden gelen Tahir Fırat yönetimindeki 27 FN 294 plakalı araca kurşun isabet etmesi sonucu Sıtkı Fırat isimli vatandaş da yaralandı. Yaralılardan Deniz Akbaş Şemdinli Devlet Hastanesi’ne, Sıtkı Fırat ve Bahri Yılmaz ise Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Akbaş, Şemdinli Devlet Hastanesi’ne yapılan ilk müdahalenin ardından Van’a sevk edildi.

 

18 Haziran 2015’te, Hakkari’nin Çukurca ilçesi Ormanlı köylüleri, güvenlik yollarının yapımına engel olmak istemeleri sonucunda çıkan olayda Seyvan Ölmez isimlı vatandaş askerlerın ateş etmesi sonucunda yaralandı.

 

25 Haziran 2015’te İstanbul’un Maltepe İlçesi’nde fazla yolcu aldığı gerekçesiyle bir minibüse ceza yazan trafik polisi, cezaya itiraz eden minibüs şoförü Musa Açın’ı tartışmanın büyümesinin ardından bacağından vurarak yaraladı.

 

26 Haziran 2015’te, Adana Fatih Mahallesi’nde oturan Hassas Noktaları Koruma Şube Müdürlüğü’nde görevli bekar polis memuru Ragıp S. önceki gün komşularının kızı A.E.’yi evlerine çağırdı. Polis memurunun, cinsel organını gösterip tacizde bulunduğu iddia edilen kız çocuğu durumu anne ve babasına anlattı. Kızın ailesi ve mahalle sakinleri polis memurunun evini bastı. Dövülen polis memuru beylik tabancasını çekip rastgele ateş etmeye başladı. Çağatay Erdem, Bestami Şahin ile yoldan geçen Raşit Ünsat yaralanırken, polis memuru Ragıp S. olaydan sonra gözaltına alındı. Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan yaralılardan Çağatay Erdem hayatını kaybetti.

 

4 Temmuz 2015’te sabah saatlerinde Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Gare Köyü yakınlarında “sınır ticareti yapıldığı” iddiasıyla bir araca ateş açan askerler, olay yerine toplanan köylülere de gaz bombalarıyla saldırdı. Saldırı sonucunda 3 kişi yaralandı.

 

7 Temmuz 2015’te,  Eruh-Siirt yolu üzerinde dün gece saatlerinde polislerce kaçakçılık için kurulan kontrol noktasında “Dur ihbarına uymadığı” gerekçesiyle otomobile polislerin ateş açması sonucu Şerafettin Özekinci (37) yaşamını yitirirken, otomobilden de polislere ateş açılması sonucunda ise Bünyamin Toğrat (30) adlı polis memur ağır yaralandı. Ağır yaralanan Toğrat, Siirt Devlet Hastanesi’ndeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrasında Siirt’te 3, Batman’da ise 2 kişi gözaltına alındı. Eruh yolundaki çatışmanın ardından Siirt’te özel harekat polislerinin yaptığı ev baskınlarında, Mehmet Ali Oğuz ve Hakkı Oğuz gözaltına alınırken, Siirt Devlet Hastanesi’nde de polisler tarafından açılan ateş sonucu öldürülen Şerafettin Özekinci’nin kardeşi Mazlum Özekinci (24) gözaltına alındı. Olayla ilgili operasyonların bir ayağı da Batman’da gerçekleşti. Batman Kültür Mahallesi’nde Abdullah Oğuz ve oğlu Azad Oğuz gözaltına alındı. Batman ve Siirt’te gözaltına alınan kişiler, ifadeleri alınmak üzere Siirt Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

12 Temmuz 2015’te, Ardahan’ın Göle ilçesi Gundik (Koyunlu) köyünde sabah saatlerinde köye bağlı yaylaya giden köylülerin içinde bulunduğu minibüs askerler tarafından tarandı. Uzun namlulu silahlarla taranan araçta bulunan Kamber Morkoç yaşamını yitirdi, Sabri Morkoç ve Altan Akın isimli yurttaşlar da yaralandı. Edinilen bilgilere göre, sabah saat 08.00 sularında Koyunlu köyünde yaylaya gitmek için minibüsleriyle yola çıkan Kamber Morkoç, Altan Akın ve Sabri Morkoç, Erzurum, Ardahan ile Göle’den iki gün önce gelen ve Erzurum sınırındaki ormanlık bölgede operasyon için konuşlanan asker tarafından uzun namlulu silahlarla tarandı. Seyir halindeyken taranan aracın durması üzerine, aracın yanına gelen askerler, yaralılara müdahale dahi etmeden bölgeden uzaklaştı. Saldırı esnasında hür üç sivil de yaralandı. Yaralı haliyle taranan aracı kullanan Altan Akın, diğer yaralı arkadaşlarıyla birlikte Göle Devlet Hastanesi’ne kadar geldi. 70 yaşındaki Kamber Morkoç, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 40 yaşındaki Sabri Morkoç göğüs, 35 yaşındaki Altan Akın ise karın bölgesinden yaralandı. Morkoç ve Akın yapılan ilk müdahalenin ardından Ardahan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

 

23 Temmuz 2015’te, Aydın’ın Söke İlçesi’nde komşularının “rahatsızlık verdiği” gerekçesiyle şikâyetçi olduğu Murat (Mahmut) Tekin (46), evine gelen polis ekipleri tarafından gözaltı kararına elindeki bıçakla karşı koyduğu gerekçesiyle vurularak öldürüldü.

 

24 Temmuz 2015’te, İstanbul Bağcılar’da gerçekleşen operasyonda Halk Cephesi üyesi Günay Özarslan polis kurşunuyla yaşamını yitirdi.

 

26 Temmuz 2015’te, Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nde meydana gelen patlamada ölen Uğur Özkan’ın toprağa verilmesinin ardından memleketi Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde çıkan olaylar 4 gündür sürerken, 25 Temmuz’da gece 21 yaşındaki Abdullah Özdal, vücuduna isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Özdal, ambulansla Diyarbakır’daki hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirdi.

 

26 Temmuz 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Şevket Sümer Mahallesi’nde akşam saatlerinde operasyonları protesto eden kitleye saldıran polislerin rastgele attıkları gaz bombalarından birinin, üçüncü kattaki evinin balkonunda otururken kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Bülent Güngör’ün (36), kaldırıldığı Mersin Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

26 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Yeniköy’de polisin kovaladığı 11 yaşındaki Beytullah Aydın adındaki çocuk 7. kattan düşerek yaşamını yitirdi.

 

27 Temmuz 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde siyasi soykırım operasyonlarını ve hava saldırılarını protesto etmek için birçok mahallede sokaklara çıkan gençlere polis silahla saldırdı. Abdulkadirpaşa Mahallesi Kanarya Sokak’ta gece saat 01.30 sularında polis ve özel harekât timlerinin silahla taraması sonucu Abdulkadir Asan isimli 1 gencin yaşamını yitirdiği öğrenildi.

 

27 Temmuz 2015’te,  Mardin’in Nusaybin ilçesinde 26 Temmuz gecesi yapılan hava saldırısı ve ölümlerin protestosunda polisin kurşunuyla öldürülen Seyithan Dede’nin vurulduğu yere yürüyüş yapıldı. DBP binası önünde toplanan binlerce kişi, Dede’nin öldürüldüğü yere yürüdü. Burada yapılan açıklamanın ardından kitle bir kez daha yürüyüşe geçti. İpek Yol üzerinden oturma eylemi yapmak isteyen kitleye polis müdahale etti.

 

29 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Selahattin ve Kale mahalleleri arasındaki Gazi Caddesi üzerinde bulunan Asayiş Büro Amirliği önünde bulunan polisler tarafından aynı cadde üzerinde bulunan bir gencin üzerine ateş açtı. Edinilen bilgilere göre, polisin ateş açması sonrası ara sokağa koşan genci kovalayan polisler, ismi öğrenilemeyen genci yakalayarak gözaltına aldı. Gencin kaçtığı sokakta yakalanması sırasında sokakta bulunan bir ekmek fırınının camları da polislerce kırılarak, içeriye gaz bombası atıldı. Dükkanın kırılan camlarından hafif şekilde yaralanan bir fırın çalışanı, Silvan Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’ne kaldırıldı.

 

29 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Nur ve Cudi mahallelerinde açılan hendeklerin kapatılmasına karşı çıkan mahallelilere polisin saldırısı sırasında Emin Uysal (60) isimli yurttaş, çenesine isabet eden gaz fişeğiyle yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

 

29 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün gece saatlerinde Kobanê Caddesi üzerinde seyir halinde bulunan sivil bir araç, Akrep tipi zırhlı araçların içerisinde bulunan polislerce önü kesilerek durdurulmak istendi. Önü kesilmesiyle duran araçtan inen 4 kişi, Cudi Mahallesi’ne doğru kaçmaya çalışırken zırhlı araçlarda bulunan polislerce yaylım ateşine tutuldu. Açılan ateşte kaçmaya çalışanlardan ikisi yaralandı. Yaralananlardan biri olduğu yere yığılırken, yaralanan diğer kişi ise iki arkadaşıyla birlikte olay yerinden uzaklaşmayı başarıp, izlerini kaybettirdi. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, yaralı halde yerde uzanan gencin yanına gelen polisler, gencin el ve ayaklarını tersten bağladı ve yaklaşık yarım saat boyunca başında bekledi. Yaralı genç için ambulans çağrılmamasına tepki gösteren yurttaşlar ise, polislerle tartıştı. Yaşanan tartışma sırasında yurttaşlara silah doğrultan polisler herkesi bölgeden uzaklaştırdı. Yarım saat sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan ve isminin Hasan Nerse olduğu öğrenilen 17 yaşındaki genç, hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

1 Ağustos 2015’te,  Şırnak’ın Cizre ilçesinde 26 Temmuz gecesi evinin balkonundayken polislerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan 17 yaşındaki M.E.O. adlı çocuk, Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi altına alınmıştı. Polisler tedavi altında olan M.E.O.’nın ailesine, “Odasını değiştireceğiz” dedikten sonra gözaltına alarak Cizre Emniyet Müdürlüğüne getirmişti. 3 gün gözaltına kalan M.E.O., çıkarıldığı Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla tutuklanarak Şırnak T Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

 

3 Ağustos 2015’te Ankara’nın Yenimahalle İlçesi’ne bağlı Demetevler Semti’nde, polis memuru Ahmet Gürsey’in, güvercin beslediği için önceden tartıştığı Emre Ülsün’ün babası Mustafa Ülsün’ü aynı konu nedeniyle darp ettiği öğrenildi. Ahmet Gürsey’in işe gitmek üzere evinden çıkan Mustafa Ülsün’e silahının kabzasıyla vurmaya başladığı aldığı darbeler nedeniyle Mustafa Ülsün’ün sağ gözünün görme yetisini kaybettiği ve ameliyatla alındığı bildirildi. Darp olayına müdahale etmek üzere dışarı çıkan Emre Ülsün’ü de darp ederek bayılmasına neden olan polisin, balkona çıkan Yılmaz Yıldırım’ı da tehdit ederek “sen ne karışıyorsun lan. Sen Haymanalısın, ben senin PKK’li ve terörist olduğunu biliyorum” dediği ileri sürüldü.

 

3 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde bulunan Yenişehir Mahallesi 8. sokakta Ferhat Encü ve Ergün Sak isimli yurttaşlar, motosikletle geçtiği sırada polisler tarafından ateş açılarak yaralandığı ve daha sonra gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltında polis şiddetine maruz kalan Encü, para cezası kesilerek serbest bırakıldı. Gözaltına alındığı polislerin, kendisini Akrep tipi zırhlı araca bindirip önce TOKİ lojmanlarına götürdüğünü ve burada darp ettiklerini anlatan Encü, ardından ise emniyete götürüldüğünü dile getirdi. Burada da şiddete maruz kalmaya devam ettiğini söyleyen Encü, ehliyeti olmadığı için bin 798 TL para cezası kesilip, motosikletime el konulduktan sonra serbest bırakıldığını anlattı.

 

4 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre’de artan polis baskısına karşı öz savunma hattını oluşturan gençlerin kazdığı hendekleri kapatmak için bekleyen polis, ablukaya aldığı Cudi Mahallesi’nde 54 yaşındaki Beşir Eğitmiş adlı yurttaşı zırhlı araçtan açtığı ateş ile yaraladı.

 

6 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Konak Mahallesi’nde bugün devriye gezen polis aracından çevreye ateş açıldı. Polisin açtığı ateş sonucu işyeri sahibi Süleyman Alyanak ve arabasını tamire gelen müşteri Salih Ataman, yaralandı. Yaralanan iki kişi, çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olaya tanık olan yurttaşlar, zırhlı polis aracının işyerinin karşısından geçerken 10 ele yakın ateş açtığı ve ateş açtıktan hemen sonra olay yerinde ayrıldığını belirtti. Olay esnasında orda olduğunu ve zırhlı polis aracının Şırnak tarafından gelerek rastgele esnafların üzerine ateş açtığını ifade eden Abdullah Babat adlı yurttaş, “Ateş açıldığı esnada hepimiz kendimizi yere attık” dedi. Zırhlı araç gittikten sonra yerden kalktık diyen Babat dükkânın içinde olan yaralılara sivil arabalarla hastaneye götürdüklerini belirtti. Mehmet Dal adlı yurttaş, silah sessi geldikten sonra kendilerini yere attıklarını, o esnada zırhlı bir aracın geçtiğini gördüklerini dile getirdi. “Bu caddede bulunan herkes ya tamircidir ya da aracını tamire getirmiştir” diyen Dal, 10’a yakın silah sesi duyduğunu ifade etti. Yaralıları hastaneye gönderdikten sonra olay yerine gelen polislerin kendilerine saldırdığını kaydeden Dal, polislerin zırhlı araçlarla olay yerinde bekleyen yurttaşlara gaz bombası ve plastik mermi saldırdığını kaydetti.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Zap Mahallesi’nin sabah saat 04.00 sularında polisler tarafından ablukaya alındığı öğrenildi. Yurttaşların gözaltı ve polis baskınlarını engellemek amacıyla kazdığı hendeklerden dolayı mahalleye giremeyen polis, mahalleyi taradı. İlk belirlemelere göre, polisin açtığı ateş sonucu 27 yaşındaki 3 çocuk babası Kamuran Bilin, Hamdin Ulaş (58) ve 17 yaşındaki Mehmet Hıdır Tanboğa isimli gencin getirildiği Silopi Devlet Hastanesi önünde içinde bulunduğu aracın taranması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. 8 kişi de yaralandı. Polisin 6 evi de ateşe verdiği bildirilirken, bir evin tamamen yandığı belirtildi. Yaralanan Celal Kanat (50), Engin Armağan (36), Hasan Aşula (23), Osman Tankan (48) ile 12 yaşındaki N. A. isimli yurttaşlar kaldırıldıkları Silopi Devlet Hastanesi’nde var olan doktor sıkıntısı nedeniyle Şırnak Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Vücutlarının birçok noktasına isabet eden kurşunlarla yaralanan yurttaşların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.   İHD Şırnak Şube yöneticilerinden Büşra Demir, yaralılardan 12 yaşındaki N.A. adlı kız çocuğunun, polislerin sıktığı kurşunlarla sırtından ve kulağından yaralandığını aktardı.

 

7 Ağustos 2015’te, Van’ın Çaldıran ilçesine bağlı Gülizar köyünde meydana gelen su arızasını gidermek için bölgeye giden Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) çalışanı 3 personeli taşıyan araç, askerler tarafından tarandı. İşçiler Gülizar köyüne kaçarak kurtulurken, aracın ön kapısına ve camlarına 8 kurşun isabet etti. İşçiler saldırının ardından pikaplarını alıp buradan uzaklaşırken, kepçenin alınmasına askerler izin vermedi.

 

8 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde bulunan İpekyolu üzerinde seyir halinde bulunan TOMA aracı Özel Silopi Tıp Merkezi karşısında durarak, tıp merkezinin önünden geçen Mehmet Bulu isimli yurttaşa ateş açtı. İlçede herhangi bir olay olmamasına rağmen yolun kenarında durdurdukları TOMA’dan inen polislerin durduk yere taradığı Bulu’nun karnına kurşun isabet etti. Olduğu yere yığılan Bulu’yu çevrede bulunan yurttaşlar taşıyarak Özel Silopi Tıp Merkezi’nin içerisine götürdü. Buradaki doktorlarca ilk müdahalesi yapılan Bulu, Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak ameliyata alındı.

 

11 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Hükümet Konağı’na yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildi. Hükümet Konağı’nda görevli özel harekat polislerinin saldırıya karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Çıkan çatışmada ise 1’i ağır olmak üzere 3 özel harekat polisi yaralandı. Yaralı polislerin Nusaybin Devlet Hastanesi’ne getirilmesi sırasında, hastane önünde olayla ilgili görüntü almaya çalışan gazetecilere özel harekat polisleri silahların dipçikleriyle saldırdı. Olayda 2 gazeteci yaralanırken, polisler bir gazetecinin çektiği görüntü ve fotoğraflara el koyup, fotoğraf makinesini kırdı.

 

12 Ağustos 2015’te, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde dün gece saatlerinde İlçe Jandarma Komutanlığı’na yapılan saldırının ardından özel harekat timleri önüne geleni taradı. Jandarma Komutanlığı’nın karşısındaki tüm ev ve iş yerleri taranırken, Atatürk Mahallesi’ndeki fırında çalışan ve odun almak için dükkanın karşısındaki depoya giden Orhan Aslan (16) ve Emrah Aydemir (15) isimli çocuklar, özel harekat timleri tarafından tarandı. Kurşunların hedefi olan çocuklar olay yerinde yaşamını yitirirken, iş yeri kan gölüne döndü.  Murat Mahallesi’nde ise sabah saatlerinde harabe halindeki evlerin arasında bir erkeğe ait cenaze bulundu. Görgü tanıkları, bu kişinin infaz edildikten sonra panzerle sürüklenip buraya getirildiğini dile getirdi. Olay yerinde kan ve sürükleme izleri olduğu görüldü. Çocukların infaz edildiği işyerinin üst katında yaşayan ailelerin evlerine baskın düzenleyen özel harekat timleri evdeki herkesi işkenceden geçirerek, darp etti. Saldırının ardından Fevzi Kahraman (50), Aytekin Kahraman (45), Mehmet Kahraman ve Harun Kahraman gözaltına alındı.

 

14 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde polisin açtığı ateş sonucu yaralan Engin Armağan (35), 5 gündür tedavi gördüğü Batman Özel Dünya Hastanesi’nde dün taburcu edilirken gözaltına alınmıştı. “Örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına alınan Armağan, Batman Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri ardından Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile Silopi Savcılığı’na ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

 

14 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde İpekyolu üzerinde polise ait zırhlı araçtan açılan ateş sonucu 20 yaşındaki Ş.D. başından ağır yaralandı.

 

14 Ağustos 2015’te Iğdır’ın Aralık İlçesi’nde Adetli Köyü yakınlarında yol kontrolü yapan askeri ekibin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle bir kamyonete ateş açması nedeniyle aracın sürücüsü Cemal Aras (30) ayağından vurularak yaralandı.

 

14 Ağustos 2015’te,  Diyarbakır merkez Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi’nde, mahallelilerin verdiği bilgiye göre, özel harekat timleri dün gece saat 23.00 sularında mahalleyi abluka altına alarak etrafa rastgele ateş açtı. Tarama esnasında evinin kapısında oturan 40 yaşındaki Fahrettin Budak adlı yurttaş, göğsü ve sırtına aldığı 3 kurşunla infaz edildiği belirtildi. Olayda aynı mahallede Şaban Çelik (29) isimli kişinin de ateşli silahla yaralandığı ve 3 kişinin de gözaltına alındığı bildirildi.

 

14 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde Hükümet Konağı’na 11 Ağustos ‘ta saat 21.30 sularında roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlemişti. 1’i ağır 3 polisin yaralandığı saldırıdan sonra özel harekat timleri hastane önünde silahlarla gazetecilere saldırmıştı ve gazetecileri darp etmişti. Mardin Valiliği bir gün sonra saldırıyla ilgili olarak, “Hükümet Konağı’na roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlenmiştir. Saldırıya anında karşılık verilmiştir. Çıkan çatışmada bir (1) Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensubu etkisiz hale getirilmiştir” açıklamasında bulunmuştu. Ancak otopsi işlemleri için Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen cenazenin, aile tarafından teşhis edildikten sonra 3 çocuk babası 29 yaşındaki Havzullah Doğan’a ait olduğu ortaya çıktı.

 

16 Ağustos 2015’te, İstanbul’un ilçeleri Büyükçekmece, Beylikdüzü, Çatalca ve Silivri’den sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı eski özel harekâtçı Celal Yılmaz, dün gece saat 01.00 sıralarında 155’i arayarak, İstanbul Halkalı’daki Polis Lojmanları’nın önünde tartıştığı motosiklet sürücüsü Ahmet Sülüşoğlu’nu tabancasıyla vurarak öldürdüğünü. Ardından teslim olan Yılmaz, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yılmaz, 16 Ağustos geceyarısı trafikte motosiklet sürücüsü Ahmet Sülüşoğlu ile tartışmış, Sülüşoğlu Emniyet Müdür Yardımcısı’nı motosikletiyle lojmanların önüne kadar takip etmişti. Güvenlik kamerası kayıtlarına göre, Celal Yılmaz’ın aracından inerek tekme ve yumruk attığı Sülüşoğlu, olay yerinden uzaklaştıktan 8 dakika sonra elinde silahla geri gelmişti. Yılmaz, elinde silah olan Sülüşoğlu’nu yakın mesafeden vurarak öldürmüştü. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, “kaçma şüphesinin bulunmaması ve delillerin toplanmış olması” nedeniyle Emniyet Müdür Yardımcısı Celal Yılmaz’ın tahliyesine karar verdi.

 

16 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Şehit Harun Mahallesi’nde gece saatlerinde yoğun silah sesleri yükseldi. Mahallede özsavunmaya geçen gençler, hendek kazdığı sırada polis gerçek mermilerle saldırdı. Silah seslerinin duyulması üzerine caddeye çıkan Hüseyin Yiğit (41) adlı yurttaş, polislerin açtığı ateş sonucu kolundan yaralandı. Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yiğit’in durumunun iyi olduğu bildirildi

 

16 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde polis saldırı ve baskılarına karşı hendekler kazılarak mahallelerde direniş devam ederken, bir çocuk kolundan yaralandı.  Kale Mahallesi Karabehlülbey Caddesi üzerinde 17 yaşındaki M.V.U. adlı çocuk sağ kolundan aldığı kurşunla yaralandı. Çevredeki yurttaşlar tarafından hastaneye kaldırılan çocuğun nasıl yaralandığına dair bilgi edinilemedi.

 

16 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Konak Mahallesi’nde 17 yaşındaki H.K. adlı çocuk silahla yaralandı. Omuz ve omzun alt kısmından yaralanan çocuk Silvan Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılırken, hayati tehlikesi bulunmayan çocuğun nasıl vurulduğuna dair bilgi alınamadı.

 

17 Ağustos 2015’te, HPG militanları Muş’un Varto ilçesini dünden beri kontrol altında alırken çıkan çatışmalar sabah saatlerine kadar sürdü. Sabah saatlerinde Hınıs-Varto Karayolu üzerinde bulunan Gimgim Mahallesi’nin Çemêsus bölgesinde büyük bir patlama meydana geldi. Ormanlık alanda meydana gelen patlama sonrası çatışma sesleri kesilirken, ilk belirlemelere göre, Rahmi Kızıltaş ve Abdullah Toprak isimli kişiler ile ismi öğrenilemeyen ve HPG militanı olduğu söylemen 2 kişi yaşamını yitirdi.

17 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesi Karahasan Mahallesi’nde siyasi operasyonlara karşı hendek kazmak isteyen gençlere polisin gerçek mermilerle saldırdığı 14 Ağustos gecesi yaralan Zana Kumral’ı hastaneye götürdüğü için gözaltına alına Nurettin Bayhan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi. Savcılık ifadesinin ardından “Örgüt üyesi olmak”, “Kamu malına zarar vermek” iddiasıyla mahkemeye sevk edilen Bayhan, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

 

18 Ağustos 2015’te, İstanbul Esenler Tuna Mahallesi’nde dün gece saatlerinde protesto gösterisi yaptığı belirtilen gruba polisin açtığı ateş sonucu 17 yaşındaki Fırat Elma yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren gencin cenazesi Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, polisin 4 genci de gözaltına aldığı iddia edildi.

 

18 Ağustos 2015’te, Şemdinli’de çatışmaların yoğunlaştığı Şapatan (Altınsu) köyüne yapılan top ve havan atışları dururken, bombalamada en az 10 evin yıkıldığı ve 4 yurttaşın da yaralandığı öğrenildi. Şemdinli Kaymakamı’nı arayan Köy Muhtarı Zeydan Özel, “HPG’lilerle görüşün geri çekilsinler. Yoksa köyü tarayacağız” yanıtı aldı.

 

18 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde başlatılan sokağa çıkma yasağının ardından sokak aralarında başlatılan operasyonlarda kente giden gözlemcilerin edindiği bilgilere göre en az 4 kişi güvenlik güçlerince öldürüldü, 4 kişi de yaralandı. Öldürülen 4 kişiden Serhat Bilen’in başından hedef gözetilerek vurulduğu iddia edildi. Elektrik, su, sabit ve cep telefonu hatlarının kesik olduğu ilçede dükkân ve evlerin bombalandığı ileri sürüldü.

 

18 Ağustos 2015’te, Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Sorgun Askeri Kışlası önünden dün gece geçerken askerlerin taraması sonucu başından ağır yaralanan Ömer Cinkılıç (23), Tatvan Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Cinkılıç, hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. 5 çocuk babası Cinkılıç’ın cenazesi ailesi tarafından alınarak, Tatvan’a bağlı Küçüksu köyü mezarlığında defnedildi.

 

18 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde dün polis ve askerlerin halka yönelik gerçekleştirdiği saldırıda kafasına isabet eden kurşunla yaşamını yitiren Serhat Binen (25), cenazesinin kaldırıldığı Diyarbakır Gazi Yaşargil Araştırma Hastanesi’nde tamamlanan otopsi işlemlerinin ardından 19 Ağustos günü Silvan’ın Şefkat köyünde toprağa verildi. 18 Ağustos günü Tekel Mahallesi’nde özel hareket timleri tarafında Ramazan ve Fatma Can’a ait eve el bombası atılması sonrasında kalp krizi geçiren 80’li yaşlarda Hanife Durak yaşamını yitirdi. Yüksek Mahallesi’nde oturan 60 yaşlarında Veysi Toraman çatışmaların yaşandığı sırada kalp krizi geçirmesi sonucu yaşamını yitirdi. Mescit ve Tekel mahallerinde yaşanan çatışmalar sırasında yaralanan 2 yurttaş Batman ve Diyarbakır’a gönderildi. Mescit Mahallesi’nde ise evlerinin önünde oturduğu sırada keskin nişancıların ateş açması sonucu Handan Altunterun (20) ayağından ve Ayşe Topdemir (16) ise boynundan yaralandı.

 

18 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde sabah saatlerinde mahallelere operasyon yapan polis ve askerlerin saldırısında yaralanan inşaat işçisi İsmail Bozkurt, özel bir hastanede yapılan müdahalenin ardından HDP’li vekillerin devreye girmesiyle Batman Bölge Hastanesi’ne sevk edildi.

 

18 Ağustos’ta Lice-Hani-Kocaköy üçgeninde başlatılan askeri operasyonlara karşı canlı kalkan olarak olay yerine giden ve helikopterden açılan ateş sonucu yaralanan Aydın Damak, tedavi gördüğü Halis Toprak Vakfı Lice Devlet Hastanesi’nde savcılığın kararıyla gözaltına alındı. Savcılık ifadesinin ardından “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla mahkemeye sevk edilen Damak tutuklanarak, Lice Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

 

19 Ağustos 2015’te, Mardin’de akşam saatlerinde eylem yapan gençlere zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu 19 yaşındaki Ali Akpınar isimli bir genç yaşamını yitirdi.

 

19 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde gösterilere müdahale eden özel harekât timlerinin açtığı ateş nedeniyle evinin balkonunda oynayan İ.D. (3) başına isabet eden kurşunla ağır yaralandı.

 

20 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın İdil ilçesinde Cebbar Acar (20) isimli genç, polis tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

21 Ağustos 2015’te, Mardin Nusaybin ilçesi Barış Mahallesi’nde önceki akşam, geçici AKP hükümetinin savaş politikalarını protesto eden gençlere saldıran özel harekat polislerinin rastgele ilçeyi taraması sonucunda, 3 yaşındaki bir çocuğun evinin balkonunda oynarken kafasına isabet eden kurşunla ağır yaralandığı belirtildi. Olay sonrası İlçe Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 yaşındaki İ.D., ardından sevk edildiği Urfa Özel Ortadoğu Sağlık Merkezi’nde ameliyat edildi.

 

21 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ne bağlı Küçükakviran Köyü yakınlarında aracıyla ilerlerken durdurulmak istenen Sidar Berksoy (23) askerlerin ve geçici köy korucularının bulunduğu grup tarafından silahlı saldırıya uğradı. Aracının içindeyken aracı taranan Sidar Aksoy’un ağır yaralı olduğu ve kaldırıldığı hastanede geçirdiği ameliyatta sağ böbreğinin alındığı, saldırı nedeniyle akciğerinin hasar gördüğü ve karaciğerinin ise tamamen parçalandığı bildirildi.

 

22 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde operasyonlara tepki göstermek için sokak aralarına hendek kazan gruplara müdahale eden özel harekât ekiplerinin, gruplara ateş açması sonucu Suriyeli olduğu belirtilen bir kişi yaşamını yitirdi. Yapılan müdahale esnasında kurşun isabet eden biri çocuk 5 kişi de yaralandı.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinin Nur Mahallesi’nde çıkan çatışmalar devam ederken, 73 DV 743 plakalı aracıyla mahalleye giren Eyüp Ergen isimli yurttaş’ı, polis ve askerler tarafından aracına ateş açıldı. Diğer yandan polis ve askerlere tepki gösteren Fatma Tekin Kumri isimli kadının açılan ateş ile ayağından yaralandığı öğrenildi. Keskin nişancıların konumlandırıldığı ilçedeki çatışmalar şiddetlenerek devam ederken, ayağından yaralanan Fatma Tekin Kumri isimli kadını ise yurttaşlar kendi imkânlarıyla evde tedavi etmeye çalıştıkları öğrenildi. Cizre’de polis ve askerlerin açtığı ateş sonucu 7 yaşındaki Baran Çağlı (7) isimli çocuk ile Mesut Sanrı (28) isimli yurttaş ve Emin Yanaş (10), yaşamını yitirdi. Cizre Devlet Hastanesi’nde görevli sağlık personeli Eyüp Ergin evine giderken çatışma ortasında kaldı kurşunların isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ergin, görev yaptığı hastaneye kaldırıldı ve doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi. DEDAŞ çalışanı olan 28 yaşındaki Mesut Sanrı da arıza onarırken çatışmanın arasında kalarak ağır yaralı olarak kaldırıldığı Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Cizre’de ölenlerden 7 yaşındaki Baran Çağlı’nın da çatışmalar sırasında çöken bir duvarın altında kalarak ağır yaralandığı belirtildi. Baran Çağlı’nın da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği öğrenildi. Çatışmalar ve saldırılar devam ederken belediyenin kültür merkezi inşaatına baskın düzenleyen polisler, 19 işçiyi gözaltına aldı.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Yeşilyurt Mahallesi’nde gösteri düzenleyen bir gruba, polisler saldırdı. Grubun da karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Çatışma sırasında mahallede bulunan Ahmet İrtegün (17) adlı çocuk yaralandı. Boğazına kurşun isabet eden İrtegün, aranan ambulansın güvenlik gerekçesiyle mahalleye gelmemesi üzerine ailesi tarafından Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan İrtegün, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

27 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesi Kışla Mahallesi’nde polis hiçbir olayla ilgisi olmayan M.D. isimli 17 yaşındaki çocuğu silahla vurdu. M.D.’nin babasının talebi üzerine kasaptan et aldıktan sonra eve döndüğü sırada polisin silahlı saldırısına uğradı. Silahlı saldırının ardından polis tarafından darp edilen M.D., bilinç kaybına uğradı. Çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan M.D. burada tedavi altına alındı.

 

27 Ağustos 2015’te, Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nde Uluyol Polis Karakolu’nun yakınlarındaki evine giderken özel harekât timinin “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla açtığı ateş nedeniyle Erhan Tanrıkulu (28) kafasına isabet eden kurşunlarla yaşamını yitirdi. Bir görgü tanığı, Erhan Tanrıkulu’nun yavaş gitmesine ve polisin “dur” ihtarına karşı elini araçtan çıkararak, “bir şey yok, evime gidiyorum” demesine rağmen tarandığını söyledi.

 

27 Ağustos 2015’te, Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP), Lice ve Silvan’da yaşananlara dikkat çekmek amacıyla dün Diyarbakır’da gerçekleştirdiği bir günlük “Hayatı durdurma” eylemi esnasında polisler, Bağlar ilçesi Girne Caddesi üzerinde bulunan evlerinin önünde oturan iki kardeşi kurşun yağmuruna tuttu. Akşam saatlerine kadar devam eden “Hayatı durdurma” eylemi sırasında kentte devriye gezen polisler, etrafa rast gele biber gazı ve tazyikli su sıkarak, bir çok yeri de yaylım ateşine tuttu. Akşam saatlerinde Bağlar ilçesine bağlı Girne Caddesi üzerinde akrep tipi zırhlı araçlarla devriye gezen polis, caddeyi rast gele taramaya başladı. Saldırı esnasında cadde üzerinde bulunan evlerinin önünde oturan Ramazan (16) ve Serdar Yılmaz (17) isimli kardeşler, polis kurşunlarının ve kurşunlardan seken şarapnel parçalarıyla yaralandı.

 

29 Ağustos 2015’te, Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde polisleri taşıyan servise düzenlenen saldırının ardından yol ve kimlik kontrolü yapan özel harekât timlerinin, ehliyeti olmadığı için “dur” ihtarına uymadığı iddia edilen Mazlum Turan’ın (16) kullandığı araca açtıkları ateş sonucu Mazlum Turan ensesine isabet eden tek kurşunla öldürüldü.

 

30 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde gece boyu devam eden gösterilerin ardından saat 03.00’te bir eve özel harekât timlerince düzenlenen baskında YDG-H üyesi oldukları iddia edilen Ali Ödük (20), Halil Can (22) ve Faruk Aydın öldürüldü. Şırnak milletvekili Ferhat Encü, öldürülen 3 kişinin silahsız olduğunu ve korkarak sığındıkları evde öldürüldüklerini savundu.

 

31 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliği’nde konuşlandırılan keskin nişancıların açtığı iddia edilen ateş sonucu binanın karşısında bulunan evlerinin damında uyuyan Fatma Ay (55) ve kızı B.Ö. Ay (14) vuruldu. Ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan Fatma Ay’ın yaşamını yitirdiği, kızının ise Batman’a sevk edildiği aktarıldı.

 

1 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde güvenlik güçlerinin operasyon yapmasını engellemek için hendek kazan gruplarla özel harekât timleri arasındaki çatışmalar devam ederken bir panzerden açılan ateş sonucu Ali Kaval (18) kafasına ve bacaklarına isabet eden kurşunlarla yaşamını yitirdi.

 

2 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde herhangi bir olay olmamasına rağmen sokak aralarına gaz bombaları atan polisin Neslihet Kazan (51) adlı kadını başından vurarak yaraladığı öğrenildi.

 

4 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi Nur Mahallesi’nde polislerin attığı bomba sonucu vücuduna isabet eden şarapnel parçalarıyla Sait Çağdavul (19) yaşamını yitirdi.

 

4 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Mehmet Emin Levent’in (21) polisin açtığı ateş sonucu öldüğü öğrenildi. Meydana gelen patlamalar nedeniyle ise Hacı Ata Borçin (70) ve Xetban Bülbül (65) adlı 2 kişinin kalp krizi geçirerek öldükleri bildirildi.

 

4 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde açılan hendekleri kapatmak üzere Yenişehir Mahallesi’ne giren polis ekiplerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Lokman Süne kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

4 Eylül 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Keleş Şeflek, şu beyanlarda bulundu: “ Benim oğlum Temer Şeflek, 10.08.2015 tarihinde saat 11.30’da taziye evine gideceği esnada polislerin rastgele etrafa ateş açması sonucunda karnında vurularak yaralandı. Bizde silah seslerinin geldiği yere doğru gittik. Oğlum yaralanmıştı. Şırnak Milletvekili Fayysal Sarıyıldız, ben ve eşim ambulansla oğlumu hastaneye kaldırdık. Cizre devlet hastanesine getirdik ve doktorlar hemen ameliyata aldılar. Ameliyattan çıktıktan sonra Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk ettiler. Orada bulunan polis memurları hastanenin kapısında nöbet tutmaya başladılar. Araştırma hastanesinde 2. Ameliyat oldu durumu hala kritiktir. Durumu kritik olmasına rağmen polisler ifadesini aldı. Daha sonra Silopi Savcısı ile konferans yapıldı ve oğlum için tutuklama kararı çıkartıldı. Benim oğlum 16 yaşındadır. Çatışma esnasında nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla yaralandı. Oğlumun hiçbir suçu olmamasına rağmen tutuklama kararı verildi. Gerekçesini sorduk bize “facebook üzerinde geçmiş olsun yoldaş” cümlesi ve yaralı haldeyken sedye üzerinde “zafer” işareti yapılmasıdır. Biz bu yargılamayı adil görmüyoruz. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

5 Eylül 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Cizre’ye yönelik saldırıları protesto etmek için düzenlenen gösterilere ateş açan özel harekât timleri Muttalip Pusat’ı (28) öldürdü, Yasin Uysal’ı da (30) ağır yaraladı.

 

5 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi Nur Mahallesi’nde rahatsızlanan ve 35 günlük olduğu öğrenilen Muhammed Tahir Yaramış adlı bebek, ambulansın engellenmesi nedeniyle yaşamını yitirdi.

 

5 Eylül 2015’te, Şırnak Cizre ilçesi Nur mahallesinde, çevrede konuşlanan keskin nişancıların açtığı ateş sonucu 15 yaşındaki H.B. isimli bir çocuk, vurularak yaralandı. Polislerin, ambulansların mahalleye girişine izin vermemesi ve güvenlik nedeniyle hastaneye götürülemeyen H.B., yurttaşlar tarafından tedavi edildi.

 

5 Eylül 2015’te, Van’ın Muradiye İlçesi’nde Akbulak Jandarma Karakolu önünden geçerken “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle aracına ateş açılan Deniz Gökay vurularak ağır yaralandı.

 

5 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde meydana gelen olayları görüntülemek isteyen Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Nuri Akman ve Cihan Ölmez isimli gazeteciler, özel harekat timlerinin silahlı saldırısına maruz kaldı. Akrep tipi zırhlı araçtan muhabirlerin bulunduğu yeri yaylım ateşi açıldığı belirtilerken, 2 muhabir ara sokağa atlayarak kurşunların hedefi olmaktan kurtulduğu öğrenildi.

 

6 Eylül 2015’te Mersin’in Tarsus İlçesi’nde yol kontrolü yapan polis ekipleri, motosikletle kendilerine yaklaşan ve “dur” ihtarına uymadığı iddia edilen kişilere ateş açtı. Olayda Murat Özdemir (28) ölürken, Mehmet Çopur (23) yaralandı.

 

6 Eylül 2015’te Valilik Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün, Diyarbakır’da başlattığı operasyonlarda 2 polisin öldürüldüğü Sur İlçesi’nde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Duyurunun ardından operasyon başlatan güvenlik güçlerinin açtığı ateş nedeniyle E.G. (7) karnından vurularak yaralandı. Operasyon sırasında çevreye açılan ateş sonucu Abdullah Erdem (25) ve Saliha Opçin (39) vurularak ağır yaralandı.

 

6 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesi Hasırlı Mahallesinde, özel harekat polislerinin rast gele açtığı ateş sonucu, mahallede haber takibi yapan JINHA muhabiri Şehriban Aslan hafif şekilde ve ismi öğrenilemeyen bir genç kolundan yaralandı.

 

6 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde polis ekiplerinin hendek kazdığı iddiasıyla yakaladığı D.Ö.’yü (15) dakikalarca dövdüğü ve çocuğu bayılması üzerine bıraktıkları öğrenildi.

 

7 Eylül 2015’te, Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde Şapatan Jandarma Karakolu yakınlarında askerlerin “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla bir minibüse ateş açması sonucu ağır yaralanan Minlal Kerimi (10) adlı Afgan çocuk kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

7 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi Cudi Mahallesi’nde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan ateş açılması sonucu Cemile Cağırga (13) adlı çocuk yaşamını yitirdi.

 

7 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde keskin nişancıların açtığı ateş sonucu yaralanan Osman Çağlı (18) hastaneye gidişinin engellemesi nedeniyle kan kaybından yaşamını yitirdi.

 

7 Eylül 2015’te Mersin’in Akdeniz İlçesi’nde bağlı Güneş Mahallesi’nde “özerklik” ilanı için bir araya gelen gruba ateş açan polis ekipleri 2 kişiyi vurarak yaraladı, bir kişiyi de gözaltına aldı.

 

7 Eylül 2015’te Cizre’deki ölümleri ve sokağa çıkma yasağı uygulamasını protesto etmek için Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde eylem yapan gruplara ateş açan polis ekipleri biri çocuk 2 kişiyi yaraladı.

 

7 Eylül 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde, Mevlüt Milas isimli yurttaşın kullandığı araç, Dağlıca askeri taburunda açılan ateş ile tarandı. Aracın taranması sonucu Milas  yaralandı.

 

7 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Alibey Mahallesi’nde, bir akrabasının taziyesine giden Mesut Demir isimli yurttaş çevre binalarda konuşlanan keskin nişancı polislerin açtığı ateş sonucu omzundan yaralandı.

 

7 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde Nur Mahallesi’nde keskin nişancı polisler tarafından açılan ateş sonucu, ayağına mermi isabet eden Abdullah Özcan (30) isimli yurttaş yaralandı. (15.09.2015 / İHD-TİHV-DTO- PAD Cizre Olayları İnceleme Raporu)

 

8 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde ilan edilen sokağa çıkma yasağı ardından, Orhan Doğan Caddesi üzerinde açık olan bir fırına ekmek almaya gittiği belirtilen 5 yaşındaki çocuklar Botan İmrağ, Emir İmrağ ve Murat Babayiğit, zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu, bacaklarına isabet eden kurşunlarla yaralandı.

 

8 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde sağlık sorunu yaşayan İbrahim Çiçek (80) çağrılan ambulansın mahalleye girmesine polislerce izin verilmemesi üzerine yaşamını yitirdi.

 

9 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi Yafes Mahallesi’ ateş açan polisler Özgür Taşkın (20) yaraladı. Ambulansın gelmesine izin verilmediği için Özgür Taşkın’nın yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

9 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi Yafes Mahallesi’ndeki evinin önünde oturan Meryem Süne (53), polisin zırhlı araçtan açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

9 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde evine roket isabet eden Bahattin Sevinik (50) ile Suphi Saral (50) yaşamını yitirdi.

 

9 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde polis ablukası altına alınan Cudi Mahallesinde 9 Tank Taburu’nda keskin nişancının açtığı ateş sonucu Yaprak Sokak’taki evinin önünde bekleyen Mülkiye Taşkın (45) isimli kadın, karnına isabet eden kurşunla yaralandı. (15.09.2015 / İHD-TİHV-DTO- PAD Cizre Olayları İnceleme Raporu)

 

10 Eylül 2015’teki saldırılarda Şırnak’ın Cizre İlçes Nur Mahallesi’nde Seyit Eşref Erdin (59) öldürüldü.  4 kişi de ağır yaralandı.

 

10 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Keskin nişancılar tarafından açılan ateş nedeniyle Zeynep Taşkın (18), ile Maşallah Edin (35) de yaşamını yitirirdi. Sait Nayici (17) de açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

10 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde D.B. (9) adlı çocuk, keskin nişancıların açtığı ateş sonucu kolundan yaralandı.

 

11 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde keskin nişancıların vurduğu Selman Ağar (10) ile Bünyamin İrci (14) ambulansa izin verilmemesi nedeniyle kay kaybından yaşamını yitirdi. Kalp rahatsızlığından durumu ağırlaşan Mehmet Dikmen (70) ise abluka nedeniyle hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitirdi. 11 Eylül gecesi yaralı halde buldukları İrci’yi, ambulansa taşımaya çalışanların üzerlerine zırhlı polis aracından ateş açılması üzerine yaralıyı bırakarak kaçmak zorunda kaldıklarını anlatan görgü tanıklarından Abdurrahman Okşul, sabah saatlerinde geri geldiklerinde ise kafasına tek el ateş edilmiş haldeki cenazesiyle karşılaştıklarını söyledi.

 

11 Eylül 2015’te Cizre’ye yönelik uygulamaları ve ihlalleri protesto etmek için Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde düzenlenen eyleme katılan Ruken Demir (18) adlı kadın polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

11 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde, İlçe Jandarma Komtanlığı’ndan açılan ateş sonucu 13 yaşındaki Mustafa Yalıç adlı çocuk, kafasına isabet eden kurşunla yaralandı.

 

12 Eylül 2015’te Cizre de alışveriş yapmak için dışarı çıktığı belirtilen Mehmet Erdoğan (75) keskin nişancıların açtığı ateşle öldürüldü.

 

12 Eylül 2015’te, Cizre’de özel hareket timlerinin kentten ayrılırken arkalarında bıraktığı yüzlerce bomba atar mermisinden biriyle oynayan 12 yaşındaki Yusuf Şık isimli çocuk ağır yaralandı. Sağ eli bilekten kopan, sol ayağı ise parçalanan çocukla birlikte Nalin Dadak isimli bir kadın da etrafa saçılan şarapnel parçalarıyla yaralandı.

 

12 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde Jandarma Komutanlığı’ndan açılan ateş sonucu başından yaralanan ve Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Mustafa Yalıç (13) isimli çocuk ameliyata alındı. Dün gece 4 saat boyunca süren ameliyat sırasında doktorların yakınlarına verdiği bilgiye göre, Yalıç’ın başından 4 parçanın çıkartıldığı bir parçanın ise riskli bölgede olduğu için çıkartılamadığı belirtildi. Ameliyat ardından hasta servisine alınan Yalıç’ın bilincinin açık olduğu ve gözetim altında tutulduğu öğrenildi.

 

12 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Lice-Kocaköy-Hani üçgeninde bulunan alanda sürdürülen askeri operasyonlara yönelik canlı kalkan eylemini yapan grup ve yine alanda incelemelerde bulunan sivil toplum örgütü heyetine yönelik, askerler tarafından ateş açıldı. Saldırıda canlı kalkan eylemine katılan Mehmet Mustafa Taş, Reşat Taşkıran, M. Tahir Saçıldır, Hasan Göneş, Hebun Laneleş, Hilal Taruk ile alanda incelemelerde bulunan STÖ heyeti üyesi İHD Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Muhterem Süren yaralandı. Yaralı yurttaşlar, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne ve Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

12 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bir çorbacıda polise yönelik saldırının ardından polislerin rastgele etrafa ateş açması sonucu ağır yaralanan bir yurttaş daha yaşamını yitirdi. Yaşanan olayda dün Şeyhmus Sanır isimli yurttaş yaşamını yitirirken 1’i sivil ağır olmak üzere 3 polis yaralanmıştı. Ağır yaralı olan 66 yaşındaki Osman Saim Çetin isimli yurttaş, bugün tedavi gördüğü Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

12 Eylül 2015’te, Antep’in Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde, Cizre’deki sivil ölüm olaylarını slogan ve gürültü eylemleri ile protesto eden yurttaşlara polis, gaz bombaları ve tazyikli suyla müdahalede bulundu. Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde ki müdahale sırasında 10 yaşındaki Kemal Kusur isimli çocuk polisin attığı gaz bombasının yüzüne isabet etmesi sonucu yaralandı.

 

12 Eylül 2015’te Cizre de Gece boyu devam eden silahlı çatışmalar ve yoğun gaz bombası kullanımın ardından rahatsızlanan Şahin Açık da kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

 

13 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde valiliğin sokağa çıkma yasağı ilan etmesiyle başlayan polis saldırısı devam etti. Elektrik, su ve telefonun kesik olduğu ve tüm giriş-çıkışlarının polis tarafından tutulduğu ilçede, polisin etrafı rastgele taradığı bildirildi. Polis tarafından açılan ateş sonucunda Hasırlı Mahallesi’nde yaşayan Rojavalı Kello Esma kolundan aldığı kurşunla yaralandı. Polis saldırısından dolayı hastaneye götürülemeyen Esma’yı yurttaşlar kendi imkanlarıyla tedavi etti.

 

13 Eylül 2015’te, Adana’da polis saldırıları Seyhan ve Yüreğir ilçelerine bağlı Dağlıoğlu, Şakirpaşa, Gülbahçe, Fırat, Küçük Dikili ve Anadolu mahallerinde şiddetlenirken, halk özsavunmasını alarak polis saldırılarına karşı koymaya çalıştı. Dağlıoğlu Mahallesi Havuzlu Bahçe civarında polisin açtığı ateş sonucu Hayrettin Akman (21) isimli bir genç ayağından vurularak yaralandı.

 

13 Eylül 2015’te, Adana Hürriyet Mahallesi’nde de Veysi Bozkurt (21) isimli genç sırtından vurularak ağır yaralandı.

 

13 Eylül 2015’te, Adana’da sabah saatlerinde polis tarafından dizinden vurulan Zekeriya Baysal isimli gencin Adana Çukurova Aşkın Tüfekçi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin sürdüğü öğrenilirken, polisin “Baysal’ın canlı bomba olduğunu” iddia ederek hastanenin acil bölümünü tamamen boşalttığı belirtildi.

 

13 Eylül 2015’te, Diyarbakır Seyrantepe Semti’nin Aziziye Mahallesi TOKİ 1. Caddesi Güleryüz Apartmanı önünde akşam saatlerinde yürüyerek eve giden 3 kişiye polis önce hakaretler savurup ateş etti, sonra tekme tokat dövdü. Açılan ateşle 3 kişinin yaralandığını dile getiren görgü tanıkları, “Ne olduğunu anlamadan onları yaralı bir şekilde tekme tokat dövmeye başladılar. Gençler bağırıp çağırıyorlardı ama polisler durmuyorlardı. Sanırım infaz etme niyetindeydiler” diye konuştu. Hiçbir olay yokken polislerin niye böyle davrandıklarını anlamadıklarını dile getiren görgü tanıkları, “Polisler daha sonra onları öyle bırakıp çekip gittiler. Ambulans geldi her üçünü de ambulansa alarak Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdılar. Ailelerine de haber verildi onlar da oraya gitti” şeklinde konuştu.

 

13 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde başlayan çatışmalar üzerine aynı günün sabahı, Silvan İlçesi’nde ise bir polisin ölümüyle sonuçlanan roketli saldırı üzerine aynı gün öğle saatlerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Sur İlçesi’nde yasağa tepki gösterenlere polisin müdahalesi sonucu 4 kişi yaralandı. Yine Sur’da oğlunu aramak için sokağa çıktığı belirtilen Makbule Ermiş (80) de açılan ateş sonucu ayağından vurularak yaralandı. Yasağa karşı Sur’a girmek isteyen gruplara da müdahale eden polis ekipleri, HDP milletvekili Çağlar Demirel’i gaz bombası fişeğiyle ayağından vurarak yaraladı. Aynı müdahaleyi Bağlar İlçesi’nde de yapan polis ekipleri burada da balkonda oturan M.K.’yi (17) başına isabet eden gaz bombası kapsülüyle yaraladı.

 

14 Eylül 2015’te, Urfa’nın Viranşehir ilçesinde saat 14.00 sıralarında Hürriyet Mahallesi’nde polis mahallede bulunan Hürriyet Parkı’nı ablukaya alarak, arama yaptı. Görgü tanıklarından edinilen bilgiye göre, parkta oturan 3 veya 4 genci polis gözaltına almak istedi. Gençlerden biri kaçarken silahla bacağından vuruldu. Genç, yaralı haliyle polis tarafından gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda çevik kuvvet ve özel harekat polisi sevk edilirken, 3 genç gözaltına alındı.

 

15 Eylül 2015’te, Vanı’ın merkez Edremit ilçesine bağlı Şehit Fırat Mahallesi akşam saatlerine doğru abluka altına alındı. Polis yurttaşlara rastgele ateş açarken, yurttaşlar da kurdukları barikatlarla özsavunmalarını yaptı. İlerleyen saatlerde polisin saldırısı şiddetlendi. Polisin açtığı ateş sonucu 18 yaşındaki Vedat Balık isimli genç yaşamını yitirdi. Şehit Fırat Mahallesi sakini Meryem Aktaş, akşam mahallelerinde hiçbir olayın olmamasına rağmen çok sayıda özel harekat timinin mahallelerine yığıldığını söyledi. Vedat Balık’ın öldürülme anını anlatan Aktaş, “Vedat vurulduktan sonra polis ayağını kafasına bastı. Ölene kadar başından ayrılmadı. Hiç kimsenin yaklaşmasına izin vermedi” dedi. Yaşananların devletin Kürt halkına karşı nasıl bir kin duyduğunun göstergesi olduğunu ifade eden Aktaş, “Yeter artık bu düşmanlık. Durdurun artık bu katliamı, çocukları öldürmekle elinize ne geçiyor?” sözleriyle tepki gösterdi.

 

15 Eylül 2015’te,  Van’ın Merkez İpekyolu ilçesine bağlı Xaçort (Hacıbekir) Mahallesi’ni polis ve özel harekât timleri akşam saatlerinde ablukaya alarak etrafa rastgele ateş açtı. Polisin etrafı rastgele taraması üzerine mahalledeki yurttaşlar, özsavunmasını alarak yollarda barikat ve hendekler kazarak kendilerini korudu. Polisin mahalleyi taraması sonucu bir çocuk babası Mahsun İlkaş (20) isimli kişi karnından aldığı kurşunla ağır yaralanarak, yurttaşlar tarafından hastaneye götürüldü. Mahalle sakinleri mahallede öz savunma birimlerini oluştururken, birçok mahallede elektriklerin kesilmesi dikkat çekti.

 

16 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde Fırat ve Devrim mahallelerini birbirine bağlayan Ahmet Kaya Köprüsü’nde, sivil ölüm olaylarını protesto etmek amacıyla gösteri düzenleyen genç bir gruba polis, polis gaz bombaları müdahalede bulundu. Polisin gerçek silahlar kullandığı müdahale sırasında, sol bacağına ve ayağına kurşun isabet eden 14 yaşındaki S.B. yaraladı.

 

16 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Bahçelievler, Yenimahalle ve Dicle Mahallesi’ne zırhlı araçlarla giren polis ile yurttaşlar arasında gerginlik yaşandı. Polis, yurttaşların tepkisine gaz bombaları ve gerçek silahlarla müdahalede bulundu. Müdahale esnasında Dicle Mahallesi’nde kendi evininin önünde oturan Zehra Bartan isimli kadın, açılan ateş sonucu bacağından yaralandı.

 

16 Eylül 2015’te, Diyarbakır’da durduk yere sokakları tarayan polisin kurşunun isabet ettiği 13 yaşındaki Ahmet Denli ve Ozan Denli (17) yaralandı. Edinilen bilgilere göre, polisin saldırısı dün gece Bağlar ilçesine bağlı Körhat Mahallesi’nde gerçekleşti. Polisin saldırısında Ahmet Denli ve Ozan Denli isimli çocukların ağır yarandığı belirtildi. Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan durumu çok ağır olan Ahmet Denli’nin Selahattin Eyyübi Hastanesi Yoğun Bakın Servisi’ne kaldırıldığı bildirildi.

 

18 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Barbaros Mahallesi’nde sabah erken saatlerde Sağlık Caddesi üzerinde konuşlanan Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu 19 yaşındaki Abdulakadir Karakaplan isimli gencin ağır yaralandığı belirtildi. Yaralı genç, çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Şırnak Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Karakaplan’ın ameliyat alındığı öğrenildi.

 

18 Eylül 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi’nde 13 Eylül günü Kürt illerindeki ölüm ve yaralanmaları protesto etmek isteyen halka dönük gerçekleştirilen polis saldırısı sırasında yoldan geçerken keskin nişancılar tarafından vurularak yaralanan Zekeriya Baysal, asker olan Hayrettin Akman ile birlikte isimleri öğrenilemeyen 4 kişi gözaltına alındı.

 

18 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Bağlar ve Feridun mahallelerine girmeye çalışan polis halkın direnişi ile karşılaştı. Cadde ve sokaklara zırhlı araçlar ile giren polis rastgele tarama yaparak mahalle aralarına gaz bombaları attı. Saldırı esnasında Karabehlülbey Caddesi’nde seyir halindeki bir aracı durduran polisin, araçta bulunan yurttaşları yüzükoyun yere yatırarak saatlerce beklettiği kameralara yansıdı.  Gece saatlerine kadar süren saldırıda ismi öğrenilemeyen 3 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

 

24 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Beytüşebap ilçesinde gece saatlerinde savaş uçaklarının başlattığı bombardıman ve Beytüşebap Alay Komutanlığı’ndan yapılan top atışları ardından asker ile HPG’liler arasında başlayan çatışmalar devam ederken, askerlerin attığı 4 havan topunun isabet ettiği Setkar köyünde 3 yurttaş yaşamını yitirdi, 2 kişi de ağır yaralandı.  Evlerine havan topu isabet eden Ahmet Temel, oğlu Behçet Temel ve akrabaları olan Alya Temel yaşamını yitirdi, Fevzi Temel ve Ahmet Temel’in oğlu Hasan Temel ise ağır yaralandı. Yaralı ve yaşamını yitirenlerin cenazeleri Uludere ve Şırnak’taki hastanelere götürülmek üzere yurttaşlar tarafından yola çıkarıldı.  Sabah saatlerinde bizzat kaymakam tarafından yaralı polisleri alması için aranan ambulans şoförü Şeyhmus Dursun ilçe merkezi girişinde bulunan polis noktasında bulunan polisler tarafından öldürüldü. Görgü tanıklarının anlatımına göre, burada ambulansa ateş açılması sonucunda şoför Şehmuz Dursun yaşamını yitirdi, araçta bulunan iki sağlık görevlisi ise kaçarak canlarını kurtardı.

 

26 Eylül 2015’te, Batman’ın Şafak Mahallesi’nde bulunan Dolum Caddesi’nde dün akşam saatlerinde zihinsel engelli olan Ahmet Solak (20) kendisini gözaltına almaya çalışan polislerin ateş açması sonucunda yaralandı. Karnından aldığı kurşun ile yaralanan ve Batman Bölge Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi gören Solak’ın hakkında açılan bir davaya ilişkin gözaltına alınmak istendiği belirtildi. Anne Sabriye Solak, oğlunun polislerden koktuğu için kaçmak istediğini ve yaralı halde gözaltına alındığını ifade ederek, “Oğlum polis aracında elleri arkadan kelepçelendiği halde işkenceye görmüş. Yüzünde yara izleri var. Bunlar Allah’tan bile korkmuyor” dedi.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi Doktor Sıtkı Göral Caddesi’nde bulunan Barav Kıraathanesi akşam saatlerinde polisler tarafından zırhlı araçtan tarandı. Onlarca yurttaşın bulunduğu kıraathanede işletmeci Halis Sever yaralandı. Sever, saldırı sonrası Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

28 Eylül 2015’te, Polislerin Diyarbakır’ın Sur ilçesi Fatihpaşa ve Hasırlı mahallelerine yaptığı saldırı sonucu 2’si ağır olmak üzere 5 çocuk yaralandı. Diyarbakır’ın Merkez Sur ilçesine bağlı Fatihpaşa Mahallesi Altay Sokak’ta oynayan M.A.T., Y.T., S.K., A.K., ve Ş.S., isimli çocuklar, polisin attığı ve türü öğrenilemeyen bomba ile yaralandı. Yaralanan çocuklar Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. M.A.T., ve Y.T. isimli ve aynı zamanda kardeş olan çocukların durumları ağır olduğu için Dicle Üniversitesi Tıp Hastahanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı bildirildi.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Ulutürk, Tekel, Dumlupınar ve Fırat mahallelerinde dün saat 14.30’dan itibaren ilan edilen sokağa çıkma yasağı, gece saatlerinde kaldırıldı. Yasak süresince halka yönelik saldırılarda bulunan polislerin, Avaşin (Dumlupınar) Mahallesi’nde bulunan Şimşek ailesine ait eve roket atması sonucu ailenin 8 yaşındaki çocukları Elif Şimşek yaşamını yitirirken, aynı aileden Pelda, Avaşîn, Bedia, Ahmet ve Mehmet Şimşek olmak üzere 5 kişi de yaralandı.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Ulutürk, Tekel, Dumlupınar ve Fırat mahallelerinde Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Esentepe, Şentepe, Rojava, Avaşin, Tekel ve Fırat mahallelerini çok sayıda zırhlı araçla ablukaya alan polislerin kurşun yağmuru sonucu bir genç daha katledildi. Esentepe ve Şentepe mahalleleri arasında açılan ateşte Halil Kurtdiş isimli 19 yaşındaki gencin yaşamını yitirdiği bildirildi. Kurtiş’in cenazesi İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde dün gece çıkan çatışmalarda ağır yaralanan ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan 20 yaşındaki Agit Yıldız da yaşamını yitirdi.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 9 Eylül’de polis kurşunuyla yaralanan16 yaşındaki Bilal Mengil adlı çocuk, bu sabah saatlerinde tedavi gördüğü Batman Özel Dünya Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Futbol oynadığı halı sahadan evine döndüğü sırada karnına isabet eden kurşunla ağır yaralanan Mengil, 20 gündür tedavi gördüğü yoğun bakım ünitesinde yaşamını yitirdi.

 

28 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Yeşiltepe Mahallesi’ndeki evinden komşusuna gitmek üzere dışarı çıkan Latife Tutuk (23) adlı kadın, askeri lojmanlarda konuşlu askerler tarafından tarandı. Açılan ateş sonucu ağır yaralanan Tutuk, çevredeki yurttaşlar tarafından Silopi İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Tutuk, hastanede yaşamını yitirdi.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Lice, Hani, Kocaköy üçgeninde bulunan Bahtet’te mezrasında sabah saatlerinde başlatılan askeri operasyonda, askerler helikopterlerle kırsal alanları bombaladı. Operasyon sırasında bölgedeki sivil halkın da büyük tehlike yaşadığı görüldü. Kırsal alanda rast gele tarama yapan askerler, Bahtet’te koyun otlatan Y.A., (13) ve A.A., (12) isimli kız kardeşlerin üzerine helikopterden ateş açtı. Askerin açtığı ateşten kendilerini yere atarak kurtulmayı başaran kardeşler, koyunları olduğu bölgede bırakarak köylerine kaçtılar.

 

29 Eylül 2015’te Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’nde İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan atıldığı belirtilen havan topundan saçılan parçaların isabet ettiği Necmettin Aşan (28) ve Hakkı Aşan (43) ağır yaralandı.

 

29 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde önceki gün evinde polis roketiyle yaşamını yitiren 8 yaşındaki Elif Şimşek’ten sonra bugün de sabahın erken saatlerinden itibaren halka gerçek mermi ve gaz bombalarıyla saldıran polis, bir çocuğu daha katletti. Saldırı esnasında Halil İbrahim Oruç Parkı’nda bulunan Berat Güzel isimli bir çocuk vurularak yaşamını yitirdi.

 

30 Eylül 2015’te, Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesi’nde İbrahim Tahiroğlu (30) adlı polis memuru eşiyle dolaşırken elinde bıçakla kendilerini rahatsız ettiğini iddia ettiği Rauf Kayran’ı (32) göğsünden vurarak öldürdü. Görgü tanıklar öldürülen Rauf Kayran’ın akli dengesinin yerinde olmadığını ifade ettiler.

 

1 Ekim 2015’te, Van’ın Özalp ilçesi Tepedam Mahallesi’nde sabah saatlerinde zırhlı askeri araçlarla ablukaya alındı. Asker kuşatmasına tepki gösteren halkın üzerine ateş açıldı. Asker saldırısında 14 yaşındaki Saime Elmas adlı çocuk bacağına isabet eden kurşunla yaralandı. Yaralanan çocuk Özalp Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı

 

1 Ekim 2015’te Şırnak’ın Dicle ve Yeşilyurt Mahallesi’ne özel harekât ekipleri operasyon düzenledi. Mahallenin ablukaya alınarak giriş ve çıkışların engellendiği operasyonda polisin açtığı ateş sonucu yaralanan 10 kişiden Abdülhamit İnal ve soyadı öğrenilemeyen Erdal adlı kişi kaldırıldıkları hastanede öldü. Ağır yaralı Nihat Caner isimli genç, Diyarbakır Devlet Hastanesine sevk edildi. Polisler tarafından atılan gaz bombaları ise bir eve isabet etti. Aile fertlerinden Meryem İrmez (60), Ayşe İrmez (65), Zeki İrmez (32) yaşanan hafif yaralandı.

 

1 Ekim 2015’te, Şırnak merkez Yeşilyurt Mahallesi’nde sabah saatlerinde yapılan saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı polis ablukası sonrası, polisler bu kez Dicle Mahallesi’ne de girerek halkın üzerine ateş açtı. Dicle Mahallesi’ne zırhlı araçlarla girer girmez etrafa rastgele ateş açan polis, Şahin Özcan (22) isimli yurttaşı yaraladı. Polis kurşunu ile yaralanan Özcan’ı çevredeki yurttaşlar tarafından polislerin yoğun ateşi altında Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ameliyata alındığı belirtilen Özcan’ın durumunun ağır olduğu bildirildi.

 

2 Ekim 2015’te, Mardin/Nusaybin Fırat Mahallesinde yaşanan çatışmalar nedeniyle silahla yaralanan 17 yaşındaki Mehmet Ermez, mahalle sakinleri tarafından bölgeye çağırılan 112 Ambulansıyla Nusaybin Devlet Hastanesine gönderildi.

 

2 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde polis ekiplerinin sokağa çıkma yasağına uymadıklarını gerekçe göstererek ateş açtığı ve yaraladığı 6 sivilden Vedat Akcanım (17) ile soyadı öğrenilemeyen Deniz (17) adlı çocuk kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitirdi.

 

2 Ekim 2015’te, Şırnak kent merkezindeki Dicle Mahallesi’nde dün gece halka dönük saldırılarını sürdüren polis ve özel hareket timleri, sivillerin üzerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu Hacı Lokman Birlik adlı bir kişi Bayındırlık binası önünde vurularak öldürüldü. Yaşanan olaya dair görgü tanıklarından edinilen bilgilere göre ise saldırıda yaralanan Birlik, sonradan infaz edildi. Birlik’i öldüren polislerin kafasına basarak fotoğraf çektirdikleri de kaydedildi. Görgü tanıkları, Birlik’in cenazesinin yerde metrelerce sürüklenerek, sokaktan çıkarıldığını da aktardı. Sürüklenme görüntüleri çeşitli basın organlarında da yer aldı.

 

3 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde polis ekiplerinin sokağa çıkma yasağına uymadıklarını gerekçe göstererek ateş açtığı ve yaraladığı 6 sivilden Barış Çakıcı’nın (10) da hastaneye götürülemediği için kan kaybından öldüğü ileri sürüldü.

 

3 Ekim 2015’te, Sokağa çıkma yasağının devam ettiği Mardin’in Nusaybin ilçesinde, dün gece saatlerinde polis ve özel harekat timleri ağır silah ve top atışları ile Fırat Mahallesi’ne (Koçeran) saldırdı. Saldırıda evinde bulunan 61 yaşındaki Ahmet Sönmez adlı yurttaş yaşamını yitirdi, 75 yaşındaki Musa Akçin isimli yurttaş da yaralandı.

 

3 Ekim 2015’te, Mardin Nusaybin ilçesi Yeni Turan Mahallesi Azizoğlu Sokak’ta motosikleti ile seyir halinde olan 27 yaşındaki Şahin Turan, polisler tarafından açılan ateşle vuruldu. Olay yerinde yaşamını yitiren Turan’ın cenazesi yurttaşlar tarafından uzun sure alınamadığı öğrenildi.

 

3 Ekim 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesinde operasyonların devam ettiği sırada meydana gelen patlama nedeniyle zırhlı polis aracında meydana gelen hasar üzerine polisin çevreye ateş açması sonucu Suriyeli Cemil Hemsi (25) sırtından vurularak ağır yaralandı.

 

3 Ekim 2015’te, Mardin/Nusaybin’in Yenişehir Mahallesi Çağçağ Caddesi üzerinde evinin balkonunda oturan Özgür Çıray adlı yurttaş, özel harekat timleri tarafından boynundan vurularak ağır yaralandı. Ağır yaralanan Çıray, yolların kapalı olması nedeniyle yurttaşlar tarafından Nusaybin Askeri Taburu’nun revirine kaldırıldı.

 

4 Ekim 2015’te, Diyarbakır’da polis iki ayrı mahallede gençleri taradı. Bağlar’a bağlı 5 Nisan Mahallesi’nde Ömer Koç (16) isimli bir çocuk, Huzurevleri Mahallesi’nde ise Rezan Kaya (20) isimli genç polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

4 Ekim 2015’te, Gürpınar-Van yol ayrımında “sigara kaçakçılığı yaptığı” iddiasıyla 3 Ekim akşamı sivil polisler tarafından aracının tekerlerine ateş açılması sonucu durdurularak, araçtan indirilen Kamuran Geylan isimli yurttaş, önce 4 polis tarafından darp edildi ardından bir polisin koluna silah dayayarak açtığı ateş sonucu ağır yaralandı. Dirseğinden giren kurşunun, göğüs kafesinden geçerek boynuna saplandığı Geylan, ağır yaralı halde ambulansla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne kaldırıldı. Ameliyat sonrası Yoğum Bakım Ünitesi’ne Geylan, şuuru yerinde değilken hastanede polisler tarafından sorgulandı. Kamuran Geylan, polisin açtığı ateş sonucu ağır yaralandı. Geylan, “Onların elindeydim, hiçbir kaçma durumum olmamasına rağmen beni silahla vurdular. Kurşun kolumdan, göğsüme girdi oradan da boynuma saplandı” dedi.

 

4 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağından sonra saldırılarını tırmandıran polis, 19 yaşındaki Ömer Binen adlı genci sırtından yaraladı. Binen’i hastaneye kaldıran aile bireyleri gözaltına alındı. Binen’in annesi Sakine, babası Vahdettin ve teyzesi Medine Binen özel harekat polisleri tarafından gözaltına alınırken, yaralı Binen ise Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Binen’in de tedavisinin ardından gözaltına alınacağı öğrenildi. Ailenin gözaltına alınmasına “çocukları Binen’e yardım etmeleri” gerekçe gösterildi.

 

4 Ekim 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, yapılan top atışları nedeniyle 5 kişi, çeşitli yerlerinden yaralandı. Abdulkadir Paşa Mahallesi’nde yapılan saldırı ve top atışlarında Remzi Çılgın ve 12 yaşındaki oğlu şarapnel parçaları ile yaralanırken, Fırat Mahallesi’nde de 12 yaşındaki Yusuf Demirtaş adlı çocuk, gözlerine isabet eden şarapnel parçaları ile yaralandı. Barış Mahallesi’nde ise, yolda yürüyen 24 yaşındaki Vedat Kapşığay adlı yurttaş, zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu omzundan yaralandığı öğrenildi.

 

5 Ekim 2015’te, Van’ın Özalp ilçesinde, 1 Ekim günü asker ve özel timlerinin zırhlı araçlarla ablukaya aldıkları Tepedam Mahallesi’de 2 HPG’liyi infaz edip, ardından mahalleyi tarayarak 1’i çocuk 3 sivili yaraladığı saldırıda başından vurularak ağır yaralanan Ömer Faruk Satılmış (16) adlı çocuk yaşamını yitirdi. Saldırının ardından Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Hastanesi’nde tedavi altına alınan Satılmış, 4 gündür yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

5 Ekim 2015’te Şırnak’ta kent merkezinde operasyon düzenleyen güvenlik güçlerinin açtığı ateş nedeniyle Sevgin Kargun ayağından vurularak yaralandı.

 

6 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde dün gece başlayan polis saldırılarının ardından saat 12:30 civarında Bismil İlçe Kaymakamlığı’nın kararıyla Ulutürk(Rojava), Dumlupınar (Avaşin), Fırat ve Tekel mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Sokağa çıkma yasağı ardından mahalleleri ablukaya alan çok sayıda polis ve asker, zırhlı araçlarla mahalleleri ağır silahlarla taradı. Saldırılar, Avaşin ve Rojava mahallelerinde yoğunlaşırken, Bismil Devlet Hastanesi’ne polisler tarafından 4 sivile ait cenaze getirildiği belirtildi. Battaniye içinde hastaneye getirildikleri belirtilen cenazelerin, Rojava Mahallesi’nde alındıkları ifade edildi. Hastane yetkilileri konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermezken, getirilen kişilerin sivil oldukları öğrenildi. Bismil’de 4 gencin infaz edilmesinin ardından HDP heyeti katliamın yaşandığı mahallede incelemelerde bulunurken, kimlik bilgileri de netleşti. Öldürülen kişilerin Bilal Bozkur, Abdullah Sügüci (35), Doğan İnce (16) ve Şehmuz Düşerge (18) olduğu öğrenildi.

 

7 Ekim 2015’te, 21 sivilin öldürüldüğü Cizre’de, 9 gün süren sıkıyönetim sırasında polislerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan 6 çocuk annesi Mülkiye Geçgel (48), devam eden tedavisi kapsamında dün ikinci kez ameliyata alınmadan önce kalp krizi geçirmesi sonucu hayatını kaybetti.

 

7 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından polis ve özel harekât timlerinin gerçekleştirdiği saldırılarda 2 Ekim günü ağır yaralanan ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan Hayriye Hüdaverdi, sabah saatlerinde yaşamını yitirdi. Silvan Kaymakamı Murat Kütük, “70 yaşında bir teyze (Hayriye Hüdaverdi) yaralandı. Çatışma alanında yaralılara yardım ederken polis tarafından vuruluyor” demişti.

 

8 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde bir eve baskın düzenleyen polis ekiplerinin ateş açıldığı iddiasıyla eve bomba atması sonucu Taybet Cansi isimli kadın öldürüldü. Baskında 6 kişinin de gözaltına alındığı bildirildi.

 

9 Ekim 2015’te Van’ın İpekyolu İlçesi’ne bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde polis ekiplerinin, kaçtıkları gerekçesiyle zırhlı araçla sıkıştırdıkları 3 çocuğu silahla vurarak yaraladıkları iddia edildi.

 

9 Ekim 2015 gecesi Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde Yeşildere Mahallesi’ne operasyon düzenleyen polisin açtığı ateşle vurulan Adem Sevinç (17) olay yerinde yaşamını yitirdi.

 

9 Ekim 2015’te sokağa çıkma yasağıyla birlikte polislerin operasyon düzenlediği Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde polis, güvercinlerine bakmak için evinin çatısına çıktığı belirtilen Halil Tüzülerk’i vurarak öldürdü.

 

9 Ekim 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde öğlen saatlerinden itibaren Dörtyol Kavşağı civarına zırhlı araçlarla konuşlanan polisler, saatlerce etrafa rastgele gaz bombalı saldırıda bulundu. Polis, akşam saatlerinden itibaren ise Cudi Mahallesi içlerine gerçek mermilerle saldırdı. Polisin mahalle içlerine attığı kurşunlardan seken şarapnel parçalarının isabet ettiği Ahmet İdiz isimli genç, ağır yaralandı.

 

9 Ekim 2015’te, Van’ın merkez İpekyolu ilçesine bağlı Xaçort (Hacıbekir) Mahallesi’nde diyaliz hastası kardeşi Mahmut Kurt’u (53) akşam saatlerinde hastaneye götüren ağabeyi Hamit Kurt’un aracı polis panzeri tarafından ezildiği belirtildi. Araçta maddi hasar meydana gelirken, diyaliz hastası Kurt ise çarpmanın etkisi ile beyin kanaması geçirdiği kaydedildi.

 

10 Ekim 2015’te, Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’ni ablukaya alan özel hareket timlerinin çevreye rastgele ateş açtığı ve bu sırada kurşunlardan kaçan Özcan Can (16), Sidar İnangiz (17) ve soyadı öğrenilemeyen Yusuf (16) isimli çocukları polis kovaladığı, Can’ın yakın mesafeden bacağından vurarak yaraladığı iddia edildi. Can olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılırken, diğer 2 çocuk ise zırhlı araca bindirilerek gözaltına alındı.

 

11 Ekim 2015 akşamı Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ne operasyon düzenleyen polisin kendilerine tepki gösteren gruplara açtığı ateş sonucu Helin Şen (14) başına isabet eden kurşunlarla yaşamını yitirdi.

 

11 Ekim 2015’te Ankara’daki katliamı protesto etmek için Diyarbakır’da toplanan gruplara polisin gaz bombalarıyla saldırması sonucu yoğun gazdan etkilenen kalp hastası Ahmet Abdulaziz Taruk (63) yaşamını yitirdi.

 

11 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağıyla” birlikte başlayan polis müdahalesi sırasında Halil Dursun’un yaralandığı öğrenildi.

 

11 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde polis tarafından silahla vurulması iddiasıyla yaralanan Ekrem Susul’ı hastaneye ulaştırmaya çalışan çocukları ve komşuları, polislerce gözaltına alındı. Hasırlı Mahallesi’ne dönük saldırılar sırasında bir yurttaş da polislerce silahla vuruldu. Leylek Sokak’ta vurulan Ekrem Susul, çocukları ve komşuları tarafından hemen hastaneye kaldırılmak istendi. Ancak Susul’u vuran polisler, onu hastaneye götürmeye çalışan çocukları Muhammet, Murat ve Nurcan Susul ile komşuları Ercan Çelik, Eyüp Çelik, Mehmet Çetin ve Abdulkadir Kurt’u gözaltına aldı.

 

11 Ekim 2015’te, Ankara’da yaşanan katliamı protesto etmek amacıyla Diyarbakır’da on binlerce yurttaşın yaptığı yürüyüşün ardından ilçelere dağılarak eylem yapan gençlere polis müdahale etti. Polisin gerçek mermi ve yoğun gaz kullandığı noktalardan biri olan Melik Ahmet Caddesi’nde kalp hastası olan Abdulaziz Taruk (63) isimli yurttaş yaşamını yitirdi. Taruk’un kalp hastası olduğunu söylemesine rağmen polisin yoğun gaz kullanmaya devam ettiği ve fenalaşan Taruk’u almak için gelen ambulansın da geçişine izin verilmediği belirtildi. Yurttaşların kendi imkanlarıyla hastaneye kaldırdığı Taruk’u yolda yaşamını yitirdi.

 

11 Ekim 2015’te, Adana’da Ankara katliamını protesto eden yürüyüşün ardından ara sokaklara giren polisin etrafı rastgele taraması sonucu annesinin kucağında bulunan 5 yaşındaki Tevriz Dora, başından ağır yaralanarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

12 Ekim 2015’te Sokağa çıkma yasağının uygulandığı Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde özel harekât ekipleri, İdris Cebe (18) adlı kişiyi başından vurarak öldürdüğü öğrenildi.

 

12 Ekim 2015’te, Diyarbakır’da binlerce kişinin Sur’daki ablukanın kaldırılması için Dağkapı Meydanı’na yürümesinin ardından polis ve özel hareket timleri birçok mahallede halka müdahale etti. Bağlar’da Emek, Sento, Göçmenler Caddesi’nde, Ofis, Koşuyolu ve Huzurevleri’nde polisler gaz bombalarıyla halka müdahale etti. Emek Caddesi’ne polisin rastgele attığı gaz bombalarından korkan 5 yaşında Yeşim Teke isimli kız çocuğu 6’ncı kattan aşağıya düştü. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yoğun bakıma alındı.

 

13 Ekim 2015’te, Cudi Dağı’nda bulunan “Şehit Cuma ve Şehit Binevş Şehitliği”ne yapılan saldırı ve bölgenin bombalanması üzerine bölgeye gitmek isteyen canlı kalkanlar, asker ve korucular tarafından silahlarla tarandı. Saldırıda 23 yaşındaki Ayşe Yaman adındaki genç kadın, ayağına isabet eden kurşun ile yaralandı. Kan kaybeden Yaman’ın araçla hastaneye götürülmesine izin verilmemesi nedeniyle canlı kalkanlar, kendi imkanları ile Yaman’a müdahale etmeye çalıştı.

 

13 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinin birçok noktasında Ankara’da yaşanan katliamı protesto etmek amacıyla sokaklara çıkan gençlere polis müdahale etti. Sento Caddesi üzerinde yaşanan olayları takip eden DİHA muhabiri ise polislerce hedef alındı. Polisin attığı gaz bombasının fişeğinin bacağına isabet ettiği muhabir Esra Aydın, yaralandı.

 

16 Ekim 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde polis operasyonlarına karşı eylem yapan gruplara zırhlı polis aracından açılan ateş sonucu Diyar Ertaş (17) ve Diyar Akın (16) vurularak yaşamını yitirdi.

 

18 Ekim 2015’te İstanbul’da “DHKP-C Soruşturması” kapsamında operasyon düzenleyen polis ekiplerinin Sarıyer’de baskın düzenlediği bir evde ateş açması sonucu Dilek Doğan (25) vurularak ağır yaralandı. Sırtından vurulan Dilek Doğan’ın durumunun kritik olduğu ve kaldırıldığı hastanede bir ara kalbinin durduğu belirtildi. Yetkililer açıklama yapmazken, ailesi Dilek Doğan’ın polise “galoş giyin” dedikten sonra çıkan tartışma üzerine polisin kızlarını vurduğu ifade ettiler. Dilek Doğan 25 Ekim 2015’te tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastanesinde yaşamını yitirdi.

 

23 Ekim 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde M.D. (16) adlı çocuk işe giderken geçtiği askeri lojmanların önünde açılan ateş sonucu vurularak ağır yaralandı.

 

25 Ekim 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde 3. Cadde’yi ablukaya alan polis ekiplerinin açtığı ateş sonucu Mustafa Aşlığ (16) başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi.

 

29 Ekim 2015’te Ailesiyle birlikte Yunanistan’a geçmek için otobüsle İstanbul’dan Çanakkale’ye gitmeye çalışan Afganistanlı H.H.’nin (13) otobüsü takibe alan polis ekibinin ateş açması sonucu karnından vurularak ağır yaralandığı ve Balıkesir’deki Atatürk Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda tutulduğu öğrenildi.

 

1 Kasım 2015’te Diyarbakır’da, seçim sonuçlarını öğrenmek için HDP ve DBP binalarının önünde toplanan gruplara polisin gerçek mermili silahlarla saldırması sonucu bir çocuk vurularak yaralandı.

 

1 Kasım 2015’te Ağrı’nın Patnos İlçesi’nde yol kontrolü yapan polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla bir araca ateş açmaları sonucu araçta bulunanlardan Vehbi Boğurcu vurularak yaralandı. Araçtaki diğer 4 kişi de daha sonra araçtan indirilerek gözaltına alındı.

 

2 Kasım 2015’te Ankara’da 100 kişinin ölümüne neden olan katliamı protesto etmek için 18 Ekim 2015’te Mardin’in Kızıltepe İlçesi’ndeki gösteriye katılan ve polisin müdahalesi sırasında karnından vurularak ağır yaralanan Ahmet Ünal, Diyarbakır’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

 

2 Kasım 2015’te, İstanbul’un Sarıyer İlçesi’ne bağlı Tarabya Semti’nde bulunan ve cumhurbaşkanlarının kullandığı Huber Köşkü’ne girmeye çalıştığı iddia edilen Fatih Ürker, çıkan tartışmanın ardından “dur” ihtarına da uymadığı iddiasıyla açılan ateş sonucu vurulmuştu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatih Ürker’in aynı gün yaşamını yitirdiği öğrenildi. Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Fait Ürker’in köşke girmek için ısrar ettiği ve daha sonra çıkan arbedede bir polisin silahıyla intihar ettiği iddia edilmişti.

 

3 Kasım 2015’te, Siirt’te polis ekiplerinin şüphelenerek durdurmaya çalıştıkları ve “dur” ihtarına uymamaları nedeniyle ateş açtıkları 2 kişiden adı belirlenemeyen bir erkek vurularak öldürüldü. Çatışmanın çıktığı belirtilen olayda bir polisin yaralandığı, çatışmaya girdiği iddia edilen bir kadının da kaçtığı ileri sürüldü.

 

3 Kasım 2015’te, Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde özel harekât timleri zırhlı kepçeler ve panzerler eşliğinde hendekleri kapatmak amacıyla Cumhuriyet Mahallesi’nde operasyon başlattı. Operasyona tepki gösteren mahalle halkının oluşturduğu barikatlara saldıran özel harekât ekiplerinin açtığı ateş sonucu Doğan Doğma (20) göğsüne; Çetin Dara (18) ise kalbine isabet eden kurşunlarla öldürüldü.

 

3 Kasım 2015 akşamı Sokağa çıkma yasağının 6. kez uygulandığı ve sabah saatlerinde bir kişinin öldürüldüğü Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde özel harekât timleri operasyon düzenledikleri Tekel Mahallesi’nde de Sertip Polat’ı (20) vurarak öldürdüler.

 

3 Kasım 2015’te Sokağa çıkma yasağının 6. kez uygulandığı Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde hendek bulunan mahallelere operasyon düzenleyen özel harekât timleri, zırhlı polis aracından ateş açarak evine gittiği belirtilen Müslüm Tayar’ı (22) öldürdü.

 

3 Kasım 2015’te Hendeklerin kapatılacağı gerekçesiyle sokağa çıkma yasağı ve operasyon başlatılan Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde uygulamaya tepki göstermek için Azizoğlu Caddesi’nde toplanan halka özel harekât timlerinin ateş açması sonucu Abdulkerim Eleftos (27) bacağına isabet eden kurşunla; Faysal Korkmaz ise vücuduna isabet eden bomba atar parçalarıyla yaralandı.

 

3 Kasım 2015’ten beri 6. sokağa çıkma yasağının başlatıldığı operasyon ve çatışmaların sürdüğü Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde polis ve askerlerin ortak operasyonu sırasında Konak ve Tekel mahallelerinde 11 Kasım günü A.G. (7) ve İ.Y. (12) adlı çocuklar vurularak yaralandı.

 

4 Kasım 2015’te Hakkâri’nin Medrese, Biçer ve Bağlar mahallelerinde operasyon başlatan özel harekât timlerinin açtığı ateş sonucu Zeynel Kaya vurularak öldürüldü.

 

4 Kasım 2015’te Operasyonların ve sokağa çıkma yasağının devam ettiği Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde özel harekât timleri Engin Gezici’yi (24) vurarak ağır yaraladı. Vurulan yeğenini görerek yanına gitmeye çalışan hala İsmet Gezici’ye (55) ateş açarak yaralayan özel harekât timlerinin vurduğu iki sivil de kaldırıldıkları hastanede yaşamlarını yitirdiler.

 

5 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde polisin bir eve düzenlediği saldırı nedeniyle evde bulunan Mukaddes Arbağ (33) yaralandı.

 

6 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde, sabah saatlerinde esnaf olduğu belirtilen Ramazan Bakır yaralandı. Bomba atar mermisinin şarapnel parçasıyla ağır yaralanan Bakır, yurttaşlar tarafından kaldırıldığı Silvan Devlet Hastanesi’nde ilk müdahalenin ardından Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

 

7 Kasım 2015’te Operasyonların sürdüğü Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde polisin açtığı ateş sonucu vurularak ağır yaralanan Ferhat Doğru (18), tedavi gördüğü hastanede duran kalbi üç kez çalıştırılmasına rağmen yaşamını yitirdi.

 

7 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, halkın Diyarbakır Silvan’da ki sıkıyönetim uygulamalarını ve ölümleri protesto etmek için sokağa çıkmasının ardından polisin müdahale etmesi sonucu Nur Mahallesi’nde oturan ve hamile olduğu belirtilen Sinem Bal (20) kafasına isabet eden şarapnel parçasıyla yaralandı.

 

8 Kasım 2015’te 6. kez uygulanan sokağa çıkma yasağının 6. gününe girdiği ve güvenlik güçlerinin operasyonlarını devam ettirdiği Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde özel harekât timlerinin attığı havan topunun bir eve isabet etmesi sonucu Mehmet Emin Çiçek (65) yaralandı.

 

9 Kasım 2015’te Sokağa çıkma yasağının 7. Gününe girdiği Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde özel harekât timlerinin bir kahvehaneyi taraması sonucu Mehmet Gündüz (Yavuz) (45) yaşamını yitirdi, Seyfettin Kurt (44), Kudbettin Çiçek ve Abdulsamet Kesici (50) de ağır yaralandı.

 

9 Kasım 2015’te akşam saatlerinde Diyarbakır’ın Silvan İlçesi Tekel Mahallesi’ne düzenlenen operasyonda açılan ateş sonucu ise Yakup Sinbağ (20) yaşamını yitirdi. Gün boyu süren çatışmalarda da bir polisin yaralandığı öğrenildi.

 

9 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’ndeki sokağa çıkma yasağını ve devam eden operasyonları protesto etmek için Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde protesto gösterileri yapan halka polisin ateş açması sonucu Mehmet Emin Butanri ve Rafet Aşut vurularak yaralandı.

 

10 Kasım 2015’te, 9 Kasım günü öldürülen Yakup Sinbağ’ın kardeşi Sümeyye Sinbağ da bacağından vurularak yaralandı. Ertesi gün yine toplanan Figen Yüksekdağ’ın bulunduğu gruba özel harekât timleri bu kez gerçek mermili silahlarla ateş açtı. Saldırı sonucu Üstün Güneş (40) adlı kadın ağır şekilde yaralandı.

 

10 Kasım 2015’te Güvenlik güçlerinin saldırılarının sürdüğü ilçe merkezinde bir tankın bir askeri ezerek öldürdüğü iddia edildi.

 

11 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 10 gününde devam eden sokağa çıkma yasağı süresince halka yönelik girişilen saldırılarda bir yurttaş daha öldürüldü. İlçeye gönderilen tanklar ve askerlerle iyice büyütülen saldırılarda dün akşam Süleyman Güleç adlı yurttaş Mescit Mahallesi’nde öldürüldü.

 

11 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağının 9’uncu gününde, özel harekat timlerinin kullandığı ateşli silah kullanımı sonucu, Abdullah Güney (7) ile İbrahim Yazkent (12) isimli çocuklar yaralandı. Güney, atılan bombaatar parçasının vücuduna isabet etmesi sonucu, Yazkent ise sağ bacağına isabet eden kurşun sonucu yaralandı.

 

12 Kasım 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Yeşiltepe Mahallesi’ne düzenlenen baskında özel harekât timlerinin operasyonlardan kullandığı Ford marka Ranger model araçtan açılan ateş sonucu Kadri Sencer vurularak öldürüldü. Özel harekât timlerinin daha sonra Kadri Sencer’in cesedini yaklaşın 300 metre sürükledikleri belirtildi.

 

12 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Şehit Harun Mahallesi’nde, ilçede bulanan İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan atıldığı iddia edilen bombaatarlar, mahalleye isabet etti. Yaşanan patlamalarda Servet Cin, Hişyar Konur, Fatma Yiğit, Evin Harput ile ismi öğrenilemeyen bir yurttaş, vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, yaralılardan Fatma Yiğit (17) isimli kadın, tüm müdahalelere yaşamını yitirdi.

 

12 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’ndeki ablukayı ve devam eden operasyonları protesto etmek için Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde düzenlenen protesto gösterilerine saldıran polisin rastgele attığı bombalardan birinin yakınına düştüğü Mehmet Dal (78) ağır yaralandı.

 

13 Kasım 2015’te Şırnak’ın İdil İlçesi’ne bağlı Yeni Mahallesi’nde kobra tipi zırhlı polis aracından özel harekât timlerinin açtığı ateş sonucu Abdullah Karaviş (24) kafasından vurularak öldürüldü.

 

14 Kasım 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde dün gece başlayan sokağa çıkma yasağı ile birlikte halka yönelik girişilen saldırılar sırasında polisler, Fırat Sokağı’nda bulunan evlerinin önünde Faysal Çakar (50) ile 7 yaşındaki oğlu C.Ç.’yi ağır yaraladı.

 

14 Kasım 2015’te, Sokağa çıkma yasağının 4’üncü kez ilan edildiği Cizre’de, kalp krizi geçiren 65 yaşındaki bir yurttaş yasak nedeniyle mahalleye ambulans giremediği için yaşamını yitirdi. Halkın yasağa karşı sokaklara inerek direnişe geçtiği ilçede, 1’i ağır 5 kişi özel harekat timlerinin saldırısı sonucu yaralandı.

 

14 Kasım 2015’te Mardin Nusaybin’de sokağa çıkma yasağının birinci günü olan başlatılan operasyonlar nedeniyle 3 kişi yaralandı.

 

15 Kasım 2015’te Sokağa çıkma yasağının sürdüğü Mardin Nusaybin Fırat Mahallesi’ne operasyon düzenlediği iddia edilen özel harekât timlerinin açtığı ateş sonucu Selamet Yeşilmen (44) evinin önünde yaşamını yitirdi. Saldırının ardından annelerine yardıma giden S.Y. ile F.Y. ve onlara yardıma giden Yılmaz Tutak (30) vurularak yaralandı. Olay yerine yakın olan evinin bahçesinde oturan Abdulhakim Aytimur da yaralandı. Nusaybin Kaymakamlığı ise olay saatinde söz konusu mahallede operasyon olmadığını iddia etti.

 

15 Kasım 2015’te, Nusaybin’de sokağa çıkma yasağından sonra saldırılarını tırmandıran özel harekat timleri, evinin merdiveninde katledilen 5 çocuk annesi Selamet Yeşilmen’den sonra evinin balkonuna çıkan 37 yaşındaki Şirin Bilgin adlı kadını da silahla yaraladı.

 

15 Kasım 2015’te Sokağa çıkma yasağının devam ettiği Şırnak’ın Cizre ilçesinde Arîn Mîrxan Caddesi üzerinde alışveriş yaptıktan sonra evine gitmek için yürüyen Servet Aydık, zırhlı araçtan açılan ateşle karnından vurularak yaralandı.

 

16 Kasım 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Duruca Mahallesi’nde kalp krizi geçiren Abdülkadir Yılmaz’ın (65) da ambulansın engellemeler nedeniyle geç gelmesinin ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği bildirildi.

 

16 Kasım 2015’te, Devletin ağır silahlarla 12 gün boyunca ablukaya aldığı Silvan’da, polisin açtığı ateş sonucu 5 Kasım günü ağır yaralanan Rıdvan Us adlı yurttaş, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

 

16 Kasım 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde 13 Kasım 2015’ten bu yana uygulanan sokağa çıkma yasağı devam ederken, kızının evine gitmek isteyen Süleyman A. (65) geçtiği sokağın diğer ucunda konumlanmış olan özel harekât timlerinin açtığı ateşle bacağından vurularak yaralandı.

 

17 Kasım 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde sokağa çıkma yasağı 5 gündür devam ederken, özel harekât timlerinin açtığı ateş sonucu evinin önüne çıkan Halime Güner (35) vurularak yaralandı. Yine Nusaybin’de evinden çıkan Abdülkadir Doğan (53) da açılan ateşle vurularak yaralandı. Aynı gün akşam saatlerinde ise Yeni Turan Mahallesi’nde sokakta yürüyen Mehmet Aslan (19) da özel harekât ekiplerinin açtığı ateş sonucu boynundan vurularak yaralandı.

 

18 Kasım 2015’te, Van’ın merkez Edremit ilçesi Bayırlı Mahallesi’nde polis nedensiz, Mustafa Cengiz İlköğretim Okulu’nda okuyan öğrencilere gaz bombaları ile saldırdı. Çocuklar gaz nedeniyle fenalık geçirirken, polisler yaşları 13 ile 15 arasında değişen 3 çocuğu darp ederek gözaltına aldı. İlkokul 7’ci sınıf öğrencisi A.D (13), K.N. ve soyadı öğrenilemeyen B. adlı çocuklar zırhlı araca bindirilerek, polis merkezine götürüldü. Çocuk Şube Müdürlüğü’ne götürülen çocuklar, işlemlerinin ardından 19 Kasım günü serbest bırakıldı.

 

19 Kasım 2015 itibariyle 7. Sokağa çıkma yasağının gününe girdiği Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde, 18 Kasım 2015’te evine özel harekât timlerinin bomba atarlarla saldırı düzenlediği Hasan Dal (45) vurularak yaşamını yitirdi. Hasan Dal’ın vurulduğu Abdulkadirpaşa Mahallesi’ndeki Şirin Sokak’ta yine özel harekât timlerinin ateş açması sonucu daha önce vurularak öldürülen Yılmaz Tutak’ın annesi Güle Tutak sırtından vurularak ağır yaralandı.

 

19 Kasım 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde akşam saatlerinde operasyonların sürdüğü ilçede, Abdulkadir Paşa Mahallesi’nde Musur Aslan (19) özel harekât timlerinin açtığı ateş sonucu başından vurularak yaşamını yitirdi. Devam eden abluka nedeniyle Fırat Mahallesi’ndeki evinde rahatsızlanan engelli annesini hastaneye götüremeyen Emin Öz’ün (55) girdiği bunalım sonucu intihar ettiği belirtildi. Yavuz Selim Mahallesi’nde ise Rabia Bağtur (35) sırtına şarapnel parçalarının isabet etmesiyle yaralandı.

 

19 Kasım 2015’te, Silvan’da özel hareket timlerinin açtığı ateş sonucu yaralanan Üstün Güneş, tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde gözaltına alınarak Silvan’a götürüldü.

 

20 Kasım 2015’te Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Kılıç Sokak’ta polis tarafından atıldığı iddia edilen bombadan etrafa saçılan çok sayıda şarapnel parçalarının vücuduna isabet sonucu Muhammed Altunkaynak isimli bir genç ağır yaralanarak yaşamını yitirdi.

 

20 Kasım 2015’te operasyonların sürdüğü Abdulkadir Paşa Mahallesi’nde keskin nişancıların açtığı ateş sonucu Nurhan Kaplan (45) vurularak yaşamını yitirdi.

 

20 Kasım 2015’te, Sıkıyönetim uygulamaları ile halka yönelik saldırıların devam ettiği Nusaybin’de kadınları hedef alan polis ve özel harekat timleri, Yenişehir Mahallesi’nde evinin bahçesine su almak için çıkan Şerife Keleş’i (30) ağır yaralandı.

 

20 Kasım 2015’te, Cizre’de sokağa çıkma yasağı sırasında bomba atarlar ile yaralanan ve Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan İsmail Şerifoğlu (17) adlı çocuk bugün taburcu olduğu hastane çıkışında polisler tarafından “Makul şüpheli” olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Gözaltına alınarak çocuk şubeye götürülen Şerifoğlu buradaki ifadesinin ardından tutuklandı.

 

21 Kasım 2015’te, Hakkari Valiliği, Yüksekova ilçesinde 20 Kasım 2015 tarihinde Saat 20.00’den itibaren geçerli olmak üzere ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan etti. Cumhuriyet mahallesinde yasağı protesto eden yurttaşlara polis tarafından atıldığı iddia edilen bomba nedeniyle, 3 kişi yaralandı. Patlama nedeniyle ayakları çeşitli yerlerden kopan 3 kişiden Sait İmat Arıcı (17) isimli çocuk ile Naim Noyan isimli genç yaşamını yitirdi. İhsan Bulut isimli yurttaşın ise, tedavi altına alındığı hastanede bacağının kesileceği belirtildi. Dize Mahallesi’nde ise M. isimli bir çocuk ile ismi öğrenilemeyen bir yurttaş, polis kurşunu ile yaralandı. Eski Kışla Mahallesi’nde ise Haşim Şedal isimli bir yurttaş, ayağına isabet kurşunlar nedeniyle yaralandı.

 

21 Kasım 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi Abdulkadir Paşa Mahallesi’nden Fırat Mahallesi’ndeki akrabalarının yanına geçmek isteyen Şerif Alpar (55), Kordon Sokak’tan geçerken Çağçağ Caddesi üzerine konumlanan kobra tipi zırhlı araçtan atılan bombaatarla kafasından vurularak yaşamını yitirdi.

 

21 Kasım 2015’te Abluka ve operasyonların 12 gün sürdüğü Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde rahatsızlandığı için eşi tarafından hastaneye götürülmek istenen Latif Nangir’in (78) yolda yakınlarına atılan bombaların etkisiyle fenalaşarak yaşamını yitirdiği öğrenildi.

 

21 Kasım 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde dün gece saatlerinde mahallelere yönelik onlarca zırhlı araçla gerçekleştirilen saldırıda yaralanan İhsan Bulut, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’nde tedavi altına alındı. Ayağına ve vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden mermiler ile yaralanan ve Acil Servis travma odasında tutulan Bulut’un, sağ ayağının kesileceği öğrenildi.

 

22 Kasım 2015 Akşamı da Kışla Mahallesi’nin Önder Caddesi’nde bulunan zırhlı araçtan Rezan Sokağı’na açılan ateş sonucu evinin önünde oturan si Müzeyyen Kızıl (23) vurularak ağır yaralandı.

 

23 Kasım 2015’te, Şırnak’ta 2 gün önce polis kurşunuyla ağır yaralanan ve yurttaşların kendi imkânlarıyla tedavisini yaptığı ağır yaralı Mehmet Atak, Batman’a gönderildi.

 

23 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde 12 gün süren sokağa çıkma yasağını protesto etmek için 9 Kasım 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’ndeki protesto gösterilerine katılan ve polisin ateş açması sonucu ağır yaralanan Rafet Aşut (23) tedavi gördüğü Adana Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

23 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde polis ekiplerinin “silahlı eylem hazırlığında olduklarını iddia ederek” ve “dur” ihtarına uymadıkları gerekçesiyle iki araca ateş açmaları sonucu araçta bulunanlardan Murat Aktar (22) yaşamını yitirdi, Y.M. (17) adlı çocuk da ağır yaralandı.

 

24 Kasım 2015’te, Mardin Nusaybin’de dün akşam saatlerinden bu yana polislerin yoğun saldırısı altında bulunan Fırat Mahallesi’nde, hava almak için evinin damına çıkan 60 yaşındaki Hasan Korkmaz isimli yurttaş, polislerce sıkılan kurşunlarla sırt ve omuz kısmından vuruldu.

 

24 Kasım 2015’te, Mardin Nusaybin’de polisler tarafından vurularak yaralanan ve Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Serkan Tutak, tedavi gördüğü hastanede yaralı halde gözaltına alındı.

 

24 Kasım 2015’teki Mardin Nusaybin Yenişehir Mahallesi’nde açılan ateş sonucu vurularak ağır yaralanan Sedat Güngör (22) kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

24 Kasım 2015’te Mardin Nusaybin Fırat Mahallesi’nde Sultan Şavur (64) şarapnel parçalarının isabet etmesiyle yaralandı.

 

24 Kasım 2015’te Mardin Nusaybin Fırat Mahallesi’nde sırtından vurularak yaralanan Hasan Korkmaz (60) hastaneye kaldırıldı.

 

24 Kasım 2015’te,  Cizre de Valilik tarafından sokağa çıkma yasağının ilan edilmesiyle birlikte başlatılan polis saldırısında ağır yaralanan Yusuf Kara adlı yurttaş, mahalle sakinlerinin yardımıyla ambulansa ulaştırılarak, hastanede tedavi altına alındı. Öte yandan sabah saatlerinde yaşanan çatışmada yaşamını yitiren özel harekat polisin isminin Umut Tuncay (27) olduğu öğrenildi.

 

25 Kasım 2015’te, Cizre’de akşam saatlerinde herhangi bir olay yokken ilçenin Nur Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlara yönelik zırhlı araçlardan rastgele kurşun sıkıp, biber gazı fırlatan polislerin sıktığı kurşunlar sonucu Dilber Yıldız (47) isimli bir kadın yaralandı.

 

26 Kasım 2015’te, Nusaybin’de sokağa çıkma yasağı sırasında polis kurşunuyla ağır yaralanan Mehmet Aslan’ın (19) hayati tehlikesi devam etmesine rağmen gözaltına alınarak tutuklandığı öğrenildi.

 

27 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesinde yer alan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin arka kapısı önünde bu sabah resmi bir polis araca yapılan saldırıda yer aldığı iddiasıyla, olay yerinden yaklaşık 4-5 kilometre uzakta taranan 21 EK 740 plakalı beyaz renkli Toros marka aracının içerisinde yaşamını yitiren kişinin kimliği belirlendi. Söz konusu kişinin Diyarbakır nüfusuna kayıtlı Süleyman Yakışır isimli 23 yaşında bir genç olduğu öğrenildi.

 

28 Kasım 2015’te, Hakkari’nin Gever (Yüksekova) ilçesinde gece saatlerinde Yeşildere ve Dize mahallelerine polis ve özel harekat timlerince zırhlı araçla operasyon düzenlendi. Dize mahallesini zırhlı araçla ablukaya alan polis, gece saat 03.00 sularında sokaklarda kurulan barikatlara ve evlere rastgele ateş açtı. Açılan ateş sonucu Gever Halk Meclisi Eşbaşkanı Sibel Çapraz ve isimleri öğrenilemeyen iki genç yaralandı.

 

28 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde bulunan Cudi Mahallesi’nde sabaha karşı 03.00’de telefonla konuşmak için evinin damına çıkan 18 yaşındaki Nasip Yeşil, Süleyman Demirel İlköğretim Okulu’na konuşlanan polisler tarafından öldürüldü.

 

28 Kasım 2015’te, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi Sur İlçesi’nde silahlı saldırıya uğradı. Çatışmalar nedeniyle zarar gören Dört Ayaklı Minare’nin durumuna dikkat çekmek için 28 Kasım 2015 günü minarenin bulunduğu sokakta Diyarbakır Barosu’nun basın açıklaması esnasında sokağın girişinde bir taksinin içinde bulunan 2 kişinin yanlarına gelen polislere ateş açması sonucu 2 polis öldü. Saldırının ardından açıklamanın yapıldığı sokağa doğru koşan 2 kişiye olay yerinde bulunan polislerin ateş açtıkları sırada çatışmanın ortasında kalan Tahir Elçi ensesinden giren tek kurşunla vurularak öldürüldü. Çatışmada bir polisle bir gazeteci de yaralandı.

 

28 Kasım 2015’te, Mardin Derik’te gece Cevizpınar Mahalesi’nde bir kadın polis saldırısında silahla yaralandı. Cevizpınar Mahallesi’ndeki evinde bulunan Fatma Ecer isimli kadın, kalçasından aldığı 2 kurşunla yaralandı .

 

29 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Yenikapı Mahallesi’nde zırhlı polis araçlarından açıldığı iddia edilen ateş sonucu 23 yaşlarında ismi öğrenilemeyen bir kadın, vücuduna isabet eden kurşunla ağır yaralandı.

 

29 Kasım 2015’te, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesini memleketi Cizre’de protesto eden hemşerilerine saldıran polislerin zırhlı araçlardan fırlattığı bomba atarın hedefi olması sonucunda Hacı Sasur isimli bir yurttaş hayatını kaybetti.

 

29 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde polisin gece başlayan saldırılarında Yafes ve Orhan Doğan caddelerine konuşlanan zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu Kobanê Caddesi’nden geçen Abdullah Cilasun isimli çocuk kalçasına aldığı kurşunla ağır yaralandı. Çevredeki yurttaşların haber vermesi üzerine bölgeye gelen ambulansla İlçe Devlet Hastanesi’nde kaldırılan ağır yaralı Cilasun, ilk müdahalesinin ardından Diyarbakır’a sevk edildi.

 

30 Kasım 2015’te, Mardin’in Derik ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının, 6’ıncı gününde Koser Caddesi ve Cevizpınar Mahallesi’nin yanından geçen GAB Yolu çevresine zırhlı araçlarla konumlanan polisler, gece boyunca Cevizpınar, Dağ, Küçükpınar, Zeytinpınar ve Kale mahallelerine saldırdı. Gece saatlerinde evlerinin bahçesine çıkan Fethi Özyıldız, GAB Yolu üzerinde konumlanan zırhlı araçlardan sıkılan bir kurşunun hedefi oldu. Karnına isabet eden kurşun ile yaralanan Özyıldız yurttaşlar tarafından hastaneye kaldırıldı.

 

1 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Yafes Mahallesinde, zırhlı polis aracından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, Süleyman Kurtoğlu isimli yurttaş yaralandı. Yaralanan Kurtoğlu, Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

1 Aralık 2015’te Mardin ili Derik ilçesi Cevizpınar, Dağ, Küçükpınar, Zeytinpınar ve Kale mahallelerine operasyon düzenleyen özel harekât ekipleri Fethi Özyıldız’ın evinin bahçesinde karnından vurarak ağır şekilde yaraladı.

 

2 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Kaymakamlık tarafından bu sabah itibariyle 5. kez ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla birlikte başlayan saldırıların yoğunlaştığı bölgelerden biri olan Dört Ayaklı Minare’nin çevresinde, 3 yurttaşın polis kurşunuyla yaralandığı öğrenildi.

 

2 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağında polis saldırısında yaralanan yurttaşlardan birini Keçi Burcu mevkiine gelen ambulansa ulaştırmaya çalışan Ekrem Karatay (35) isimli yurttaş, özel timler tarafından gözaltına alındı.

 

2 Aralık 2015’te, Diyarbakır Sur’da sıkıyönetim uygulamalarını protesto etmek için Dicle Üniversitesi öğrencileri Şeyh Said Meydanı’nda nöbet başlatırken, HDP ve DBP il örgütlerinin çağrısı üzerine de Diyarbakır halkı meydanda toplanmaya başladı. Polis, toplanan kitleye gerçek mermilerle saldırdı. Bir genç kadın, polis saldırısında vuruldu.

 

2 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla birlikte başlayan polis saldırılarında Dabanoğlu Mahallesi Develi Sokak’ta bulunan bir eve polisin attığı bomba atar isabet etti. Saldırıda 19 yaşındaki Mehmet Kızılay adlı genç, kafasından, kalçası ve karnından yaralandı. Yaralanan Kızılay, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı.

 

2 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Kaymakamlık tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağı ardından başlatılan polis operasyonu sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, Dört Ayaklı Minare’nin çevresinde bulunan ve isimleri öğrenilemeyen 3 yurttaş yaralandı. İlçeye gelen ambulansın girişine polis tarafından izin verilmemesi nedeniyle, yaralılardan 16 yaşındaki Çekvar Çubuk isimli çocuk yaşamını yitirdi.

 

2 Aralık 2015’te Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde ilân edilen sokağa çıkma yasağı Sur Kaymakamlığı tarafından 15 mahalleden 6’sında geçerli olmak üzere yeniden ilân edildi ve güvenlik güçleri ablukaya alınan mahallelere operasyon düzenledi. Abluka ve operasyonları protesto etmek isteyen halk, barikatlarla çevrili ilçede bulunan Dağkapı Meydanı’nda toplandı. Bu sırada polisin şüphelenerek kontrol yapmak istediği iddia edilen Güler Eroğlu’nun polise ateş açtığı ileri sürüldü. Çıkan kargaşada kaçmaya başlayan Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Güler Eroğlu polisin açtığı ateşle vurularak öldürüldü. Güvenlik güçleri uzun süre cenazeye kimsenin yaklaşmasına izin vermedi.

 

3 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Kaymakamlık tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağı ardından başlatılan polis operasyonu sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, Mehmet Demirel isimli yurttaş yaşamını yitirdi.

 

3 Aralık 2015’te İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri Sancaktepe İlçesi’nde PKK üyelerinin kaldığı gerekçesiyle bir eve düzenledikleri baskında Dilan Kortak’ı vurarak öldürdüler. Baskında 3 kişinin de gözaltına alındığı iddia edildi.

 

4 Aralık 2015’te Balıkesir’in Edremit İlçesi’nde “cinayet” suçlamasıyla aranan Faruk Koç (33) aracıyla yolda ilerlerken jandarma ekiplerinin “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla vurularak öldürüldü.

 

4 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde devam eden sokağa çıkma yasağı ile birlikte gerçekleştirilen saldırılarda polisin attığı bir bomba atar mermisi, Kurşunlu Camii yakınında bulunan bir eve isabet etti. Evde bulunan 13 kişi, çeşitli yerlerine isabet eden şarapnel parçalarıyla yaralandı. Aralarında 5 ve 7 yaşında olan iki küçük çocuğun da bulunduğu yaralılardan birinin başına isabet eden şarapnel parçasıyla ağır yaralandığı bildirildi.

 

5 Aralık 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde sokağa çıkma yasağının uygulanmadığı bir bölgede yolda yürüyen Nihat Yılmaz (45), YDG-H üyelerinin polis kontrol noktasına açtığı iddia edilen ateşle vurularak yaralandı.

 

6 Aralık 2015’te, Sokağa çıkma yasağının 5’inci kez ilan edildiği Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Fırat, Abdulkadirpaşa, Yenişehir ve Dicle mahallelerinde polis ve özel harekat timlerinin saldırılar aralıksız sürdü. Dicle Mahallesi’nde bulunan Liyan Sokağı’nda kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu 3 yurttaşın yaralandığı belirtildi.

 

6 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Dicle Mahallesinde polis ve özel harekat timleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu Mehmet Emin İnan (55) isimli yurttaş yaşamını yitirirken, Rabia Taylan (49), Ahmet Çetin Kaya (51), Ali Yüce (36), Delal Çiftçi (15) ve Cudi Teber (23) isimli yurttaşlar ise yaralandı. Nusaybin Devlet Hastanesi’nde kaldırılan yaralılardan Cudi Teber, ilk müdahalenin ardından götürüldüğü Mardin Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

7 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Dicle Mahallesi’nde bulunan Tunç Caddesi üzerinde polisler atıldığı iddia edilen bir bombaatar mermisin göğsüne isabet etmesi sonucu, Fehime Akti (56) isimli kadın ağır yaralandı. Nusaybin Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Mardin Devlet Hastanesi’nde götürülen Akti, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yine Fırat Mahallesi’nde polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu M. A. (12) isimli çocuk, sol omzuna isabet eden kurşunla yaralandı.

 

7 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, özel harekat timlerinin tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu Mahsum Akdoğan (19) isimli genç, karnından vurularak ağır yaralandı. Nusaybin Devlet Hastanesi’nde götürülen Akdoğan,  yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

7 Aralık 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Güvenlik güçlerinin Yenişehir Mahallesi’nde açtıkları ateşle Emine Kayran’ı (56) yaraladıkları öğrenildi.

 

7 Aralık 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde evinden çıkan ve geri dönmeyen zihinsel engelli Ferhat Kartal (15), evinin yakınlarındaki bir bahçede vurularak öldürülmüş halde bulundu. Evinden çıktıktan sonra Kartal’ın saat 21.00 civarından aynı mahallede bulunan İlhan Baykara’ya ait evin bahçesine girdiği ve bu sıralarda hastane yolunda devriye gezen zırhlı polis araçlarından açılan ateşle yaşamını yitirdiği belirtildi.  İlhan Baykara, yaşanan olayın ardından polisin evlerine baskın düzenleyerek, arama yaptığını ve ardından Kartal’ın cenazesini alarak gittiğini anlattı. Ağabey Kartal ise, “Morgun kapısında bekleyen polisler cenazeyi bizlere göstermiyordu. Cenazeyi teşhis ettiğimizde göğsüne 12 merminin izi olduğunu gördük. 15 yaşındaki bir çocuğu neredeyse yaşı kadar mermiyle vurmuşlar” dedi.

 

8 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Abdulkadirpaşa Mahallesi Dilek Sokak’ta bulunan evinin önüne çıkan 15 yaşındaki Hakan Doğan, zırhlı polis aracından açıldığı iddia edilen ateş sonucu başından vuruldu. Ağır yaralı olarak Nusaybin Devlet Hastanesine götürülen Doğan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

8 Aralık 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu Ersin Aydın isimli yurttaş, kollarından ve karnından vuruldu. Ağır yaralanan Aydın, kaldırıldığı Yüksekova Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

9 Aralık 2015’te Sur’a düzenlenen yürüme eylemini takip eden DİHA muhabiri Beritan İrlan polisin kullandığı gaz bombasının fişeğinin isabet etmesiyle yaralandı. Beritan İrlan’ın hastanede aldığı darp raporuna da polis tarafından el konulduğu öğrenildi.

 

9 Aralık 2015’te, Sur ilçesine 8 gündür ağır silahlarla saldırılarını sürdüren özel harekat polislerinin akşam saatlerinde Songül isimli bir kadını öldürdüğü iddia edildi. Öldürülen kadının cenazesinin saldırılardan dolayı alınamadığı belirtildi.

 

10 Aralık 2015 gecesi Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde 9 gün süren devam eden sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Operasyonların sürdüğü 9. günde polisin sokağa çıkanlara ateş açması nedeniyle 7 kişi yaralandı. Yapılan duyurunun ardından sabahın erken saatlerinde haber takibi için mahallelere giren Azadiya Welat çalışanları Ferit Dere, Elifcan Alkan, Aram Yayın çalışanı Erkan Yıldırım ve Özgür Halk Dergisi çalışanları Pınar Sağnaç Kalkan ve Savaş Aslan haber takibi dönüşü gözaltına alındılar.

 

10 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı, Cami Kebir, Ziya Gökalp ve Melik Ahmet mahallerinde sokağa çıkan yurttaşların üzerine polis tarafından ateş açıldığı iddia edildi. Açılan ateş sonucu Mehmet Alçın (23) isimli yurttaş karnına, Salih Budak (42) isimli yurttaş kalçasına isabet kurşunlarla yaralanırken, Veysi Altunkaya ve ismi öğrenilemeyen 2 yurttaş ise çeşitli yerlerinden yaralandı.

 

12 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu yaralanan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan Bilal Erdoğan isimli genç, yaşamını yitirdi.

 

13 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında Safa Mahallesi’nde, özel harekat timleri ve askerlerin açtığı iddia edilen ateş sonucu Takyedin Oral isimli genç vurularak yaşamını yitirdi.

 

13 Aralık 2015’te, Sokağa çıkma yasağının 3’üncü gününe girdiği Diyarbakır’ın Sur ilçesinde gerçekleşen yoğun saldırılarda 2 yurttaş yaralanırken, birçok zırhlı aracın ise çatışmalarda ağır hasar gördüğü belirtildi.

 

13 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesine bağlı Huzurevleri Mahallesi Sıtkı Güral Caddesi’nde, Sur’daki saldırıları ve sokağa çıkma yasağını protesto eyleminde yaşanan patlamada, iki çocuk el ve ayaklarından yaralandı. Yaralanan çocukların evlerine gittikleri ve yanlarındaki çantada defter ve kitapların olduğu öğrenildi.

 

14 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Safa Mahallesi’nde başlayan şiddetli çatışmalar sırasında Muhammed Akyüz (16) isimli çocuk yaralandı. Yaralıyı taşımaya çalışan Hatice Gezginci (45) ve gelini Sacide Gezginci (26) isimli yurttaşlar da, açılan ateş sonucu yaralandı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde getirilerek tedavi altına alınan Sacide Gezginci (26) sol kolunu kaybetti.

 

14 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağını protesto etmek amacıyla binlerce kişinin gerçekleştirdiği yürüyüşe polis, gerçek mermiler, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Müdahale üzerine protesto gösterileri kentin bir ilçe ve semtine yayıldı. Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi’nin Koşuyolu Parkı yakınlarındaki gösterilerde polisin açtığı ateş sonucu, Şerdıl Cengiz (21) ve Şiyar Salman (18), Engin Kayar ve Şaban Parlamış isimli gençler, vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlarla yaralandı. Yaralanan gençler çevredeki yurttaşlar tarafından Bağlar Özel Hastanesi’ne kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Şerdıl Cengiz (21) ve Şiyar Salman (18) isimli gençler yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

14 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu 60 yaşlarında olan Ayşe Aytekin isimli kadın, ayağına isabet eden kurşunla yaralandı.

 

14 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde Valilik tarafından ilan edilen 5’inci sokağa çıkma yasağından sonra kafasına kurşun isabet eden Mevlide İğdi (15) adlı çocuk ağır yaralandı. Nur Mahallesi Yafes Caddesi üzerinden Konak Mahallesine geçmek isteyen İğdi’nin kafasına kurşun isabet etti. Yurttaşlar tarafından Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ardından İğdi Şırnak Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

 

15 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağını, Cudi mahallesinde protesto eden yurttaşlara polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, Ferhat Tanış (11) isimli çocuk, kafasından vurularak ağır yaralandı.

 

15 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, polis tarafından atıldığı iddia edilen bir bomba atar mermisinin bir eve isabet etmesi sonucu, evde kalan ve aynı aileye mensup isimleri öğrenilemeyen 4 yurttaş, çeşitli yerlerinden yaralandı. 1 yurttaşın ise Kurşunlu Camii civarında yaralandığı öğrenildi.

 

15 Aralık 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi Eminağa ve Çarşamba Pazarı Caddesi üzerinde akşam saatlerinde bir araya gelip, Kürt illerindeki katliamları protesto etmek isteyen gençlere, polis tazyikli su ve gaz bombalarının yanı sıra gerçek mermilerle saldırdı. Saldırıda E.C.K, İ.A ve isim öğrenilemeyen bir çocuk yaralandı. Karnından yaralanan E.C.K. ve bacaklarından yaralanan İ.A. adlı çocuklar, yurttaşlar tarafından Özel Adana Güney Hastanesi’ne getirilerek tedavi altına alındı.

 

16 Aralık 2015’te, Sokağa çıkma yasağını sürdüğü Şırnak’ın Cizre ilçesinde Cudi Mahallesi’nde 11 yaşındaki Salih Edim adlı bir çocuk, Kerem Otel yakınlarında özel hareket polisleri tarafından sokak ortasında başından vurularak öldürüldü. Öldürülen Edim’in ayağındaki terlik bulunması dikkat çekti.  Sosyal medyada yer alan “JİTEM” hesabından ise öldürülen Edim için “PKK’li Edim çıkan çatışmada itlaf edildi” denildi.

 

16 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, askerler tarafından tanklardan yapılan top atışları sonucu, 2 çocuk annesi Hediye Şen (30) isimli kadın vurularak yaşamını yitirdi.

 

16 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Merkez Bağlar ilçesi Kaynartepe Mahallesinde, bölgede ilan edilen sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek amacıyla düzenlenen gösterileri sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu 27 yaşındaki Muhammet Aktagan isimli bir genç, karnına isabet eden kurşunla ağır yaralandı.

 

16 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Selahattin Eyubi ve Yeni Turan mahallelerini birbirine bağlayan Sakarya Caddesi’nde zırhlı araçlardan açıldığı iddia edilen ateş sonucu çalıştığı Beyaz Su Fabrikası’ndan evine giden ve Rojava’lı Hüseyin Ahmet isimli yurttaş karnından yaralanırken, 12 yaşındaki İbrahim Bulca isimli çocuk ise bacağından yaralandı. Yaralılar Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Ahmet, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

16 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde, Başak ve Barbaros mahallelerine asker ve özel harekat timleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, soy ismi öğrenilemeyen 60 yaşlarında Hacı Yusuf isimli yurttaş, kolundan yaralandı.

 

17 Aralık 2015’te, Devlet güçlerinin saldırılarını sürdürdüğü Silopi’deki evi, bomba atar mermisi ile hedef alınan 70 yaşındaki Hüseyin Güzel, yaşadığı korkudan kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

 

17 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında Hasırlı Mahallesi’nde, polis ve askerler tarafından atıldığı iddia edilen bombaların üç eve isabet etmesi sonucu, evlerde hasar oluşurken, bu evlerden birinde yaşayan aynı aileden 7 kişinin vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden şarapnel parçaları ile yaralandı.

 

17 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Yafes Mahallesi’nde polis tarafından rast gele atıldığı iddia edilen bomba atarların bir eve isabet etmesi sonucu, Halime Çömlek ve çocuğu Aras Çömlek yaralandı.

 

17 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Cudi mahallesinde bulanan evine gitmekte olan 24 yaşlarında olduğu belirtilen ve 3 çocuk babası Doğan Aslan isimli yurttaş, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, sırtından vurularak yaşamını yitirdi.

 

17 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesine bağlı Yafes Mahallesi’nde, polis tarafından açılan ateş sonucu Çam sokakta bulunan evinin önünde Davut Yanık (14) isimli bir çocuk, vurularak yaralandı.

 

17 Aralık 2015’te, Sıkıyönetim uygulamalarının sürdüğü Şırnak’ın Silopi ilçesin Babaros Mahallesi’nde uzun süre ateş altına alınan evde 80 yaşındaki Yusuf Abi isimli yurttaş yaşamını yitirdi. Çok sayıda bomba atarın isabet ettiği esnada evde bulunan Abi’nin yaşadığı gerilimden dolayı kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği belirtildi. 5 kişi de yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, özel harekat timleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, gittiği oğlunun evinden kendi evine döndüğü sırada Osman Emcür (75) isimli yurttaş, karnından aldığı kurşunla ağır yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, özel harekat timleri tarafından açılan ateş sonucu, Safa Mahallesi’ndeki evinde bulunan Abdullah İş (65) isimli yurttaş yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te Cudi Mahallesi’nde yasağa tepki göstererek sokağa çıkan halkı yaylım ateşi altına alan özel harekât timleri 4’ü ağır en az 15 kişiyi yaraladı. Yine Cudi Mahallesi’nde H.T. (17) kolundan vurularak yaralandı. H.T.’nin de hastaneye kaldırılmasına güvenlik güçleri engel oldu. Başak mahallelerinde tankların top atışı yapması sonucu biri ağır 4 kişi yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Nur Mahallesi’ndeki su vanasını açmaya gittiği sırada özel harekat timlerinin tarafından açılan ateş sonucu, Cizre Belediyesi çalışanı İrfan Uysal yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, polis tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, Cudi Mahallesi’ndeki evinin önünde oynayan 11 yaşındaki soyismi öğrenilemeyen Ali isimli çocuk, ayağından vurularak yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Sokağa çıkma yasağının 8’inci gününde sürdüğü Dargeçit’te saldırıların yoğunlaştığı Safa Mahallesi’nde yaşayan 55 yaşındaki Neve Bülbül bilinmeyen bir cismin sol gözüne isabet etmesi sonucu ağır yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin sürdüğü Silopi’de tanklarla mahallelere açılan ateş sonucu 1’i ağır olmak üzere en az 4 kişi yaralandı. Özel timlerin Karşıyaka Mahallesi’nde bulunan bazı evlere girdiğini ve evde bulunan yurttaşları darp ettiği aktaran mahalleli, özel harekatçıların evlerdeki eşyaların tamamını kırdığını ifade etti. Başak Mahallesi’nde İsmail Aktaş ve Nuh ile Cudi mahallelerinde ise en az 3 kişinin özel timler tarafından panzerlere bindirilerek gözaltına alındığı öğrenildi.

 

18 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ila edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, paletli tanklardan atılan topların bir eve isabet etmesi sonucu, İbrahim Akan (15) isimli çocuk ise yaşamını yitirdi. Soy ismi öğrenilemeyen Kasım isimli bir çocuk ve Kadir Çömlek isimli yurttaş ise yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki abluka ve saldırılara karşı direniş 18’inci gününe girerken özel harekat timlerinin yoğun saldırısında 1 çocuk ve 2 kadın yaralandı. Sur ilçesinin Yeni Kapı civarında özel harekat timlerinin yoğun saldırısı sonucu ismi öğrenilemeyen bir kadın bacağına isabet eden kurşunla yaralanırken, bir kadın ise bomba atar parçalarının koluna isabet etmesi sonucu yaralandı. Soy ismi öğrenilemeyen 13 yaşındaki Muhammet isimli çocuk bomba atar parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu yaralandı. Yaralılar, süren abluka nedeniyle uzun süre hastanelere götürülemedi.

 

19 Aralık 2015’te, Sıkıyönetim uygulamasının 6’ncı gününe girdiği Şırnak’ın Silopi ilçesinde gece saatlerinde mahallelere tanklardan yapılan top atışları can aldı. Nuh Mahallesi’nde bulunan bir eve tanklardan atılan top mermisinin isabet etmesi sonucu çöktü. 17 yaşında ki Reşit Eren ile 16 yaşında ki Axin Kanat isimli 2 çocuk göçük altında kalarak yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren çocukların yurttaşların yardımıyla enkaz altından çıkartıldığı ve mahallede bulunan bir camiye götürüldüğü belirtildi.

 

19 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde sıkıyönetimin 4’üncü gününde Başak ve Barbaros mahallerindeki evlerine tank mermisi isabet etmesi sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Hüseyin Güzel (70) ile Yusuf Aybi (80) isimli yurttaşların cenazeleri saldırılar nedeniyle 3 gün defnedilemedi.

 

19 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin ve saldırıların 6 gündür devam ettiği Şırnak’ın Silopi ilçesinde direniş mahallelerine saldırılar yoğunlaştı. Nuh Mahallesi’nde 25 yaşındaki Şiyar Özbek çıktığı evinin önünde özel harekat polisleri tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirirken, Başak Mahallesi’nde ise Süleyman Çoban (70) isimli yurttaş mahalleye yapılan yoğun bombardıman nedeniyle evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

 

19 Aralık 2015’te, Cizre’de evinin bahçesinde devlet güçlerinin açtığı ateş sonucu yaralanan İsmail Acay, tedavi gördüğü hastanede gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.

 

19 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Cudi Mahallesi’nde özel harekat timlerini tarafından açılan ateş sonucu, 70 yaşındaki Hacı Selahattin Bozkurt, vurularak yaşamını yitirdi.

 

19 Aralık 2015’te, Sıkıyönetim ve saldırıların 6’ncı gününde devam ettiği Şırnak’ın Silopi ilçesinde Nuh Mahallesi Cumhuriyet Sokağı’nda bulunan bir evin özel harekat polisleri tarafından zırhlı araçlardan taranması sonucu evde bulunan Yusuf ile Halit İnan kardeşler ve Halit İnan’ın eşi Taybet İnan ağır yaralandı. Saatlerce ambulans bekleyen yaralıların, kan kaybı yaşadıkları ve sağlık durumlarının gittikçe ağırlaştığı öğrenildi. Öte yandan Nuh Mahallesi’nde de halkı hedef alan polis, aralarında çocukların da olduğu 20’yi aşkın kişinin olduğu bir eve bomba atar mermisi ile saldırdı. Saldırıda merminin patlamaması sonucu şans eseri yaralanan olmadı. Barbaros Mahallesi’nde ise bir bomba atar mermisinin evine isabet etmesi sonucu Mahmut Erdoğan’ın (50) ayağından yaralandığı öğrenildi. Yusuf ve Taybet İnan’ın hastaneye götürülmesi geciktirildiği için kan kaybından yaşamlarını yitirdikleri öğrenildi.

 

19 Aralık 2015’te, Mersin’in Tarsus ilçesinde Kürt illerindeki özyönetim direnişlerine destek vermek amacıyla düzenlenen protesto eylemlerine yönelik polis saldırısı sonucu 2’si çocuk 8 kişi yaralandı.

 

19 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, özel harekat polisleri tarafından açılan ateş sonucu 18 yaşındaki Cebbar Çelik isimli genç, bacağına isabet eden kurşunla yaralandı.

 

19 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, güvenlik güçleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, İbrahim Bilgiç (18) isimli yurttaş göğsünden vurularak yaralandı. Silopi Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan Bilgin, yaşamını yitirdi.

 

20 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin sürdüğü Cizre’de gece saatlerinde Yafes Mahallesi’nden geçtiği sırada polis ve askerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren kargo şoförü Yılmaz Erz’in (42) cenazesi, Şırnak Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesi HDP’li milletvekilleri Leyla Birlik ve Berdan Öztürk’e teslim edildi. Saldırıda Y.S. (1) adlı bebek de sırtından vurularak yaralandı.

 

20 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, özel harekat timleri tarafından açılan ateş sonucu 7 aylık hamile Güler Yanalak (32) isimli kadın, karnına isabet eden kurşun nedeniyle ağır yaralandı. Cizre Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Yanalak’ın, ameliyatla bebeği alındı.

 

20 Aralık 2015’te, Şırnak’ın İdil ilçesinde Yeni Mahalle’de bulunan bir evde kaynağı belli olmayan patlama meydana geldi. Patlamada ilk belirlemelere göre, Muhittin Olgar (50), Ömer Geçgel (28) ve Mehmet Latif Olgar (36) yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren 3 kişinin cenazeleri İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

20 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Başak Mahallesi’nde özel harekat polisleri tarafından açılan ateş sonucu, zihinsel engelli Egit Kaçar (22) isimli genç, karnından vurularak yaralandı.

 

20 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Gırnavas Mahallesi’nde yaşayan 4 çocuk annesi 39 yaşındaki Emire Gök vurularak yaşamını yitirdi. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, hayvanlarına yem vermek üzere bahçeye çıkan Gök, İpekyolu’nda konumlanan güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu boynundan ve ayağından aldığı kurşunlarla yaşamını yitirdi.

 

20 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde saldırılar Cudi Mahallesi’nde yoğunlaştı. Asker ve polisin zırhlı araçlarından yaylım ateşine tutulan mahalleye bir yandan da yoğun top atışları yapılıyor. Polisin zırhlı araçlardan açtığı ateş sonucu Zeynep Yılmaz (40) yaşamını yitirdi.

 

20 Aralık 2015’te, Saldırıların yoğunlaştığı Sur’da özel harekat timlerinin kullandığı ağır silahlar sonucu 3’ü ağır 6 sivil yaralandı. Haci Hamit Camii ve Paşa Hamamı’nda ağır tahribatların yaşandığı ilçede bir okul ise yanarak kullanılamaz hale geldi.

 

20 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Cudi Mahallesi’nde evinin damına çıkan 9 çocuk annesi 40 yaşındaki Ayşe Buruntekin isimli kadın, özel harekat polislerince açılan ateş sonucu vurularak yaşamını yitirdi.

 

20 Aralık 2015’te, Mersin’in Tarsus ilçesinde Kürt illerinde sürdürülen katliamları protesto etmek isteyen halka polis saldırdı. Polisin silahlı saldırısı sonucu 3’ü çocuk 8 kişi yaralandı. Yaralanan 8 yaşındaki Kibar Çiftçi’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

 

20 Aralık 2015’te, Başak Mahallesi’nde bulunan 52. Polis Noktası’nın hemen karşısında bulunan kardeşine ait eve top mermisi isabet etmesi üzerine çıkan yangını söndürmek için eve gitmeye çalışan Yusuf Nas, 155’e bilgi verilmesine rağmen üzerlerine ateş edilmesi sonucu göğsünden ve ayağından vurularak yaralandı.

 

20 Aralık 2015’te, Van’da PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ile özyönetim alanlarındaki halka yönelik katliamları protesto etmek amacıyla Beşyol Meydanı’na yürümek isteyen halka polis saldırdı. 3 genç polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Saldırıda gözüne gaz kapsülü isabet eden Gürpınar Belediye Meclis Üyesi Bahattin Yavuz, kafasına gaz kapsülü isabet eden Mehmet Ali Durmaz isimli yurttaş ile koluna gaz kapsülü isabet eden Abdulselam Kurt, etrafta bulunan yurttaşlar tarafından özel bir hastaneye kaldırıldı. Yaralılar, burada tedavi altına alındı.

 

21 Aralık 2015’te, Saldırıların yoğunlaştığı Cizre’de, asker ve polislerin açtığı ateş sonucu yaralanan Mevlit Şimşek (11) ve Yakup Yıldırım (17) isimli iki çocuk Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

21 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Nuh Mahallesi’ndeki evinde yaşayan 70 yaşındaki Ömer Sayan isimli yurttaş, evinin bahçesinde bulunan lavaboya gitmeye çalışırken, özel harekatçı polisleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu vurularak yaşamını yitirdi.

 

21 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin 8’inci gününe girdiği Şırnak’ın Silopi ilçesinde Karşıyaka Mahallesi’nde evinde bulunan 11 yaşındaki Mehmet Mete isimli çocuk, bulunduğu eve tanklardan atılan top mermisinin isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Eve gelen top mermisi şarapnelinin kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Mete’nin yurttaşların ambulansı defalarca aramasına rağmen gelmemesi sonucu bulunduğu evde can verdi.

 

21 Aralık 2015’te, Şırnak’ın İdil ilçesi Aşağı Mahallesi’nde tarlada gezen çocuklara polis saldırdı. Plastik mermilerin kullanıldığı saldırı sonucu 17 yaşındaki M.B. adlı çocuk başından yaralandı. İdil Kültür Merkezi çalışanlarının yardım ettiği M.B. sağlık ocağına götürülerek tedavi edildi.

 

22 Aralık 2015’te, İstanbul TEM Şube polisleri, Gaziosmanpaşa ilçesi Karadeniz Mahallesi 1149 Sokak’da bir eve baskın yaptı. Saat 02.30’da yapılan baskında, Şirin Öter ve Yeliz Erbay isimli 2 kadın yaşamını yitirdi.

 

22 Aralık 2015’te Cizre’nin Nuh Mahallesi’nde evine top mermisi isabet eden Doğan İşçi (32) vücuduna isabet eden şarapnel parçasıyla; Mehmet Tekin de polisin açtığı ateş sonucu vurularak yaşamını yitirdi.

 

22 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, güvenlik güçleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucu, şarapnel parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu Cahide Çıkal isimli kadın yaşamını yitirdi.

 

22 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, yasağı protesto etmek amacıyla Nuh Mahallesi’nde sokaklara çıkan yurttaşlara, güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu, Mahmut Oruç (28) göğsünden, Cindi Algur (45) sırtından ve soy ismi öğrenilemeyen Halit isimli yurttaş ise ayağından yaralandı. Yaralı yurttaşlar süren abluka nedeniyle hastaneye götürülemedi.

 

22 Aralık 2015’te, Nusaybin’de zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaralanan ve polisin ambulansın girişini engellemesi nedeniyle sokak ortasında 4 saat boyunca bekletilen Medeni Orak (45) ve ismi öğrenilemeyen 1 yurttaş yaşamını yitirdi. 12 yaşındaki Serhat Turan’ı açılan ateşle yaralandı. Cudi Mahallesi’nde ise evinin önünde oynayan S.T. (12) açılan ateşle bacağından yaralandı.

 

22 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde mahallelere yönelik yapılan top atışı sonucunda yaşamını yitiren kişinin 19 yaşındaki Serhat Doğan (19) olduğu öğrenildi.  3 kişinin de yaralandığı aktarıldı.

 

22 Aralık 2015’te, Diyarbakır kent merkezindeki birçok noktada süren protesto eylemleri sırasında 13 yaşındaki Şiyar Baran isimli bir çocuk polislerce öldürüldü.  Aynı yerde polisin açtığı ateş sonucu S.K. (10) bacağından yaralandı, F.N. (16 ) de karnına isabet eden kurşunla ağır yaralandı. K. ve N. Özel Memorial Hastanesi’nde tedavi altına alındı. F.N’nin hayati tehlikesinin devam ettiği ve ameliyata alındığı öğrenildi. Ferhat Sümerli ise Ofis Semti’nde polislerce açılan ateşle yaralandı.

 

22 Aralık 2015’te, Cizre’nin Cudi Mahallesi’nde 75 yaşındaki Emine Duman mahalleye yapılan yoğun top atışları nedeniyle kalp krizi geçirip yaşamını yitirirken, Ali Kalkan isimli yurttaş ise özel harekat polisleri tarafından ayağından vuruldu.

 

22 Aralık 2015’te, Cizre’de özel harekat polislerince açılan ateşle başından vurularak ağır yaralan Mehmet Saçan yaşamını yitirdi.

 

22 Aralık 2015’te, Tarsus’ta polisin rastgele açtığı ateş sonucu karnından ağır yaralanan 15 yaşındaki Davut Özer yaşamını yitirdi.

 

22 Aralık 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde Yenişehir’de bulunan Gevran Caddesi’ndeki eylemlere polisin saldırması sonucu ise adı öğrenilemeyen bir çocuk gaz bombası kapsülüyle yaralandı. Bağlar’da Recep Çanak (26) sırtından vurularak ağır yaralandı.  Recep Çanak tedavi gördüğü hastanede gözaltına alındı.

 

23 Aralık 2015’te, Şırnak Cizre’de, 19 Aralık günü özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan ve Şırnak Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Lütfü Aksoy yaşamını yitirdi.

 

23 Aralık 2015’te, Cizre’de 3 yurttaş daha kolluk birimleri tarafından katledildi. Kentte gece saatlerinde öldürülen 5 çocuk babası Dikran Sayaca ve Azime Aşan (50) adlı kadınlar kurşunların hedefi olarak öldürüldü.

 

23 Aralık 2015’te, Adana’da polisin zırhlı araçla ezdikten sonra gözaltına alıp tutukladığı 16 yaşındaki B.S.’nin hem zırhlı aracın içerisinde hem götürüldüğü karakolda hem de cezaevinde işkenceye maruz kaldığı ortaya çıktı.

 

23 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu, Tepebaşı Mahallesi’ndeki evinin önünde oyun oynayan 12 yaşındaki Mehmet Taşdemir isimli çocuk, eline isabet eden cisimle yaralandı. Taşdemir, mahalle sakinleri tarafından beyaz bayraklarla, mahalle yakınına çağrılan ambulansa taşıyarak Dargeçit Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.

 

23 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesi Melik Ehmed Caddesi üzerinde polisin attığı gaz bombasının düştüğü evde tek başına yaşayan 70 yaşındaki astım hastası Salih Baygın isimli yurttaş yaşamını yitirdi.

 

23 Aralık 2015’te, Devlet güçlerinin 22 gündür ablukası altında bulunan Diyarbakır’ın Sur ilçesi Hasırlı mahallesinde Mesut Seviktek ve İsa Oran isimli gençler yaşamını yitirdi.

 

23 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin 13’üncü güne girdiği Dargeçit’te özel harekât polisleri tarafından taranan evde bulunan Necim Kılıç (67) ve kızı Sabahat Kılıç (28) yaşamını yitirdi, aile fertlerinden 3 kişi de saldırıda yaralandı.

 

24 Aralık 2015’te, Şırnak Cizre’de Cudi Mahallesi’nde yaralanan Suat Afşin ve Cotyar Tomak, Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, Yasef Mahallesinde yaralanan 3 yurttaş ise saldırılardan dolayı hastanelere uzun süre götürülemedi.

 

24 Aralık 2015’te, Diyarbakır’da Sur için yapılan ve polis saldırısının yaşandığı eylem sonrası 3 kişinin tarihi surların dibinde polislerce vuruldu. Vurulan kişilerin hayatlarını kaybettiği öğrenildi. 3 kişinin isimlerinin Şoreş Mutlu, Lice doğumlu Sezgin Demirok, Silvan doğumlu Cüneyt Yeni olduğu öğrenildi.

 

24 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin 12’inci gününde olduğu Cizre’de Bane Cirf Tepesi’nden sokaklara asker ve polislerin açtığı ateş sonucu Yafes Mahallesi’nde yaralanan ve saldırılardan dolayı hastaneye kaldırılamayan Halil Uzun, Abdulmecit Yanık ve Hacı Özdal adlı yurttaşlar, yurttaşların girişimi ile mahalleye gelen ambulansla Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralı yurttaşlardan Uzun’un evli 8 çocuk babası, Özdal’ın da 3 çocuk babası olduğu öğrenildi. Yaralılardan Abdulmecit Yanık ve Hacı Özdal kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitirdi.

 

24 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağında, askerlerce mahallelere yönelik düzenlenen top atışlarının, Cudi Mahallesi’nde bir eve isabet etmesi sonucu, 20 yaşındaki Ferdi Kalkan isimli genç yaşamını yitirdi.

 

25 Aralık 2015’te, Cizre’de saldırı ve yasağa aldırış etmeden sokakları terk etmeyen halka ateş eden devlet güçleri 40 yaşındaki Nahide Çıkmaer’i vurdu. Çene ve kolundan yaralanan Çıkmaer, çevredeki yurttaşların yardımıyla hastaneye kaldırıldı.

 

25 Aralık 2015’te, Sıkıyönetim uygulamalarının 12’inci gününe girdiği Şırnak Silopi’de, Dicle Mahallesi’ndeki evinin bahçesine çıkan 1 çocuk annesi Mihriban Ökten (23) isimli kadın, özel harekat polislerinin hedefi oldu. Açılan ateşle sırtından vurulan kadın ağır yaralandı.

 

25 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde aralıksız bir şekilde saldırıların devam ettiği Sur’da yaşamını yitirdiği belirtilen 50 yaşlarında ismi öğrenilemeyen bir sivilin cenazesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.

 

25 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin 12’nci gününe girdiği Cizre’de polisin Sur Mahallesi’ne açtığı yaylım ateşinde kurşunların bir eve isabet etmesi sonucu 6 aylık bebek Miray İnce yaşamını yitirirken, bebeği beyaz bayraklarla ambulansa taşıyan aileyi polis taradı. Katledilen bebeğin ninesi Saliye İnce, halası Rukiye İnce ve dedesi Ramazan İnce yaralandı. 6 aylık bebek Miray İnce’yi ambulansa taşıdığı sırada özel harekatçıların açtığı ateşle yaralanan dede Ramazan İnce de kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

26 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, İmam Hasan Sanır (75) çocuklarına erzak almak için, bulunduğu evin 2’nci katına çıktığı sırada, güvenlik güçleri tarafından açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Sanır’ın yaşamını yitirmesi ardından eve baskın düzenleyen özel harekatçı timleri, evde bulunan tüm aile fertlerini de gözaltına aldı.

 

26 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde güvenlik güçlerince vurularak yaralanan Yakup Kural, Şırnak Devlet Hastanesi’nden taburcu edildi. Kural’ın tedavisi bitmeden “hastanede yer yok” gerekçesi ile polis zoruyla taburcu edildiği belirtildi. Tedavi gördüğü servis kapısında nöbet bekleyen polislerin Kural’ı gözaltına aldığı öğrenildi.

 

26 Aralık 2015’te, Saldırıların şiddetlendiği Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde 2’si çocuk, 1’i hamile 7 kişinin yaşadığı ev bombaların hedefi oldu. Güvenlik güçlerinin attığı bombaların isabet ettiği evde bir kişi yaralanırken, ilçenin değişik yerlerinde özel harekat timlerinin saldırıları sonucu 4 yurttaşın da yaralandığı belirtildi. Karadeniz Mahallesi’nde özel harekat timleri tarafından hedef alınan ve 1’i yüzünden 1’i de sırtından olmak üzere iki kişinin yaralandığı belirtildi. 2 yurttaşın da şarapnel parçalarının isabet etmesi sonucu yaralandığı kaydedildi.

 

26 Aralık 2015’te, Şırnak kent merkezinde bulunan Dicle Mahallesi’ne dün sabah başlayan polisin ağır silah ve zırhlı araçlarla düzenlediği silahlı saldırılarda, 67 yaşındaki Ramazan Öztürk ile 23 yaşındaki Suphi Üstek adlı yurttaşlar yaralandı.

 

26 Aralık 2015’te, Sıkıyönetim saldırılarının sürdüğü Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Meranê köyünde askerler hareket halindeki aracı taradı. Taranan araçta bulunan 4 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

26 Aralık 2015’te, Cizre’de, tanklardan yapılan top atışları ve yoğun saldırılar nedeniyle yüksek stres yaşayan Zekiye Eren ve Asya Sezgin isimli iki kadın erken doğum yaptı. Kadınlara zamanında müdahale edilemediği için iki kadın da bebeğini kaybetti.

 

26 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 24 Aralık günü güvenlik güçlerinin top atışları ile evine top mermisi düşmesi sonucu vücuduna şarapnel parçası isabet eden Şirin Altay yaralandı. 3 engelli çocuk annesi olan Altay’ın ensesine isabet eden şarapnel parçasının beyin ve sinir damarlarına zarar verdiği belirtildi.

 

25 Aralık 2015’te, Diyarbakır’da akşam saat 19.00 sularında Urfa Bulvarı’nda N City AVM önünde yürüyen Sidar Ekinci ve Uğur Altan isimli kuzenlere, yanlarına yaklaşan ve polise ait olduğu bildirilen Ford Ranger markalı araçtan ateş açıldı. Açılan ateş sonucu Ekinci ağır yaralanırken, Altan ise polisler tarafından gözaltına alındı.

 

26 Aralık 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde sıkıyönetim uygulamaları ve halka dönük saldırıları protesto etmek amacıyla DBP öncülüğünde Özgürlük Meydanı’na yapılmak istenen yürüyüşe polis müdahale etti. Polisin Ersoylu Mahallesi’ne yaptığı saldırıda, HPG militanı olduğu belirtilen bir kadını öldürdü.

 

27 Aralık 2015’te, Şırnak’ta kürt illerinde yaşanan operasyonları ve ölümleri protesto yürüyüşüne polis gaz bombaları ile saldırırken, sivil araçlardan inen bazı polisler ise halkı taradı. Saldırıda, Leyla Batıbey isimli bir genç kadın ile ismi öğrenilemeyen yaşlı bir kadın yaralandı.

 

27 Aralık 2015’te, Şırnak Cizre de Yafes ve Alibey mahalleleri arasında olan Bilen Sokak’ta devlet güçlerinin tanklarla ve ağır silahlarla yaptıkları saldırılar da Mehmet Eriç adlı genç özel harekat polisleri tarafından açılan ateşle yaralandı. Cudi Mahallesi’ne düzenlenen saldırılarda ise Ali Tetik (34) evinin önünde vurularak yaralandı. Ali Tetik 5 Ocak 2016’da yaşamını yitirdi.

 

27 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 gündür devam eden sıkıyönetim saldırıları belirli mahallerde yoğunlaştı. En fazla saldırının olduğu Cudi Mahallesi’nde Asima Balcan isimli kadın açılan ateşle omzundan vuruldu.

 

27 Aralık 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Yeni Pazar, Gündoğdu ve Şevket Sümer mahallerinde yüzlerce yurttaşın Kürt illerindeki özyönetim direnişine verdiği destek eylemlerine gerçek mermilerle müdahalesinde Sedat Baran yaşamını yitirirken, 3 kişinin de yaralandığı belirtildi.

 

27 Aralık 2015’te Karşıyaka Mahallesi’ndeki evinde yoğun bombardıman sonucu fenalaşan dengbêj Salihê Şirnexî (Salih Erener) ambulansın mahalleye girişine izin verilmemesi nedeniyle yaşamını yitirdi.

 

28 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu 16 yaşındaki Adem İşliyem isimli çocuk yaralandı.

 

28 Aralık 2015’te Cizre’de güvenlik güçlerinin saldırılarını arttırması nedeniyle Nur Mahallesi’ndeki evinde fenalaşan Kumru Işık (85) yaşamını yitirdi.

 

28 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Cudi Mahallesi’nde güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu Hüseyin Ertene (16) isimli çocuk, göğsünden vurularak yaşamını yitirdi.  Orhan Levent adlı genç ise ayağından vuruldu.

 

28 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı devam ederken, asker ve polislerin sivil halka dönük saldırıları sonucu akşam saatlerinde 13 yaşındaki oğlu Emin Demir ile birlikte eve giden 50 yaşındaki Salih Demir, Cahferi Sadık tepesine konuşlandırılan kobra tipi zırhlı araçlar tarafından tarandılar. Salih Demir ayağından, oğlu Emin Demir de bacağından vurularak yaralandı.  Bu arada Cizre’nin Yafes Mahallesi’nde 16 yaşındaki Zehra Durma açılan polislerce açılan ateşle kolundan yaralandı.

 

28 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin 15 gündür sürdüğü Cizre’de saldırılarda 1 çocuk daha öldürüldü. 6 yaşındaki Hüseyin Selçuk özel harekat polisleri tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

29 Aralık 2015’te, Cizre’de yoğun saldırıların yapıldığı Nur Mahallesi’nde, camiye giden 60 yaşındaki Hacı Oğur omzundan vurularak yaralandı.

 

29 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Barbaros Mahallesi’nde telefonunu şarj etmek için evinden komşusuna gitmek üzere dışarı çıkan 2 çocuk babası Seyfettin Sidar’dan 4 gün boyunca haber alınmadı. Kurşunla sırtından vurulmuş haldeki cenazesi sokak ortasında bulunan Sidar’ın, mahallede operasyon düzenleyen güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

29 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, üç gün önce evinde keskin nişancılar tarafından göğsünden vurulması üzerine ağır yaralanan Ali Tetik (34), yurttaşlar tarafından Nusaybin Caddesi’ne çıkarıldıktan sonra çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. Vurulan amcasıyla birlikte hastaneye giden yeğeni Agit Tetik (23) burada polislerce genç gözaltına alındı. Hakim karşısına çıkarılan Tetik’in tutuklanarak Şırnak Kapalı Cezaevi’ne gönderildiği öğrenildi.

 

29 Aralık 2015’te, Saldırıların 16 gündür sürdüğü Şırnak’ın Cizre ilçesinde, 2 gün önce Cudi Mahallesi’ndeki evinde kalp krizi geçiren Zeynep Demir hayatını kaybetti.

 

29 Aralık 2015’te, Kürt illerinde yaşanan sokağa çıkma yasakları ve ölümleri protest etmek için Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Demirtaş Mahallesi’nde yürüyen gençlere yine polis, biber gazı tazyikli su, ses bombası ve gerçek mermilerle müdahale etti. Demirtaş Mahallesi’nde ise polisin saldırısı sonucu Enver Yıldız (41) isimli yurttaş vurularak yaralandı.

 

29 Aralık 2015’te Cizre’de sokağa çıkma yasağı 16. gününe girdi. 24 Aralık 2015’te Cudi ve Yafes mahallelerine tanklardan yapılan top atışlarının isabet etmesi sonucu 5 kişi yaralandı.

 

30 Aralık 2015’te, Cizre de güvenlik güçlerinin saldırıları sonucu Nur Mahallesi’nde ayağından yaralanan bir kişiye yardım eden sağlık çalışanı ve SES üyesi Aziz Yurak keskin nişancı ateşiyle vurularak öldürüldü.

 

30 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve beraberinde başlayan tanklı-toplu saldırılar bir ayını geride bırakırken, Hasırlı Mahallesi’nde akşam saatlerinde 16 yaşındaki Ramazan Öğüt isimli çocuğun özel harekat timleri tarafından kafasından vurularak öldürüldüğü öğrenildi.

 

30 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde dün öldürüldüğü öğrenilen kişinin Nuh Mahallesi’nde yaşayan, 4 çocuk babası ve Silopi’de esnaflık yapan 55 yaşındaki İsmail Yevşan isimli yurttaşa ait olduğu belirlendi. Ayrıca DİHA’nın ulaştığı ve bir polisin paylaştığı belirtilen fotoğrafta, Yevşan’ın başından vurulduğu, boynunda ip olduğu ve başında da asker ve polislerin beklediği anlaşılıyor. Fotoğraf, Yevşan’ın yaralı halde işkence edilerek katledildiği gösteriyor. Twiitter da @galip0617 ismini kullanan ve polis olduğu iddia edilen kullanıcı Silopi’de 4 gündür kendisinden haber alınamayan 4 çocuk babası 55 yaşındaki İsmail Yevşan isimli yurttaşın işkenceyle katledildiği fotoğrafı paylaştı.

 

30 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Nur Mahallesi Özkan Caddesi’nde çocuklarını kaldıkları yerden alıp evine götürürken özel harekat polisleri tarafından açılan ateş sonucu yaralanan Kazım Tong isimli yurttaş, 4 Ocak 2016 günü tedavi gördüğü Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

31 Aralık 2015’te, Cizre’de bulunduğu akrabasının evinde yoğun saldırılar nedeniyle 18 gündür mahsur olan Hediye Erden (50), dün kaldıkları eve top mermisinin isabet etmesi sonucu yaralandığı ve kan kaybından yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

31 Aralık 2015’te, Şırnak Silopi Nuh Mahallesi’ndeki evinden komşusuna gitmek üzere çıkan ve kendisinden 3 gündür haber alınamayan Necati Öden (18) isimli gencin infaz edildiği bir polis tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafla ortaya çıktı. Twitter’da @galip0617 kullanıcı ismini kullanan bir polis, katledilmiş halde yerde yatan fotoğrafı, “Silopi de les var vuran eller dert görmesin ateşiniz bol olsun hainler” ifadeleriyle paylaşılan Öden’in cenazesi de ailesine haber verilmeden Şırnak Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırıldı.

 

31 Aralık 2015’te, Cizre’de gece saatlerinde vurulan ve saldırıların yoğunluğu nedeniyle vurulduğu yerden alınamayan Cabbar Taşkın (40) isimli yurttaş yaşamını yitirdi. Cudi Mahallesi Caba Sokak’ta evinin bahçesinde özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu yaralanan Şükrü Duymak (45) adlı yurttaş da halkın yardımı ile bir eve alındı. Gece boyu tüm girişimlere rağmen ambulansın mahalleye girmemesi sebebiyle Duymak yaralı halde bekletildi.

 

I.2. Köy Korucuları Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar

 

1 Şubat 2015’te,Şırnak’ın Cizre ilçesine bağlı Bozalan köyü yakınında bulunan Serav mezrasında korucu oldukları belirtilen kişilerin, koyunlarını otlatan çobanlara silahlı saldırıda bulunduğu iddia edildi. Gerçekleşen silahlı saldırı sırasında Ramazan Garan ve Namet Dagar isimli çobanlar, vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden mermiler nedeni ile yaralandı. Yaralanan 2 çoban Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

 

I.3. Sınır Bölgelerinde Öldürülen ve Yaralananlar

 

 

29 Ocak 2015’te Suriye’den gelerek Şırnak’ın Cizre İlçesi üzerinden Türkiye’ye geçmek isteyen Rojavalı Nezahat Celal (30) sınırda nöbet tutan askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

29 Ocak 2015’te,Rojava’nın Kobanê’ Kantonu’nun YPG’liler ile IŞİD çeteleri arasındaki çatışmaları ve hareketliliği, Suruç’un Swede köyünden izleyen 15-20 kişiye IŞİD çeteleri tarafından ateş açıldı. Açılan ateş sonucu Mehmet Doğan (37) adlı kişi karnına isabet eden kurşunla yaralandı. Suruç Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Doğan, ardından Urfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisine devam edildi.

 

8 Şubat 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’ndeki sınır hattında bulunan Siwêdê Köyü civarından Kobanê’ye geçmek isteyen Kobanêli 4 kişinin kendilerini gözaltına alan askerlerce darp edildikleri ileri sürüldü. Aldıkları darbeler nedeniyle bayılan 4 kişiden Bozan Şexbozan’ın (47) sol kol ve sol bacağının kırıldığı Heydar İbo’nun (35) ise kulağında oluşan hasarın yanı sıra başı ve sol kolu kırıldığı öğrenildi.

 

13 Şubat 2015’te Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’ne bağlı Buget Köyü’ne Rojava’dan giriş yapmak isteyen ve sınır ticareti yaptıkları öğrenilen gruba askerlerin ateş açması sonucu Osman Şahin yaşamını yitirdi. Saldırıda bir kişi de yaralandı.

 

25 Şubat 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Çemekûrkê (Derindere) Köyü’nden Irak’a giriş yapmak isteyen ve sınır ticareti yaptıkları öğrenilen gruba askerlerin ateş açması sonucu 2 kişi yaralandı.

 

8 Mart 2015’te,Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Qamışlo sınırına yakın Yenişehir Mahallesi Mohruz Mezarlığı mevkiinde yapılan bir inşaatta çalışan inşaat ustası Aydın Bilgiç (32), diğer işçilerle birlikte çalıştığı sırada nereden atıldığı bilinmeyen bir kurşunun sağ omzunun altına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Aşırı kan kaybı ile Nusaybin Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Bilgiç, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.

 

8 Mart 2015’te,Van Büyükşehir Belediye Çalışanı Metin Altıntaş ve Gevaş Belediye Meclis üyesi Tahsin Akti, Urfa’nın Suruç ilçesinden Kobanê’nin batısında bulunan Ziyaret Köyü’ne geçtikleri sırada, IŞİD çeteleri tarafından döşenen mayına bastı. 2 yurttaş olay yerinde yaşamını yitirdi.

 

28 Mart 2015’te Kilis’le sınır komşusu olan Rojava’nın Efrîn Kantonu’na bağı Bêkê Köyü’nde sınıra yakın yerdeki tarlasında çalışan Heci Xelîl (35), sınır nöbeti tutan askerlerin açtığı ateş sonucu vurularak ağır yaralandı.

 

9 Nisan 2015’te Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu tarafında sınıra yakın bir yerde ot toplayan Narîma Hesen Mistefa (35) adlı kadın, sınır nöbeti tutan askerlerin açtığı ateş sonucu başından aldığı mermi ile yaşamını yitirdi.

 

20 Nisan 2015’te, Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Yemişli Köyü’nde askerlerin sınır ticareti yapan gruba “dur” ihtarına uymadıkları gerekçesiyle açtığı ateş sonucu 3 köylü vurularak yaralandı.

 

24 Nisan 2015’te Afrin’in Kilis sınırı yakınlarındaki Tofê Köyü’nde hayvanlarını otlatan gruba askerlerin ateş açması sonucu Seydo Reşad Dîko (28) yaşamını yitirdi, Seydo Bilal ve Îmad Menan da vurularak yaralandı.

 

25 Nisan 2015’te Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu’nda yaşayan Mihemed Henîf Berazî’nin (42) ailesinin temel gıda ihtiyaçlarını almak için 11 Nisan 2015’te Türkiye’ye geçmek isterken askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdiği öğrenildi.

 

26 Nisan 2015’te, Cizîrê Kantonu’nun Serikaniyê kentinden Kuzey Kürdistan tarafına geçmek isteyen Elî İbrahîm Husên (17), Umer Xidir (30), Hemadî Ebdulrezaq (19), Îsa Ebduletîf (17) ile Ehmed Casim (16) adlı Arap gençler,  sınırda kendilerini yakalayan Türk askerlerinin işkencesine maruz kaldığı öğrenildi. Vücutları işkence izleri içinde kalan gençler, askerlerin kalaslar ve zincirlerle kendilerine saldırdıklarını, cep telefonlarına el koyduklarını, üzerlerindeki para, kimlik kartı ve diğer tüm eşyalarını ise yaktıklarını söyledi.

 

4 Mayıs 2015’te Rojava’nın Cizîr Kantonu’na bağlı Amûdê Kenti’nden Şırnak üzerinden Türkiye’ye geçmek isteyen Bekir Seîd Umer (24) askerlerin açtığı ateşle vurularak öldürüldü.

 

2 Haziran 2015’te, Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu’nda yaşayan ve evinin bahçesinde çalışan Fatma Balo adlı kadın Türkiye sınırında nöbet tutan askerlerin rastgele açtığı ateş sonucu sol omzundan vurularak yaralandı.

 

2 Haziran 2015’te IŞİD saldırıları nedeniyle Rojava’dan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi üzerinden Türkiye’ye geçmek isteyen bir otomobili “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla askeri aracın çarparak durdurması sonucu araçta bulunan bir kadın yaşamını yitirdi. Kazada 7 kişi de yaralandı.

 

8 Haziran 2015’te Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’nde askerlerin açtığı ateş sonucu sınır ticareti yaptığı belirtilen Maksut Doğancıoğlu (35) Rojava’ya geçmek istediği sırada vurularak öldürüldü.

 

20 Temmuz 2015’te Suriye ve Rojava’daki iç savaş ve IŞİD saldırıları nedeniyle Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’nden Türkiye’ye geçmeye çalışma grubun mayına basması sonucu meydana gelen patlamada 2’si ağır 5 kişi yaralandı.

 

28 Temmuz 2015’te, Urfa’nın Akçakale ilçesinden Grê Spî’nin 5 kilometre batısında yer alan Yapse köyüne sınırdan geçmeye çalışan Rojavalı bir aile, sınır tellerini aştıkları sırada askerler tarafından ateş açıldı. Açılan ateş sonucu, ailenin 6 yaşındaki ve ismi öğrenilemeyen çocukları yüzünden ve parmağından yaralandı.

 

15 Ağustos 2015’te, Türkiye sınırında bulunan Rojava’nın Girê Spî kentine bağlı Girê Sor köyü yakınlarında 40 kişilik sivil bir grup, zırhlı araçlardan açılan ateşle tarandı. Askerlerin açtığı ateş sonucu isimleri öğrenilemeyen 2 kadın yaşamını yitirdi. Aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişi ise yaralandı. Yaralıların büyük bir bölümü Kobanê’deki Emel Hastanesine kaldırılırken, durumu ağır olan 4 kişi ise Murşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçirilerek Suruç Devlet Hastanesi’ne ve Urfa kent merkezindeki hastanelere sevk edildi. Vücuduna en az 10 mermi isabet eden Mihemed Hesen Bunyamîn isimli 15 yaşındaki çocuk ise kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi’nde aşırı kan kaybı nedeniyle yaşamını yitirdi.

 

15 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 9 Ağustos’ta, Sınır Karakolu askerleri Türkiye sınırına geçmeye çalışan 10 kişilik sivil bir grubu taradı. Askerlerin açtığı ateş sonucu Muhannet Abid Xelef (19) isimli genç ağır yaralandı. isimleri öğrenilemeyen 9 yurttaş ise gözaltına alındıktan sonra sınır dışı edildi. Ağır şekilde yaralanan Xelef Dicle Üniversitesi Kalp Hastahanesi’ne kaldırıldı. Aşırı doku kaybından kaynaklı sağ bacağı kalçadan kesilen Xelef’in, aşırı kan kaybetmesinden dolayı her iki böbreğinin çalışamayacak duruma geldiği öğrenildi.

 

17 Ağustos 2015’te Rojava’dan Kilis üzerinden Türkiye’ye geçmek istedikleri ileri sürülen Mecit Ammar (26), Muhammed Ammar (25), Hemze İbo (30) ve Faysal Ehmed’i (20) gözaltına alan askerlerin 4 kişiyi darp ederek sınıra bıraktıkları öğrenildi.

 

26 Temmuz 2015’te Afrin’den Kilis’e geçmek istediği iddia edilen Fîras Feyad (30) sınıra yaklaştığı gerekçesiyle uyarı yapılmaksızın açılan ateş sonucu vurularak öldürüldü.

 

12 Ağustos 2015’te, Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu’nda sınıra yakın bir bölgeye ulaşmak isteyen Qedriya Keke (58) askerlerin ateş açması sonucu başından aldığı kurşunla ağır yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te Hatay’ın Altınözü İlçesi’nde Suriye sınırına yakın bir noktada meydana gelen patlama sonucu bir Suriyeli yaralandı.

 

18 Ağustos 2015’te Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu’ndan Türkiye’ye geçmek istediği belirtilen Şîhan Oerek Hesen (21) askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

 

18 Ağustos 2015’te, Askerin, Rojavalı Hemze Îbo adlı yurttaşı sınırın diğer tarafından alıp Türkiye tarafına getirerek öldüresiye dövdüğü ortaya çıktı. Sırt, bacak ve kafasında kırıklar olduğu belirtilen Îbo, hastanede tedavi altına alındı. Rojava’nın Efrîn Kantonu’nun Reco ilçesine bağlı Zehrê köyünde Hemze İbo (30) adındaki yurttaş asker tarafından öldüresiye dövüldü. Sınıra yakın bir ağacın gölgesinde uyuduğunu ve askerin sınırı geçerek gelip kendisini aldığını söyleyen Îbo, saat 09.00’da Türkiye tarafına geçirildiğini aktardı. Saat 18.00’e kadar 10 askerin saldırısına maruz kalan Îbo’nun sırtı, bacağı ve kafası kırılmış durumda. Gözlerinde aşırı şişkinlik olan Îbo, Avrîn Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, askerlerin kendisini sopayla dövdüğünü söyledi. Îbo, askerin yaklaşık 500 metre Rojava topraklarına girdiğini vurguladı. Avrîn Hastanesi yetkilileri, Îbo’nun ameliyata alınacağını belirtti.

 

18 Ağustos 2015’te,  Türkiye askeri, Rojava’nın Efrîn Kantonu’nun Reco ilçesine bağlı Şingal köyü mevkiinde 20 yaşındaki Şahiyen Karahesen adlı genci kafasından vurarak öldürdü. Saat 15. 30 sularında meydana geldiği belirtilen olayda kurşun Karahesen’in kafatasının arkasına isabet ederken, Karahesen’in cenazesi Avrîn Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayı duyan Karahesen’in yakınları hastaneye akın ederken, Karahesen’in annesi ve kardeşleri fenalık geçirdi. Karahesen’in cenazesi daha sonra defnedilmek üzere ikamet ettiği Reco’ya gönderildi.

 

20 Ağustos 2015’te, Efrîn Kantonu’nun Şera ilçesine bağlı sınır hattındaki Dersivan köyünden akşam saat 20.00 sıralarında Türkiye tarafında geçmeye çalışan Rakka nüfusuna kayıtlı Mihemed Selim (70) ve Halep nüfusuna kayıtlı Mıhemed Halit Bilal’in (32) üzerine sınırda nöbet tutan Türk askerlerince ateş açıldı.  Açılan ateşte Mihemed Selim, sol bacağına ve karnına isabet eden kurşunlar sonucu olay yerinden can verdi. Halit Bilal ise sol bacağından giren kurşunla yaralandı.

 

22 Ağustos 2015’te,  Efrîn Kantonu İnsan Hakları Örgütü, son bir yılda Efrîn ile Türkiye sınırında Türk askerinin 114 işkence vakasının tespit edildiğini ve 9 yurttaşın da askerlerce öldürüldüğüni açıkladı.

 

2 Eylül 2015’te İç savaşın ve IŞİD saldırılarının devam ettiği Suriye’den Hatay’ın Yayladağı İlçesi’ne bağlı Güveççi Köyü üzerinden Türkiye’ye geçmek isteyen Filistinli L.B.’nin (21) sınırda bir askerin tecavüzüne uğradığı, babasının da darp edildiği öğrenildi. Konuyla ilgili savcılığın soruşturma başlattığı bildirildi.

 

10 Eylül 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde, karakollardan dağlık ve ormanlık alanlara doğru rastgele yapılan top, obüs ve havan atışları sonucu, sınır hattında bulunan Oremar köyünde bir ev isabet aldı. Bu sırada evde bulanan ve ismi öğrenilemeyen bir kadın, şarapnel parçalarının vücuduna isabet etmesi sonucu yaralandı.

 

16 Eylül 2015’te Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu’ndan Türkiye’ye geçmek istekleri belirtilen gruba askerlerin ateş açması sonucu Reşid Simito (21) yaşamını yitirdi.

 

22 Eylül 2015’te, Bayram nedeniyle Ceylanpınar’dan Serêkaniyê’deki ailesini görmek için sınırdan geçmeye çalışan Ebdullah Qûreyş isimli Rojavalı, askerler tarafından götürüldüğü sınır karakolunda gözüne kurşun sıkılarak ve tırnakları çekilerek katledildikten sonra cenazesi sınırın öbür tarafına atıldı.

 

4 Aralık 2015’te, Rojava’nın Efrîn Kantonu’nun Cinderês İlçesine bağlı Nisriye köyünden Türkiye’ye geçmek için Rojava tarafındaki sınır hattında eşi ile birlikte bekleyen 27 yaşındaki Cerrah Şewak adlı yurttaş, Türk askerleri tarafından tarandığı iddia edildi. Şewak, sağ omzunun altından aldığı kurşun ile olay yerinde yaşamını yitirdi. Eşi ise sıkılan kurşunları hedefi olmaktan şans eseri kurtuldu.

 

12 Aralık 2015’te, Kandil Bölgesine hava operasyonu düzenleyen Türk savaş uçaklarının 11ve 12 Aralık tarihlerinde gerçekleştirdiği bombardıman sonucu, bölgede sınır ticareti sebebiyle bulunan ve Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Şîfrezan köyünden olan Hurşit Ölmez ve Macit Ölmez isimli 2 sivil yurttaş yaşamını yitirdi.

 

21 Aralık 2015’te Rojava’nın Kilis sınırındaki Afrin Kantonu’ndan Türkiye’ye geçmek istediği belirtilen Bekir Mihemed (36) askerlerin ateş açması sonucu vurularak öldürüldü.

 

30 Aralık 2015’te, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Güngören köyü kırsalında Bekir Angi (35) isimli bir yurttaşın, askerlerce işkence edilerek katledildiği iddia edildi. Göngüren köyünde yaşayan köylülerin anlatımlarına göre, İran tarafından sınır hattına gelen ve Güngören köyünde oturanların akrabaları olduğu belirtilen yurttaşlar ile köylülerin anlatımına göre, askerlerce uzun süre işkence edilen Angi, karanlıkta bir battaniyeye sarılarak İran tarafına atıldı. Vücudunun kol, sırt ve göğüs bölümünde yapılan işkence nedeniyle büyük morlukların oluştuğu Angi’nin cenazesi, yurttaşlar tarafından İran askerlerine teslim edildi. İran askerleri tarafından Gürbulak Sınır Kapısı’na getirilen Angi’nin cenazesi, Türk yetkililerince teslim alınarak otopsi işlemleri için Erzurum Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

 

I.4. Yargısız İnfaz Davaları

 

20 Mart 2015’te İstanbul’da polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili hazırlanan iddianameyi kabul eden Çağlayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık polisin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz yargılanan polis memuru S.K. hakkında “olası kastla insan öldürmek” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Duruşmada sanığın ifadesini alan ve taraf avukatlarının taleplerini dinleyen mahkeme heyeti, sanığın tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 12 Haziran 2015’e erteledi.

 

 

13 Ocak 2015’te İran’dan 9 Ekim 2013’te Van’ın Saray İlçesi’ne bağlı Heretîl (Kapıköyü) Köyü’ne kaçak mazot ticareti yapmak için gelen İranlı Senar Xaledi’nin at üzerinde köyden çıkmak isterken kaçtığı askeri ekip tarafından köy meydanında sırtından vurularak öldürülmesiyle ilgili olayda Van Askerî Savcılığı’nın “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verdiği öğrenildi. Karara Kolordu Komutanlığı Adlî Müşavirliği’nin itiraz etmesi üzerine Şırnak Askerî Mahkemesi’nin 23 Aralık 2014’te, soruşturmanın genişletilmesi kararı aldığı ortaya çıktı.

 

13 Ocak 2015’te Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili soruşturma çerçevesinde daha önce serbest bırakılan dönemin Trabzon İstihbarat Şubesi Müdürlüğü’nde görevli polisler Muhittin Zenit ve Özkan Mumcu çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

 

20 Ocak 2015’te Mardin’de 2011 yılında askerin açtığı ateş sonucu ölen Yusuf Akın’ın öldürülmesiyle ilgili açılan davaya devam edildi. Jandarma özel harekât timinde görevli 5 askerin “taksirle insan öldürdükleri” gerekçesiyle yargılandığı davanın Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında müdahil avukatını dinleyen mahkeme heyeti, olay yerinde keşif yapılması ve sanıkların tutuklanmaları yönündeki talepleri reddederek duruşmayı savcının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması amacıyla 14 Nisan 2015’e erteledi. Mardin’in Nusaybin İlçesi’ne bağlı Akarsu Beldesi’nin Heybeli Köyü’nün kırsal kesiminde 20 Aralık 2011’de operasyona çıkan asker birliğin, “HPG militanı oldukları” şüphesiyle su tesisatı yapan iki köylüye ateş açması sonucu Yusuf Akın (38) kaldırıldığı Mardin Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirmiş, Mehmet Eren (48) de yaralanmıştı.

 

Gezi Parkı eylemlerinin devam ettiği dönemde Eskişehir’de 3 Haziran 2013’te düzenlenen protesto gösterisine katıldıktan sonra yolda polisin ve sivil kişilerin yer aldığı bir grup tarafından linç edilen Ali İsmail Korkmaz (19) 10 Temmuz 2013’te yaşamını yitirmişti. Cinayetin şüphelisi biri polis memuru olmak üzere tutuklu 5 kişi ile tutuksuz 3 polis memuru hakkında açılan davaya 21 Ocak 2015’te sonuçlandı. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşmada mahkeme heyeti, sanıklardan tutuklu polis Mevlüt Saldoğan’a “kasten yaralayarak ölüme sebebiyet vermekten” 13 yıl hapis cezası verdi ancak bu cezaya indirim uygulayarak 10 yıl 10 aya düşürdü. Tutuksuz yargılanan polisler Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin’in beraat etmelerine karar verildi. Tutuksuz yargılanan bir başka polis Yalçın Akbulut’a verilen 12 yıl hapis cezasına da indirim uygulandı ve 10 yıl hapis cezasına indirildi. Mahkeme heyeti Yalçın Akbulut’un tutuklanmasına da karar verdi. Tutuklu sivil sanıklar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever’e 8’er yıl hapis cezası verildikten sonra cezalar 6’şar yıl 8’er aya indirildi. Bir diğer tutuklu sivil sanık Ebubekir Harlar’a da indirim uygulanarak 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Sanığın tahliye edilmesine de karar verildi. Duruşmanın görüldüğü adliye binası önünde karara tepki gösteren gruba ise polisin basınçlı su ve gaz bombasıyla saldırması sonucu astım hastası bir avukat baygınlık geçirdi. Kafasına biber gazı isabet eden bir kişi ise hastaneye kaldırıldı. Kararı protesto etmek için çeşitli kentlerde eylemler düzenlendi. Ankara’daki eyleme polis müdahalesi nedeniyle 4 kişi yaralanırken, 20 kişinin de gözaltına alındığı belirtildi. İstanbul’daki eylemde ise 10 kişinin gözaltına alındığı ileri sürüldü.

 

23 Mart 2015’te Diyarbakır ve çevresinde JİTEM’in işlediği ifade edilen 26 cinayete dair 5’i firarî 16 kişi hakkında açılan JİTEM Davası ile söz konusu dosyayla birleştirilen Musa Anter Davası’nın “güvenlik” gerekçesiyle Diyarbakır’dan Ankara’ya gönderilmesinin ardından yargılamaya Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacağı duyuruldu.

 

28 Ocak 2015’te Berkin Elvan’ın polisin kullandığı gaz bombasıyla vurulduğu dönemde İstanbul Valisi olan Hüseyin Avni Mutlu ile Emniyet Müdürü olan Hüseyin Çapkın hakkında “adil soruşturmayı engellemeye teşebbüs ve görevi ihmalden” yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verildiği öğrenildi.

 

İzmir’in Bornova İlçesi’nde 7 Ekim 2014’te Kobanê’ye destek amacıyla düzenlenen yürüyüşe saldıran karşıt görüşlü grupta yer alanlar tarafından linç edilerek ağır yaralanan Ekrem Kaçaroğlu (38) tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 19 Ekim 2014’te yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili soruşturmasını tamamlayan savcılığın hazırladığı iddianameyi değerlendirilmesi amacıyla ilgili ağır ceza mahkemesine gönderdiği 29 Ocak 2015’te öğrenildi. İddianamede şüpheli olarak yer alan Reşit A. (29), Kubilay A. (19), Suat D. Ve Murat K. (27) hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesine göre ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanmalarını talep ettiği ifade edildi. İddianameyi kabul eden İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya önümüzdeki günlerde başlanacak.

 

4 Şubat 2015’te, 22 Kasım 2012’de Ağrı’nın Patnos İlçesi’nden Van’ın Erciş İlçesi’ne giderken arama noktasında durmadığı gerekçesiyle polislerin açtığı ateş sonucu omuriliğine isabet eden kurşunla komaya giren ve 90 günün ardından yaşamını yitiren Nurettin Çaça’nın ölümüne neden olan 2 polis memuru hakkında açılan davanın karar duruşmasının görüldüğü öğrenildi. Patnos Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Nurettin Çaça’nın “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle yasanın kendilerine tanıdığı yetkiyi kullandıklarını iddia eden sanık polisler Mahmut Özcurt ve Ferhat Yalçın’ın son savunmalarını alan mahkeme heyeti “olası kastla öldürme” suçundan yargılanan polislerden Mahmut Özcurt’a “bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olduğu” gerekçesiyle 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verdi. Bir diğer sanık polis memuru Ferhat Yalçın ise delil yetersizliğinden beraat etti.

 

4 Şubat 2015’te Hakkâri’de 1995 yılında gözaltında kaybedilen Nezir Tekçi’nin, PKK militanlarının yerlerini göstermediği gerekçesiyle önce kurşuna dizdirip, sonra mayınla patlatarak öldürülmesi emrini verdiği iddiasıyla emekli Albay Ali Osman Akın ile Muvazzaf Yarbay Kemal Alkan’ın yargılanmasına Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada sanıkları ve taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, reddi hâkim talebinin bir üst mahkeme tarafından incelenmesi amacıyla duruşmayı 15 Nisan 2015’e erteledi. Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Yekmal (Aşağı Ölçek) Köyü’nde 26 Nisan 1995’te Bolu Dağ Komando Taburu 5. Bölük askerleri tarafından bir grup köylü ile birlikte gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Nezir Tekçi’nin ailesinin yaptığı başvuru sonucu 2011 yılının Eylül ayında Nezir Tekçi’yi gözaltına alan askerler hakkında açılan dava “güvenlik” gerekçesiyle Hakkâri’den Eskişehir’e alınmıştı. Olaydan sonra ilk olarak 1997 yılında Halit Tekçe’nin suç duyurusu üzerine Van Askeri Savcılığı konuyla ilgili soruşturma başlatmış ancak 15 Aralık 1997’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek dosya kapatılmıştı. 2010 yılında ise Nezir Tekçi’nin ölümüne tanıklık yapan, o dönemde askeri birlikte askerlik yapan Yunus Şahin’in beyanları üzerine dava dosyası tekrar açılmıştı.

 

12 Şubat 2015’te Erzurum’un Palandöken İlçesi’nde 16 Temmuz 2014’te çarparak ineğinin ölümüne neden olan aracın sahibiyle tartışırken olayın meydana geldiği Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru İrfan Bayraktar’ın açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Furkan Çavuş’un (16) ölümüyle ilgili açılan davaya devam edildi. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuksuz sanık polis memuru yine savunma yapmadı. Mahkeme heyeti, sanığın tutuklanması talebini reddederek duruşmayı erteledi.

 

13 Şubat 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde 11 Kasım 2014’te, aracıyla seyir halindeyken “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurularak öldürülen Muzaffer Görül’ün (23) ölümüne neden olan Abalı Jandarma Karakolu’nda görevli tutuklu er Erkan Görgel hakkında “olası kast sonucu insan öldürmek” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle açılan davaya başlandı. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mahkeme heyeti, savunmasını aldığı tutuklu sanığın tahliye edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

 

Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde 1992-1996 yılları arasında JİTEM üyelerince yapılan gözaltında kaybetme, yargısız infaz, köy boşaltma suçlarına yönelik açılan davaya, dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Mart 2015’te başlanacağı öğrenildi. 22 cinayetin yer aldığı ve 19 müştekinin bulunduğu iddianamede aralarında dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu ile Kızıltepe İlçe Jandarma Komutan vekili Hasan Atilla Uğur’un da bulunduğu 4’ü asker 5’i köy korucusu 9 sanıklı JİTEM yapılanması yargılanacak.

 

20 Şubat 2015’te Muğla’da 11 Mayıs 2010’da, emekli polis memuru Gültekin Şahin’in açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Şerzan Kurt’un (21) ölümüyle ilgili tutuksuz yargılanan sanık hakkında Yargıtay’ın daha önce verilen kararı bozması nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonuçlandı. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığa verilen müebbet hapis cezasına “tahrik” indirimi uygulayarak cezayı 16 yıla indirdi. Kararın ardından Gültekin Şahin tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

25 Şubat 2015’te Cizre’de Nihat Kazanhan’ın (12) öldürülmesiyle ilgili tutuklu bulunan özel harekât polisi Hayri V.’nin verdiği ifade doğrultusunda tahliye edildiği öğrenildi. Serbest bırakılan polis ifadesinde, Nihat Kazanhan’ı M.N.G. adlı polisin vurduğunu, dosyada kimsenin tutuklanmayacağını düşündüklerini fakat kendisinin tutuklanması üzerine gerçek faili açıkladığını anlattı. Hayri V.’nin ifadesine göre daha sonra olay yerine gelerek delilleri toplayan ve karakolun bahçesine gömen M.N.G. Ankara’da gözaltına alınarak tutuklandı. Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 14 Ocak 2015’te arkadaşlarıyla oynarken açılan ateş sonucu başından vurularak yaşamını yitiren Nihat Kazanhan’ın (12) ölümüne ilişkin açıklamalarda bulunan yetkililer polisin olayla ilgisinin olmadığını iddia etmişti. 28 Ocak 2015’te ortaya çıkan görüntülerde ise Nihat Kazanhan’ın vurulduğu yerin yakınında zırhlı bir polis aracının bulunduğu ve bir polisin aracın içinden bir şey aldığı görülüyor. Görüntülerin ortaya çıkmasıyla aynı gün Mardin’de görevli özel harekât polisi Hayri V. tutuklanmıştı.

 

25 Şubat 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 6 Ocak 2015’te polisin açtığı ateş nedeniyle yaşamını yitiren Ümit Kurt’un (14) öldürülmesi olayında savcı, şüpheli sıfatıyla ifadelerini aldığı 2 polisi serbest bıraktı.

 

26 Şubat 2015’te, 19 Aralık 2000’de 20 cezaevinde düzenlenen ve 32 kişinin öldürüldüğü “Hayata Dönüş” Operasyonu’nun, 12 tutuklu ve hükümlünün öldürüldüğü Bayrampaşa Cezaevi’ne (İstanbul) yönelik kısmını soruşturmadığı için hakkında dava açılan dönemin Eyüp Savcısı Ali İhsan Demirel’in yargılanmasına devam edildiği öğrenildi. Sanık savcının “görevi kötüye kullanmak” suçlamasından yargılandığı davanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi’ndeki duruşmasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaasına karşı sanığın savunmasının alınmasının ardından duruşma ertelendi. Bir önceki duruşmada mütalaasını sunan Savcı Muharrem Zeki Özcan, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 257/1 maddesi uyarınca ertelenmemek üzere üç yıla kadar hapis cezası verilmesini istemişti. Mütalaada, Ali İhsan Demirel’in TCK’nin 53. maddesi uyarınca kamu görevi yapmaktan men edilmesi de istenmişti.

 

3 Mart 2015’te Van’ın Başkale İlçesi’nde 29 Ağustos 1997’de, yol kontrolünde içinde bulunduğu aracı durduran 7 özel harekâtçı tarafından dövülerek öldürülen Şükrü Talay’ın ölümüyle ilgili davada 4. kez verilen hapis cezasının Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandığı öğrenildi. Sanıklardan Murat Özön, Mustafa Atlı, Mehmet İniş ve Hasan Bulut’a 11’er yıl 8’er ay hapis cezası verilmesine rağmen 2000 yılında çıkarılan af nedeniyle cezaların infaz edilemeyeceği bildirildi. Davanın diğer sanıkları Ergün Yılmaz, Murat Tahsin ve Uğur Doğan ise önceki yargılamalarda beraat etmişti. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk yargılama 28 Nisan 2004’te bitmiş ve “Şükrü Talay’ın ölümünün sanıklardan aldığı darbe sonucu olduğu” kanaati ile Murat Özön, Mustafa Atlı, Mehmet İniş ve Hasan Bulut’a 13’er yıl 4’er ay hapis cezası verilmişti. Bu karar “yürürlüğe giren yeni TCK nedeniyle iki yasa arasında karşılaştırma yapılarak lehe hüküm uygulanması” için kararı bozulmuş ve karar uyarınca yapılan 2. yargılama da 21 Temmuz 2006’da bitmişti. Yargılama sonunda “ölümle sonuçlanan kasten yaralama” suçundan sanıklara verilen 11’er yıl 8’er aylık hapis cezası ise 6 Şubat 2008’de bozulmuştu. Kararda Şükrü Talay’ın dövülmesi ile ölmesi arasında iki gün olması nedeniyle “ölüm ile olay arasında bağ bulunup bulunmadığına, Şükrü Talay’ın hasta olduğunu söylemesi göz önünde bulundurularak, ölümde başkaca neden olup olmadığına dair rapor alınıp buna göre karar verilmesinin” istenmişti. Bunun üzerine yeniden başlayan yargılamanın 25 Mayıs 2011’deki karar duruşmasında Şükrü Talay’ın dayaktan önce sağlam olduğunun belirlenmesi nedeniyle sanıklara yine 11’er yıl 8’er ay hapis cezası verilmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kez, 18 Eylül 2012’de aldığı kararla, “üç sanık polisin avukatının duruşmaya katılması yönünde ihtar edilmeden yerine başka avukat çağrılarak karar verilmesi, bir diğer sanığın da avukatının bozma sonrası davet edilmemesi” gibi iki nedenle kararı bozdu. 4. yargılama 24 Haziran 2013’te sonuçlandı. Mahkeme sanıkları yine 11’er yıl 8’er ay hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kez 4 Şubat 2015’te aldığı kararla bu cezayı onadı.

 

3 Mart 2015’te Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde 1992-1996 yılları arasında JİTEM üyelerince yapılan gözaltında kaybetme, yargısız infaz, köy boşaltma suçlarına yönelik açılan davaya, dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. 22 cinayetin yer aldığı ve 19 müştekinin bulunduğu dava dosyası kapsamında aralarında dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu ile Kızıltepe İlçe Jandarma Komutan vekili Hasan Atilla Uğur’un da bulunduğu 4’ü asker 5’i köy korucusu 9 sanıklı JİTEM yapılanması duruşmada doğrudan veya telekonferans yöntemiyle ifade verdi. Duruşmada tarafları dinleyen mahkeme heyeti,  Eşref Hatipoğlu ile Hasan Atilla Uğur’un o dönem sahip oldukları konum nedeniyle dosyanın tüm sanıklar açısından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) gönderilmesine karar vererek HSYK’den gelecek olan yanıtı beklemek üzere duruşmayı 3 Haziran 2015’e erteledi.

 

6 Mart 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde JİTEM tarafından 30 Ekim-3 Kasım 1995 tarihleri arasında gözaltına alındıktan sonra cesetleri bulunan veya öldürülen 3’ü çocuk 7 kişi ile öldürülen bir asker için ek iddianamenin hazırlandığı öğrenildi. Ek iddianamede haklarında daha önce “kovuşturmaya gerek yoktur” kararı verilen İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz ile yardımcısının da aralarında bulunduğu 16 kişi bulunuyor. 16 kişinin yargılanmasına ana dosyada bulunan 5 sanıkla birlikte dosyanın gönderildiği Adıyaman’da önümüzdeki günlerde başlanacak.

 

16 Mart 2015’te İstanbul’un Maltepe İlçesi’ne bağlı Gülsuyu Mahallesi’nde 30 Eylül 2013’te Halk Cephesi üyelerine uyuşturucu satıcılarınca düzenlenen silahlı saldırılar sonucu yaşamını yitiren Hasan Ferit Gedik’in ölümü olayında yer aldıkları iddiasıyla 22’si tutuklu 35 sanığın yargılanmasına devam edildi. Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada sanıklar Hasan Ferit Gedik’in ailesini ve avukatlarını ölümle tehdit ederek ellerindeki su şişelerini veya sandalyeleri fırlattı. Çıkan olayların büyümesi üzerine mahkeme heyeti, duruşmayı bitirdi ve dava dosyasının HSYK’ye gönderilmesi için duruşma tarihi vermedi.

 

18 Mart 2015’te Adana’da 15 Haziran 2014’te polis aracından atıldığı iddia edilen gaz bombası kapsülünün veya patlayıcının isabet ettiği İbrahim Aras’ın (15) öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında S.A. (14) adlı bir çocuğun tutuklandığı öğrenildi. S.A.’nın daha önce Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine savcılığın ifadesini aldığı gizli tanık “Alanya”nın anlatımları üzerine tutuklandığı belirtildi. Adlî Tıp Kurumu’nun hazırladığı raporda ise İbrahim Aras’ın ölümüne neden olan yarayı aldığı bölgede ateşli silah izinin bulunmadığına yer verilmişti.

 

18 Mart 2015’te İstanbul’da hakkında gıyabi tutuklama kararı varken ailesiyle en son 20 Şubat 1995’te görüştükten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan ve daha sonra mezarı kimsesizler mezarlığında bulunarak 3 Haziran 1995’te ailesi tarafından yeniden defnedilen Rıdvan Karakoç’un ölümüyle ilgili soruşturmada Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre zamanaşımın dolmasına kısa bir süre kala savcılığın ailesi ve yakınlarından 4 kişinin ifadesine başvurduğu öğrenildi.

 

24 Mart 2015’te Diyarbakır’da 28 Mart 2006’da, operasyonda öldürülen militanların cenazelerinin karşılanması sırasında çıkan olaylarda gaz bombası fişeğiyle yaşamını yitiren Enes Ata’nın (8) ve Mahsum Mızrak’ın (14) ölümüne neden oldukları iddiasıyla Özel Harekât Şubesi’nde görevli polis memurları Bilal Özkara, Hayrettin Akar ve Nuri Özgenç hakkında açılan davaya devam edildi. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada taraf avukatlarının taleplerini dinleyen mahkeme heyeti, sanık polislerin tutuklanması yönündeki talebi reddederek duruşmayı erteledi.

 

25 Mart 2015’te İzmir’in Bornova İlçesi’ndeki Kobanê eylemleri döneminde Ekrem Kaçeroğlu’nu linç ederek öldüren tutuksuz 4 kişinin yargılanmasına başlandı. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada avukatların taleplerini ve sanıkların savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti, cinayet yerine ait kamera kaydı görüntülerinin istenmesine, keşif yapılmasının ve sanıkların tutuklanması taleplerinin ise reddine karar vererek duruşmayı 24 Haziran 2015’e erteledi.

 

25 Mart 2015’te İstanbul’da Gezi Parkı eylemleri sırasında 2 Haziran 2013’te İstanbul’un Ümraniye İlçesi’nde eylemcilerin arasından geçmeye çalışan bir aracın altında kalarak yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın (21) ölümüyle ilgili açılan davada Mehmet Görkem Demirbaş’ın (19) ve Cengiz Aktaş’ın yargılanmasına devam edildi. Duruşma öncesinde, Mehmet Ayvalıtaş’ın ailesine destek vermek için adliye önünde toplanan gruplara polis basınçlı su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Müdahale sırasında çıkan arbedede baba Ali Ayvalıtaş fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde seyircisiz görülen duruşma dosyadaki eksikliklerin tamamlanması amacıyla 24 Haziran 2015’e ertelendi.

 

7 Nisan 2015’te Adana’da 15 Haziran 2014’te polis aracından atıldığı iddia edilen gaz bombası kapsülünün veya patlayıcının isabet ettiği İbrahim Aras’ın (15) öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında olay yerinde görev yapan polisler hakkında savcılığın takipsizlik kararı verdiği öğrenildi. Soruşturma sürecinde daha önce S.A. (14) adlı bir çocuk Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine savcılığın ifadesini aldığı gizli tanık “Alanya”nın anlatımları üzerine tutuklanmıştı.

 

7 Nisan 2015’te Cizre’de Nihat Kazanhan’ın (12) öldürülmesiyle ilgili soruşturmada tutukluyken verdiği ifadeyle katil zanlısı polis M.N.G.’nin tutuklanmasını sağlayarak tahliye edilen polis memuru H.V. hakkında verilen takipsizlik kararına yapılan itirazı yerinde gören mahkeme heyetinin, H.V.’nin “kasten insan öldürme” suçundan diğer 5 polisle birlikte yargılanmasına karar verdiği öğrenildi.

 

8 Nisan 2015’te “Hayata Dönüş” Operasyonu’nun, Bayrampaşa Cezaevi’ne (İstanbul) yönelik ayağıyla ilgili olarak etkili soruşturma yapmadığı gerekçesiyle hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçundan dava açılan dönemin Eyüp Savcısı Ali İhsan Demirel’in yargılanmasına devam edildi. Savcının görevi nedeniyle davanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi’ndeki duruşmasında kararını açıklayan mahkeme başkanı, Ali İhsan Demirel’e TCK’nin 257/2. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak üst sınırdan 1 yıl hapis cezası verilmesine karar verildiğini bildirdi. Mahkeme başkanı ayrıca cezada ertelemeye ve hükmün açıklanmasını geriye bırakılması takdirine gidilmediğini belirtti.

 

15 Nisan 2015’te Rojava’da yaşadığı Derîk Kenti’nden 18 Mayıs 2014’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’ne bağlı Kuştepe Köyü’nden Türkiye’ye geçmek isterken açılan ateş sonucu öldürülen Saada Darwish (28) adlı kadını öldüren atışı yapan uzman çavuş S.B. hakkında askerî savcılığın takipsizlik karar verdiği öğrenildi.

 

1 Mayıs 2015’te Ölen PKK militanları için Diyarbakır’da 28 Mart 2006’da düzenlenen cenaze törenlerine polis ve askerin saldırması sonucu yaşamını yitiren 10 kişiden Emrah Fidan (17) ölümüne ilişkin açılan tazminat davası hakkında verilen red kararının Danıştay 10. Dairesi tarafından bozulmasının ardından dosyayı yeniden inceleyen Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin talebin ikinci kez reddine karar verdiği öğrenildi.

 

6 Mayıs 2015’te, 19 Aralık 2000’de “Hayata Dönüş” adı altında cezaevlerine düzenlenen ve Bayrampaşa Cezaevi’nde (İstanbul) 12 tutuklu ve hükümlünün öldürülmesiyle sonuçlanan operasyonla ilgili olarak, o dönem Elazığ Jandarma Komutanlığı’na bağlı 39 er hakkında açılan davaya devam edildi. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada dönemin Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) Komutanı Albay Burhan Ergin’in talimatla 4 Mayıs 2015’te Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde tanık olarak verdiği ifadesi de dava dosyasına girdi. Burhan Ergin ifadesinde “emri İçişleri Bakanı verdi, bizim birliğimiz müdahale etti” diyerek 12 kişinin ölümünden kendilerinin sorumlu olmadığını, mahkûmların birbirini öldürdüğünü iddia etti. Mahkeme heyeti, davanın rütbeli askerler hakkında açılan davayla birleştirilmesi talebine Yargıtay’dan gelecek olan yanıtın beklenmesi amacıyla duruşmayı 14 Ekim 2015’e erteledi.

 

8 Mayıs 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Nihat Kazanhan (12) adlı çocuğun polisin açtığı ateş sonucu öldürülmesiyle ilgili davaya devam edildi. Duruşmaya tele konferans yöntemiyle sanık polisler, görüntülere ve tanık anlatımlarına rağmen tutuklu polis M.N.G.’nin, Nihat Kazanhan’ı vurduğu anı görmediklerini iddia ettiler. Olay gününe dair ifadelerin alınmasının ardından mahkeme heyeti, tutuksuz sanık polislerin tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 2 Temmuz 2015’e erteledi.

 

10 Haziran 2015’te Muş’un Korkut İlçesi’ne bağlı Vartinis (Altınova) Beldesi’nde 17 Mayıs 1993’te askerlerin evlerini ateşe verilmesi sonucu Öğüt ailesinin 9 ferdi yanarak ölmüştü. Olayla ilgili 3 asker ile 1 polis hakkında açılan davaya Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı sanıkların her birine 180 yıldan 230 yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi. Savcının mütalaasına karşı sanık avukatlarının savunma yapmak için süre talebini kabul eden mahkeme heyeti duruşmayı 2 Kasım 2015’e erteledi.

 

12 Haziran 2015’te İstanbul’un Şişli İlçesi’nde bağlı Okmeydanı Semti’nde bir yakınının cenazesi için cemevi bahçesinde beklerken polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili tutuksuz sanık polis memuru Sezgin Korkmaz hakkında açılan davaya Çağlayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada sanığın ifadesini alan ve taraf avukatlarının taleplerini dinleyen mahkeme heyeti, sanığın tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 1 Ekim 2015’e erteledi.

 

19 Haziran 2015’te Ali İsmail Korkmaz’ın 2 Haziran 2013’te Eskişehir’deki Sanayi Sokak’ta polisler ve siviller tarafından linç edilmesine ilişkin sokağa bakan bir otelin güvenlik kamerası görüntülerini sildiren polis memuru Hüseyin Ergin‘in yargılanmasına izin verilmemesi yönündeki kararı kaldırılmasının ardından yargılamaya devam edildi. Hüseyin Ergin’in yanı sıra görüntüleri silen otel sahibi Erdoğan Gözseçen’in de yargılandığı davanın Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmasında hâkim, sanıkların beraat ettiklerini açıkladı. Yargılama devam ederken sanık polisin suçlama doğrultusunda meslekten ihraç edildiği ortaya çıktı.

 

Gezi Parkı eylemlerine destek vermek amacıyla Ankara’da 1 Haziran 2013’te başlayan eylemler esnasında Ethem Sarısülük’ü başından silahla vurarak öldüren tutuklu sanık polis memuru Ahmet Şahbaz 3 Eylül 2014’te verilen 7 yıl 9 ay 10 günlük hapis cezası kararı temyiz edilmesi amacıyla Yargıtay’a gönderilmişti. Dosyanın temyiz incelemesi tamamlayan Yargıtay 1. Ceza Dairesi 26 Haziran 2015’te yerel mahkemenin kararını usulden bozdu. Davanın esasına girmeden verilen kararda sanık Ahmet Şahbaz’ın tahliye talebi reddedildi.

 

29 Haziran 2015’te Diyarbakır’da ve bazı ilçelerinde düzenlenen eş zamanlı ev baskınları sonucu “yasadışı örgüt üyesi oldukları” iddiasıyla gözaltına alınan 11 kişiden 10’u aynı suçlama doğrultusunda tutuklandı.

 

2 Temmuz 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Nihat Kazanhan (12) adlı çocuğun polisin açtığı ateş sonucu öldürülmesiyle ilgili davaya devam edildi. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tanık olarak dinlenen polisler, tutuklu polis M.N.G.’nin, Nihat Kazanhan’ı vurduğu anı görmediklerini iddia ettiler. Nihat Kazanhan’ın arkadaşları ise verdikleri ifadede katil zanlısı polisin kendilerini de ölümle tehdit ettiğini söylediler. Olay gününe dair ifadelerin alınmasının ardından mahkeme heyeti, tutuksuz sanık 4 polisin tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 2 Ekim 2015’e erteledi.

 

22 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 6 Ocak 2015’te polisin açtığı ateş nedeniyle yaşamını yitiren Ümit Kurt’un (14) öldürülmesi olayında soruşturmanın tamamlandığı ve hazırlanan iddianamede savcının, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na (PSVK) uygun hareket ettiğini ileri sürdüğü polis memuru M.Ş.’ye ceza verilmesine yer olmadığı talebinde bulunduğu öğrenildi. Sanık polis hakkında hiçbir ceza talebinde bulunulmadan hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Cizre Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamaya 28 Aralık 2015’te başlanacak.

 

3 Eylül 2015’te Gezi Parkı eylemlerine destek vermek amacıyla Ankara’da 1 Haziran 2013’te başlayan eylemler esnasında Ethem Sarısülük’ü başından silahla vurarak öldüren tutuklu sanık polis memuru Ahmet Şahbaz tahliye edildi.

 

Van’ın Çaldıran İlçesi’ne bağlı Buğulukaynak (Kel) Köyü’ne 6 Ekim 2009’da baskın düzenleyen askeri ekip, köyden çıkmaya çalışan silahsız HPG militanları Sunullah Keserci, Necmeddin Ahmed Hasan ve köyde yaşayan İbrahim Atabay’ı (18) öldürmüştü. Operasyona katılan emekli veya muvazzaf toplam 18 asker hakkında açılan davanın Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14 Eylül 2015’te görülen duruşmasında taraf avukatlarının taleplerini alan mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 12 Ekim 2015’e erteledi.

 

15 Eylül 2015’te İzmir’in Menemen İlçesi’nde 14 Aralık 2014’te tartışma yaşadığı polis memuru Deniz G. Tarafından vurularak öldürülen Emrah Demir’le (21) ilgili açılan davaya Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmada taraf avukatlarının savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanık polisin tutuklanması yönündeki talebi reddederek duruşmayı 10 Kasım 2015’e erteledi.

 

17 Eylül 2015’te Diyarbakır ve çevresinde JİTEM’in işlediği ifade edilen aralarında Musa Anter’in de bulunduğu 26 cinayete dair 5’i firarî 16 kişi hakkında açılan JİTEM Davası’na dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada taraf avukatlarının savunmalarını ve tutuklu sanık Hamit Yıldırım’ın ifadelerini alan mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmada tanıkların dinlenmesine, dava dosyasının Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki JİTEM davasıyla birleştirilmesi talebinin ve itirafçı Hamit Yıldırım’ın tahliye talebinin reddedilmesine karar vererek duruşmayı 9 Kasım 2015’e erteledi.

 

2 Ekim 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Nihat Kazanhan (12) adlı çocuğun polisin açtığı ateş sonucu öldürülmesiyle ilgili davaya devam edildi. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada telekonferans yoluyla dinlenen tutuklu polis Mehmet Emin Arslan, Nihat Kazanhan’ı vurduğu anı hatırlamadığını iddia etti. Nihat Kazanhan’ın arkadaşlarının da ifadesini alan mahkeme heyeti, tutuksuz sanık 4 polisin tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 11 Aralık 2015’e erteledi.

 

7 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde 22 Ekim 1993’te çıkan ve 14 sivilin, bir askerin ve dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilgili olarak açılan davaya dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada sanıklardan Tünay Yanardağ’ın öldüğü ortaya çıktı. Mahkeme heyeti, duruşmayı 24 Aralık 2015’e erteledi.

 

19 Ekim 2015’te Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde 1992-1996 yılları arasında JİTEM üyelerince işlenen suçlara yönelik 4’ü asker 5’i geçici köy korucusu 9 kişi hakkında açılan davaya, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. 22 kişinin gözaltında kaybedilmesi veya infaz edilmesiyle ilgili davanın duruşmasında mahkeme heyeti, sanıklardan Eşref Hatipoğlu ile Hasan Atilla Uğur’un o dönem sahip oldukları konum nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) yazdığı yazıya HSYK’den henüz yanıt gelmemesi üzerine, duruşmayı 15 Ocak 2016’ya erteledi.

 

20 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde 16 Aralık 2014’te bir eyleme müdahale eden polisin açtığı ateş sonucu başına ve göğsüne isabet eden kurşunlarla yaşamını yitiren Abdülkadir Çakmak’la (17) ilgili soruşturma dosyasına savcılığın takipsizlik kararı verdiği öğrenildi.

 

Van’ın Çaldıran İlçesi’ne bağlı Buğulukaynak (Kel) Köyü’ne 6 Ekim 2009’da baskın düzenleyen askeri ekip, köyden çıkmaya çalışan silahsız HPG militanları Sunullah Keserci, Necmeddin Ahmed Hasan ve köyde yaşayan İbrahim Atabay’ı (18) öldürmüştü. Operasyona katılan emekli veya muvazzaf toplam 18 asker hakkında açılan davanın Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 Ekim 2015’te görülen duruşmasında taraf avukatlarının taleplerini alan mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 23 Kasım 2015’e erteledi.

 

27 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde 2013 yılında kalekol inşaatlarına karşı yapılan eyleme askerin ateş açması sonucu öldürülen Medeni Yıldırım’ın ölümüyle ilgili davaya başlandı. Bir askerin sanık olduğu ve salona gelmediği Lice Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma mahkeme heyetinin dosyayı incelememesi nedeniyle 15 dakika sürdükten sonra 8 Aralık 2015’e ertelendi.

 

Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde 22 Aralık 2012’de “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla polisin açtığı ateş sonucu vurularak öldürülen Özgür Arda’nın ölümüyle ilgili açılan davada Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık polis Mehmet Fatih Korkmaz için verdiği 1 yıl 4 ay 20 günlük hapis cezasının temyiz görüşmelerinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sanığa 25 yıla kadar hapis cezası verilmesi için kararın bozulması yönünde görüş bildirdiği 29 Ekim 2015’te öğrenildi.

 

Muş’un Korkut İlçesi’ne bağlı Vartinis (Altınova) Beldesi’nde 17 Mayıs 1993’te askerlerin evlerini ateşe verilmesi sonucu Öğüt ailesinin 9 ferdi yanarak ölmüştü. Olayla ilgili 3 asker ile 1 polis hakkında açılan davaya Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Kasım 2015’te devam edildi. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını yenileyen savcı sanıkların “ihmalden öldürme” suçundan hapis cezası verilmesini istedi. Savcının mütalaasına karşı sanık avukatlarının savunma yapmak için süre talebini kabul eden mahkeme heyeti sanıklar hakkındaki adli kontrol şartını da kaldırarak duruşmayı 21 Aralık 2015’e erteledi.

 

9 Kasım 2015’te Diyarbakır ve çevresinde JİTEM’in işlediği ifade edilen aralarında Musa Anter’in de bulunduğu 26 cinayete dair 5’i firarî 16 kişi hakkında açılan JİTEM Davası’na dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada taraf avukatlarının savunmalarını ve Musa Anter cinayetinden tutuklu sanık Hamit Yıldırım ile tutuksuz asker sanık Savaş Gevrekçi’nin ifadelerini alan mahkeme heyeti, tahliye talebinin reddedilmesine karar vererek duruşmayı 11 Aralık 2015’e erteledi.

 

10 Kasım 2015’te İzmir’in Menemen İlçesi’nde 14 Aralık 2014’te tartışma yaşadığı polis memuru Deniz G. Tarafından vurularak öldürülen Emrah Demir’le (21) ilgili açılan davaya Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada taraf avukatlarının savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanık polisin tutuklanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

 

11 Kasım 2015’te İstanbul’da Gezi Parkı eylemleri sırasında polis müdahalesinin ortasında kalan ve sol ayağına gaz bombası kapsülü isabet etmesi sonucu yaralanan Aydın Aydoğan’ın İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nde açtığı tazminat davasında mahkemenin gaz bombası fişeğiyle yaralanmanın ispatlanamaması nedeniyle İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan 101 bin TL’lik tazminat talebinin reddine karar verdiği öğrenildi.

 

11 Kasım 2015’te İstanbul’da Gezi Parkı eylemleri sırasında 2 Haziran 2013’te İstanbul’un Ümraniye İlçesi’nde eylemcilerin arasından geçmeye çalışan bir aracın altında kalarak yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın (21) ölümüyle ilgili açılan davada Mehmet Görkem Demirbaş’ın (19) ve Cengiz Aktaş’ın yargılanmasına devam edildi. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmayı mahkeme heyeti olay yerinde yapılan keşfe dair bilirkişi raporunun gelmemesi nedeniyle 18 Ocak 2016’ya erteledi.

 

19 Kasım 2015’te İstanbul’da 7 Ağustos 2015’te trafikte tartıştığı motosiklet sürücüsü Ahmet Sülüşoğlu’nu tabancasıyla vurarak öldüren İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Celal Yılmaz’ın yargılanmasına başlandı. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savunmasını yapan tutuksuz sanık, o dönemde polise yönelik saldırıların artmasından dolayı psikolojisinin etkilendiğini, silahını Ahmet Sülüşoğlu’na öldürme amaçlı değil etkisiz hale getirmek için doğrulttuğunu ifade etti. Silahını da aldığı eğitim gereği iki kere ateşlediğini iddia eden sanık, daha sonra kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. İfade alma işleminin tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti, savcının “meşru müdafaa sınırlarını aşarak haksız tahrik altında kasten adam öldürme suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin olması, suçun tutuklanmayı gerektirir suçlardan olması” nedeniyle sanığın tutuklanması talebini kabul etti. Celal Yılmaz hakkında tutuklama kararı verilmesinin ardından duruşma 16 Aralık 2015’e ertelendi.

 

20 Kasım 2015’te Gezi Parkı eylemleri devam ederken 3 Haziran 2013’te Hatay’da katıldığı eylemde yaşamını yitiren Abdullah Cömert’in (22) ölümüne neden olan gaz bombası fişeğini atan tutuksuz sanık polis memuru Ahmet Kuş’un (29) yargılanmasına Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşma da mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu’na gaz fişeği ve fişeğin atıldığı araçla ilgili raporun bir an önce gelmesi, rapor düzenlenmeyecekse gerekçesinin bildirilmesi için yazı yazılmasına karar vererek ve sanığın tutuklanma yönündeki talebi reddederek duruşmayı 15 Ocak 2016’ya erteledi.

 

Van’ın Çaldıran İlçesi’ne bağlı Buğulukaynak (Kel) Köyü’ne 6 Ekim 2009’da baskın düzenleyen askeri ekip, köyden çıkmaya çalışan silahsız HPG militanları Sunullah Keserci, Necmeddin Ahmed Hasan ve köyde yaşayan İbrahim Atabay’ı (18) öldürmüştü. Operasyona katılan emekli veya muvazzaf toplam 18 asker hakkında açılan dava 23 Kasım 2015’te sonuçlandı. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada taraf avukatlarının son savunmalarını alan mahkeme heyeti, sanıklar dönemin Van İl Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Vecihi Halil İyigün ile muvazzaf askerler dönemin Jandarma Özel Harekat Tabur Komutan Yardımcısı Binbaşı Hakan Başaklıgil, Üstteğmen Muhlis Çolak, Astsubay Başçavuş Kabil Tanyeli, Jandarma Özel Harekat timinde görevli uzman çavuşlar İsmail Taşdemir, Hasan Kaya, Ünal Demirbaş, Hasan Emir, Mustafa Küpeli, Abdülkadir Karaca, Abdülmütalip Ateş, Mustafa Perpil, Mehmet Kocaboğa, Hamza Çelik, Hüseyin Güzel, Mevlüt Mete ve Özgenç Soylu’nun beraatlerine karar verdi. Mahkeme heyeti, ayrıca sanıklara tutuklu bulundukları süreye dair tazminat davası açma hakkı tanıdı.

 

29 Kasım 2015’te İstanbul’un Sarıyer İlçesi’nde 18 Ekim 2015’te polisin evine düzenlediği baskında açılan ateşle vurularak öldürülen Dilek Doğan’ın ölümüne dair soruşturmanın tamamlandığı öğrenildi. Savcının hazırladığı iddianamede şüpheli bir polis memuru için “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası istediği ve iddianameyi değerlendirilmesi için ilgili ağır ceza mahkemesine gönderdiği bildirildi.

 

3 Aralık 2015’te İstanbul’un Şişli İlçesi’nde bağlı Okmeydanı Semti’nde polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili sanık polis memuru Sezgin Korkmaz hakkında açılan davaya Çağlayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada taraf avukatlarının taleplerini dinleyen ve olay yerine ait görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar veren mahkeme heyeti, sanığın tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 19 Şubat 2016’ya erteledi.

 

8 Aralık 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde 2013 yılında kalekol inşaatlarına karşı yapılan eyleme askerin ateş açması sonucu öldürülen Medeni Yıldırım’ın ölümüyle ilgili davaya devam edildi. Bir askerin sanık olduğu ve salona gelmeyerek telekonferans yoluyla ifade verdiği davanın Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında Yıldırım ailesinin avukatı Reyhan Yalçındağ’ın savunmasını alan mahkeme heyeti duruşmayı 2 Mart 2016’ya erteledi.

 

11 Aralık 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Nihat Kazanhan (12) adlı çocuğun polisin açtığı ateş sonucu öldürülmesiyle ilgili davaya devam edildi. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu polis Mehmet Emin Arslan’ın ifadesi yine telekonferans yoluyla alındı. Tutuksuz 4 polisi de aynı yöntemle dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz polislerin tutuklanması talebini reddederek duruşmayı 12 Şubat 2016’ya erteledi.

 

11 Aralık 2015’te İstanbul’da polisin evine düzenlediği baskında vurularak öldürülen Dilek Doğan’ın ölümüne dair hazırlanan iddianamenin kabul edildiği öğrenildi. Şüpheli özel harekâtçı Y.M. için “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçundan 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendiği iddianameyi kabul eden Çağlayan 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya önümüzdeki günlerde başlanacağı bildirildi.

 

11 Aralık 2015’te Diyarbakır’da 28 Mart 2006’da, operasyonda öldürülen militanların cenazelerinin karşılanması sırasında çıkan olaylarda gaz bombası fişeğiyle yaşamını yitiren Enes Ata’nın (8) ve Mahsum Mızrak’ın (14) ölümüne neden oldukları iddiasıyla Özel Harekât Şubesi’nde görevli polis memurları Bilal Özkara, Hayrettin Akar ve Nuri Özgenç hakkında açılan davaya devam edildi. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, mahkemenin daha önce Emniyet Müdürlüğü’nden talep ettiği olay tarihine ait telsiz kayıtlarının imha edildiği ortaya çıktı. Sanıkların ifadesini alan mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

 

1.5 Özel Güvenlik Görevlileri Tarafından Öldürülen ve Yaralananlar

 

 

 

1.6 Mayın ve Sahipsiz Bomba Patlaması Sonucu Ölen Ve Yaralananlar

 

23 Mart 2015’te,Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Bayıryüzü köyünde Lokman Bekiz (16), hayvanları otlatırken arazide bulunan mayının patlaması sonucu kol ve bacaklarından yaralandı. Bekiz, Siirt Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

 

12 Nisan 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Vargeniman Köyü’nde karakol yakınlarında bulduğu cismi kurcalayan Mithat İliş (15) cismin patlaması sonucu yaralandı. M.İ.’nin bir kolunu kaybettiği öğrenildi.

 

13 Mayıs 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinin, Qamişlo sınırında yer alan Yenişehir Mahallesi’nin sınır bölgesinde oyun oynarken yerde mayın olduğu belirtilen metal bir cismin elinde patlaması sonucu ağır yaralanan 7 yaşındaki Muhammet Mustafa Boğa (7), kaldırıldığı Nusaybin Devlet Hastanesi’de yapılan ilk müdahalesinin ardından sevk edildiği Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi’ndeki doktorlarının aileye verdiği bilgilere göre her iki gözünden ciddi şekilde yaralanan küçük çocuğun sol gözünü kaybetme riski söz konusu.

 

21 Mayıs 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Kadıköy (Kadyan) köyünün Çilkanî bölgesinde koyunlarını otlatan Kemal Çetinkaya (35) adlı çoban mayına basması sonucu ağır yaralandı. Çetinkaya, bölgeye giden ambulansla Yüksekova Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

13 Haziran 2015’te Elazığ’ın Palu İlçesi’ne bağlı Bozçanak Köyü’nün Hanönü Mezrası’nda el yapımı bombanın patlaması sonucu Çetin Yıldırım (33) ile çocukları Ensar Yıldırım (9) ve Ecrin Yıldırım (3) yaşamını yitirdi.

 

28 Temmuz 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Suriye sınırına yakın Hacılar Mezarlığı mevkiindeki buldukları metal parçaları kurcalayan S.A. (12) ve M.G. (15) adlı 2 çocuk, meydana gelen patlama sonucu yaralandı.

 

28 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Yafes Mahallesi’nde çocukların oyun oynadığı bir alanda meydana gelen patlama sonucu adları öğrenilemeyen 8 ve 10 yaşlarındaki iki çocuk yaralandı.

 

10 Ağustos 2015’te, Van’ın Edremit ilçesine bağlı Şehit Fırat Mahallesi Bayırlı Sokak’ta buldukları cismin ellerinde patlaması sonucu M.İ. (12) ile Ö.İ. (15) isimli çocuklar yaralandı. Yaralı çocuklardan Ö.İ. olay yerine gelen ambulansla Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’ne, M.İ. ise Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Patlama sonucu Ö.İ’nin parmakları koparken, M.İ’nin ise kolundan yaralandığı belirtildi.

 

25 Ağustos 2015’te Hakkari kent girişinde bulunan Depin Polis Kontrol Noktası yakınlarında bulunan bir hurdalıkta nedeni öğrenilemeyen bir patlama meydana geldi.        Yaşanan patlamada Mevlüt Özdamar, Giyadin Yılmaz ve yaşları 10 ile 11 olan Y.O ve V.O isimli 2 kardeş çeşitli yerlerinde yaralandı. Yaralılar tedavi için Hakkari Devlet Hastanesi’ne kaldırılırdı.

 

12 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde 8 gün boyunca süren sokağa çıkma yasağının ardından Nur Mahallesi’nde, yurttaşların yasak süresi içinde yaşadıklarını basın mensuplarına aktarmaya çalıştıkları sırada bir patlama meydana geldi. DİHA kamerasının kayıt halinde olduğu sırada hemen yan sokakta yaşanan patlama ile birlikte etrafı bir anda dumanlar kapladı. Patlamanın neden kaynaklandığını anlamaya çalışan yurttaşlar, saniyeler içerisinde dağılan dumanların arasında sol kolu kopan, ayakları parçalanan çocuğu fark etti. Patlamanın etkisi ile yere yığılan çocuğun yardımına koşan yurttaşlardan biri, isminin Yusuf Şık (12) olduğu öğrenilen çocuğu kucağına alarak bindirdikleri araçla Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Küçük çocuğun bulduğu bomba atar mermisine dokunması ile yaşandığı öğrenilen patlamada Nalin Dadak isimli bir kadın da etrafa saçılan şarapnel parçaları ile ayaklarından yaralandı. Yaralanan kadın da yurttaşlarca aynı hastaneye kaldırıldı.

 

13 Eylül 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesi Koçhisar Mahallesi’nde dün öğlen saatlerinde ne olduğu belirlenemeyen bir cisim patlaması sonucu olay yerinde bulunan Tahsin Uray (9) ve R.Ş. (9) isimli çocuklar yaralanmıştı. Patlamada bir kolu kopan Uray’ın Kızıltepe Devlet Hastanesi’nden Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmişti. Burada yapılan tüm müdahalelerle rağmen kurtarılamayan Uray, sabah saatlerinde hayatını kaybetti.

 

15 Eylül 2015’te, İstanbul Küçükçekmece ilçesine bağlı Kanarya Mahallesi’nde çocukların oyun oynadığı sırada buldukları cismin patlaması sonucu 10 yaşındaki R.I. isimli çocuk yaralandı. Yaralanan R.I., çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Balta Limanı Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı. Yapılan ilk müdahalenin ardından ameliyata alınan R.I., 6 saati aşkın ameliyatta tutuldu. Ameliyatın sonlanması ardından R.I. hastanenin yoğun bakım ünitesine alındı.

 

22 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Tekel Mahallesi’nde, öğrenilemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamada D.G. (5) ile aynı soy ismini taşıyan A.K. (8), Z.K. (4) ve E.K. (10) isimli çocuklar hafif bir şekilde yaralandı.

 

28 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Merkez Sur ilçesine bağlı Fatihpaşa Mahallesi Altay Sokak’ta oynayan belirlenemeyen bir nedenle bir bombanın patlaması sonucu, bombanın patladığı yerde oyun oynayan M.A.T., Y.T., S.K., A.K., ve Ş.S., isimli çocuklar yaralandı. 2’si ağır 5 yaralı çocuk, tedavi altına alındı.

 

8 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde bir oyun alanında patlamamış mühimmatın infilak etmesi sonucu Hasan Yılmaz (9) yaşamını yitirdi, aynı aileden yine yaşları 10’dan küçük olan 3 çocuk da yaralandı.

 

18 Ekim 2015’te, Van’ın Saray ilçesine bağlı Beyarslan Mahallesi’nde koyunlarını otlatan Doğan Damar (25) isimli çoban yerde bulduğu ve ne olduğunu bilmediği cisme teması ile patlama meydana geldi. Patlamada ağır yaralanan Damar, yurttaşlar tarafından özel araçla Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı.

 

20 Ekim 2015’te Bingöl’ün Ekinyolu Köyü’nde arazide buldukları cismi kurcalayan S.M. (14) ve H.M. (15) adlı 2 çocuk cismin patlaması sonucu yaralandı.

 

8 Kasım 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki Durak Karakolu’nun etrafında bulup oynadıkları cismin patlaması sonucu, Menisa Fırat (11) ile Suat Fırat (10) isimli çocuklar yaralandı. Patlamanın ardından ağır yaralanan çocuklar, ambulansla Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı. Ağır yaralanan küçük Suat’ın ellerinin koptuğu, bir bacağının paramparça olduğu ve gözlerini kaybettiği, diğer çocuğun da vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralandığı öğrenildi.

 

25 Kasım 2015’te, Mardin’in Dargeçit (Kerboran) ilçesine bağlı Bahçebaşı Mahallesi’nde yaşandı. Akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen M. Beşir Demir (25) isimli genç, sokakta bulduğu belirtilen bir cismin elinde patlaması sonucu yaralandı. Yaşanan patlamada yaralanması üzerine Demir, çevredeki yurttaşların 112 Acil Servisi araması üzerine olay yerine gelen ambulansla Dargeçit Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

2. CEZAEVLERİNDE ÖLÜM VE YARALANMALAR/İNTİHAR İDDİALARI

 

 

31 Aralık 2014’te Siirt E Tipi Cezaevi’nde adlî bir suçtan ötürü tutulan Haşem Arduçlu geçirdiği kalp krizi nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

31 Aralık 2014’te, Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine 19 Ekim 2009’da Türkiye’ye gelen Barış ve Demokratik Çözüm Grubu’nda yer alan Lütfü Taş, Habur Sınır Kapısı’nda yaptığı konuşma nedeniyle verilen 14 yıllık hapis cezası nedeniyle tutukluyken yaşamını yitirdi. 2010 yılından beridir Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutulan Lütfü Taş geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Koğuş arkadaşları Lütfü Taş’a geç müdahale edildiğini savundu.

 

9 Ocak 2015’te,Cezaevinde akciğer kanseri yakalanan ve ATK tarafından verilen “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmeyen Abdulmecit Arslan, 2 ay önce tahliye edilmiş ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Servisi’nde tedavi altına alınmıştı. Birkaç gün önce ailesi tarafından Siirt’te bulunan evine götürülen Arslan, yaşamını yitirdi.

 

12 Ocak 2015’te 18 yıldır cezaevlerinde tutulan ve en son Kandıra (Kocaeli) F Tipi Cezaevi’ne gönderilen akciğer kanseri hastası Mehmet Canpolat (48), hareket edemez hale geldiği ve hafızasını yitirdiği için 8 Aralık 2014’te kaldırıldığı Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (İstanbul) yaşamını yitirdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Mehmet Canpolat, 19 Aralık 2000’deki cezaevleri operasyonu sırasında tutulduğu Gebze (Kocaeli) Cezaevi’nde koğuşlara atılan gaz bombalarına maruz kalmış ve KOAH hastalığına yakalanmıştı. Mehmet Canpolat’ın hastaneden yapılan muayenesinde ise beyninde tümör olduğu tespit edilmişti.

 

16 Ocak 2015’te Osmaniye’nin Toprakkale İlçesi’ndeki 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nde adlî bir suç nedeniyle hükümlü olarak tutulan Kurtuluş Kılıç’ın (30) kendisini asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

11 Şubat 2015’te 22 yıl boyunca tutulduğu cezaevlerinde yakalandığı kan kanseri nedeniyle kamuoyunun baskısı sonucu infazı dondurularak tahliye edilen Abdülsamet Çelik İzmir’de tedavi gördüğü 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

21 Şubat 2015’te Gemlik (Bursa) Açık Cezaevi’nde tutulan Ali Gezer’in (83) yaşamını yitirdiği yapılan açıklama sonucu öğrenildi.

 

26 Şubat 2015’te “Uyuşturucu madde kullandığı” gerekçesiyle hakkında verilen 10 aylık hapis cezasının onanması üzerine tutuklanan ve yaklaşık bir haftadır Buca (İzmir) E Tipi Cezaevi’nde tutulan Agit Kaya’nın (23) intihar ettiği iddia edildi.

 

12 Mart 2015’te Bandırma (Balıkesir) 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nde PKK Davası’ndan tutulan Kulink Sevilgen’in kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği belirtildi. Koğuş arkadaşları Kulink Sevilgen’e zamanında müdahale edilmediğini ileri sürdüler.

 

20 Mart 2014’te Manisa T Tipi Açık Cezaevi’nde tutulan Abdullah Akgün’in (31) ateşinin yükselerek rahatsızlandığı öğrenildi. Açık cezaevlerinde hastaneden dönüşün mahpusun kendi imkânları olması nedeniyle dönüş parası olmadığı için hastaneye gidemeyen Abdullah Akgün’ün sabah koğuş arkadaşları tarafından ölü bulunduğu bildirildi.

 

31 Mart 2015’te Cinayet suçundan tutuklanarak Kırşehir E Tipi Cezaevi’ne getirilen O.Ş.’nin aynı gün duş almak için gittiği banyoda intihar ettiği iddia edildi.

 

8 Nisan 2015’te Kürkçüler (Adana) F Tipi Cezaevi’nde nitelikli kasten öldürme suçundan tutuklu bulunan Hakan Şimşek’in (41) tedavisinde kullanılan ilaçları biriktirdikten sonra hepsini birden içerek intihar ettiği öğrenildi.

 

22 Nisan 2015’te “Suç uydurduğu” iddiasıyla Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 271. maddesi uyarınca çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Emrecan Yıldırım’ın (21) aynı gün akşam saatlerinde battaniyesinin kenar şeridini kopararak kendisini tuvaletteki sifona astığı iddia edildi.

 

7 Mayıs 2015’te, Düzce B Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 17 yaşındaki A. Y. isimli mahkum iddiaya göre kendini asarak intihar etti.

 

9 Mayıs 2015’te Kırşehir’de bir hafta önce eski kız arkadaşını bıçakla yaralamak suçundan tutuklanan E.Ç.’nin Kırşehir E Tipi Cezaevi’ndeki koğuşunda kendini asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

16 Mayıs 2015’te, Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Hasan Vural (75) isimli adli bir tutuklu, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

17 Mayıs 2015’te Kayseri Kapalı Cezaevi’nde “basit yaralama “suçundan bir yıldır tutuklu bulunan Dursun Çadır (24) dama oynarken çıkan tartışma sonucu koğuş arkadaşı 2 kişi tarafından dövülerek öldürüldü.

 

16 Haziran 2015’te Kandıra (Kocaeli) T Tipi Cezaevi’nde tutulan ve bağırsaklarındaki rahatsızlık nedeniyle bir süre önce ameliyat olan PKK Davası’ndan hükümlü hasta mahpus Rıza Kazıcı (36), geçirdiği operasyon sonrası cezaevi şartlarında oluşan enfeksiyon nedeniyle kaldırıldığı Özel Körfez Marmara Hastanesi’nde  yaşamını yitirdi.

 

21 Haziran 2015’te Adlî bir suçtan aldığı hapis cezasının kesinleşmesi üzerine 12 gün önce tutuklanarak Kürkçüler (Adana) F Tipi Cezaevi’ne gönderilen ve uyuşturucu madde bağımlısı olduğu bildirilen Fuat Karakılçık’ın (28) battaniye ile kendisini kapıya asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

23 Haziran 2015’te Niğde E Tipi Cezaevi’nde tutulan O.Ö.’nün (26) boynunu keserek intihara kalkıştığı ve kendisini bulanlar tarafından hastaneye kaldırıldığı iddia edildi. Niğde Devlet Hastanesi’nde tedavisi devam eden O.Ö.’nün hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

 

6 Temmuz 2015’te Bursa E Tipi Cezaevi’nde cinayet suçundan tutulan akciğer kanseri hastası mahpus Altay Gökhan Gülsün (36), fenalaşarak kaldırıldığı Muradiye Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Adalet Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine Adalet bakanlığı yanıt verdi. Buna göre: 1 Ocak-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 157’si hükümlü ve 19’u tutuklu olmak üzere 176 kişi ecel yoluyla öldü. Aynı tarihlerde 21’i hükümlü ve sekizi tutuklu olmak üzere 29 kişi intihar etti. Yedi hükümlü de başka şekillerde hayatını kaybetti. Toplamda, 61 cez1aevinde 212 kişi cezaevlerinde öldü denildi.

 

4 Ağustos 2015’te Burhaniye (Balıkesir) T Tipi Cezaevinde hırsızlık suçlamasından tutulan H.Ö.’nün (20) koğuşunda kendini çarşafla asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

16 Ağustos 2015’te Adlî bir suçlamadan ötürü Buca (İzmir) Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta mahpus Aydın Uysal’ın (50) cezaevinde yaşamını yitirdiği öğrenildi.

 

24 Eylül 2015’te, Muğla Fethiye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan adli mahpus Tarık Karaman’ın (29) kendine zarar verdiği iddiasıyla 14 Eylül’de konulduğu tek kişilik hücrede dilini keserek, kendini yaktığı iddia edildi. Kaldırıldığı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Karaman’ın yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

5 Ekim 2015’te Honaz (Denizli) D Tipi Cezaevi’nde “cinayet” suçundan tutuklu bulunan Süleyman Kaçan’ın (37) boğazını keserek intihar ettiği iddia edildi.

 

10 Ekim 2015’te PKK davasından 23 yıldır cezaevlerinde tutulan Ali Alp Şakran (İzmir) 2 Nolu T Tipi Cezaevi’ndeki koğuşunda yaşamını yitirdi.

 

15 Ekim 2015’te 1993 yılından bu yana cezaevlerinde tutulan Hüseyin Dinç adlı mahpusun en son gönderildiği Kandıra (Kocaeli) 2 Nolu F Tipi Cezaevi’ndeki koğuşunda geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği öğrenildi.

 

23 Ekim 2015’te Manisa E Tipi Cezaevi’nde kronik şeker hastası olan Hasan Erturul adlı mahpus yakalandığı zatürre hastalığı nedeniyle kaldırıldığı Manisa Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

31 Ekim 2015’te Kürkçüler (Adana) E Tipi Cezaevi’nde adli bir suçlama nedeniyle tutulan Mesut Orakçı’nın (38) kaldığı koğuşta ölmüş olarak bulunduğu öğrenildi. Yetkililer Mesut Orakçı’nın kalp krizi geçirdiğini iddia etti.

 

2 Kasım 2015’te Balıkesir’in Gönen İlçesi’nde aile yakınlarını öldürdüğü için çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak Bandırma M Tipi Cezaevi’ne gönderilen Salih Şenses’in koğuşa konduktan 20 dakika sonra intihar ettiği iddia edildi.

 

11 Kasım 2015’te Islahevi olmadığı için Bahçecik (Trabzon) E Tipi Cezaevi’nde tutulan E.N. (15) adlı çocuğun kendisini koğuşun kapısına asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

16 Aralık 2015’te, Rize Kalkandere L Tipi Cezaevi’nde bulunan mahpus Cemal Özkan (51), kaldığı koğuşta yaşamını yitirdi. Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olan Özkan’ın beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

Cezaevinde Ölüm ve İşkence Davaları

 

 

 

 

3. GÖZALTINDA ÖLÜM VE YARALANMALAR

 

29 Aralık 2014’te İzmir’de gözaltına alınıp Yabancılar Şubesi Geri Gönderme Merkezi’ne konulan tüberküloz ve HIV hastası Amina Tou Cady adlı Kamerunlu sığınmacı tutulduğu yerde yaşamını yitirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi, yakalandığında hamile olan ve 2014 yılının Ağustos ayında doğum yapan Amina Tou Cady’nin ne doğumu ne de hastalığı nedeniyle hastaneye götürülmediğini ve Geri Gönderme Merkezi’nin bodrumundaki bir odaya kapatıldığını ileri sürdü.

 

10 Şubat 2015’te yoğun kar yağışı nedeniyle Ayaş-Ankara karayolunda araçları durdurarak geçişlerine izin vermeyen trafik polislerinin durdurduğu araçlardan birinde bulunan Yılmaz Koçyılmaz, ekiplere Ankara’ya gidebileceğini ifade etti. Yanında işlettiği firmada çalışan iki çalışanının da bulunduğu Yılmaz Koçyılmaz hareket etmesine izin verilmeyince polislerle tartıştı.  Bunun üzerine gözaltı işlemi uygulayan polisin kelepçe taktığı Yılmaz Koçyılmaz tansiyonunun olduğunu belirterek ilacını alması gerektiğini belirtti. İddialara göre polisin kelepçeleri açmayarak ilacını almasına izin vermediği Yılmaz Koçyılmaz olay yerinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

 

26 Nisan 2015’te, İstanbul’un Küçükçekmece İlçesi’nde arkadaşının “hırsızlık” suçlamasıyla gözaltına alınmasına itiraz ettiği için gözaltına alınan Süleyman Ödemiş’in polisin elinden kurtulup kaçmaya başlaması üzerine açılan ateş sonucu belinden vurularak yaralandığı ortaya çıktı. Polis ekipleri Süleyman Ödemiş’in elinde silah olduğunu iddia ederken ortaya çıkan kamere kaydın görüntülerinde ellerine ters kelepçe takılan Süleyman Ödemiş kaçmak isterken sivil polisin ateş ettiği saptandı.

 

28 Mayıs 2015’te, Adana’da polis, gözaltına alıp ve sağlık kontrolü için Devlet Hastanesi’ne götürdüğü Serkan Ünal’ı kaçtığı iddiasıyla silahla vurarak ağır yaraladı. Gözaltına alınan Ünal’ın, sağlık kontrolünün ardından ekip otosuna bindirildiği esnada kaçmaya çalıştığı ve kaçmasını engellemek için bir polis tarafından vurulduğu öne sürüldü.

 

8 Temmuz 2015’te Gaziantep’te eşine şiddet uyguladığı için 21 Haziran 2015’te gözaltına alınarak Şahinbey Polis Karakolu’na götürülen Mehmet Kelbakla’nın önce gözaltında olmadığı ancak daha sonra ise gözaltındayken öldüğü öğrenildi. İddiaya göre Mehmet Kelbakla gözaltına alındığını telefonla arkadaşlarına bildirdi. Arkadaşları durumunu öğrenmek için karakola gittiğinde, “bizde böyle bir gözaltı yok”  cevabını aldı. Ancak polisler ertesi gün aileyi arayarak Mehmet Kelbakla’nın hayatını kaybettiğini bildirdi. Mehmet Kelbakla’nın gözaltına alındığında 400 promil alkollü olduğu bu haldeyken hastaneye götürülmek yerine karakolda tutulmaya devam ettiği belirtildi.

 

14 Ağustos 2015’te, Sakarya’nın Karasu İlçesi’nde gerçekleştiği belirtilen bir “hırsızlık” iddiasıyla 13 Ağustos günü İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra Karasu Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Mazlum Kaynak adliyeye sevk edildiği sırada polis tarafından öldürüldü. Karasu Adliyesi’ne sevk edilen ve savcılık ifadesi öncesi polis memurlarının arasından kaçarak adliyeden uzaklaştığı belirtilen Kaynak, Kabakoz Mahallesi Meslek Lisesi arkasında polis tarafından “dur ihtarına” uymadığı gerekçesiyle vurularak öldürüldü.

 

20 Eylül 2015’te İç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan ve bayram dolayısıyla Rojava’nın Serêkaniyê Kenti’ndeki ailesini ziyaret etmek isteyen Ebdullah Qûreyş’in Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde tel örgülerden sınırı geçmek isterken askerler tarafından gözaltına alındığı, Ebdullah Qûreyş’in darp edilerek işkence görmüş cesedinin ertesi gün sınırın Rojava tarafında bulunduğu iddia edildi.

 

30 Aralık 2015’te, Ağrı’nın Bazid (Doğubayazıt) ilçesine bağlı Güngören köyü kırsalında dün akşam saatlerinde Bekir Angi (35) isimli bir yurttaş askerlerce işkence edilerek katledildi. Edinilen bilgilere göre, İran sınırına yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan köyü Güngören’den sınıra doğru giden Angi, sınıra yakın bir noktada askerlerce durdurularak dövülmeye başlandı. İran tarafından sınır hattına gelen ve Güngören köyünde oturanların akrabaları olduğu belirtilen yurttaşlar ile köylülerin anlatımına göre, askerlerce uzun süre işkence edilen Angi, karanlıkta bir battaniyeye sarılarak İran tarafına atıldı. Akşam saatlerinde olaya tanıklık eden İranlı yurttaşlar, sabahın erken saatlerinde Angi’nin battaniye sarılarak atıldığı noktaya gelerek, Angi’nin cansız bedeniyle karşılaştı.

 

Davalar

 

2 Şubat 2015’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12 Eylül Darbesi’nden sonra gözaltına alınan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan Hayrettin Eren (21 Kasım 1980) ve Nurettin Yedigöl’e (17 Nisan 1981) ilişkin soruşturma dosyaları ile gözaltında gördükleri işkence sonucu yaşamlarını yitiren İrfan Çelik (14 Eylül 1980), Maksut Tepeli (5 Şubat 1984) ve Mustafa Tunç’un (9 Temmuz 1982) soruşturma dosyalarına zamanaşımı uygulayarak takipsizlik kararı verdiği öğrenildi. Kapatılan dosyalardan 21 Kasım1980’de gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in (26) dosyası için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 24 Aralık 2014’te gönderilen “kovuşturmaya yer olmadığı” kararının yer aldığı yazının Hayrettin Eren adına “Mağdur Hayrettin Eren” hitabıyla yazıldığı ortaya çıktı. Hayrettin Eren adına annesi Elmas Eren’in yaşadığı adrese gönderilen evrakta, “Hayrettin Eren’in 21 Kasım 1980’de Siyasi Şube’de kaybolmasına ilişkin olayın eski Türk Ceza Kanunu’nun 243/1. maddesine göre işkence ve 450/3. maddesine göre işkence ile öldürme suçları kapsamına girdiği, aynı yasanın 102/1-3 maddelerine göre bu suçlarda 10 ve 20 yıllık zamanaşımı süresinin olduğu” ifade edildi. Savcılığın bu nedenle, “suç tarihinden bugüne kadar tüm aramalara rağmen zamanaşımını kesen usulî bir muamele yapılmamış, suçun temas ettiği kanun maddesinde yazılı cezanın nevi ve miktarına göre zaman aşımı süreleri 29 Ocak 2000-29 Ocak 2010 tarihleri itibariyle dolmuş bulunduğundan kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verdiği bildirildi. Savcılık kararında ayrıca söz konusu dönemde işkence gören Cengiz Şahin, Mustafa Kemal Derinkök, Memik Horoz, Filiz Öğretmen, Hüseyin Öge, Huzeyme Karakoçak, Atilla Karagöz, Filiz Yalçın, Turan Eldeniz, Nejat Kangal, Veysel Selen ve Hamza Eşit adlı 12 kişi için de aynı kararı verdiği öğrenildi.

 

11 Şubat 2015’te Van’da 14 Nisan 1995’te sivil plakalı 3 araçta bulunan ve JİTEM elemanı oldukları iddia edilen kişilerce gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan iş insanı Kadir Keremoğlu’nun dosyasının zamanaşımına uğramasına çok az bir süre kalması nedeniyle ailesinin Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptığı öğrenildi. JİTEM’in haraç istediği belirtilen Kadir Keremoğlu’nun bunu kabul etmemesi üzerine gözaltına alınarak kaybedildiğini belirten ailesi yaptıkları araştırmalar sonucu olay günü araçlarda “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Alaattin Kanat, Şehmuz Durak, Sıddık Işık, Adil Temurtaş, Bayram Aksoy adlı JİTEM elemanlarının bulunduğunu belirttiler.

 

3 Mayıs 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ne bağlı köylere 20 Mart 1994’te düzenlenen askerî operasyonda gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan Ferman Cingöz (16) ve Edip Tanrıverdi (22) ile ilgili açılan soruşturma kapsamında iki kişinin öldürüldüğüne tanık olduğunu belirterek ifade veren bir askerin “cinayetlerin Ali Binbaşı adlı kişi tarafından işlendiğini” söylemesine rağmen Lice Savcılığı’nın dosyaya zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiği öğrenildi.

 

6 Mayıs 2015’te Van’dan İstanbul’a 16 Eylül 2011’de mahkûm götüren cezaevi ring aracında Kayseri’nin Pınarbaşı İlçesi’nin yakınlarında araç seyir halindeyken yangın çıkmıştı. Yangın sonucu kapıların kilitli ve mahkûmların ellerinin kelepçeli olması nedeniyle araçta bulunan Abdülsetter Ölmez (35), Sinan Aşka (18), İsmet Evin (33), Akif Karabalı (24) ve Medeni Demir (47) yanarak yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada araç sürücüsü C.S.’nin, araç komutanı İ.B.’nin ve araç komutan yardımcısı M.K.’nin “taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmalarına devam edildi. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mütalaasını sunan savcı sanıklar hakkında beraat kararı verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti karar için duruşmayı 8 Haziran 2015’e erteledi.

 

26 Haziran 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nin Görümlü Beldesi’ne bağlı Derecik Mezrası yakınlarında 14 Haziran 1993’te Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar’ın emriyle gözaltında kaybedilen 6 köylü ile ilgili o dönem görevli olan askerler hakkında açılan davaya Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savcının mütalaayı hazırlamak için süre talep etmesi üzerine duruşma 3 Temmuz 2015’e ertelendi.

 

2 Temmuz 2015’te Van’da polis memuru Serdar Oran tarafından dövülmesi sonucu 31 Mayıs 2014’te yaşamını yitiren Afganistanlı Lütfullah Tacik’in (17) ölümüyle ilgili dava açıldığı öğrenildi. İki polisin sanık olarak yer aldığı iddianameyi kabul eden Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya 19 Kasım 2015’te başlanacak. Dosyada polis Serdar Oran “basit yaralama, ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralamaktan”, diğer polis Hasan Özgür Özdemir de “görevi kötüye kullanmaktan” yargılanacak. Iğdır sınırından 16 Mayıs 2014’te Türkiye’ye girmek isterken askerlerce yakalanan Lütfullah Tacik (17) “sınırdışı edilinceye kadar tutulması için” 26 Mayıs 2014’te Van’a gönderilmişti. Afganistan vatandaşı olduğu öğrenilen Lütfullah Tacik’in (17) Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü Yasadışı Göç ve İnsan Ticareti Mücadele Büro Amirliği’nde 27 Mayıs 2014’te Serdar Oran adlı polis memuru tarafından “yaşını yanlış söylediği” gerekçesiyle dövüldüğü ortaya çıkmıştı. Serdar Oran’dan yediği dayak nedeniyle beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılan Lütfullah Tacik 31 Mayıs 2014’te yaşamını yitirmişti.

 

23 Ekim 2015’te İzmir’in Buca İlçesi’nde 15 Eylül 2010’da gözaltına alınarak götürüldüğü Şirinyer Polis Karakolu’nda bekleme salonundaki pencere korkuluğuna kendini kemerle asarak intihar ettiği iddia edilen Özcan Kurtuluş’un ölümüyle ilgili 2 polis hakkında “görevi ihmal” iddiasıyla açılan davanın sonuçlandığı öğrenildi. İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada hâkim, iki polise verdiği 2 ay 15’er günlük hapis cezasını 1500’er TL para cezasına çevirdi.

 

19 Kasım 2015’te Van’da polis memuru Serdar Oran tarafından dövülmesi sonucu 31 Mayıs 2014’te yaşamını yitiren Afganistanlı Lütfullah Tacik’in (17) ölümüyle ilgili açılan davaya başlandı. Duruşmaya katılan tarafların ifadesini alan mahkeme heyeti, tayin olan Serdar Oran’ın telekonferans yöntemiyle ifadesinin alınmasına ve davaya müdahil olmak isteyen sivil toplum örgütlerinin taleplerinin reddedilmesine karar vererek duruşmayı 19 Ocak 2016’ya erteledi. İki polisin sanık olarak yer aldığı iddianameyi kabul eden Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyada polis Serdar Oran “basit yaralama, ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralamaktan”, diğer polis Hasan Özgür Özdemir de “görevi kötüye kullanmaktan” yargılanıyor.

 

 

4. FAİLİ MEÇHUL SALDIRILAR/ÖLÜM VE YARALANMALAR

 

 

17 Ocak 2015’te, Bir süredir siviller arası silahlı çatışmalara ve plakasız polis araçlarının silahlı saldırılarına maruz kalan Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Nazım Ölmez (43) evinin önünde aracının lastiğini değiştirirken yüzü maskeli bir kişinin silahlı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Şırnak Valiliği, cinayetin siyasi yönünün bulunmadığını ileri sürdü.

 

29 Nisan 2015’te Siirt’in Eruh İlçesi’ne bağlı Eynê (Bağgöze) Köyü’nün muhtarı ve geçici köy korucusu Mustafa Turhan (36), geldiği Siirt’te kimliği belirsiz kişi veya kişilerce yapılan silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

 

5 Mayıs 2015’te, Ağrı’nın Hamur (Xwêran) ilçesinde İbrahim Çeçen Üniversitesi Özel Güvenlik Görevlisi Adem Yiğit (35), bu sabah elleri kelepçe, ayakları ise çarşafla bağlı bir şekilde evinin balkonunda ölü bulundu. Savcı yaptığı ön incelemenin ardından, Yiğit’in cenazesi Erzurum Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili inceleme başlatılırken, Yiğit’in ailesi Adem Yiğit’in kimseyle bir husumetinin bulunmadığını, üç çocuk babası Yiğit’in neden böyle infaz edildiğini bilmediklerini söyledi.

 

25 Mayıs 2015’te, Van’ın Erciş İlçesi’nde geçici köy korucusu Abdülbari Gül (50) Kasaplar Çarşısı’nda kimliği belirsiz kişiler tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

 

3 Haziran 2015’te Bingöl’ün Karlıova İlçesi’nde HDP’ye ait seçim aracının şoförü Hamdullah Öğe, Serpmekaya mevkiinde kimliği belirsiz kişilerce silahla vurularak öldürülmüş olarak bulundu. Aracın akşam saatlerinde terk edilmiş olarak bulunması ve araçta mermi izleri olması üzerine başlatılan arama çalışmaları sonunda Hamdullah Öğe’nin cesedi minibüse 100 metre mesafede kayaların arasında bulundu. Yapılan incelemede Hamdullah Öğe’nin önce işkence gördüğü sonra da kurşuna dizilerek öldürüldüğü belirlendi.

 

9 Haziran 2015’te Diyarbakır’da faili meçhul kişiler tarafından silahlı saldırılar düzenlendi. İlk saldırı Yenişehir İlçesi’nin Şehitlik Semti’nde Hür Dava Partisi’nin (HÜDA-PAR) siyasetine yakın olduğu belirtilen İlim Hizmet Yardımlaşma ve Araştırma Derneği (Yeni İHYA-DER) Başkanı Aytaç Baran’a (38) evinin önünde düzenlendi. Kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısı sonucu 4 kurşunla ağır yaralanan Aytaç Baran kaldırıldığı hastanede öldü. Saldırı sonrasında ortaya çıkan bazı silahlı gruplar bölgede dolaşarak çevreye ve Şehitlik Mahallesi Eşit Özgür Yurttaş Derneği’nin olduğu binaya ateş etti, saldırıyı haberleştirmek isteyen basın yayın çalışanlarına satırlarla saldırdı. Bu saldırılarda ise Doğan Haber Ajansı’nın muhabirleri Canan Altıntaş ve Serdar Sunar’ın da bulunduğu 3 gazeteci satır darbeleriyle, 3 kişi de açılan ateşlerle yaralanarak hastaneye kaldırıldı Saldırganlar HDP taraftarı bir kişinin de dükkânını tahrip ederek yağmaladı. Aytaç Baran’ın avukatı, saldırıyı Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi’nin (YDG-H) yaptığını iddia etti ve olaydan önce müvekkilinin saldırı olabileceği konusunda polis tarafından uyarıldığını söyledi. YDG-H ise yaptığı açıklamada, saldırıyla ilgilerinin olmadığını belirtti. Bazı yayın organları ise Aytaç Baran’ın uyarıldığını doğruladı fakat emniyetin saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirilebileceğini söylediğini ileri sürdü. Saldırıyla ilgili bilgi almak için hastane morgunun önüne giden ve burada silahlı bir grupla karşılaşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Ramazan Kaval burada linç girişimine maruz kaldı. Aytaç Baran’ın öldürüldüğü bölgede HDP’ye yakın ev, işyeri ve kahvehanelere silahlı grupların saldırılarını sürdürmeleri sonucu 3 kişinin daha yaşamını yitirdiği belirtildi. Eşit Özgür Yurttaş Derneği’ne yönelik saldırılar nedeniyle dernekten kaçarak evine giden dernek üyesi Bayram Dağtan’ın evine baskın düzenlendiği ve evinde öldürüldüğü bildirildi. 7 Haziran 2015’teki seçimde HDP adına müşahitlik yapan Bayram Dağtan’ın seçim günü tehdit edildiği iddia edildi. Aynı derneğin üyesi oldukları belirtilen Bayram Özelçi’ni ve Emin Ensen’i başından vurarak öldüren silahlı grupların en son Sur İlçesi’nde Fesih Çınar’ı (40) gece saatlerinde vurdukları öğrenildi. Kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Fesih Çınar’la birlikte ölenlerin sayısı 5’e yükseldi. Saldırıları HDP yazılı bir açıklamayla kınarken HÜDA-PAR Genel Başkanı Mehmet Hüseyin Yılmaz ise bölgede gerginliğin uzun zamandır sürdüğünü söyleyerek olayda emniyetin de iyiniyetli olmadığını düşündüğünü ifade etti. Gece de devam eden silahlı saldırılar nedeniyle Bağlar İlçesi’nde Ahmet Öner adlı esnaf işlettiği marketin içerisinde silahla vurarak yaralandı. Gelişmelere dair açıklama yapan Diyarbakır Valiliği ise 17 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. 10 Haziran 2015 sabahı ise Eşit Özgür Yurttaş Derneği’nin Diyarbakır’daki şubelerine polis ekiplerince baskınlar düzenlendi. Sur İlçesi’ne bağlı İskender Paşa, Fatih Paşa, Hasırlı mahallelerindeki, Bağlar İlçesi’ne bağlı Körhat, Mevlana Halit ve Şêx Şamil mahallelerindeki ve Kayapınar İlçesi’ne bağlı Gaziler Mahallesi’ndeki dernek binalarına düzenlenen baskınlarda kapıların kırılarak içeri girildiği ve yönetici, üye ve delege listelerine el konulduğu ileri sürüldü.

 

15 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın İdil İlçesi’ne bağlı Rîzok Köyü’nde Murat Çevrim (25) adlı üniversite öğrencisi kimliği belirsiz kişilerin uzun namlulu silahlarla saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. İddialara göre Murat Çevrim evindeyken kapıyı çalan kişiler “baban nerede?” diye sorduktan sonra ateş açtı. Saldırganların daha sonra bir aracı da rastgele tarayarak 2 kişiyi yaraladığı öğrenildi.

 

16 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesin Konak Mahallesi’nde, H.K. (17) ve M.V.U. (17) isimli çocuklar kendilerine isabet eden kurşunlar nedeniyle yaralandı. Omuz ve omzun alt kısmından yaralanan H.K. isimli ile sağ kolundan aldığı kurşunla yaralanan M.V.U. isimli çocuk, çevredeki yurttaşların yardımıyla Silvan Devlet Hastanesi kaldırıldı. Çocuk kim tarafından ve nasıl vuruldukları hakkında bilgi edinilemedi.

 

16 Ağustos 2015’te, İzmir’in Menemen İlçesi’nde Gençlik Kültür Merkezi’ne gelen kimliği belirsiz kişi veya kişiler binada bulunan HDP Menemen Gençlik Meclisi üyesi Murat Kaya’ya silahlı saldırıda bulundu. Ensesinden vurulmuş halde bulunan Murat Kaya’nın sağlık durumunun kritik olduğu ve tedavinin Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam ettiği bildirildi.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Kavallı Köyü yakınlarında bulunan 2 cesedin İsmet Tatar (45) ile oğlu Cengiz Tatar’a (19) ait olduğu belirlendi. Yapılan ilk incelemede İsmet Tatar’ın tek kurşunla vurulduğu, Cengiz Tatar’ın ise vücudunun çeşitli bölgelerinde çok sayıda kurşun olduğu ve kolunun da kırık olduğu kaydedildi.

 

31 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’da AKP Gençlik Kolları eski İl Başkanı Yunus Koçak, kendisine ait eczanenin önünde kimliği belirsiz kişilerin açtığı ateş sonucu öldürüldü. Yunus Koçak’ın bir süre önce karakola giderek JİTEM tarafından tehdit edildiğini söylediği öğrenildi.

 

24 Aralık 2015’te, Van’ın İpekyolu ilçesinde, gece saatlerinde özel harekat timleri tarafından ablukaya alınan ve 9 çocuğun darp edilerek gözaltına alındığı Bostaniçi Mahallesi’nde sabah saatlerinde 1 kişi ölü bulundu. Özel harekat timlerinin mahalledeki ablukası gece yarısına kadar devam ederken, sabah saatlerinde İsmet Yılmaz isimli yurttaş kafasına aldığı darbe sonucu yaşamını yitirmiş halde bulundu.

 

27 Aralık 2015’te, Antep’e yerleşen ve Suriye’de yayınladığı Alhita isimli dergiyi burada da çıkarmayı sürdüren, son olarak da DAİŞ’in yaptığı katliamlara ilişkin belgesel çeken Naji El Jerf, Ali Fuat Cebesoy Bulvarı’nda kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce başından vurularak öldürüldü.

 

29 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde 19 gün süren yasağın kalkması ile birlikte ilçede yaşananlara dair bilgilere de ulaşılmaya başlandı. 22 Aralık günü Safa Mahallesi’nde bulunan evinden çıktıktan sonra ailesinin o günden sonra kendisinden haber alamadığı Hüseyin Demir adlı zihinsel engelli yurttaşın akıbetine ancak yasağın kalkması ile ulaşılabilindi. Demir, aynı mahalledeki bir evin bahçesinde yurttaşlar tarafından yaralı olarak bulundu.

 

Faili Meçhul Davaları

 

Kobanê eylemleri devam ederken İstanbul’un Sultanbeyli İlçesi’nde 7 Ekim 2014’te eylemlere tepki göstermek amacıyla HDP ilçe binası önünde toplanan grupta yer alan Serdar Arslan (36) faili meçhul bir saldırı sonucu yaşamını yitirmişti. Olayın ardından Serdar Arslan’ın karşıt grupta yer alanların attığı cisimle öldüğü iddia edilmişti. Konuya dair soruşturmanın tamamlandığı ve hazırlanan iddianamenin kabul edildiği 27 Ocak 2015’te öğrenildi. İddianamede iki grup arasında yaşanan taşlı ve sopalı saldırı sırasında Serdar Arslan’la aynı grupta yer alan şüpheli Recep Arslan’ın elinde bulunan demir çubuğu protestocu gruba doğru fırlattığı, demir çubuğun 5-10 metre kadar önünde bulunan Serdar Arslan’ın kafasının arkasına saplandığı ifade edildi. Olay yerinde bulunan iş yeri kameralarının incelendiğinde tüm olayın görüldüğü anlatılan iddianamede Recep Arslan hakkında “olası kast ile insan öldürmek” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istendi. Yargılamaya iddianameyi kabul eden ilgili Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde önümüzdeki günlerde başlanacak.

 

Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1993–1995 yıllarında, Cizre Jandarma İlçe Komutanı Cemal Temizöz’ün görev yaptığı dönemde işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak Cemal Temizöz’ün de arasında bulunduğu 1’i tutuklu 8 sanığın yargılandığı davaya dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Nisan 2015’te başlanacağı öğrenildi.

 

3 Temmuz 2015’te Ankara’da aralarında bürokratların ve özel harekât polislerinin de bulunduğu bir yapılanma tarafından işlendiği ifade edilen faili meçhul 18 cinayete ilişkin Mehmet Ağar’ın bir numaralı sanık olduğu davaya devam edildi. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 19 sanıklı duruşmaya tele konferans yöntemiyle katılan Mehmet Ağar ifade verdi. Mehmet Ağar ifadesinde suçlamaları kabul etmediğini ve görevini yerine getirdiğini iddia etti. Sanığın ifadesinin alındığı sırada mahkeme heyeti kapıları kilitleyerek içeriye seyirci ve gazeteci alınmasına izin vermedi. Mehmet Ağar’dan sonra tanık olarak dinlenen dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş ise 1990’lı yıllarda “terörle mücadele” adı altında birçok suç işlendiğini dile getirdi. İş insanlarının öldürülmesinin Tansu Çiller’in o dönem “elimizde PKK’ye yardım eden iş adamları listesi var” sözleri sonrasında yaşandığını söyleyen Kutlu Savaş, “cinayetleri işlemek için ölen PKK militanlarının silahlarının kullanılması idealdi” dedi. Sanık ve tanık beyanlarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 20 Kasım 2015’e erteledi.

 

5 Kasım 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1993–1995 yıllarında, Cizre Jandarma İlçe Komutanı Cemal Temizöz’ün görev yaptığı dönemde işlenen 21 faili meçhul cinayetle ilgili olarak Cemal Temizöz’ün de arasında bulunduğu tutuksuz 8 sanığın yargılandığı dava davanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sonuçlandı. Taraf avukatlarının son savunmalarını alan mahkeme heyeti, savcının “delil yetersizliğinden” beraat talep ettiği mütalaasına uyarak tutuksuz sanıklar emekli Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ ile Burhanettin Kıyak, Fırat Altın, Hıdır Altuğ, Adem Yakin, Kukel Atağ ve Temer Atağ’ın beraat ettiğini açıkladı.

 

20 Kasım 2015’te Ankara’da aralarında bürokratların ve özel harekât polislerinin de bulunduğu bir yapılanma tarafından işlendiği ifade edilen faili meçhul 18 cinayete ilişkin Mehmet Ağar’ın bir numaralı sanık olduğu davaya devam edildi Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 19 sanıklı duruşmada dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu tanık olarak dinleyen mahkeme heyeti, aralarında Halis Toprak, Tuncay Özkan’ın gibi kişilerin de olduğu çok sayıda ismin tanık olarak dinlenilmesine ve Susurluk raporunun istenmesine karar vererek duruşmayı 26 Şubat 2016’ya erteledi.

 

8 Aralık 2015’te Diyarbakır ve Muş’un bazı köylerinde 8 Ekim-25 Ekim 1993 tarihlerinde Bolu Tugayı tarafından düzenlenen operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra kaybolan 11 köylü ile ilgili açılan davaya Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Yakınlarını kaybeden ailelerin beyanlarının alındığı duruşma sonunda mahkeme heyeti, davanın tek sanığı emekli tuğgeneral Yavuz Ertürk’ün tutuklanması talebini reddettikten sonra duruşmayı 7 Mart 2016’ya erteledi.

 

9 Aralık 2015’te Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin aralarında üst düzey kamu görevlilerinin de olduğu 26 şüpheli hakkında 3. defa hazırlanan iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın onayından geçerek değerlendirilmesi amacıyla Çağlayan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

 

24 Aralık 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde 22 Ekim 1993’te çıkan ve 14 sivilin, bir askerin ve dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilgili olarak açılan davaya dosyanın “güvenlik” gerekçesiyle gönderildiği İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya dosyanın tek sanığı olarak kalan Eşref Hatipoğlu’nun katılmaması üzerine mahkeme heyeti, sanığın bir sonraki celseye hazır edilmesine karar vererek duruşmayı 17 Mart 2016’ya erteledi.

 

5. RESMİ HATA ve İHMAL

 

 

 

5.1.Resmi Hata ve İhmal Sonucu Ölen ve Yaralananlar

 

 

6 Ocak 2015’te, Samsun’un Terme ilçesi Yeni Cami köyünde okulu kar tatiline girince servisle köyüne dönen 9 yaşındaki Yeşim Sonaş ihmal kurbanı oldu. Yeni Cami köyünde meydana gelen olayda servis minibüsü evin bulunduğu yola kar nedeniyle giremeyince, şoför Yusuf S., Yeşim’i eve 300 metre uzakta bıraktı. Yeşim, yürüyerek eve gitmek isterken üzeri buz ve karla kaplı yağmur suyu tahliye kanalına düştü. İki metre derinlikteki kanalda boğulan Yeşim eve gelmeyince annesi Emine ve babası Yakup Şonaş servis şoförünü aradı. Şoför Yusuf S., küçük kızı 1.5 saat önce yolda bıraktığını söyleyince aile aramaya çıktı. Yeşim’in önce su kanalında çantası, sonra cansız bedeni bulundu. Sonaş çifti, kızlarının okul yönetimi ve servis şoförünün ihmali nedeniyle öldüğünü belirerek şikayetçi oldu. Şoför Yusuf S. tutuklandı.

 

11 Ocak 2015’te, Hatay Reyhanlı Yatılı Bölge Ortaokulunda öğretim gören 14 yaşındaki Kamil Mert Cemiloğlu okulda kalorifer tamiri için açılan 1,5 metre derinliğindeki çukura düştü. Olayın hemen ardından okul yöneticileri çocuğu Reyhanlı Devlet Hastanesine götürdü. Sağ bacağındaki yaraya dikiş atılarak gerekli müdahalenin ardından taburcu edildi. Eve götürüldükten sonra iç kanama geçirdiği öğrenilen çocuk yaşamını yitirdi.

 

13 Ocak 2015’te Hadımköy İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Evliya Çelebi Ortaokulu 5’inci sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Resul Yaşar, okulun yangın merdiveninden düşerek hayatını kaybetti.

 

16 Ocak 2015’te, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde dağıtılan akşam yemeğinden kaynaklı 10’u çocuk çok sayıda mahpusun zehirlendiği belirtildi. Mahpuslar, cezaevi revirinde yapılan kontrollerinin ardından koğuşlarına gönderildi.

 

3 Şubat 2015’te,Mardin’in Nusaybin ilçesinde, gribal enfeksiyon şikayetiyle gittiği Nusaybin Devlet Hastanesi’nde serum verilip evine gönderildikten sonra komaya giren 26 yaşındaki Sevgi Dilmen, bir hafta sonra tedavi gördüğü sırada yaşamını yitirdi. Aile, hastanede görevli doktor ve hemşireler hakkında, çocuklarının ölümüne sebebiyet verdikleri gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

 

7 Şubat 2015’te,DAİŞ çetelerinin zulmünden kaçarak Suruç’a sığınan ve Şehit Gelhat Çadır Kenti’nde kalan 6 aylık hamile Fatma Mihemed (22) isimli Kobanêli kadının, 112 Acil Servis’in ihmali sonucu bebeğini düşürdüğü iddia edildi.

 

12 Şubat 2015’te,Mardin’in Derik ilçesi Yukarı Menteşi Mahallesi’nde M. Salih Aksoy (17) isimli genç, mahalle dışında hayvanlarını otlattığı sırada, yakınlarda bulunan Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’a (DEDAŞ) ait elektrik trafosuna temas etmesi sonucu, elektrik akımına kapılarak ağır yaralandı. Derik Devlet Hastanesi’nde kaldırılan Aksoy, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Aksoy’un babası Mahmut Aksoy, DEDAŞ’ın trafo etrafında gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, trafonun kapılarının açık ve kablolarının dışarıda olduğunu söyleyerek, “Gerekli güvenlik önlemlerinin alınması için defalarca başvurmamıza rağmen bir sonuç alamadık” dedi.

 

23 Şubat 2015’te, Van’da, Hacı Ali Akın Ortaokulu’nda 5’nci sınıfta eğitim gören öğrencileri öğretmenlerinin aldığı yaş pastayı yedikten sonra mide bulantısı ve kusma şikayetiyle okul yönetimine başvurdu. Sınıfta diğer öğrencilerin de aynı şikayette bulunması üzerine okula ambulans çağrıldı. Öğrenciler, ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı. İlk yapılan müdahalede, 32 öğrenciye zehirlenme teşhisi konuldu. İl Milli Eğitim Müdürü Kıyasettin Kırekin “Öğrencilerimiz, öğretmenlerinin getirmiş olduğu yaş pastayı yedikten sonra rahatsızlanmışlar. Daha sonra başlayan mide bulantısı, ishal ve kusma şikayetini öğretmenlerine bildirmişler. Öğrencilerimiz Van’daki hastanelere kaldırıldı. Daha sonra gerekli incelemeyi yapacağız” diye konuştu.

 

23 Şubat 2015’te, Van’ın Çaldıran ilçesine bağlı Yücelen Mahallesi’nde bulunan Yücelen İlköğretim Okulu’nda, ‘Okul Sütü Programı Kampanyası’ kapsamında dağıtılan sütlerden kaynaklı çok sayıda öğrenci zehirlendi. Sütten zehirlenen çocuklar okula gelen ambulans ve okul servisleri ile Çaldıran Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan müdahalenin ardından öğrenciler müşahedeye alınırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

 

25 Mart 2015’te Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Kayacık köyü ortaokulunda eğitim gören 33 öğrenci kusma ve baş dönmesi şikayetiyle Lice Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan ilk müdahale sonucu öğrencilerin zehirlenmiş olabileceği ihtimali sonucu öğrenciler hastanede müşahede altına alındı. Duruma ilişkin bilgi veren Acil Servis Doktoru Mustafa Ertaş, zehirlenmenin gıdadan veya okulda kullanılan jeneratörden sızan karbonmonoksit gazından olabileceğini tahmin ettiklerini belirtti.

 

3 Nisan 2015’te, Varto’ya bağlı Leylek köyünde köy meydanından geçen su kanalının kenarında oyun oynayan 3 yaşındaki Jiyan Koçhan yaşamını yitirdi. Su kanalına düşen Koçhan’ın cenazesi köylüler tarafından bir kilometre ötede bulunurken, cenaze otopsisinin yapılması için Varto Devlet Hastanesi’ne getirildi.

 

6 Nisan 2015’te Eskişehir’de meskûn mahalde seyreden Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şubesi’ne ait aracın, bisikletiyle giderken çarparak ağır yaraladığı Yasin Sakarya (15) kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

15 Nisan 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde meskûn mahalde aşırı hız yapan “akrep” olarak tanımlanan zırhlı polis aracının çarptığı Nezahat Neganlı (45) yaralandı.

 

27 Nisan 2015’te Bursa’da faaliyet yürüten İbn-i Sina Özel Bakım Merkezi’nde çalışan üç hasta bakıcının bakımevinde tutulanların işkence gördüğünü ifade ederek fotoğraflarla savcılığa başvurdukları öğrenildi. Üç hasta bakıcının savcılığa verdiği ifadelere göre çocuk hastalar dövülüyor, kelepçelenip peteklere bağlanıyor, elleri ve kolları koliyle bedenlerine bağlanıyor ve aç bırakılıp yanlış ilaçlar veriliyor.  Ailelerin getirdiği yiyecekler verilmiyor ve çocuklar aç bırakılıyor. Ayrıca iddiaya göre, yedi yaşlı hasta gerekli bakımı görmediği, vaktinde hastaneye kaldırılmadığı ve ambulans çağrılmadığı için hayatını kaybetti.

 

8 Mayıs 2015’te, Hatay’ın İskenderun ilçesinde, 3 katlı bir binanın yanması sonucu Suriyeli 3 çocuk yanarak yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre, İskenderun ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi, 217. Sokak’ta Suriyeli Tecir ailesinin yaşadığı 3 katlı binanın ikinci katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Evden alev ve dumanların çıktığını fark eden mahalle sakinleri itfaiyeye haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. İtfaiye ekiplerinin kontrol altına alarak söndürdüğü yangında Suriyeli oldukları öğrenilen 2 yaşındaki Yusuf, 4 yaşındaki Muhammet ve 5 yaşındaki Süleyman Tecir adlı çocuklar, yanarak yaşamını yitirdi.

 

10 Mayıs 2015’te, Mardin Devlet Hastanesi’nde tedavi görürken yaşamını yitiren Hesekêli diyaliz hastası Muhammed Muhammed (57) adlı yurttaşın yakınları, Muhammed’in hastanenin ihmali sonucu yaşamını yitirdiğini iddia etti. Muhammed’in, 28 Nisan’dan Mardin Valiliği’nin izni ile Şenyurt Sınır Kapısı’ndan ilk olarak Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı bilgisini veren yakınları, daha sonra Muhammed’in Diyarbakır Dicle Tıp Fakültesi’ne sevk edildiğini aktardı. Burada da gereken ilginin gösterilmediğini iddia eden yakınları, daha sonra tekrar Mardin Devlet Hastanesine getirilen Muhammed’in, gerekli müdahale yapılmaması nedeniyle yaşamını yitirdiği ileri sürdü.

 

14 Mayıs 2015’te, Bitlis’te zırhlı bir polis aracı HDP seçim bürosu önünde Talat Uçar (55) adlı kişiye çarparak ağır yaraladı. Aracın daha sonra olay yerinden uzaklaştığı öğrenildi.

 

18 Mayıs 2015’te, İzmir’in Aliağa ilçesindeki sanayi tesislerinde faaliyet gösteren bir taşeron firmanın işçileri, yedikleri yemekten zehirlendi. Aliağa Devlet Hastanesi acil servisini dolduran işçilerin, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı teşhisiyle tedavilerine başlandı. Yaklaşık 600 kişinin çalıştığı firmadan 35 işçinin zehirlenme şikâyeti ile Aliağa Devlet Hastanesi’ne getirildiği belirtildi.

 

20 Mayıs 2015’te, Urfa’nın Tektek Dağları yamacında bulunan Sarıören Mahallesi yakınlarında serinlemek için DSİ’ye ait Harran Ovası sulama kanalına giren, ancak suya kapılan Abdullah Doğan (24) ile onu kurtarmaya çalışan Mehmet Cengiz (21) isimli kepçe operatörü boğularak can verdi. Kurtarma ekipleri tarafından kanaldan çıkarılan Doğan ve Cengiz’in cenazeleri otopsi yapılmak üzere Urfa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

 

26 Mayıs 2015’te, Mersin’de 23 yaşındaki Berivan Şimşek’in dünyaya getirdiği kız bebeğin doğum sırasında köprücük kemiği kırıldı. Ailenin şikayeti üzerine inceleme başlatıldığı öğrenildi.

 

20 Haziran 2015’te,  Adana’nın Seyhan ilçesi Yeşiloba Mahallesi’nde sulama kanalına düşen topunu almaya çalışırken suya düşen ve akıntıya kapılarak kaybolan 5 yaşındaki Enes Özen, yaşamını yitirdi. DSİ’ye ait sulama kanalına düşen küçük Enes’i gören yurttaşlar kurtarmaya çalışırken, çocuk akıntıya kapılarak gözden kayboldu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, sulama kanalında çocuğu aramak için çalışma başlatıldı. Enes, düştüğü yerden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta tarlada çalışan işçiler tarafında kanaldan çıkarıldı ancak sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen küçük çocuk kurtarılamadı.

 

1 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Uludere ilçesi Yeşilyuva (Repin) Mahallesi’nde arkadaşlarıyla oyun oynayan 3-4 yaşlarındaki Dirok Şengil isimli çocuk, mahalleden geçen su kanalına düştü. Çocukların olayı Şengil’in annesine haber vermesi üzerine etrafta bulunan yurttaşlar, su kanalında Şengil’i aramaya başladı. Yapılan aramalar sonucu Şengil’i akıntının sona erdiği yerde bulan yurttaşlar, hemen Uludere Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Küçük çocuk, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.

 

4 Temmuz 2015’te, İzmir’in Kınık ilçesinde belediye tarafından yaklaşık 4 yıl önce Bağalan Mahallesi’ndeki 13 Eylül Parkı’nın giriş ve çıkış kapılarının önüne ikişer tane beton malzemeden antik sütuna benzetilen direk konuldu. Fayans yapıştırıcıyla yere sabitlenen beton sütunlardan biri ilk belirlemeye göre, üzerine iple bağlanan üç pazar çadırının şiddetli rüzgarla birlikte havalanmasıyla yerinden çıktı. Sütun bu sırada pazar yerine girmeye çalışan Döndü Dönmez adlı kadının üstüne düştü. Kanlar içinde yerde kalan Dönmez, 100 metre ilerideki Kınık Toplum Sağlığı Merkezi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Dönmez, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

4 Temmuz 2015’te, İzmir’in Konak ilçesinde, marketten evine dönen ve kaldırımda yürüyen Dudu Küçükçıplak (67) adlı kadın, depo olarak kullanılan alanın 3 metre yükseklik, 6 metre uzunluk ve yaklaşık 500 kilogram ağırlığındaki demir kapının altında kaldı. Yaşlı kadının yardımına koşan çevredeki yurttaşlar, kapıyı kaldırmaya çalıştı.  Sağlık ekiplerinin olay yerine gelmesiyle Küçükçıplak, yarım tonluk kapının altından çıkarıldı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Küçükçıplak, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

7 Temmuz 2015’te,  Hatay’ın Erzin ilçesi Eserli Mahallesi’nde de bulunan apartmanın 3. katına çıkmak için asansöre binen N.A adlı kız çocuğunun kolu ve bacağı asansöre sıkıştı. Durumu fark eden apartman sakinleri 112 sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından çocuk, Erzin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan N.A., yaşamını yitirdi.

 

7 Temmuz 2015’te, Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Yanıkkaya Köyü’nde serinlemek için su kuyusuna giren Umut Can Taş (14) ile Ali Fırat Bilir (14) isimli çocuklar suda boğularak can verdi. Batman Bölge Devlet Hastanesi morguna kaldırılan çocukların cenazeleri otopsi işlemleri için Diyarbakır’a gönderildi.

 

8 Temmuz 2015’te,  Edirne’nin Keşan ilçesinde İki Minareli Çarşı Camii Aşevi Yaptırma ve Yaşatma Derneği bünyesinde Yenimescit Mahallesi’nde faaliyet gösteren aşevinde, dün yaklaşık 1000 kişiye Keşan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nca sağlanan erzaklarla yapılan ezo gelin çorbası, kıymalı mercimek ile salçalı makarnadan oluşan iftarlık yemeği dağıtıldı. İftardan sonra çoğu çocuk yaklaşık 100 kişi mide bulantısı, kusma, ishal, baş dönmesi şikayetleriyle ambulans ve özel araçlarla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Gıda zehirlenmesi tanısıyla tedavi altına alınarak serum takılan yaklaşık 100 kişi, acil servis ve polikliniklerin bulunduğu binada oluşturulan bölümde müşahede altına alındı.

 

19 Temmuz 2015’te, Ağrı ili Hamur ilçesi Butka köyünde devrilen traktörün altında kalarak ağır yaralanan Feyat Çağala (50), kaldırıldığı Ağrı Devlet Hastanesi’nde “teknik yetersizlikler ve doktor bulunmadığı” gerekçesiyle nakil işlemleri 4 saat bekletilince yaşamını yitirdi.

 

21 Temmuz 2015’te, Van’ın Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi’nde bulunan ve adli tutukluların bulunduğu M Tipi Kapalı Cezaevi’nde 10 tutuklu yenilen pastadan zehirlendi. Yedikleri pastanın ardından bulantı, kusma ve karın ağrısı şikayeti ile cezaevi idaresine başvuran tutuklular, daha sonra ambulanslar ile tedavi için kentteki hastanelere kaldırılarak, tedavi altına alındı.

 

8 Ağustos 2015’te, Muş ili Bulanık ilçesinde 2012 yılında hizmete açılan, ancak o günden bu yana yeteri kadar doktorun görevlendirilmediği Bulanık Devlet Hastanesi’nde geçen günlerde yaşanan ölümlü vaka ve ihmal iddialarını da beraberinde getirdi. Geçirdiği kazanın ardından bilinci açık bir şekilde hastaneye getirilen Adem Yaşar (15) adlı çocuk yaşamını yitirirken, Yaşar’ın ağabeyi Ömer Yaşar, sağlık görevlilerinin yarım saat boyunca damar yolunu bulmaya çalıştığını, tartıştıkları acil servisteki doktorun ise eldivenini yere atarak başlarından ayrıldığını iddia etti.

 

12 Eylül 2015’te, Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlı Carci köyündeki Çıldır Barajı üzerinde yer alan hidroelektrik santrallerinin kapaklarının aniden açılması sonucu aynı aileden 3 kişi baraj sularına kapıldı. Su kenarında çamaşırlarını yıkayan Meryem İnce ve hemen ilerisindeki Necife İnce ve oğlu Aykut İnce suya kapıldı. Suya kapılan 3 kişiyi köylüler kurtarırken, Meryem İnce’nin durumunun ağır olduğu ve kaldırıldığı Kars Harakani Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda tutulduğu öğrenildi. Kayalara çarparak çeşitli yerlerinden yaralanan diğer 2 yaralanın durumlarının ise iyi olduğu ve aynı hastanede tedavi altına alındığı belirtildi.

 

19 Eylül 2015’te, Şırnak merkeze bağlı Yeni Mahallesi’nde özsavunma kapsamında kurulan barikatları kaldırmak amacıyla polis dün akşam saatlerinde mahalleye ikinci kez saldırı gerçekleştirmiş ve saldırı nedeniyle mahallede bulunan elektrik trafoları zarar görmüştü. Saldırın ardından yaşanan elektrik kesintisi, diyaliz makinesine bağlı yaşayan 2 yaşındaki Miraç Külter isimli bebeğin ailesini isyan ettirdi. Kesintinin ardından zor şartlarda aldıkları jeneratörü çalıştırdıklarını ancak bir süre sonra jeneratörün de devre dışı kaldığını belirten Miraç bebeğin annesi Selma Külter, yardım için aradıkları 112 acil servisinde görevli personellerin “Can güvenliği” olmadığı gerekçesiyle mahalleye gelemeyecekleri cevabını verdiğini söyledi. Çocuğunun sabaha karşı HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik’in araya girmesi ardından saatler sonra ancak hastaneye kaldırabildiklerini ifade eden anne Külter, “Bize bunu yapmaya ne hakları var. Ambulansın polis eşliğinde gelmesi gerektiğini söylediler. Ambulans görevlileri ise olaylardan dolayı gelemeyeceklerini ve dışarıdan benzin almamızı söylediler. Ama polisler emir vermişler. Kimseye bidonlarda benzin satılmamasını söylemişler. Oğlumun raporlarını göstermeme rağmen kimse bana benzin vermedi. Yarın oğluma bir şey olursa bunun hesabını kim verecek” sözleriyle yaşanan duruma tepki gösterdi.

 

1 Ekim 2015’te, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir belediye otobüsü Cemal Gürsel Caddesi üzerinde bulunan Dikimevi Durağı’na daldı. Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, kazada 12 kişinin hayatını kaybettiği açıkladı.

 

17 Ekim 2015’te, Aydın’ın Germencik ilçesi Reis Mahallesi’nde gece saatlerinde tarla yolundan evine giden Emrullah Danış isimli yurttaş, özel bir jeotermal santralinden kaçak olarak dışarı salınan suyun içine düştü. Ağır yaralanan Danış, Aydın Adnan Menderes Üniversite Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

27 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinin Çöl mezrası bölgesinde bulunan Uzunova, Kamışlı, Bayır ve Zeyrek ilkokullarında okuyan öğrenciler, özel bir firmanın verdiği akşam yemeğinde zehirlendi. Resmi rakamlara göre 332 öğrencinin zehirlendiği belirtilirdi, çocuklar hastanelerde tedavi altına alındı.

 

9 Kasım 2015’te, Van ili Başkale ilçesine bağlı Soredêr (Yanal) Mahallesi’nde 23 yıl boyunca hizmet veren sağlık ocağının 6 yıl önce onarımdan geçmesinden sonra bir daha hizmete açılmaması sonucu 4 acil hasta yollarda can verdiği mahalleliler tarafından anlatıldı. Sağlık ocağının korucu mahallesine taşınmasına tepki gösteren mahalle hastanın başka yerlerde ki hastanelere giderken yolda yaşamlarını yitirdiği öğrenildi.

 

17 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı İbikan Mahallesi’nde bulunan Üzümlü İlköğretim Okulu’nda 32 öğrenci, yedikleri yemekten dolayı zehirlendi. Çevre mahallelerden gelen öğrenciler için dağıtılan öğlen yemeğini yiyen öğrenciler, daha sonra karın ağrısı, mide bulantısı ve baş dönmesi şikayeti ile okul idaresine başvurdu. Bunun üzerine öğrenciler, Dicle Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tetkiklerde 32 öğrenci gıda zehirlenmesinden kaynaklı olarak müşahede altına alındı.

 

18 Kasım 2015’te, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kütahya Yesevi Yurdun’da kalan yaklaşık 800 öğrenci, akşam yemeğinde tavuk ve pilav yedi. Ancak yemekten sonra bazı öğrencilerde mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetleri görüldü. Hastaneye kaldırılan 92 öğrenciye gıda zehirlenmesi teşhisi konuldu.

 

20 Kasım 2015’te, Dersim’de özel bir okulda kimya dersi için laboratuar ortamında yapılan deney sırasında patlama meydana geldi. Patlamada 2’si ağır 10 öğrenci yaralandı.

 

1 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Karaağaç Köyü’nde bulunan Kulp Müftülüğüne ait Kuran Kursu’nda, elektrikli ısıtıcıdan kaynaklandığı ileri sürülen yangın sonucu, 6 çocuk yaşamını yitirdi, 6 çocuk ise yaralandı.

 

3 Aralık 2015’te, Urfa’nın mеrkеz Hаliliyе ilçеsi Gеrmüş Mаhаllеsi’nde bulunan Yеşilurfа İlk vе Ortаokulu’ndа öğrenim gören yatılı 319 öğrеnciden 98’i akşam yemeğinde yedikleri yemekten zehirlendi. Yemek menüsünde yere alan tаvuk, mаkаrnа vе çоrbаdan yiyen öğrenciler, rahatsızlanmaları üzerine sabah saatlerinde kеnttеki hаstаnеlеrе kaldırıldı.

 

4 Aralık 2015’te, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sualtı Arama ve Kurtarma Ekibi, Dicle Barajı kapaklarının uyarı yapılmadan açılmasıyla Sur ilçesi Develi Mahallesi Zilpınar Deresi’ndeki sulama göletinde oluşan adada mahsur kalan 5 yurttaş ile 170 keçiyi, 7,5 saatlik çalışmanın ardından boğulmaktan kurtardı.

 

12 Aralık 2015’te, Şanlıurfa Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’ne giden 28 hamile kadın elektrik çarpması sonucu yandı. Vücutlarının çeşitli yerlerinde yanıklar oluşan kadınlar, ambulanslarla başka hastanelere sevk edildi.

 

20 Aralık 2015’te, Van’ın Çaldıran ilçesinde asansörün kapısına sıkışan 13 yaşındaki Özcan Güler, hayatını kaybetti. Akşam saatlerinde Zahide Mehmet Tamince Lisesi’nde eğitim gören ağabeyinin kaldığı yurda giden Güler, yemekhane için kullanılan asansörün kapısına sıkışarak feci bir şekilde can verdiği öğrenildi.

 

28 Aralık 2015’te, Van’ın Erciş ilçesine bağlı Latife Hanım Mahallesi’nde bulunan Zilan Caddesi’nde hızlı kullanıldığı belirtilen polise ait akrep tipi zırhlı araç, karşıdan karşıya geçmek isteyen 55 yaşındaki Zahide Hezer isimli kadına çarptı. Çarpmanın etkisiyle caddeye yığılan Hezer, çevrede bulunan yurttaşların haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulansla İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

29 Aralık 2015’te, Adana’da okula getirilen sıraların kamyondan indirilmesine yardım eden öğrencilerden 11 yaşındaki M.D.’nin ayağı kasa ile kapak arasına sıkışınca Cankur ekipleri tarafından kurtarılabildi.

 

 

5.2. Asker İntiharları / İntihar Teşebbüsleri/Şüpheli Asker/Polis Ölümleri

3 Ocak 2015’te Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’nde zorunlu askerlik hizmetini yapan Van nüfusuna kayıtlı Emrah Çalkın’ın (21) sınırdaki kulübede nöbet tutarken arkadaşının silahının “kazara” ateş alması sonucu yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

16 Ocak 2015’te Hakkâri’deki Zap Jandarma Karakolu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan İzmir nüfusuna kayıtlı Özgür Bedir’nin (22) nöbet sırasında tartıştığı bir başka er tarafından vurulduğu iddia edildi. Ağır yaralı halde Hakkâri Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Özgür Bedir burada yaşamını yitirdi.

 

18 Ocak 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde bulunan 2. Hudut Taburu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan ve terhisine 15 gün kaldığı belirtilen Van’ın Erciş İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Gökhan Kayahas’ın (21) nöbet tuttuğu sırada tüfeğiyle intihar ettiği iddia edildi.

 

28 Ocak 2015’te, Kütahya’da zorunlu askerlik hizmetini yapan Bitlis’in Tatvan İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Mehmet Erdem Askeri Garnizon Müdürlüğü’nde nöbet tuttuğu kulübede kabinin üstünden vurulmuş halde ölü bulundu.

 

30 Ocak 2015’te Kocaeli’nin Derince İlçesi’ndeki Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 1. Ulaştırma Terminal Birlik Komutanlığı zorunlu askerlik hizmetini yapan Kayseri nüfusuna kayıtlı Mehmet Akif Adıyaman’ın (21) silahıyla intihar ettiği iddia edildi.

 

1 Şubat 2015’te Mardin’in Derik İlçesi’ndeki Jandarma Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Ordu’nun Perşembe İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Eray Akgöz komaya girerek yaşamını yitirdi. Eray Akgöz komaya girme nedeninin uyuşturucu madde tüketiminden kaynaklandığı ileri sürüldü.

 

12 Şubat 2015’te Konya’nın Karapınar İlçesi’ndeki Atış Poligon Grup Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Mardin’in Midyat İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Şaban Büyük’ün (20) nöbet tuttuğu esnada tüfeğiyle göğsüne ateş ederek intihar ettiği iddia edildi.

 

14 Şubat 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde zorunlu askerlik hizmetini yapan Bitlis’in Tatvan İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Ömer Yalçın’ın (20) “arkadaşıyla şakalaşırken kaza sonucu silahın ateş almasıyla öldürüldüğü” iddia edildi.

 

15 Şubat 2015’te Edirne’nin Süloğlu İlçesi’ndeki 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan İzmir’in Bergama İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Osman Buğdaycı’nın (21) da nöbet tutuğu sırada tüfeğiyle kendini vurup intihar ettiği iddia edildi.

 

24 Şubat 2015’te Manisa 6. Jandarma Komanda Er Eğitim Alayı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Kahramanmaraş nüfusuna kayıtlı Mustafa Telli’nin eğitim alanında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği askeri yetkililerin yaptığı yazılı açıklamada iddia edildi.

 

26 Şubat 2015’te,Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’ndeki Şehit Fehmi Altınordu Hudut Bölük Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan bir askerin nöbet tuttuğu esnada yaşadığı cinnet sonucu aynı yerde nöbet tutan bir uzman çavuş, bir çavuş ve bir askeri öldürdüğü iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken 3 askeri öldürdüğü ileri sürülen askerin akıbeti hakkında bilgi edinilemedi.

 

26 Şubat 2015’te Isparta’da bulunan Komando Er Eğitim Alayı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Adana’nın Yüreğir İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Emre İrdayoğlu’nun (29) koğuşunda geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

2 Mart 2015’te, Adana’da Aladağ İlçe Jandarma Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Ordu nüfusuna kayıtlı Abdullah Samet Çoklu’nun kazan dairesinde kalorifer borusuna kendini asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

8 Mart 2015’te,Siirt’te, 3’ncü Tugay Komutanlığı’nda bulunan H.T. isimli uzman askerin, nöbet sırasında tabanca ile göğsünün sol tarafına ateş açarak intihar girişiminde bulunduğu iddia edildi. Yaralanan asker, Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

14 Mart 2015’te İzmir’in Bornova İlçesi’nde bulunan 10. Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Şanlıurfa’nın Halfeti İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Abuzer Gören’in (21) 8 Mart 2015’te, futbol maçı sırasında aldığı darbe sonucu idrar torbasının patladığı öğrenildi. Abuzer Gören kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

14 Mart 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Derecik Beldesi’ndeki Yeşilova Jandarma Karakolu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Kayseri’nin Kocasinan İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Harun Aslan’ın (21) silahıyla göğsüne ateş ederek intihar ettiği iddia edildi.

 

21 Mart 2015’te,Mardin’in Dargeçit ilçesinin Ilısu köyü Çelebi Karakolu’nda görev yapan uzman çavuş Ali Yalçınkaya’nın belirlenemeyen bir nedenle, beylik tabancası ile intihar ettiği iddia edildi.

 

27 Mart 2015’te Balıkesir Bakım Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Salih Tuzlu’nun (20) koğuştaki yatağında ölü bulunduğu iddia edildi.

 

29 Mart 2015’te İzmir’in Çiğli İlçesi’nde bulunan 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan er A.K.’nin daha önceden tartıştığı arkadaşları H.E. ve M.E.’yi sayım sırasında tabancayla vurup ağır yaraladığı, yaralı askerlerden H.E.’nin kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği iddia edildi. A.K.’nin olaydan sonra gözaltına alındığı öğrenildi.

 

3 Nisan 2015’te Hakkâri Dağ ve Komando Tugayı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Adana nüfusuna kayıtlı Emrah Ö. nasıl geldiği belirlenemeyen bir kurşunla kafasından vurularak ağır yaralandı.

 

5 Nisan 2015’te Hatay’ın Kırıkhan İlçesi’nde bulunan Kayatepe Hudut Karakolu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Adıyaman’ın Tut İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı er E.A.’nın (21) terhisine 10 gün kala nöbet kulübesinde intihar ettiği iddia edildi.

 

16 Nisan 2015’te, Konya’da Beyşehir İlçe Jandarma Karakolu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Van nüfusuna kayıtlı Emin Ece’nin (21), intihar ettiği iddia edildi.

 

20 Nisan 2015’te, Kıbrıs’ın Güzelyurt ilçesinde zorunlu askerlik yapan ve 45 günlük asker olan 23 yaşındaki Fatih Akbulut ‘un intihar ettiği iddia edildi.

 

21 Mayıs 2015’te, Siirt Cezaevi’nden Siirt Adliyesi’ne tutuklu getirdiği belirtilen ring aracının şoförü Jandarma Adnan Gündüz’ün kendi silahıyla intihar ettiği iddia edildi. Gündüz’ün Nevşehirli olduğu ve teskeresini almasına 4 ay kaldığı belirtildi.

 

23 Mayıs 2015’te Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde bulunan 70. Mekanize Piyade Tugay’ında zorunlu askerlik hizmetini yapan Osmaniye’nin Kadirli İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Murat Kayabaşı’nın intihar ettiği iddia edildi.

 

22 Haziran 2015’te İHD İstanbul şubemizi arayan baba K.G’in mail yolu ile de yaptığı başvurusunda: “Oğlum A.G,vatani görevini yaptığı İnşaat Taburu Karadeniz Ereğli’de 7 Mayıs günü Bölük komutanı Yzb. A.T tarafından darp edilmiştir. 8 Mayıs 2015 tarihinde TALEP başlıklı mail dilekçemizde de bu olayı yazdık ve başka bir birliğe atamasının yapılmasını arz ettik. Fakat dilekçemize olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmedi. Oğlumu döven, hakaretler ve tehditler eden Bölük komutanı hakkında dava açtım. Bu şartlar altında çocuğum orada nasıl askerlik yapıp bitirecek. Mağduriyetimizin giderilmesini ve en kısa zamanda bize cevap verilmesini rica ederim.” Dedi.

 

25 Haziran 2015’te Manisa’nın Salihli İlçesi’ndeki Adala Jandarma Karakolu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Şırnak’ın Silopi İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Yağmur Durak’ın (21) nöbet tuttuğu kulübede göğsüne dayadığı tabanca ile intihar ettiği iddia edildi.

 

5 Temmuz 2015’te Ankara’da bulunan Lojistik Destek Birlik Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Kıbrıslı er Özkan Yıldırımlar’ın (19), nöbet yerinde silahının kayışıyla kendini asarak intihar ettiği iddia edildi.

 

20 Temmuz 2015’te, Siirt’in Doğan Mahallesi’ndeki Doğa Kışla Taburu’nda zorunlu askerlik görevini yapan Muş nüfusuna kayıtlı İsmail Ay (22) adlı askerin nöbet sırasında kendi silahıyla intihara kalkıştı iddia edildi. Çenesinin alt kısmından ateşli silahla yaralanan Ay’ın Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındığı ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

25 Ağustos 2015’te Sivas’ta bulunan 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı’nda 20 gün önce zorunlu askerlik hizmetine başlayan Ağrılı Yavuz Sarı’nın eğitim atışları sırasında çenesine dayadığı G3 piyade tüfeğini ateşleyerek intihar ettiği iddia edildi.

 

27 Ağustos 2015’te İzmit’in Seferihisar İlçesi’nde bulunan Doğanbey Jandarma Karakolu’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Batman nüfusuna kayıtlı Veli Çelik (21) adlı erin nöbet tuttuğu kulübede intihar ettiği iddia edildi.

 

30 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde zorunlu askerlik hizmetini yapan Diyarbakırlı Asım Serbest’in (20) silahıyla intihar ettiği iddia edildi.

 

4 Eylül 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesi 4. Piyade Hudut Alayına bağlı Akdoğan Piyade Hudut Sınır Karakolu’nda görevli 20 yaşında ve Erzurum nüfusuna kayıtlı Ersin Aydın isimli askerin, silahla sağ bacağına ateş ederek kendisini vurarak yaralandığı iddia edildi.

 

7 Eylül 2015’te, Antalya’nın Alanya İlçesi’nde zorunlu askerliğini yaptığı cezaevinin tuvaletinde tüfeğiyle başına ateş ettiği iddia edilerek ağır yaralanan jandarma er 24 yaşındaki Gökhan Deniz, hastanede yaşamını yitirdi.

 

8 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde zorunlu askerlik hizmetini yapan Ankara’nın Haymana İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Kürt asker Şahin Şimşek’in öldüğü açıklandı. Ölüm nedeni açıklanmayan Şahin Şimşek’in çatışmada ölmüş olabileceği veya intihar ettiği iddia edildi.

 

16 Eylül 2015’te, Siirt Devlet Hastanesi’ne, intihara teşebbüs ettiği iddiasıyla kaldırılan Uzman Çavuş Abdullah Tokgöz yaşamını yitirdi. Sabah saatlerinde ağır yaralı bir şekilde görevli olduğu Eruh’tan İl Devlet Hastanesi’ne getirilen Tokgöz’ün silah ile arkadan vurulduğu ve kurşunun göğüs tarafından çıktığı iddia edildi.

 

19 Eylül 2015’te, Bitlis’te vatani zorunlu askerlik yapan 21 yaşındaki Çorum doğumlu er Bünyamin Tankuş’un intihar ettiği iddia edildi.

 

28 Eylül 2015’te, Van’ın Erciş nüfusuna kayıtlı Tamer Bedir’in (20), 2 aydır askerlik yaptığı Afyonkarahisar İskan Bölüğü’nde intihar ettiği iddia edildi.

 

7 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde zorunlu askerlik yaptığı belirtilen Fadıl Baran ağır yaralı halde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde getirildi. Baran doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.  1994 Batman doğumlu olduğu belirtilen Baran’ı hastaneye getiren askerler ‘intihar’ ettiğini ileri sürdü.

 

16 Ekim 2015’te, Şırnak’ın Güçlükonak ilçesi Koçyurdu Jandarma Karakolu’unda askerlik yapan Arif Orhan Şener isimli jandarma er, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Sabah saat 07.00 sıralarında nöbet tuttuğu esnada silahının ateş alması sonucu yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

19 Ekim 2015’te, Samsun’daki birliğinde zorunlu askerlik yapan Şırnaklı er Selman Akdeniz, denize atlayarak intihar ettiği iddia edildi.

 

29 Ekim 2015’te Muş’ta Malazgirt İlçe Jandarma Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan er Serdal Karapucak (20) silahıyla kendini vurarak intihar ettiği iddia edildi.

 

7 Aralık 2015’te Iğdır İl Jandarma Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Erzurum’un Oltu İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Tunahan Öztürk’ün nöbet tuttuğu kulübede intihar ettiği iddia edildi.

 

12 Aralık 2015’te, İstanbul’da piyade er olarak zorunlu askerlik yapan Sakarya nüfusuna kayıtlı 29 yaşındaki Murat Ali Atmaca’nın kendini asarak yaşamına son verdiği iddia edildi.

 

18 Aralık 2015’te, Aydın’dan Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Batı Kışlası’na teslim olan asker 20 yaşındaki Onur Ağır’ın Manisa Adliye Sarayı’nda merdiven boşluğuna düşerek hayatını kaybettiği iddia edildi.

 

 6. SALDIRIYA UĞRAYANLAR

 

1 Ocak 2015’te İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı önünde nöbet tutan polislerin bulunduğu noktaya yaklaşan Fırat Özçelik adlı kişi, polislere önce el bombası attı. Bombanın patlamaması üzerine silahıyla ateş etmeye çalışırken gözaltına alındı. Akşam saatlerinde ise DHKP-C Örgütü yaptığı açıklamayla saldırıyı üstlendi.

 

6 Ocak 2015’te, İstanbul’da Sultanahmet Meydanı’nda bulunan Turizm Polisi Şube Müdürlüğü’nde biri polis, biri saldırgan 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıyı Elif Sultan Kalsen’in düzenlediği iddiası Emniyet Müdürlüğü tarafından yalanlandı. Saldırıyı düzenleyenin cenazesini teşhise giden Elif Sultan Kalsen’in ailesi de kendilerine gösterilen cenazenin kızlarına ait olmadığını söyledi.  Öte yandan cenazenin Elif Sultan Kalsen’e ait olduğu gerekçesiyle Adlî Tıp Kurumu’nun önünde beklemeye başlayan Halk Cephesi aktivisti 4 kişi polis ekiplerince gözaltına alındı. 8 Ocak 2015’te ise saldırıyı Rusya uyruklu olduğu belirtilen Riana Ramazova adlı bir kadının düzenlediği iddia edildi.

 

7 Ocak 2015’te,Şırnak’ın Cizre ilçesi Yafes Caddesi Dicle Köprüsü yakınında bulunan, Dicle Polis Karakolu’na yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda Bekir Elek ve Onur Polat isimli polis memurları yaralandı. Hayati tehlikesi bulunmayan yaralı polisler, Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

7 Ocak 2015’te,Diyarbakır Yenişehir İlçesinde bulunan Şehitlik Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde ismi öğrenilemeyen bir öğretmen öğrenci velileri tarafından saldırıya maruz kaldı. Okul pansiyonunda gerçekleştiği belirtilen saldırıda, öğretmenin darp edildiği belirtildi.

 

9 Ocak 2015’te,Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde (DİSKİ) kontrolör olarak çalışan Yunus Emre Aydın isimli bir çalışan, Yenişehir ilçesi Ofis semti Paşakonağı civarında görevini yaptığı sırada kahvehane sahibi ile aralarında çıkan tartışmanın ardından, kahvehane sahibinin önce sözlü daha sonra da fiili saldırısına uğradı. Aydın, kahvehane sahibinin sıktığı ve vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden 5 kurşunla ağır yaralandı. Yaralanan Aydın, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınırken, işyeri sahibi de polislerce gözaltına alındı.

 

21 Ocak 2015’te,Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki bulunan Doç. Dr. Yaşar Eryılmaz Devlet Hastanesi’nde görevli Diş Doktoru Cemal Yücebaş, diş çekimi için hastaneye gelen; ancak sıra almadıkları için tedavisini reddettiği Hasan Gönder ve Metin Gönder adlı kişilerin saldırısına maruz kaldı. İki el parmağı kırılan ve kafasına aldığı darbe sonucu kafatasında çatlak oluşan Yücebaş, yoğun bakıma alındı.

 

22 Ocak 2015’te,Van’ın Özalp ilçesinde, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Nihat Özbay, iş yerinden çıkarak Atatürk Caddesi’nde bulunan arkadaşını ziyarete gitmek istediği sırada, kimliği belirsiz 5 kişinin sopalı saldırısına uğradı. Saldırganlar olay yerinden kaçarken, çeşitli yerinden yaralanan Özbay ise, Özalp Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Van Bölge eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan muayenenin ardından Özbay taburcu edildi.

 

30 Ocak 2015’te,Şırnak Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındıktan sonra yaşamını yitiren bir hastanın yakınları, hastanın yaşamını yitirmesinde ihmali olduğu gerekçesiyle görevli uzman Kardiyolog Dr. Deniz Elçik ve ismi öğrenilemeyen bir hemşireyi darp etti. Saldırı nedeniyle yaralanan Dr. Elçik’e 20 günlük iş göremez raporu verildi.

 

3 Şubat 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde yapımına bir süre ara verilen Ilısu Barajı’na malzeme taşıdıkları öğrenilen iş makinelerine, Dargeçit ilçesi çevre yolunda HPG militanları tarafından ateş açıldı. Açılan ateş sonucu Necmettin Karadeniz (32), İsrafil Köymen (49) ile Hasan Yoğurt (51) isimli işçiler yaralandı. Yaralananlar Midyat Devlet Hastanesi’ne tedavi altına alındı.

 

6 Şubat 2015’te, Mardin Merkez Ortaköy Sağlık Ocağı’nda görev yapan Dr. Osman Sağlam, hasta yakınlarının şiddetine maruz kaldı. Uğradığı şiddet sonucu ayağının alçıya alındığı Sağlam’a, 10 günlük rapor verildi.

 

7 Şubat 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde yapımı devam eden Ilısu Barajı’nın inşaatında çalışan Nevşehir’in Kozaklı İlçesi’nin nüfusuna kayıtlı Kürşat Metin (56) kimliği belirsiz kişilerce evinde uğradığı bıçaklı ve silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Saldırının ardından açıklama yapan Kürşat Metin’in ağabeyi Büyük Birlik Partisi (BBP) Kozaklı İlçe Başkanı Feridun Metin, inşaatta çalışanların bir süredir PKK tarafından tehdit edildiğini ve cinayetin de PKK tarafından işlendiğini ifade etti. Aynı inşaata malzeme taşıyan bir kamyonete de 2 Şubat 2015’te uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırı sonucu da araçta bulunan Necmettin Karadeniz (32), İsrafil Köymen (49) ile Hasan Yoğurt (51) yaralanmıştı.

 

13 Şubat 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nde polis kontrol noktasına bir araçla düzenlenen bombalı saldırıda biri polis, üçü sivil 4 kişi yaralandı.

 

17 Şubat 2015’te, Ankara’da Necla Kızılbağ Anadolu Lisesi’nin önünde Berkin Elvan ile ilgili bildiri dağıtan Devrimci Liseliler aktivisti çocuklar aşırı sağcı bir grubun önce fiziki saldırısına sonra da Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) binası önünde de silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda ölen veya yaralanan olmadı.

 

17 Şubat 2015’te, Erzurum’un merkeze bağlı Aziziye İlçe Belediye Başkanı AKP’li Cevdet Orhan, makamında uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralandı. Orhan, Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

18 Şubat 2015’te Ankara’da bir süredir Necla Kızılbağ Anadolu Lisesi’nin önünde bildiri dağıtırken aşırı sağcı grupların fiziki ve silahlı saldırısına maruz kalan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Devrimci Liseliler aktivistlerine yönelik saldırıda bulunuldu. Çıkan olay nedeniyle saldırgan gruba müdahalede bulunmayan polis ekipleri saldırının ardından bildiri dağıtan 9 kişiyi gözaltına aldı.

 

19 Şubat 2015’te, Dicle Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğrencileri, fakülte yönetiminin var olan sorunlara çözüm bulamamasından dolayı dersleri boykot ederek, fakülte yönetimi ile görüşmek istedi. Onlarca öğrenci, Fakülte Dekanı Cengiz Yalçın ile görüşme isteği kabul edilmeyince, Dekan Yardımcısı Hasan İçen ile bir derslikte görüştü. Yaklaşık yarım saat süren görüşmede İçen’e yaşadıkları sorunları aktaran öğrencilerin İçen’in yumruklu saldırısına maruz kaldığı iddia edildi. İçen’in sorunlar karşısında cevap olamaması üzerine öğrencilerden Halit Erbay’a yumruklu saldırıda bulunduğu ve toplantıda bulunan diğer öğrencilerin duruma tepki gösterdiği belirtildi. İçen, özel güvenlik personeli eşliğinde toplantıdan çıkarıldı. İçen, sınıftan çıktığı esnada da öğrencilere hakaret etmeyi sürdürdü.

 

20 Şubat 2015’te İzmir’de solcu ve Kürt öğrencilerin düzenlediği etkinliğe aşırı sağcı Ülkü Ocakları grubu saldırıda bulundu. Polisin müdahale etmediği saldırıya öğrencilerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada Ülkü Ocakları’nın “Ege Üniversitesi reisi” olduğu belirtilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu adlı kişi bacağından aldığı bıçak darbesiyle öldü. Saldırı sonunda Nurullah Semo adlı Kürt öğrencinin de aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralandığı, toplamda ise 7 kişinin yaralı olduğu öğrenildi. Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun öldürülmesinin ardından polis düzenlediği operasyonlarla biri Ülkü Ocakları üyesi 7 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlardan Nurullah Semo durumunun ağırlaşması üzerine yeniden hastaneye kaldırıldı.

 

21-22 Şubat 2015 tarihlerinde İzmir’de solcu ve Kürt öğrencilere yönelik aşırı sağcı grupların düzenlediği saldırı sonucu çıkan çatışmada ölen “Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi reisi” Fırat Yılmaz Çakıroğlu adına yapılan basın açıklamaları çeşitli kentlerde Kürtlere ve sol gruplara yönelik ırkçı saldırılara dönüştü.

 

20 Şubat 2015’te Kocaeli’nin Darıca İlçesi’nde kimliği belirsiz kişi veya kişilerin HDP ilçe binasına silahlı saldırı düzenlemesi sonucu binada maddi hasar meydana geldi.

 

21 Şubat 2015’te Trabzon’da basın açıklaması yapacaklarını iddia eden bir grup, yeni kurulan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) il binası olacağı belirtilen bir binanın etrafını sardı. Grup daha sonra HDP’ye ait bir ibarenin veya tabelanın bulunmadığı binanın önünde ayrıldı.

 

21 Şubat 2015’te İzmir’in Menderes İlçesi’nde HDP’nin ilçe binasına taşlı ve sopalı saldırıda bulunan bir grup, binanın camlarını kırdı.

 

22 Şubat 2015’te Erzurum’da Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun öldürülmesini protesto eden grup, HDP il binasına doğru yürüyüşe geçti. Burada binaya yönelik olası saldırıyı engellemek için toplanan HDP’li gruba ülkücü grubun bıçaklı ve sopalı saldırıda bulunması üzerine biri ağır 5 HDP’li yaralandı.

 

22 Şubat 2015’te Eskişehir’de de HDP binasına saldırı girişiminde bulunan gruplar, parti binası önünde karşılaştıkları HDP taraftarı iki kişiyi linç etmek istedi.

 

22 Şubat 2015’te Ankara’da da HDP binalarına saldırı düzenlendi. Ülkü Ocakları üyesi oldukları belirtilen grubun Sincan’daki HDP binasına düzenledikleri saldırıda İlçe Eş Başkanı Akif Özerduğ’un da arasında bulunduğu 4 kişi yaralandı.

 

22 Şubat 2015’te İstanbul’un Bahçelievler İlçesi’nde ise Sosyalist Demokrasi Partisi’nin (SDP) ilçe binasına saldırı düzenleyen ırkçı gruplar saldırı sırasında binada bulunan bir kişiyi darp etti, koluna da Türkiye’de aşırı sağcı ve ırkçı siyasi grupların sembolü olan 3 hilal şeklini çizmeye çalıştı.

 

22 Şubat 2015’te İstanbul’da Esenler İlçesi’nin Tepe Mahallesi’ndeki HDP temsilciliğine 5 kişinin taşlı saldırıda bulunması sonucu büroda maddi hasar meydana geldi. Saldırgan 5 kişiden 3’ünün gözaltına alındığı bildirildi.

 

22 Şubat 2015’te Adana’da Fırat Yılmaz Çakıroğlu için gıyabi cenaze namazı kıldıkları iddia edilen ırkçı grup, caminin önünden geçen ve puşi taktıkları belirtilen 3 kişiyi darp etti.

 

23 Şubat 2015’te,Erzurum’un Köprüköy ilçesinde, DBP İlçe Eş Başkanı Necati Yazıcı bir iş yerinde oturduğu esnada ülkücü olduğu öğrenilen bir grubun saldırısına maruz kaldı. Satır ve bıçaklarla iş yerine giren ırkçı grup, Yazıcı’ya saldırdıktan sonra olay yerinden uzaklaştı. Saldırı sonucu baygınlık geçiren Yazıcı, arkadaşları tarafından Köprüköy Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yazıcı’nın başına çok sayıda dikiş atıldığı öğrenildi.

 

23 Şubat 2015’te, Çankırı’da Karatekin Üniversitesi yönetiminin yapılması planlanan tüm eylem ve etkinliklerin yasaklandığını duyurmasına rağmen Ülkü Ocakları grubunun eylem yapmasına izin vermesi üzerine toplanan 150 kişilik grup, Edebiyat Fakültesi önünde karşılaştıkları 3 Kürt öğrenciyi darp etti.

 

26 Şubat 2015’te Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Fırat Yılmaz Çakıroğlu adlı kişinin bıçaklanarak öldürülmesi nedeniyle çıkabilecek olaylar nedeniyle 3 gün tatil edilen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde eğitim-öğretimin başladığı karşıt görüşlü öğrenciler arasında çatışma çıktı. Fakülte binasına giren herkesin detektörle aranmasına rağmen çıkan kavgaya polisin müdahalesi esnasında kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce açılan ateş sonucu bir özel güvenlik görevlisi bacağından vurularak yaralandı. Saldırıda ayrıca 2 öğrenci de yaralandı. Kavga sonrası 50 kişi gözaltına alındı.

 

27 Şubat 2015’te Adıyaman’da ırkçı bir grubun DBP il binasına taşlı saldırıda bulunması sonucu binada maddi hasar meydana geldi. Saldırgan gruba müdahale etmeyen polis, binada bulunanların saldırıya karşılık vermesi üzerine binaya gaz bombasıyla müdahale ederek 7 kişiyi gözaltına aldı.

 

27 Şubat 2015’te,Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği’nde görevli bulunan 3 sağlık memuru, 25 Şubat’ta hasta yakınlarının şiddetine maruz kalarak yaralandı.

 

28 Şubat 2015’te, Kırklareli Üniversitesi Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu Elektronik Bölümü öğrencisi Adıyamanlı Ramazan Fırat’ın aynı evi paylaştığı ve Ülkü Ocakları adlı yapılanma ile bağlantılı oldukları ileri sürülen 4 öğrenci tarafından bilekleri ve boyunu kesilerek öldürüldüğü iddia edildi. Soruşturma kapsamında polisin, Kürt öğrenci Ramazan Fırat’ın öldürülmesiyle ilgili aynı evde kalan Mustafa Karakuş, Emrah Keleş ve adı öğrenilmeyen bir öğrenciyi gözaltına aldığı, diğer bir öğrencinin ise arandığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar Lüleburgaz Emniyet Müdürlüğü’nde tutulurken, ilişkin savcılığın gözaltında tutulanlar için 72 saat ek süre verdiği belirtildi.

 

4 Mart 2015’te Mersin Üniversitesi’nde Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçim bildirilerini dağıtan öğrencilere aşırı sağcı bir grubun saldırması nedeniyle 2 öğrenci yaralandı.

 

4 Mart 2015’te,Erzurum Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesi’nde ameliyat sırasında Ortopedi ve Travmatoloji bölümü araştırma görevlisi Dr. Feyzi Kılıç’ın acil bir hastayı ameliyat ederken dikiş iplerini bulamayınca hemşire Nursel Algım’a (25) hakaret edip, yumruk attığı iddia edildi.

 

5 Mart 2015’te,Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’nde görevli Kulak Burun Boğaz Asistanı Dr. Abdurrahman Ayral,  hasta yakını ve hasta tarafından saldırıya maruz kaldı. Darp edilen Ayral’ın, el bileği ve parmağının kırıldığı belirtildi.

 

6 Mart 2015’te,Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi E.G. isimli Kürt kadın öğrencinin, Dikilitaş Mahallesinde ülkücü bir grup tarafından darp edilmesini, üniversite kampüsünde yürüyüşle protesto eden öğrenciler, ırkçı bir grubun saldırısına maruz kaldı.

 

12 Mart 2015’te,Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde, hastanede otomasyon görevlisi olarak çalışan Berna Ava, bir süredir sorun yaşadıkları eşi Barzani Ava ile hastanede tartışmaya başladı. Aralarındaki tartışmanın büyüyüp, Barzani Ava’nın eşine şiddet uygulaması üzerine, hastanenin Beyin ve Sinir Cerrahisi Opr. Dr. Şerif Turhan, duruma fark edip, saldırgan eşe müdahalede bulundu. Yaşanan arbedede Turhan, saldırgan eş tarafından boynundan ve kolundan bıçakla yaraladı. Yaşanan olay sonrası saldırgan hastaneden kaçarken, ağır yaralanan Dr. Şerif Turhan hemşire ve hasta yakınları tarafından hastanenin Acil Servisi’ne kaldırıldı.

 

16 Mart 2015’de Van’da Vangölü Anadolu Meslek Teknik Lisesi’ni baskın düzenleyen polis ekipleri okula ait güvenlik kameralarının görüntülerine el koymak istedi. Yöneticilerin karşı çıkması üzerine bina içinde gaz bombası ve basınçlı su kullanan polisin saldırısı sonunda 14 öğrenci yaralandı. Saldırıda yüzüne cam kırıkları saplanan öğrencilerden D.Y.’nin (16) Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alındığı öğrenildi.

 

18 Mart 2015’te,Elazığ’da, Elazığ eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde görevli Doktor E.E., hasta H.Ş.E’yi muayene ettikten sonra testlerin sonuçları için bekletmeye aldı. Bekleyen hastanın kocası M.E., doktorla önce tartıştı ardından da darp etti. Doktorun şikayetçi olması üzerine M.E. gözaltına alındı. Görevi başındaki doktoru darp etmekten adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

19 Mart 2015’te Sivas’ta gittikleri çarşı merkezinde aşırı sağcı bir grubun fiziki saldırısına maruz kalan Cumhuriyet Üniversitesi’nde öğrenim gören Kürt öğrencilerinden Muhterem Durak ağır yaralandı. Saldırının ardından polis saldırıya uğrayan bir başka Kürt öğrenci Hakan Toprak’ı gözaltına aldı.

 

19 Mart 2015’te İstanbul’da Marmara Üniversitesi’ndeki Kürt öğrenciler aşırı sağcı grupların saldırısına uğradı. Saldırıda bir öğrenci bıçaklanarak yaralandı.

 

19 Mart 2015’te Ankara Üniversitesi’nde ise İletişim Fakültesi önünde yapılan kutlamaya ırkçı gruplar saldırdı. Polisin üniversite bahçesine girdiği saldırıda yaralanan olmadığı belirtilirken İletişim Fakültesi’ne ait binanın camları kırıldı.

 

20 Mart 2015’te Sivas’ta aşırı sağcı bir grubun saldırısına uğrayan Cumhuriyet Üniversitesi’nde öğrenim gören Kürt öğrencilerinden aynı zamanda HDP Merkez İlçe Başkanı da Müteren Durak ifade vermek üzere gittiği karakolun önünde yine saldırıya uğradı. Ülkü Ocakları üyesi oldukları iddia edilen grubun saldırısı nedeniyle Müteren Durak yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

 

24 Mart 2015’te IŞİD saldırıları nedeniyle Kobanê’den kaçarak Adana’nın Yüreğir İlçesi’ne yerleşen ve çadırlarda yaşayan Kobanêli aileler bir grubun taş, sopa ve bıçaklı saldırına uğradı. Saldırı nedeniyle Kobâneli iki kişi yaralandı.

 

24 Mart 2015’te, İstanbul’da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde düzenlenen Newroz kutlamasına bir başka grubun saldırması sonucu 3 öğrenci yaralandı.

 

25 Mart 2015’te, İstanbul’un Kâğıthane İlçesi’nde aylık yayımlanan ve İslami çizgide faaliyet yürüten Adımlar Fikir Kültür Siyaset Dergisi’nin bürosunda meydana gelen patlama sonucu Ünsal Zor yaşamını yitirdi, Ali Osman Zor (47), Cem Türkbiner (30) ve Cüneyt Karan (39) adlı 3 kişi de yaralandı.

 

25 Mart 2015’te, Ankara’da Tunceli’nin Ovacık ve Mazgirt belediyeleriyle dayanışma amacıyla düzenlenecek etkinlik için Yüksel Caddesi’nde stant açan Demokratik Halklar Federasyonu (DHF) üyeleri ırkçı bir grubun bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırıda Hıdır Yangın bıçaklanarak yaralanırken Ceren Ünver de darp edildi.

 

26 Mart 2015’te İstanbul’un Kâğıthane İlçesi’nde bir kişinin ölümü ve üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Adımlar Fikir Kültür Siyaset Dergisi’ne yönelik bombalı saldırıyı Halk Savunma Birliği adlı bir grup üstlendi. Saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen söz konusu grup başka bir silahlı örgütle bağlarının olmadığını ileri sürdü.

 

30 Mart 2015’te, Antalya’da Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan üç Kürt öğrenci Kürtçe müzik dinledikleri esnada ırkçı bir grubun fiziki saldırısına uğradı. Polis saldırgan gruba müdahale etmezken, aldıkları darbeler nedeniyle yaralanarak hastaneye kaldırılan üç öğrenci gözaltına alındı.

 

31 Mart 2015’te, İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’ne giren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) militanı Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol adlı 2 kişi aynı zamanda polisin gaz bombası kullanımı sonucu ölen Berkin Elvan’ın da dosyasını takip eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin aldı. Savcıyı gündüz saatlerinde odasında rehin alan iki kişi ile gün boyu görüşmeler yapıldı. DHKP-C militanları amaçlarının Berkin Elvan’ın soruşturma dosyasında öne çıkan polislerin adlarının canlı yayında açıklanması olduğunu, bunun gerçekleşmesi halinde eylemlerine son vereceklerini belirttiler. Akşam saatlerine kadar yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasının ardından adliye binasında bekletilen operasyon timleri savcının rehin tutulduğu odadan silah sesleri geldiği iddiaları üzerine odaya baskın düzenledi. Çok sayıda silah sesinin geldiği saldırı sonrasında Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol vurularak öldürüldü. Savcı Mehmet Selim Kiraz ise ağır yaralı halde bulundu. Hastaneye kaldırılan savcıyla ilgili açıklama yapan hastane yönetimi, savcının hastaneye getirildiğinde tüm yaşamsal fonksiyonlarının zaten durmuş olduğunu ifade ederek savcının da yaşamını yitirdiğini açıkladı. Gündüz saatlerinde ise görüşmeler sürerken Başbakanlık, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Yasası’nın “Olağanüstü Dönemde Yayınlar” başlıklı 7. maddesi uyarınca, olaya dair haberlere geçici yayın yasağı getirdi. Yasak kararı 3 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan operasyonun ardından kaldırıldı. Öte yandan eylemi ve operasyonu takip eden 2 gazeteci ile operasyona tepki gösterdikleri belirtilen 4 avukat, polisler tarafından gözaltına alındı.

 

31 Mart 2015’te, Uludağ Üniversitesi Kampüsü’ne yakın olan ve yoğunlukla öğrencilerin yaşadığı Görükle’de Kürt öğrencilerin evine ırkçı bir grup tarafından saldırı düzenlendi. Daha önce de Kürt öğrencilere saldıran ırkçı grup önce Uludağ Üniversitesi Kampüsü’nde Kürt öğrencilerin bir arada bulunduğu alana gelerek öğrencilere sözlü sataşmada bulundu. Irkçı grubun saldırı girişimini boşa çıkartmak amacıyla evlerinin bulunduğu Görükle’ye geçen Kürt öğrenciler bu kez de yine aynı ırkçı grup tarafından araçlarla evlerine kadar takip edildi. Kürt öğrencilerin Dumlupınar Mahallesi’nde bulunan evlerine girmesinin ardından saldırgan grup tekbir getirerek ve PKK Lideri Öcalan aleyhinde sloganlar atarak öğrencilerin kaldıkları binayı taşlamaya başladı. Saldırıda bina önündeki bir araç hasar görürken, öğrencilerin evlerinin camları da kırıldı. Irkçı grubun saldırısına uğrayan öğrenciler polisin kendilerini kampusten ayrılıp evlerine kadar izlediğini ve fakat saldırı sırasında olaya seyirci kaldığına dikkat çekti. Görükle’de daha önce de sürekli olarak polisler tarafından evlerine kadar takip edilen Kürt öğrenciler polisin yönlendirmesi doğrultusunda ırkçı grupların saldırılarına uğramış ve ırkçı gruplar tarafından Kürt öğrencilerin yaşadığı mahallelere “Türk olmayanın burada işi yok” ve “Kürde su bile yok” benzeri nefret söylemi içeren yazılamalar yapılmıştı.

 

31 Mart 2015’te, Siirt Üniversitesi Kezer Kampusu’nda, “Kutlu Doğum Haftası” etkinliğine katılım için davetiye dağıtan bir grubun, bildirileri almak istemeyen öğrencilerle tartışması ile başlayan kavgada 2 öğrenci yaralandı. Bildiri dağıtımı yapan grubun, öğrencilere satırlarla saldırdığı iddia edilirken, çıkan kavgada Mehmet Harun Sizer ve Mehmet Halil Çalış isimli 2 öğrenci çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralı öğrenciler, Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

1 Nisan 2015’te İstanbul’da Vatan Caddesi’nde bulunan İl Emniyet Müdürlüğü’ne kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. İddiaya göre önce binanın giriş kapısına önce bomba atan bir saldırgan daha sonra da nöbet kulübelerinin de olduğu giriş kapısına ateş açtı. Nöbetçi polislerin karşılık vermesi sonucu çıkan çatışma sonunda saldırganlardan bir kadın vurularak öldürüldü. Çatışmada İhsan Merde ve Tayfun Demirtaş adlı polisler ile yoldan geçmekte olan bir sivil hafif yaralandı. Yaralı halde kaçtığı belirtilen bir saldırganın yakalandığı ileri sürüldü. Öte yandan ölen kişinin yapılan parmak izi karşılaştırılması sonucu Elif Sultan Kalsen olduğu iddia edilirken, görgü tanıklarının da saldırıyı 5 kişinin düzenlediğini ifade ettikleri öğrenildi. Saldırıyı DHKP-C adlı örgüt üstlendi. Çatışma sonrasında ise polis ekiplerinin çevrede şüpheli gördüğü 26 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.

 

3 Nisan 2015’te, Elazığ Fırat Üniversitesi’nde halay çeken Kürt öğrencilere, ırkçı bir grup tarafından bıçaklı ve sopalı saldırı gerçekleşti. Dün akşam saatlerinde yerleşke içinde gerçekleşen saldırıda Kürt öğrencilerden ikisi hafif şekilde yaralanırken, Serkan B. isimli öğrenci ise sırtından ve bacağından bıçak darbesi aldı. Elazığ Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan öğrencinin tedavisinin devam ettiği belirtildi.

 

3 Nisan 2015’te, Bursa’da 2 Nisan akşam saatlerinde kendilerini “Genç Atsızlar” diye tanımlayan ırkçı bir grubun saldırısına uğrayan Uludağ Ünivesitesi’nde okuyan 9 Kürt öğrenci bugün polis tarafından gözaltına alındı. Saldırıya uğrayan öğrenciler suç duyurusunda bulunmasına rağmen saldırganlar hakkında hiçbir işlem yapılmazken, 9 Kürt öğrenci polisler tarafından gözaltına alındı. Öğrenciler, polisin evlerinin önünde durduğunu ve çıkan herkesi gözaltına aldığını ifade etti. Gözaltına alınan öğrenciler Beşevler Karakolu’nda tutulmaya devam ediyor.

 

11 Nisan 2015’te, Hatay’da Saray Caddesi üzerinde bulunan HDP’ye ait seçim standına bir grubun bıçaklı saldırıda bulunması sonucu HDP aktivisti bir kişi yaralandı.

 

13 Nisan 2015’te, Türkiye’nin birçok yerinde üniversite öğrencilerine yönelik saldırılar artarken, bir saldırı haberi de Konya’dan geldi. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesinde okuyan 3 yurtsever öğrenci vizelerden çıkarken 10 kişilik bir ülkücü grubun saldırısına maruz kaldı.

 

17 Nisan 2015’te, Mersin Üniversitesi (MEÜ) Çiftlikköy yerleşkesinde, dışarıdan özel araçlarla taşındıkları öğrenilen yaklaşık 35-40 kişilik ırkçı bir grup, ellerinde bıçak, demir sopa ve taşlarla sol görüşlü öğrencilere saldırmış saldırıya karşılık veren sol görüşlü öğrenciler ile ülkücü gurup arasında saatler süren çatışmalar yaşanmıştı. Ülkücü gurubun polis ile birlikte saldırması dikkat çekerken, Üniversite girişinde ülkücü gurubun araçları durdurarak aramaları ayrıca dikkat çekmişti. Geç saatlere kadar süren olaylar ülkücü gurup ve polisin üniversiteden çekilmesi ile son bulurken, yaşanan olayda bir öğrenci ülkücü gurup tarafından darp edilerek hastanelik edildi. Yaralanan öğrenci Mersin Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Durumunun iyi olduğu öğrenilen öğrencinin 24 saat tedbir amaçlı müşahede altında kalacağı belirtildi. Öte yandan hakkında arama kararı olduğu gerekçesi ile gözaltına alınan Mersin Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü 2’inci sınıf öğrencisi Emine Biçer savcılıkta alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Biçer’in daha önce ifade verdiği bir dosyanın işleme konulmadığı için gözaltına alındığı belirtildi.

 

17 Nisan 2015’te Kütahya’da, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü Eş Başkanı Aynur Tütüncü’nün arabası kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi.

 

18 Nisan 2015’te, Ankara’da HDP’nin Büklüm Sokak’ta bulunan genel merkezine bir araçtan ateş açıldı. Kurşunların binaya isabet ettiği saldırıda ölen veya yaralanan olmadı. Saldırıyı gerçekleştirdikleri belirlenen ve gözaltına alınan 2 kişiden 2011 yılında da Demokratik Toplum Partisi’ne (DTP) molotofkokteyli atmaktan yargılanan Kenan Berkay Şipal 19 Nisan 2015’te tutuklandı.

 

18 Nisan 2015’te, Van’da aday tanıtım çalışması yapan Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) ait seçim otobüsü taşlı ve yumurtalı saldırıya uğradı.

 

18 Nisan 2015’te İstanbul’da HDP’nin Merter’de açtığı seçim irtibat bürosuna kimliği belirsiz kişilerin düzenlediği saldırı sonucu binaya asılan bayrakların yakıldığı bildirildi.

 

19 Nisan 2015’te Bursa’nın Orhangazi İlçesi’nde yapılan HDP seçim irtibat bürosu açılışına aşırı sağcı grupların saldırı girişimi oldu.

 

19 Nisan 2015’te Hatay’ın Reyhanlı İlçesi’nde HDP’ye ait seçim bürosunun önündeki parti amblemlerinin olduğu bayraklar kalabalık bir grup tarafından indirilmek istendi.

 

19 Nisan 2015’te Rize’nin Fındıklı İlçesi’nde ise HDP’nin seçim irtibat bürosu kimliği belirsiz kişilerce kundaklanmaya çalışıldı. Çıkan yangının fark edilerek söndürülmesinin ardından büroda maddi hasar meydana geldi.

 

19 Nisan 2015’te İstanbul’un Sarıyer İlçesi’ne bağlı Armutlu Mahallesi’nde de Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) seçim irtibat bürosuna kimliği belirsiz bir kişi tarafından ateş açıldı. Saldırıda ölen veya yaralanan olmadı.

 

21 Nisan 2015’te, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) milletvekili adayı Abdurrahim Fırat yanında bulunan grupla beraber Erzurum’un Tekman İlçesi’nde seçim çalışması yürüttüğü esnada bir başka grubun sopalı saldırısına uğradı. Saldırıda seçim otobüsüne de yumurta atıldığı belirtildi.

 

21 Nisan 2015’te Malatya’da HDP’nin seçim çalışmalarını yürüttüğü büro aşırı sağcı bir grubun saldırısına uğradı. Saldırıyı düzenleyenlerin büronun camlarına üç hilal çizdiği öğrenildi.

 

23 Nisan 2015’te Tokat’ta seçim çalışması yürüten HDP’nin seçim aracının bir grubun taşlı saldırısına uğraması sonucu araçta maddi hasar meydana geldi.

 

23 Nisan 2015’te Antalya’da CHP’ye ait seçim otobüsüne düzenlenen taşlı saldırı sonucu otobüsün camları kırıldı.

 

23 Nisan 2015’te Seçim çalışmaları kapsamında Kars’ın Akyaka İlçesi’nde esnafı ziyaret eden HDP milletvekili adayları, Ülkü Ocakları üyesi oldukları belirtilen bir grubun sözlü saldırısına ve tehditlerine maruz kaldı.

 

26 Nisan 2015’te, Van Büyükşehir Belediye spor, deplasmanda Bergama Belediye spor ile karşı karşıya geldiği maçta, Vansporlu oyuncular, Bergamalı taraftarların ırkçı tezahüratlarına maruz kalırken, sahaya atılan yabancı maddelerden dolayı Van Belediye Sporun Teknik Direktör Tarık Daşgün ile bazı futbolcular çeşitli yerlerinden yaralandı.

 

29 Nisan 2015’te, Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Bağgöze (Eynê) köyü muhtarı Mustaf Turhan (36), kimliği belirsiz kişi veya kişilerce yapılan uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre, Turhan, bu sabah saat 07.00 sıralarından Bağgözü köyünden Siirt kent merkezine geldiği sırada Seyfiye Köyü köprüsü civarında silahlı saldırıya uğradı.

 

29 Nisan 2015’te Uşak’ta HDP’nin seçim çalışmalarını yürüttüğü stant ırkçı bir grubun saldırısına uğradı. Saldırganlar stantta bulunan 3 kişiyi darp ettikten sonra HDP’ye ait bayrakları da yaktılar.

 

30 Nisan 2015’te, Manisa’nın Salihli İlçesi’nde Karaman Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru V.M., yanına giderek bir süre konuştuğu özel bir hastanenin başhekimi olan Yener Bakan’ı (51) beylik tabancasıyla vurarak ağır yaraladı.

 

1 Mayıs 2015’te Uşak’ta düzenlenen mitinge katılan HDP üyeleri, miting sonrasında parti binasına döndüklerinde ırkçı bir grubun saldırısına uğradı. Binayı kuşatan ve linç girişiminde bulunan grubun darp ettiği HDP üyesi bir kişinin yaralandığı öğrenildi.

 

Trabzon’daki 1 Mayıs eylemine katılmak isteyen HDP üyeleri de ırkçı bir grubun saldırısına uğradı. HDP bayrakları ateşe veren grubun saldırısı nedeniyle bir gazeteci de yaralandı.

 

1 Mayıs 2015’te Tokat’ta mitinge katılan HDP üyelerine düzenlenen saldırıda da bir kişi yaralandı.

 

1 Mayıs 2015’te Zonguldak’taki mitingden dönen HDP gurunun da saldırıya uğradığı saldırı nedeniyle yaralanan olmadığı bildirildi.

 

7 Mayıs 2014’te, Diyarbakır’ın Şehitlik ilçesinde bulunan Şehitlik Endüstri ve Meslek Lisesi’nden 4 öğretmenin bir öğrenci velisi tarafından saldırıya maruz kaldığı belirtildi. Okul çıkışı seyir halinde olan araçta bulunan öğretmenler Kenan Güneş, Emin Bars, Fethi Barut ve Tekin Çolak’ın öğrenci velisi olan İbrahim Özgür isimli şahıs tarafından Urfa Kapı mevkiinde bıçak ve sopalı saldırıya uğradığı kaydedildi. 9 sınıf öğrencisi olan Z. Özgür isimli öğrencinin ağabeyi olduğu aktarılan İbrahim Özgür tarafından saldırıya maruz kalan öğretmenler, daha önce saldırganın okula gelerek kız öğrencilere laf atarak hakaret ettiğini ve kendisine tepki göstermeleri üzerine de hedef alındıklarını söyledi.

 

12 Mayıs 2015’te Muğla’da bulunan Şerzan Kurt Özgür Gençlik üyeleri, kente 12 Mayıs 2010 tarihinde Kürt öğrencilere yönelik ırkçı saldırılarla başlayan kavgaya müdahale eden polislerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisi arkadaşları Şerzan Kurt’u, vurulduğu noktada ve vurulduğu saat olan 02.44’te düzenledikleri etkinlikle andı. Yapılan anma etkinliğinin ardından öğrenciler Kötekli Mahallesi’nde gece saat 04.00 sıralarında yaklaşık 30 kişilik ırkçı bir gurubun saldırısına uğradı. Taş ve bıçakların kullanıldığı saldırıda 1 öğrenci başından, 3 öğrenci ise vücudunun farklı yerlerinden aldığı darbelerle yaralandı. Yaşanan bu planlı saldırı sonrası olay yerine polisler intikal etti. Ancak saldırgan guruba müdahale etmeleri gereken polisler, saldırıya maruz kalan öğrencilere yöneldi ve öğrencilere tazyikli su, plastik mermi ve biber gazı sıktı. Polisin bu saldırısı üzerine öğrenciler bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldı.

 

12 Mayıs 2015’te Gaziantep Üniversitesi’nde HDP için seçim çalışması yapan öğrencilere önce aşırı sağcı bir grubun saldırması sonucu 4 öğrenci yaralandı. Saldırı nedeniyle çıkan olaylara müdahale eden polis ekipleri ise 8 öğrenciyi gözaltına aldı.

 

15 Mayıs 2015’te, İstanbul Sultangazi Selçuklu Cami’sinde Cuma namazının ardından imamın, 16 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı Sultangazi Hükümet Konağı önünde yapılacak toplu açılış törenine cami cemaatini davet etmesine Üren ve İsmet Üren adlı kardeşlerin “Camide bu çağrıyı yapmayın” diye tepki gösterdiği belirtildi. İki kardeş, namazın ardından camiden çıktıkları sırada da cami avlusunda belediyede çalışan bir temizlik görevlisinin AKP bildirisi dağıtmasına denk geldi ve “İçeride de dışarıda da AKP propagandası yapılıyor” diyerek tepki gösterdi. Sefer Üren ve İsmet Üren isimli iki kardeş bu tepkilerinin ardından cami avlusundan dışarı çıktıkları sırada ise kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda bacaklarından yaralanan Üren kardeşler, Gaziosmanpaşa’da bulunan Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

 

16 Mayıs 2015’te, Zonguldak Batı Karadeniz Üniversiteleri’nde okuyan öğrenciler, “Xwedî derkeve” kampanyası kapsamında Devrek’te düzenlediği şenliğe, ırkçı bir gurup tarafından saldırıda bulunuldu. Saldırı sırasında da ırkçı guruba müdahale etmeyen polisler, onun yerine öğrencilere biber gazı sıktı. Olaylar sırasında bir öğrenci yaralanırken, çağrılan ambulansta görevli sağlık personelleri yaralanan öğrenciye tıbbi müdahalede bulundu.

 

17 Mayıs 2015’te, Urfa’da sosyal medya üzerinden örgütlenen ırkçı bir grup Topçu Meydanı’nda, “Suriyelileri istemiyoruz” mitingi yapacaklarını duyurmuştu. Gruba ilişkin açıklama yapan Urfa Valiliği, mitinge izin vermeyeceklerini açıklamıştı. Sosyal medyada miting çağrılarına devam ederken polis ismi geçen meydana yığınak yaptı. Meydana giden yolların polis tarafından kapatılması üzerine, birkaç kişilik gruplar halinde toplanan ancak alana giremeyenler sokak aralarında toplanmaya başladı. Büyükşehir Belediyesi’nin arkasında kalan sokakta toplanan 30 kişilik bir grup yolda yürüyen 3 Suriyeliyi linç etmeye çalıştı. Saldırıda 1’i kişi bıçaklandı, 2 kişi ise dövüldü.

 

19 Mayıs 2015’te Rojava’nın Efrin Kenti’nden çalışmak için Ankara’ya gelen İdris Muhammed, Ankaray Kurtuluş Durağı’nın yanında olan Kadıköy Kafesi adlı yerde çalışan bir arkadaşını ziyaret etmek üzere gittiği kafede ırkçı saldırıya maruz kaldı. İdris Muhammed, kafede şef olarak çalışan bir kişinin, kendisine “PKK’lisin, Kürtsün” diyerek saldırdığını ve darp girişiminde bulunduğunu savundu.

 

20 Mayıs 2015’te, İstanbul Aydın Üniversitesi’nin Sefaköy kampüsünde “Mayıs Şehitleri” anması gerçekleştirdikten sonra kampustan ayrılan 3 Kürt öğrenci metrobüs durağına ilerledikleri sırada faşist bir grubun bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırıda vücutlarının çeşitli yerlerine bıçak darbeleri alan ve Bakırköy Sadi Konuk Hastanesi’ne kaldıran öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, faşist saldırının üniversitede protesto edileceği belirtildi.

 

20 Mayıs 2015’te, Bursa merkeze bağlı Gürsü ilçesinde AKP’li Belediye Başkanı Cüneyt Yıldız, korumasıyla birlikte makamında belediyede zabıta görevlisi olduğu ancak kimliği açıklanmayan kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saldırı sonucu ağır yaralanan Yıldız ve koruması Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye altına alınırken saldırıyı gerçekleştirenin ise olay yerinden uzaklaştığı öğrenildi.

 

21 Mayıs 2015’te, Uzun süredir ırkçı gurupların saldırı, baskı ve tehditleri arasında bulunan Karabük Üniversitesi’nde okuyan Kürt öğrenciler gece yeni bir saldırıya daha maruz kaldı. Geçtiğimiz hafta içerisinde Kürt öğrencilerden bazılarının birlikte kaldıkları öğrenci evine yönelik gerçekleşen ve şans eseri kimsenin yaralanmadığı silahlı saldırı sonrası aynı öğrenciler dün gece yeni bir saldırıya maruz kaldı. Edinilen bilgilere göre, gece saat 22.30 sıralarında kaldıkları 5 Bin Evler Mahallesi’ndeki evlerinden ekmek almak üzere fırına giden 2 Kürt öğrenci, yürüdükleri yolda yanlarından geçen bir arabadan silahla ateş açıldı. Açılan ateşten öğrenciler kendilerini yere atarak sıkılan kurşunlardan sakınmaya çalıştı. Sıkılan kurşunlar şans seri öğrencilere isabet etmezken, gece karanlığında fark edilemeyen saldırgan yada saldırganlar, bölgeden kaçarak uzaklaştı.

 

21 Mayıs 2015’te, Ankara Üniversitesi’nde eğitim gören Öğrenci Kolektifi üyesi 2 öğrenci Kızılay’da Ziya Gökalp Caddesi’nde kimliği belirsiz bir grubun bıçaklı saldırısına uğradı. Soy isimleri öğrenilemeyen Mert ve Erdem isimli 2 öğrenci vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. Öğreniciler çağrılan ambulans ile İbn-i Sina ve Numune Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

21 Mayıs 2015’te, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesi Huzurevler Mahallesi’nde bulunan Hacı Şefik Çiftçi Camii’nde bildiri dağıtan Hür Dava Partisi üyeleri, bir yurttaşı darp etti. Cami bahçesi ve içinde parti broşürlerini dağıtan Hür-Dava Partisi üyeleri, kendilerine tepki gösteren 85 yaşındaki Aset İptaş isimli yurttaşı, tekme, tokat ve yumruklarla darp etti. Kulağında kanama ve kafasında şişme meydana gelen ve ancak bastonla zor ayakta durabilen İptaş, ibadet için gittiği camide namaz kıldıktan sonra bahçeye çıktığını ve ellerinde parti kağıtları olan 10-15 kişilik bir grup genci gördüğünü belirterek, “Medrese öğrencileri sandım ve selam verdim. Ellerinde ne olduğunu sorunca, ‘Hüda-Par’ın, İslam’ın kağıtlarını dağıtıyoruz’ dediler” diye konuştu.

 

22 Mayıs 2015’te, Antalya’nın Lara Kundu Oteller bölgesinde Abbas ve Nurettin Esmer kardeşler, hasta olan babaları için ilaç almaya gittikleri eczanede telefonla Kürtçe konuştukları sırda eczane sahibi tarafından ırkçı saldırıya uğradı. Abbas Esmer, babası ile telefonda Kürtçe konuştuğu sırada eczane sahibinin “Burada Kürtçe konuşamazsın” diyerek hakaretlerde bulunarak kendisini darp ettiğini belirtti. Duruma tepki göstermeleri üzerine eczane sahibinin yakınlarını aradığını ve 100’e yakın ırkçı bir grubun olay yerine toplandığını ifade eden Esmer, bunun üzerine çevredekilerin jandarmaya haber vermesiyle olay yerine askerlerin geldiğini aktardı. Esmer, eczane sahibi hakkında şikayetçi olmalarına rağmen askerlerin hiçbir şey yapmadığını ve linç girişiminde bulunan saldırganların öylece bırakılıp gittiklerini kaydetti.

 

22 Mayıs 2015’te, Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Yenişehir Mahallesi’nde seçim çalışması yürüten ve aralarında HDP Erzurum İl Eşbaşkanı Yasemin İba’nın da olduğu HDP’li kadınlar, ismi öğrenilemeyen bir şahıs tarafından saldırıya uğradı. Saldırgan, aynı mahallede çalışma yürüten diğer HDP’li kadınların olay yerine gelmesi ile kaçtığı belirtildi. Yaşananlara ilişkin bilgi veren HDP Erzurum İl Eşbaşkanı Yasemin İba, mahallede seçim çalışması yürüttükleri esnada bir kişinin önce hakaretlerde bulunarak sözlü tacizde bulunduğunu ardından yanında bulunan Melike Göksu adındaki kadın çalışana saldırarak darp ettiğini belirtti.

 

23 Mayıs 2015’te, AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge’nin seçim çalışmaları kapsamında çıktığı Beyoğlu Sıraselviler’de esnaf ziyaretlerinde uzattığı elini sıkmayan bir esnaf, Bürge’nin yanındakilerce darp edildi.

 

23 Mayıs 2015’te, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı Selahattin Eyyübi Mahallesi’nde akşam saatlerinde Hür Dava Partisi üyeleri ile mahalleli bir gurup genç arasında henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Edinilen bilgilere göre, çıkan kavgada kanser hastası olduğu öğrenilen 19 yaşındaki Ferhat Demir isimli bir genç ile ismi öğrenilemeyen bir genç, Hür Dava Partisi üyelerince bıçaklandı.

 

25 Mayıs 2015’te, Van Valiliği, yaptığı yazılı açıklama ile Erciş’te bir korucunun uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini duyurdu. Açıklamada, “Ağrı ili Diyadin ilçesi Atadamar köyü nüfusuna kayıtlı olup geçici köy koruculuğu yapan ve ilimiz Erciş ilçesinde ikamet eden 1965 doğumlu, Abdulbari Gül adlı vatandaşımız, Erciş ilçe merkezinde 25.05.2015 Pazartesi günü saat 10.40 sıralarında kasaplar çarşısında kimliği belirsiz kişiler tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Olayla ilgili tahkikata başlanmış olup, gelişmelerden kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir” denildi.

 

26 Mayıs 2015’te, İstanbul Kadıköy Serasker Caddesi’nde bulunan Gelecek gazetesi bürosuna girmek isteyen polisler, gazetenin muhabirleri ve SDP üyelerine saldırdı. Hiçbir gerekçe göstermeden gazetenin bulunduğu büro içine girmek isteyen polisler, gazeteye girişlerine izin vermeyen muhabirler ve SDP’lilere biber gazı ve plastik mermilerle saldırdı. Müdahalede 5 kişi gözaltına alındı.

 

26 Mayıs 2015’te, Kobanê’de DAİŞ çeteleri ile girdiği çatışmalarda yaşamını yitiren YPG’li Bedrettin Akdeniz için Yüksel Caddesi İnsanlık Anıtı önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamanın okunduğu esnada siyasi parti temsilcilerine bıçaklı saldırı gerçekleşti. Basın açıklaması yapan kişilere bıçak çeken kişi “Size burada slogan attırmam” tehdidinde bulunarak eylemcilere bıçak salladı. Kitleye bıçakla saldıran kişi Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Servet Toygar ve Sosyalist Demokrat Parti (SDP) üyesi iki genci bıçakla yaraladı. Yaralanan iki kişi Çağ Hastanesi’ne kaldırılırken saldırgan ise ayrı polis koruması altında hastaneye kaldırıldı. Saldırganın yaralı haldeyken polislere “Size güvenerek daldım siz beni niye koruyamadınız” demesi ise dikkat çekti.

 

25 Mayıs 2015’te İstanbul’un Kâğıthane İlçesi’ne bağlı Nurtepe Mahallesi’nde uyuşturucu madde satıcısı oldukları iddia edilen kimliği belirsiz bir grubun düzenlediği silahlı saldırı sonucu Halk Cephesi üyesi Hüseyin Karaoğlan bacağından vurularak yaralandı.

 

31 Mayıs 2015’te, Hatay’ın Antakya ilçesinde, MHP’ye ait bir seçim otobüsünün Akasya Mahallesi’nde geçişi sırasında bir gencin zafer işareti yapması üzerine otobüsün içerisinde bulunan MHP’liler tarafından Kürt bir aileye dönük saldırıda bulunuldu. İddialara göre olay şöyle gelişti: Parti otobüsünün geçişi sırasında kendilerine zafer işareti yaptıkları ileri sürülen Kürt ailenin evinin önünde otobüsten inen partililer, aile üyelerinden Ercan Öztaş, Özcan Öztaş, Cihan Malak, Adem Malak ve Fevzi Malak’ı feci şekilde darp etmeye başladı. Aile üyelerini öldüresiye döven saldırganlar, aile üyelerini yerlerde sürükleye sürükleye 500 Konutları Karakolu’nun önüne götürdü. Burada hakaretlerde bulunup aile üyelerine şiddet uygulamayı sürdüren MHP’lilere, belirtilene göre polisler herhangi bir müdahalede bulunmadı. Aile üyelerinin anlatımlarına göre, saldırganlar yerine tepki gösterdikleri polisler de kendilerine şiddet uyguladı.

2 Haziran 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşayan Şervan Sonsuz, Endam Demirhan, Şervan Eşref ve Bozan Demirhan isimli gençler, balık tutmak için gittikleri Xencer köyü yakınlarından geçen Sarum Çayı’nda yüzü maskeli bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Arabaları ateşe verilen ve üzerlerine silahla ateş edilen gençler şans eseri kurtulmayı başardı. Saldırıyı gerçekleştirenin siyah çarşaf giydiği ve yüzünü ise beyaz, kırmızı bir puşi ile kapattığı belirtildi.

 

2 Haziran 2015’te, Ankara Gazi Üniversitesi’nde sınavlardan çıkan yaklaşık 10 kişilik bir grup Kürt öğrenci, ülkücülerin saatler süren ablukasından sonra saldırıya uğradı. Kalabalık bir grup ülkücünün bıçaklı, sopalı ve palalı saldırısı sonrasında öğrencilerin çoğu feci şekilde darp edildi. Öğrenciler arasında ağır yaralı olduğu bildirildi. Okuldan çıkabilen kadın öğrencilerin feci şekilde darp edildikleri görülürken, okuldan çıkmayı başaramayan kimi öğrencilerin akıbeti ise bilinmiyor. Öte yandan emniyet yetkilileri ile HDP Milletvekili Adayı Sırrı Süreyya Önder’in görüşmesine rağmen okula gelen kimi sivil polisler tedbir almadan okuldan ayrılmaları dikkat çekti. Saldırı sonrasında olay yerine gelen polisler de ülkücü grup yerine yaralı öğrenciler ile DİHA muhabirlerine saldırması dikkat çekti.

 

3 Haziran 2015’te, Van merkezde Pazartesi gecesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde, “Oy Kullanma, Yaratıcına Şirk Koşma” ve “Hâkimiyet Allah’ındır” yazılı olan ve DAİŞ’e yakınlığıyla bilinen Tevhid Dergisi’nin broşürlerini dağıtan bir grup, kendilerine tepki gösteren Kenan Temel (25) isimli genci bıçak ile boynundan yaralamış, Abdullah Erkol’u ise darp etmişti. Darp edilmelerine rağmen tedavilerinin ardından gözaltına alınan iki genç, dün akşam saatlerinde Van Adliyesi’ne sevk edildi. Saldırgan gruptan da 3 kişi gözaltına alınarak adliyeye getirildi. Saldırganların üzerinde ve arabalarından yapılan aramalarda bir adet tabanca, çok sayıda mermi, bıçak, sopa ve dağıttıkları broşürler bulundu. Gözaltına alınanların yakınları da adliyeye geldi. Aileler arasında gerginlik çıkmaması için savcılık kararı ile aileler polis tarafından adliye dışına çıkarıldı.

 

5 Haziran 2015’te Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesinde Diyarbakır’da düzenlediği mitinge parça tesirli çifte bombalı saldırı düzenlendi. Mitingin yapıldığı İstasyon Meydanı’nda arka arkaya meydana gelen iki patlama nedeniyle Ramazan Yıldız (16), Necati Kurul (50) ve Şeyhmus Kaçan yaşamını yitirdi. Saldırıda Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sağlık Meclisi’ne göre en az 402 kişinin yaralandı. Patlama İdris Baluken’in konuşmasının hemen ardından, Selahattin Demirtaş’ın sahneye çıkacağı sırada gerçekleşti. Patlamanın ardından miting iptal edilirken, alanda beklemeye devam eden gruplara ise polis ekipleri gaz bombaları ve basınçlı suyla saldırdı.

 

7 Haziran 2015’teki Ankara’nın Etimesgut İlçesi’nde bulunan Zırhlı Birlikler Okulu ve Tümen Komutanlığı’nda zorunlu askerlik hizmetini yapan Ağrılı Mert Koçyiğit’in, HDP’nin seçim barajını geçtiği seçimde koğuştaki askerler tarafından linç edildiği ortaya çıktı. Ağır yaralanarak Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne kaldırıldığı belirtilen Mert Koçyiğit’e ulaşılamadığı ileri sürüldü.

 

9 Haziran 2015’te, Afyonkarahisar’ın Sandıklı İlçesi’nde yapımı devam eden bir otelin inşaatında çalışan yaklaşık 200 Kürt işçi, inşaatın çatısına HDP bayrağı astıkları gerekçesiyle inşaat önünde toplanan kalabalık bir grubun linç girişimine maruz kaldı.

 

12 Haziran 2015’te Diyarbakır’da 4 kişinin ölümüne neden olan 5 Haziran 2015’teki HDP’nin seçim mitingine bombalı saldırıda ağır yaralanan Ali Türkmen (65) tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ali Türkmen’in yaşamını yitirmesi ile saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 5’e yükseldi. Saldırıda daha önce Ramazan Yıldız, Necati Kulur, Şehmuz Kaçan ve Civan Arslan yaşamını yitirmişti.

 

16 Haziran 2015’te Kocaeli’nde Kandıra F Tipi Cezaevi müdürü İsmet Aktürk’e silahlı saldırı düzenlendi. Sahte plakalı bir araçtan İsmet Aktürk’ün içinde bulunduğu otomobile açılan ateş sonucu ağır yaralanan cezaevi müdürü kaldırıldığı hastanede öldü.

 

17 Haziran 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde adı açıklanmayan bir uzman çavuşun kullandığı araca kimliği belirsiz kişilerce ateş açılması sonucu uzman çavuş ve bir arkadaşı yaralandı.

 

17 Haziran 2015’te, Şırnak’ın İdil ilçesinde kuyumcu dükkânı işleten Osman Kayar (24) adlı yurttaş, Atakent Mahallesi’nde bulunan evinin önünde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırıya uğradı. Silahlı saldırı sonucu Kayar, olay yerinde yaşamını yitirdi.

 

22 Haziran 2015’te, İstanbul Üniversitesi öğrencisi H.T. kaldığı vakıf yurdunda oruç tutmadığı için darp edildi. Ramazan ayının başlamasıyla yurt çapında tırmanışa geçen gerici saldırılara bir başkası eklendi.

 

22 Haziran 2015’te Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi’nde Sultaniye Mahallesi’nde Kürt işçilerin kaldığı eve, yaklaşık 100 kişilik ırkçı bir grup tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 6 işçi yaralandı. İşçileri “bu mahalleyi terk edin” diye tehdit eden saldırganlardan gözaltına alınan olmadığı bildirildi.

 

25 Haziran 2015’te,  HDP Niğde il binasının karşısında bulunan ve üniversite öğrencilerinin dernek kurmak için kiraladıkları ve içinde tadilat çalışması yapılan binaya gece saatlerinde silahlı gerçekleştirildi. Edinilen bilgilere göre büroda çalışan Mahfuz Kızılduş, öğrencilere destek olmak amacıyla büroyu boyadıklarını ve gece saat 01.00 civarında bir kişinin büroya gelerek, tiner talep ettiğini belirterek, “Bizde tiner kullanmıyoruz, su bazlı boya kullanıyoruz dedik. Şahıs daha sonra bütün daireyi gezdi, üst kata çıktı. Her tarafı kontrol ettikten sonra yeniden yanımıza geldi. Ardından nereli olduğumuzu sordu. Bizde Kürt olduğumuzu söyledik. Bunun üzerine bize küfür ve hakaret etti. Yanında getirdiği silahı çekti ve ateş etmeye başladı. Bir arkadaşım son anda hayatını kurtardı” diye konuştu. Saldırının bilinçli bir saldırı olduğunu ve emniyetin tutumunun da şüpheli olduğunu belirten Kızılduş, “Saldırıdan 5 dakika sonra polis geldi. Bize eşkali sordular biz daha cevap vermeden, kendilerin ‘Şöyle şöyle biri mi’ diye gördüğümüz şahsı bize tarif ettiler. Üstelik olayı da ciddiye almadılar” diye konuştu.

 

3 Temmuz 2015’te Ankara’da Konur Sokak’ta bazı yayınevlerinin ve siyasi parti gruplarının yayınlarını tanıtmak amacıyla kurdukları stantlara önce ellerinde Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) ait bayraklar bulunan ve bozkurt işareti yapan ırkçı gruplar saldırdı. Saldırının çatışmaya dönüşmesi üzerine Konur Sokak’ta bulunanlara gaz bombaları ve plastik mermili silahlarla müdahale eden polis ekipleri stantlarda görevli 2 kişiyi gözaltına aldı. Çok sayıda kişinin yaralandığı polis müdahalesi esnasında haber takibi yapan gazeteci Ercüment Özkaya’nın da burnunun kırıldığı ve yaralı olmasına rağmen ters kelepçe yapılarak gözaltına alındığı bildirildi.

 

DİSK/ Genel-İş Sendikası Diyarbakır 1 ve 2 nolu şubeleri, 3 Temmuz’da Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne çalışan Özel Güvenlik Görevlisi Sanayi Yavuz’un bir hasta yakınının bıçaklı saldırısına uğradığını duyurdu. Konuya dair, saldırının yapıldığı hastane önünde açıklama yapan sendika üyeleri saldırıyı protesto etti.

 

4 Temmuz 2015’te Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı’nın Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Müslüman topluma destek olmak için düzenlediği yürüyüş ırkçı saldırılara dönüştü. Beyazıt Meydanı’nda başlayan ve Sultanahmet Meydanı’nda biten yürüyüş sonunda eyleme katılan aşırı sağcı gruplar İstanbul’a gelen ve o anda Topkapı Sarayı’nı ziyaret eden Uzakdoğulu turistlere saldırı düzenledi.

 

5 Temmuz 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesi Gülbahçe Mahallesi’nde çalıştıkları tarladan dönen Kobanêli 2 yurttaş silahlı saldırıya uğradı. Çalışmaları için aracı olan kişinin yakınları tarafından düzenlendiği iddia edilen saldırı sonucunda bir Ahmet Hemşo isimli yurttaş ağır yaralanırken, saldırı sonrası mahallede toplanan halk ile polisler arasında çatışma çıktı.

 

6 Temmuz 2015’te, SES Ege Üniversitesi Hastanesi İşyeri Temsilciliği ve Genel Sağlık İş İzmir Şubesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Servisi’nde çalışan bir kadın hemşire ve sağlık personelinin 4 Temmuz’da hasta yakınları tarafından darp edilmesini protesto etti. Poliklinik girişinde yapılan açıklamada, “Sağlıkta şiddetin sona ermesi için hepimizin ölmesi mi gerekiyor?” pankartı açılarak “Sağlıkta şiddete son”, “Susma haykır sağlıkta şiddete hayır” ve “Sağlıkta ticaret ölüm demektir” sloganları atıldı.

 

7 Temmuz 2015’te,  Adana’nın Gülbahçe Mahallesinde, çalıştıkları tarla sahibinden alacaklarını isteyen Kobanêli tarım işçilerine dönük, yaklaşık 50 kişilik bir grup tarafından yapılan saldırıda hayatını kaybeden Kobanêli tarım işçisi Muhammed Mustafa’nın öldürülmesi olayına dair İbrahim S. (22), Vedat K. (21) ve Renas S. isimli kişiler, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

 

9 Temmuz 2015’te, Doğu Türkistan’da yaşanan olayları protesto etmek amacı ile Tayland Büyükelçiliği önünde toplanan eylemci grubun önünden geçmeye çalışan kadın turist, eylemci bir grup tarafından saçı çekilerek tartaklandı. Emniyet güçlerinin olaya müdahale edip kadını bariyerin arkasına almasıyla eylemciler sakinleştirildi.

 

12 Temmuz 2015’te İstanbul’un Fatih İlçesi’ne bağlı Çapa Semti’nde yaklaşık 20 yıldır seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Hamit Mendil ve birlikte çalıştığı akrabası Gökhan Mendil’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerince darp edildikleri öğrenildi. Hamit Mendil yaptığı iş için düzenli olarak işgaliye ücretini ödediğini fakat kendisine kesilen cezaya itiraz ettikten sonra zabıtaların saldırısına uğradıklarını savundu.

 

15 Temmuz Bursa’nın Kestel ilçesinde yaşayan Alevi bir aile, Ramazan ayında oruç tutmadıkları için önce sözlü olarak taciz edildi, ardından da linç edildi. Yaralanan baba Daimi Gül’ün hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Ailenin küçük çocuğu ise ağır bir şekilde yaralandı. Anne Nurgül Gül’ün ise boynunda kırıklar oluştuğu öğrenildi.

 

16 Temmuz 2015’te, Tunceli’nin Hozat İlçesi’nde Ali Doğan Firik’in (58) hayvan otlatmak için gittiği yaylada kimliği belirsiz kişilerce öldürüldüğü öğrenildi. Daha önce “yasadışı örgüt üyesi olduğu” gerekçesiyle cezaevine giren Ali Doğan Firik’in öldürülmesiyle ilgili açıklama yapan yasadışı TKP/ML TİKKO Örgütü cinayeti üstlendiğini duyurdu.

 

Koray Çapoğlu, Cebrail Günebakan, Hatice Ezgi Sadet, Uğur Özkan, Narthan Kılıç, Veysel Özdemir, Nazegül Boyraz, Kasım Deprem, Alper Sapan, Cemil Yıldız, Okan Pirinç, Ferdana Kılıç, Yunus Emre Şen, Çağdaş Aydın, Alican Vural (Mehmet Ali Varol), Osman Çiçek, Mücahit Erol, Medali Barutçu, Aydan Ezgi Salcı, Nazlı Akyürek, Serhat Devrim, Ece Dinç, Emrullah Akhamur, Murat Yurtgül, Erdal Bozkurt, İsmet Şeker, Süleyman Aksu, Büşra Mete, Dilek Bozkurt, Duygu Tuna, Nuray Koca (Nuran Koçan), Polen Ünlü. Yukarıda adları yazılı 32 insan 20 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nde IŞİD’in düzenlediği intihar saldırısında yaşamlarını yitirdiler. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla 19-24 Temmuz 2015’te Kobanê’ye geçerek kentin yeniden inşası sürecine katılmak isteyen Türkiye’nin çeşitli kentlerinden gelmiş olan gruplar 20 Temmuz 2015’te Suruç’taki Amara Kültür Merkezi’nde basın açıklaması yapmak istediler. Açıklamanın yapıldığı anda büyük bir patlama meydana geldi. Daha sonra canlı bomba saldırısı olduğu ifade edilen patlama anında 23 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralanarak hastaneye kaldırılanlardan ise 9’u kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Yapılan açıklamalarda 32 kişinin yaşamını yitirdiği, 20’si ağır 104 kişinin de yaralandığı bildirildi. İntihar saldırısında ağır yaralanan Vatan Budak İstanbul’un Kartal İlçesi’nde tedavi gördüğü hastanede 3 Ağustos 2015 gecesi yaşamını yitirdi.

 

21 Temmuz 2015’te İstanbul’un Gaziosmanpaşa İlçesi’ne bağlı Karayolları Mahallesi’nde Mürsel Gül adlı bir kişi kimliği belirsiz kişi veya kişilerce vurularak öldürüldü. Bazı haber siteleri saldırıyı söz konusu kişinin IŞİD üyesi olduğu gerekçesiyle PKK tarafından işlendiğini iddia etti. Cinayet resmen bir örgüt tarafından üstlenilmezken bazı haber siteleri ise Mürsel Gül’in internet siteleri aracılığıyla Suruç katliamını övdüğü ve bir süre önce Kobanê’de IŞİD adına çatışırken yaralandığı için Türkiye’ye döndüğü iddia edildi.

 

22 Temmuz 2015’te, Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde gece saat 03.30 sularında kim olduğu belirlenemeyen motosikletli 2 kişi tarafından HDP Barbaros Mahalle Komisyonu üyesi Hamza Çiçekçi’nin ev ve iş yerine uzun namlulu silahlarla saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Çiçekçi’nin ev ve iş yerinin kapı ve pencereleri zarar görürken, saldırının ardından saldırganlar geldikleri motosikletle uzaklaştı.

 

22 Temmuz 2015’te Adana’da HÜDA-PAR üyesi olduğu belirtilen Ethem Türkben (33) kimliği belirsiz kişilerin evinde düzenlediği silahlı saldırı sonucu öldü.

 

22 Temmuz 2015’te, Urfa Valisi İzzettin Küçük, Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Okan Acara ve Feyyaz Yumuşak isimli 2 polisin evlerinde ölü bulunduğunu bildirdi.

 

22 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’da 9 Haziran tarihinde Yeni İHYA-DER Başkanı Aytaç Baran’ın suikast sonucu öldürülmesinin ardından sokağa çıkan silahlı kontra gruplarca gerçekleştirilen saldırılarda ensesine sıkılan kurşunla ağır yaralanan Fesih Cinaklı (30), tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

 

22 Temmuz 2015’te, Suruç katliamını kınamak amacıyla gece saat 21.00 sıralarında üniversite gençliğinin oluşturduğu Ronahi-Der, Konya’nın Karatay ilçesine bağlı Saraçoğlu Mahallesi’nde yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe, DAİŞ üyesi silahlı bir grup saldırıda bulundu. HDP’nin 22 bin oy aldığı ve Kürt nüfusun oldukça yoğun olduğu, aynı zamanda DAİŞ’in de yuvalanmaya çalıştığı mahallede, yurtsever aileleri tehdit eden DAİŞ üyeleri pompalı silahlarla HADEP döneminde HADEP Meram İlçe Başkanlığı’nı yapan Mehmet Reşit Akın’ın evini ateş altına aldı. Saldırıda Akın’ın eşi Fidan Akın ile 13 yaşındaki Beraat Akın yaralandı. Fidan Akın sırtından yaralanırken, Beraat Akın çenesinden yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi. Öte yandan saldırganlar HDP Karatay İlçe Eş Başkanı Nazmiye Bozkurt’un evini de basarak, “Hepinizi öldüreceğiz, sizi burada barındırmayacağız” diye tehditlerde bulundu. Saldırganlar mahallede bulunan HDP Karatay İlçe Yöneticisi Salih Damar’ın aracını da saldırarak araca büyük hasar verdi.

 

23 Temmuz 2015’te Mersin’in Tarsus İlçesi’nde HÜDA-PAR eski ilçe başkanı Mehmet Ali Kutan uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralandı.

 

23 Temmuz 2015’te Diyarbakır’da Şehitlik Mahallesi’nde rutin yol kontrolü yapan trafik polislerine düzenlenen silahlı saldırı sonucu Tansu Aydın adlı polis öldü, Ali Karahan ise ağır yaralandı.

 

25 Temmuz 2015’te İstanbul’un Şişli İlçesi’ne bağlı Okmeydanı Semti’nde kimliği belirsiz kişilerce polis ekibine düzenlenen silahlı saldırıda 3’’ü polis, 4 kişi yaralandı.

 

23 Temmuz 2015’te, Adana Dumlupınar Mahalle Temsilciliği’ne yapılan silahlı saldırı sonrası, Gülbahçe Mahallesi Sağlık Ocağı’nın bitişinde bulunan bir tüpçü dükkânı işleten Hamit Denli (50) isimli bir yurttaşa yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildi. Alınan bilgilere göre, plakası alınamayan bir motosiklet ile tüpçü dükkânının önüne gelen kasklı iki kişi dükkanın içerisine girerek Hamit Denli’ye silahla ateş açtı. Denli, sıkılan kurşunların hedefi olurken, silahlı saldırganlar dükkândan çıkıp geldikleri motosikletle yine olay yerinden kaçarak uzaklaştı.

 

25 Temmuz 2015’te,  İstanbul Okmeydanı Cemal Kamacı Spor Kompleksi yanında bulunan polislere düzenlenen silahlı saldırıda 2 polis yaralandı. Yaralı polislerden biri Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, diğeri de Şişli Florence Nightingale Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

26 Temmuz 2015’te Günay Özarslan için düzenlenmek istenen cenaze töreni dolayısıyla İstanbul’un Sultangazi İlçesi’ne bağlı Gazi Mahallesi’nde toplanan gruplara polisin müdahalesi sırasında gözaltı işlemi yapmak için bir binaya giren çevik kuvvet polis memuru Muhammed Fatih Sivri silahlı saldırıya uğradı. Göğsüne isabet eden 3 kurşunla ağır yaralanan polis memuru kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

28 Temmuz 2015’te,  Erzurum’un Aşkale ilçesinde yapımı süren TOKİ inşaatında çalışan sayılarının 50’ye yakın olduğu öğrenilen Kürt işçiler, kalabalık bir ırkçı grubun saldırısına maruz kaldı. Henüz öğrenilemeyen bir nedenden ötürü saldırıya maruz kalan işçiler çalıştıkları inşaata sığındı. Haber verilen polisin ise olaya müdahale etmediği bildirildi. Ulaşılan mahsur kalan işçilerden Agit Deniz, akşam saatlerinde çalıştıkları inşaatın önüne gelen yüzlerce kişinin taşlarla kendilerine saldırdığını aktardı. Yaşanan saldırının bir anda geliştiğini ve kimse ile herhangi bir tartışma yada kavganın yaşanmadığını söyleyen Deniz, “Çalıştığımız inşaatın etrafını kuşatıp, ‘Ya sev ya terk et’, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sloganı atıyorlar.

 

28 Temmuz 2015’te, Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde sivil kıyafetlerle kent merkezine para çekmeye giden Piyade Astsubay Ziya Sarpkaya (27) uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

6 Ağustos 2015’te, İstanbul’da Alevi Kültür Dernekleri Sultangazi Şubesi’ne bağlı Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, cemevinden evine giderken üç araç tarafından takibe alındıktan sonra silahlı saldırıya uğradı. Zeynel Odabaş, saldırı sonrası yolunu değiştirip ailesiyle buluştuktan sonra aracını değiştirmesine rağmen yine kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısına uğradı. İki saldırı nedeniyle ölen veya yaralanan olmazken araçlarda maddi hasar oluştu.

 

7 Ağustos 2015’te, Alevi dernek ve kuruluşlarının bir araya gelerek savaş konseptine karşı barış çağrısı yapmak amacıyla Ankara’da düzenlenecek basın toplantısına katılmak üzere İstanbul’dan yola çıkan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Baki Düzgün ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, yolda silahlı saldırıya uğradı. Herhangi bir yaralama ve canı kaybı yaşanmazken saldırı Ankara’ya 70 kilometre kala yokuş aşağı indikleri sırada gerçekleşti. Kendilerine pusu kurulduğunu ve araçlarının hedef alındığını belirten Demir, “Silah sesi duyduktan sonra durmadık. Direk bizi hedef aldılar, pusu kurulmuştu. İlerde bir benzinlikte durduk. Araçta herhangi bir hasar yoktu” dedi.

 

8 Ağustos 2015’te İstanbul’da Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yarım saat arayla 2 ses bombası atıldı.  Meydana gelen ilk patlamada bir çocuğun yaralandığı bildirildi.

 

8 Ağustos 2015’te İstanbul’da Sütlüce Semti’nde bulunan AKP İl Başkanlığı binasına bir araçtan ateş açılması sonucu özel güvenlik görevlisi olduğu belirtilen bir kişi yaralandı.

 

10 Ağustos 2015’te İstanbul’un Sultanbeyli İlçesi’nde Fatih Polis Karakolu’na bomba yüklü bir araçla intihar saldırısı düzenlendi. Saldırı sonucu aracı kullanan eylemci öldü, 3’ü polis 10 kişi de yaralandı. Olayın ardından sabah saatlerinde inceleme yapmaya gelen ekiplere ise ateş açıldı. Saldırıda ve sonrasında çıkan çatışmada ise bir polis amiri ile saldırıyı düzenleyen 2 kişi öldü. Yapılan eylemi önce Halk Savunma Birliği adlı örgüt daha sonra da PKK üstlendi. Yapılan açıklamada eylemin, Şehit Zîlan Ölümsüzler Taburu’na bağlı Erdal Yıldız, Burak Boğakan ve Deniz Uçkun tarafından gerçekleştirildiği duyuruldu.

 

10 Ağustos 2015’te, İstanbul’un Sarıyer İlçesi’nde İstinye’de bulunan ABD Konsolosluğu’na silahlı saldırı düzenlendi. Saldırı nedeniyle ölen veya yaralanan olmazken daha sonra çıkan çatışmada saldırıyı düzenleyen 2 kişiden biri olduğu ileri sürülen Hatice Aşık (51) yaralı halde yakalandı. Hatice Aşık’ın “DHKP-C Soruşturması”ndan tutuklu olarak yargılandığı ve bir süre önce tahliye edildiği bildirildi.

 

11 Ağustos 2015’te, Erzurum’un merkez Yakutiye ilçesine bağlı Gez Mahallesi’nde Vanlı ve Ağrılı olan Kürt işçiler, ırkçı bir grubun saldırısına maruz kaldı. Daha öncede sık sık ırkçı bir grup ve Bostancıoğlu İnşaat Şirketi’nin sahibi tarafından tehdit edilen işçiler, bugün yine aynı grup tarafından tehdit edilip küfürlerine maruz kaldı. İnşaat alanına gelen soyadı öğrenilemeyen iş sahibi Fuat, işçilere “Ulan hepiniz Ermeni’siniz”, “Teröristler” ve ” Siz hiçbir şeyi hak etmiyorsunuz” diyerek, işçilere silah doğrultu. İşçilerin tepki göstermesi üzerine giderek kalabalıklaşan ırkçı grup, işçilere saldırdı. Saldırıda 2 işi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Saldırıya geç müdahale eden polis, ırkçı grubun elinde bulunan 2 tüfeğe el koydu, Fuat isimli iş sahibini, soyadı öğrenilemeyen kardeşi Cihat ve 2 işçiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

13 Ağustos 2015’te, Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde Bedrettin Fırat adlı imam otomobiliyle camiye gittiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Ermenilerin devlet tarafından el konulan mülkleri arasında yer alan ve yıkımına karşı başlatılan direnişin 100’üncü gününe girdiği Kamp Armen’de direnişte olan gönüllüler saldırıya uğradı. Kamp Armen’de gönüllü nöbet tutan 3 gönüllünün önü kampı ziyarete gelen arkadaşlarını otobüs durağından yolcu etmelerinin ardından iki arabadan inen 8-9 kişi tarafından kesildi. Arabadan inerek “Kamp Armen nerede?” diye soran şahıslar ardından 3 gönüllüye sopalarla saldırdı. Hafif yaralanan üç gönüllü, hastanedeki kısa süren tedavilerinin ardından Tuzla Merkez Karakolu’na giderek saldırganlar hakkında şikayette bulundu.

 

14 Ağustos 2015’te, 20 Temmuz’da Urfa’nın Suruç ilçesinde toplanarak yeniden inşa çalışmalarına destek için Kobanê’ye geçme hazırlığı yapan SGDF’li gençlerin eylemine dönük canlı bomba saldırısında yaşamını yitirenlerin sayısı 33’e çıktı. Suruç’taki katliamda yaralanan 104 kişi arasında bulunan Mert Cömert, patlama sonrası kaldırıldığı Urfa’daki hastanede solunum cihazına bağlı olarak 26 gündür verdiği mücadeleyi yitirdi. Katliam esnasında patlatılan bombanın tesirini artırmakta kullanılan bilyenin sağ şakağından girdiği ve beyninde sürekli kanamaya neden olduğu öğrenilen Cömert, 26 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyordu. Sabah saatlerinde kalbi duran Cömert’e müdahale edildiği, ancak hayata döndürülemediği öğrenildi.

 

16 Ağustos 2015’te, Antalya’nın Alanya İlçesi’nde son dönemde artan çatışma ortamını protesto ettiğini iddia eden bir grup, HDP İlçe Örgütü binasına saldırdı. Saldırının ardından çıkan çatışma nedeniyle 15 kişi yaralandı.

 

17 Ağustos 2015’te, Şırnak Cizre’de önceki akşam kimliği belirsiz kişi veya kişilerce açılan ateş sonucu yaralanan 7 yurttaş, kaldırıldığı hastaneden taburcu oldu. Yurttaşlar, mahallenin polisin attığı aydınlatma fişeklerinden sonra tarandığına dikkat çekti.

 

20 Ağustos 2015’te, Dicle Haber Ajansı (DİHA) i İzmir Muhabiri Başakçıoğlu, saldırıya uğradı. İzmir Barış Bloku’nun düzenlediği basın açıklamasını izleyen gazeteci Başakçıoğlu, ardından evine gitmek için Alsancak İstasyonu’nda İZBAN trenine bindi. Bu sırada kendisine yanaşan ve kimliği belirlenemeyen 3 kişi, Başakçıoğlu’na önce “Seni takip ediyoruz, sen PKK’lisin” dedikten sonra saldırdı. Darp edilen Başakçıoğlu, daha sonra Karşıyaka Devlet Hastanesi’ne giderek darp edildiğine dair rapor aldı.

 

24 Ağustos 2015’te, Urfa’nın Viranşehir ilçesinden Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesine mevsimlik tarım işçisi olarak giden Bayram ve Sabri Bağ ile yeğenleri Kadir Bağ’ın, Sarıcakaya’nın AKP’li Belediye Başkanı Faruk Güler ve ilçe muhtarlarının kışkırtması ile yaklaşık 300 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğradığı belirtildi. Irkçıların kalas ve taşlarla yaraladığı 3 Kürt işçi linç edilmek kurtarılırken, yaralanan işçiler Eskişehir Devlet Hastanesi’ne kaldırdığı öğrenildi.

 

24 Ağustos 2015’te Cizre (Şırnak)-Antalya seferini yapan Özlem Cizre Nuh adlı otobüs firmasına ait yolcu taşıyan otobüs, Mersin’in Silifke İlçesi’nin Aydıncık mevkiinde ırkçı bir grubun taşlı saldırısına uğradı. Saldırıda atılan taşlarla otobüs şoförü başından, kırılan camlar nedeniyle ise dört yolcu çeşitli yerlerinden yaralandı.

 

26 Ağustos 2015’te Hatay’da yaşadığı belirtilen ve Suriye’de “muhalif güçlerin” komutanlarından olan Suriyeli Cemil Radon’un kullandığı araca bombalı suikast düzenlendi. Patlama sonucu ağır yaralanan Cemil Radon kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

31 Ağustos 2015’te Diyarbakır’da Kulp ile Lice ilçeleri arasındaki karayolunu kesen PKK militanlarının durdurmak istedikleri bir aracın kaçması üzerine açtıkları ateş sonucu aracı kullanan Abdullah Biroğul adlı doktor yaşamını yitirdi.

 

1 Eylül 2015’te Kilis’te IŞİD’in kontrolündeki bölgeden Türkiye sınırına düzenlenen silahlı saldırı nedeniyle bir asker öldürüldü. Saldırı sonrasında bir askerin de kayıp olduğu açıklandı.

 

5 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde yol kesen PKK militanlarının AKP ilçe yöneticisi Miran Kaya’nın kullandığı araca durmadığı gerekçesiyle ateş açmaları sonucu araçta bulunan Celal İnan vurularak yaşamını yitirdi.

 

6 Eylül 2015’te İstanbul’da telefonda Kürtçe konuşan Sedat Akbaş (21) 6 kişinin saldırısı sonucu bıçaklanarak öldürüldü.

 

7 Eylül 2015 akşamı, Mersin’in Taşucu ilçesinde 150 Kürt inşaat işçisi, çalıştıkları inşaatta ırkçı saldırılar nedeniyle mahsur kaldı. Konteynerlerinin ateşe verildiği işçiler silahlı saldırıya uğradı.

 

8 Eylül 2015 akşamı, Konya’nın Ilgın ilçesinde TOKİ inşaatlarında çalışan yaklaşık 400-450 kişilik inşaat işçisi Kürt de dün saldırıların hedefi oldu. Saldırgan gruplar, 2 Kürt işçiyi yaraladı.

 

8 Eylül 2015’te, Muğla’nın Seydikemer ilçesinin Kumluova Mahallesi’nde yaşayan ve bir serada tarım işçisi olarak çalışan İbrahim Ç. isimli Urfa Siverek nüfusuna kayıtlı Kürt yurttaş, Kürtlerin yöresel kıyafetlerinden şal û şepik giyip, bunu sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı için faşist saldırıya maruz kaldı. Saldırganlar; kıyafetlerini parçalayan İbrahim Ç’yi, mahalle meydanına götürerek, buradaki Atatürk heykeli öptürdü.

 

9 Eylül 2015’te Konya’nın Beyşehir İlçesi’nde Diyarbakırlı 4 Kürt işçi linç girişimine maruz kaldı.

 

9 Eylül 2015 gecesi Antalya’da Kürtlere ait çok sayıda iş yeri ateşe verildi. 4 Kürt’ün linç edildiği Antalya’nın Belek ilçesinde Crystal Tat Beach Golf Resort isimli otelde çalışan 3 Kürt işçi, hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkartıldı.

 

9 Eylül 2015’te, Trabzon Otogarı’nda Erzurum’a gitmek üzere bir otobüs firmasından bilet alan 2 kişi “PKK üyesi oldukları” iddiasıyla çevredekilerin linç girişimine maruz kaldı.

 

10 Eylül 2015’te İstanbul’un Gaziosmanpaşa İlçesi’ne bağlı Küçükköy Semti’nde iki Kürt esnaf silahlı saldırıya uğradı. Kafasına isabet eden kurşun sonucu yaralanan Ramazan Süt’ün durumunun ağır olduğu bildirildi. Ramazan Süt kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

10 Eylül 2015’te Hatay’ın Reyhanlı İlçesi’ndeki Cilvegözü Sınır Kapısı yakınlarında devriye gezen askeri birliğe Suriye tarafından açılan ateş sonucu bir asker öldü.

 

13 Eylül 2015’te, Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde HDP’nin bir kahvehanede düzenlediği “1 Kasım seçimleri” konulu halk toplantısının ardından soyadı öğrenilemeyen Baran isimli yurttaş, evine gittiği sırada ırkçı bir grup tarafından saldırıya uğradı. Önce sopalarla saldırıya uğrayan Baran, olay yerinden uzaklaşmak için koştuğu sırada ise ırkçı grup arkasından iki el ateş etti. Açılan ateş sonucu Baran, kolundan yaralanırken, ikinci kurşun ise olay yerinden geçen bir dolmuş şoförüne isabet etti.

 

13 Eylül 2015’te Bolu’nun Mudurnu İlçesi’ne bağlı Taşkesti Beldesi’ndeki bir inşaatta çalışan Kürt işçiler ırkçı grupların saldırısına uğradı. Beldede yayılan işçilerin “bayrak yaktığı” iddiası üzerine inşaatı saran saldırganlar saatlerce işçileri linç etmek ve binayı kundaklamak için inşaat önünde beklediler. Bolu Valisi Aydın Baruş’un saldırganları yönelik “işçileri cezalandıracağız” açıklamasına rağmen grup, işçilerin kendilerine verilmesini istediler. Yaklaşık 8 saat sonra zırhlı araçlarla alınan işçiler olay yerinden uzaklaştırıldı.

 

21 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Çalışkan (Gite) beldesi Atatürk Mahalle Muhtarı Lezgin Yağız ve Cumhuriyet Mahallesi muhtarı Osman İnal, 1’nci cadde üzerinde bulunan dolmuş durağında bekledikleri sırada silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda yaralanan Yağız ve İnal, Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından İnal’ın yaşamını yitirdiği, Yağız’ın ise tedavi altına alındığı öğrenildi.

 

21 Eylül 2015’te Tunceli’nin Hozat İlçesi’nde polis aracına açılan ateş sonucu araçta bulunan ilçe emniyet müdürü ile koruma polisi ağır yaralandı.

 

23 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Feridun Mahallesi’nde, Mehmet Ali Sarak (25) isimli uzman çavuş sabah saatlerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Diyarbakır Caddesi üzerinde bulunan evinden çıktığı esnada kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından saldırıya uğradığı belirtilen Sarak, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Silvan Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

26 Eylül 2015’te, Batman’da bayram tatilinde piknik yapmak isteyen 5 genç, silahlı saldırıya uğradı. Piknik yapmak üzere dün Yeni Silvan karayolu kenarına gittikleri öğrenilen gençlerin üzerine kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahla ateş açıldı. Sıkılan kurşunların kolları ve bacaklarına isabet ettiği 2 genç yaralandı. Saldırgan olay yerinde kaçarken Batman Özel Dünya Hastanesi’ne kaldırılan Emre İlge (25) ile Mesut Garzanlı (25) isimli yaralı gençler, tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi. Ayağına ve bacağına isabet eden kurşunla yaralanan gençlerden Mesut Garzanlı, kırmızı bir motosikletli yanlarına gelen başında şapka olan bir kişinin “Burada ne arıyorsunuz?” dedikten sonra silah doğrultup üzerlerine ateş açtığını ve sonrasında da motosikleti ile kaçtığını anlattı.

 

28 Eylül 2015’te, saat 20.00 sıralarında Adana merkez Seyhan İlçesi Akkapı Mahallesi’ndeki özel bir hastanenin önünde meydana geldi. Dağlıoğlu Polis Merkezi’nde görevli ekip otomobili hastane bahçe kapısından çıkış yaptığı sırada motosiklet üzerindeki kasklı ve maskeli iki kişi tarafından ateş açıldı. Saldırıda 48 yaşındaki Süleyman Çakır ve 39 yaşındaki Bircan İlhanlı isimli polisler yaşamını yitirdi.

 

28 Eylül 2015’te, AKP’den Urfa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Celalettin Güvenç’in 1 Kasım seçimlerinde milletvekili adayı olmak için istifa etmesinin ardından belediye meclisi tarafından Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçilen Nihat Çiftçi, Siverek ilçesindeki temaslarının ardından Urfa’ya dönerken silahlı saldırıya uğradı. Siverek’in 10 kilometre çıkışında uzun namlulu silahlar ile düzenlenen saldırıda, Çiftçi’nin koruma aracına 8 kurşunun isabet ettiği öğrenildi.

 

30 Eylül 2015’te Ağrı’nın Patnos İlçesi’nde AKP’nin seçim otobüsüne taşlı saldırı düzenlenmesi nedeniyle araçta bulunan ilçe başkanı Adem Toprak yaralandı.

 

1 Ekim 2015 gecesi Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan İstanbul’da program yaptığı kanaldan çıktıktan sonra evinin önünde 4 kişinin fiziki saldırısına uğradı. Hastaneye kaldırılan Ahmet Hakan’ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi. Saldırıyı düzenleyen Uğur Adıyaman, Fuat Elmas, Kamuran Ergin, Ahmet Şengüler 4 kişi de daha sonra gözaltına alındı. Güvenlik kamerası görüntülerine göre saldırganların önce kanalın çevresinde dolaşarak Ahmet Hakan’ın çıkışını bekledikleri sonra da takip ettikleri öğrenildi.

 

1 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Kale Mahallesi’nde Sinan Uçan (25) ve Tolga Topçuoğlu (31) isimli uzman çavuşlar sabah saatlerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Diyarbakır Caddesi üzerinde bulunan bir sitedeki evlerinden beraber çıktıkları ve araçlarına bindikleri esnada kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından saldırıya uğradıkları belirtilen Uçan ve Topçuoğlu, ağır yaralı olarak kaldırıldıkları Silvan Devlet Hastanesi’nde yaşamlarını yitirdi.

 

1 Ekim 2015’te, Mardin’in Savur ilçesinde Seydin Mahallesi’nde polis lojmanlarına roketatarlı saldırı düzenlendi. Saldırıda bir komiserin yaralandığı ve tedavi için Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtildi. Saldırının ardından kısa süreli çatışma yaşandı.

 

2 Ekim 2015’te, Iğdır’dan İstanbul yönüne giden Iğdır firmasına ait yolcu otobüsü Amasya girişinde alkollü olduğu iddia edilen bir kişi tarafından durduruldu. Aynı şahıs otobüsten inen ve kendisi ile konuşan otobüs muavini Mehmet Atlı’yı başından vurdu. Kafasına isabet eden av tüfeği saçmaları ile yaralanan evli ve 4 çocuk babası Mehmet Tatlı (42), olay yerinde hayatını kaybetti. Daha sonra otobüsün içerisine yönelen şahsı, erken fark eden otobüs şoförü saldırganın içeri girmesini engelleyerek otobüsün kapılarını kilitledi. Atlı’nın cansız bedeni hastaneye kaldırılırken, Atlı’yı öldüren kişi ise Samsun’un Havza ilçesinde polis tarafından yakalanarak Amasya Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

2 Ekim 2015’te, Mersin’de Mehmet Sıddık Ak isimli yurttaş, 28 Eylül akşamı evine giderken kimliği belirsiz 3 kişi tarafından Kürt olduğu için bıçaklı saldırıya uğradı. 4 gün yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Ak’ın hayati tehlikeyi atlattığı ve sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi.

 

4 Ekim 2015’te, Bitlis’in Güroymak İlçesi’nde Köylere Hizmet Götürme Birliği şantiyesindeki iş makinesine yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu Maşallah Şipallı (25) öldü, arkadaşı Vasfi Gökyer ve babası M. Şerif Şipallı yaralandı.

 

6 Ekim 2015’te, Mersin’de, BÖG Komutanı Aziz Güler’in cenazesinin sınırda bekletilmesini protesto eden Genç Sen üyelerine, ülkücü grup tarafından yapılan saldırının ardından üniversiteye giren polis, saldırıya uğrayan gençlere gaz bombalarıyla saldırarak, Yasemin Öztürk ve Kendal Akara isimli 2 öğrenciyi gözaltına aldı.

 

6 Ekim 2015’te, Bursa’da işten çıkıp eve giderken önlerini kesen ırkçı grupların ‘Nerelisiniz, Kürt müsünüz?’ diye sorduktan sonra ellerindeki sopalarla ırkçı saldırıda bulunduğu A.Y ve F.Y isimli kardeşler, götürüldükleri karakolda ise polislerin “Bu toplumsal bir olay. Hepsini tutuklayamayız” sözleriyle karşılaştı. İfadeleri alınıp serbest bırakılan saldırganlar nedeniyle can güvenliklerinin olmadığını söyleyen kardeşler, “İşimize gidip gelirken tekrar saldırıya uğramayacağımızın bir garantisi yok” dedi.

 

9 Ekim 2015’te, Kütahya’da bir fabrikada hemşire olarak çalışan S.K. isimli bir kadın, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle sabah saatlerinde çalıştığı fabrikada 500 kişilik faşist grubun saldırısına uğradı. Maruz kaldığı saldırıyı anlatan S.K., “Sabah yaklaşık 500 kişi bana saldırı için toplandı. Fabrika müdürü sabah yanıma gelerek, ‘çabuk hazırlan gidiyorsun’ dedi. Hemen çıkamadım. Çünkü kapının önüne grup yığılmış ve beni linç etmeyi bekliyorlardı. Kapıyı kilitleyip yanıma eli silahlı birini verdiler. Saatlerce onların gitmesini bekledik” dedi. Faşistlerin gittiğinden emin olduktan sonra görevliler eşliğinde fabrikadan çıktığını anlatan S.K., “6 aydır burada çalışıyordum. Orada can güvenliğimin olmaması nedeniyle işime son verdiler” diye konuştu.

 

10 Ekim 2015’te, DAİŞ’in canlı bomba saldırısı sonucu Ankara Tabip Odası 15 Ekim 2015 itibariyle 104 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

 

27 Ekim 2015’te, Şırnak’ın İdil ilçesinde Yeni Mahalle’de bulunan evine araçla giderken kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırıya uğrayan Hür Dava Partisi İdil İlçe Başkanı Mehmet Hamit Ersoy, ayağından iki kurşunla yaralandı. Ersoy, İdil Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi.

 

27 Ekim 2015’te, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Sekreteri Taner Yiğit’in, kendisi ile görüşmek isteyen İnşaat Mühendisliği bölümünde okuyan Ali Haydar Özgökçe, Melik Çetin, Ayşe Nur Yıldırım isimli öğrencileri darp etti.

 

30 Ekim 2015’te, Şanlıurfa’da Suriye uyruklu İbrahim Abdulkadir ve Firas Hammadi’nin adlı 2 gazeteci bir evde başları kesilerek öldürülmüş halde bulundu. Suikastı IŞİD üstlendi.

 

2 Kasım 2015 akşamı Siirt Barosu avukatlarından Mehmet Nezir Okur, kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısına uğrayarak ağır yaralı halde kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

8 Kasım 2015’te, İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesine bağlı Kâzımkarabekir Mahallesi 827. Cadde üzerinde 7 Kasım gece saatlerinde biri sivil biri de resmi iki polis aracı, uygulama için bir aracı durdurdu. Araçta bulunan ve 5 kişi olduğu öğrenilen kişiler durdurulma esnasında ateş açmaya başladı. Saldırı sırasında resmi araçta bulunan E.A ve S.T isimli 2 polis, ayaklarından yaralanırken kurşunların isabet ettiği polis araçlarının camları kırıldı.

 

8 Kasım 2015’te İstanbul’un Gaziosmanpaşa İlçesi’nde devriye görevi yapan polis aracına açılan ateş sonucu iki polis memuru vurularak yaralandı.

 

14 Kasım 2015’te, Iğdır’da, Şehir Stadyumu’nda Iğdırspor ile Amedspor kadın futbol takımlarının maç yaptığı esnada, sahaya giren ev sahibi ekibin taraftarları Amedsporlu oyunculara saldırdı. Yaşanan saldırıda 3 Amedsporlu oyuncu yaralandı. Yaşanan olay üzerine hakem, maçı sonlandırdı. Saldırıya uğrayan oyunculardan Güzide Alçu, rakip ekip taraftarların oyunu daha başından itibaren küfür, hakaret ve tacizlerle tahrik ettiğini kaydetti.

 

16 Kasım 2015’te, HDP Kağıthane İlçe Eşbaşkanı Mustafa Kına Çağlayan Park Sokak’ta bulunan giyim mağazasının önünde aynı semtte demircilik yapan ama tanımadığı 7 kişilik ırkçı bir grup tarafından saldırıya uğradı.

 

19 Kasım 2015’te, Antalya’nın Manavgat ilçesinde 7-9 Eylül’de işyerleri yakılan Kürt esnaf Halil İbrahim Parıltılı, Manavgat Adliyesi önünde bugün silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Parıltılı, kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.

 

22 Kasım 2015’te HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a makam aracında suikast girişiminde bulunulduğu iddia edildi. Selahattin Demirtaş’ın aracının kurşun geçirmez arka camında sert bir cismin çarpması ya da sekmesi kaynaklı hasarın tespit edilmesi üzerine güvenlik güçlerine ihbarda bulunuldu. Yapılan soruşturmanın ardından açıklama yapan Diyarbakır Valiliği hasarın ateşli silahtan kaynaklanmadığını iddia etti.

 

23 Kasım 2015’te, Urfa’nın Siverek İlçesi’nde, bir fabrikayı ziyaret eden Siverek Kaymakamı Vural Karagül’ün çıkışı sırasında konvoyunun silahlı saldırıya uğradığı açılan çapraz ateşte, olay yerinden geçen trafik polis aracının hedef alındığı ileri sürüldü. Saldırıda araçta bulunan 1 polis memurunun hayatını kaybettiği 1’inin de yaralandığı ifade edildi.

 

1 Aralık 2015’te İstanbul’un Bayrampaşa İlçesi’nde metro istasyonu yakınındaki üst geçitte çevik kuvvet polislerini taşıyan otobüse yönelik olduğu belirtilen bombalı saldırı nedeniyle otobüsün arkasından gelen aracın şoförü yaralandı.

 

3 Aralık 2015’te, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi’nde DAİŞ sempatizanı bir grup, sol-sosyalist, yurtsever ve devrimci öğrencilere saldırdı. Dışarıdan üniversiteye geldikleri belirlenen çeteler, önce fakülte içerisine sis bombası attı, ardından da sopa ve cam şişelerle, sol-sosyalist, yurtsever ve devrimci öğrencilere saldırdı. Saldırıda bir gencin başından aldığı darbeyle yaralandığı belirtilirken, çetelerin saldırısına ise öğrenciler, soda şişeleri atarak karşılık verdi. Saldırı sonrası fakülteye gelen polis, 7 DAİŞ sempatizanını gözaltına aldı.

 

4 Aralık 2015’te, Ardahan’da şehir merkezinde bulunan Ardahan Üniversitesi Öğrenci Derneği’ne saldırmak istedi. Irkçı grup tekbir getirerek Kürt öğrencilere hakaret ederken polisin ise ırkçı gruba müdahale etmemesi dikkat çekti. Irkçı grup ardından şehir merkezinde sokakta gördükleri kişilerin kimlik kontrolü yaparak Kürt öğrenci aradı. Irkçı grup tek başına gördükleri Burak Aydın isimli bir Kürt öğrenciye saldırarak hastanelik etti.

 

9 Aralık 2015’te, Elazığ’ın merkez Rızaiye Mahallesi’nde bulunan 100 yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyan 17 yaşındaki Berkay Savcı adlı bir öğrenci, tartıştığı Okan Orhan adlı şahıs tarafından bıçaklandı. Eğitim gördüğü okulun iki alt sokağında çıkan kavgada Berkay Savcı adlı öğrenci kalbinin alt kısmından aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralandı.

 

11 Aralık 2015’te İstanbul’un Kâğıthane İlçesi’ne bağlı Nurtepe Mahallesi’nde askeri araca uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlenmesi sonucu 2 asker yaralandı.

 

11 Aralık 2015’te, Çukurova Üniversitesi’nde işten atılan ve direnişte olan işçilerin bulunduğu direniş çadırına ülkücüler saldırdı. Saldırıda 3 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.

 

13 Aralık 2015’te, Adana’da İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD) veteriner hekim Erkan Fırıncıoğulları, işyeri arkadaşı Hamza Y.’nin bıçaklı saldırısı sonucu ağır yaralandı.

 

14 Aralık 2015’te, Adana Çukurova Üniversitesi’nde okuyan Kürt öğrencilere ırkçı bir grup saldırdı. Saldırıda bir öğrenci yaralandı.

 

20 Aralık 2015’te, İstanbul’da, İsmail Karabulut isimli HDP üyesi, Tophane’de ırkçı bir grubun döner bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırı sırasında vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Karabulut, Çapa Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı. Karabulut’un Ankara katliamında yaşamını yitiren Mehmet Zakir Karabulut’un kardeşi olduğu öğrenildi. Saldırıya uğrayan İsmail Karabulut’un yanında bulunan Cuma Geyik isimli yurttaş da vücudunun çeşitli yerlerine aldığı kesici alet darbeleriyle yaralandı.

 

23 Aralık 2015’te İstanbul’da Sabiha Gökçen Havalimanı’na havan toplarıyla saldırı düzenlendi. Saldırı nedeniyle havalimanının temizlik görevlilerinden Zehra Yamaç (30) yaşamını yitirdi, Canan Çelik Burgucu (33) da yaralandı. Saldırıda bazı uçakların zarar gördüğü tespit edilirken, 26 Aralık 2015’te bir açıklama yapan Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) adlı örgüt saldırıyı üstlendi.

 

24 Aralık 2015’te, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde çalışan ve 7 Ağustos’ta maaşları geç yatırıldığı için yapılan eylem gerekçe gösterilerek işten atılan Dev Sağlık-İş Merkez Örgütlenme Yöneticisi Mustafa Hotlar, hastanenin bahçesinde direnişe geçti. 125 gün boyunca mücadelesini sürdüren Hotlar ve beraberindekiler önce ırkçı bir grubun saldırısına maruz kaldı ardından ise özel güvenlik ve sivil polislerin saldırısına uğrayarak, direniş çadırı kaldırıldı.

 

28 Aralık 2015’te, Isparta Süleyman Üniversitesi’nde Roboski anması gerçekleştiren öğrencelere önce ırkçı bir grup ardından da polis saldırdı. Yaklaşık 40 öğrenci gözaltına alındı.

 

29 Aralık 2015’te, Şırnak’ta bankamatikten para çektiği sırada silahlı saldırıya uğrayan bir asker ağır yaralandı.

 

29 Aralık 2015’te, Malatya İnönü Üniversitesi’nde Roboski katliamını protesto eden Kürt öğrencilere yönelik ırkçı bir grup tarafından yapılan saldırı, bir gün sonra Kütüphane binası önünde protesto edilmek istendi. Burada da ırkçı grupların saldırısına maruz kalan öğrencilerden 1’i ağır 6 öğrenci yaralandı. Olaylar sırasında 3 parmağı koptuğu öğrenilen Ambulansla İnönü Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ağır yaralı öğrencilerden Mazlum Dinç, üç parmağının koptuğu ve hemen ameliyata alındı.

 

 

Saldırı Davaları

 

 

7. KAYIPLAR

 

Kayıp Davaları

 

 

Şırnak’ın Silopi İlçesi’nin Görümlü Beldesi’ne bağlı Derecik Mezrası yakınlarında 14 Haziran 1993’te çıkan bir çatışmanın ardından “PKK’ye yardım ve yataklık yaptıkları” iddiasıyla dönemin Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar’ın emriyle gözaltına alınan Şemdin Cülaz, Mehmet Salih Demirhan, Halit Özdemir, İbrahim Akıl, Hamdo Şimşek ve Hikmet Şimşek adlı 6 köylüden bir daha haber alınamadı. 6 köylünün akıbetine ilişkin Mete Sayar, Görümlü 1. Mekanize Piyade Tabur Komutanı emekli Albay Hasan Basri Vural, 3. Bölük Tim Komutanı Üsteğmen İbrahim Kıraç, Yüzbaşı Murat Ali Yıldız, Kayseri Hava İndirme Tugayına bağlı teğmen Serdar Tekin ile 2. Komando Tabur Komutanlığından Tansel Erok hakkında açılan davaya Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 27 Şubat 2015’te devam edildi. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katılan ve o dönem zorunlu askerlik hizmetini yapan Necdet Okucu, gözaltına alınan köylülerin işkence gördüğüne tanık olduğunu belirtti. Duruşmada müşteki avukatlarının bazı tanıkların dinlenmesi ve sanıkların tutuklu yargılanması yönündeki taleplerini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı 26 Haziran 2015’e erteledi.

 

3 Temmuz 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nin Görümlü Beldesi’ne bağlı Derecik Mezrası yakınlarında 14 Haziran 1993’te Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar’ın emriyle gözaltında kaybedilen 6 köylü ile ilgili o dönem görevli olan askerler hakkında açılan dava sonuçlandı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mahkeme heyeti, savcının esas hakkındaki mütalaasına uyarak delil yetersizliğinden sanıklar dönemin 23. Jandarma Sınır Tugay Komutanı emekli Tuğgeneral Mete Sayar ve Tansel Erok, Murat Ali Yıldız, Serdar Tekin, Hasan Basri, Vural İbrahim Kıraç’ın beraat ettiğini açıkladı.

 

8. TOLU MEZAR İDDİALARI VE ORTAYA ÇIKAN TOPLU MEZARLAR

 

 

1 Ocak 2015’te,İHD Diyarbakır şubemize başvuran Hüseyin İdiğ, şu beyanlarda bulundu: “Şuanda Balıkesir 2 Nolu T Tipi cezaevinde bulunmaktayım. Toplu bir mezar için edindiğim bir bilgiyi sizlerle paylaşmak ve detaylı bilgi vermek için size gönderdiğim mektuba cevap olmanızı istiyorum. Bu ciddi bir konu olup basın ile paylaşmanızı ve varsa başka bilgilere de ulaşmanızı istiyorum. Bu bilgileri benimle paylaşırsanız bende edindiğim bilgileri sizinle paylaşıp bu toplu mezarın açılması ve kemiklerin kime ait olduğunu bulunması için çalışma başlatmanızı istiyorum.”

 

15 Ocak 2015’te,İHD Batman şubemize başvuruda bulunan Gülistan Ekinci, şu beyanlarda bulundu: “Oğlum Rafet Ekinci PKK’ye katıldıktan sonra, 1995 yılında Batman’ın Gercüş İlçesi Bahave Köyünde, içinde bulunduğu gerilla grubu ile askerlerle arasında çatışma çıkmıştır. Çatışmada sonucunda 11 (onbir) gerillanın yaşamını yitirdiği ve bunların çatışma bölgesinde toplu olarak gömüldüğü bilgisine ulaştık. Toplu mezarın açılarak oğluma ait naaşın tespit edilmesini ve tarafımıza teslim edilmesi için, derneğinizden hukuki yardım talebinde bulunuyorum.”

 

15 Ocak 2015’te,İHD Diyarbakır şubemize başvuran Faik Yaşar, şu beyanlarda bulundu: “Köylerden edindiğim bilgi ve duyumlara göre 30.08.1994 yılında Lice Reşan köyü üst kısmında PKK’ye katılacak olan 12 sivil kişi Sine korucuları tarafından pusuya düşürülerek öldürülüyorlar. Öldürmüş oldukları bu kişiler sivil ve silahsız insanlardır. Bu 12 kişiyi bir traktöre koyarak Bamıtnı köyünün içinde üzerlerine çırpı atılarak yakıldı. Geriye kalan kemikleri ben iki yıl sonra tekrar aynı köye gittiğimde orda kol, kalça ve sırt kısımlarına ait kemikleri buldum ve karışmadım. Duyduğuma göre geriye kalan kemikler orada bulunan bir kuyuya atıldığı söylendi. Aradan 4 yıl geçtikten sonra köye gittiğimde kuyuya inip baktığımda kemikleri bulamadım. Bu bilgilerin sizde bulunmasını istiyorum.”

 

20 Şubat 2015’te,Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Örencik (Bênavok) köyü kırsalında 1988 yılında pusuya düşürülen PKK’li Ahmet Kesip, Osman Sarıkuş, Sultan Yavuz, İhsan Çıkran, Ali Ekber Laçin, Nezir Alagöz, Ömer Alagöz, Fehim Öpengin ve Salah Derviş katledilerek, cenazeleri yakıldıktan sonra toplu bir şekilde defnedildi. Ailelerin 27 yıldır yaptığı başvuruya rağmen cenazeler bulundukları yerden çıkarılmadı. Iğdır’ın Yukarı Çamur Mahallesi’nde oturan PKK’li Nezir Alagöz’ün kardeşi Ali Alagöz, toplu mezarın açılması için savcılığa başvurdu.

 

24 Mart 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’ne bağlı Dilan (Ulaş) Köyü yakınlarında bir mağarada insana ait çok sayıda kemik bulundu. Kemiklerin 1990lı yıllarda JİTE tarafından işlenen cinayetlerin kurbanlarına ait olduğu iddia edildi.

 

14 Nisan 2015’te Tunceli’nin Hozat İlçesi’ne bağlı Karabayır Köyü’nde, 1938 yılında gerçekleştirilen Dersim Katliamı’na yönelik toplu mezar kazısı başlatıldı. Canan ve Baran ailelerine mensup 24 kişinin kurşuna dizilerek toplu olarak gömüldüğü iddialarıyla ilgili mahkeme kararıyla yapılan kazılarda bazı kemikler bulunurken, bu kemiklere DNA testi yapılarak akrabalarıyla karşılaştırılacağı belirtildi.

 

15 Nisan 2015’te Tunceli’nin Hozat İlçesi’ne bağlı Karabayır Köyü’nde, 1938 yılında gerçekleştirilen Dersim Katliamı’na yönelik başlatılan toplu mezar kazısı, iki gün süren çalışmaların ardından sona erdirildi. Kazılar sonunda 13 insana ait kafatası bulunduğu belirtildi.

 

16 Haziran 2015’te Van’ın Çatak İlçesi’nde 12 Ekim 1998’de çıkan çatışmada yaşamını yitiren ve bir toplu mezara gömüldüğü iddia edilen PKK militanı 27 kişinin bulunduğu toplu mezarın açılması için açılan davaya devam edildi. Çatak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada Adlî Tıp Kurumu’nun çıkan kemiklerin kimlere ait olduğunu tespit edilemediği bilgisinin yer aldığı raporu okundu. Duruşma raporun detaylı incelenmesi için 28 Temmuz 2015’e ertelendi.

 

6 Temmuz 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Sultan Baliboz, şu beyanlarda bulundu: “Oğlum Murat Baliboz, 09.09.1990 yılında ikamet ettiğimiz Pazarcık Cımıkan köyünden evden ayrıldı ondan sonra kendisinden bir daha haber alamadık. Yaptığımız tüm aramalara rağmen bulamadık. Ancak yaptığımız araştırmaya göre PKK Dağ kadrosuna katıldığını duyduk. İnternet üzerinden İslahiye (Gaziantep) ile ilgili haberleri okurken orada çıkan çatışmada oğlumun yaşamını yitirdiğini öğrendim. Gaziantep H Tipi Kapalı Cezaevinde kalan ve Suriye uyruklu Kemal Süleyman 15 Ağustos 1994’te Kilis İslahiye’de çıkan çatışmada yaralı kurtulmuş onun anlatımına göre 10 arkadaşının da yaşamını yitirdiğini ve oraya toplu olarak gömüldüklerini söyledi. Oğlumun kod ismi (İlhami) olduğunu da söyledi. Yaptığımız araştırmada ortaya çıktı ve bu mezarın açılması ve kemiklerimizin bize verilmesi için sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

30 Eylül 2015’te Van’ın Çatak İlçesi’nde 12 Ekim 1998’de çıkan çatışmada yaşamını yitiren ve bir toplu mezara gömüldüğü iddia edilen PKK militanı 27 kişinin bulunduğu toplu mezarın açılması için açılan davaya devam edildi. Çatak Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “görevsizlik” kararı veren hâkim, dosyayı aynı gerekçeyle kendilerine gönderen Çatak Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdi.

 

9. SİLAHLI ÇATIŞMALAR

 

7 Ocak 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Yafes Caddesi Dicle Köprüsü yakınında bulunan, Dicle Polis Karakolu’na yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda Bekir Elek ve Onur Polat isimli polis memurları yaralandı. Hayati tehlikesi bulunmayan yaralı polisler, Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

12 Nisan 2015’te, Ağrı’da Tendürek Dağı eteklerinde operasyon başlatan askerlerle HPG militanları arasında çıkan çatışma 5 HPG militanının yaşamını yitirdiği kaydedildi. HPG internet sitesinde yapılan açıklamada ise, çatışmada Canfeda Serhat Kod isimli Serhat Kızılay isimli 1 HPG militanının yaşamını yitirdiği kaydedildi. NOT: Aynı çatışmada Delil Dozwan kod isimli HPG militanı Yıldırım Mat’ın da ağır yaralandığı ve bir süre sonra yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

13 Mart 2015’te Bingöl’ün Genç İlçesi’ne bağlı Güzeldere Köyü kırsalında devriye gezen jandarma ekiplerine ateş açılması sonucu bir askerin yaralandığı iddia edildi.

 

24 Nisan 2015’te Ağrı’nın Diyadin İlçesi’nde 11 Nisan 2015’te askerî birliklerle HPG militanları arasında çıkan çatışmada yaralanan Delil Dozvan (Yıldırım Bat) adlı militanın yaşamını yitirdiği açıklandı.

 

15 Haziran 2015’te, Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Bilginli köyü kırsalında başlatılan askeri operasyonda, asker ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, Sarya Onur kod isimli HPG militanı Maxzume Muhammedzade yaşamını yitirdi.

 

18 Haziran 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçe merkezine 56 kilometre uzaklıkta bulunan Dağlıca  köyünde, askerler ve HPG militanları arasında çatışma çıktı. Yaşanan çatışma atılan havan topu mermisinin bir evin bahçesine düşmesi sonucunda, evin bahçesinde bulunan 15 yaşındaki Mizgin Tire isimli kız çocuğu yaralandı. Kolundan, bacağından ve kulağından yaralandığı öğrenilen Tire, Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

 

7 Temmuz 2015’te, Adıyaman merkeze bağlı Kömür Beldesi’nin Boğazözü ve Derinsu köyleri kırsalında operasyona çıkan askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, jandarma uzman onbaşı Müsellim Ünal (23) yaşamının yitirirken, Uzman Onbaşı Tanju Gülen ve Başçavuş Yunus Vatandaş ise yaralandı.

 

23 Temmuz 2015’te Kilis’in sınırda bulunan Elbeyli İlçesi’nde IŞİD üyeleri askerî ekibe Eyeşe (Ar-rai) Kasabası’ndan ateş açtı. Çatışmaya dönüşen saldırıda Yalçın Nane adlı astsubay ile bir IŞİD üyesi öldü, 2 asker de yaralandı. Saldırı nedeniyle yapılan güvenlik toplantısının ardından IŞİD mevzilerine yapılan hava operasyonunda 35 IŞİD üyesinin öldüğü iddia edildi. Olaya dair açıklama yapan Suriye Türkmen Hareketi Başkan Yardımcısı Tarık Sülo Cevizci, IŞİD’in yaralı bir üyesini Türkiye’ye sokmak istediği ancak askerin buna izin vermemesi üzerine çatışmanın çıktığını iddia etti.

 

23 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik Caddesi üzerinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları Tansu Aydın ve Ali Karahan’a yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildi. Yol üzerinde gölgede duran polis ekiplerine dönük maskeli olduğu belirtilen kişilerce gerçekleştirilen saldırıda polis memurlarından biri başından, diğeri göğsünden ve kasığından aldığı kurşunlar sonucu ağır yaralandı. Yaralı polis memurları Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi ve Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis memurlarından Tansu Aydın, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

24 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde, İlçe Tarım Müdürlüğü önünde park halinde bekleyen zırhlı polis araçlarına el yapımı bomba ile saldırıda bulunuldu. Patlama sonucu 1’i ağır 2 polis yaralanırken, 1 müdürlük çalışanı da patlamada yaralandı. Patlama sonrası yaralılar Şemdinli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından patlamada ağır yaralanan Hasan Yılmaz (27) adlı polis memuru, helikopter ile Yüksekova Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek, burada ameliyata alındı.

24 Temmuz 2015’te, Diyarbakır Bismil İlçesinde, İlçe Emniyet Müdürlüğü binasının bitişiğinde bulunan ve çevik kuvvet polislerinin kaldığı binaya bombalı saldırı düzenlendi. El yapımı bombanın atılmasının ardından nöbet tutan polisler de silahla karşılık verdi. Patlamada 7 polis yaralandı. Tedavi altına alınan polislerin durumunun iyi olduğu belirtildi.

 

24 Temmuz 2015’te Suriye ve Rojava’daki iç savaşın ve çatışmaların devam etmesi ayrıca IŞİD saldırılarının Türkiye’ye de yönelmesi nedeniyle Türkiye IŞİD’in Suriye’deki mevzilerine hava harekâtı düzenledi. İlerleyen saatlerde ise savaş uçaklarının Kandil Dağı’nı ve PKK kamplarının bulunduğu Behdinan bölgesini bombaladıkları öğrenildi. Hava operasyonunda sivillerin de zarar gördüğü ileri sürüldü. Hava saldırılarında 2 militanın öldüğü, 2 militanın da yaralandığı açıklandı.

 

24 Temmuz 2015’te Batman’ın Kozluk İlçesi’nde hükümet konağının girişindeki güvenlik kulübesine atılan ses bombasının patlaması sonucu bir polis ve bir bekçi yaralandı.

 

25 Temmuz 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde askeri konvoyun geçişi esnasında bomba yüklü araçla düzenlenen saldırırı sonucu 2 asker öldü, 4 asker de yaralandı.

 

26 Temmuz 2015’te, Diyarbakır-Bingöl karayolunun Fis Ovası Arıklı köyü yol ayrımında askeri konvoyun geçişi sırasında, park halindeki bomba yüklü aracın infilak ettirilmesi sonucu gerçekleşen bombalı saldırıda 2 asker yaşamını yitirdi, 4 asker ise yaralandı. Yaralı askerler Diyarbakır’daki hastanelere kaldırıldı.

 

26 Temmuz 2015’te,  Mardin’in Nusaybin ilçesinde İpekyolu üzerinde bulunan Nusaybin Bölge Trafik Denetleme İstasyonu’na ilk önce patlayıcı madde ve ardından da silahla saldırı yapıldı. Saldırıda Mustafa Ceylan, Güven Candan, Mustafa Kemal Öztürk, İbrahim Ersoy ve Abdullah Akbulut adlı polisler yaralandı. Olay yerine gelen ambulanslarla yaralı polisler, Nusaybin Devlet Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Yaralı polislerin hayatı tehlikeleri olmadığı belirtildi.

 

27 Temmuz 2015’te, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçaklarının bombaladığı kandil bölgesinde Şervan Varto kod isimli HPG Komuta Konseyi Üyesi Önder Aslan yaşamı yitirdi. Bir başka bombardımanda ise 3 HPG militanı yaralandı. Yaralılardan Baz Bahtiyar kod isimli HPG militanı Cuma Tunç yaşamını yitirdi.

 

27 Temmuz 2015’te, Muş Malazgirt İlçe Jandarma Garnizon Komutanı Jandarma Binbaşı Arslan Kulaksız, mesai bitiminde evine gittiği sıra otomobili arıza yaptı. Otomobilden inen Kulaksız, aracını kontrol ettiği sırada kendisini takip ettiği iddia edilen bir araç tarafından çapraz ateşe tutuldu. Olayda binbaşı Kulaksız ağır yaralanırken, yanında olduğu belirtilen eşi ise hafif bir şekilde yaralandı. Binbaşı Kulaksız ve eşi bölgeye sevk edilen ambulanslarla Malazgirt Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, olay sonrası bölge de geniş çaplı operasyon başlatıldı.  Binbaşı Arslan kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

27 Temmuz 2015’te Van’ın Erciş İlçesi’nde kaymakamlık binasının koruma kulübesine düzenlenen silahlı saldırıda 2 polis memuru yaralandı.

 

27 Temmuz 2015’te Van’ın Çaldıran İlçesi’nde Tendürek Dağı yakınlarında devriye görevi yapan zırhlı askeri araca düzenlenen saldırıda bir asker yaralandı.

 

28 Temmuz 2015’te Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’nde askerî birliğe açılan ateş sonucu 1 asker yaralandı.

 

29 Temmuz 2015’te Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nde Yaygınyurt Köyü’nün yakınlarındaki askerî birliğe açılan ateş sonucu biri ağır 3 asker yaralandı.  Çatışmada yalanan 1 Jandarma Uzman Çavuş, Kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

29 Temmuz 2015’te, Erzurum’un Horsan ilçesinde Nazım Altun isimli astsubay, aracı ile birlikte görev yaptığı 9. Kolordu Komutanlığı 34. Mühimmat Bölüğü’ne giderken silahlı saldırıya uğradı. İlçenin Üçyol Mevkii TEDAŞ Kavşağı’nda yaşanan olayda Altun ağır yaralandı.

 

30 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Gabar Dağı’nda bulunan Görmeç Jandarma Taburu’na 30 Temmuz’da HPG’liler tarafından düzenlenen saldırının ardından çıkan çatışmada, 3 asker ve 1 HPG’li yaşamını yitirdi. HPG Basın İrtibat Merkezi Gabar’da çıkan çatışmayla ilgili yaptığı açıklamada, yaşamını yitiren HPG’linin Kayseri doğumlu Ümit Turan (Harun Çekdar) olduğunu açıkladı.

 

31 Temmuz 2015’te Kars’ın Sarıkamış İlçesi’nde bir yük trenine düzenlenen bombalı saldırının ardından olay yerine giden demiryolu çalışanlarına ateş açılması sonucu Nejdet İnanç yaşamını yitirdi, geçici köy korucusu olduğu belirtilen Mehmet Çelik ise yaralandı.

 

31 Temmuz 2015’te Adana’nın Pozantı İlçesi’nde İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen silahlı saldırı sonrasında çıkan çatışma sonucu 2 polis memuru ile 2 militan öldü.

 

31 Temmuz 2015’te Van’da Hakkâri yolu üzerinde bulunan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’na el bombalı saldırı düzenlenmesi sonucu bir asker yaralandı.

 

31 Temmuz 2015’te Şırnak’ta yol kontrolü yapan askerî ekibe açılan ateş sonucu iki asker ile bir geçici köy korucusu yaralandı.

 

31 Temmuz 2015’te Diyarbakır’ın Hani İlçesi’ne bağlı Sêrde Köyü yolunda askerî konvoyun geçişi sırasında patlatılan bomba sonucu 16 asker yaralandı.

 

31 Temmuz 2015’te, Diyarbakır Merkez Bağlar ilçesi Emek Caddesi üzerinde bulunan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubesine yönelik bombalı saldırı gerçekleştir. Şube önünde patlayan bombadan kaynaklı yoldan geçen 2 yurttaş yaralandı.

 

1 Ağustos 2015’te, Van’ın Çatak ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan İlçe Jandarma Komutanlığı ile yaklaşık 1 kilometre uzağında bulunan Adnan Menderes Mahallesi’nde bulunan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne HPG militanları tarafından saldırı düzenlendi. Saldırı sonrası askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, 2 HPG militanının yaşamanı yitirdiği, bir köy korucusunun da yaralandığı belirtildi.

 

1 Ağustos 2015’te, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’na, HPG militanları tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda, 1 uzman erbaş yaralandı.

 

1 Ağustos 2015’te, Erzurum- Kars karayolunda, yol kenarında mayın kontrolü yapan bir üsteğmen, mayın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Mayın patlaması sırasında çevrede bulunan 2 sivil yaralandı.

 

1 Ağustos 2015’te, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Karabulak Jandarma Karakolu’na, HPG militanları tarafından bomba yüklü araçla saldırı gerçekleştirildi. Ağrı Valiliği yaptığı tarafından olay ile ilgili yapılan açıklamada, saldırıda 2 askerin yaşamını yitirdiği, 24 askerin de yaralandığı belirtildi.

 

1 Ağustos 2015’te Şırnak’ın İdil İlçesi’nde çöp konteynerine yerleştirilmiş bir patlayıcının infilak etmesi sonucu bir polis memuru yaralandı.

 

2 Ağustos 2015’te, Mardin’in Midyat ilçesi Gelinkaya Mahallesi mevkisinden geçen Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı’nın güvenliğini sağlayan askeri aracın geçişi sırasında, yola döşenen mayın patladı. Olayda Jandarma Komando er Barış Akkabak isimli asker yaşamını yitirirken, 8 asker de yaralandı.

 

3 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Bayrambaşı köyü yolu üzerinde, kobra tipi askeri zırhlı aracın mayına basması sonucu patlama meydana geldi. Şiddetli patlamada nedeniyle takla atan zırhlı aracın içersindeki 2 asker yaralandı.

 

4 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesindeki 172. Zırhlı Tugay Komutanlığı General Zeki Durnalık Kışlası’ndaki nöbet kulübelerine roketatarlı saldırı gerçekleşti. Saldırıda, biri ağır olmak üzere 2 asker yaralandı. Yaralanan askerler askeri helikopterle alınarak Şırnak Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır yaralı askerlerden biri yaşamını yitirdi. Genelkurmay Başkanlığı’nın da sitesinden yaptığı açıklamada, saldırının saat 15.00 sıralarında gerçekleştiğini bir askerin hayatını kaybettiğini açıkladı.

 

4 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde polis aracının geçişi sırasında yol kenarına yerleştirilmiş bombanın patlatılması sonucu bir polis memuru yaralandı.

 

4 Ağustos 2015’te, Şırnak’ta Balveren Beldesi yoluna devriye görevine çıkan Milli Jandarma Karakolu’nda görevli birliğin geçişi sırasında el yapımı bombanın patlatılması sonucu 2 asker ile bir geçici köy korucusu yaşamını yitirdi. Patlama nedeniyle bir asker ile bir geçici köy korucusu da yaralandı.

 

4 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesi’nde Huzur Polis Karakolu’na el yapımı bir bombanın atılması sonucu bir polis memuru ağır yaralandı.

 

4 Ağustos 2015’te Muş’ta Varto Jandarma Komutanlığı’nda görevli 3 asker yolda uğradıkları silahlı saldırıda yaralanarak hastaneye kaldırıldılar.

 

5 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Nur Mahallesi Botaş Caddesi ile Varol Sokak’ın kesiştiği noktada Sahip Akıl (31) yönetimindeki 73 DD 836 plakalı minibüsün geçişi sırasında gece saatlerinde şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle aracın parçaları geniş bir alana savrulurken, olay yerinden 50 metre ötede Sahip Akıl’ın cenazesi bulundu.

 

5 Ağustos 2015’te Hatay’da Amanos Dağları civarında çıkan çatışma sonucu bir militanın öldüğü, 2 militanın ise yaralandığı açıklandı.

 

6 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde zırhlı polis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada 2 polis yaralandı.

 

6 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’nde Hükümet Konağı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı’na roketatar ve uzun namlulu silahlarla eş zamanlı saldırı düzenlenmesi sonucu bir sivil yaralandı.

 

7 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde yol kapatıldığı ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekiplerine açılan ateş sonucu 2 polis memuru yaralandı.

 

7 Ağustos 2015’te Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nde Çetenli Köyü yakınları yol kesen PKK militanlarının bir otobüsü durdurması üzerine olay yerine giden askerî ekiple çıkan çatışma sonucu bir uzman çavuş ile İran’dan gelen otobüsün şoförü yaşamını yitirdi. Çatışma nedeniyle otobüste bulunan 3 İranlı yolcu da yaralandı.

 

7 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde zırhlı polis aracına düzenlenen roketatarlı saldırı sonucu bir polis öldü, 4 polis de yaralandı.

 

7 Ağustos 2015’te, Van’ın Başkale ilçesine bulunan Bebleşin Jandarma Karakolu’na yönelik HPG militanları tarafından patlayıcı yüklü bir araçla eylem gerçekleştirildi. Eylemde Van doğumlu Tolhıldan Fırat kod isimli HPG militanı Nedim Gülce, yaşamını yitirdi. Çıkan çatışmada ise bölgede yolculuk yaptıkları sırada Sadrettin Demir, Zübeyde Demir, Kemal Yılmaz ve Mehmet Salih Sarı isimli yurttaşlar yaralandı.

 

8 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde çıkan çatışmada ağır yaralanan Muhammed Onur Demir adlı polis memuru tedavi gördüğü hastanede öldü.

 

8 Ağustos 2015’te Mardin’in Midyat İlçesi’nde devriye görevi yapan polis aracına düzenlenen silahlı saldırı sonucu bir polis öldü, bir polis de yaralandı. Saldırının ardından çıkan çatışmada ise bir militan yaralı halde yakalandı.

 

9 Ağustos 2015’te Erzincan’da yolcu ve yük trenin geçişi esnasında raylara döşenmiş olan bombanın patlatılması sonucu 2 kişi yaralandı.

 

10 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Güçlükonak İlçesi’nde 6. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı Akdizgin Karakolu’na düzenlenen saldırı sonucu bir asker yaşamını yitirdi.

 

10 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde havalanmakta olan Sikorsky helikoptere,  roketatar ve Doçka uçaksavarla ateş açıldı.  Helikopterin isabet aldığı belirtilen saldırıda 8 asker yaralandı. Yaralı askerler helikopterle Şırnak Asker Hastanesi’ne getirilerek tedaviye alındı. Hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen durumu ağır olan Doğan Acar isimli asker yaşamını yitirdi.

 

10 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi İlçesi Başak Mahallesi’nde zırhlı polis aracının geçişi sırasında yola döşenen mayın patladı. Patlamada araçta bulunan Resul Kayaoğlu, (29), M.Yahya Mertcan (24), Savaş Akyol (22) ve Şahin Polat Aydın (22) isimli polis memurları yaşamını yitirdi. İsmi öğrenilemeyen 1 polis ise yaralandı.

 

11 Ağustos 2015’te, Muş’un Varto ilçe merkezi girişinde bulunan Aşağı Alagöz köyü yol ayrımında yolu kapatıp, kimlik kontrolü yapan HPG militanları ile Özel Harekat Timleri arasında çatışma çıktı. Çıkan çatışmada Ekin Van kod isimli HPG militanı Kevsel Altürk yaşamını yitirdi. 16 Ağustos tarihinde, sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan ve Altürk’e ait olduğu tespit edilen fotoğraflarda, Altürk’ün çırılçıplak kalacak şekilde elbiselerinin üzerinden çıkartıldığı ve bedenine işkence edilerek teşhir edildiği ortaya çıktı.

 

11 Ağustos 2015’te, Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şırnak Merkeze yaklaşık 50 km uzaklıkta bulunan Akdizgin Üs Bölgesine HPG militanları tarafından saldırı düzenlendiği belirtildi. Açılan ateş sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

11 Ağustos 2015’te, Bingöl merkeze 25 kilometre mesafede bulunan Elmayı Köyü’nde geçici köy korucuları ile HPG militanları arasında çatışma çıktı. Çatışmada 2 HPG militanı yaşamını yitirdi. 1’i yaralı 2 HPG militanı ise yakalandığı belirtildi.

 

11 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Hükümet Konağı’na yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildi. Hükümet Konağı’nda görevli özel harekat polislerinin saldırıya karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Çıkan çatışmada ise 1’i ağır olmak üzere 2 özel harekat polisi yaralandı. Kısa süren çatışmanın ardından yaralı polisler, Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

12 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’ne bağlı Görümlü Köyü yakınlarında çıkan çatışmada 3 militanın öldüğü Genelkurmay Başkanlığı tarafından açıklandı.

 

12 Ağustos 2015’te, Dersim’in Ovacık İlçesi karayolunda özel harekat polislerine ait zırhlı aracın geçişi sırasında bomba yüklü bir araç patladı. Gerçekleşen patlamada bir özel harekat polisi yaralandı.

 

12 Ağustos 2015’te, Kars’ın Sarıkamış ilçe merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulunan 57’nci Piyade Komando Tabur Komutanlığı yolunun 2’nci kilometresinde, askeri personeli taşıyan zırhlı araçların geçişi sırasında, meydana gelen uzaktan kumandalı bombalı saldırıda 3 asker yaralandı.

 

12 Ağustos 2015’te, Diyarbakır merkez Sur ilçesine bağlı Özekli köyünde bulunan Özekli Jandarma Karakolu’na HPG militanları tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Saldırıda bir asker yaşamını yitirirken, 4 asker ve 1 korucu da yaralandı. Karakoldan ateş açılması üzerine kısa süreli çatışma yaşandı.

 

12 Ağustos 2015’te, Ağrı Dağı eteklerinde bulunan Pamukdağı geçidinde askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, 1 HPG militanı yaşamını yitirdi. Kimlik bilgileri öğrenilemeyen HPG militanının Erzurum Adli Tıp Kurumu’na götürüldüğü belirtildi.

 

12 Ağustos 2015’te, Hakkari-Çukurca Karayolu’nun 40’ncı kilometresinde bulunan Şıne Köprüsü mevkiinde askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, Andok Colemerg kod isimli HPG Hakkari Bölge Sorumlusu Barış Tekçe yaşamını yitirdi.

 

13 Ağustos 2015’te, Bingöl’ün Genç İlçesi Suveren mevkiinde asker ve HPG militanları arasında çıkan çatışmada sırasında mayına patlaması sonucu Uzman Çavuş Veli Ateş yaralandı. Bingöl Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Ateş, yaşamını yitirdi.

 

13 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki Durak Jandarma Karakolu’na yönelik uzun namlulu silah ve roketlerle saldırı düzenlendi. Saldırının ardından karakoldan yapılan havan atışları sonucu Korgan köyündeki evinin bahçesinde oturan Şadi Töre (79) adlı yurttaş ağır yaralandı. Yakınları tarafından Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Töre, buradaki ilk müdahalenin ardından Van’a sevk edildi.

 

13 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Selahattin Mahallesi’nde bulunan Silvan Emniyet Müdürlüğü’ne yönelik ses bombalı saldırıda bulunuldu. Ses bombalarından birinin emniyetin duvarlarında bulunan tellere isabet etti. O esnada sokakta geçen Saniye Kaplan (65) ve Amine Yerlikaya (29) isimli kadınlar, patlamanın şiddetiyle yaralandı. Silvan Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’nde ilk müdahalesi yapılan Kaplan Diyarbakır’a gönderilirken, Yerlikaya ise ameliyata alındı.

 

13 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde Nur Mahallesi’ne bulunan askeri Garnizon Komutanlığı nöbetçi kulübesine uzun namlulu silahlı saldırı yapıldı. Yapılan saldırıda kulübede nöbet tutan bir asker yaralandı. Saldırıda yaralanan asker, askeri helikopterle Şırnak Tümen Komutanlığı Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

13 Ağustos 2015’te, Bingöl’ün Genç İlçesi’nde demiryoluna yerleştirilen bombanın askerî ekibin arama tarama faaliyeti sırasında patlatılması sonucu bir asker yaşamını yitirdi.

 

13 Ağustos 2015’te, Bingöl’ün Genç ilçesi Mavana yolu üzerinde askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada Fuat Berxwedan kod isimli HPG militanı Uğur Yatar, yaşamını yitirdi.

 

13 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Berman Köyü’nde bulunan Taşarası Karakolu’na açılan ateşle bir askerin yaralandığı bildirildi.

 

13 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen bombalı saldırı nedeniyle yoldan geçen 2 kişi yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Garnizon Komutanlığı’nın nöbetçi kulübesine ses bombası atılması sonucu bir asker yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde yerleşim alanları içinde açılan hendeklere yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 2 polis yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Tunceli’nin Pülümür İlçesi’nde Jandarma Asayiş Bölük Komutanlığı önüne bırakılan bomba yüklü minibüsün uzaktan kumandayla patlatılması sonucu 4 sivil ve bir asker yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde TOMA aracına düzenlenen saldırı sonucu 2 polis yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Genelkurmay Başkanlığı, Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde Durak Jandarma Karakolu’na düzenlenen saldırının ardından başlatılan operasyonda 2 militanın öldüğünü iddia etti.

 

13 Ağustos 2015’te Mersin’in Anamur İlçesi’nde polis noktasına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce açılan ateş sonucu bir polis yaralandı.

 

14 Ağustos 2015’te, Dersim’in Pülümür ilçesinde, İlçe Jandarma Asayiş Bölük Komutanlığına HPG militanları tarafından bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Uzaktan kumanda ile patlatılan bombanın patlaması sonucu, 1 uzman çavuş ile 1’i kadın 2 sivil yurttaş yaralandı.

 

14 Ağustos 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, güvenlik güçlerinin ara sokaklara girişini engellemek için açılan hendeklerin polis ekiplerince zırhlı kepçe ile doldurulmaya çalışıldığı sırada patlama meydana geldi. Patlama sonucu Şahin Parlakkaya ve Tahsin Güçtü isimli polis memurları yaralandı.

 

14 Ağustos 2015’te, Batman girişinde bulunan Batman Bölge Jandarma Komutanlığı yakınında bomba yüklü bir araç polis tarafından patlatıldı. Aracın polislerce patlatılması sonucu vücuduna şarapnel parçası isabet eden Tekin Yalçın isimli yurttaş ambulansla Batman Bölge Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

14 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine 45 kilometre uzaklıktaki Dağlıca bölgesinde askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada 3 asker yaşamını yitirdi, 6 asker  yaralandı.

 

14 Ağustos 2015’te Siirt’in Barış Mahallesi’nde bulunan Çakmak Polis Lojmanları’nın nöbet kulübesine düzenlenen saldırıda 2 polis yaralandı.

 

15 Ağustos 2015’te, Tatvan-Van karayolunun 40’ıncı kilometresindeki Kaynarca Jandarma Karakolu’na bomba yüklü minibüs ile saldırı düzenlendi. Saldırıda nöbet kulübesinde bulunan 2 asker yaralandı.

 

15 Ağustos 2015’te, Bingöl’ün Karlıova İlçesi’ne yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Hacılar Mevkii’nde, askeri aracın geçişi sırasından patlama meydana geldi. Patlama sonucu Jandarma Astsubay Muhammet Gürlek, Jandarma Uzman Çavuş Haşim Dirik ve Jandarma Uzman Çavuş Musa Saydam yaşamını yitirdi, 6 asker ise yaralandı. Patlamanın ardından askerler ile HPG militanları arasında çatışma çıktı.

 

15 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesi girişinde bulunan Sanayi Sitesi civarında asker ve özel harekat ile HPG militanları arasında çatışma çıktı. Meydana gelen şiddetli çatışmada, Özel Harekat Komiseri Ahmet Çamur yaşamını yitirdi.

 

15 Ağustos 2015’te, Iğdır’da Korhan Jandarma Karakolu’na roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlenmesi sonucu iki asker yaralandı.

 

16 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli köyünde bulunan askeri taburdan havan toplarıyla yapılan ateş sonucu, köyde bulunan Sevgi Dayan isimli kadın yaralandı. Şarapnel parçalarıyla yaralanan Dayan, köylüler tarafından Şemdinli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

16 Ağustos 2015’te, Kars’ın Kağızman ilçesinin Karakale mevkisinde operasyona çıkan askerler ile HPG militanları arasında çatışma çıktı. Jandarma özel harekat mensuplarının katıldığı çatışmada, Kırıkkale nüfusuna kayıtlı astsubay başçavuş Nurettin Öztürk ile 3 HPG militanı yaşamını yitirdi.

 

17 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Cudi Dağı eteklerinde 12 Ağustos’ta, askeri helikopterlerin yaptığı bombalama sonucunda Zinar Herekol kod isimli HPG Militanı Mehmet Babat yaşamını yitirdi.

 

18 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmalardan ilkinde 1 askerin, sonra da 3 askerin öldürüldüğü, en az 2 askerin de yaralandığı duyuruldu. Çatışmalara engel olmak isteyenlerin başlattığı canlı kalkan eylemine açılan ateş nedeniyle de 2 sivil yaralandı.

 

18 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın İdil İlçesi’nde devriye görevi yapan polis ekibine silahlı saldırı düzenlenmesinin ardından çıkan çatışmada bir militanın yaralandığı bildirildi.

 

19 Ağustos 2015’te, Ağrı İli Diyadin İlçesinde 13 Ağustos 2015 tarihinde, Özel Harekat Timleri ile HPG militanları arasında çatışma çıktı. Çıkan çatışmada Destan Serhat kod isimli HPG militanı yaşamını yitirdi.

 

19 Ağustos 2015’te, Siirt’in Şirvan ile Pervari ilçeleri arasındaki karayolunda devriye görevini yürütün askeri aracın geçişi sırasında gerçekleşen bombalı saldırıda 8 asker yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren askerlerin isimleri şöyle: Jandarma uzman çavuş Hakan Aktürk, Jandarma uzman çavuş Ferdi Gerekli, Uzman çavuş Barış Akın, Jandarma er Mehmet Halil Barkın, Jandarma er Recep Beycur, Jandarma er Ömer Erüstün, Jandarma er Bahadır Aydın, Jandarma er Emre Kaan Arlı yaşamını yitirdi.

 

19 Ağustos 2015’te Diyarbakır’da Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırı sonucu bir polis yaralandı.

 

19 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Hani İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmada 2 askerin öldürüldüğü açıklandı.

 

19 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Talê köyü kırsalında 13 Ağustos tarihinde, gerçekleşen hava bombardımanında Devrim Bişeng kod isimli HPG militanı Engin Gök yaşamını yitirdi.

 

20 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde çıkan askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmalarda, Baz Feraşin kod isimli HPG militanı Azad Yiğit yaşamını yitirdi.

 

20 Ağustos 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nin kırsal kesimlerinde çıkan çatışmada 5 militanın öldüğü iddia edildi.

 

20 Ağustos 2015’te, Hakkari/Yüksekova’nın Tilorana Jerê (Aşağı Uluyol) ve Tilorana Jorê (Yukarı Uluyol) köylerinin kırsalında düzenlenen operasyon sırasında helikopterlerin, bölgede bulunan bêrivanları taradığı belirtildi. Berivanların bulunduğu noktaya giden köylülerden 3’ü yaralanırken, askerlerin bütün saldırılarına rağmen canlı kalkan olmaya devam eden köylüler sayesinde operasyon sonlandırıldı.

 

20 Ağustos 2015’te Bitlis’in Hizan İlçesi’nde çıkan çatışmada bir militanın öldüğü açıklandı.

 

20 Ağustos 2015’te Diyarbakır’da devriye görevine giden zırhlı polis aracına bombalı saldırı düzenlenmesi nedeniyle bir polis memuru yaralandı.

 

20 Ağustos 2015’te, Muş’un Varto ilçesinde 16 Ağustos’ta HPG militanları ile Özel Harekat Timleri arasında çıkan çatışmada, Xebatkar Amed kod isimli Ahmet Aydın ile Demhat Kerboran kod isimli Hasan Doğan isimli HPG militanları yaşamını yitirdi.

 

20 Ağustos 2015’te, Adıyaman’da askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada Harun Pasur kod isimli HPG militanı Fırat Baran yaşamını yitirdi.

 

21 Ağustos 2015’te Diyarbakır’da AKP il binası önünde bekleyen TOMA’ya bomba atılması sonucu araç kullanılamaz hale gelirken aracın içinde bulunan bir polis de yaralandı.

 

21 Ağustos 2015’te Van’ın Gevaş İlçesi’nde yol kontrolü yapan jandarma ekiplerinin bulunduğu noktaya bomba yüklü araçla düzenlenen saldırı nedeniyle 2 asker ile 4 sivil yaralandı.

 

22 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın merkez Sur İlçesi’nin Hasırlı, Fatihpaşa, Cevdetpaşa mahallerine güvenlik güçlerinin girişini engellemek için hendekler kazıp, barikatlar kuran ve zaman zaman polisle silahlı çatışmaya giren YDG-H’lilere yönelik, Özel Harekat Timlerinin de katıldığı geniş kapsamlı operasyon düzenlendi. Çıkan çatışmada Suriye kimliği bulunduğu belirtilen 1 PKK militanı ile 9 yaşındaki Y.Ö. isimli çocuk ve 1 kişi yaralandı. İki yaralıdan. Y.Ö.’nün başını kursun sıyırdığı ve durumunun iyi olduğu belirtildi.

 

22 Ağustos 2015’te,  Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Boşat (Boyunlu) ve Şevlera (Babakaya) mahalleleri arasında bulunan ve Silvan barajının “güvenliğini” sağlayan Jandarma Karakolu’na saat 17.00 sularında HPG’lilerce uzun namlulu silahlar ile ateş açıldı. Düzenlenen silahlı saldırı sonrasında çıkan çatışmada 1 askerin yaralandığı belirtildi.

 

23 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Kulp İlçesi’nde HES güvenliğini sağlayan askerlere uzun namlulu silahlarla saldırı düzenleyen HPG militanları ile askerler arasında çıkan çatışmada, 1 asker yaşamını yitirdi, 3 asker de yaralandı.

 

23 Ağustos 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde evden çıktığı sırada kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısına uğrayan Yakup Mete (20) adlı polis memuru kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

 

23 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’nde operasyona çıkan askerî birliğin geçişi sırasında meydana gelen mayın patlaması sonucu bir asker yaralandı.

 

24 Ağustos 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Tekeli Köyü yakınlarında askerî aracın geçişi esnasında yola döşenmiş bombanın patlatılması sonucu 2 asker öldü, 5 asker de yaralandı.

 

25 Ağustos 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde emniyet müdürlüğüne düzenlenen silahlı saldırının ardından çıkan çatışmada bir militan yaralı halde yakalandı.

 

26 Ağustos 2015’te Van’da Hacıbekir Mahallesi’nde yola kurulan barikatı kaldırmak için bölgeye giden zırhlı polis aracına, uzun namlulu silah ve roketatarla saldırı düzenlenmesi sonucu 2 polis yaralandı.

 

26 Ağustos 2015’te Şırnak’ta Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı’na düzenlenen saldırının ardından çıkan çatışmada 3 militanın, Uludere İlçesi’nde ise yine çatışma çıkması nedeniyle 2 militanın öldüğü iddia edildi.

 

26 Ağustos 2015’te Bingöl’ün Kiğı İlçesi’nde yapımı devam eden barajın güvenliğini sağlayan güvenlik güçlerine ateş açılması sonucu 4 işçi yaralandı.

 

26 Ağustos 2015’te, Bingöl’de Yenişehir Polis Merkezi yakınlarındaki Hürriyet Caddesi üzerinde devriye gezen özel harekat polisine ait zırhlı araca HPG’liler tarafından uzun namlulu silahlar ile ateş açıldı. 2 polisin yaralandığı belirtilen saldırı sonrası bölgede operasyon başlatıldı. Polis operasyonu sonucunda kentte yarım saat çatışma yaşanırken, yaralı 2 polis Bingöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

27 Ağustos 2015’te, Dersim merkeze bağlı Sarıtaş Jandarma Karakolu’na gece saatlerde HPG’liler tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Saldırı üzerine kısa süreli yaşanan çatışmada herhangi bir ölü veya yaralının olmadığı belirtildi.

 

27 Ağustos 2015’te, Antep’te merkez Şahinbey ilçesi Ocak Mahallesi’ndeki 25 Aralık Polis Merkezi’ne saat 21.30 sıralarında uzun namlulu silahlar ateş açıldı. Saldırı sonrası kısa süreli çatışma yaşanırken, saldırıda 2 polisin yaralandığını ve ambulans ile hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

 

27 Ağustos 2015’te, Iğdır’dan Dilucu Sınır Kapısı’na polisleri taşıyan servise HPG’liler tarafından saldırı düzenlendi. Saldırıda 2 polis ağır yaralandı. Edinilen bilgiye göre, saat 11.00 sıralarında Iğdır’dan Dilucu Sınır Kapısı’na polis taşıyan servise HPG’liler tarafından uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Taşburun Köyü yakınlarında düzenlenen saldırıda 2 polis ağır yaralandı. Yaralı polisler ambulanslarla Iğdır Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

27 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Lice İlçesi Güçlü Köyü Dakyanus Kalesi Tepe mevkiinde askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada 1 asker yaşamın yitirdi, 4 asker de yaralandı.

 

27 Ağustos 2015’te, Bitlis’te, Hizan İlçe Jandarma Komutanlığına HPG militanlarınca gerçekleştirilen saldırı sonrası biri  ağır 4 asker yaralandı, 6 militan yaşamını yitirdi.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak merkezinde bulunan Çakırsöğüt 1’inci Jandarma Komando Tugay Komutanlığı’na sızma girişiminde bulunduğu belirlenen bir grup HPG militanına, Atak ve Kobra tipi helikopterlerin yoğun ateş bombardımanı sonucu, 1i kadın 3 HPG militanının yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Uludere İlçesi Gülyazı Köyü’nün Irak sınırında bulunan Karaçalı Üs Bölgesi’ne yapılan yolun güvenliğini sağlayan askerlere Irak tarafından uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Askerlerin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Operasyona Kobra helikopterler de katıldı. Operasyonda 2 militanın yaşamını yitirdiği bildirildi.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde zırhlı polis aracının geçişi sırasında önceden yola tuzaklanan bomba uzaktan kumanda ile infilak ettirildi. Patlamada araçta bulunan ve hafif yaralanan 4 polis memuru Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

 

27 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, Hakkari Valiliği tarafından 26 Ağustos 2015 tarihinde saat 23.30’dan itibaren ikinci bir emre kadar ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından, Orman Mahallesi ve Eski Kışla Mahallesine yönelik polis operasyonu düzenlendi. Operasyon sırasında çıkan çatışmalarda, 2 HPG militanı ile yaşamını yitirirken, güvenlik güçleri tarafından açıldığı iddia edilen ateş sonucunda ise, Yakup Babat ve Fettah Es isimli sivil yurttaşlar yaşamını yitirdi.

 

27 Ağustos 2015’te Erzincan’da Kemah yolunu kesen PKK militanlarının durmayan bir araca açtıkları ateş sonucu Makbule Vural (64) adlı yolcunun öldürüldüğü bildirildi. Saldırının ardından başlatılan operasyonda ise 5 militanın öldüğü iddia edildi.

 

28 Ağustos 2015’te, Dersim’in Nazimiye İlçesi’nde bulunan ilçe emniyet müdürlüğüne HPG’liler tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonrası çıkan çatışma yarım saat kadar sürerken, ilçeye helikopterlerle özel hareket polisleri indirildi. Çatışma sonrası ilçenin etrafındaki kırsal alanlarda helikopterlerce bombalanırken, çıkan çatışmada 1 polisin yaşamını yitirdiği 3 polisinde yaralandığı belirtildi.

 

28 Ağustos 2015’te Mardin’in Midyat İlçesi’nde Botaş Jandarma Karakolu’na düzenlenen saldırıda bir asker yaralandı.

 

29 Ağustos 2015’te, Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde çevik kuvvet polislerini taşıyan servise roketatarlı saldırı düzenlenmesi sonucu 14’ü sivil, 10’u polis 24 kişi yaralandı.

 

29 Ağustos 2015’te, Şanlıurfa’da Balıklıgöl Devlet Hastanesi’nde görevli polislere düzenlenen silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan 2 polis kaldırıldıkları hastanede öldü.

 

29 Ağustos 2015’te Şırnak’ta Uludere karayolundaki Basta Taburu’nda görevli askeri ekibe düzenlenen silahlı saldırının ardından çıkan çatışmada bir geçici köy korucusu yaralandı, 2 militan da öldü.

 

30 Ağustos 2015’te Elazığ-Tatvan seferini yapan yük trenine Muş’un Korkut İlçesi’nde düzenlenen bombalı saldırı nedeniyle 3 güvenlik görevlisi yaralandı.

 

30 Ağustos 2015’wrte Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde jandarma ekibinin geçişi sırasında yola döşenen bombanın patlatılması sonucu yoldan geçmekte olan Fırat Simpil (13) yaşamını yitirdi. Patlama nedeniyle bir sivil de ağır şekilde yaralandı.

 

30 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesi’nde bir kavşakta bekleyen trafik polislerine düzenlenen silahlı saldırı sonucu Ahmet Gılıç ve İlker Narin adlı polisler öldü.

 

30 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen silahlı saldırının ardından çıkan çatışmada Yılmaz Dikmen adlı polis memuru öldü, 2’si ağır 5 polis de yaralandı. Aynı gün yine Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde bir polis aracının geçişi sırasında yola döşenen bombanın atlatılması sonucu bir polis memuru öldü, 4 polis de yaralandı.

 

31 Ağustos 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde kaymakamlık binasına düzenlenen silahlı saldırı nedeniyle bina önünde nöbet tutan bir polis memuru ile bir sivilin yaralandığı bildirildi. Saldırının ardından polisin, saldırganın Cizre Belediyesi’nin binasına girdiği iddiasıyla binaya düzenlediği baskında bir kişi polisin açtığı ateşle vurularak yaralandı.

 

31 Ağustos 2015’te Şırnak’ın İdil İlçesi’nde polisleri taşıyan zırhlı bir servis aracının geçişi sırasında yola döşenmiş bombanın patlatılması sonucu 5 polis memuru yaralandı.

 

31 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Lice-Hani-Kocaköy üçgeninde askerler ve HPG militanları arasında çıkan çatışmada, Ronî Serhat kod isimli HPG militanı Mehmet Şefak Gündüz, Raman Soro kod isimli HPG militanı Gültekin Bal ile ismi öğrenilemeyen bir HPG militanı yaşamını yitirdi.

 

1 Eylül 2015’te, Şırnak’ta Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı’nda görevli askeri taşıyan sivil araca uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda 2 asker yaralandı.

 

1 Eylül 2015’te Kilis’te IŞİD’in kontrolündeki bölgeden Türkiye sınırına düzenlenen silahlı saldırı nedeniyle bir asker öldürüldü. Saldırı sonrasında bir askerin de kayıp olduğu açıklandı.

 

1 Eylül 2015’te Batman’da bir sivil polis aracına düzenlenen silahlı saldırıda ağır yaralanan Terörle Mücadele Şubesi’ne görevli komiser Burhan Gatfar kaldırıldığı hastanede öldü, bir polis memuru da yaralandı.

 

1 Eylül 2015’te Şırnak’ta Uludere İlçesi yolu üzerinde bulunan Milli Taburu’nun üs bölgesine düzenlenen silahlı saldırıda 2 asker yaralandı.

 

1 Eylül 2015’te,Iğdır’ın Karakoyunlu ilçe merkezinde HPG militanları ile polisler arasında çıkan çatışmada, Olgun Kurbanoğlu (45) isimli polis memuru ağır yaralandı. Yaralanan Kurbanoğlu, kaldırıldığı Iğdır Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

2 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Tekeli Köyü yakınlarında yol araması yapan askerlere silahlı saldırı düzenlenmesi sonucu bir asker öldü, 2 asker de yaralandı.

 

2 Eylül 2015’te Mardin’in Derik İlçesi’nde akrep tipi zırhlı aracın geçişi esnasında meydana gelen patlama sonucu 2 özel harekât polisi yaralandı.

 

2 Eylül 2015’te Elazığ’ın Karakoçan İlçesi’nde Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda biri ağır 3 polis memuru yaralandı.

 

2 Eylül 2015’te Iğdır’ın Karakoyunlu İlçesi’nin kırsal kesiminde başlatılan operasyonda bir militanın öldüğü, bir militanın da yaralı halde yakalandığı açıklandı.

 

3 Eylül 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde zırhlı polis aracının geçişi esnasında yola döşenen bombanın patlatılması sonucu bir emniyet amiri ile 3 polis memuru öldü.

 

3 Eylül 2015’te, Osmaniye’nin Düziçi İlçesi’nde tren yolu hattına döşenen bombanın bir yük treninin geçişi sırasında patlatılması sonucu 2 makinist yaralandı.

 

3 Eylül 2015’te Şırnak’ta çıkan çatışmada bir militanın, Uludere İlçesi’nde 2 militanın öldüğü açıklandı.

 

3 Eylül 2015’te Muş’un Bulanık İlçesi’nde yola döşenmiş mayının askeri aracın geçişi sırasında patlatılması sonucu 8 asker yaralandı.

 

3 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca Köyü yakınlarında operasyona çıkan askeri ekibin geçişi sırasında yola döşenmiş bombanın patlatılması sonucu Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasına göre 16 asker öldü, 6 asker de yaralandı. PKK ise bombalı saldırı sonucu 31 askerin öldüğünü iddia etti.

 

3 Eylül 2015’te, Iğdır’ın Aralık ilçesi kırsalında askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada Munzur Karayazı kod isimli HPG militanı Arikan Karaman yaşamını yitirdi.

 

4 Eylül 2015’te Tunceli’de kent merkezindeki Şehit Nahit Bulut Polis Karakolu’na düzenlenen silahlı saldırının ardından çıkan çatışma nedeniyle bir polis memuru, 2 PKK militanı ve çatışma ortasında kalan Ayten Gülhan (30) adlı sivil yaşamını yitirdi. Çatışmada bir ambulans şoförü ve bir polis de yaralandı.

 

4 Eylül 2015’te Şırnak’ta bir uzman çavuşun bulunduğu araca düzenlenen silahlı saldırıda aracın şoförü Lokman Bayar (22) yaşamını yitirdi, Nuri Karakaş adlı asker ile sürücünün yeğeni T.B. (6) de yaralandı.

 

4 Eylül 2015’te Van’ın Başkale İlçesi’nde kırsal alanda arama-tarama faaliyeti yapan askeri ekibin mayına basması sonucu bir asker yaralandı.

 

5 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde zırhlı polis aracına düzenlenen roketatarlı saldırı sonucu 2 özel harekât polisi öldü, 8 polis de yaralandı.

 

5 Eylül 2015’te Şırnak’ta 8. Jandarma Komando Alay Komutanlığı’na düzenlenen silahlı saldırıda 2 askerin yaralandığı bildirildi.

 

5 Eylül 2015’te, Batman’ın Hasankef ilçesinde askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada Canşer Adar kod isimli HPG militinı Serhıldan Yıldırım yaşamını yitirdi.

 

6 Eylül 2015’te Mardin’in Mazıdağı İlçesi’nde kaymakamlık binasına düzenlenen bombalı saldırı sonucu bir polis memuru yaralandı.

 

6 Eylül 2015’te Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün, Diyarbakır’da başlattığı operasyonlarda 2 polis yaşamını yitirdi 3 polis te yaralandı.

 

7 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Altınsu Köyü’nün İncesu Mezrası’nda çıkan çatışmada 2 asker yaralandı.

 

7 Eylül 2015’te, Van’ın Başkale İlçesi’nde kent merkezinde zırhlı polis aracının geçişi sırasında bomba patlatılması sonucu bir polis yaralandı.

 

7 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde zırhlı polis araçlarına düzenlenen bombalı saldırıda 8 polisin yaralandığı iddia edildi.

 

8 Eylül 2015’te, Iğdır’da Dilucu Sınır Kapısı’nda görevli polis memurlarını götüren servis minibüsü ile koruma görevi yapan otomobilin, Aralık İlçesi’ne bağlı Hasanhan Köyü yakınlarından geçişi sırasında bomba patlatılması sonucu 14 polis öldü.

 

8 Eylül 2015’te, Dersim’in merkez Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Polis Lojmanlarına ve Jandarma Bölge Komutanlığı’na HPG militanları tarafından uzun namlulu silahlarla saldırı gerçekleştirildi. Askerlerin ve polislerinde karşılık vermesi üzerine mahallede çıkan çatışmada, polis memuru Aydin Nazillioğlu yaşamını yitirdi, Hakan Çalışkan ile Sefa Arı isimli polis memurları ise yaralandı. Çatışmada sırasında Sanem Gündüz isimli bir kadın ise yaralandı.

 

8 Eylül 2015’te, Dersim-Pülümür karayolunda yol kontrolü yapan HPG militanları, yol kontrolü sırasında yoldan geçen ve içerisinde özel harekat polisinin bulunduğu aracın durmaması üzerine araca ateş açtı. Ağır yaralanan özel harekat polisi Kadir Özkara, kaldırıldığı Dersim Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

8 Eylül 2015’te Tunceli’de Erzincan yolundaki Alacık Köyü yakınlarında sivil bir araca PKK militanlarının düzenlediği saldırı sonucu aracı kullanan Murat Savaş Kale (30) adlı polis memuru öldü.

 

8 Eylül 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde, polis araçlarının geçişi sırasında bir patlama meydana geldi. Yaşanan patlama sonucu devrilen bir zırhlı araçta bulunan polislerden 1’i ağır olmak üzere 4 polis yaralandı. Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ağır yaralı polis memuru Ercan Hırçın (37) yaşamını yitirdi.

 

9 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca Köyü yakınlarında askeri birliğe düzenlenen bombalı saldırının ardından çıkan çatışmada 2 militanın öldüğü açıklandı.

 

9 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nin kırsal kesiminde daha önce çıkan çatışmada ölmüş 7 militanın cenazesi bulundu.

 

9 Eylül 2015’te Tunceli’de kent merkezindeki polis lojmanlarına düzenlenen silahlı saldırıda bir polis memuru öldürüldü. Saldırıda 2 polis ile bir sivil yaralandı.

 

9 Eylül 2015’te Erzurum’un Şenkaya İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmada 8 militanın öldüğü bildirildi.

 

10 Eylül 2015’te Diyarbakır’da AKP il binası yakınlarında devriye görevi yapan polis aracına açılan ateş sonucu 2 polis memuru yaralandı.

 

10 Eylül 2015’te Hatay’ın Reyhanlı İlçesi’ndeki Cilvegözü Sınır Kapısı yakınlarında devriye gezen askeri birliğe Suriye tarafından açılan ateş sonucu bir asker öldü.

 

11 Eylül 2015’te Diyarbakır’da bir çorbacıda oturan polis memurlarına düzenlenen silahlı saldırıda işletme çalışanı Şeyhmus Sanır (22) öldü, biri ağır 3 polis de yaralandı.

 

11 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesi Devrim Mahallesi’nde bulunan Hükümet Konağı’nda nöbet tutan polis noktasına kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ses bombası atıldı. Yaşanan patlama tüm ilçede duyulurken, nöbet tutan polislerden birinin hafif yaralandığı belirtildi. Patlama sonrası Hükümet Konağı etrafı polisler tarafından kuşatılırken, patlama ardından silah sesleri de duyuldu.

 

11 Eylül 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde devriye görevi yapan zırhlı polis aracının geçişi sırasında bomba patlatılması sonucu 5 polis yaralandı.

 

12 Eylül 2015’te, Van’ın Çatık (Şax) ilçesinde bulunan Narlı Jandarma Karakolu’na HPG’liler tarafından roketatarlı saldırı düzenlendi. Saldırı ardından çıkan çatışmada 1 askerin yaralandığı belirtildi.

 

12 Eylül 2015’te, Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan Aşağıtorunoba Jandarma Karakol Komutanlığı’na HPG’liler tarafından uzun namlulu silahlar ve roketatarlar ile ateş açıldı. Saldırı sonrası çıkan çatışmada 1 asker yaralandı. Yaralı askerin helikopter ile Elazığ Askeri Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi.

 

13 Eylül 2015’te Şırnak’ta polis kontrol noktasına bomba yüklü araçla düzenlenen saldırı sonucu 2 polis öldürüldü, 5 polis de yaralandı. Saldırının ardından düzenlenen operasyonda ise 5 militanın öldürüldüğü bildirildi.

 

13 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde hendek kapatan zırhlı bir iş aracına roketatarlı saldırı düzenlenmesi sonucu bir polis memuru öldü, bir polis memuru ile bir sivil de yaralandı.

 

13 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde polis karakoluna düzenlenen saldırıda roketin çay ocağına isabet etmesi sonucu 3 sivil yaralandı.

 

13 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Valilik tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından, polisin mahallerde girerek operasyon başlatması sonucu çatışma çıktı. Çatışma sonucu 7 polis yaralandı. Yaralanan polisler tedavi edilmek üzere Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

14 Eylül 2015’te Ağrı Dağı çevresinde devam eden askeri operasyonlar kapsamında çıkan çatışmada 1 militanın öldüğü iddia edildi.

 

14 Eylül 2015’te Bingöl’ün Karlıova İlçesi’nde Erzurum yolunu kesen PKK militanlarının durmayan bir araca ateş açmaları sonucu araçta bulunan bir asker yaralandı.

 

14 Eylül 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde yola döşenen bombanın polis aracının geçişi sırasında patlatılması sonucu bir polis memuru yaralandı.

 

14 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Hazro İlçesi’nde Emniyet Müdürlüğü’ne roketatarlarla düzenlenen saldırıda da bir polis memuru yaralandı.

 

14 Eylül 2015’te, Bingöl- Erzurum karayolunun Karlıova civarından sabah saatlerinde yolu trafiğe kapatıkları belirtilen HPG’liler ile askerler arasında çatışma çıktığı bildirildi. Süren çatışmayla birlikte askerlerin bölgede operasyon başlattığı ve bir askerin yaralandığı öğrenildi.

 

14 Eylül 2015’te, Şırnak’ta operasyona çıkan askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, Avareş Colemerg kod isimli Emrah Yılmaz, Dijwar Herekol kod isimli Ali Bozan, Serdem Pîran kod isimli Haci Altürk, İntikam Gabar kod isimli Nevzat Kanır ve Nalin Avaşin kod isimli Fatma Amara isimli HPG militanları yaşamın yitirdi. Yaşamını yitiren HPG militanlarının cenazeleri otopsi işlemleri için, Şırnak Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

15 Eylül 2015’te, Hakkari-Van Karayolu’nun 30’uncu kilometresinde bulunan Gençlik Köprüsü yakınlarında zırhlı polis aracın geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlama sonucu Mehmet Tuhal ve Serkan Çölkesen isimli 2 polis yaşamını yitirdi. 1 ağır olmak üzere 2 polis ise yaralandı. Aynı araçta bulunan hükümlü Adil Kaya isimli vatandaş da yaşamını yitirdi.

 

15 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesi Barış Mahallesi’nde demiryoluna yakın gece saat 23.30 sıralarında polis aracının geçiş esnasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamada, polise ait zırhlı araç tamamıyla tahrip olurken, araçta bulunan polislerden 3’ünün yaşamını yitirdiği, 1 polisin de yaralandığı belirtildi

 

16 Eylül 2015’te, Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Çetinkol (Kêver) ve Cintepe (Buzîrkê) köyleri arasında bulunan askeri üssüne HPG’liler tarafından uzun namlulu silahlar ile ateş açılması ardından çatışma çıktığı ve çatışmada 1 HPG’linin yaşamını yitirdiği iddia edildi. Kimlik bilgileri öğrenilemeyen HPG’linin cenazesinin otopsi işlemleri için Siirt Devlet Hastanesi morguna kaldırıldığı belirtildi.

 

17 Eylül 2015’te, Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde polis aracının geçişi sırasında yola döşenen bombanın patlatılması sonucu çevrede bulunan 3 sivil yaralandı.

 

17 Eylül 2015’te, Muş Varto ilçesinde kırsalında başlatılan askeri operasyonda yapılan bombardıman sonucu Roni Xelat kod isimli HPG militanı Safter Yağan yaşamın yitirdi.

 

18 Eylül 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde 10 Ağustos 2015’te zırhlı polis aracının geçişi sırasında önceden döşenmiş mayının patlatılması sonucu ağır yaralanan Nurettin Ademoğlu adlı özel harekât polisi Ankara’da tedavi gördüğü hastanede öldü.

 

18 Eylül 2015’te Batman’ın Sason İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmada 2 militanın öldüğü, bir militanın da yaralı olarak yakalandığı bildirildi.

 

20 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde YDG-H üyelerinin açtığı ateş sonucu bir polis memuru yaralandı.

 

20 Eylül 2015’te Kars’ın Kağızman İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmada 3 militanın öldüğü ileri sürüldü.

 

20 Eylül 2015’te, Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Karabaş köyü kırsalında askerler ile HPG militanları arasından çıkan çatışmada 1 HPG militanı yaşamını yitirdi.

 

21 Eylül 2015’te, Dersim’in Ovacık ilçesi kırsal alanına yönelik 2 gün boyunca gerçekleştirilen hava bombardımanında yaşamını yitiren HPG’lilerin isimleri açıklandı. Halk Savunma Merkezi (HSM) tarafından yapılan açıklamada, HPG Komuta Konseyi Üyesi İsmail Aydemir (Baran Dersim), Abdullahman Akçin (Erdal), Cîlo Resul Balıkçı (Cilo) ve Sedat Arslan’ın (Botan) yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

21 Eylül 2015’te, Van’ın Başkale ilçesi karayolu üzerinde bulunan Çamlık mevkiinde gece geç saatlerde askeri araçların geçişi sırasında bomba patlatıldı. Patlama sonucu ilk belirlemelere göre, 13 askerin yaralandığı belirtildi. Yaralı 13 askerin Başkale Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından helikopterle Van’da bulunan Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nde sevk edilerek tedavilerinin devam edildiği öğrenildi.

21 Eylül 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ile Şemdinli ilçeleri arasında bulunan karayolunda da dün gece geç saatlerde HPG’liler tarafından askeri konvoyun geçişi sırasında saldırı gerçekleştirildi. Roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla yapılan saldırıda ilk belirlemelere göre, 2 asker yaralandı. Uzun süren çatışmanın son bulmasıyla olay yerine giden ambulanslarla askerler Yüksekova Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

 

21 Eylül 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’ne bağlı Çalışkan Beldesi’nde düzenlenen silahlı saldırı sonucu geçici köy korucusu Lezgin Yağız öldü, Osman İnal adlı korucu ise yaralandı.

 

23 Eylül 2015’te, Bingöl’de yol kesen gruba müdahale için olay yerine giden özel harekat polislerini taşıyan zırhlı araca roketatarlı saldırı düzenlenmesi sonucu 3 polis ile 1 sivil yaralandı.

 

23 Eylül 2015’te, Bingöl-Elazığ Karayolu’nun 5’inci kilometresinde bulunan Kurudere Mevkii’nde askerler ile HPG militanları arasından çıkan çatışmada,  Tekoşer Çewlik kod isimli Murat Barunduk, Berxwedan Jiyane kod isimli Ergin Tosun, Şoreş Gimgim kod isimli Ömer Gönül ve Çiyager Serhat kod isimli Mahsun İşlek isimli HPG militanları yaşamını yitirdi.

 

23 Eylül 2015’te Siirt’te Kezer Çayı kıyısında nöbet tutan askerlere düzenlenen saldırıda 2 asker yaralandı.

 

25 Eylül 2015’te Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’nde çıkan çatışmalarda ve sonrasında düzenlenen operasyonlarda 2 asker ile 14 militan öldü, 10 asker, 6 polis ile bir geçici köy korucusu da yaralandı.

 

25 Eylül 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde bulunan Dokyanus Tepe Üs Bölgesi’ne helikopterlerle sevk edilen askerlere, uzun namlulu silahlarla ateş açılması sonucu bir asker yaralandı.

 

26 Eylül 2015 tarihinde Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, Hakkari Valiliği tarafından saat 23.30’dan itibaren ikinci bir emre kadar ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından, Orman Mahallesi ve Eski Kışla Mahallesine yönelik polis operasyonu düzenlendi. Operasyon sırasında çıkan çatışmalarda, 2 HPG militanı  yaşamını yitirdi.

 

26 Eylül 2015’te Giresun’un Güce İlçesi’nde Jandarma Komutanlığı’na uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırı nedeniyle 4 sivil yaralandı.

 

27 Eylül 2015’te Siirt’in Baykan İlçesi’nde yol kontrolü yapan askeri ekibe açılan ateş sonucu bir asker yaralandı.

 

27 Eylül 2015’te Tunceli’nin Çiçekli Köyü yakınlarında çıkan çatışmada Jandarma Binbaşı Yavuz Sonat Güzel vurularak öldü.

 

28 Eylül 2015’te, Bitlis’in Tatvan ilçesi Saray Mahallesi’nde bulunan askeri lojmanların bulunduğu mevkide zırhlı askeri aracın geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlamada ilk belirlemelere göre en az 20 askerin yaralandığı öğrenildi. Yaralı askerler Askeri Hastane’ye kaldırıldı.

 

28 Eylül 2015’te Diyarbakır’da Elazığ karayolunda askeri konvoyun geçişi sırasında düzenlenen roketatarlı saldırıda 4 sivil yaralandı.

 

28 Eylül 2015’te Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde askeri ekibe düzenlenen saldırı sonucu 2 asker yaralandı.

 

28 Eylül 2015’te, Hakkari Yeni Mahalle’de özel harekat polislerinin dün gece su deposu civarında infaz ettiği kişinin kimlik tespiti yapıldı. Hakkari Devlet Hastanesi’ne kaldırılan kişinin HPG’li Bedri Karaca olduğu belirtildi.

 

29 Eylül 2015’te, Dersim’in Ovacık ilçesinde 1 Eylül tarihinde çıkan çatışmada Ağrı nüfusuna kayıtlı HPG militanı Abdullah Daşdemir yaşamını yitirdi.

 

29 Eylül 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ve Yüksekova ilçesi arasında bulunan Binahare mezrası yakınlarında asker ile HPG’liler arasında çıkan çatışmada yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre en az 2 asker yaşamını yitirdiği, 4 askerin de yaralandığı öğrenildi. Bölgeye gönderilen çok sayıda ambulansla, yaralılar Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

29 Eylül 2015’te, Batman’ın merkeze bağlı Samanyolu köyü yolunda akşam saatlerinde askeri aracın geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlama sonucunda özel harekat polisi Nedim Erbay yaşamını yitirirken, 6 polis ağır yaralandı. Patlama sonrası meydana gelen çukura, yoldan geçen sivil bir aracın düştüğü iddia edilirken, düşme sonucunda araçtaki Hamdullah Aydın adlı yurttaş yaşamını yitirdi. Düşen araçta bulunan ve yaşamını yitiren Aydın’ın çocukları Kübra ve Ahmet Aydın ile yeğeni Mehmet Aydın yaralandı. Yaralanan 3 yurttaş, ambulanslarla Batman’ın farklı hastanelerinde tedavi altına alındı. Yaralanan polisler Batman Bölge Hastanesi başta olmak üzere birçok hastaneye ambulans ve sivil arabalarla sevk edilirken, yaralı polislerin kaldırıldığı Batman Bölge Devlet Hastanesi Acil bölümünün kapısında polisler barikat kurarak, hastaneye gelen hasta yurttaşları da geri çevirdi. Acil serviste tedavi gördükten sonra 2 yurttaş, özel harekat timleri tarafından tekme ve yumruklarla darp edilip, ardından göz altına alındı. Yaşanan polis terörünü gizli kameralarla çeken gazetecilere ise fiziksel ve sözlü saldırı yapan polisler, gazetecilerin fotoğraf makinelerini ellerinden almak istedi ancak buna izin vermeyen gazeteciler olay yerinden uzaklaştırıldı.

 

30 Eylül 2015’te Bitlis’in kırsal kesiminde çıkan çatışmada bir asker yaralandı.

 

30 Eylül 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde çıkan çatışmada bir militanın öldüğü duyuruldu.

 

1 Ekim 2015’te, Ağrı’nın Tendürek Dağı’nda 24 Eylül tarihinde, savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen bombardımanda Şahin Amanos kod isimli HPG militanı Ali Kaya yaşamını yitirdi.

 

1 Ekim 2015’te, Şırnak-Beytüşebap karayolunda, askeri bir konvoyun geçişi sırasında gerçekleşen bombalı saldırı 2 asker yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralı askerlerden Uzman Çavuş Hasan Büber (25) yaşamını yitirdi.

 

1 Ekim 2015’te, Dersim’in Ovacık ilçesinde 1 Eylül’de, Serxwebun Agîri kod isimli HPG militanı Abdullah Daşdemir’in uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

1 Ekim 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’nde 24 Eylül tarihinde, askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada Hakkari nüfusuna kayıtlı Baz Mordem kod isimli HPG militanı Önder Kaçar yaşamını yitirdi. Kaçar’ın cenazesi, Malatya Adli Tıp Kurumu’nda götürülerek, kimlik tespiti için beklemeye alındı.

 

1 Ekim 2015’te, Mardin’in Nusaybin ve Midyat ilçeleri arasında bulanan Bagok dağında askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada 5 asker ve 1 bir köy korucusu yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralı askerlerden Jandarma Komando Uzman Onbaşı Hakan Öcalan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak yaşamını yitirdi.

 

1 Ekim 2015’te Mardin’in Savur İlçesi’nde polis lojmanlarına roketatarlarla düzenlenen saldırıda bir polis amiri yaralandı.

 

1 Ekim 2015’te, Van’ın Özalp ilçesi Tepedam Mahallesi’nde barınak olarak kullanılan bir yeri çembere alan askerin, burayı taradığı belirtildi. Askerin taraması sonucu HPG gerillası oldukları belirtilen 2 kişinin infaz edildiği belirtildi. Yaşamını yitiren kişilerden birisinin cenazesinin askerin elinde olduğu bilgisine ulaşılırken, diğer kişinin cenazesinin ise halk tarafından alındığı kaydedildi.

 

1 Ekim 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde 5 Eylül günü, Özel hareket polislerine taşıyan araca yönelik gerçekleşen roketatarlı saldırıda yaralanan ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi gören polis memuru Yunus Emre Akbaş (24), yaşamını yitirdi.

 

2 Ekim 2015’te Siirt’in Köprübaşı Köyü yakınlarında çıkan çatışmada 2 militanın öldüğü, bir militanın da yaralı halde yakalandığı bildirildi.

 

2 Ekim 2015’te Giresun’un Tirebolu İlçesi’ne bağlı Aslancık Köyü yakınlarında jandarma aracına açılan ateş sonucu bir asker yaralandı..

 

2 Ekim 2015’te Mardin’in Ömerli İlçesi’nde özel harekât timini taşıyan zırhlı araca düzenlenen roketatarlı saldırıda 2 polis yaralandı.

 

3 Ekim 2015’te Mardin Valiliği sokağa çıkma yasağının uygulandığı Nusaybin İlçesi’nde meydana gelen çatışmalarda 9 militanın öldüğünü, bir polisin de yaralandığını ileri sürdü.

 

5 Ekim 2015’te Osmaniye’nin dağlık kesiminde arama tarama faaliyeti yapan askeri ekibe açılan ateşle ağır yaralanan Ufuk Demirel adlı er kaldırıldığı hastanede öldü.

 

5 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Kocaköy İlçesi’ne bağlı Çaytepe Köyü yakınlarında askeri aracın geçişi sırasında bomba patlatılması sonucu 23 asker yaralandı.

 

7 Ekim 2015’te, Van’ın Başkale ilçesi girişinde bulunan Eşmepınar Karakolu’na yönelik HPG militanları tarafından gerçekleştirilen bombalı, roketatarlı ve uzun namlulu silahlı saldırıda, 14 asker yaralandı. Çatışmada İran vatandaşı olan Şiyar Elmas kod isimli HPG militanı Behzat Mirzaxani yaşamını yitirdi.

 

8 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmada bir geçici köy korucusu ağır yaralandı.

 

8 Ekim 2015’te, Siirt merkeze bağlı Malîgoz köyü civarında çıkan çatışmada, 2 HPG militanı yaşamını yitirdi. 2 HPG militanından birinin Serxwebûn Bîlîcan kod isimli Cihat Aydoğdu olduğu öğrenildi.

 

9 Ekim 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde çıkan çatışmada bir militanın öldüğü açıklandı.

 

9 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Hani İlçesi’nde yol kesme eylemi yapan PKK militanlarının durmayan bir araca açtıkları ateş sonucu aracı kullanan polis memuru ağır yaralı halde kaldırıldığı hastanede öldü.

 

10 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde polise otomatik silahlarla düzenlenen saldırı nedeniyle bir polis öldü, 2 polis de yaralandı.

 

10 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Fatihpaşa Mahallesi Kurşunlu Camii yakınlarında zırhlı aracın geçişi sırasında bombalı saldırı gerçekleştirildi. Yaşanan patlama sonucu polis memuru Cem Tayfun yaşamını yitirdi. 3 polis ise yaralandı.

 

11 Ekim 2015’te, Erzurum’un Şenkaya ilçesi kırsalında askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, 2 asker yaşamını yitirdi.

 

11 Ekim 2015’te, Adıyaman kırsalında çıkan çatışmada Bawer Botan kod isimli HPG militanı Vedat Çakır yaşamını yitirdi.

 

11 Ekim 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesi Yolçatı köyünde, yaşamını yitiren 8 HPG militanına ait cenaze bulundu.

 

12 Ekim 2015’te Şırnak’ın kırsal kesiminde çıkan çatışmada bir askerin öldüğü, bir asker ile 2 geçici köy korucusunun yaralandığı açıklandı.

 

12 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nin kırsal kesiminde çıkan çatışmada ağır yaralanan Cumaettin Yorulmaz (49) adlı geçici köy korucusu tedavi gördüğü hastanede öldü.

 

12 Ekim 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’ndeki operasyonlarda PKK militanı oldukları belirtilen 4 kişinin öldürüldüğü ileri sürüldü.

 

14 Ekim 2015’te, Van kent merkezinde çıkan çatışmada 1 polis ile örgüt militanı oldukları ileri sürülen ve kimlikleri belirlenemeyen 2 kişi yaşamını yitirdi.

 

15 Ekim 2015’te, Askeri operasyonun sürdüğü Muş ili Bulanık ve Varto ilçesi sınırlarının kesiştiği nokta olan Kolibaba Dağı çevresinde çıkan çatışma sonucunda 1 HPG’linin yaşamını yitirdiği, 2 uzman çavuşun ise yaralandığı belirtildi

 

16 Ekim 2015’te, Şırnak’ta Yeni Mahalle’de çıkan çatışmada Furkan Çelik isimli polis memuru yaşamını yitirdi. 1 polis memuru ise yaralandı.

 

18 Ekim 2015’te Tunceli-Erzincan yoluna daha önceden döşenmiş bombanın askeri aracın geçişi sırasında patlaması sonucu 2 asker öldü, 2 asker de yaralandı.

 

19 Ekim 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesi kırsalında başlatılan askeri operasyon sırasında mayına basan bir uzman çavuşun ağır yaralandı. Genelkurmay tarafından yapılan açıklamada, uzman çavuşun hayati tehlikesinin bulunduğu kaydedilirken, arazi 4 HPG militanına ait cenazenin bulunduğu ileri sürüldü.

 

20 Ekim 2015’te, Muş’un Bulanık ilçesi kırsalında 12 Ekim günü çıkan çatışmada Çekdar İdir kod isimli HPG militanı Serkan Sönmez yaşamını yitirdi.

 

20 Ekim 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Şapatan Köyü yakınlarında yola önceden döşenmiş bombanın askeri aracın geçişi sırasında patlaması sonucu 2 asker yaralandı.

 

21 Ekim 2015’te, Diyarbakır Silvan ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, yaşanan çatışmalar sırasında meydana gelen patlamalarda Osman Oyan (20) isimli yurttaş, şarapnel parçasının sırtına isabet etmesi sonucu yaralandı.

 

21 Ekim 2015’te, Dersim’in ve ilçelerinde 16 Ekim’de tarihinde çıkan çatışmalarda, Omedya Sefkan kod isimli HPG’ militanı Ebru Öz, Dersim Awaşin Xeyrî kod isimli HPG militanı Heval Yeşilgöz, Helin Faraşîn kod isimli HPG militanı Gülistan Önen yaşamını yitirdi.

 

21 Ekim 2015’te, Erzurum’un Karayazı ilçesi kırsalında çıkan çatışmada 2 HPG militanı yaşamını yitirdi.

 

23 Ekim 2015’te Batman’ın Yağmurlu Köyü yakınlarında çıkan çatışmada bir militanın yaralı halde yakalandığı açıklandı.

 

23 Ekim 2015’te Erzurum’un Karayazı İlçesi’nin dağlık bölgesinde çıkan çatışmada 2 militanın öldüğü, 2 militanında da yaralı halde yakalandığı öğrenildi.

 

26 Ekim 2015’te, TİKKO militanları Cengiz İçli, Özgün Yalçın ve Hakan Çakır, farklı tarihlerde çıkan çatışmalarda yaşamını yitirdi.

 

26 Ekim 2015’te Diyarbakır’da IŞİD’e yönelik operasyonlar kapsamında bir eve baskın düzenleyen polislerin tuzaklanmış bombaya basmaları sonucu yaralanan 7 polisten 2’si öldü. Yapılan operasyonlar sonucu çıkan çatışmalarda ise IŞİD üyesi 7 kişinin öldüğü, 3’ünün de yaralandığı ileri sürüldü.

 

27 Ekim 2015’te, Erzurum’un Karayazı ilçesi kırsalında 23 Ekim günü çıkan çatışmada, Harun Çektar kod isimli HPG militanı Mehmet Bozkurt yaşamını yitirdi. 2 HPG militanı ise yaralandı.

 

30 Ekim 2015’te Hakkâri’de düzenlenen askeri operasyonda bir militanın öldüğü açıklandı.

 

1 Kasım 2015’te, Dersim’in Pülümür Vadisi kırsalında bulunan Alacık köyü yakınlarında 30 Ekim tarihinde, Askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, Şiyar kod isimli HPG militanı Celal Candemir yaşamını yitirdi.

 

3 Kasım 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde gerçekleşen askeri operasyon sırasında çıkan çatışmada, Piyade Uzman Çavuş Sadık Aparangil ile Piyade Uzaman Çavuş Caner Çelik yaşamını yitirdi. 1 asker ise hafif şekilde yaralandı.

 

5 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Dicle İlçesi kırsal kesiminde operasyon başlatan askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, uzman çavuş Beytullah Tercan yaşamını yitirdi.

 

5 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 3 mahallede ilan edilen “Sokağa çıkma yasağı” ile başlayan polislerin müdahalesine halkın özsavunmaya geçmesiyle yaşanan çatışmalarda ağır yaralanan Necmi Çakır isimli polis, kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

 

7 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kurşunlu, Kırkpınar, Kayaş mahalleleri ile Gorsê dağı arasında kalan bölgede başlatılan askeri operasyon sonucu askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, 4 HPG militanı yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren militanların cenazeleri Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Cenazelerden 2’sinin HPG’li Çiya Karalı (Serbest Spî) ve İbrahim Çelebi’ye (Şahin Piran) ait olduğu belirlendi. Şahin Aykutalp’ın (Sefkan Motki)

 

7 Kasım 2015’te Hakkâri’nin Uludere İlçesi’nin kırsal kesiminde önceden döşenmiş mayının askeri birliğin geçişi sırasında patlaması sonucu bir asker öldü.

 

8 Kasım 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Lozan Caddesi üzerinde gerçekleştirilen protesto eylemine müdahalede bulunmak amacıyla bölgeye giden çok sayıda zırhlı polis aracın geçişi sırasında bombalı saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu 3 polis yaralanırken, patlama gerçekleştiği bölgenin yakınlarında bulanan Abdulselam Deniz isimli bir çocuk ise, kendisine isabet şarapnel parçası ile yaralandı.

 

10 Kasım 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, askeri konvoya HPG militanları tarafından uzun namlulu silahlarla saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Astsubay Üstçavuş Erdam Ertan yaşamının yitirdi. Saldırı sonrası çıkan çatışmada ise bir polis yaralandı. Öte yandan sabah saatlerinde ise onlarca zırhlı araçla olayın meydana geldiği yerdeki evlere polis baskın düzenledi. Ev baskınları esnasında özel hareket timlerinin üzerine ateş açıldı. Yaşanan çatışmada, 2 özel hareket timinin yaşamını yitirdiği, 4’ünün de yaralandığı belirtildi. Yaralı ve yaşamını yitiren polisler olay yerine gelen ambulansa Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ablukaya alınan hastanede tedavi altına alınan özel harekat timlerinden birin durumunun kritik olduğu öğrenildi.

 

10 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 27 Eylül tarihinde, askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, Egid Peyanis kod isimli HPG militanı Ahmet Korkmaz yaşamını yitirdi. Korkmaz’ın Malatya Adli Tıp Kurumu’nda bekletilen cenazesi, ailesi tarafından teşhis edildi.

 

10 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Şehit Harunbey Mahallesi’nde seyir halindeki zırhlı polis aracına yönelik bombalı saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu araç içindeki 4 polis memuru yaralandı. Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralı polis memurları Hilmi Bardakçı (41),  Hasan Aslan (34) ve Sabri Altınbaş (33) yapılan tüm müdahalelere yaşamını yitirdi.

 

10 Kasım 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde askeri araca eşlik eden polis ekibine düzenlenen saldırıda ağır yaralanan özel harekât polisi Mustafa Yavaş Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 1 Aralık 2015’te öldü.

 

10 Kasım 2015’te Askeri operasyonun başlatıldığı Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’ne sevkiyat yapan askeri aracın geçişi sırasında yola döşenen bombanın patlatılması sonucu 21 asker yaralandı.

 

11 Kasım 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde zırhlı polis aracının geçişi sırasında yol kenarına konmuş bomba yüklü aracın patlatılması sonucu yolda temizlik yapan belediye işçisi Ramazan Tari (47) yaşamını yitirdi, bir polis de yaralandı.

 

11 Kasım 2015’te Kent merkezinde askeri operasyonun devam ettiği Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde çıkan çatışmada teğmen rütbeli bir asker öldürüldü. Çatışmada bir er de yaralandı.

 

11 Kasım 2015’te Silvan’da Diyarbakır yolu üzerinde seyir halinde olan zırhlı polis aracına düzenlenen roketatarlı saldırı sonucu bir polis öldü, bir polis de yaralandı.

 

12 Kasım 2015’te Şırnak Valiliği, Cizre ve Silopi ilçelerindeki askeri operasyonlarda 11 militanın öldüğünü iddia ett.

 

13 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde operasyona düzenleyen askerlere yönelik, Lice- Bingöl yol ayrımında bulunan Tavşantepe Mevkii’nde tarama faaliyeti sırasında gerçekleştirilen bombalı saldırıda 2 asker yaşamını yitirdi.

 

13 Kasım 2015’te, Van’ın Erciş İlçesi’nde bir evde PKK militanlarının bulunduğu gerekçesiyle operasyon düzenleyen askeri birlikle evde bulunanlar arasında çıkan çatışmada bir astsubay ile evdeki 3 militan öldü, biri binbaşı 3 asker de yaralandı. Operasyon sonunda askerlerin öldürülen 3 militanın cesedini ateşe verdiği ileri sürüldü.

 

23 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde çıkan çatışmada ağır yaralanan ve yoğun bakımda tutulan Özel Harekât Şube Müdürlüğü’nde görevli bir komiser yardımcısı tedavi gördüğü hastanede öldü.

 

23 Kasım 2015’te, Muş’un Varto İlçesi yakınlarında askeri aracın geçişi sırasında bomba patlatılması sonucu 6 asker yaralandı.

 

23 Kasım 2015’te, Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nde bir fabrikayı ziyaret eden Siverek Kaymakamı Vural Karagül’ün çıkışı sırasında makam aracına eşlik eden polis aracına açılan ateş sonucu bir polis öldü, bir polis de yaralandı.

 

24 Kasım 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, karakol çevresinde güvenlik önlemi alan polis ekiplerine yönelik uzun namlulu silahlarla gerçekleşen saldırıda, 1 komiser ile İl Emniyet Müdürlüğünde görevli personel Sabri Oğrak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılar, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

24 Kasım 2015’te, Sıkıyönetim uygulamalarının 12’nci gününde devam ettiği Nusaybin’in Dicle Mahallesi’nde meydana gelen patlamada zırhlı kepçenin kullanılamaz hale geldiği ve 2 polisin ağır yaralandığı belirtildi.

 

25 Kasım 2015’te, Şırnak’ta bulunan Gabar Dağı’da yapılan askeri operasyon sırasında çıkan çatışmada, Şoreş Botan kod isimli HPG militanı Nuri Akalın yaşamını yitirdi.

 

25 Kasım 2015’te, Şırnak’ın İdil ilçesinde, zırhlı polis aracına düzenlenen roketatarlı saldırıda, bir polis memuru yaralandı.

 

27 Kasım 2015 sabahı Diyarbakır’da Kayapınar İlçesi’nde seyir halinde olan polis aracına saldırı düzenlenmesinin ardından çıkan çatışma sonucu saldırıyı düzenlediği belirtilen 2 kişiden Süleyman Yakışır (23) öldü, 3 polis de yaralandı.

 

28 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Balıkçılar semtinde, alınan ihbar üzerine bir ticari aracı durduran sivil polislere yönelik, araç içerisinden ateş açıldı. Açılan ateş sonucu 2 polis yaşamını yitirdi, 1 polis ise yaralandı. Araç içerisinden çıkıp, olay yerinde yakın Dört Minare’ye doğru koşan kişilere polis tarafından ateş açıldı. Bu sırada dört minare önünde basın açıklamasına tamamlayan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, ensesine isabet eden tek kurşunla yaşamını yitirdi.

 

28 Kasım 2015’te, Diyarbakır Sur ilçesinde çıkana çatışmada vurularak yaşamını yitiren Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin yaşamını yitirdiği Dört Ayaklı Minare önüne giden olay yeri inceleme ekiplerine ateş açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın aralarında bulunduğu heyet üzerine ateş açılan ateş sonucu, 2 polis memuru hafif şekilde yaralandı.

 

30 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Hazro ilçesi kırsalında 28 Kasım’da çıkan bir çatışmada, Amed Adil kod isimli HPG militanı Erhan Çolak yaşamını yitirdi.

 

1 Aralık 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 10 Kasım günü Şemdinli istikametine giden askeri konvoya düzenlenen saldırıda ağır yaralanan özel harekat timi Mustafa Yavaş, Ankara GATA ‘da gördüğü tedavi sırada sırasında yaşamı yitirdi.

 

2 Aralık 2015’te, Mardin Merkez Artuklu ilçesi Kamor Mesire Alanı’nda askeri konvoyun geçişi sırasında bombalı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 1 askerin yaşamını yitirirken, 6 asker ve 3 sivil yurttaş yaralandı.

 

4 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde sokak aralarında çıkan çatışmalarda 4 polisin ve çatışma arasında kalan bir sivilin yaralandığı öğrenildi.

 

5 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, içersinde askerlerin bulunduğu araca uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda, 2 asker yaşamını yitirdi, 2 asker ise yaralandı. Uzun namlulu silahlar ile düzenlenen saldırıda yaralanan 2’si ağır 4 asker, İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaşamını yitiren askerlerin isimleri: Arif Bayraktutan ve Mehmet Burak Demirci.

 

5 Aralık 2015’te, Diyarbakır Valiliği, Sur ilçesinde devam eden sokağa çıkma yasağı ve operasyona ilişkin yazılı açıklama yaptı. Valilik açıklamasında, Özel Harekât Şube Müdürlüğü’nde görevli Mustafa Katırlı isimli polisin yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

6 Aralık 2015’te Sokağa çıkma yasağının 5. defa uygulandığı Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde zırhlı aracın geçişi esnasında patlama meydana geldi. Patlamada, 6 özel harekât polisi ağır yaralandı.

 

6 Aralık 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Mezarlık Mahallesi’nde zırhlı kepçenin geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlama sonucu imha olan kepçenin içinde bulunan 2 polis yaralandı. Yaralı polisler, Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

8 Aralık 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’ne bağlı Fırat Mahallesi’nde çıkan çatışmada bir özel harekât polisi öldürüldü, 2 polis de yaralandı.

 

9 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Kurşunlu Camii civarında yaşanan çatışmalar sırasında Haydar Çetin isimli bomba imha uzmanı polis memuru, keskin nişancı tüfeği Kanas ile başından vurularak yaşamını yitirdi.

 

10 Aralık 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Çalê köyü kırsalında başlatılan operasyonda, yapılan bombardıman sonucu, Fırat Kurtay kod isimli HPG militanı Mustafa Özmen ile isimleri öğrenilemeyen 2 HPG militanı yaşamını yitirdi.

 

10 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde 29 Kasım 2015 tarihinde çıkan çatışmada Erdal Ali Çiya kod isimli HPG militanı Ferhat Dinekli yaşamını yitirdi.

 

10 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 26 Eylül’de tarihinde çıkan çatışmada, Çiya Goyi kod isimli HPG militanı Bayram Kayar’ın yaşamını yitirdiği öğrenildi. Kayar’ın cenazesi, 10 Aralık tarihinde, DNA testinin sonuçlanması ardından ailesi tarafıdan Malatya Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alındı.

 

11 Aralık 2015’te, İstanbul’un Kağıthane ilçesindeki Nurtepe mahallesinde askeri araca uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Saldırı da 1 astsubay yaralandı.

 

11 Aralık 2015’te Savaş uçaklarının PKK kamplarının bulunduğu Zap-Metina-Avaşin bölgesine düzenlediği hava saldırıları nedeniyle Hurşit Ölmez ve Macit Ölmez adlı iki sivil yaşamını yitirdi.

 

13 Aralık 2015’te Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne bağlı Seyrantepe Mahallesi’nde devriye görevi yapan polis aracına el bombası ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda 2 polis yaralandı.

 

13 Aralık 2015’te, Hakkari’de 3 Ekim tarihinde, askerler ile HPG militanları arasında çıkan çatışmada, HPG militanları Serhat Ciwan kod isimli Civan Hüseyin (Rojava nüfusuna kayıtlı) ile Kawa Selmas kod isimli Ekber Nabizade, Leşker Ciwanro kod isimli Ümit Azizi ve Aras Dersim kod isimli Tahir Yara (İran nüfusuna kayıtlı) yaşamını yitirdi.

 

13 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesi Safa Mahallesi’nde zırhlı polis aracına roketli saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu zırhlı araç kullanılamaz hale gelirken, 3 özel harekat timi yaralandı.

 

13 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında çıkan çatışmalarda 2 polis memuru yaralandı.

 

15 Aralık 2015’te, Silvan-Diyarbakır Karayolu’nda zırhlı polis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada 3 polisin hayatını kaybettiği, 5 polisin yaralandığı belirtildi.

 

16 Aralık 2015’te Mardin’in Mazıdağı İlçesi’nde yola döşenmiş patlayıcının askerî aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu 3 asker yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Sur’a yönelik abluka ile birlikte süren saldırılarda bugün 3 özel harekat polisin, yaşanan çatışmalarda hayatını kaybettiği bildirildi.

 

18 Aralık 2015’te Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi’nde devriye görevi yapan zırhlı polis aracına silahlı saldırı düzenlenmesi nedeniyle bir polis yaralandı.

 

18 Aralık 2015’te, Sıkıyönetimin 5’inci gününde direniş mahallelerine ağır silahlarla saldırıların sürdüğü Cizre’de çıkan çatışmada, 1 uzman çavuş yaşamını yitirdi, 4 asker de yaralandı.

 

19 Aralık 2015’te, Diyarbakır Sur’da öğlen saatlerinde yaşanan 5 büyük patlama sonrası 2 askerin yaşamını yitirdiği belirtilen ilçede, evleri delerek ilerlemeye çalışan 4 özel harekât timinin de yaralandığı kaydedildi.

 

19 Aralık 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde çıkan çatışmada 3 asker ile bir geçici köy korucusunun yaralandığı bildirildi.

 

19 Aralık 2015’te, Mardin Nusaybin’de 6’ncı kez Fırat, Abdülkadirpaşa, Yenişehir ve Dicle mahallelerinde 4 mahalleyi birbirine bağlayan Çağçağ Caddesi üzerine konumlanmış olan 2 kobra tipi zırhlı araca yönelik öğle saatlerinde eş zamanlı roketatarlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu en az 3 özel harekat polisinin yaralandığı belirtildi. Olay yerine sevk edilen ambulansla yaralı özel harekâtçılar, Nusaybin Devlet Hastanesine kaldırıldı..

 

20 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde bulunan Class Otel’ine (Green Park) sokağa çıkma yasağıyla birlikte karargâh kuran özel harekat timlerine saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu 2 özel harekat timinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

 

20 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan çatışmada bir askerin ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirtildi.

 

20 Aralık 2015’te Cizre’de çıkan çatışmalarda da 2 özel harekât polisinin ve bir askerin öldürüldüğü iddia edildi.

 

21 Aralık 2015’te, Bitlis merkeze bağlı Olek köyü kırsalında operasyon yapan askerler mayına bastı. Gerçekleşen mayınlı patlamada, Uzman Çavuş Samet Pişkin  yaşamını yitirdi, 9 asker ise yaralandı.

 

21 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, askerlere yönelik gerçekleşen roketli saldırıda,  Jandarma Uzman Çavuş Birkan Gündüz yaralandı. Hastanede tedavi altına alınan yaralı Gündüz, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.  3 asker yaralandı.

 

21 Aralık 2015’te Bitlis’in Ölek Köyü yakınlarında askeri aracın geçişi sırasında bomba patlatılması sonucu 2 asker öldü, 8 asker de yaralandı.

 

21 Aralık 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde özel harekât timlerine düzenlenen saldırıda bir polisin yaralandığı bildirildi.

 

22 Aralık 2015’te, Şırnak merkezde akşam saatlerinde özel harekat polislerine ait Ural tipi zırhlı araca yapılan 2 özel harekatçının öldüğü, birinin ise yaralandığı saldırıyı YDG-H üstlendi.

 

22 Aralık 2015’te Bitlis’te Sehi Ormanları bölgesinde çıkan çatışmada bir asker ile 2 militan öldü, bir asker de yaralandı.

 

22 Aralık 2015’te Şırnak’ta kent merkezinde zırhlı polis aracına roketatarlı saldırı düzenlenmesi sonucu bir polis öldürüldü, 2 polis de yaralandı.

 

22 Aralık 2015’te Şırnak’ın abluka altındaki Cizre İlçesi’nde çıkan çatışmada ağır yaralanan özel harekât polisi Atilla Güneş (47), Ankara’da tedavi gördüğü GATA’da yaşamını yitirdi.

 

24 Aralık 2015’te Ablukanın ve güvenlik güçlerinin saldırılarının sürdüğü Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde çıkan çatışmada 1 asker öldürüldü, 2 asker de yaralandı.

 

26 Aralık 2015’te Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde Mêranê Köyü yakınlarında bir araçta bulunan HPG militanlarıyla askeri birlikler arasında çıkan çatışma sonucu 3 militan ile aracı kullanan Rêzan Baran adlı sivil öldürüldü.

 

27 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Kobra tipi iki zırhlı aracın geçişi sırasında düzenlenen saldırıda 3 uzman çavuş yaşamını yitirdi. 1 polis ve 1 uzman çavuş ise yaralandı.

 

28 Aralık 2015’te, Diyarbakır Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında çıkan çatışmalarda, 4 Özel harekat timi ile 5 asker yaralandı.

 

28 Aralık 2015’te, Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Silopi’de askerlere saldırı düzenlendiği belirtilerek, saldırı da biri ağır olmak üzere iki askerin yaralandığı belirtilerek, ağır yaralı askerlerden birinin hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamın yitirdiği kaydedildi.

 

28 Aralık 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde çıkan çatışmada 3 HPG militanı yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren militanların isimleri şöyle: Ferhad Amed kod isimli HPG militanı Serhat Nazlıer, Rezan Bahoz kod isimli HPG militanı İrfan Erol ve Kurtay Amed kod isimli HPG militanı Osman Karadeniz.

 

29 Aralık 2015’te, Bitlis kırsalında 22 Aralık tarihinde çıkan çatışmada, Cesur Garzan kod isimli HPG militanı Cüneyt Erkol yaşamını yitirdi.

 

31 Aralık 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında çıkan çatışmalarda, 1 özel harekat polisi yaşamını yitirdi, 4 polis ise yaralandı.

 

 

 

10. YASADIŞI ÖRGÜT CİNAYETLERİ, YARALANMALAR

 

11. KUŞKULU ÖLÜM ve YARALANMALAR

 

 

 

ERKEK

 

14 Ocak 2015’te,Hakkari kent merkezine 50 kilometre uzakta bulunan Hakkari – Van il sınırındaki Karasu mevkiinde yol kenarında brandaya sarılı halde 30 yaşlarında bir erkek cenazesi bulundu. Yabancı uyruklu olduğu tahmin edilen şahsın öldürüldükten sonra brandaya sarıldığı belirtilirken, olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.

 

22 Ocak 2015’te,Urfa’nın Viranşehir ilçesi 28 Mart Caddesi üzerinde bulunan belediyeye ait Med Kültür ve Sanat Merkezi’nin arka bahçesinde bir erkek cenazesi bulundu. 60 yaşlarındaki cenazenin Ahmet Küçük adlı bir yurttaşa ait olduğu tespit edilirken, cenazede darp ve yara izlerine rastlandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

 

19 Şubat 2015’te,Urfa merkeze bağlı Kaplan ile Akçakale ilçesine bağlı Nurdağ köyleri arasında kalan bölgede, vücutlarının bir kısmı toprağa gömülü biri kadın 2 kişiye ait ceset bulundu. Olay bölgesinde bulunan çobanların haber vermesi üzerine Jandarmanın olay yerinde yaptığı incelemede, cesetlerin uzun saçlı ve sakallı, askeri kıyafetli, kırmızı poşulu oldukları belirtildi. Üzerinden kimlik çıkmayan cesetler, otopsi yapılmak üzere Şanlıurfa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

 

3 Mart 2015’te,Muş’un Bulanık ilçesi Zafer Mahallesi’ndeki Musa Anter Bulvarı’nda kafası ezilmiş haldeki bir cenaze bulundu. Cenazenin Sivas nüfusuna kayıtlı 20 yaşındaki Muharrem Bulduk’a ait olduğu öğrenildi. Olay yerinde polisler tarafından yapılan incelemede, yoldan geçen bir aracın çarparak ölümüne sebep olduğu tahmin edilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

 

15 Mart 2015’te,Van’ın Erciş ilçesinde Yukarı TOKİ Adnan Menderes Mahallesi’nde bulunan bir apartmanda kat görevlisi olarak çalışan Hakan Taş (28), çalıştığı binanın giriş katında ölü bulundu. Bina sakinlerinin binanın giriş katında Taş’ın cansız bedenini ile karşılaştı. Taş’ın cenazesi, olay yerine çağrılan ambulans ile Erciş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Savcılığın olayla ilgili soruşturma açtığı öğrenildi.

 

30 Mart 2015’te,Siirt’te bir üniversite öğrencisi, boş arazide kafasına silahla ateş edilmiş halde bulundu. Yeni Mahallesi’nde bulunan Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu Siirt Kız Öğrenci Yurdu’nun arkasındaki boş arazide başından vurulmuş halde bulunan üniversite öğrencisi Orhan Kaya (23) ambulansla Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavisi süren Kaya’nın beyin ölümünün gerçekleştiği belirtildi. Polis, gencin intihar ettiği ihtimali üzerinde duruyor.

 

1 Temmuz 2015’te, Elazığ’da Harput Mahallesi Pancarlık mevkisinde hayvanlarını otlatan bir çoban , jandarmaya, ağaçta asılı birerkek cesedi gördüğünü bildirdi. Olay yerine gelen jandarma ekipleri, boynunda iple ağaçta asılı vaziyette buldukları cesedin, 2 gün önce kayıp ihbarı verilen 50 yaşındaki taksici Musa Atilla’ya ait olduğunu belirledi.

 

3 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dilektaş köyü yolunda bir erkek cenazesi bulundu. Cenazeyi fark eden köylülerin askerlere haber vermesi üzerine olay yerine giden ekipler, cenazenin 44 yaşlarında Afgan uyruklu bir kişiye ait olduğunu belirledi. Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.

 

7 Ağustos 2015’te, Bitlis-Van karayolunun 70. kilometresindeki Reşadiye mevkiinde 25-30 yaşlarında olduğu tahmin edilen ve yolun ortasına bırakılan bir erkeğe ait kafası kesik bir cenaze bulundu.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Kavallı köyü yakınından geçen çevre yolu üzerinde kimliği tespit edilemeyen 2 gencin cesedi bulundu.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak merkez Yeni mahallede dün gece evinin önünde otururken nerden geldiği belirlenemeyen bir kurşun İzmir’deki askeri birliğinden hava değişimi için gelen Bahri Külter isimli asker ağır yaralandı. Çevrede bulunan yurttaşlar tarafından Şırnak Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Külter, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kulter’in cenazesi Şırnak Devlet Hastanesi morgunda bekletildiği öğrenildi. Külter’in ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından netleşecek.

 

21 Eylül 2015’te, Van’ın Özalp ilçesine bağlı Sağmalı Mahallesi’nde bulunan mezarlık yakınlarında bir erkek cenazesi bulundu. Yapılan incelemede cenazenin aynı mahallede ikamet eden Faris Elaldin’e (60) ait olduğu öğrenilirken, Elaldin’in vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlarla hayatını kaybettiği belirtildi. Elaldin’in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Özalp Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

 

17 Kasım 2015’te, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, bir ihbar üzerine çevre yolu yakınındaki Sanayi Sitesi’ne giden polis, yol kenarında battaniyeye sarılı bir erkek cenazesi buldu. Cenazenin yabancı uyruklu 30 yaşlarındaki bir erkeğe ait olduğu belirtilirken, savcılık tarafından olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

 

19 Aralık 2015’te, Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Gedikpınar köyünde hayvan otlatmaya gittikten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Niyazi Altıntaş isimli çoban için köylüler arama başlattı. Köylülerin araması sonuç vermeyince aranan Güroymak İlçe Jandarma Komutanlığı ve Bitlis İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) köyün bulunduğu bölgede arama yaptı. Gedikpınar ile Taşüstü köyleri arasındaki dağlık alanda başlatılan arama çalışmalarında iki köy arasında kalan bir derede Niyazi Altıntaş’ın cansız bedenine ulaşıldı. Altıntaş’ın yerin kaygan olması nedeniyle yaklaşık 100 metrelik uçurumdan dere kenarına düşme sonucu hayatını kaybettiği iddia edildi.

 

24 Aralık 2015’te, Van’ın İpekyolu ilçesi Bostaniçi Mahallesi’nde, İsmet Yılmaz isimli yurttaş kafasına aldığı darbe sonucu yaşamını yitirmiş halde bulundu. Sabah saatlerinde Yılmaz’ın cenazesinin bulunduğu mahallenin gece saatlerinde, özel harekat timleri tarafından abluka altına alındığı ve ev baskınları yapıldığı öğrenildi. Kim veya kimler tarafından öldürüldüğü belirlenemeyen Yılmaz’ın cenazesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

 

26 Aralık 2015’te, Van’ın Erciş ilçesinde özel bir hastanede Anestezi Teknisyeni olarak çalışan Orhan Koçak, ameliyat odasında ölü bulundu. Sabah saatlerinde cenazesi bulunan Koçak’ın hastanede nöbetçi olduğu öğrenildi. Koçak’ın cenazesi otopsi işlemleri için İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

28 Aralık 2015’te, Muş’un Bulanık ilçesinde Bayram Sarp (27) isimli bir yurttaş, gece geç saatlerde ilçe merkezinde bulunan 700. Yıl Camii tuvaletinde asılı bir şekilde bulundu.

 

 

KADIN

 

 

20 Ocak 2015’te,Siirt merkeze bağlı Meydan Dere köyünde ismi öğrenilmeyen bir kişi, oturduğu evde temizlik sırasında tabancanın ateş alması sonucu aynı odada bulunan ve 2 çocuk annesi olan Halime Sezer (22) isimli kadın yaralandı. Kalbinden aldığı kurşunla ağır yaralanan Sezer, ambulans ile Siirt Devlet Hastanesi Acil Sevisi’ne kaldırıldı. Sezer, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

 

14 Şubat 2015’te,Sivas’ın Ali baba Mahallesi’nde lise son sınıf öğrencisi Ayşe Yılmaz (19) yatağında ölü bulundu. Anne ve babasının odasına girmesiyle öldüğü anlaşılan Ayşe’nin cenazesi yapılan ilk incelemenin ardından sağlık ekipleri tarafından Cumhuriyet Üniversitesi morguna kaldırıldı. Ölüm nedeninin anlaşılması için otopsi yapılarak vücudundan alınan örnekler incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yılmaz’ın şüpheli ölümü üzerine savcılık inceleme başlattı.

 

18 Şubat 2015’te,Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı İskender Paşa Mahallesi Büyük Akar Sokak’ta, Adile Öztürk adlı kadının, evinde banyoda çıplak vaziyette cenazesi bulundu. Sağlık ekiplerinin ilk incelemesinde, kadının vajinal bölgesinde kanama olduğu ve kafasına darbe aldığı bildirildi.

 

19 Şubat 2015’te,Urfa merkeze bağlı Kaplan ile Akçakale ilçesine bağlı Nurdağ köyleri arasında kalan bölgede, vücutlarının bir kısmı toprağa gömülü biri kadın 2 kişiye ait ceset bulundu. Olay bölgesinde bulunan çobanların haber vermesi üzerine Jandarmanın olay yerinde yaptığı incelemede, cesetlerin uzun saçlı ve sakallı, askeri kıyafetli, kırmızı poşulu oldukları belirtildi. Üzerinden kimlik çıkmayan cesetler, otopsi yapılmak üzere Şanlıurfa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

 

15 Mart 2015’te, Urfa’nın Ceylanpınar ilçesi Devlet Hastanesi’nde anestezi uzmanı olarak çalışan Denizli nüfusuna kayıtlı 30 yaşındaki Feyza Fırat evinde ölü olarak bulundu.

 

16 Mayıs 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Hal Mahallesi’nde Hezne Gök (45) isimli kadın, ailesiyle birlikte kaldıkları binanın 5’inci katında merdiven boşluğunda asılı halde bulundu. Apartman sakinleri tarafından fark edildiği belirtilen Gök’ün cenazesi, olay yerinde yapılan savcılık ve polis incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

 

19 Mayıs 2015’te, Bingöl’ün Uydukent Mahallesi’nde 4 gündür kendisinden haber alınmadığı iddia edilen Zübeyde Akbana (45) isimli kadın terk edilmiş bir binada asılı bulundu.            İmam nikahlı eşi Nazmi Başak ile yaşadığı tartışma sonrası evi terk ettiği öne sürülen Akbana, emniyete yapılan ihbar üzerine mahallenin sebze halinde bulunan metruk bir binada asılı bulundu

 

25 Haziran 2015’te, Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Omuzbaşı (Şikrok) köyünde ikamet eden Sevda Aladağ (20) isimli kadın, öğle saatlerinde evinde kafasına aldığı bir kurşun ile ölü bulundu. Aladağ’ın babası Abdulkadir Aladağ, evin dışında duvar ördüğü sırada evden silah sesi duyduğunu bunun üzerine içeri girdiğinde kızını kanlar içinde yerde bulunduğunu ileri sürdü.

 

1 Temmuz 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesi Atatürk Mahallesi’nde Dilara Özdemir (24) isimli genç kadın yaşadığı evde tavana asılı halde bulundu. İntihar ettiği öne sürülen genç kadının, eşinden sürekli şiddet gördüğü iddia edildi. Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.

 

6 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Çınar ilçesi Aşağıkonak (Xanîka jêr) köyünde Sultan Öztemel (25) adlı kadın, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Sabah saat 08.00 sıralarında odasında tavana asılı halde bulunan Öztemel’in ailesi, çocuklarının “psikolojik sorunları” olduğunu iddia etti.

 

10 Temmuz 2015’te, İzmir’de İ.Ü. (29) evinde asılmış halde bulundu. Polise ifade veren kocası U.Ü. sosyal medya hesabına bir kadının karısının onu aldattığını yazdığını söyledi.  S.B., eşimin sosyal medyada kendi eşi ile yaptığı görüşmeleri attı. Ben de eşimi aradım. Tartıştık. Eve geldiğimde kendisini astığını gördüm” dedi.

 

18 Temmuz 2015’te, Kağıthane’de Ilgım Öncü adlı genç kız altıncı kattan düşerek yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

31 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinin Alibardak köyü civarında, kafasına iki el ateş edilerek katledilmiş bir kadın cenazesi bulundu. Köy sakinlerinin kadın tanımadığı öğrenilirken, kimliği ise tespit edilmedi.

 

10 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı Petekkaya köyü civarında bulunan eski mermer fabrikasında, 25-30 yaşları arasında olduğu tahmin edilen bir kadın cesedi bulundu. Kimliği belirlenmeyen kadının cenazesi Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, konu ile ilgili soruşturma başlatıldı.

 

28 Eylül 2015’te, Van’da kaldığı sığınma evinden ailesini görmek için ayrılan Z.K. (18) ailesinin evinde tavana asılı bulundu. Z.K.’nın vücudunda darp izleri ve morluklar olduğu; ailesinin yanında kaldığı sekiz günde şiddete maruz kaldığı ve otopsi işlemi yapılmadan defnedildiği öne sürüldü. Z.K.’nin iki ay önce babasından şiddet gördüğü için sığınma evine yerleştiği ifade edildi.

 

20 Ekim 2015’te, Burdur’da Seda Koyun (19) evine ölü bulundu. Kadının ölüm sebebi belirlenemedi.

 

5 Aralık 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere Beldesinde, yol kenarında kimliği belirsiz bir kadın cesedi bulundu. Olay yerinde yapılan incelemede, cesedin 35 yaşlarında yabancı uyruklu birine ait olduğu ve vücudunda yara izlerinin bulunduğu tespit edildi.

 

14 Aralık 2015’te, Urfa’nın Bahçelievler Mahallesi’nde Suriyeli ve isminin Hüsniye (35) olduğu öğrenilen kadın, evine gelen yakınları tarafından ölü olarak bulundu. Olay yerinde inceleme yapan polis ifadelerine başvurmak üzere 11 kişiyi gözaltına aldı.

 

 

ÇOCUK

 

5 Mart 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bir poşetin içinde, 2 veya 3 aylık oldukları tahmin edilen iki cenin bulundu. Medya Mahallesi Uğur Kaymaz Mezarlığı içinde çocuklar tarafından fark edildi. Çocukların haber vermesiyle olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yapılan incelemenin ardından ceninler ambulansla Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Yapılan ilk incelemenin ardından ceninler incelenmek üzere Mardin Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

 

13 Mart 2015’te,Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Kırkgeçit köyünde 29 Ekim 2013 tarihinden bu yana kayıp olan 4 yaşındaki Nehir Aslan adlı çocuğun cansız bedenine ulaşıldı. Aslan’ın cenazesi Kırkgeçit köyünün arka tarafında bulunan su kanalında bulundu. Köyde başlatılan incelemelerde, Nehir’in cenazesinin evlerinin sadece 100 metre ilerisinde bir su kanalında bulunması dikkat çekti. Jandarma Olay Yeri İnceleme Ekibi ve Cumhuriyet Savcısı cesedin bulunduğu bölgede incelemelerde bulundu. Yurttaşlar, su kanalında bulunan cesedin daha önce aramalarda bulunmamasının imkânsız olduğuna dikkat çekerek, söz konusu noktaya defalarca bakıldığı belirtildi. Nehir kaybolduktan sonra ayakkabıları evin 500 metre uzaklığında bulunmuştu.

 

19 Mart 2015’te,Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Batıkent Meydanı’nda siyah poşete konulmuş bir bebek cesedi bulundu. Sabah saatlerinde çevrede temizlik yapan işçilerin, poşetteki cesedi fark etmeleri üzerine polise haber verildi. Olay yerine gelen polisler alana şerit çekerek inceleme yaptı. Bebeğin birkaç günlük olduğu belirtilirken, nasıl öldüğü ve kim veya kimler tarafından bırakıldığının tespiti için inceleme başlatıldı.

 

18 Haziran 2015’te,  Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı Başdönmez (Fatwarı) köyünde, çobanlık yapan babasının yanına giden 13 yaşındaki Zeliha Canlı, yolda silahla vurulmuş halde bulundu. İddiaya göre, köyden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bulunan alanda koyun otlatan Mahmut Canlı isimli yurttaş, evi arayarak evde bulunan av tüfeğinin yanına getirilmesini istedi. Babasının isteği üzerine evden av tüfeğini yanına alarak, babasının yanına doğru giden Zeliha Canlı’dan uzun süre boyunca haber alınamadı. Canlı’yı arayan köylüler, Canlı’nın cansız bedeni ile karşılaştı.

 

3 Temmuz 2015’te, Van’ın Erciş ilçesi Çubuklu Mahallesi’nde yaşayan 12 yaşında Mahsum Türköz isimli çocuk, evlerinde bulunan bir oda da göğsünden silahla vurulmuş halde bulundu. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

 

5 Ekim 2015’te, Adana’nın Çukurova İlçesi Belediyeevleri Mahallesi’nde saat 05.30 sıralarında devriye gezen polis ekibi, 84206 Sokak’taki Ata 4 Apartmanı’nın önünde yerde kanlar içinde yatan bir kız çocuğu gördü. Polis ekibinin, durumu haber merkezine bildirmesi üzerine ambulans ve çok sayıda polis sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı incelemede öldüğü tespit edilen 12 yaşındaki Alara Atıcı’nın, apartmanın 8’inci katındaki evinin penceresinden atladığı iddia edildi.

 

 

Kuşkulu Ölüm Davaları

 

13. İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE, ONUR KIRICI VE KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ DAVRANIŞ VE CEZALANDIRMA

 

 

 

12.1. Gözaltında İşkence ve Kötü Muameleye Maruz Kalanlar

9 Ocak 2015’te, Şırnak’ta, polis tarafından düzenlenen ev baskınlarında Emin Mağrur, Cihat Başak, Bayram Işık ve Hüseyin Sunar isimli yurttaşlar gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğünde tamamlanan işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 4 yurttaşın, yüzleri ve vücutlarının morluklar içinde olduğu görüldü. Alınan ifadelerin ardından Emin Mağrur ve Bayram Işık savcılıkta serbest bırakılırken, Cihat Başak ve Hüseyin Sunar ise nöbetçi mahkeme tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.

 

8 Şubat 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’ndeki sınır hattında bulunan Siwêdê Köyü civarından Kobanê’ye geçmek isteyen Kobanêli 4 kişinin kendilerini gözaltına alan askerlerce darp edildikleri ileri sürüldü. Aldıkları darbeler nedeniyle bayılan 4 kişiden Bozan Şexbozan’ın (47) sol kol ve sol bacağının kırıldığı Heydar İbo’nun (35) ise kulağında oluşan hasarın yanı sıra başı ve sol kolu kırıldığı öğrenildi.

 

19 Ocak 2015 tarihinde İHD İstanbul şubemize gelen Ş.Ş: “ 10 Kasım 2014 tarihinde Sultanbeyli Fatih polis Merkezi Asayiş Büro’da karakola bağlı sivil polisler tarafından cinsel taciz, dayak yoluyla işkence gördüm. Raporlarımı aldım, polisler 7 gün tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldılar. 22 Mayıs 2015 tarihinde ilk celse duruşma yapılacak. Bu tarihten önce ve sonrasında derneğinizin bana destek olarak kamuoyu oluşturmasını talep ediyorum.” Dedi.

 

12 Şubat 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Sinan Erdoğan, şu beyanlarda bulundu: “7 Ekim’de 23.00 sıralarında emniyetin önünden geçerken gözaltına alındım. Bize sokağa çıkma yasağından haberimiz olup olmadığını sordular. Bende hayır dedim ve arkasından darp edip emniyetin bahçesinde 5 saat kadar beklettiler. Sonra beni alıp doktora götürdüler. Oradan rapor aldım ve TEM’e götürdüler. Ama hiçbir şekilde ifadem alınmadı. Sonra Bağlar emniyet müdürlüğüne götürdüler ve idari para cezası (100) kestiler. Sonra serbest bıraktılar. Bu konuda sizden hukuki yardım talep ediyorum.”

 

17 Şubat 2015’te İstanbul’un Sultangazi İlçesi’ne bağlı Gazi Mahallesi’nde evine düzenlenen baskın sonucu “yasadışı örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla gözaltına alınarak Gazi Polis Karakolu’na götürülen Eser Çelik (18), savcılıktaki ifadesinde karakolda ters kelepçelenerek falaka işkencesine maruz kaldığını savundu. Polislerden şikâyetçi olduğunu belirterek polisleri teşhis edebileceğini söyleyen Eser Çelik’in bu talebini ve işkencenin ayrıntılı doktor muayenesi ile ortaya çıkarılmasını isteyen avukatı Özgür Yılmaz’ın talebini reddeden savcının mahkemeye sevk ettiği Eser Çelik 18 Şubat 2015’te tutuklandı.

 

21 Şubat 2015’te, İHD ve TUYAD-DER tarafından Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nde yapılan hak ihlalleri araştırmalarına ilişkin hazırlanan raporda yer alan bilgilere göre, Yüksekova’da katıldığı toplumsal eylemlerden dolayı gözaltına alınan G.K. isimli mahpusun, dipçik ile darp edildiği, gözaltında küfür ve hakaret dışında makatına cam şişe sokulmaya çalışıldığı iddia edildi. G.K. gözaltından sonra sevk edildiği Van M Tipi Cezaevi’nde ise psikolojik sorunlar yaşadı. İçe kapanık biri olan G.K, yaşadığı travmalardan kaynaklı sürekli altına işemeye başladı. Uzun süre gözaltında yaşadıklarını saklayan G.K, gerçeği arkadaşları ile paylaşınca durum ortaya çıktı. Avukatlarla yapılan görüşmede G.K.’nin yaşadıkları arkadaşları tarafından avukatlarına aktarıldı, ancak cezaevi yönetimi G.K.’ye maruz kaldığı taciz ve şiddetten kaynaklı yaşadığı travmayı tedavi etmek yerine, “Akli dengesi yerinde değil” muamelesi yaptı.

 

21 Şubat 2015’te, İHD ve TUYAD-DER tarafından Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nde yapılan hak ihlalleri araştırmalarına ilişkin hazırlanan raporda yer alan bilgilere göre, R.K. isimli kız çocuğunun gözaltında polisler tarafından taciz edilerek, şiddete maruz kaldığı, bundan kaynaklı psikolojik sorunlar yaşamaya başladığı belirtildi. Yaşadığı psikolojik sorunlardan kaynaklı kendine zarar verdiği öğrenilen R.K.’nin, aldığı antidepresan hapların ise R.K.’yi iyice bitkin düşürdüğü belirtildi.

 

23 Şubat 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Süleyman Kalkan, şu beyanlarda bulundu: “21.02.2015 gecesi saat 22.00-23.00 sıralarında alkollü halde hatırlayabildiğim kadarıyla polis okulu civarında dolaşıyordum. Sarhoş durumumu gören 2 veya 3 polis bilincimin yerinde olmadığını fark etmelerine rağmen hakaret edip darp ettiler. Şiddetli bir şekilde darp ettikten sonra beni karakola götürdüler. Karakoldan Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesine götürdüler. Yoğun darp, işkence ve kötü muameleye rağmen bana herhangi darp – cebir raporu verilmeyip gece saat 01.00 civarında serbest bıraktılar. Eve geldim uyumaya çalıştım ancak ağrılarım vardı. Sabah darp ve kötü muamele ve işkenceden dolayı kıvranamaz halde bulunmaktayken ailem tarafından Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesine götürüldüm. Hastanede tedavi edilmek üzere Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkedildim.  Bu olaydan sorumlu olan güvenlik güçleri için gerekli soruşturma işlemlerinin ivedilikle yürütülmesini ve hastaneye gittiğimde her yerimde darp ve kanama olmasına rağmen doktor ve yaralarıma müdahale etmeyerek görevini ihmal eden hekimin tespiti ile Yapılacak tahkikat sonucunda şüpheliler hakkında kamu adına cezalandırılmaları istemiyle dava açılmasını talep ederim. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı istiyorum.”

 

27 Şubat 2015’te, Urfa’nın Suruç ilçesinde haber takibi yapan DİHA Muhabiri İbrahim Polat, Azadayi Welat Gazetesi editörü Bışar Durgut ile gazetenin Suruç çalışanı Mustafa Taşdemir, polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı. 5 saat sonra serbest bırakılan gazeteciler, hastaneden darp raporu alarak, Suruç Cumhuriyet Savcılığı’na, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

 

5 Mart 2015 günü İHD İstanbul şubemize gelen  O.S: “… 12 Şubat’ta 13 Şubat boykotu için bildiri dağıtırken gözaltına alındım. Götürüldüğüm Güzeltepe karakolunda istihbarattan olduğunu söyleyen kişiler bana çeşitli sorular sordular. Gözaltına alınırken darp edildim. Bana stajerlik konusunda sana yardımcı oluruz gibi şeyler söyleyerek aslında işbirliği teklifinde bulundular. Gözaltındayken telefon numaramı aldılar, sonrasında ben arayarak görüşmek istediklerini söylediler. Aramaya devam ediyorlar reddettiğim halde. Raporlarınızda yer almasını istiyorum.” Dedi.

 

12 Mart 2015 tarihinde İHD İstanbul şubemizi telefon ile arayan D.A.Y: “… Özbek uyruklu Madina İrbuteava’nın 7 Mart gecesi gözaltına alınarak götürüldüğü Şehit Tevfik Fikret Erciyas (Fatih) karakolunda işkenceye maruz kalıyor…” dedi.

 

14 Mart 2015’te, 7 Mart günü gözaltına alınan Özbekistan uyruklu Madina Irbutaeva adlı sığınmacının o tarihten beridir İstanbul’un Fatih İlçesi’nde bulunan Şehit Fikret Erciyes Polis Karakolu’nda gözaltında tutulduğu ve işkence gördüğü öğrenildi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’ne gelen bir ihbar üzerine olaydan haberdar olan İHD yöneticileri gözaltındaki kadınla yaptıkları görüşmede, kadının gördüğü işkence nedeniyle ayakta durmakta zorluk çektiğini belirttiler.

 

11 Mart 2015’te, İstanbul’da Gezi eylemleri sırasında polis tarafından vurularak öldürülen Berkin Elvan için Ankara’nın birçok noktasında düzenlenen eylemlere polis sert müdahalelerde bulundu. Çok sayıda biber gazı ile plastik mermilerle müdahalede bulunan polis, 60’a yakın yurttaşı darp ederek gözaltına aldı. Gözaltına alınan yurttaşlar ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, polisin gözaltına aldığı yurttaşlara ağır hakaretlerde bulunduğu ileri sürüldü. Yaşanılanlara ilişkin bilgi veren Av. Anıl Erman, polis tarafından ağır hakaretlere ve orantısız şiddete maruz kalan yurttaşların durumu “İç güvenlik paketi”ne bağladıklarını belirterek, paketin şimdiden ne tür etkilerinin olabileceğini yaşanılanların gösterdiğini ifade ettiklerini aktardı. Akkuş, Tuzluçayır’daki müdahaleler sırasında polislerin 13-14 yaşlarındaki çocukların boğazlarını sıkarak darp ettiğini ve “Hepiniz teröristsiniz, hepinizi geberteceğiz” şeklinde tehditler savurduğunu söyledi. Avukat Anıl Erman, İç Güvenlik Paketi’nin fiilen uygulanmaya başladığını, önümüzdeki süreçlerde daha ciddi olayların yaşanabileceğini sözlerine ekledi.

 

20 Mart 2015’te Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde düzenlenecek olan Newroz kutlamasına katılmak için Diyarbakır’dan yola çıkan Süleyman Kasdallı adlı kişi darp edilerek gözaltına alındı.

 

23 Mart 2015’te, 2010 yılındaki Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) usulsüzlük yaparak soruları ele geçirdikleri iddia edilen kişilere yönelik Ankara’da başlatılan operasyonda gözaltına alınan 75 kişinin gözaltında işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları belirtildi. Operasyonda gözaltına alınan kadın şüphelilerin araç yağıyla kaplanmış nezarethanelere konulduğu, 75 kişinin gözaltındayken kendilerine battaniye verilmeyerek soğuk zeminde yatmaya, ifade verme aşamasında ise itirafçı olmaya zorlandıkları savunuldu.

 

6 Nisan 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen R.K; “04.04.2015 12:30 saatleri arasında zabıtalar ile seyyar satıcılar arasında kavga çıkmış ve seyyar satıcılar olay yerinden kaçmışlar. Ben de daha önceden seyyar satıcılık yapan biri olduğum için zabıtalar benim hala seyyar satıcı olduğumu düşünerek olayla ilgim olmadığı halde bana saldırdılar. Biber gazıyla saldırıp fiziki şiddet uyguladılar. Aldığım darbelerden dolayı kafam kırıldı ve vücudumun çeşitli yerleri hasar gördü. Olaydan sonra bölgede daha önceden de tanıdığım bir polisin de şiddetine maruz kaldım. Beni Sirkeci karakoluna götürüp gözaltına aldılar. Daha sonra Haseki hastanesine götürdüler kafama 4 dikiş atıldı darp raporu aldım. Barodan gönderilen avukat hiçbir şekilde benimle ilgilenmedi. Sizden tıbbi ve hukuki destek talep ediyorum.” Dedi.

 

16 Nisan 2015’te Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nden Rojava’nın Cizîre Kantonu’na geçmek isterken sınırda askerler tarafından yakalanan Rojavalı Azize Muhammed (21) ile Mahmut Yavuz’un (21) gözaltında darp edildikleri öğrenildi. Mahkemeye sevk edilen 2 kişi “YPG ve YPJ üyesi oldukları” iddiasıyla tutuklandı.

 

23 Nisan 2015’te Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde Kültür Merkezi önünde “çevreyi rahatsız ettikleri” iddiasıyla gözaltına alınan 4 çocuğun İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde dövüldüğü ve şikâyetçi olmamaları için de tehdit edildiği iddia edildi. Serbest bırakılan 4 çocuğa ayrıca Kabahatler Yasası uyarınca 100’er TL para cezası verildi.

 

25 Nisan 2015’te Rojava’dan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi üzerinden Türkiye’ye geçmek isterken askerler tarafından gözaltına alınan Rojavalı 5 kişinin kalas ve zincirlerle dövüldüğü ortaya çıktı.

 

25 Nisan 2015’te Ankara’da Kumrular Caddesi’nde yürürken sivil polis ekibinin “karşılarında elleri cebinde beklediği” için gözaltına aldığı E.O.G.’nin (17) götürüldüğü Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde işkence gördüğü öğrenildi. Ters kelepçe yapılarak gözaltına alınan E.O.G.’nin Emniyet Müdürlüğü’nde 4-5 kişilik polis grubu tarafından bayılana kadar coplandığı ve tekmelendiği bildirildi. Bir süre sonra hakkında işlem yapılmayarak serbest bırakılan E.O.G.’nin gittiği hastanede sol omuz, sol el, sırt, sağ ayak ve sol bacak bölgelerinde yaralanma, yüzünde ve başında şişlikler tespit edildi.

 

26 Nisan 2015’te, Cizîrê Kantonu’nun Serikaniyê kentinden Kuzey Kürdistan tarafına geçmek isteyen Elî İbrahîm Husên (17), Umer Xidir (30), Hemadî Ebdulrezaq (19), Îsa Ebduletîf (17) ile Ehmed Casim (16) adlı Arap gençler,  sınırda kendilerini yakalayan Türk askerlerinin işkencesine maruz kaldığı öğrenildi. Vücutları işkence izleri içinde kalan gençler, askerlerin kalaslar ve zincirlerle kendilerine saldırdıklarını, cep telefonlarına el koyduklarını, üzerlerindeki para, kimlik kartı ve diğer tüm eşyalarını ise yaktıklarını söyledi.

 

1 Mayıs 2015’te, Niğde de KESK Dönem sözcüsünün okuduğu basın açıklaması bitmek üzereyken hiçbir uyarı yapılmadan özellikle HDP/HDK kitlesi hedef alınarak tüm katılımcılara yönelik biber gazlı ve coplu polis saldırısı oldu. Çocukları ve aileleriyle yürüyen insanlara hakaret edilmesine seyirci kalan, kortej içerisinde HDK önlükleriyle yürüyen gençlerin giydikleri HDK önlüklerini parçalanmasını görmezden gelen Niğde Kolluk güçleri saldırıyla birlikte önüne gelen çocuklar dâhil İl Eş Başkanı, Merkez İlçe Başkanı, İl saymanı, İl Yk. Üyeleri, M. İlçe Yöneticileri, parti üyeleri ve 15 yaşlarındaki çocuklar dahil, HDP kitlesinden 30 diğer demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerden 17 olmak üzere 47 gözaltı gerçekleştirilmiştir. Gidilen polis merkezinde il, ilçe eş başkanları dahil çocuklar hariç diğer kişilerin kolları arkadan kelepçelenerek bir saati aşkın süre hastaneye kontrole götürüleceksiniz söylemi ile bu pozisyonlarda tutularak işkence yapılmıştır.

 

İstanbul’da 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak isteyen gruplar bu sene de polisin saldırısına maruz kaldı. İstanbul Valiliği’nin yasaklama kararı almasının ardından Taksim Meydanı ve çevresi polis ablukasına alındı. Meydana çıkan yollar trafiğe kapatıldı, toplu ulaşım seferleri durduruldu. Taksim Meydanı’na yürümek isteyenlere karşı toplam 21 bin polisin görevlendirildiği belirtildi. Gün boyunca grupların toplanarak bir araya gelmesine izin vermeyen polis ekipleri, pek çok yerde gaz bombasıyla saldırıda bulundu. Pankart açanların veya slogan atarak Taksim Meydanı’na çıkanların dahi darp edildiği saldırılar sonucu Emniyet Genel Müdürlüğü’ne göre 16’sı çocuk en az 408 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 24’ü “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” veya “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefet ettikleri” suçlamalarından çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandılar. Saldırılar nedeniyle en az 18 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 408 kişinin de gözaltına alınırken, gözaltı araçlarında veya gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları ileri sürüldü. Öte yandan Taksim Meydanı civarında gözaltına alınan 8 kişinin bir depoya götürüldüğü ve 3 gün boyunca bir işlem yapılmaksızın depoda tutulduktan sonra salıverildikleri iddia edildi.

 

4 Mayıs 2015’te Hakkâri’nin Soryan Köyü yakınlarında yapılan yol kontrolü esnasında bulunduğu araçtan inerek kaçtığı iddia edilen Yunus Konak’ın polisler tarafından yakalanarak götürüldüğü İl Emniyet Müdürlüğü’nde işkence gördüğü belirtildi. Arkasından ateş açılarak durdurulan Yunus Konak’ın yakalandıktan sonra başına çuval geçirildiği ve bindirildiği araçta da darp edildiği belirtildi.

 

4 Mayıs 2015 tarihinde İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan G.G; “1 Mayıs’ta Levent çıkışında Zincirlikuyu istikametinde çıkışa giden ara sokakların orada 3 sivil 10 çevik tarafından darp edilerek gözaltına alındım sağ elimde 4 parmağım kırıldı. Tıbbi destek ve hukuki destek talep ediyorum. İş göremez hale getirdikleri için tazminat davası açmak istiyorum.” Dedi.

 

5 Mayıs 2015’te, 1 Mayıs’ta polis tarafından darp edilerek gözaltına alınan ve 3 gün sonra serbest bırakılan HDP İstanbul 2. Bölge Milletvekili adayı Salih Şahin, hem gözaltı sırasında hem sağlık kontrolünde hem de adliyede işkencenin devam ettiğini söyledi. Şahin, polisin gözaltında kendisini “Milletvekili nasıl oluyormuş göstereceğiz sana” şeklinde tehditler savurduğuna da dikkat çekti.

 

7 Mayıs 2015’te, Batman Üniversitesi’nde okuyan yurtsever demokrat öğrenciler, 2 öğrenci arasında yaşanan tartışma üzerinde başlayan gerginlikte, olaya müdahale eden sivil polislerin öğrencileri darp edişini protesto etti. Sivil polislerin olay esnasında havaya ateş açtığını ve öğrencileri darp ettiğini belirten öğrenciler, polisin kampustan çıkmasını isteyerek, alkış ve sloganlarla rektörlük binasına kadar yürüyüş düzenledi. Rektör odasını işgal ederek, rektörü istifaya çağıran öğrenciler, odada seslendirdikleri ezgiler eşliğinde halay çekti. Bir süre rektörün gelmesini bekleyen öğrenciler, gelen Batman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Aydın Durmuş’a yaşananları anlatarak, sivil polislerin üniversiteden çıkarılmasını istedi. Polislerin içeriye alınmamasını isteyen öğrenciler ile Durmuş arasında görüşmeler devam ederken, onlarca çevik kuvvet polisi ve sivil polis rektörlük binasına girdi. Polisin geldiğini gören öğrenciler, rektörlük odasının kapısını kapatarak, polisin içeriye girişine izin vermedi. Rektör odasının kapısını kırarak içeri giren polisler, biber gazı kullanarak, öğrencilere saldırdı. Polis, saldırı sonucunda darp ettiği 10’u aşkın öğrenciyi gözaltına aldı. Darp sonucu yaralanan 18 öğrenci sürüklenerek gözaltına alındı.

 

10 Mayıs 2015’te, Diyarbakır Yenişehir’e bağlı Şehitlik Mahallesi’nde 8 Mayıs günü polislerce yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 11 kişiden 5’i tutuklandı. Özel harekat timleri tarafından darp edilerek gözaltına alındıktan sonra İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülenlerden 2’si emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 9 kişi savcılığa sevk edildi. Alınan savcılık ifadelerinin ardından 2’i kişi daha serbest bırakılırken, diğer 7’si “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Diyarbakır Adliyesi Nöbetçi Mahkeme’ye çıkarılan 7 kişiden 5’i aynı gerekçe ile tutuklanırken, 2’si serbest bırakıldı. Tutuklananların isimleri şöyle: Veysi Demir, Veysel Ayhan, Recep Eskici, Şiyar Sincar ve Eyüp Turhan.

 

18 Mayıs 2015’te, İstanbul Üniversitesi öğrencileri, Mayıs ayında yaşamlarını yitiren devrimci önderleri anmak için Havuzlu Bahçe önünde bir araya geldi. Burada, pankart ve afiş asmak isteyen öğrencilerden astıkları bir pankartı indirmelerini isteyen polisler, öğrencilerin pankartı indirmemesi üzerine müdahaleye başladı. Kalkan ve coplarla öğrencilere müdahale eden polisler 11 öğrenciyi gözaltına aldı. Öğrencilerle görüşen İHD üyesi avukat Gülizar Tuncer, gözaltındaki Anıl Can Tuncer, Fatih Hatayoğlu, Fulya Yağcı, Yusuf Sincar, Kamil Tanır, Vural Ulugana, Sümeya Atilla, Çağla Aydın, Ozan Üner, Soner Dabriç ve Sude Ozan Ak adlı öğrenciler uzun süre çevik kuvvet otobüsünde bekletildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube’ye götürüldüklerini aktardı. Öğrencilerle ancak saatler sonra görüşebildiklerini aktaran Tuncel, görüştükleri öğrencilerin tamamının darp edildiğini tespit ettiklerini ve tüm öğrencilerin vücutlarının çeşitli yerlerinde darp ve cebir izine rastladıklarını söyledi. Tuncer, durumu, “Öğrencilerin hepsine ters kelepçe takılmış olduğundan derin kelepçe izlerinin yanı sıra özellikle boyunlarına ve omuzlarına tekme, tokat, yumruklarla vurulmuş, bir kısmı tekmelenerek merdivenlerden atılmış, alınırken ve götürüldükleri araçlarda coplarla dövülmüşlerdi. Yine öğrencilerin anlatımlarına göre, üniversitenin özel güvenlik amiri konumundaki Kenan isimli görevli öğrencilerin üzerine soda şişelerini fırlatmış, polis aracının içine giren çevik kuvvete mensup polisler ise ellerindeki coplarla öğrencileri sırayla dövmüşlerdir” ifadeleri ile anlattı. Kadın öğrencilerin ise gözaltına alınırken taciz edildiklerini aktaran Tuncer, kadın öğrencilere “Siz devrim mi yapacaksınız küçük o…., sizin ananızı…” biçiminde küfür ve hakaretlerde bulunulduğunu aktardı.

 

31 Mayıs 2015’te, İstanbul’da Gezi Parkı eylemlerinin ikinci yıldönümü nedeniyle polis ablukasına alınan Gezi Parkı’nda fotoğraf çektiği gerekçesiyle Zaman Gazetesi muhabiri Emre Şencan yumruklanarak gözaltına alındı.

 

5 Haziran 2015’te Antalya’da 5 Ocak 2015’te polis ekiplerinin “küfür ettiği” gerekçesiyle darp ederek gözaltına aldığı Halil Kara (28) hakkında açılan davaya devam edildi. Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada müşteki sıfatıyla ifade veren polis memurları K.Y. ve M.K., Halil Kara’nın karakolda işkence yapıldığını iddia etmek için kendi kendine zarar vermeye çalıştığını, parmağını ısırdığını, kafasını ise yerlere vurduğunu ileri sürdü. Halil Kara’nın nezarethane demirlerine vurarak kendisini yaralamaya çalıştığını iddia eden K.Y., “ben kendisinin yaralanmasına engel olmak için ayaklarına basmak suretiyle engellemeye çalıştım. Fakat ayaklarıyla beni itekledi. Tekme sallamaya başladı. Ayağımla tekme darbesini azaltmaya çalıştım. Görevimi yaparak sanığa engel olmaya çalıştım. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi. Diğer polis memurunun da aynı ifadeyi tekrarlamasının ardından hâkim, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

 

26 Haziran 2015’te Ankara’da polis ekiplerinin Yüksel Caddesi’ndeki işportacılara yönelik düzenlediği operasyonda gözaltına alınanlardan bir kadına zorla çıplak arama uygulaması yapıldığı ve diz çöktürüldüğü öğrenildi.

 

1 Temmuz 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Roboski’ Köyü’nde sınıra askeri sevkiyat yapılmasını protesto ettikleri için gözaltına alınan 4 çocuğun gözaltında coplanarak işkence görmeleri nedeniyle vücutlarında yara ve morluklar oluştuğu öğrenildi.

 

2 Temmuz 2015’te, Antep’in Şahinbey ilçesinde baskın yapan polislerin yurttaşların “Neden gözaltına alınıyoruz” sorusuna “Siz Kürtsünüz” cevabını verdiği iddia edildi. Baskınlarda aralarında çocukların da bulunduğu en az 5 kişinin darp edilerek gözaltına alındığı belirtildi.

 

3 Temmuz 2015’te Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nde operasyon düzenleyen özel harekât ekipleri 7 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Gözaltına alınan 7 kişiden Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUHAYD-DER) İlçe Temsilcisi Mehmet Bozkurt, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Delegesi Ziya Özberk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski İlçe Örgütü Eşbaşkanı Cemil Rızaoğulları ile İbrahim Bobilik ve Baran Çağlı “yasadışı örgüt üyesi oldukları ve propagandası yaptıkları” suçlamalarıyla 5 Temmuz 2015’te tutuklandı.

 

6 Temmuz 2015’te, 27 Mayıs 2015’te Ankara’nın Keçiören İlçesi’nde operasyon düzenleyen narkotik polisinin gözaltına aldığı 5 kişiye Emniyet Müdürlüğü’ne götürmeden önce boş bir inşaat alanında işkence yaptığı 5 kişinin avukatının yaptığı suç duyurusu üzerine öğrenildi. Suç duyurusunda polislerin şüphelilere elektro şok verdiği ve korkutmak için üzerlerine kuru sıkı tabancayla ateş ettiği ve boş alanda 5 kişiyi darp ettiği iddia edildi.

 

15 Temmuz 2015’te İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde sokakta müzik yaparken polis ekipleri tarafından darp edilerek gözaltına alınan Taylan Atar adlı müzisyen “polis memuruna mukavemet ettiği” iddiasıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

 

22 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde 2 polisin evlerinde öldürülmesinin ardından gözaltına alınan 3 kişinin gözaltında işkence gördükleri ileri sürüldü. Gözaltına alınanlardan M.N.Y. (21) ifade tutanağında, bir araçtan gözaltına alındıklarını, farklı odalara konduklarını, gece sivil bir polisin eline kelepçe taktığını, ilçedeki devlet hastanesine götürüldüğünü, doktorun araca çağrıldığını ve bu şekilde sağlık kontrolü yapıldığını iddia etti. M.N.Y., kontrolden sonra araç içinde yere uzatıldığını, aracın Viranşehir ile Şanlıurfa arasındaki bir noktada durduğunu, farların kapatıldığını ve başına çuval geçirilerek boğazına bıçak dayandığını savundu.

 

26 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 2 gün önce Gever Kültür ve Sanat Derneği’nin bulunduğu parkın özel harekat timlerinin kurşun yağmuruna tutmasının ardından darp edilerek gözaltına alınan ve gözaltında işkenceye maruz kalan Hüdada Tokçu tutuklandı. Emniyet işlemlerinin ardından akşam saatlerinde adliyeye getirilen Tokçu, “Örgüt üyeliği” iddialarıyla sevk edildiği mahkemece tutuklanarak, Hakkari Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

 

27 Temmuz 2015’te Gazi Mahallesi’nde Muhammet Fatih Sivri adlı polisi öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Dündar İrfanoğlu’nun gözaltında ağır işkence uygulamalarına maruz kaldığı iddia edildi. Hastaneye kaldırılan söz konusu kişinin yüzünün tanınmayacak hale geldiği ileri sürüldü.

 

28 Temmuz 2015’te, Ankara’da Suruç katliamı ve son dönemlerde artan gözaltı operasyonlarına dikkat çekilmek için sosyalist gençler tarafından düzenlenen basın açıklamasının ardından polislerce darp edilerek gözaltına alınan Yaşar Öztemel’in işkence gördüğü ortaya çıktı. 12 Eylül Darbesi sürecinde cezaevinde maruz kaldığı işkenceden dolayı psikolojik sorun yaşayan Öztemel’in, gözaltına alındığı sırada gördüğü şiddetin gözaltı sürecinde devam ettiği öğrenildi. Öztemel’in avukatı Murat Yılmaz’dan alınan bilgiye göre, Öztemel’in 11 dosyası olduğu gerekçesi ile gözaltına alındığı sırada ve sonrasında maruz kaldığı şiddetten dolayı yüzünde, bacak ve ayaklarında yara izleri, vücudunun çeşitli yerlerinde ise morluklar oluştu. Öztemel’in, nezarethane ve Adli Tıp Kurumu’nda doktorun gözü önünde şiddet görmeye devam ettiği öğrenildi.

 

29 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün gece saatlerinde Kobanê Caddesi üzerinde seyir halinde bulunan sivil bir araç, Akrep tipi zırhlı araçların içerisinde bulunan polislerce önü kesilerek durdurulmak istendi. Önü kesilmesiyle duran araçtan inen 4 kişi, Cudi Mahallesi’ne doğru kaçmaya çalışırken zırhlı araçlarda bulunan polislerce yaylım ateşine tutuldu. Açılan ateşte kaçmaya çalışanlardan ikisi yaralandı. Yaralananlardan biri olduğu yere yığılırken, yaralanan diğer kişi ise iki arkadaşıyla birlikte olay yerinden uzaklaşmayı başarıp, izlerini kaybettirdi. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, yaralı halde yerde uzanan gencin yanına gelen polisler, gencin el ve ayaklarını tersten bağladı ve yaklaşık yarım saat boyunca başında bekledi. Yaralı genç için ambulans çağrılmamasına tepki gösteren yurttaşlar ise, polislerle tartıştı. Yaşanan tartışma sırasında yurttaşlara silah doğrultan polisler herkesi bölgeden uzaklaştırdı. Yarım saat sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan ve isminin Hasan Nerse olduğu öğrenilen 17 yaşındaki genç, hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

 

29 Temmuz 2015’te,  Ağır psikolojik sorunları olan Nadir Aslan isimli yurttaşın, İstanbul/Esenler’de kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınıp boş bir arazide saatlerce darp edildiği ortaya çıktı. sağlık durumunun da ağırlaştığını belirterek, işkenceci polisler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

 

29 Temmuz 2015’te İstanbul’un Esenler İlçesi’nde polisin kimlik kontrolü yaptığı sırada gözaltına alınan Tuncelili Nadir Aslan’ın boş bir arazide saatlerce darp edildiği İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde yapılan basın açıklamasıyla öğrenildi.

 

31 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne ifadesi alınmak üzere çağrılan Serdar Yavuz isimli gence, polisler tarafından saatlerce işkence yapılmasına ilişkin abla Rojda Karaburun, İHD Diyarbakır Şubesi’ne başvurdu. Kardeşinin hastanedeki fotoğrafıyla başvuru yapan abla Karaburun, İHD’den hukuki yardım talebinde bulundu.

 

31 Temmuz 2015’te,  Urfa ve ilçelerinde şimdiye kadar yapılan operasyonlarda 72 kişi gözaltına alınırken, 24’ü tutuklandı. Gözaltı sırasında 90’lı yılları aratmayan işkencelere maruz kalan geçlerden Ömer Akpolat, başına siyah poşet geçiren polislerin “Kendi elimizle seni İŞİD’e teslim edeceğiz. Git partideki herkese, tüm gençlere söyle bundan sonra sizi gözaltına almayacağız. Sokakta kafanıza sıkacağız” diye tehdit ettiğini belirterek, can güvenliklerinin kalmadığını ifade etti.

 

1 Ağustos 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen C.O, E.A.T., M.K.,: “30 Temmuz gece 23.00 sularında arkadaşlarımla Yenidoğan’da ki evimize giderken 4 arabadan inen sivil polisler bizi durdurdu, ters kelepçe takarak dövdüler, tehdit, küfür ettiler ve sonrasında karakola götürdüler. Ailemizi aramamıza izin vermediler. Hukuki ve tıbbi destek talep ediyoruz. Ayrıca basın açıklaması yapmak istiyoruz.” Dedi.

 

2 Ağustos 2015’te, Diyarbakır Silvan’da Asayiş Büro Amirliği’nin fotoğrafını çektiği iddiasıyla 29 Temmuz tarihinde polislerce üzerine ateş açılarak gözaltına alınan Ömer Ezer isimli genç, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ezer’in avukatı Fırat Bakıroğlu, müvekkilinin gözaltı sürecince darp edildiğini söyledi.

 

3 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde bulunan Yenişehir Mahallesi 8. sokakta Ferhat Encü ve Ergün Sak isimli yurttaşlar, motosikletle geçtiği sırada polisler tarafından ateş açılarak yaralandığı ve daha sonra gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltında polis şiddetine maruz kalan Encü, para cezası kesilerek serbest bırakıldı. Gözaltına alındığı polislerin, kendisini Akrep tipi zırhlı araca bindirip önce TOKİ lojmanlarına götürdüğünü ve burada darp ettiklerini anlatan Encü, ardından ise emniyete götürüldüğünü dile getirdi. Burada da şiddete maruz kalmaya devam ettiğini söyleyen Encü, ehliyeti olmadığı için bin 798 TL para cezası kesilip, motosikletime el konulduktan sonra serbest bırakıldığını anlattı.

 

4 Ağustos 2015’te, İstanbul’un Sarıgazi ilçesinde 30 Temmuz gecesi içinde bulundukları araç sivil polis ekipleri tarafından durdurularak darp edilen, ardından gözaltına alınarak götürüldükleri Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis tarafından hazırlanan ifade tutanakları imzalatılmak istenilen Cenk Orgun, Erkan Altaytaş ve Mesut Koçak adlı gençler, İHD İstanbul Şubesi’ne başvurdu. Gençler gördükleri polis şiddetine ilişkin aileleriyle birlikte dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Darp edilen gençlerden Cenk Orgun’un babası Mehmet Şerif Orgun, çocuklarının işten eve gelirken Van’nın plaka kodu olan 65 plaka kodlu araçların Yenidoğan civarında 4 sivil polis ekibi tarafından durdurulduğunu ve darp edildiklerini söyledi. Darp edilen ve ardından gözaltına alınan oğlu Cenk Orgun ve arkadaşlarına polisin zorla “Eylem hazırlığındaydık” şeklinde hazırlanmış ifadelerin imzalatılmaya çalışıldığını belirten Orgun, durumun açık bir işkence olduğunu ve işkence suçunu işleyen polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını dile getirdi. Gençlerin gözaltına alınmalarının tek sebebinin içinde bulundukları aracın Van’nın 65 plaka kodunu taşıması olduğuna dikkat çeken Orgun, olayla ilgili her türlü yasal işlemin takipçisi olacaklarını belirtti. Darp edilen gençlerden Mesut Koçak ise, polis saldırısına Sancaktepe ile Yenidoğan arasından bulunan bir noktada uğradıklarını ve saldırının olduğu alanda kameraların da olmadığını ve polisin bu noktayı özel olarak seçtiğini söyledi. Koçak, maruz kaldığı polis şiddetini ise şöyle: “Biz daha inmeden arabadan bizi zorla indirip darp etmeye başladı 15 polis. Bize ters kelepçe yaparak darp ettiler. Biz suçumuzu ne olduğunu sordukça daha sert vuruyorlardı. 20-25 dakika boyunca asfalt üzerinde bizi darp ettiler. Kafamı eziyordu biri ve o arada kaşımı patlattı. Biz Sancaktepe İlçe Emniyeti’ne götürülene kadar yolda da darp ettiler.       Gözaltındayken suç gerekçelerinin ne olduğunu sorduklarında polislerden “Bomba ihbarı”, “Eylem hazırlığı”, “Sizi şüpheli gördük” gibi cevaplar aldıklarını dile getiren Koçak, işkence görmelerine rağmen sağlık raporu için götürüldükleri hastanede doktorun kendileri yerine polislere darp raporu verdiğini söyledi. Koçak, işkenceye rağmen kendileri hakkında darp raporu hazırlamadığı için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Polis işkencesine maruz kaldığını belirten gençlerden Erkan Altaytaş da, gözaltındayken bir polis tarafından “Şikâyette bulunursanız başınıza iş gelir” denilerek, tehdit edildiklerini söyledi. Alyataş, tüm tehditlere rağmen işkenceci polisler yargılanana kadar hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

 

5 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, polis onlarca zırhlı polis araç eşliğinde Varol Caddesi’nde seyir halinde olan 73 FE 920 plakalı aracın önünü keserek içerisinde bulunan ve yaşları 22-25 arasında olan 2 genci, zorla gözaltına aldı. Gözaltına alınan gençlerden birinin Nevzat Oğuş olduğu öğrenilirken, polisin gençleri yerde sürükleyerek gözaltına aldığı öğrenildi.

 

6 Ağustos’ta İHD İstanbul şubemize gelen Y.Ç: “ 29 Temmuz’da Taksim’de ara sokakta otururken üç sivil polis yanıma gelip üstümü aradılar, ne varsa aldılar. 300 TL’mi “bu para terörist parasıdır” diyerek çakmakla yaktılar. Arabaya bindirdiler ve darp ettiler, burnum kanadı. Karakola sonra da savcılığa götürdüler, ifade verdikten sonra bıraktılar. Doktor darp edilmeme rağmen rapor vermedi, ben bırakıldıktan sonra Okmeydanı hastanesine giderek rapor aldım. Hukuki yardım talep ediyorum”.

 

7 Ağustos 2015’te, Koma Zap üyesi Yusuf Çetin, İstanbul İstiklal Caddesi’nde Kürtçe müzik yaptığı için sivil polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Yakup Yakaomar, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu:  “Yaralıyı arabaya bindirip, polislerin yanına gittik. Yaralı (Hasan Aşula) halamın oğludur. Polislerden izin aldık, onlar ‘yere koyun’ dediler. Yere koyduk, baktılar, sonra ‘siz götürün’ dediler. Bir araç çağırdık. Onu hastaneye götürdük. Hasan ve Nahide de yaralı idiler. Onları da arabaya bindirip götürdük. Hastanenin önüne vardık,  bir sürü polis de vardı. Aracın etrafını sardılar. Bizi indirdiler. Araba içersinde bulunan yaralılara tekme tokat vurdular. Bizi dışarı çıkarıp, yüz üstü yatırdılar. Bizi dövmeye başladılar. Hakaret ve küfür etmeye başladılar. Başımıza, sırtımıza basıp vuruyorlardı. Sonra 9 kişiyi bir koltuğa sıkıştırdılar. Bizleri üst üstte arabaya bindirdiler. 2 kişi sırtımın üzerinde, öylece karakola götürüldük. Emniyetin girişin de birisi ‘burada kamera var’ onları burada dövmeyin dedi. Orayı geçtikten sonra, bir sürü kişi hazır vaziyette bizi bekliyordu. Hepsi tekme tokat, yangın söndürme tüpü, silahla bizi döve döve koridora götürdüler. Koridorda, ellerimiz arkadan kelepçeli bir vaziyette diz üstü oturttular. Her gelen bizi dövüp hakaret ediyordu. ‘Sizler Ermenisiniz’ diyorlardı. Daha sonra bizi aşağıdaki bodruma indirdiler. Merdivenin aşağısında da her gelen giden polis, burada da bizi dövüyordu. Daha sonra doktora götürdüler. Doktoru emniyette getirmişlerdi. Doktor sadece ‘Nasılsınız’ dedi. Biz de korkudan ‘İyiyiz’ dedik. Daha sonra bizi hücreye aldılar. Bir süre sonra avukatlar geldi. Onlar gelince biraz rahatladık. O zamana kadar bizi öldürmekle tehdit ediyorlardı. ‘Sizi öldürüp olay yerine atarız’ diyorlardı. Benim hiç suçum yoktu. Yaralı olan halamın oğlu idi. Bir insan olarak, yaralı olan birisini doktora götürdüm. Dün akşam ifadeler alındı. Ancak ben emniyette ifade vermedim. Bazı arkadaşlar verdi. 10 sayfa bir dosya koydular. ‘İmzalayın’ dediler, bizde okumadan imzalamayacağımızı söyledik, onlarda ‘uzun sürer’ dediler. Daha sonra imzadan imtina ederek imza attık. Bizi serbest bıraktılar. Hâkimliğe,15 günde bir imza atmaya gideceğiz. O kadar zor bir durumdaydık ki, kimsenin emniyetin önüne gelip beni karşılamasını istemiyorduk, onları da alırlar, bir şey söylerler diye. Bırakılırsam, koşarak ablamın evine gidip kalmayı bile planladım. Hastane önünde ve emniyette maruz kaldığım kötü muamele- işkence tehdit ve hakaretlerin hepsini savcılıkta anlattım, davacı olduğumu söyledim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Ferman Atış, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu: “Amcaoğlum (Hasan Aşula) ayağından yaralıydı. Kardeşi (Nahide Aşula) da yaralı idi,  birde bir komşumuz daha yaralıydı. Onları alıp hastaneye gittik. Hastanede etrafımızı sardılar, bizi indirip yüz üstü yatırdılar. Yaralı olanlara saldırmaya ve dövemeye başladılar. Daha sonra bizleri araca koydular. Hem yaralıyı, hem de annesini dövüyorlardı. ‘Bu Apo’nun piçlerini ayrı ayrı tutmayın, hepsini istifleyin’ dediler. Bizi arabaya koydular ve dövmeye başladılar. Emniyete götürdüler. Hastane önünde bana bakan ve tanıyan polis beni arıyordu. O polis yanıma gelip, beni dövemeye başladı. Ağzıma vurup dişlerimi kırdı. Yangın tüpüyle de başıma vuruyordu. O arada yere döştüm, birisi ‘O it öldüyse onu götürüp olay yerine bırakın’ diyordu. Emniyettin bahçesinde sıraya girip bizi bekliyorlardı, orada dövdüler. Yemin ederek ‘benim suçum yok ben bir şey yapmadım’ diyordum. Onlarda bağırarak ‘Sus sen Müslüman değilsin, Kuran ve Allah adına yemin etme’ dediler. ‘Yatsı namazı kaç rekât’ diye sordular. Cevap verdiğim halde ‘Yok yanlış’ deyip vuruyorlardı. Hepimizi bahçede duvara dizdiler, bizi döve döve kıyafetlerimiz yırtıldı. Teprenmemize dahi izin vermiyorlardı. Birisi bir anda gelip bağırıp çağırmaya başladı. Bize ‘benim devriye arkadaşım yaralı ona bir şey olursa hepinizi öldürürüm, mahallenizi f-16 ile vururuz’ diyordu. Hem hakaret ediyorlardı, hem sinkaflı küfürler ediyorlardı. Ettikleri küfürler ağza alınmıyor. İçlerinden yaşlı olan birisi, silahının namlusunu makatımıza sokarak ‘hepinizi si…, annelerinizi parayla si.., hepinizi sıra ile si..’ diyordu. Bizde önce alınan Emin’i dövüyorlardı, oda bağırıp yalvarıyordu. Polisler ’Sus bizi abi olarak çağırma’ diyordu. Eşinin hamile olduğunu söyledi. Polisler de ona bir şey olursa ‘aha bu teröristler yaptı onlardan hesabı sorarsın’ diyorlardı. Yani bize açıkça işkence ediyorlardı. 2009 yılından beri ismim onların yanında kayıtlıydı. Bilgisayarda isimlerimizin girişini yaptılar. Benim ismimi görünce beni çağırdılar. Birisi eline zımbayı alarak bana bazı isimler saydı. ‘Bunlar nerede kalıyor, nerede yatıp yemek yiyorlar bana anlatmasan dişlerini tek tek çekerim’ dedi. Diğeri de ‘kabloyu getirin’ dediler. ‘Sana elektrik vereceğiz’ dediler. O arada beni dövemeye başladılar. Beni o kadar dövdüler ki, bayıldım açıkça bana ne yaptıklarını bile tam hatırlamıyorum. Sonra beni tekrardan bodruma götürdüler. Sırt üstü yatırdılar. ‘Sizi öldüreceğiz’ dediler. O arada bayılmışım ve kendimden geçmişim. En son bir hemşirenin koluma iğne yaptığını ve ismimi söyleyerek bana seslendiğini duydum. Emniyetin bahçesinde hortumların ve suyun içindeydim. Birisi ‘bu iti getirmeyin’ dedim size diyordu. Bir başkası “O numara yapıyor” diyordu. Sonra kollarımdan tutarak bir sedyeye yatıracaklar numarasıyla aniden beni bıraktılar. Yere düştüm bende. Başımı korumaya çalıştım. Onlardan birisi “Bu it uyanık numara yapıyor” diyordu. Öyle şeyler yapıldı ki yaşadıklarımın yarısını size anlattım. Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. O yaşlı olan polis belki vicdanlıdır diye düşünüyorduk, ama o daha kötüydü. Silah dipçiğini makatımıza sokuyordu. Şuanda da sırtımda dipçik izi var. Her tarafım çok ağrıyor ve açı çekiyorum. O kadar dövdüler ki pantolonumdan kan dışarı çıkmıştı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Metin Mesut Aslan, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu: “Sabah erken Zap (başak) mahallesinde olaylar çıktı. Bende sabah işe gitmek üzere evden çıktım. Önüme bir kalabalık geldi. Arabamı istediler. Bende korkudan vermedim. Sonra oraya baktım, orada yaralı olduğunu gördüm. Bende yaralıları alıp hastaneye götürdüm. Hastane önünde arabamız durduruldu. Bizleri arabadan dışarı çıkardılar. Bizleri yüz sütü yatırdılar. Anons edip ‘Sultan gelsin’ dediler. Ne olduğunu bilmiyorduk. Bir anda zırhlı bir araç geldi. 9 kişiydik, hepimizi arkadaki koltuğa üst üstte attılar. Arabada dövmeye başladılar. Bizi emniyette götürdüler. Girişte birisi ‘arkadaşlar burada kamera var kimse bir şey yapmasın’ dedi. Kamerayı geçtikten sonra polisler sıraya dizilmişlerdi. Bizi bekliyorlardı. Sırayla tekme-tokat, yangın söndürme cihazı ve silah dipçikleriyle vurmaya başladılar. Bizleri döve döve yere yatırdılar. Başıma vurulan bir şeyle, ben kendimden geçtim. Bir sürü kan aktı, arkadaşlarımın hepsi de aynı işkenceye maruz kaldı. Ayak bileğime silahın namlusuyla bastılar. Gördüğünüz gibi halen yarası mevcuttur. Emniyettin içinde bizi yüzükoyun yatırıp ‘sürünün’ dediler. Merdivenlerden sürünerek, bizi bodrum katına indirdiler. Orada da bizleri yarım saat dövdüler. Daha sonra bizi nezarethaneye koydular. Bizi hastaneye götürmediler. Doktoru oraya getirdiler. Silah dipçiği, yangın söndürme tüpü, tekme-tokat yani ne buldularsa, onunla dövüyorlardı. Aşağıda burnum kırıldı. Kan akıyordu. Doktor istedim ‘Yok’ dediler. Yarım saat sonra bir doktor getirdiler. Elinde sadece kalemi vardı. Hazır olan adli tıp raporu kâğıtları masanın üstündeydi, onları doldurup imzaladı o kadar. Sizi öldürmedik sağ bıraktık, dışarı çıkın, artık size ne oluyorsa umurumda değil muamelesi yapıyorlardı. Çıktıktan sonra polisten bir peçete istedim. Kan durmuyordu çünkü. Polis bir peçete verdi. Onu yaranın üstüne koydum. Peçeteyi yaranın içe soktum ve kanı öyle durdurdum. Daha sonra adliyeye gittik. İfademiz alındı. Maruz kaldığımız uygulamalar üzerine şikâyetçi olduk. Yaşadıklarımızın hepsini savcılıkta anlattık. Kıyafetlerimizin hepsini aldılar. Kıyafetlerimin hepsi kan içindeydi, kıyafetlerim de iş kıyafetleriydi. Serbest bırakıldıktan sonra hastaneye gidip pansuman yaptım, ayrıca raporda aldım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Metin Sönmez, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu: “Sabah erken silah ve kalabalık bir sesle uyandım. Yaşlı birisinin yerde yaralı olduğunu gördüm. Onu arabaya alıp hastaneye götürdük. Hastane girişinde polisler, araca saldırmaya başladı. Bir şey demeden aracı silahlarla taradılar. Bizi arabadan indirip dövmeye başladılar. Arabanın lastiğini patlattılar. Orada bizlere işkence yapıldı. Daha sonra bizi emniyette götürdüler. Orada da bize işkence yapıldı. Hakaret ve küfürlere maruz kaldık. ‘Sizler Ermenisiniz’ dediler. Ben insanlık için yaralıyı hastaneye getirdim. O saatte kimi hastaneye götürseydim, aynı işkenceye ve saldırıya maruz kalacaktık. Emniyette bizi sabit tuttular, teprenmemize izin vermediler. Eller arkada bağlı bir şekilde tutular. Bir ara lavaboya gidince boynumu ovalamaya çalıştım ancak polisler, bu hareketim üzerine beni dövmeye başladılar” şeklinde beyanda bulunmuştur.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Emine Bayar, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu: “Sabah 07:00 dan akşama kadar bize işkence yapmaya devam ettiler. Her gelen bizi dövüyordu.  Ellerimiz kelepçeliydi. Başımızı duvarlara vurup durdular. Kaburgalarım kırıldı. Emniyetin 2. Katında, ifademizin alındığı yerde bizi dövdüler. Ben bayıldım birisi ‘onları bana getirin’ dedi. ‘Onları öldürür sonra da olay yerine atarız’ diyorlardı. Yaralı olanı insanlık için götürdük, ancak polislerin saldırısına maruz kaldık. Silahı üzerimize sıktılar. Yaralı olana araçta silah sıkıldı ve orada öldürüldü. Arabada olan Celalettin Kanat’ı da yaraladılar. O da şimdi Şırnak devlet hastanesinde yatıyor. Onun da durumu ağır. Polisler yaralı olana silah sıkmasaydı, yaşamını yitirmezdi. Polis onu bilerek öldürdü. Arabanın kapısını açıp arabanın içinde ona silah sıktılar. Avukatlar gözaltında bize ulaşmamış olsalardı, kesinlikle bizi de öldüreceklerdi. İşkence yapanları görürsem tanırım, zaten bizi döveni çok iyi tanıyorum. Sultan lakaplıdır, uzun boylu, zayıf, yuvarlak yüzlü, beyaz sakalı, saçları dökülmüş. Hastaneden infaz edileni gördük, ama kimin vurduğunu görmedik, polisler silahla taradığı için bizde şoka girdik. Polis sayısı çok olduğu için kimin vurduğunu bilmiyoruz. Ancak kamera görüntülerine bakılırsa, kimin vurduğu ve bizlere yapılan işkenceyi görürüsünüz” şeklinde beyanda bulunmuştur.

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Behçet Armağan, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu: “ Beni Başak mahallesinde darp ettiler. Nezarethaneye gelene kadar bu darp olayı sürdü.”

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Reşit Reyhan, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu: “Hastanede evdeydik. Çocukları aşağıya götürmeye çalıştım. Kardeşim Bengin’i evde vurdular. Kardeşimi hastaneye götürdük. Aracımız hastane kapısında polislerce tarandı. Araçtan indirip darp ettiler. Silah kabzalarıyla araba içerisinde ve emniyet nezaretine kadar darp etiller.”

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Hamit Algur, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu:“Başak mahallesinde oturuyorum. Silah sesleriyle uyandık. Patlama sesleri, kadın çığlıkları. Dışarıda komşu kadın yardım istiyordu. Bir genç vurulmuştu. Polisler ‘Yaralıyı bırakıp gidin’ dedi. Daha sonra yaralıları aldık. Bir araç alıp hastaneye gittik. Hastane önünde durdurulup darp edildik, araçta darp edildik, gözaltında darp edildik, otobüsten indirilirken darp edildik, nezarette darp yoktu. Omuzumda çıkık var.”

 

7 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan Abdullah Armağan, İHD-TİHV heyetine şu beyanlarda bulundu:“Coplarla başımı 4-5 yerden kırdılar. Üzerimdeki kanların hepsi benim, hastaneye götürülmedik. Yaralıları hastaneye götürdüğümüzde, bizi zapt edip hastane önünde gözaltına aldılar. Yaralıyı hastaneye götürürken hastane girişinde gözaltına alındım. Emniyete götürülene kadar araba içerisinde darp edildim. Sol el ve kolda derisinde yaralanmalar var.”

 

8 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 5 Ağustos’ta bir şantiyeye baskın düzenleyen özel harekat timinin 52 işçiyi gözaltına aldığı ve işkence yaptığı öğrenildi. İşçilerin gözaltına alındığı sırada özel hareket timleri tarafından, yüz üstü elleri arkadan bağlanmış ve yan yana dizilmiş şekilde tutuldukları ve bu sırada işçilere bir özel harekat timinin hakaret ve tehditlerde bulunduğu görüntüler yayınlandı. “Ne yaptı lan size bu devlet? Hepinizi tanıyorum ben. Kim ki hainlik yapıyor karşılığını görecek! Türk’ün gücünü göreceksiniz!” şeklinde tehdit edilen gözaltı işlemi ile ilgili Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan işçiler, gözaltında işkence ve kötü muamele gördüklerini söyledi.

 

10 Ağustos 2015’te, 3 kişinin yaşamını yitirdiği onlarca kişinin de yaralandığı Şırnak’ın Silopi ilçesinde gözaltında, 1990’lı yılları aratmayan işkence ve tecavüz vahşetinin yaşandığı ortaya çıktı. Yaralıları hastaneye götürürken gözaltına alınan yurttaşlardan F.A., gözaltında tecavüz vahşetini şu sözlerle anlattı: “Bize bir çok şey yaptılar, aklım başımdan gitmişti hatırlayamıyorum. Bazı polisler silahlarının namlusunu pantolonumuz içerisinde gezdirerek makatımıza soktu. Çok farklı şeyler yaşadık.”

 

12 Ağustos 2015’te, Bingöl’de, DBP İl Örgütü Eşbaşkanı Mervan Temiz’in de aralarında bulunduğu 5 kişinin tutuklanması ardından, HDP ve DBP il örgütleri tarafından yapılan yazılı açıklamada tutuklanan 5 kişinin gözaltında işkence gördüğü belirtildi. Açıklamada “Gözaltındakiler ters kelepçe, saç çekme ve vücudun hassas bölgelerine çeşitli yöntemlerle darp etme ve ayrıca ilk 24 saatlik süre zarfında avukatları ile dâhil görüştürülmeme gibi durumlarla karşılaşmış, sonrasında avukat görüşmesine bile ters kelepçeli bir şekilde getirilmiştir” denildi.

 

21 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde sabah saatlerinde Karahasan ve Kürtük mahallelerinde bulunan bazı adreslere özel hareket polislerince eş zamanlı baskın yapıldı. Mahallelere etrafa rast gele ateş açarak giren polisler, aralarında boş bir ev ve kız Kuran kursunun da bulunduğu birçok adrese baskın yaptı. Polislerin kapıları koçbaşları ile kırarak gerçekleştirdiği ev baskınlarında Bekir Söğüt (20) ve Bayram Özkan (20) isimli gençler gözaltına alınırken, Söğüt’ün ailesi feci şekilde darp edildi.

 

21 Ağustos 2015’te,  Mersin’in Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde deniz kenarında Halk Cephesi üyeleri tarafından organize edilen yaz kampına yapılan polis baskınında gözaltına alınanların gözaltına alındığı sırada ve karakolda polis tarafından işkence edildiği öğrenildi. Gözaltına alınan 42 kişinin feci şekilde darp edildiği görülürken Yakup Aslan isimli Halk Cephesi üyesinin başparmağında kırık, sağ kulağında yırtılma olduğu görüldü. Polisin kendisini gözaltına alırken kulağını ısırdığını söyleyen Aslan, polis aracından elbiselerinin parçalandığını ve sonrasında ise boş bir odada işkence edildiğini söyledi. Öte yandan adliyede işlemleri devam eden 17 kişiden 10’u “örgüt üyesi olmak” iddiası ile tutuklanırken 7’si ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

 

23 Ağustos 2015’te, Bitlis DBP Hizan İlçe Yöneticisi Adnan Şimşek, Kültür Mahallesi’nde bulunan kendisine ait Feqiyê Teyran Çay Bahçesi işletmesine özel harekat polislerince yapılan baskınla gözaltına alındı. Akşam saatlerinde işyerine yapılan baskının ardından gözaltına alınan Şimşek’in özel harekat polislerinin hakaretlerine uğradığı belirtildi. İşyerinden kelepçe ile çıkarılan Şimşek’in Hizan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi.Adnan Şimşek 27 Ağustos günü tutuklanarak Bitlis cezaevine konuldu.

 

23 Ağustos 2015’te, Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Somuz (Sağınlı) köyüne bağlı Deşta Ovê mezrasında koçerlik yapan ve dün akşam rahatsızlanan bir yurttaşın Hizan Devlet Hastanesi’ne getirilmesinin ardından özel harekat polisleri hastaneye baskın düzenledi. Hasta ve 2 refakatçiyi gözaltına alan polislerin, refakatçilerden birinin yöresel kıyafet şal û şepik giydiği için baskın yaptığı öğrenildi. Hastane çalışanlarına bağıran polislerin gözaltına aldığı yurttaşları darp ettiği belirtildi. Bitlis’in Hizan ilçesi Somuz (Sağınlı) köyüne bağlı Deşta Ovê mezrasında koçerlik yapan ve dün akşam rahatsızlanarak Hizan Devlet Hastanesi’ne getirilen Aydın Eşlik (16) ile ona refakat eden Mehmet Eşlik (45) ve Abdulhekim Çakar’ın (40) dün gece hastanede gözaltına alındıktan sonra götürüldükleri İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde işkenceye maruz kaldığı ileri sürüldü. Aydın Eşlik’in yöresel şal û şapik giydiği için refakatçileri ile birlikte polisler tarafından kargatulumba gözaltına alındığı öğrenildi. 3 yurttaşın bir süre emniyette tutulduktan sonra tekrar hastaneye getirildiği bilgisine ulaşıldı.

 

24 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi’nde Halk Meclisi’nin operasyon ve saldırılara karşı “Öz yönetim” ilan etmesinin ardından çıkan olaylarda polis tarafından gözaltına alınan 25 yaşındaki Figen Şahin ile görüşen Avukat Evin Bahçeci, Şahin ve beraberindeki 3 kişinin gece TEM şubeye götürüldüklerini ve gece boyunca her birine ayrı-ayrı işkence edildiğini söyledi.

 

25 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Nuh Mahallesi’nde, motosikletleriyle seyir halindeyken akrep tipi zırhlı araçtan kurşun yağmuruna tutulan Selahattin Salon ve Nihat Ayık isimli iki gencin, motosikletleri durdurulduktan sonra darp edilerek gözaltına alındığı öğrenildi.

 

30 Ağustos 2015’te Şırnak’ta ev baskını düzenleyen özel harekât timlerinin darp ederek gözaltına aldığı Mehmet Bilir (65) ile oğulları Lokman Bilir, Ali Bilir ve Mustafa Bilir’in durumu ağırlaşınca Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak müşahede altına alındıkları öğrenildi.

 

2 Eylül 2015’te, Van’da 1 Eylül’de, polis tarafından düzenlenen ev baskınlarında Hüseyin Er ve ismi öğrenilemeyen bir yurttaş, kent merkezindeki arama noktalarında ise Zeki Çiçek, Naci Teke ile Faysal Tarkan isimli yurttaş gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 5 kişinin işlemleri devam ederken, gözaltındaki oğlu Hüseyin Er ile görüşen Yaşar Er, gözaltındakilere işkence yapıldığını söyledi. Emniyette oğluyla görüşmelerine 5 dakikalığına izin verildiğini belirten Er, yüzü yara bere içinde olan çocuğunun işkence altında olduğunu savundu.

 

4 Eylül 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde, 4 polisin yaşamını yitirdiği patlamanın ardından Dargeçit Belediyesi’nde çalışan Hamza Dikmen (36) polis tarafından gözaltına alındı. Dikmen, gözaltına alındıktan sonra akşam saatlerinde serbest bırakılırken, polisin şiddetine maruz kaldı. Belediyenin önünde gözaltına alındığı belirten Dikmen, polislerin yanlarında bulunan kaleşnikofa ısrarla dokundurmak istediğini söyledi. Dikmen, “Emniyette bana saldırı ile ilgili sorular sordular. Saldırı ile ilgimi olmadığını söylediğimde ise polisler bana saldırdı. Saldırı sonrasında burnumdan ve kulağımdan kan geldi. Hastanede kulağıma dikiş atıldı” diye konuştu.

 

6 Eylül 2015’te İstanbul’un Sultangazi İlçesi’ne bağlı Gazi Mahallesi’nde gözaltına alınan 4 kişinin götürüldükleri Terörle Mücadele Şubesi’nde darp edildikleri öğrenildi.

 

8 Eylül 2015 akşamı, HDP İstanbul Bağcılar ilçesine saldıran ırkçı guruplara müdahale etmeyen polis, saatlerce süren ablukanın ardından ilçe binasında mahsur kalan HDP’li yöneticilerin de aralarında bulunduğu 63 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar daha sonra serbest bırakılsa da; HDP’liler gözaltında polis şiddetine de maruz kaldığı iddia edildi.

 

11 Eylül 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinin Mescit Mahallesi Tarancı Caddesi üzerinde bulunan bir markete dün akşam özel harekât polisleri tarafından yapılan baskında gözaltına alınan ikisi kadın 4 kişinin, polisler tarafından darp edilerek işkenceye maruz kaldıkları belirtildi. Alınan bilgilere göre dün akşam yapılan baskında gözaltına alınan market sahibi İhsan Ezer ve markette bulunan Mehmet Dinçer, Güler Aruk ve Muazzez Moğol adlı yurttaşların sağlık kontrolünün ardından ve bugün Silvan’da herhangi bir işlem yapılmadan Diyarbakır TEM Şubesi’ne gönderildi. İddiaya göre hastaneye getirilen yurttaşların feci şekilde darp edildikleri ve işkenceye maruz kaldıkları öğrenildi.

 

11 Eylül 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen K.Z: “… 9 Eylül günü Cizre’de yaşanan katliamı protesto etmek için Taksim Burger King’te pankart açtık… Bunun üzerine polisler bizleri döverek, işkence yaparak gözaltına aldı. Raporlarınızda yer almasını ve tıbbi destek talep ediyoruz.”

 

11 Eylül 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen C.M.S: “9 Eylül günü Cizre’de yaşanan katliamı protesto etmek için Taksim Burger King’te pankart açtık… Bunun üzerine polisler bizleri döverek, işkence yaparak gözaltına aldı. Raporlarınızda yer almasını ve tıbbi destek talep ediyoruz.”

 

12 Eylül 2015’te, Van’da 12 Ağustos’ta, polis tarafından düzenlenen ev baskınında M.K. (17) isimli genç kadın gözaltına alındı. Van Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen M.K., ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Bulunduğu Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nden TUHAD-DER Van Şubesi’ne mektup gönderen M.K., emniyette polis tacizine maruz kaldığını ve 28 kişi tarafından tecavüz edilmekle tehdit edildiğini iddia etti. Genç kadın mektubunda şunları belirtti: “12.08.2015 öğleden sonra gözaltına alınmam ile beraber 10’a yakın polis üzerime atlayıp beni kelepçelemeye çalışıyorlardı. Ben onlara karşı direndikçe sayıları artırıp beni darp etmeye başladılar. İki kişi ayaklarımdan bir kişi kollarımdan tutarak, bir diğeri saçımı çekerek yüzüme tekme atarak yerdeki bütün tozu yüzüme atıyordu. İki polis kollarımı sıkıp darp ederken bir diğeriyse belimi ve kalçalarımı tekmeliyordu. Ağza alınmayacak her türlü hakaret ve küfürleri ediyorlardı. Kafamı her kaldırışımda boynuma tekme atıyorlardı. Beni panzere koymalarına izin vermeyince tekmeleyip saçımdan tutup panzere attılar. Gözaltında beni sorgulayan kişi sorgu odasını polislerle doldurup ’28 kişinin sana tecavüz etmesini ister misin?’ diyordu. Fotoğraflarımı çekmek istiyorlardı. İzin vermeyince iki polis sırtımdan tutup beni kaldırmak istediler. Ben yüzümü çevirip gözümü kapayınca, biri göz kapaklarımı açmaya çalışırken diğeri nefessiz bırakıp darp etmeye başladı. Daha sonra kemer getirip falakaya yatıracaklarını söylediler. Arkadan kelepçelenmiş, yara olmuş bileklerimi daha çok sıkıştırarak sağ bacağımı kaldırıp kelepçenin üzerine bıraktılar. O an nefessiz kalıp düştüm. Tekrardan kaldırdılar ve sol göğsüme tekme atıp beni tekrardan düşürmek istediler. Çıplak arama yapıldıktan sonra gece saat bir buçukta nezarethaneye götürüldüm. Hiçbir yere dokunamıyordum, bileklerim kan toplamıştı. 17 yaşında olmama rağmen TEM’de tutuldum.”

 

12 Eylül 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesinde haber takibi yaptıkları sırada gözaltına alınan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) muhabirlerinden Ahmet Kanbal, götürüldüğü emniyette ajanlık dayatmasına maruz kaldığını söyledi. Darp edilerek gözaltına alındığını dile getiren Kanbal, polisin kendisini emniyete götürmek yerine saatlerce çatışmanın yaşandığı bölgede yanında dolaştırdığına dikkat çekti. Kanbal, çatışmaların yaşandığı karakol girişinde bahçe tellerine sırtı dönük vaziyette beklettiklerini söyledi.

 

12 Eylül 2015’te, İstanbul’da 10 Eylül’de ırkçı grupların saldırılarına karşı HDP Sancaktepe ilçe binası önünde nöbet tutanlara polisin saldırısı ardından gözaltına alınan 6 HDP üyesi, götürüldükleri Sancaktepe Kaymakamlığı’nda işkenceye maruz kaldıklarını anlattı. Polis işkencesine maruz kaldığını belirten HDP Sancaktepe İlçe Yöneticisi Rojda Irmak, saldırı sonrası eve giderken yüzü maskeli polislerin ağır hakaret ve cinsiyetçi küfürlerle saldırdığını ve kendisini gözaltına aldığını söyledi. Polisin 4 kişiyle birlikte kendisini de götürdüğü Sancaktepe Kaymakamlığı binasında tekme tokat dövdüğünü dile getiren Irmak, “Sancaktepe Kaymakamlık binasında ters kelepçe taktılar. Olay yerinden alınan 4 kişiyle beraber bizi aynı odaya sokup tekmelerle sırtımıza vurup üstümüze bastılar. Kaburga kemiğime darbe aldım. Kolumda ve sırtımda iz olduğu halde Kartal Yunus Emre Devlet Hastanesi’nden temiz raporu verildi” dedi. Olayın sadece bununla da sınırlı kalmadığını, yanlarına gelen her polisin kendilerine “teröristler” diyerek, sözlü taciz ettiğini ifade eden Irmak, götürüldüğü Sancaktepe Polis Karakolu’nda ise çıplak aramaya maruz kaldığını dile getirdi. Irmak, kendisine işkence eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirtti. Darp edilenlerden HDP İstanbul Gençlik Meclisi Üyesi Edip Piraz da, ” Yüzü maskeli polisler akrepten inip yolumuzu kestiler. Ne olduğunu anlamadan bize saldırdılar. Yere yatırıp silah dipçiğiyle ve tekmelerle bize vurdular” sözleriyle polis şiddetini anlattı.

 

13 Eylül 2015’te, Van’da polislerce gözaltına alınan N.İ. (17) isimli kız çocuğu, başına çuval geçirilip, şehir dışına çıkartıldığını, darp, hakaret, tehdit, çıplak arama ve DAİŞ’e teslim etmekle tehdit edilip düzmece bir ifadeyi imzalamaya zorlandıktan sonra tutuklandığını söyledi.

 

14 Eylül 2015’te, Bitlis’in Hizan ilçesinde 12 Eylülde, motosiklet ile seyir halinde olan Saha Erol ve Rubar İnal isimli yurttaşlar, özel hareket polisleri tarafından durdurularak gözaltına alındı. Erol ve İnal’ın gözaltında tutulduğu süre zarfından işkenceye maruz kaldığı belirtildi. Vücutlarının her yerinde işkence izleri olduğu kaydedilen İnal ve Erol’un yürümekte güçlük çektiği aktarıldı. Hizan İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde tamamlanan işlemlerinden ardından adliyeye sevk edilen Erol ve İnal, “Örgüt üyesi” iddiasıyla tutuklandı.  .

 

15 Eylül 2015’te, Van’ın merkez Edremit ilçesine bağlı Yenimahalle’de 12 Eylül Cumartesi günü düzenlenen Cizre protestoları esnasında polis, onlarca zırhlı araçla mahalleyi ablukaya alarak, rastgele ateş açıp mahalleyi gaza boğdu. Polis saldırısı öncesi arkadaşlarıyla bir araya gelip sohbet eden A. Alkan isimli 16 yaşındaki çocuk ve beraberindeki 4 arkadaşı polisin araçtan inip kendilerine yaklaşması ile korkarak koşmaya başladı. Polisin onlarca kez gerçek mermilerle ateş açması sonucu korkup duran Alkan’ın dipçikle başı kırıldıktan sonra yüzlerce metre çıplak ayakla yerde sürüklendiği belirtildi. Yüzü kan içinde bırakılan Alkan’ın polisler tarafından eylemciler tarafından yakılan ateşin içine sürüklendiği, mahallelinin tepki göstermesi üzerine polisin Alkan’ı zırhlı araca bindirdiği, görüntü çekmeye çalışanlara ise küfür ve hakaret edip silah doğrulttuğu ileri sürüldü. Çocuk Şube’ye götürülmesi gerekirken, TEM Şube’ye götürülen Alkan’a burada da işkence edildiği ve polis zoruyla düzmece bir ifadeye imza atmak zorunda bırakıldığı iddia edildi. Alkan’a yapılanlar bununla da sınırlı kalmazken çıkartıldığı nöbetçi mahkemede ise eli kelepçeli ve psikologun olmadığı kaydedildi. Alkan çıkartıldığı mahkemede “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak Van M Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

 

15 Eylül 2015’te, Denizli’de, HDP’ye yönelik ırkçı saldırıları kınamak için 13 Eylül’de yapılan yürüyüşe katıldıktan sonra gittiği Meska Parkı’nda polislerce gözaltına alınan 15 yaşındaki M.O. (15), polisin “Pis Kürt, devlet haini” şeklinde hakaretler ederek kendisini tekme tokat dövdüğünü söyledi. Emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakılan M.O., parkta arkadaşları ile oturdukları esnada 3 aracın yanlarına geldiğini ve araçtan inenlerin kendisini çağırdığını anlattı. Polisin hiçbir şey söylemeden kendisini yere yatırarak, ters kelepçe taktığını belirten M.O., “Beni yere yatırıp kelepçelediler. O esnada 4 polis bana tekme tokat vurmaya başladı. Ne olduğunu anlamadım. ‘Neden bu işkenceyi yapıyorsunuz’ diye sorunca bana ‘Sus pis Kürt, sus pis devlet haini’ şeklinde bağırdılar” dedi. Polis işkencesinin karakola götürülünceye kadar devam ettiğini söyleyen 15 yaşındaki çocuk, götürüldüğü Çocuk Şube’de de hakaret ve işkenceye maruz kaldığını savundu.

 

17 Eylül 2015’te, Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Yiğitler (Meman) Mahallesi’nde 15 Eylül günü askerler tarafından bir araç içerisinde gözaltına alınan 3 HPG’linin, tutuldukları Tekman İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde doktor gözetiminde ağır işkence altında olduğu iddia edildi. Polisler tarafından servis edilen fotoğraflarda ise ağır işkenceden geçtikleri anlaşılan HPG’lilerin, el ve ayaklarının bağlandığı, her taraflarının kan içerisinde olduğu görüldü. Elleri arkadan bağlı bir HPG’linin ise bilincinin kapalı olduğu fotoğraflara yansıdı. İlk gün Tekman Devlet Hastanesi’nde yapılan sağlık kontrolünde ise HPG’lilere ilişkin “Darp yok” şeklinde rapor verildiği öğrenildi.

 

17 Eylül 2015’te, Urfa’nın Viranşehir ilçesinde, savaşa karşı yapılması planlanan ancak İlçe Kaymakamlığı tarafından engellenen barış yürüyüşü öncesi ve sonrası yapılan operasyonlarla gözaltına alınan 23 kişiden Erdi Ceylan isimli yurttaş, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Aralarında D.G., H. S., M. K., Ş. İ., A.E. isimli 5 çocuğunda bulunduğu 22 kişi ise İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri ardından adliyeye çıkarıldı.  Şeyhmus Çelik, Zilan Demir, Süleyman Ektiren, Leman Tatlı, Hasan Alan, Seydo Turgut, Bahoz Cin, Pelda İnan, Mahmut Güneş, Mehmet Nur Çoban, Serhat İnan, Selami Çiftçi, Ferman Mendanlıoğlu, Sultan Çeviren, Faruk Ceylan,Hüsamettin Akyol ile Bilal Erdem adlı yurttaşlar ile 5 çocuğun savcılıktaki ifadeleri başladı. Savcılıktaki ifadeler devam ederken, HDP Urfa milletvekilleri Leyla Güven, Dilek Öcalan ve gözaltına alınan yurttaşların yakınlarının da adliye önündeki bekledi. Gözaltındaki yurttaşlar ve avukatları ile görüştüğünü belirten Güven, 22 kişinin tamamına gözaltına işkence uygulandığını ancak ilk alınan 4 kişiye uygulanan işkencenin ise insanlık dışı boyutlarda olduğunu belirtti.

 

19 Eylül 2015’te, Muş’un Bulanık ilçesi Şehitlik Mahallesi’nde dün yapılan ev baskınlarında gözaltına alınarak İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen biri çocuk 6 kişiden Yusuf Selvi emniyetteki ifadesinin ardından erbest bırakılırken, Maşallah Selvi ve oğulları Yunus ve M.S. (16) ile Ali Kaya ve Ömer Topcu akşam saatlerinde adliyeye getirildi. Savcılık ifadelerinin ardından “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen biri çocuk 5 kişiden Maşallah Selvi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Yunus Selvi, M.S.(16) kardeşler ile Kaya ve Topcu tutuklanarak Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 3 oğlu ile birlikte gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan baba Selvi, tutuklanan Yunus ve M.S.’ye emniyette işkence edildiğini söyleyerek, çocuklarının vücudunda işkence ve darp izlerinin bulunduğunu vurguladı. Öte yandan adliye binası önünde bekleyen ailelerin gözaltında yapılan işkence ve haksız tutuklamalara tepki göstermesi üzerine kısa süreli gerginlik çıktı. Gerginlik sırasında İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı, “Daha bu başlangıçtır durun hele daha çok çakal alacağız” tehditlerini savurdu.

 

19 Eylül 2015’te, Van’ın Edremit ilçesinde, 12 Eylül’de yapılan Cizre protestolarında polislerce gözaltına alınarak ardından “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanan 17 yaşındaki O.K.’nin gözaltında işkenceye maruz kaldığı iddia edildi. Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan O.K.’nin gözaltına alınırken, Çocuk Şube yerine götürüldüğü TEM Şube’de kafasına polislerce silah dipçiğiyle vurulduğu ve vücudunda darp izleri olduğu belirtildi. Polisin psikolog gözetiminde ifade vermesi gereken O.K.’yi kelepçeli bir şekilde sorguladığı ve üzerinde psikolojik baskı kurduğu belirtildi.

 

19 Eylül 2015’te, Urfa’nın Viranşehir ilçesinde 14 Eylül günü özel harekat polisleri tarafından ablukaya alınan parkta gözaltına alınıp tutuklanan Selami Çiftçi ve Şeyhmus Çelik’e gözaltında işkence yapıldığı belirtilirken, Çiftçi’nin gözaltı sonrası görüntüsü işkenceyi doğruluyor. Polislerin silahla yaraladığı Çiftçi’nin, tedavisi tamamlanmadan cezaevine gönderildiği öğrenildi.

 

26 Eylül 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesinin girişindeki Şapatan (Altınsu) köyü Elde mevkisinde zırhlı araçlarla konumlanan özel harekat timleri, köyün içine doğru rastgele ateş açtı. Köyü ablukaya alıp gelişigüzel tarama yapan özel harekat timleri ardından da orada bulunan bir iş makinesi operatörüne hakaretler yağdırarak, gözaltına aldı. İş makinesine el koyan polisler, operatörü ise İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü.  Şemdinli’nin özel harekat timleri tarafından gözaltına alınan iş makinesi operatörü Zikri İzci, götürüldüğü emniyette polisler tarafından darp edilerek, hastanelik oldu.

 

30 Eylül 2015’te, Adana’da Suruç katliamında yaşamını yitirenleri anmak için düzenlenecek etkinliğin çağrısını yapan bildirileri dağıtan Çukurova Üniversitesi öğrencisi 13 kişi polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

 

1 Ekim 2015’te Mardin’in Nusaybin İlçesi’ndeki operasyonda gözaltına alınan Şehriban Altınışık “yasadışı örgüt üyesi oldukları” iddiasıyla tutuklandı. Şehriban Altınışık’ın gözaltında işkence gördüğü ve kolunun kırıldığı belirtildi.

 

3 Ekim 2015’te, Diyarbakır Silvan’da ablasının evinde gözaltına alınan Ahmet Solmaz (17), Silvan Emniyeti’nde işkence gördüğünü ardından götürüldüğü Diyarbakır TEM’e işkencenin devam ettiğini belirtti. Diyarbakır TEM’de insanlık dışı işkenceye maruz kaldığını avukatına anlatan Ahmet’in “Beni burada bırakmayın, tekrar işkence yapacaklar” dediği belirtildi. Avukat Şivan Cemilözen, müvekkili Ahmet’in çok fazla işkence gördüğünü ve Silvan’da öldürülen iki subay olayında gözcülük yaptığı ile ilgili bir ifade hazırlanıp işkence zoruyla kendisine imzalattırıldığı ifade edildi.

 

7 Ekim 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde Halil Deniz, Ferze Aslan ve oğlu Rizgar Aslan, yakınlarını ziyaret ettikleri Devlet Hastanesi çıkışında durdurularak gözaltına alındı. Gözaltı gerekçeleri öğrenilmeyen yurttaşlar, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Öte yandan iki gün önce ilçenin Yenituran Mahallesi’nde özel harekat polisleri tarafından gözaltına alınan Abdullah Ak adlı genç, çıkarıldığı mahkemece denetim serbestlilik şartıyla serbest bırakıldı. Ak’ın gözaltında işkenceye maruz kaldığı belirtildi.

 

10 Ekim 2015’te, Ankara’da gerçekleşen katliama yönelik protesto eylemleri İzmir’in bir çok ilçesine yayıldı. Alsancak’ta gerçekleştirilen protesto eylemine polisin saldırısı ile gözaltına alınanların sayısı ise 64’e yükseldi. Gözaltına alınanların ağır darpa maruz kaldığı görülürken, gözaltına alınanlar Konak’taki Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Öte yandan Bornova ilçesine bağlı Doğanlar Mahallesi’nde İzmir Belediyesi’ne ait bir otobüsün ateşe verildiği öğrenilirken güvenlik gerekçesi ile İzmir’de toplu ulaşım seferlerinin durdurulduğu açıklandı. Menemen’de ise gözaltına alınmaya çalışan Menemen HDP ilçe Eşbaşkanı Fatma Aygül’ün polisin hakaretlerine maruz kaldığı, polislerin Aygül’ü, “Bir kadın olarak seni ayağımızın altına alırız” şeklinde tehdit ettiği iddia edildi.

 

16 Ekim 2015’te, Ankara’daki katliamla ilgili olarak “Ankara’da bomba patlayacak” isimli @drbereday isimli twitter hesabını kullandığı iddiasıyla gözaltına alınıp Ankara’ya getirilen HDP’li Mehmet Serhat Polatsoy’a suçlamaları kabul etmesi için işkence yapıldığı belirtildi.

 

4 Kasım 2015’te,  Erzurum’un Karayazı ilçesi Yenimahallede serbest bırakılıp yeniden gözaltına alınarak emniyet müdürlüğüne götürülen S.Y (17) isimli çocuğa gözaltında ve rahatsızlanarak kaldırıldığı hastane de kötü muameleye maruz kaldığı belirtildi. S.Y. (17) 5 Kasım günü “yasadışı örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla tutuklandı.

 

5 Kasım 2015’te, Geçtiğimiz Ağustos ve Eylül aylarında Urfa’nın Viranşehir ilçesinde gençlere ve çocuklara yönelik yapılan operasyonda polisler tarafından vurulduktan sonra gözaltına alınan Urfa Emniyeti’nde 17 gün boyunca hastanede gözetim altında tutulan Ş.Ç ve L.T, isimli kadınlar daha sonra götürüldükleri Emniyet Müdürlüğü’nde IŞİD’li olduklarını söyleyen bir tim tarafından cinsel işkenceye ve cinsel saldırıya uğradıklarını, tutuklandıktan sonra da Sincan Hapishanesi’e sevk edildiklerini anlattı, Ş.Ç ve L.T, kendileri ve siyasi mahpuslar üzerinde uygulanan taciz, tecavüz ve işkence politikaları ilgili kurum ve kuruluşların bir an önce harekete geçmesi gerektiği yönünde çağrı da bulundu.

 

8 Kasım 2015’te Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde evine düzenlenen baskınla gözaltına alınan N.U.’nun İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde darp edildiği ve soğuk bir hücrede bekletildiği öğrenildi. Sağlık kontrolü için Şemdinli Devlet Hastanesi’ne sevk edilen N.U.’nun gördüğü işkence nedeniyle yürüyemediği, polisler tarafından sürüklenerek hastaneye sokulduğu belirtildi.

 

8 Kasım 2015’te, Urfa’nın Ceylanpınar ilçesi Barış Mahallesi’nde yapılan ev baskınında ismi öğrenilemeyen 3 kişi ile Hasan Aydın adlı bir yurttaşın gözaltına alındığı öğrenildi.  Emniyette tutulmaya devam edilen Aydın’ın avukatı, müvekkilli ile emniyette yaptığı görüşmede “Filistin askısı” dahil her türlü işkenceye maruz kaldığını belirttiğini ifade etti. Hasan Aydın’ın çıkarıldığı adliye binası önünde bekleyen ağabeyi Ali Aydın da gözaltına alındı

 

9 Kasım 2015’te, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde sorguları tamamlanarak mahkemeye sevk edilen ve gözaltında işkence gördükleri belirtilen 4 kişi de yine “yasadışı örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.

 

12 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Sanayi Mahallesi’nde 10 Kasım günü birçok eve düzenlenen ev baskınlarında 4 kişi gözaltına alınmıştı. Baskınlarda Bismil eski Belediye Eşbaşkan Yardımcısı Haci Fethi Gürbüz’ün de aralarında olduğu 4 kişi 11 Kasım akşam saatlerinde Bismil Adliyesi’ne çıkarıldı. Savcılıkta ifadeleri alınan Haci Fethi Gürbüz, İbrahim Türk, Muhammed Peksoy ve Gülizar Akat adlı yurttaşlar, “örgüt üyeliği” ve “yardım yataklık” iddiasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bismil Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkartılan 4 yurttaş, aynı gerekçelerle tutuklandı. Avukatlardan edinilen bilgilere göre, Gülizar Akat gözaltı sırasında bir polisin sözlü tacizine maruz kaldı. Yine Muhammed Peksoy’un da gözaltında iken yoğun işkenceye maruz kaldığı ve gözlerinde morluklar oluştuğu öğrenildi.

 

16 Kasım 2015’te, Van’ın Erciş ilçesinde haber takibi yaptığı esnada darp edilerek gözaltına alınması sonrası tutuklanan DİHA Muhabiri İdris Yılmaz’ın, kaburgasının kırıldığı ve konulduğu cezaevinde tek kişilik hücrede tutulduğu öğrenildi.

 

20 Kasım 2015’te, İzmir’in Bayraklı ilçesine bağlı Doğançay Mahallesi’nde 19 Kasım günü evlere yapılan baskınlarda gözaltına alınan 11 kişi arasında bulunan 4 çocuk, çıkarıldıkları mahkemece “DHKP/C üyesi oldukları” iddiasıyla tutuklandı. Tutuklanan çocuklarla birlikte gözaltına alınanların tümünün götürüldükleri İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde işkenceye maruz kaldığı iddia edildi. Gözaltına alındıkları ilk gün müvekkilleri ile görüşmek ve ifade işlemlerine katılmak için emniyete giden avukatları, polisler tarafından darp edildi. Darp edilmelerine rağmen müvekkilleri ile görüşmeyi başaran avukatlar, gözaltına alınanların polisler tarafından işkenceye maruz kaldığını ve başlarına torba geçirildiğini iddia etti. Konuya dair açıklama yapan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi, bir ihbar mektubu ile gözaltına alınan 11 müvekkillerinin, gözaltında bulunduğu sırada kaba dayak ve başa torba geçirme işkencesine maruz kaldığı duyurdu.

 

25 Kasım 2015’te, Yüksekova’da silah dipçiğiyle işkence edilerek gözaltına alınan Metin Erişmiş tutuklandı. Erişmiş’in gözaltında bulunduğu süre içerisinde akıl almaz işkencelere maruz kaldığı öğrenildi. Gözaltında bulunduğu süre içerisinde özel harekat timleri tarafından çeşitli işkencelere maruz kalan Erişmiş’e darp raporu verilmezken, polis tutanaklarında “yere düşüp yaralandığı” iddiası yer aldı.

 

26 Kasım 2015’te, Muş’un Varto ilçesi kırsalında 18 Eylül tarihinde, savaş uçakları ile yapılan bombardıman sırasında yaralı olarak yakalanan HPG militanı Ayşe Topçu, yaralı halde askerlerin ağır taciz ve işkence uygulamalarını maruz kaldığını iddia etti. Tutuklu bulunduğu Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nden mektup göndererek yaşadıklarını anlatan topçu, mektubunda şunları belirtti: “18 Eylül’de yaralı olarak ele geçtim. Ele geçtiğimde askerlerin hem sözlü hem de fiziki tacizine maruz kaldım. Beni buldukları yerden yaralarım olmasına rağmen sürükleyerek çıkardılar. Beni çırılçıplak soyup karakola götüreceklerini söylediler. Yine askerler cinsiyetçi küfürler ederek ‘Bombayı üstüne bağlayıp patlatalım’ tarzında konuşmalar yapıyorlardı. Daha sonra üzerimdeki elbiseleri çıkararak çıplak bir halde fotoğraf ve video çekimi yaptılar. Bu sırada da fiziksel tacizde bulundular. Helikopterde de sözlü ve fiziki tacizleri devam etti. Muş’ta hastaneye götürülmem gerekirken TEM’e götürüldüm. Orada uzun süre ters kelepçeli halde bekletildim. Daha sonra hastaneye götürdüklerinde herhangi bir muayene yapılmadan tekrar sorgu sürecine girdiler. Üç gün boyunca hiç bir sağlık personeli yanıma gelmedi. Yaralarımın pansumanı bile yapılmadı. Çok kirli bir odada, ellerim yatağa kelepçeli bir şekilde bekletildim. Askerler zaman zaman gelip burada da fotoğraflarımı çektiler, polisler ise sürekli doktorlara ‘Bu kadın askerlerimizin katilidir’ diyerek, tedavi etmelerine izin vermiyorlardı. Hastanede üç gün kaldım ve doğru düzgün bir tedavi yapılmadan cezaevine getirildim.”

 

29 Kasım 2015’te, İzmir Torbalı’da HDP İlçe Örgütü öncülüğünde, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesini sessiz oturma eylemi ile kınadı. Elçi’nin posterinin ve fotoğraflarının açıldığı eylemde, çevrede geçen yurttaşlarda alkışlarla destek verdi. Polis, eylem sonrası alandan ayrılan 17 yaşındaki M.Y.’yi gerekçe göstermeden gözaltına aldı. Akrep tipi zırhlı araçta bindirilen M.Y., uzun süre araçta darp edildikten sonra karakola götürülmeden ilçe merkezinde serbest bırakıldı. Darp sonucu vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar oluşan M.Y., HDP yöneticileri tarafından Torbalı Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

1 Aralık 2015’te, Erzurum’da 25 Kasım günü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında yapılan basın açıklamasında konuştuğu gerekçesiyle 27 Kasım günü Atatürk Üniversitesi’ndeki derslikte gözaltına alınan ve İl Emniyet Müdürlüğü’nde ağır işkence ve tacize maruz kalan Z.İ., çıplak aramaya maruz kalıp taciz edildi. Polislerin yurda yaptığı baskı sonucu gözaltından serbest bırakılan Z.İ., kaldığı Özel Kızılay Yurdu’ndan “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla atıldı.

 

3 Aralık 2015’te, Siverek’te 23 Kasım tarihinde bir polisin öldürülmesinin ardından gözaltına 25 kişiden T.M. isimli genç kadın, gözaltında tutulduğu 4 gün boyunca polisin fiziki ve sözlü tacizine maruz kaldığı, gördüğü işkence ve taciz nedeniyle adet kanaması geçiren T.M., kendisini elle taciz eden polisin, çıplak fotoğraflarını çekip sosyal medyada paylaşmakla tehdit edildiği öğrenildi. Gözaltına alınırken, ellerinin arkadan bağlandığını ve yüzünün bir bezle tamamen kapatılarak evden çıkartıldığını anlatan T.M., Urfa Emniyet Müdürlüğü’ne götürülene kadar kendisine milliyetçi ve ırkçı marşlar dinletildiğini söyledi. T.M., “Gözaltına aldıkları herkesi bir salonda akşam 20.00’e kadar gözlerimiz bağlı, ellerimiz kelepçeli, ayakta tuttular. Oturmamız yasaktı. Oturmak isteyenlere hakaret ediliyordu. Yaşlılar vardı onlar dayanamıyor düşüyorlardı. Su istiyorduk vermiyorlardı. ‘Bayılana kadar oturmak yok’ deniliyordu. Bayıldığımız vakit böyle bir hakka sahip olacağımız söyleniyordu” sözleriyle emniyetteki işkenceyi anlattı. Gözaltındakilerle birlikte bekletildiği esnada yalnız götürüldüğünü dile getiren T.M., “Sorguya alınacağımı sandım ama beni 10 dakika boyunca taciz ettiler. Polis göğüslerime dokunuyordu, elleri ile beni sarıyordu. Beni 20 dakika sonra tekrar sorgu odasına aldılar. Artık öldürülen polisle ilgili sorular yöneltmeye başladılar. Bu esnada yine tacize uğruyordum. Bana hakaret ediyorlardı ve özellikle cinsellikten bahsediliyordu. Birçok ayrıntıyı da anlatmaya utanıyorum” diye konuştu. Gözaltına alındıktan saatler sonra nezarethaneye alındıklarını ifade eden T.M., nezarete alındıktan sonra gece tekrar sorgu için götürüldüğünü belirtti. Her sorguda polislerin “Seni soyup sosyal medyada yayınlarız, askıya alırız” tehdidinde bulunduğunu anlatan T.M., polisin elle tacizde bulunarak, montunun fermuarını açtığını söyledi. Yaşadıklarından dolayı gözaltı süresince psikolojisinin bozulduğunu ve yemek yiyemediğini dile getiren T.M., sorgu esnasında DAİŞ’in çektiği görüntülerin kendisine dinletildiğini ve polisin videodakilerle birlikte “Allah-u ekber” diyerek tekbir getirdiğini belirtti. Polislerin “Diz çök ve itaat et” diyerek, zorla diz çöktürdüğünü dile getiren T.M., “Polisler ‘Neden sevgilin yok, lezbiyen misin, lezbiyensen söyleyelim cezaevinde tek hücreye koysunlar, cinsellikten bahsederken neden cevap vermiyorsun?’ tarzında sapıkça sorular yönelttiler” tacizin vardığı boyuta dikkat çekti. Gözaltındayken adet kanaması olduğunu ifade eden T.M., ped istediği kadın polisin alay ederek erkek polislere “Kızımızın bazı ihtiyaçları var” diyerek gülüştüklerini anlattı.

 

8 Aralık 2015’te, Orhan ve Nurettin Yakışır ile Mesut Efe isimli gençler, 2 Aralık günü Diyarbakır’da içinde bulundukları aracın özel harekat timleri tarafından durdurulması sonrası darp edilecek gözaltına alındı. Götürüldükleri İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’de, gözaltı süreleri iki kez uzatılan 3 gençten Orhan Yakışır, polislerin akıl almaz işkencelere maruz kaldıkları öğrenildi. Emniyette, 27 Kasım günü Bağlar’da polislere yönelik saldırıyla ilişkisi olduğu suçlamalarına maruz kalan Yakışır, 4 gün boyunca uygulanan işkence ile olayı üstlenmeye zorlandığı, maruz kaldığı işkenceye rağmen suçlamayı kabul etmediği öğrenilen Yakışır ve Efe çıkarıldıkları adliyede savcılık sorgularının ardından bırakılırken, “örgüt adına eylem yapmak” iddiasıyla tutuklama istemiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldı.

 

9 Aralık 2015’te Hakkâri’de evlerine düzenlenen baskınla gözaltına alınan 4 kişinin gözaltında işkence gördüğü öğrenildi. Polisin “darp” raporu verilen 4 kişinin sağlık raporlarına da el koyduğu belirtildi. Gözaltına alınanlardan Şahin Öncü’nün yüzünde dipçik izlerinin olduğu; Berzan Aşkan’ın Emniyet Müdürlüğü önündeki bir çukura atılarak soğuk suyla ıslatıldığı bildirildi. Gözaltına alınan 4 kişiden Şahin Öncü ile Ercan Kara “yasadışı örgüt üyesi oldukları” iddiasıyla 12 Aralık 2015’te tutuklandı.

 

11 Aralık 2015’te, Mersin Üniversitesi’nde Ülkü Ocakları’nın Nihal Atsız anmasını protesto eden öğrencilere dönük polis saldırısında 38 öğrenci darp edilerek gözaltına alındı. 38 öğrencinin götürüldükleri emniyette işkenceye maruz kaldıkları öğrenildi.

 

11 Aralık 2015’te, Diyarbakır’da işkence edilerek gözaltına alınan Şükran Yıldız,  emniyette polisin elle tecavüzüne maruz kaldı. Gördüğü işkence üzerine 2 kaburgası kırılan ve 8 gün boyunca hastanede kalan Yıldız, cezaevinden gönderdiği mektupta yaşananları anlattı. Bismil’de gözaltına alınarak tutuklanan Gülizar Akad ise gözaltı süresi boyunca polisin tecavüz tehdidine maruz kaldığını paylaştı.

 

15 Aralık 2015’te, İstanbul Üniversitesi’nde DAİŞ sempatizanı Müslüman Gençlik (MÜS-GENÇ) üyelerinin, yurtsever ve devrimci öğrencilere 11 Aralık’ta saldırması sonucu çıkan olaylarda Demokratik Gençlik Dernekleri Federasyonu (DEM-GENÇ) üyesi 10 genç gözaltına alındı. İfadeleri alındıktan sonra mahkeme tarafından “adli kontrol şartı” ile serbest bırakılan öğrenciler, gözaltında yaşadıklarını anlattı. Gözaltına alınan Merve Temel isimli öğrenci, gözaltına alındığında polis şiddetine maruz kaldığını kaydederek, “Sanki bir caniyi, bir katili tutuyormuş gibi kollarımızdan sıkarak otobüse bindirdiler. Otobüs içinde hepimize ters kelepçe takıldı” dedi. Otobüs içerisinde polislerin kendilerine sürekli küfür ettiklerini ve psikolojik baskıyla öğrencilerin sindirilmek istendiğini belirtti. Vatan’daki İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüklerini söyleyen Temel, kadın polisler tarafından üstlerinin kameralar önünde arandığını söyledi. Temel, polislerin üst aramasında kendilerini kameraya almalarının “insanlık onurunu kırıcı” bir durum olarak değerlendirdi. Nezarete ikişerli konulduklarını belirten Temel, bir kadın polisin, “Zaten bunların neyden getirildikleri bellidir. Bunları aynı yere koymayın, konuşmasınlar, görüşmesinler” şeklinde ifadelerde bulunduğunu, tepki göstermeleri üzerine ise iki kadın arkadaşlarının hücreye konulduğunu kaydetti. İstanbul Üniversitesi Fizik, Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencisi Bahattin Doğan, “5 saat boyunca, soğuk olan gözaltı aracında bekletildik” dedi. Gözaltı aracında polislerin hakaretlerine maruz kaldıklarını aktaran Doğan, gözaltı aracında bekletildikleri süre boyunca ırkçı ve milliyetçi şarkıların çalındığını belirtti. Doğan, “Savcılık, ifade boyunca bizi hazır ol pozisyonunda bekletti” dedi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ferhat Kavak da, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Gözaltına alındığım esnada ellerimi arkadan polis tutarken, MÜS-GENÇ’li bir çete üyesi bana hala vuruyordu. Gözaltı aracına bindirilene kadar polis bize tekme tokat vuruyordu. Gözaltında beni yere attırarak üstüme oturup işkence yaptılar.” Polisin gözaltında ajanlık dayatmasında bulunduğunu kaydeden Kavak, polislerin “Sen tutuklanacaksın, sen gideceksin. Bari etkin pişmanlıktan yararlan. İtirafçı ol sana para veririz” gibi tekliflerde bulunduğunu aktardı.

 

17 Aralık 2015’te HDK Gençlik Meclisi ve HDP Gençlik Koordinasyonu üyeleri İstanbul’da, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması için Taksim’de sefer yapan tramvayı işgal etti. Eylemin ardından 8 kişi darp edilerek gözaltına alındı. Karaköy Polis Karakolu’na götürülen 8 kişinin gözaltı aracında darp edildiği, karakol girişinde de taciz edilerek çıplak aramaya zorlandıkları öğrenildi.

 

20 Aralık 2015’te İstanbul’un Şişli İlçesi’nde bir alışveriş merkezinin önünde Yürüyüş Dergisi’nin tanıtımını yaparken gözaltına alınan 24 kişinin gözaltı aracında ve götürüldükleri Şişli Polis Karakolu ile İl Emniyet Müdürlüğü’nde ağır şekilde darp ve taciz edildikleri ayrıca zorla marş dinletildikleri öğrenildi.

 

25 Aralık 2015’te, Hakkari’de hiçbir gerekçe gösterilmeden darp edilerek gözaltına alınan Van TV muhabiri Serkan Kaya, serbest bırakıldı. Gözaltına alınması sırasında ve götürüldüğü emniyette işkenceye maruz kalıp, çıplak aramaya tabi tutulan Kaya, söz konusu polisler hakkında İHD ve savcılığa suç duyurusunda bulundu.

 

25 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde F.Y. (15) isimli çocuk, Tekel Mahallesi’nde durdurulduğu polislerce darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alındığı anı ve gözaltında yaşadıklarını anlatan Kaya, “5-6 polis beni darp ederek, zorla araca bindirdi. Araca bindirildikten sonra da ellerimi kelepçelediler. Kendilerine ait bir kar maskesini başıma geçirip, yarım saat sonra emniyete götürdüler. Araç içerisinde yüzüm kapalı olduğu için görmediğim başka yerlere götürüyorlardı. Yarım saat boyunca araç içerisinde koçbaşı ile darp ettiler. Emniyette beni saatlerce yüzü duvara dönük beklettirdiler. Beni soyarak üst baş araması yaptılar” diye konuştu. Gördüğü işkenceler nedeniyle yüzünde, kol ve ayağında şişlik ve morarmalar bulunan Kaya’nın kamerasına da polislerce el konuldu.

 

26 Aralık 2015’te, İzmir’de gözaltına alınan 2 çocuğa emniyette işkence yapıldı. Gece yarısı bırakılan ve yüzü ile vücudunda işkencenin izleri duran çocuklardan M.D., kusma ve baş dönmesi şikayetlerinden dolayı hastaneye kaldırıldı. İzmir’in Karabağlar ilçesine bağlı Eskiçamlık Mahallesi’nde dün önleri polislerce kesilip gözaltına alınan M.D. ve M.S., İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Çocuklarını almaya giden aileler, çocuklarının emniyette işkence maruz kalmış halleri ile karşılaştı. Gece yarısı bırakılan ve yüzü ile vücudunda morluklar bulunan çocuklardan M.D., kusma ve baş dönmesi şikayetlerinden dolayı Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak, bir süre müşahede altında tutuldu. Darp raporu alan M.D., tedavisinin ardından taburcu edildi.

 

 

12.2. Köy Korucuları Tarafından Yapılan İşkence ve Kötü Muamele

 

23 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Kayalısu Mahallesi’nde bulunan Koçeka Yaylası’nda 2 Temmuz’da, L.K. isimli kadın hayvanlarını otlattığı sırada elleri silahlı ve korucu olduğu belirtilen 6 kişi tarafından zorla kaçırıldığı iddia edildi. Kızlarının silah zoruyla kaçırıldığını söyleyen anne Fahriye K., korucuların kendisini ve çocuklarını darp ettiğini söyledi. 22 yaşındaki kızları L.K.’nin ellerinde kalaşnikof marka silah bulunan 6 korucu tarafından kaçırıldığını savunan Fahriye K., “Çadırımızda oturuyorduk. Birden ellerinde silah olan 6 kişi geldi. Korucular, ben ve 2 çocuğumun ellerini, ayaklarını ve ağızlarını bantlarla bağlayarak kızımı alıp kaçırdılar” dedi. Aile, kızlarının bulunması için İHD Muş Şubesi’ne başvurarak yardım istedi.

 

12.3. Gözaltı Yerleri Dışında İşkence ve Kötü Muamele

 

2 Ocak 2015’te İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde Gezi Parkı’ndaki seyyar satıcılara operasyon düzenleyen zabıta ekipleri, tezgâhlarının toplanmasına karşı çıkan 2 kişiyi sopalarla darp etti.

 

18 Ocak 2015’te, İstanbul’un Güngören İlçesi’nde bir kavgaya müdahale eden polisin taraflardan birini darp etmesine itiraz eden Fehmi Ege, Ömür Sarıoğlu ve Cihan Tosuncuk’un olay yerine gelen polislerce darp edildikleri kamera kaydı görüntülerinin ortaya çıkması sonucu öğrenildi.

 

20 Ocak 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen K.A: “ 10 Aralık 2014 tarihinde Bağcılar’da ayakkabı almak için bir ayakkabı mağazasına girdim. Arkamdan gelen sivil polisler beni karakola götüreceklerini söyledikleri halde zabıta kulübesine sokarak dövdüler. Sonrasında seni yanlışlıkla gözaltına aldık diyerek bıraktılar. Savcılığa suç duyurusunda bulundum fakat bir gelişme yok. Sizden hukuki ve insani destek talep ediyorum”. Dedi.

 

22 Ocak 2015’te, İstanbul’un Fatih İlçesi’nde bulunan Laleli Semti’nde Nevzat Sarıçiçek adlı esnaf işlettiği kafeteryanın kapısının önüne meyve sepetleri koyduğu için tartıştığı Fatih Belediyesi’nde görevli zabıtalar tarafından darp edildi. İşyeri kamerasının kaydettiği olayda zabıtaların saldırıya itiraz eden iki müşteriye de biber gazı sıktığı belirlendi.

 

28 Ocak 2015’te,İHD Diyarbakır şubemize başvuran Nurten Çayı, şu beyanlarda bulundu: “Yeğenim Muhammet Çakmak, 27.12.2015’te,Suriçi İskender Paşa mahallesinde bir şeyler almak için bakkala gitti. O esnada yüzleri kapalı 30-35 yaşlarında 4 polis yeğenime silah doğrultarak ve küfür edip el-ayaklarını duvara dayayarak dövdüler. Yeğenime darp uygulanıldığı sırada araya girenlerin müdahalesi ile zar zor ellerinden aldık. Buna ilişkin darp raporu ekte bulunmaktadır. Polisler tarafından Kanunun verdiği yetkinin aşılması sureti ile yapılan keyfi ve kasti davranışlar, ilgili memurlar hakkında yasal işlem yapılmasını gerektirmektedir. Bütün bunlardan kaynaklı olarak oğlumu darp eden, hakaret eden, kötü muamele de bulunan tüm memurların tespiti ile haklarında yasal işlem yapılmasına karar verilmesini talep ediyorum.”

 

2 Şubat 2015’te İstanbul’da Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı 6 kişilik zabıta ekibinin Taksim Meydanı’nda ıslak mendil satarak geçimini sağlayan Abdürrahim Şahin (21) darp ettikleri öğrenildi.

 

18 Şubat 2015’te, İstanbul’da Bağdat Caddesi’ni trafiğe kapatan polislere oğlunu kursa yetiştirmeye çalıştığını belirterek itiraz eden Cavit Ünal’ın (52) bir trafik polis tarafından yumruklanarak darp edildiği öğrenildi.

 

18 Şubat 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinin Bahçebaşı Mahallesi’nde çalıştığı dükkanın karşısında arkadaşları ile oturan gençlerin, özel harekat polisleri tarafından darp edildiği iddia edildi. Kimlik kontrolü yapan polislerin daha sonra gençlere tekme attıkları ve gençlerin konuşmasına dahi izin vermedikleri ileri sürüldü.

 

23 Şubat 2015’te,İHD Diyarbakır şubemize başvuran Süleyman Kalkan, şu beyanlarda bulundu: “21.02.2015’te, gecesi saat 22.00-23.00 sıralarında alkollü halde hatırlayabildiğim kadarıyla polis okulu civarında dolaşıyordum. Sarhoş durumumu gören 2 veya 3 polis bilincimin yerinde olmadığını fark etmelerine rağmen hakaret edip darp ettiler. Şiddetli bir şekilde darp ettikten sonra beni karakola götürdüler. Karakoldan Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesine götürdüler. Yoğun darp, işkence ve kötü muameleye rağmen bana herhangi darp – cebir raporu verilmeyip gece saat 01.00 civarında serbest bıraktılar. Eve geldim uyumaya çalıştım ancak ağrılarım vardı. Sabah darp ve kötü muamele ve işkenceden dolayı kıvranamaz halde bulunmaktayken ailem tarafından Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesine götürüldüm. Hastanede tedavi edilmek üzere Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkedildim.  Bu olaydan sorumlu olan güvenlik güçleri için gerekli soruşturma işlemlerinin ivedilikle  yürütülmesini ve hastaneye gittiğimde her yerimde darp ve kanama olmasına rağmen doktor ve yaralarıma müdahale etmeyerek görevini ihmal eden hekimin tespiti ile Yapılacak tahkikat sonucunda şüpheliler hakkında kamu adına cezalandırılmaları istemiyle dava açılmasını talep ederim. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı istiyorum.”

 

25 Şubat 2015’te,Van’ın Saray ilçesinde yaşayan M.E.A. (25) adlı yurttaş, İran’dan gelen misafirlerini karşılamak üzere gittiği Kapıköy Sınır Kapısı’ndaki pasaport kontrol noktasındaki polis tarafından darp edildiğini iddia etti. Saldırının ardından hastaneye kaldırılan M.E.A., “İran’dan gelen misafirlerimi Kapıköy Sınır Kapısı’nda ağırlamaya giderken pasaport onaylatma sırasında polis beni yan tarafa çekerek söylemediğim lafları bana yükleyip beni dövmeye başladı. Ağzımı burnumu kan içinde bıraktı. Pasaportumu da onaylamadı” dedi. Darp edilen genç, saldırgan polis hakkında suç duyurusunda bulundu.

 

27 Şubat 2015’te,Urfa’nın Suruç ilçesinde haber takibi yapan DİHA Muhabiri İbrahim Polat, Azadayi Welat Gazetesi editörü Bışar Durgut ile gazetenin Suruç çalışanı Mustafa Taşdemir, polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı. 5 saat sonra serbest bırakılan gazeteciler, hastaneden darp raporu alarak, Suruç Cumhuriyet Savcılığı’na, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

 

3 Mart 2015’te Çanakkale’de bir parkta alkol alan 4 kişilik grupla polis arasında çıkan tartışma sonucu biri çocuk 4 kişinin polisler tarafından darp edildiği öğrenildi. 4 kişiden Ç.C.M.’nin (16) kulağından ameliyat olmak zorunda kaldığı belirtildi.

 

23 Mart 2015’te, İHD Urfa şubemize başvuruda bulunan Güli Taş, şu beyanlarda bulundu: “Sürücü ehliyetim olmadığı için polisler tarafından darp edildim. Şubenizden hukuki yardım talebinde bulunuyorum.”

 

27 Mart 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Orhan Bayram şu beyanlarda bulundu: “26.03.2015 tarihinde saat 15.30 civarında özel harekât ekipleri ve sivil polislerden oluşan kalabalık bir grup evimize baskın düzenlediler. Baskın sırasında gelinimiz olan Havva Bayram’ı gözaltına aldılar. Hiçbir gerekçe göstermeden evi aramaya başladılar. Evin tamamı yaklaşık 2 saat aradılar. Telefon kontrolü yaptılar. Evde misafir olarak bulunan genç bir kişi vardı, ismi xx. Genç misafiri uzun süre dövdüler. Ağzını ve de burnunu kanlar içinde bıraktılar. Kafamızı sürekli duvara vuruyorlardı. Evde bulunan kitap, Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarını ve bazı dergileri alıp götürdüler. Şuanda gözaltında bulunmaktadırlar. Durumlarından endişe ediyoruz. Bu konuda destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

28 Mart 2015’te İstanbul’un Bahçelievler İlçesi’nde arkadaşından aldığı motosikletle gezen Yenibosna Necip Fazıl Lisesi öğrencisi Y.E.’nin, motosikletin çalıntı olduğunu iddia eden polis ekiplerince ters kelepçe takılarak darp edildiği öğrenildi.

 

6 Nisan 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen R.K; “04.04.2015 12:30 saatleri arasında zabıtalar ile seyyar satıcılar arasında kavga çıkmış ve seyyar satıcılar olay yerinden kaçmışlar. Ben de daha önceden seyyar satıcılık yapan biri olduğum için zabıtalar benim hala seyyar satıcı olduğumu düşünerek olayla ilgim olmadığı halde bana saldırdılar. Biber gazıyla saldırıp fiziki şiddet uyguladılar. Aldığım darbelerden dolayı kafam kırıldı ve vücudumun çeşitli yerleri hasar gördü. Olaydan sonra bölgede daha önceden de tanıdığım bir polisin de şiddetine maruz kaldım. Beni Sirkeci karakoluna götürüp gözaltına aldılar. Daha sonra Haseki hastanesine götürdüler kafama 4 dikiş atıldı darp raporu aldım. Barodan gönderilen avukat hiçbir şekilde benimle ilgilenmedi. Sizden tıbbi ve hukuki destek talep ediyorum.” Dedi.

 

14 Nisan 2015’te Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde gerekçe göstermeden ev baskınları düzenleyen özel harekât ekipleri 7 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

20 Nisan 2015’te Muğla Seydikemer Anadolu Lisesi’nde Edebiyat Öğretmenliği yapan Murat Kılıç’ın, sürekli okulun kantinine geldikleri ve öğrencileri taciz ettikleri belirtilen Uzman Çavuş Beyhan Işıklar ile beraberinde olan iki astsubay Mürsel Şahin ve Şahin Altuntaş’ı uyardığı için 3 asker tarafından darp edildiği öğrenildi.

 

1 Mayıs 2015’te, Erzurum’un Hınıs ilçesi ve mahallelerinde sabah saatlerinde özel harekât polisleri ve askerlerin katılımıyla eş zamanlı ev baskınları düzenlendi. En az 10 kişinin gözaltına alındığı operasyonda evlerin dağıtıldığı ve yurttaşların darp edildiği bildirildi.

 

14 Mayıs 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen Ş.İ: “11 Mayıs’ı 12 Mayıs’a bağlayan gece Kurtuluş’ta resmi polisler tarafından araca bindirilerek dövüldüm. Sonrasında Feriköy mezarlığına götürüp bir süre daha dövdükten sonra ölümle tehdit edilerek bırakıldım.” Dedi.

 

5 Mayıs 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen O.B; “1 Mayıs sabahı Okmeydanı’nda parkta kuzenimle otururken bir grup polis bizi gözaltına aldı, ters kelepçe ile bir okulun bahçesine götürüp dizlerimizin üzerinde yüzümüz duvara dönük, hakaret ederek 3 saat beklettiler. Kendi cep telefonları ile kaydettiler. O polisleri tanımıyoruz ama Youtube’ta ve TV’de yayınlamış görüntüler. Bu durumda teşhir edebiliriz. Raporlarınızda yer almasını istiyorum.”

 

5 Mayıs 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen Z.Ç; “1 Mayıs göz altılarını takip etmek için Çağlayan adliyesine gittim, çekim yaparken Alınteri gazetesi muhabiri olduğumu söylediğim halde gözaltına alındım. GBT kontrolünden sonra serbest bırakıldım. Adliyeye gelen aileler, devrimciler slogan atıyordu, yine çekim yapıyordum, polis saldırdı ve yaralandım, darp edildim. Suç duyurusunda bulunmak ve basın açıklaması yapmak istiyorum.” Dedi.

 

5 Mayıs 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen U.K; “1 Mayıs gözaltılarını takip etmek için Çağlayan adliyesine gittim, (Alınteri gazetesi muhabiri olarak) Adliyeye gelen aileler, devrimciler slogan atıyordu, polis saldırdı darp edildim, kafama yediğim darbelerden dolayı 48 saat hastanede müşahede altında tutuldum. Suç duyurusunda bulunmak ve basın açıklaması yapmak istiyorum.” Dedi.

 

6 Mayıs 2015’te Ağrı’da miting düzenleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konvoyunun geçtiği güzergâhta zafer işareti yapan bir kadın korumalar tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

 

7 Mayıs 2015’te, Batman Üniversitesi’nde okuyan yurtsever demokrat öğrenciler, 2 öğrenci arasında yaşanan tartışma üzerinde başlayan gerginlikte, olaya müdahale eden sivil polislerin öğrencileri darp edişini protesto etti. Sivil polislerin olay esnasında havaya ateş açtığını ve öğrencileri darp ettiğini belirten öğrenciler, polisin kampustan çıkmasını isteyerek, alkış ve sloganlarla rektörlük binasına kadar yürüyüş düzenledi. Rektör odasını işgal ederek, rektörü istifaya çağıran öğrenciler, odada seslendirdikleri ezgiler eşliğinde halay çekti. Bir süre rektörün gelmesini bekleyen öğrenciler, gelen Batman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Aydın Durmuş’a yaşananları anlatarak, sivil polislerin üniversiteden çıkarılmasını istedi. Polislerin içeriye alınmamasını isteyen öğrenciler ile Durmuş arasında görüşmeler devam ederken, onlarca çevik kuvvet polisi ve sivil polis rektörlük binasına girdi. Polisin geldiğini gören öğrenciler, rektörlük odasının kapısını kapatarak, polisin içeriye girişine izin vermedi. Rektör odasının kapısını kırarak içeri giren polisler, biber gazı kullanarak, öğrencilere saldırdı. Polis tarafından darp sonucu yaralanan 18 öğrenci sürüklenerek gözaltına alındı.

 

8 Mayıs 2015’te Kocaeli’nin Gebze İlçesi’nde trafikte kaza yapan aracında HDP’ye ait görsel malzemeler bulunan Ümit Tikicieri, kardeşi Ufuk Tikicieri ve babası Muhlis Tikicieri olay yerine gelen “yunus” polis ekipleri tarafından ters kelepçe takılarak dakikalarca darp edildi. Darp etme görüntülerini bir kameranın kaydettiği olayda polislerin “pis Kürtler defolun gidin Kobanê’ye” şeklinde hakarette bulundukları da belirtildi.

 

10 Mayıs 2015’te İstanbul’un Fatih İlçesi’ne bağlı Vezneciler Semti’nde Fatih Belediyesi’ne bağlı 50 kişilik zabıta ekibinin tartışma yaşadıkları 5 seyyar satıcıyı 15 dakika boyunca darp ettiği ortaya çıkan kamera kaydı görüntüleri sonucu öğrenildi.

 

11 Mayıs 2015’te İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması düzenleyen Şahin İlgenci, Şişli’nin Kurtuluş Semti’nde evine giderken “alkollü olduğu gerekçesiyle” devriye görevi yapan polis ekibi tarafından alıkonarak Feriköy Mezarlığı’na götürüldüğünü ve burada kendisine işkence yapıldığını anlattı. Şahin İlgenci açıklamasında “alkollü olmamı gerekçe göstererek polis aracına aldılar. Ben karakola götürüleceğimi düşünürken, bir polis direkt dayak atmaya başladı. Polis aracı içerisinde ölesiye dayaktan sonra beni bir mezarlığı götürdüler. Burada kimliğimi istediler. Kimliğimi alan polis bir kenara fırlatarak ‘seni burada öldüreceğiz. Sen artık bittin. Sizin gibiler yaşamayı hak etmiyor’ dedi” ifadelerini kullandı. Yaklaşık bir saat boyunca işkenceye maruz kaldığını ve işkencenin ardından mezarlığa terk edildiğini söyleyen Şahin İlgenci, ayakta duramaz haldeyken kendi çabalarıyla evine kadar gittiğini aktardı.

 

14 Mayıs 2015’te, Van Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Doğan İlhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Van mitingi nedeniyle herhangi bir uyarı levhası konulmadan trafiğe kapatılan Beşyol Kavşağı’ndan aracıyla geçtiği esnada sivil ve resmi polisler tarafından darp edildi. Akşam saatlerinde yaşanan darp olayı Van Barosu ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) tarafından Van Adliyesi önünde protesto edildi. Avukatların cüppeleri ile katıldığı açıklamada konuşan Baro Başkanı Murat Timur, resmi kıyafetli polisler tarafından önce sözlü hakarete uğrayan İlhan’ın, polislere yolun trafiğe kapatıldığı yerlerde herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığını söylemesi üzerine, polislerin kuralları kendilerinin belirleyeceği söyleyerek, İlhan’ı darp ettiğini aktardı. Polis’in elindeki telsiz ile İlhan’ın kafa ve kulak kısmına gelecek şekilde defalarca vurduğunu kaydeden Timur, Van Valiliği önünde bulunan bir kaç sivil polisin de resmi üniformalı polislere destek vererek, İlhan’ı darp ettiğini söyledi. İlhan’ın yaşanan olaylara ilişkin İki Nisan Polis Merkezi’ne giderek şikayet başvurusunda bulunduğunu; ancak buradaki polisler tarafından da hakarete uğradığını belirten Timur, yaşananlar üzerine birkaç avukat eşliğinde Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek, şikayette bulunduğunu kaydetti. Timur, İlhan’ın savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiği ve alınan rapor ile de polis şiddetinin tespit edildiğini belirtti.

 

16 Mayıs 2015’te, Dışarıdan girişlerin izne bağlı olduğu Urfa’daki AFAD çadır kentinde kalan Kobanêlilerden edinilen bilgilere göre, ismi öğrenilemeyen bir Kobanêli yurttaşı, çadır kentin giriş kapısının yanında yer alan odaya alan askerler, burada söz konusu kişiyi feci şekilde dart etti.  Askerlerin darp ettiği Kobanêli, Suruç Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, yaşanan olay kampta kalan yaklaşık 30 bin civarındaki diğer Kobanêlileri ayağa kaldırdı.

 

20 Mayıs 2015’te Tokat’ın Turhal İlçesi’nde Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin mali kongresinde taraflar arasında çıkan kavgaya polis ekipleri gaz bombalı ve coplu müdahalede bulundu. Müdahale sırasında gözaltına alınan torununun serbest bırakılması için uğraşan Mehdi Altınkaynak (60) polisler tarafından tekmelenerek darp edildi.

 

21 Mayıs 2015’te, Van’ın Vali Mithatbey Mahallesi’nde ikamet eden Fırat Demir (20) isimli genç, gece saatlerinde rahatsızlanan Devrim Yaşar isimli arkadaşını Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Demir, arkadaşına gerekli müdahaleyi gerçekleştirmediği gerekçesiyle acil servis doktoru ile tartıştı. Doktorun, “Çocukları çağırın” demesi üzerine hastanenin aciline gelen onlarca polis, iddiaya göre Demir’i tekme tokat dövmeye başladı. Kafası kırılan, yüzünde ve vücudunda darp izleri oluşan Demir, polisler tarafından bayılıncaya kadar dövüldü. Kan içinde kalan Demir, kendine geldiğinde babasını arayarak yaralı halde evine döndü.

 

25 Mayıs 2015’te, Van’ın Erciş ilçesine bağlı Pay Mahallesi’nde ikamet eden 21 yaşındaki Deniz Cengiz, Deliçay Jandarma Karakolu’ndaki rütbeli askerler tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden feci şekilde darp edildi. 15.00 sularında nakliye aracıyla seyir halinde karakolun önünden geçen Cengiz, karakolun önünden geçtikten 200 metre sonra arkasından gelen askeri araçtaki iki rütbeli asker tarafından durduruldu. Askerlerin “neden durmadın?” diye sorduğu Cengiz, karakol önünde herhangi bir uyarı levhasının olmadığını ve kendisine “dur” ihtarında bulunulmadığını söyledi. Askerler tarafından araçtan indirilen Cengiz, öldüresiye dövüldü. Başından ve ayağından feci şekilde yaralanan Cengiz’i yoldan geçen yurttaşlar askerlerin elinden kurtardı. Akrabaları tarafından Van Bölge ve Eğitim Araştırma Hastanesi’ne getirilerek, tedavi altına alınan Cengiz’in baş ve kulak arkasında morluklar oluşurken, sol ayak diz kapağı ise kırıldı. Ayağı alçıya alınan Cengiz, tedavisinin ardından gece geç saatlerde Van Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği ambulansla evine gönderildi. Cengiz, İHD Van Şubesi’nden de hukuki yardım talebinde bulundu.

 

29 Mayıs 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi girişinde oluşturulan kontrol noktasında, ilçeye girip-çıkış yapan araçları durdurup, Genel Bilgi Taraması (GBT) yapan polisler, gece durdurdukları iki genci darp etti. O esnada çevrede bulunan yurttaşlar ve olayı duyan bazı ilçe sakinleri, bir genci polisin elinden zor kurtarırken, diğer genç polislerce ekip otosunun içine bindirildi. Daha sonra olay yerine gelen HDP ve DBP’li yöneticilerin polislerle görüşmelerin ardından, polis aracında bekletilen genç de serbest bırakıldı.

 

31 Mayıs 2015’te, Hatay’ın Antakya ilçesinde, MHP’ye ait bir seçim otobüsünün Akasya Mahallesi’nde geçişi sırasında bir gencin zafer işareti yapması üzerine otobüsün içerisinde bulunan MHP’liler tarafından Kürt bir aileye dönük saldırıda bulunuldu. İddialara göre olay şöyle gelişti: Parti otobüsünün geçişi sırasında kendilerine zafer işareti yaptıkları ileri sürülen Kürt ailenin evinin önünde otobüsten inen partililer, aile üyelerinden Ercan Öztaş, Özcan Öztaş, Cihan Malak, Adem Malak ve Fevzi Malak’ı feci şekilde darp etmeye başladı. Aile üyelerini öldüresiye döven saldırganlar, aile üyelerini yerlerde sürükleye sürükleye 500 Konutları Karakolu’nun önüne götürdü. Burada hakaretlerde bulunup aile üyelerine şiddet uygulamayı sürdüren MHP’lilere, belirtilene göre polisler herhangi bir müdahalede bulunmadı. Aile üyelerinin anlatımlarına göre, saldırganlar yerine tepki gösterdikleri polisler de kendilerine şiddet uyguladı.

31 Mayıs 2015’te, Gezi Direnişi’nin 2’inci yıldönümünde polis ablukasındaki parkta fotoğraf çeken Zaman Gazetesi muhabiri Emre Şencan, polis tarafından yumruklanarak gözaltına alındı. Gazetecinin adını sorduğu polis ise gazeteciye, “Amerika’ya mı söyleyeceksin, Fethullah Gülen’e mi söylettireceksin” diye bağırdı. Parktan uzaklaştırılan Şencan’ın daha sonra serbest bırakıldığı öğrenildi.

 

1 Haziran 2015’te Belçika’da Mahinur Özdemir adlı milletvekilinin partisinden ihraç edilmesini protesto etmek için İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın da katıldığı Belçika Konsolosluğu’nun önündeki protesto gösterisini takip etmek isteyen T24 muhabiri Michelle Demishevich Kurt, polisler tarafından alanı terk etmediği iddiasıyla darp edildi.

 

4 Haziran 2015’te, Ağrı Taşlıçay Anadolu Lisesi’ne ait pansiyonda kalan M.T. (15) ve S.D. (16) isimli gençler, puşi taktıkları için polisler tarafından darp edildiklerini belirterek, suç duyurusunda bulundu. Yasak olmasına rağmen okulun pansiyonunda yemek yiyen ve polis oldukları belirtilen iki kişi, o sırada yemekhanede bulunan iki öğrenciyi yanına çağırarak tehditlerde bulundu. Boyunlarında puşi olan M.T. (15) ile S.D. (16) isimli gençlere polisler tarafından “Kürt müsün yoksa Türk müsün?” soruları soruldu. “Kürdüz” cevabını alan polislerin, iki öğrencinin kafalarını birbirlerine vurarak darp ettiği iddia edildi.

 

5 Haziran 2015’te Kars’ın Kağızman İlçesi’nde bir basın açıklamasına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Ş.Y.’nin adliyedeki işlemleri esnasında tartışma yaşadığı polisler tarafından darp edildiği öğrenildi.

 

 

8 Haziran 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen M.I: “ Fatih’te bulunan Mehmet Akif ilkokuluna bir haber dolayısıyla gitmiştim. Polisler kameramı almaya çalıştılar, beni darp ettiler. Bir grup genç ellerinden aldı beni. Tıbbi destek talep ediyorum.” Dedi.

 

20 Haziran 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen C.O: “ Seçim çalışmalarında HDP adına aktif çalışmalar yürüttüm. Seçim öncesi ve sonrası polisler tarafından şiddete uğradım, gözaltına alındım, evime biber gazı atıldı. Seçim sonrası sivil bir araca beni bindiren polisler, son uyarılarını yaptıklarını söyleyerek beni tehdit ettiler. Başıma gelebilecek herhangi bir olumsuzlukta İHD’nin bunu bir ihbar kabul edip kamuoyu oluşturmasını talep ediyorum.” Dedi.

 

22 Haziran 2015’te İHD İstanbul şubemizi arayan baba K.G’in mail yolu ile de yaptığı başvurusunda: “Oğlum A.G,vatani görevini yaptığı İnşaat Taburu Karadeniz Ereğli’de 7 Mayıs günü Bölük komutanı Yzb. A.T tarafından darp edilmiştir. 8 Mayıs 2015 tarihinde TALEP başlıklı mail dilekçemizde de bu olayı yazdık ve başka bir birliğe atamasının yapılmasını arz ettik. Fakat dilekçemize olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmedi. Oğlumu döven, hakaretler ve tehditler eden Bölük komutanı hakkında dava açtım. Bu şartlar altında çocuğum orada nasıl askerlik yapıp bitirecek. Mağduriyetimizin giderilmesini ve en kısa zamanda bize cevap verilmesini rica ederim.” Dedi.

 

24 Haziran 2015’te Van’da “bomba bulunduğu” ihbarıyla bir eve baskın düzenleyen polis ekiplerinin biri bebek 4 kişiyi darp ettiği, evdeki eşyalara zarar verdikleri HDP milletvekili Yurdusev Özsökmenler’in konuya ilişkin verdiği soru önergesi aracılığıyla öğrenildi.

 

24 Haziran 2015’te İstanbul’un Fatih İlçesi’nde zabıta ekipleriyle seyyar satıcılar arasında çıkan kavgada bir zabıta memurunun bıçaklanmasının ardından olay yerine gelen polis ekipleriyle zabıta ekiplerinin seyyar satıcıları ve tartışmayı sakinleştirmek isteyen iki esnafı dakikalarca coplayarak dövdükleri öğrenildi.

 

27 Haziran 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Andaç Köyü’nde sınır ticareti yaptıkları belirtilen köylülerle askerler arasında gerginlik çıkmasının ardından askerlerin karakola dönerken köyün içinde karşılaştıkları iki çocuğu darp ettikleri öğrenildi.

 

1 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde askeri sevkıyata tepki gösteren yurttaşlara müdahale eden askerlerin, gözaltına aldığı S.E., Y.E., S.E. ve U.E. isimli çocuklara gözaltına alındığı sırada işkence yaptığı iddia edildi.  Sırt ve omuz bölgesinde morluklar bulunan çocuklardan S.E., askerlerin hakaretler eşliğinde kendilerine coplarla vurduğunu söyledi. S.E., “Bizleri döverek gözaltına aldılar. Bize ‘siz taş attınız’ diye diye dövdüler. Coplarla kafamıza vuruyorlardı” dedi.

 

3 Temmuz 2015’te Gaziantep’te kullandığı özel halk otobüsüyle ilerlerken aniden önüne çıkan araca korna çalan Ahmet Can Hilaloğlu adlı şoförün, aracın sürücüsü sivil bir polis memuru ile olay yerine gelen çevik kuvvet ekipleri tarafından darp edildiği öğrenildi.

 

4 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli (Gare) köyü yakınındaki yolda seyyar nizamiye kuran Tekeli Taburu’na bağlı askerler “kaçakçılık yaptığı” iddia durdurmak istenen minibüsün durmaması üzerine araca ateş açtı. Olay yerine gelerek tepki gösteren yurttaşlara, silah çekerek, gaz bombasıyla saldıran askerler, kapatılan BDP İlçe Başkanı Nusret Aktaş’ı panzere sokarak darp etti.  Dakikalar süren gerginliğin son bulması üzerine Akbaş panzerden çıkarılarak serbest bırakıldı. Gözünden yaralanan Akbaş, aynı noktada sürekli yurttaşların araçlarının durdurulduğunu dile getirerek, “Halkın sürekli araçlarını durdurdukları ve baskı uyguladıkları için durmak istemediği için şoförün içinde olduğu aracı direk taramışlar. Aracın direksiyonu isabet eden kurşun üzerine biz de yurttaşlarla buraya toplandık. Takviye askerlerin gelmesiyle bize silahlarını çekerek saldırdılar. Bende araya girdim ‘ne yapıyorsunuz yapmayın insanları vuracaksınız’ dememle birlikte gaz bombası attılar. Gaz bombalarının bir tanesi direk gözüme isabet etti. Aldığım darbeyle ayaklar altına alındım. Beni sürükleyerek linç etmek istediler. 20-30 asker bana vurarak panzerin içine sokup orada da bana vurdular” sözleriyle saldırıyı anlattı.  Vücutlarında hafif şekilde yaralanan 2 yurttaş ile toplanan kalabalık dağılırken, Akbaş ise Şemdinli Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

 

8 Temmuz 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen A.İ: “7 Temmuz günü oğlu K.İ’nin elinde market poşeti olduğu halde sebepsiz bir şekilde polislerce hakarete uğrayıp dövülmüştür. Duruma müdahale edene anne A.İ ve eniştesi polisler tarafından dövülmüş, oğlu K. ve eniştesi gözaltına alınmıştır. Gözle görülür şekilde morluklar olduğu halde hastane “darp yoktur” raporu vermiş.” Dedi.

 

8 Temmuz 2015’te, CNN Türk Muhabiri Fulya Öztürk’ün kameralara yansıyan haberinde;  şehir içi yolcu taşıyan otobüsün hareket etmesine 15 dakika kala bir kişi otobüsün kapısında. Cüzdanından kartını çıkartıyor. Ve o kısa sürede ne oluyorsa birden tartışma çıkıyor ve kavgaya dönüşüyor.Sivil polis olduğu iddia edilen kişi otobüse bindiği sırada şoförle tartışıyor. Şoföre kimliğini gösteren şahıs daha sonra şoföre saldırıyor ve silah çekiyor. Dehşet dolu dakikalar ise otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı.

 

23 Temmuz 2015’te İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan N.A’ın kardeşi O.A: “ kardeşim Esenlerde kimliği istendikten sonra zorla polis aracına bindirilip kaçırılarak Bağcılar Oto Center’da boş bir arazide demir çubuklarla dövülmüş. Tıbbi destek almak ve basın açıklaması yapmak istiyoruz.” Dedi.

 

24 Temmuz 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Mehmet Ali Çetinkaya, şu beyanlarda bulundu: “23.07.2015 tarihinde gece saat 24.00 civarında yaklaşık 50 kişilik polis tarafından evimiz basılarak gözaltına alınan oğlum Azad Çetinkaya ile beraber evde arama yapıldı. Evde silah aradıklarını ifade ettiler. Ancak sürekli bir şekilde küfür ve hakaret ettiler. Eşimi, beni ve çocuklarımı darp ettiler. Evimizin her tarafını dağıttılar. Evde silah olmadığına kendilerini ikna edemedim. Ancak arama sonucunda da bir şey bulamadılar. Gözaltına alınan oğlumun %50 engelli raporu var ancak buna rağmen gözaltına aldılar. Benim kalp rahatsızlığım var. Bu durumu belirtmeme rağmen beni darp etmeleri neticesinde rahatsızlandığım için hastaneye kaldırıldım. Beni özel veni vidi hastanesine ambulansla götürdüler. Buna ilişkin hastaneden kayıtlar temin edilebilir. Bu nedenlerle evimi dağıtıp eşyalarımı kırıp döken, bana ve aileme hakaret ederek darp eden güvenlik görevlilerinin tespit edilerek bu şahıslar hakkında mala zarar verme ve işkence kötü muamele suçlarından dolayı kamu davası açılmasını talep ederim.”

 

24 Temmuz 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran M.Ç., şu beyanlarda bulundu: “Yukarıda belirtmiş olduğum adreste oturmaktayım. 23.07.2015 tarihinde gece geç saatlerde kalabalık bir polis grubu tarafından evimize baskın yapıldı. Baskın sırasında 1 Kuru sıkı ve 2 tane tabanca ele geçirildi. Bunun üzerine babam Hacı Çetinkaya gözaltına alındı. Bakın sırasında bizler kapıyı açmaya çalışmamıza rağmen kapımız kırılmaya çalışıldı, Bizler kapıyı açar açmaz bizleri yere yatırıp evimizi aramaya geçtiler. Evde arama yapıldığı sırada her şeyimizi dağıttılar, eşyalarımızı kırdılar.  Kolluk memurlarının yapmış olduğu işlem açık bir şekilde haksız arama olup; konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerden, gerekli soruşturmanın yürütülerek şüpheliler hakkında kamu adına dava açılmasını talep ederim. Ayrıca zararımın tespiti ile giderilmesi için de gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmekteyim. Yukarıda belirttiğim hususlar çerçevesinde savcılığınızca resen toplanacak deliller neticesinde sorumluların tespiti ve cezalandırılması, zararımın tespiti ve giderilmesi için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.”

 

25 Temmuz 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Selahattin Buğdaycı, şu beyanlarda bulundu: “Yukarıda belirtmiş olduğum adreste oturmaktayım. 23.07.2015 tarihinde gece 20.00 sıralarında polislerce evimize baskın yapıldı. Yaklaşık olarak iki saatlik bir arama gerçekleştirdiler. Evimizde torunlarım ve çocuklarıma darp uygulandı. Kafalarına silah dayayıp tekmelediler.  Eşimin kafasına silah dayadılar ve ondan silah getirmesini istiyorlardı. Oğlumun bir lakabının olup olmadığını sordular. Ben de oğlumun gerçek isminin Mehmet Celil olduğunu söyledim. Amir olduğunu düşündüğüm kişi de Celil’in kim olduğunu sordu. Oğlum da benim deyince oğlumu 4 – 5 polis yerden alarak tekme tokat dövmeye başladı.  Arama esnasında da bizlere hakaret ve küfür ettiler. Oğlum Mehmet ÇELİK’i olaylarla hiçbir alakası olmamasına rağmen, darp ederek gözaltına aldılar. Evimde hukuksuz bir şekilde arama eylemini gerçekleştiren ve evime zarar veren, bizlere ve oğluma işkence uygulayan ve bizlere hakaret eden kolluk memurlarının tespiti ile gerekli soruşturma işlemlerinin yürütülmesini talep etmekteyim. Kolluk memurlarının yapmış olduğu işlem açık bir şekilde haksız arama olup; konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, işkence, hakaret ve görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerden, gerekli soruşturmanın yürütülerek şüpheliler hakkında kamu adına dava açılmasını talep ederim. Yukarıda belirttiğim hususlar çerçevesinde savcılığınızca resen toplanacak deliller neticesinde sorumluların tespiti ve cezalandırılması için kamu adına dava açılmasını arz ve talep ederim.”

 

27 Temmuz 2015’te, İzmir’de son 3 günde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanların serbest bırakılması için İzmir Valiliği binası önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğrenci kolektifi üyesi 3 genç, sivil polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan gençler, Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

27 Temmuz 2015’te, Ankara Kızılay’da sabah saatlerinde çeşitli demokrasi güçlerinin açtığı stantlara saldıran ve 8 genci darp ederek gözaltına alan Ankara polisi, aradan birkaç saat geçmesinin ardından Konur Sokak’ta bulunan bir pankartı indirmek istedi. Halkevlerine ait ve Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankartı indirmek için saldıran polis, duruma itiraz eden bir kişiyi de yerden sürükleyerek yaka paça gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişi, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganları atarak, direndi.

 

28 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde akşam saatlerinde askeri lojman ve adliye binasına düzenlenen roket saldırısı ardından polis ve özel harekat timleri, sabahın ilk saatlerinde onlarca eve baskın yaptı. Baskın sonucunda Fahrettin Akdeniz ve Mervan Taş’ı gözaltına aldı. Birçok evin kapı ve pencerelerini kıran, evdeki erzakları dağıtan polis, kimi yurttaşları da kısa süreli gözaltına alıp “yanlışlıkla aldık” tutanaklarından sonra serbest bıraktı. Akdeniz’in evini darmadağın eden polisler, babasına da saldırı girişiminde bulundu. Polislerin kendisini tehdit ettiğini belirten Akdeniz’in babası Ömer Akdeniz, “Bir anda silah sesleri ile uyandık. Sonra da kapı ve pencereleri büyük bir gürültü ile vurdular. Giyinmemize bile izin vermeden, ayakkabıları ile içeri girdiler. Her yeri didik diki aradılar. Hasta çocuklar ve yeni doğan bebeği yataklarından çıkardılar. Ben tepki gösterince, ‘Sus seni öldürürüz’ dediler. Sonra, biz de ‘Hepimizi öldürün’ dedik. Silahları kafama dayadılar” şeklinde konuştu. Özel harekât timlerinin kendilerine “Siz bize roket atmışsınız” suçlamasında bulunduğunu belirten Akdeniz’in annesi Meryem Akdeniz ise, “Biz evimizden dışarı çıkmamışız. Allah nasıl kabul eder bunu? Düşman neden bize bunu yapıyor? Gecenin ortasında çoluk çocuğu yataklarından ediyor. Ne zamana dek bu rezaleti yaşayacağız. Bu zulüm yeter artık. Artık ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Düşmanın bu zulmünden bıktık artık” dedi.

 

30 Temmuz 2015’te, Hakkari’de Biçer Mahallesi, Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) yakınlarında devriye gezen özel harekata ait araca ses bombası atıldı. Olayın ardından bölgeye giden DİHA muhabiri Gökan Altay ve Van TV muhabiri Serkan Kaya, özel harekat polislerince kafalarına silah dayatılıp tartaklandı. Çekim yapmaları engellenilen Altay ve Kaya, polislerce olay yerinden zorla uzaklaştırıldı.

 

31 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 3 kişi gözaltına alındı. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin düzenlediği baskın sonucunda Mehmet Devran Ayırbaz, Celal Kortak ve Numan Yayevi isimli gençler gözaltına alındı.  Rojava Mahallesi’ne yapılan baskını sonucunda gözaltına alınan Mehmet Devran Ayırbaz’ın babası Bedran Ayırbaz, zorla eve giren polislerin evin altını üstüne getirdiğini dile getirerek, polisin evdeki değerli eşyaları çaldığını iddia etti. Ayırbaz, “Polisler zorla eve girerek bana ve çocuklarıma silah doğrultarak çıplak bir şekilde bizi yere yatırdı. Ben yatmak istemeyince bana şiddet uygulayarak yere zorla yatırdılar. Sonra eve girip evi darmadağın ettiler. Oğluma ait yaklaşık bin TL değerindeki tespihini çaldılar. Evde buldukları ne kadar değerli eşya varsa ceplerine koyup götürdüler.  Ayırbaz’ın annesi Fatma Ayırbaz ise eve giren polislerin 9 ve 10 yaşındaki çocuklarının kafasına silah dayayarak tekmelediğini belirterek, “Polisler eve girer girmez henüz 9 ve 10 yaşlarındaki çocuklarımın kafalarına silah dayayarak, tekmeleyerek ‘Sizin ağabeyiniz ne yapıyor. Eylemlere katılıyor mu?’ şeklinde sorular sorduktan sonra evin duvarında asılı bulunan Kuran-ı kerimi ellerine alarak ‘bu nedir? Bu nedir?’ şeklinde bağırarak Kuran-ı Kerimi yere attı.

 

1 Ağustos 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen C.O, E.A.T., M.K.,: “30 Temmuz gece 23.00 sularında arkadaşlarımla Yenidoğan’da ki evimize giderken 4 arabadan inen sivil polisler bizi durdurdu, ters kelepçe takarak dövdüler, tehdit, küfür ettiler ve sonrasında karakola götürdüler. Ailemizi aramamıza izin vermediler. Hukuki ve tıbbi destek talep ediyoruz. Ayrıca basın açıklaması yapmak istiyoruz.” Dedi.

 

1 Ağustos 2015’te, Van’ın merkez Edremit ilçesine bağlı Kurubaş Mahallesi’nde sabaha karşı bir eve çok sayıda özel harekat timi tarafından baskın düzenlendi. Kapıyı kırarak içeri giren polisler, Hakan Bilekçi (20) adlı genci uykudan uyandırarak darp etti. Ailesinin verdiği bilgilere göre, başına dipçik dayanarak, balkon korkuluklarına yaslanan Bilekçi, tekme ve yumruklarla darp edildi. Polisler evde yaptıkları aramada Bilekçi’ye ait fotoğraflara el koydu.

 

5 Ağustos 2015’te Ankara’nın Mamak İlçesi’nde devriye görevi yapan polislerin, kendilerine alkollü şekilde adres sorduğu belirtilen bir kişiyi darp ederek bacağının kırılmasına yol açtıkları öğrenildi.

 

8 Ağustos 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 5 Ağustos’ta bir şantiyeye baskın düzenleyen özel harekat timinin 52 işçiyi gözaltına aldığı ve işkence yaptığı öğrenildi. İşçilerin gözaltına alındığı sırada özel hareket timleri tarafından, yüz üstü elleri arkadan bağlanmış ve yan yana dizilmiş şekilde tutuldukları ve bu sırada işçilere bir özel harekat timinin hakaret ve tehditlerde bulunduğu görüntüler yayınlandı. “Ne yaptı lan size bu devlet? Hepinizi tanıyorum ben. Kim ki hainlik yapıyor karşılığını görecek! Türk’ün gücünü göreceksiniz!” şeklinde tehdit edilen gözaltı işlemi ile ilgili Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan işçiler, gözaltında işkence ve kötü muamele gördüklerini söyledi.

 

11 Ağustos 2015’te, Gaziantep’te trafik polislerinin bir araca çarpmasının ardından aracın içinde bulunanlarla çıkan tartışmanın büyümesi üzerine polisler, Berrin Yiğit’i darp ederek gözaltına aldı.

 

12 Ağustos 2015’te, Antep’de Karayılan, Güzelvadi, Akdere ve Vatan mahallerinde bulunan bazı evlere özel harekat polisleri tarafından baskınlarda bulunuldu. Sabah saatlerinde yapılan baskınlarda Soner Erdem, Hayrettin Begiç, Mehmet Zeki Güngör ve Halil İbrahim Şahinözel isimli yurttaşlar gözaltına alındı. Gözaltına alınma gerekçeleri öğrenilemeyen isimler, Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Hayrettin Begiç’in ağabeyi Musa Begiç, kardeşini gözaltına alan polislerin, gözaltına alınmasına ağlayan 6 yaşındaki çocuğunun kafasına da silah dayayıp, ‘Ağlama yoksa seni öldürürüz’ dediklerini söyledi.

 

13 Ağustos 2015’te, İzmir Karşıyaka’da AKP’nin savaş politikalarına karşı “AKP savaş, halklar barış istiyor” yazılı bildiler dağıtan Halkevleri üyesi 5 kişi, polislerce darp edildikten sonra gözaltına alındı. “Halkı kin ve nefrete teşvik” ettiklerini gerekçesiyle gözaltına alınan 5 kişi, Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. 5 Halkevci, ifade işlemleri ardından 14 Ağustos günü serbest bırakıldı.

 

14 Ağustos 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Hayriye Çakan, şu beyanlarda bulundu: “14.08.2015 tarihinde sabah saat 6.00’da evimize polisler tarafından baskın düzenlendi. Kar maskeli, uzun namlulu silahlarla 20’ye yakın polis kapıyı tekmeliyordu. Bunun üzerine kapıyı açtım. Kapıyı açmamızla birlikte evde buluna iki kızım ve iki oğlum ve benim başıma silah dayadılar. Çocuklarımı yere yatırmışlardı. Ardından evimizde bulunan bütün eşyaları dağıtıp, gelişi güzel arama yaptılar. Evimizde hiçbir şey bulamadılar. Aramadan sonra 15 yaşındaki oğlum Nurullah’ı gözaltına aldılar. Oğlum ne için götürdüklerini sorduğumdan ise bana “eylemlere katılmıştır” dediler. Evimizin arandığına ve çocuğumuzun gözaltına alınmasına yönelik tutulan tutanak bana imzalattırıldı ama kopyasını bana vermediler. Uygun olmayan bir saatte evimizin basılması, bana ve çocuklarıma yönelik kötü muamelede bulunmasına ve çocuğumun haksız bir şekilde gözaltına alınmasını kabul etmiyorum. Bu nedenle evimizi basan, bize hakaret eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyorum

 

14 Ağustos 2015’te, Van’ın merkez İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir Mahallesi’nde gün boyu zırhlı araçlarla devriye gezen polisler, Hisar Sokak’ta Tekyaşar ailesinin bulunduğu eve girdi. Özel harekat timlerinin de katıldığı baskında polisler önce evin içine gaz bombası attı, ardından kalp hastası Abdullah Tekyaşar (65), Hamide Tekyaşar (48), Zilan Tekyaşar (16), Vedat Tekyaşar (20), Şehriban Tekyaşar (21) ve Fırat Tekyaşar’ı (22) feci biçimde darp etti. Polisler evin bahçesinde de havaya ateş açtı. Mahalle sakinlerinin polise tepki göstermesi üzerine polisler evden ayrılırken, saldırıda yaralanan Abdullah, Zilan, Şehriban ve Vedat Tekyaşar mahalleye çağrılan ambulans ile Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı

 

15 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde polis ekipleri “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla motosikletli iki kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Polis ekibinin bulunduğu alanda bir süre daha darp edilen 2 kişinin işlem yapılmadan bırakıldıkları öğrenildi.

 

17 Ağustos 2015’te, İzmir’in Menemen İlçesi’nde bir dinlenme yerinde oturan Muhammed Fatih Çelik (21), Ali Savaşçı (22), Muhammed Beşir Bilmez (22) ve M.T. (17) adlı 4 kişinin, çevredekileri rahatsız ettikleri iddiasıyla polisler tarafından darp edildikleri iddia edildi.

 

20 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi’nde akşam saatlerinde ismi öğrenilemeyen iki genç, bir bakkalın içinde polisler tarafından dövülerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan gençler, plakasız bir araca zorla konularak götürüldüğü öğrenildi. İki kişinin hangi gerekçeyle gözaltına alındığı ve nereye götürüldüğü konusunda bilgi alınamadı.

 

21 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, özel hareket polisleri tarafından düzenlenen ev baskınlarında Bekir Söğüt (20) ve Bayram Özkan (20) isimli gençler gözaltına alındı. Baskın sırasında polis tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını belirten Söğüt’ün ağabeyi Delil Söğüt, baskında yaşananlara ilişkin şunları belirtti: “Sabah saat 05.30 sıralarında evi bastılar. Hepimiz uykudaydık, kapıları kırmaya başladılar. Annem ‘Kapıyı kırmayın açıyorum’ dedi ama annemin kapıyı açmasına izin vermeden kapıyı kırarak içeri daldılar. Kardeşim salonda yatıyordu zaten. Kardeşim bayılıncaya kadar kafasına ve karnına silah dipçikleriyle vurdular. Ben tepki gösterince kolumu ters çevirerek silah dipçikleriyle vurdular. Kafam ve kolum kırıldı. Anneme de tekme atarak kafasını kapının demirine vurdular.”

 

22 Ağustos 2015’te,  Diyarbakır’ın Sur ilçesinde gece saatlerinde birçok mahalleye baskın düzenlemek isteyen polise halkın direnmesi üzerine başlayan çatışmalar sabah saatlerine kadar şiddetlenerek sürerken, Fatih Paşa Mahallesi’nde çatışmalar esnasında doğum sancıları tutan ve komşuları tarafından hastaneye kaldırılmak istenen Hayriye Uyan (25) isimli bir kadının polisler tarafından engellendiği öğrenildi.  Yaşanan durum ile ilgili bilgi veren Uran’ın komşusu olan Fehmi Aşan, Uran’ın sancıları tuttuğunu, yolun açılıp hastaneye kaldırılması gerektiğini polislere bildirdiğini ancak polislerin yolu açmadıklarını belirterek şöyle konuştu: “Bunun üzerine biz de 112 Acil servisi aradık, onlar da can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle ambulans gönderemeyeceklerini belirttiler. Uran’ın sancıları artması üzerine biz de onu bir eve götürdük ve mahallede bulunan kadınlar yardımıyla doğum yaptı.” Polisin tutumuna tepki gösteren Aşan, “Bu durumda yaşamını yitirebilirdi, bunun hesabını kim verecekti” diye sordu.

 

23 Ağustos 2015’te,  Adana merkez Seyhan ilçesi Şakirpaşa semti Ova Mahallesi’nde bir araya gelen gençler, Kürt illerindeki operasyonları protesto etti. Gençlerin eylemine polis gaz bombası, tazyikli su ve gerçek mermilerle saldırdı. Saldırı esnasında Erkan Aydın adlı kişi polisin açtığı ateşten yaralandı. Saldırıda başka yurttaşların da yaralandığı belirtilirken, çok sayıda kişinin de gözaltına alındığı kaydedildi. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, Erkan Aydın adlı gence, yaralı halde işkence edildi. Görgü tanığı S.Ç. isimli yurttaş, yerde yaralı halde yatan Aydın’a polislerin silah dipçiği ile kendinden geçinceye kadar vurduğunu belirterek, bayıldıktan sonra genci apar topar zırhlı araca bindiren polisin olay yerinden uzaklaştığını kaydetti. Aydın ile birlikte 8 gencinde darp edilerek gözaltına alındığı öğrenildi. Polis tarafından Adana Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Aydın’ın tedavisine devam edilmeden 24 Ağustos günü Adana Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürüldüğü belirtildi.

 

23 Ağustos 2015’te, Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Somuz (Sağınlı) köyüne bağlı Deşta Ovê mezrasında koçerlik yapan ve dün akşam rahatsızlanan bir yurttaşın Hizan Devlet Hastanesi’ne getirilmesinin ardından özel harekat polisleri hastaneye baskın düzenledi. Hasta ve 2 refakatçiyi gözaltına alan polislerin, refakatçilerden birinin yöresel kıyafet şal û şepik giydiği için baskın yaptığı öğrenildi. Hastane çalışanlarına bağıran polislerin gözaltına aldığı yurttaşları darp ettiği belirtildi. Bitlis’in Hizan ilçesi Somuz (Sağınlı) köyüne bağlı Deşta Ovê mezrasında koçerlik yapan ve dün akşam rahatsızlanarak Hizan Devlet Hastanesi’ne getirilen Aydın Eşlik (16) ile ona refakat eden Mehmet Eşlik (45) ve Abdulhekim Çakar’ın (40) dün gece hastanede gözaltına alındıktan sonra götürüldükleri İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde işkenceye maruz kaldığı ileri sürüldü. Aydın Eşlik’in yöresel şal û şapik giydiği için refakatçileri ile birlikte polisler tarafından kargatulumba gözaltına alındığı öğrenildi. 3 yurttaşın bir süre emniyette tutulduktan sonra tekrar hastaneye getirildiği bilgisine ulaşıldı.

 

24 Ağustos 2015’te Kocaeli’nin Kartepe İlçesi’nde büfe işleten Güler Sezgin (49), büfesine gelen D.B. adlı polisin, içki satışı yasağının başladığı saatten sonra satış yaptığını iddia ederek kendisini ve eşini dövüp dükkanını dağıttığını açıkladı.

 

25 Ağustos 2015’te, İstanbul Beyoğlu Çukur Mahallesi Tirşe Sokak’ta düzenlenen operasyonda, Mustafa ve Gülseren Kurşun, 1 yaşındaki çocuklarının gözleri önünde polis işkencesine maruz kaldı. mahallede operasyon yaptıkları sırada Kurşun ailesinin evine gelen polisler, taksi şoförü olarak çalışan Mustafa Kurşun’u hiçbir gerekçe göstermeden darp etti.

 

30 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Vakıfkent Mahallesi’nde, özel harekat timlerinin ev baskını sonucu işkence yaparak gözaltına aldığı Mehmet Bilir (65) ve oğulları Lokman (32), Ali (25) ve Mustafa’nın (30) durumu kötüye gidince hastaneye kaldırılarak, müşahede altına alındı. Baskın sonrası İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen baba ve 3 oğlu, özel harekat polisleri eşliğinde İl Devlet Hastanesi’ne getirildi. Hastanede müşahede altında tutulan 4 yurttaşın, işkenceye maruz kaldıkları ve vücutlarının çeşitli yerlerinde kırık ve ezilme izlerinin olduğu görüldü.

 

2 Eylül 2015’te Adana’da taraf oldukları bir dava için adliye binasında bekleyen Mustafa Rençber ile yanındaki üç kişinin “gereksiz yere koridorda bekledikleri” iddiasıyla 6 kişilik polis grubu tarafından dövüldükleri öğrenildi. Dakikalarca süren ve güvenlik kameralarının kaydettiği dayağın ardından gözaltına alınan 4 kişiden Mustafa Rençber, oğlu Orhan Rençber ile arkadaşı Ali Kartal’ın “polise direndikleri” suçlamasıyla da tutuklandıkları bildirildi.

 

3 Eylül 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen G.P: “ 1 Mayıs’ta sadece sendikacıların Taksim Meydanına alınacağı söylendiği 1 Mayıs’ta temsilci olduğum için ben de katıldım. O esnada iki polis beni aralarına alıp sıkıştırdı ve başka bir polis gelip beni kurtardı. Bunu iki kez üst üste yaşadım. Sonrasında psikolojim bozuldu ve ben tedavi görmeye başladım. Doktorum İstanbul’dan ayrıldığı için tedavim yarım kaldı. Polsiten MR cihazına girmekten ve eylemlere katılmaktan korkar oldum, bundan da utanıyorum. Tıbbi destek talep ediyorum. Konulmuş tanı; post travmatik stres bozukluğu”. Dedi.

 

4 Eylül 2015’te Ankara’da başlayan B-20 toplantılarının yapıldığı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) binası önünde toplanan Devrimci Parti üyesi 17 kişi polis ekiplerince darp edilerek gözaltına alındı.

 

4 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesi Yenişehir Mahallesi Yavuz Selim Sokak’ta kazılan hendekleri kapatmak amacıyla zırhlı kepçe ve akrep tipi zırhlı araçlarla sokağa giren polislerin, etrafa rast gele açtıkları ateş sonucu, Lokman Süne isimli bir genç karnından ağır şekilde yaralandı. Nusaybin Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınan Süne, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Yaralı olarak Nusaybin Devlet Hastanesine getirilen Süne, hastane girişinde ambulanstan indirildiği sırada bir polis tarafından tekmelendi.

 

4 Eylül 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Yenişehir Mahallesi’nde, protesto amaçlı açılan hendekleri kapatmak için mahalleye giren polisler, 15 yaşındaki D.Ö. isimli çocuğu, feci şekilde döverek darp etti. Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan D.Ö. tedavi altına alındı.

 

8 Eylül 2015’te sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’nde bir aracı durduran polis, içinde bulunan 5 kişiyi sokak ortasında yere yatırıp dakikalarca darp etti. Çevrede bulunanların duruma tepki göstermesi üzerine 5 kişinin gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü bildirildi.

 

11 Eylül 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesindeki Cizre’ye destek eylemlerinde haber takibi yapan DİHA muhabirleri Erdoğan Alayumat, Berivan Altan ve Ahmet Kanbal polislerce darp edilerek gözaltına alındı.

 

11 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Nur mahallesinde, polis tarafından düzenlenen ev baskınlarında aynı aileye mensup baba Yusuf Ecer ve oğlu Ramazan Ecer ile akrabaları olan Fatih ve Hasan Ecer gözaltına alındı. Ev baskınında aile fertleri polislerce darp da edildi.

 

13 Eylül 2015’te,  Diyarbakır Seyrantepe Semti’nin Aziziye Mahallesi TOKİ 1. Caddesi Güleryüz Apartmanı önünde akşam saatlerinde yürüyerek eve giden 3 kişiye polis önce hakaretler savurup ateş etti, sonra tekme tokat dövdü. Açılan ateşle 3 kişinin yaralandığını dile getiren görgü tanıkları, “Ne olduğunu anlamadan onları yaralı bir şekilde tekme tokat dövmeye başladılar. Gençler bağırıp çağırıyorlardı ama polisler durmuyorlardı. Sanırım infaz etme niyetindeydiler” diye konuştu. Hiçbir olay yokken polislerin niye böyle davrandıklarını anlamadıklarını dile getiren görgü tanıkları, “Polisler daha sonra onları öyle bırakıp çekip gittiler. Ambulans geldi her üçünü de ambulansa alarak Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdılar. Ailelerine de haber verildi onlar da oraya gitti” şeklinde konuştu. Polisler tarafından infaz edilmek istenen Aydın Kıraç, Yusuf Meşe ve ismi öğrenilemeyen bir kişi hastanedeki tedavileri sürerken, polisler zırhlı araçlarla hastanenin giriş çıkışlarını ablukaya aldı.

 

14 Eylül 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Abdullah Özbey, şu beyanlarda bulundu: “25 Ağustos gece saat 00.30 sıralarında evime 12 kişilik polis ekibi geldi. Bunlardan 5’i maskeli, 1’i kadın, diğerleri ise sivil polis evime baskın düzenledi. Kapıyı açtığım gibi direk silahlarla içeri daldılar. Biz 7 kişiydik, eşim ve çocuklarım vardı. Bizi yere yatırdılar. Silah dayattılar ve evimizi aramaya başladılar. Maskeli olanlar bize terbiyesizce hakaretler savurdular. 1 saat kadar aramadan sonra çekip gittiler. Ailem korku içindeydi. Bunun hesabını kim verecektir. Ayrıca aynı gece bizim mahallede 8-9 eve daha baskın düzenlediler. Bize yapılan bu hakaretleri kabul etmiyorum, bu memurlardan davacıyım. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

15 Eylül 2015’te, Denizli’de, HDP’ye yönelik ırkçı saldırıları kınamak için 13 Eylül’de yapılan yürüyüşe katıldıktan sonra gittiği Meska Parkı’nda polislerce gözaltına alınan 15 yaşındaki M.O. (15), polisin “Pis Kürt, devlet haini” şeklinde hakaretler ederek kendisini tekme tokat dövdüğünü söyledi. Emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakılan M.O., parkta arkadaşları ile oturdukları esnada 3 aracın yanlarına geldiğini ve araçtan inenlerin kendisini çağırdığını anlattı. Polisin hiçbir şey söylemeden kendisini yere yatırarak, ters kelepçe taktığını belirten M.O., “Beni yere yatırıp kelepçelediler. O esnada 4 polis bana tekme tokat vurmaya başladı. Ne olduğunu anlamadım. ‘Neden bu işkenceyi yapıyorsunuz’ diye sorunca bana ‘Sus pis Kürt, sus pis devlet haini’ şeklinde bağırdılar” dedi. Polis işkencesinin karakola götürülünceye kadar devam ettiğini söyleyen 15 yaşındaki çocuk, götürüldüğü Çocuk Şube’de de hakaret ve işkenceye maruz kaldığını savundu.

 

15 Eylül 2015’te, Şırnak’ın Cudi Dağı eteklerindeki çıkan çatışmada yaşamını yitiren HPG militanlarından Avareş Colemerg kod isimli Emrah Yılmaz cenazesinin getirileceği Hakkari Devlet Hastanesi önünde bekleyen kitleye özel harekat timleri tarafından müdahale edildi. Havaya ateş açan özel harekat timleri bu sırada, haber takibi yapan Dicle Haber Ajansı Muhabiri (DİHA) Muhabiri Gökhan Altay’ı darp etti. Vücudunun çeşitli bölgelerine darbe alan Altay, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

 

16 Eylül 2015’te, Ankara’da bir özel harekat polisine ait evi Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan özel timlere ait lojmana getiren 4 nakliyeci, eşyalardan birinin bir cıvatasının eksik olmasından dolayı darp edildi. Darp edilen Ersin Erdem (25), Yasin Erdem (22), Rıfat Erdem ve Ömer Erdem adlı dört kardeş, saldırı sonrası hastaneye gitti. Muayene olan nakliyeci kardeşler, “İş göremez” raporu aldı.

 

16 Eylül 2015’te, Urfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Hirikê (Büyükmutlu) Mahallesi’nde Yavuklu ailesinin evine baskın düzenleyen polis ve özel hareket timlerinin, önce evi taradığı ardından ise girdikleri evde 12 ve 13 yaşında olan çocukların kafasına silah dayayarak, saatlerce yerde beklettiği belirtildi. Siraç Yavuklu’yu aradıklarını belirten onlarca polisin, akrep, panzer, kobra ve jeeplerle eve baskın düzenlediğini belirten anne Fatma Yavuklu (65), baskın yapan polisin evi taradıktan sonra girdiği evde sorgusuz sualsiz küfür ve hakaretler savurarak, 12 ve 13 yaşındaki torunlarını yere yatırıp kafalarına silah dayadığını söyledi.

 

26 Ekim 2015’te, Diyarbakır’da twitter hesabından attığı mesajlar nedeniyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Mehmet Serhat Polatsoy yeniden gözaltına alındı. Evine yapılan baskında kullanılan polis köpeğinin eşinin sağ ayağını ısırdığı öğrenildi. Mehmet Serhat Polatsoy çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

 

28 Eylül 2015’te, Hakkari’nin Çukurca Eğitim-Sen Şube Temsilcisi Fatih Bulugil akşam saatlerinde kent merkezinde polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Bulugil’in gözaltı gerekçesi öğrenilemedi.

 

28 Eylül 2015’te, Adana’da aksam saatlerinde iki polisin öldürülmesi sonrası operasyon başlatan polis sabahın erken saatlere kadar olayın yaşandığı Dağlıoğlu Mahallesi başta olmak üzere Gülbahçe, Fırat, Karasu ve Havuzlubahce mahallelerinde bulunan evlere baskın düzenledi. Baskında annesi Dilber Şahin (55) gözaltına alınan E.Ş.(15), kar maskeli polislerin kendilerini darp edip, hakaretler savurduğunu söyledi. E.Ş., “Bir polis gelip benim elime bastı ve bana küfür etti. Elim kanlar içinde kaldı. Ondan sonra annemi götürdüler” dedi. Gözaltına alınan Temer Bahadır’ın eşi Canan Bahadır ise polislerin YPG’li kızının çerçeveli fotoğrafını silah dipçiği ile parçalayarak, küfürler savurduğunu söyledi. Bahadır “Onlar bizim fotoğraflarımızda bile korkuyorlar” dedi.

 

28 Eylül 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Fikri Yılmaz, şu beyanlarda bulundu: “Oğlum Yusuf Yılmaz yaklaşık 50 gün önce Şehitlik semtinde Molotof attığı gerekçesiyle polisler tarafından göz alınmıştı. Oğlum gözaltına alınırken kafasına silah dayatılmak suretiyle işkence yapılmış ve darp dilmiştir. Oğlumun kafasına silah dipçiğiyle vurulmuş ve hakaretler edilmiştir. Bizler her ne kadar olayın etkisi ile olay tarihinde şikâyetçi olmamışsak da güvenlik güçlerinin korunması ve güvencesi kapsamında olan bizleri bu denli mağdur eden Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde tespit edilecek güvenlik görevlilerinden şikayetçiyiz

29 Eylül 2015’te, Batman’ın merkeze bağlı Samanyolu köyü yolunda akşam saatlerinde askeri aracın geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlama sonucunda özel harekat polisi Nedim Erbay yaşamını yitirirken, 6 polis ağır yaralandı. Patlama sonrası meydana gelen çukura, yoldan geçen sivil bir aracın düştüğü iddia edilirken, düşme sonucunda araçtaki Hamdullah Aydın adlı yurttaş yaşamını yitirdi. Düşen araçta bulunan ve yaşamını yitiren Aydın’ın çocukları Kübra ve Ahmet Aydın ile yeğeni Mehmet Aydın yaralandı. Yaralanan 3 yurttaş, ambulanslarla Batman’ın farklı hastanelerinde tedavi altına alındı. Yaralanan polisler Batman Bölge Hastanesi başta olmak üzere birçok hastaneye ambulans ve sivil arabalarla sevk edilirken, yaralı polislerin kaldırıldığı Batman Bölge Devlet Hastanesi Acil bölümünün kapısında polisler barikat kurarak, hastaneye gelen hasta yurttaşları da geri çevirdi. Acil serviste tedavi gördükten sonra 2 yurttaş, özel harekat timleri tarafından tekme ve yumruklarla darp edilip, ardından göz altına alındı. Yaşanan polis terörünü gizli kameralarla çeken gazetecilere ise fiziksel ve sözlü saldırı yapan polisler, gazetecilerin fotoğraf makinelerini ellerinden almak istedi ancak buna izin vermeyen gazeteciler olay yerinden uzaklaştırıldı.

 

3 Ekim 2015’te, Diyarbakır Bağlar ilçesi Öğretmenler Caddesi’nde saat 15.00 sıralarında polis, biri kadın 2 genci, üzerlerinde bomba olduğu gerekçesiyle darp ederek gözaltına aldı. Cadde üzerinde bulunan esnaftan edinilen bilgilere göre, havaya 3 el ateş eden polis, gençleri yüzüstü yere yatırdıktan sonra darp ederek gözaltına aldı.

 

3 Ekim 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, polis ve özel harekat timlerinin ağır silahlarla saldırdığı Fırat Mahallesi’nde yaşamını yitiren 61 yaşındaki Ahmet Sönmez’in ailesinin evine özel harekat timleri tarafından baskın yapıldı. Aynı mahallede ikamet eden baba Salih Sönmez ve kardeş Rezzan Sönmez’in evine kapılar kırılarak yapılan operasyonda, baba ve oğlu, yere yatırılarak darp edildi. Polislerin yere yatırdıkları baba ve oğlun sırtına bastığı ve bu esnada kardeş Rezzan Sönmez’in belinin kırıldığı belirtildi.

 

4 Ekim 2015’te, Bitlis’in Norşîn (Güroymak) ilçesinde Kümbet Mahallesi’nde dört eve çok sayıda özel harekat polisi tarafından baskın düzenlendi. Bir ev baskınında 15 yaşında S.A.’yu bulamayan polisin, o esnada evde olan anne Münevver Aysoy, amca Ferhat Aysoy ve abisinin eşi Sehernaz Aysoy’u darp ettiği öğrenildi. Darp esnasında kalp krizi geçiren Ferhat Aysoy’un İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtildi.

 

5 Ekim 2015’te, Diyarbakır’dan Silvan’a göreve giden 112’i Ambulans ekibi polisler tarafından gözaltına alındı. Silvana yaralı almak üzere giden 112 Ambulans görevlileri Tuba Dukan, Selim Özdemir ve Erkan Akbak ilçe girişinde polisler tarafından 21.30’da araçları durdurularak darp edilerek gözaltına alındı.

 

7 Ekim 2015’te, Batman’ın birçok mahallesinde dün gece 6-7 Ekim Kobanê serhildanın yıl dönümü nedeniyle eylem yapan yurttaşlara polis silahla saldırdı. Saldırı sonucunda 1 çocuk olmak üzere 6 kişi yaralanırken, yurttaşlar Batman Bölge Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı E.A. adlı çocuk hastaneden gözaltına alınarak Batman Çocuk Şubeye götürülürken, İzzetin Kavak isimli yaralı genç de gözaltına alınıp Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Vücutlarının farklı yerlerine kurşun isabet eden Hamza Yıldırım, Recai Kavak, Fırat Nedioğlu ve ağır yaralanan Ramazan Çakmak’ın ise tedavileri devam ediyor. Ayağından yaralanan ve kaval kemiği kırılan Yıldırım’ın, bugün ameliyata alınması bekleniyor. Edinilen bilgilere göre, yaralılar hastaneye taşınırken, polis tarafından işkenceye maruz kaldı.

 

7 Ekim 2015’te, İstanbul Taksim civarında devriye atan Yunus adı verilen motorsikletli polis birimleri bir çocuğa Sarı Kırmızı Yeşil bileklik takıyor diye saldırdı. Saat 14:30 sıralarında Taksimden Tarlabaşına doğru yürüyen isminin verilmesini istemeyen bir Kürt genci, Taksimin girişinde Yunus adı verilen motorize polis ekipleri tarafından durduruldu. Keyfi bir şekilde durdurulan çocuk’un bileğinde ki Sarı Kırmızı Yeşil renklerinde ki bilekliği isteyen polis, Kürt çocuktan olumsuz yanıt alınca çocuğun kulağına bir kaç defa vurdu. Döven polis bir yandan da çocuğa “terörist misin sen .. koduğumun çocuğu” şeklinde hakaret ettiği öğrenildi.

 

10 Ekim 015’te, Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’ni ablukaya alan özel hareket timlerinin çevreye rastgele ateş açtığı ve bu sırada kurşunlardan kaçan Özcan Can (16), Sidar İnangiz (17) ve soyadı öğrenilemeyen Yusuf (16) isimli çocukları polis kovaladığı, Can’ın yakın mesafeden bacağından vurarak yaraladığı iddia edildi. Can olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılırken, diğer 2 çocuk ise zırhlı araca bindirilerek gözaltına alındı. Ameliyata alınan ve sağlık durumu iyiye giden Can, yaşadıkların şöyle anlattı: “Biz 3 arkadaştık, geziyorduk. Bir baktık ki polis rastgele ateş ediyor. Kurşunlar bize değmesin diye kaçtık. Ardından polisler bizleri kovaladı. Bir yerde sıkıştık. Polisler etrafımızı sardı. Ondan sonra silahı başımıza dayayıp küfür ettiler. Ayağımdan yaralı olmama rağmen ayağımı, her yerimizi darp ettiler. Diğer arkadaşlarımı da çok kötü dövdüler ve onları polis aracına bindirip götürdüler. Polis keyfi olarak saldırdı. Biz zaten hiçbir şey yapmamıştık, sadece korktuğumuz için kaçtık.”

 

11 Ekim 2015’te, Halk Cephesi üyesi 3 kadın, Ankara katliamını, Taksim Meydanı’nda bulunan Burger King binasına, ” “Katliamların sorumlusu AKP’dir” yazılı pankart asıp “Katil devlet hesap verecek” ,”Ankara’da düşene dövüşene bin selam” sloganları atarak protesto etmesi üzerine polis eyleme müdahale etti. Polis, kadınları darp ederek gözaltına alırken, eylemi görüntülemek isteyen DİHA muhabirleri Ayşe Kuran ve Ömer Gül de polis tarafından darp edildi. Basın kartlarını polise gösteren polis, “DİHA bu” diyerek gözaltına almaya çalıştı. Ancak, çevredeki yurttaşların tepkileri sonucu, polis muhabirleri serbest bıraktı.

 

14 Ekim 2015’te, Muş ili Bulanık ile Varto ilçeleri arasındaki kırsal bölgede başlatılan askeri operasyon üzerine olası çatışmaların önüne geçmek için canlı kalkan olan yurttaşlar, askerler tarafından darp edildi. Askerler tarafından darp edilen ve aralarında Bulanık Belediye Eşbaşkanı Rahmi Çelik ile haber takibi yapan DİHA Muhabiri Cüneyt Duran’ın da bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı.

 

17 Ekim 015’te, Van’ın Erciş ilçesinde, ilçe merkezinden geçen ve yeşil, sarı, kırmızı renklerle süslenen araçların bulunduğu düğün konvoyunu durduran polis, damadın da aralarında bulunduğu 4 kişiyi gözaltına aldı. Konvoyu durduran polisler arasında bulunan Erciş İlçe Emniyet Müdürü Murat Hoş’un yurttaşlara, “Siz buranın Türkiye Cumhuriyeti olduğunu bilmiyor musunuz? Herkes ayağını denk alacak. Haddinizi bileceksiniz. P…, ş…” sözleriyle küfür ve hakaretlerde bulunduğu ileri sürüldü. Gözaltına alınan damat ve 3 akrabası emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

 

19 Ekim 2015’te, İHD Van şubemiz başvuran Eyyüp Kuas, 16 Ekim günü akşam saatlerinde aralarını durduran polislerin kendilerine silah doğrultarak araçlarından indirildiklerini, yere yatırıldıklarını ve hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındıklarını ve hakarete maruz kaldıklarını ifade ederek derneğimizden hukuki yardım talep etmiştir.

 

1 Kasım 2015’te Batman’da Müslüm Mustafaoğlu adlı kişi, yol kontrolü yapan ve aracını durduran özel harekât timlerinin gerekçe göstermeden kendisini darp ettiklerini savundu. Müslüm Mustafaoğlu’na şikayetçi olmak için gittiği karakolda ise “sen haklısın ama şikayetinden vazgeç. Polis ölümleri nedeniyle arkadaşlarımız gergin” denildiği ileri sürüldü.

 

2 Kasım 2015’te, Batman’da seyir halinde iken özel harekat timleri tarafından aracı durdurulan Müslüm Mustafaoğlu (33) isimli yurttaş, hiçbir gerekçe gösterilmeden yol ortasında darp edildi. Acetler Kavşağı’nda gerçekleşen olayda, 15’e yakın özel harekat timi tarafından hiçbir gerçekçe gösterilmeden feci şekilde darp edilen Mustafaoğlu, kafasına silah dayatıldığını ve ölümle tehdit edildiğini belirtti. Uzun süre darp edildiğini dile getiren Mustafaoğlu, yaşananları şöyle aktardı: “Özel harekat timleri beni uzun süre darp ettikten sonra kavşağın karşısında onları izleyen sivil polislere beni gözaltına almalarını söyledi. Sivil polisler ise onlara ‘Biz gözaltına almıyoruz. Siz yaptınız yapacağınızı biz karışmıyoruz’ dediler.”

 

6 Kasım 2015’te İstanbul’da Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) yıldönümü nedeniyle yapılamak istenen eyleme polis saldırısı sırasında bianet.org’un muhabiri Beyza Kural ters kelepçe takılarak gözaltına alınmak istedi. Bu sırada kayıtta olan kameranın bir polis amirinin “bundan sonra her şey değişti, bunu size öğreteceğiz” dediğini kaydettiği öğrenildi.

 

10 Kasım 2015’te İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde adı öğrenilemeyen bir üniversite öğrencisi olduğu öğrenilen kişinin iki polis memuru tarafından “küfür ettiği” iddiasıyla darp edildiği güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerin ortaya çıkması üzerine iki polisin açığa alındığı öğrenildi.

 

11 Kasım 2015’te İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan 12 üniversite öğrencisi: “İstanbul Üniversitesinde YÖK protestosu nedeniyle basın açıklaması yapmak istedik. Polis asmak istediğimiz pankartlara saldırdı ve biber gazı sıkarak bizleri darp ederek yaka paça gözaltına aldı. Gözaltı sırasında hakaret ve işkencelere maruz kaldık.” Dedi.

 

13 Kasım 2015’te, Mardin’nin Dargeçit ( Kerboran) ilçesinde polis ve özel harekat timleri, arkadaşları ile Bahçebaşı Mahallesi’ndeki Özgürlük Park’ında oturan gençlere baskın düzenledi. Yapılan baskın sonucu Kobanê olaylarında yaşamını yitiren Abdulkerim Seyhan’nın Kardeşi Hakkı Seyhan (21) adlı genç darp edilerek gözaltına alındı. Polis ile gençler arasında kısa süreli bir tartışma çıktığı belirtilirken, gözaltına alınan Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

16 Kasım 2015’te, Van’ın Erciş ilçesinde haber takibi yaptığı esnada darp edilerek gözaltına alınması sonrası tutuklanan DİHA Muhabiri İdris Yılmaz’ın, kaburgasının kırıldığı ve konulduğu cezaevinde tek kişilik hücrede tutulduğu öğrenildi.

 

25 Kasım 2015’te, Diyarbakır Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan AZC Plaza önünde 28 Kasım günü gerçekleştirilecek etkinlik için stant açıp, bildiri dağıtan SGD üyelerine saldıran polis, 6 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan Zindan Dorudemir, Melis Teksan, Burcu Gülsün, Elif Çelik ve ismi öğrenilemeyen 2 SGD’li, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube’ye götürüldü. 26 Kasım günü gözaltına alınanlar serbest bırakıldı, srbest bırakılanlar gözaltına alınırken yaşadıkları darp ve kaba muameleye ilişkin açıklama yaptılar.

 

26 Kasım 2015’te, Mardin Dargeçit’te bulduğu cismin elinde patlaması sonucu yaralanan akli dengesi yerinde olmayan M.Beşir Demirel’in annesi Vesile Demirel, oğlunun yaralı haldeyken polis şiddetine maruz kaldığını dile getirerek, “Oğluma ‘sen teröristsin, diğer terörist arkadaşların nerede?’ diye sorular sormuşlar. Polislere, oğlumun akli dengesinin yerinde olmadığına dair raporunun olduğunu söylememe rağmen dinlemediler” dedi.

 

29 Kasım 2015’te, İzmir Torbalı’da HDP İlçe Örgütü öncülüğünde, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesini sessiz oturma eylemi ile kınadı. Elçi’nin posterinin ve fotoğraflarının açıldığı eylemde, çevrede geçen yurttaşlarda alkışlarla destek verdi. Polis, eylem sonrası alandan ayrılan 17 yaşındaki M.Y.’yi gerekçe göstermeden gözaltına aldı. Akrep tipi zırhlı araçta bindirilen M.Y., uzun süre araçta darp edildikten sonra karakola götürülmeden ilçe merkezinde serbest bırakıldı. Darp sonucu vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar oluşan M.Y., HDP yöneticileri tarafından Torbalı Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

2 Aralık 2015’te, Diyarbakır’da sabah saatlerinde özel hareket timleri, içerisinde 3 gencin bulunduğu ticari bir taksiyi Koşuyolu Parkı ve Konukevi Kavşağı arasındaki noktada durdurdu. Durdurdukları araçtaki gençlerin üzerine silah doğrultan özel timler, gençleri araçtan indirip, dizleri üzerinde çöktürdükten sonra ellerini ters kelepçeledi. Maruz kaldıkları bu uygulamaya tepki gösteren gençler, özel timlerin saldırısına uğradı. Silah dipçikleri ile gençlere cadde ortasında şiddet uygulayan polisler, daha sonra gençleri zırhlı araca bindirerek götürdü.

 

4 Aralık 2015’te Mersin’de bir polis memurunun adliye binası önünde dilenen bir anne ile çocuğu sözlü tacizde bulunarak ve darp ederek gözaltına aldığı DİHA kameramanı tarafından kaydedildi.

 

4 Aralık 2015’te İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan 9 üniversite öğrencisi: “İstanbul Üniversitesinde İŞİD yanlısı gruplar, tekbir getirerek bize saldırdılar. Çıkan arbedede gözaltına alındık. Gözaltı sırasında şiddete, tacize maruz kaldık. Basın açıklaması ve yaşadığımız olayın kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz.” Dedi.

 

4 Aralık 2015’te, Edirne’de Trakya Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin evlerine eş zamanlı polis baskınları yapıldı. Baskınlarda 7 kadın öğrenci gözaltına alındı. Edirne Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen öğrencilerin, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla gerçekleştirilen eylemde slogan attıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltına tutulan Elif Kardağı, Evin Kaya, Havin Gül, Nazlı Dursun, Pınar Tetik, Şilan Erdem ve Elif Sondak isimli öğrencilerin emniyetteki işlemleri sürerken, arkadaşlarının serbest bırakılması için karakol önüne gelen Ferhat Tangıç ile Necdet Güngör isimli öğrenciler de polislerce darp edilerek gözaltına alındı.

 

4 Aralık 2015’te, Mardin’in Derik ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Cevizpınar Mahallesi’nde oğlu, gelini ve torunlarıyla birlikte yaşayan Hatun Dölek’in evine baskın yapan özel timlerinin, yaptıkları arama sırasında evde bulunan tüm eşyalarını kırdıkları ve aileye ait altınların da çalındığı iddia edildi. Evlerine baskın yapıldığını anlatan Hatun Dölek, kendilerini ölümle tehdit eden özel timlerce evlerinin arandığı sırada dışarı çıkartıldıklarını söyledi. Korkudan evin bahçesinde bulunan tek odalı bölmeye girdiklerini belirten Dölek, sonrasında yaşananları ise şu sözlerle anlat: “Özel timler saatlerce evin içerisinde arama yapıp, gittiler. Biz de onlar çıktıktan sonra hemen evimizin içine bakmaya gittik. Evde ne var ne yok dağıtmışlardı. Gelinimin yatak odasında bulunan yatakların altında altınları vardı. Tüm yatakları dağıtmışlar, altınları da alıp gitmişler.”

 

7 Aralık 2015’te, ESP ve SGDF’lere yönelik gözaltılar İzmir’de, Kıbrıs Şehitler Caddesi’nde partililerce protesto edildi. Arkadaşlarının gözaltına alınmasına dönük tepkilerini açtıkları “Suruç gazilerini değil, katilleri yargıla” pankartı ile tepki gösteren partililer yine “SGDF umuttur” sloganı attı. Operasyonu protesto etmek üzere açıklamada bulunulacağı esnada ise o ana kadar protestoyu takip eden polisler, hiçbir uyarıda bulunmadan partililere saldırdı. Darp edilerek gözaltına alınan partililer, bindirildikleri polis otobüsünde de şiddet gördü. Polis şiddetine tepki gösteren bir kadın da yine gözaltına alındı. Gözaltına alınan 9 kişi, İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

9 Aralık 2015’te, Suriye’deki DAİŞ ve diğer radikal İslamcı örgütlere yaptığı yardımlarla bilinen İHH’nın Eskişehir Osmangazi Üniversitesi yerleşkesinde stant açmasına tepki gösteren öğrencilerden 12’si darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan 12 öğrenci, üniversiteden çıkarıldığı sırada İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi önünde toplanan bir grubun taşlı ve sopalı saldırısına maruz bırakıldı. Aydıner Polis Karakolu’na götürülen, A.G.K., S.C.D., İ.Ö., U.D., G.E., E.T, A.O.K., Y.G., U.H., M.B.S., M.Ç.A., S.A.Ş. simli öğrencilerden U.D., A.O.K., S.A.Ş., Y.G. ve U.H. serbest bırakıldı. A.G.K., S.C.D., İ.Ö., E.T., G.E., M.C.A. ve M.B.S. ise savcılığa sevk edildi.

 

10 Aralık 2015’te, Mardin Dargeçit’te 9 Aralık günü polisler tarafından darp edilerek gözaltına alınan 17 yaşındaki M.Y. isimli çocuk götürüldüğü emniyette ifadesi alınması sonrası serbest bırakıldı.

 

11 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde özel harekat timlerinin Silvan İmam Hatip Lisesi’nde abluka oluşturduğu ve öğrencilere yönelik tehdit, darp ve taciz bulundukları iddia edildi. Güvenlik nedeniyle ismini vermek istemeyen ve İmam Hatip Lisesi’nde okuyan 18 yaşındaki bir öğrenci, özel harekat timleri tarafından maruz kaldığı şiddeti şöyle anlattı: “Akşam okuldan çıkıp eve gittiğim sırada karşıma çıkan özel harekat timleri ‘Yere yat’ dediler. Bende yerin çamurlu olduğunu ve yere yatmak istemediğimi söyledim. Bunun üzerine beni döverek çamurun içine yatırıp darp başladılar. Sonra cebimdeki kimliğimi çıkarıp baktıktan sonra kimliğime tükürüp üzerime geri attılar. Birinin bahçede eli cebinde gördükleri zaman gelip çocuğa çarpıyorlar. ‘Elin niye cebinde’ diye kalkıp dövüyorlar. Eve giderken de arama yapıyorlar, kimlik istiyorlar. Kimlikler olmadığında dövüyorlar. Olanlara da alttan üsten aradıktan sonra bırakıyorlar. Sık sık okula gelip geziyorlar. Arkadaşlarımızdan para karşılığında isimler isteniyor. Bize ‘şüphelendiğiniz kişileri bize söyleyin’ diyorlar. Hemen hemen her gün okulda arama yapıyorlar. Sürekli okulun bahçesindeler. Okuldan çıkmalarını istiyorum. Akşamları eve gittiğimizde bizi dövüyorlar. Sabahları okula geldiğimizde aynı şekilde dövüyorlar. Artık okula gidip gelmekten korkuyoruz. Yürüyüşümüze dahi tepki gösterip küfürler savuruyorlar. Silahlarını bizi korkutmak için gösteriyorlar.” İsmini vermek istemeyen başka bir öğrenci ise, “Teneffüslerde öğrenci arkadaşlarımızın dışarı çıkmasına kızıyorlar. Gelip elimizden tutup ‘elinizi cebinizden çıkarın’ diyorlar. Bize sürekli kimlik ve adres soruyorlar. Bize sinirlendikleri anda bizi dövüyorlar. Okulun içine sürekli geliyorlar. Hoşlarına gitmeyen öğrencileri tutup dövüyorlar. Keyifleri istediğinde öğrencileri tehdit ediyorlar” diye konuştu.

 

12 Aralık 2015’te, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Semira Direkçi isimli tutuklunun, görüş için Adana’nın yakınlarının cezaevinde personellerinin hakaretlerine maruz kaldığı iddia edildi. Direkçi’nin kız kardeşi Mülkiye Dursun, “Görüşe gelmeden önce bize 6 kişinin geleceğini söylediler. Bizde kilometrelerce uzaklıktan görüş için Diyarbakır’a geldik. Burada bizimle dalga geçer gibi 6 kişinin görüşe giremeyeceğini sadece 5 kişinin girebileceğini söylediler. Daha sonra bize çakal diyerek hakaret ederek üzerimize yürüdüler. Bizi çıplak arıyor ve iç çamaşırlarımızı çıkartıyorlar. Üzerimizdeki her şeyi çıkarıyorlar. Biz bu uygulamaları kabul etmiyoruz. Bunların hepsi bize hakarettir. 500-600 kilometre yolu görüş için geldik. Bu sefer kapıda bize 5 kişinin girebileceğini söylüyorlar. Üstüne bana ‘Konuşma çakal seni ayağımın altına alırım’ diyerek hakarette bulundu. Duruma tepki göstermemle cezaevi kapısında bulunan askerler üzerime yürüdü” diyerek yaşadıklarını anlattı.

 

12 Aralık 2015’te, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik süren tecrit ve Kürt illerinde süren saldırıları protesto etmek amacıyla Batman’da gerçekleştirilmek istenen yürüyüşe polis müdahale etti. DBP İl Eşbaşkanı ve 3 yurttaş darp edilerek gözaltına alındı.

 

12 Aralık 2015’te Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutulan Semira Direkçi’yi ziyarete giden 5 yakınının cezaevi girişinde çıplak aramaya zorlandığı öğrenildi.

 

15 Aralık 2015’te, Şırnak’ta Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait yurtta kalan kadın öğrenciler, Cizre ve Silopi’de süren sokağa çıkma yasakları ve saldırıları protesto etmek için ses çıkarma eylemi yaptı. Eylem sonrası yurdu basan polisler, 9 kadın öğrenciyi sözlü taciz ve tehditlerle gözaltına aldı.

 

18 Aralık 2015’te, Van merkezde bulunan Cumhuriyet Caddesi üzerinde, çevrede bulunan yurttaşlara saldırıda bulunan bir grup özel harekât timi, yurttaşların tepki göstermesi üzerine gaz bombalarıyla müdahale etti. Kameralara yansıyan müdahale sırasında, sivil giyimli, ellerinde uzun namlulu silah bulunan özel harekât timlerinin yurttaşlara silahlarının dipçiğiyle vurduğu, birkaç özel harekât polisinin ise durmadan önüne gelen yurttaşlara saldırdığı, bir başkasının ise elindeki silahın dipçiğiyle bir yurttaşın kafasına ve sırtına vurduğu tespit görüntüler tespit edildi.

 

21 Aralık 2015’te, Mardin’in Derik ilçesinde, özel harekât polisleri tarafından gerçekleştirilen ev baskınlarında 6 yurttaş gözaltına alındı. Evine yapılan baskın sırasında darp edilerek işkenceye maruz kaldığını söyleyen Rıdvan Dip isimli yurttaş, sabah saatlerinde polis baskınıyla uyandıklarını belirterek, “Polisler kapıyı geç açtığım gerekçesiyle ağır küfür ve hakaret ederek, beni darp ettiler. Ayrıca beni ölümle tehdit ettiler” dedi. Rıdvan Dip ve birlikte gözaltına alındığı eşi Şükriye Dip, emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

 

25 Aralık 2015’te, Antep Kadın Meclisi üyelerinin yaptığı yürüyüşte darp edilerek gözaltına alınan DBP Antep İl Eşbaşkanı Kazım Şahin emniyetteki ifadesinden sonra serbest bırakıldı.

 

27 Aralık 2015’te, Urfa’da Harran Üniversitesi’nde polisler tarafından darp edilerek gözaltına alınan 11 öğrenciden Behçet Gündüz, Serdar Işık, Kübra Kılıç, Nubahar Yüksel, Serdar Baçaş, Cevher Berk, Emre Yılmaz ve Mehmet Kanat emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

 

30 Aralık 2015’te, İstanbul’da Gezi direnişi sırasında polisin attığı gaz kapsülü başından vurularak yaşamını yitiren Berkin Elvan için Antep Üniversitesi tramvay durağında imza standı açan DEV GENÇ üyesi Mehmet Yaşar, Uğur Meteoğlu ve isimleri öğrenilemeyen 1’i kadın 2 genç, darp edilerek gözaltına alındı.

 

31 Aralık 2015’te, Silopi’nin Nur Mahallesi’nde bir eve giren özel harekat polisleri evde bulunan Ali Aslan ve babası Abdullah Aslan’a saatlerce işkence ettiği bildirildi.

12.4. Cezaevlerinde İşkence ve Kötü Muamele

 

Ocak ayının ilk haftasında Hapishane Komisyonu üyemiz H.O.: “C.S.H.Ç. Metris R Tipinden Samatya hastanesine götürülürken ya da hastanede gardiyan ve askerler tarafından ciddi anlamda darp edilmiştir. Durumu, ablasına telefon görüşmesinde anlattığını, Metris R tipine bir avukatın gönderilmesi yönünde talebinin olduğunu” aktardı.

 

19 Ocak 2015’te Hacılar (Kırıkkale) F Tipi Cezaevinde tutulan Vahit Arslanhan adına açıklama yapan Cemil Arslanhan, koğuşuna giren 20 gardiyanın oğlunu süngerli odaya götürerek dakikalarca dövdüklerini belirtti. Oğluyla yaptığı telefon görüşmesinde işkence olayını öğrendiğini anlatan Cemil Arslanhan, oğlunun 13 Ocak 2015’ten bu yana açlık grevinde olduğunu da ifade etti.

 

19 Ocak 2015’te Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kadın mahpusların “ince arama” adı altında çıplak arama işkencesine maruz kaldıkları öğrenildi.

 

20 Ocak 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Murat Taruk, şu beyanlarda bulundu: “İki kardeşim Burhan-Cevdet Taruk, yaklaşık 3 aydır Kastamonu cezaevinde kalmaktadır. Dün kardeşlerimin bulunduğu koğuşta, her ikisi Kürt oldukları gerekçesiyle diğer mahkûmlar tarafından dövülmüşler. Kendileri daha önce cezaevi yönetimine koğuşla anlaşamadıklarını ve can güvenliklerinin olmadığını söyledikleri halde koğuşları değiştirilmemiştir. Cezaevi yönetimi kardeşlerim hakkında “bunlar terörist, PKK’li diyerek, kaldıkları koğuştakileri kışkırtmışlardır. Bu nedenle dün her iki kardeşim dövülmüş ve kendilerini koğuştan dışarı atmışlardır. Ancak dışarı çıktıkları için cezaevi müdürü, müdür yardımcısı ve beş memurun talimatıyla kardeşlerim falakaya yatırılmış ve işkence edilip, tek kişilik hücreye alınmışlardır. Bize dün gece cezaevinde kim olduğunu bilmediğimiz kişi kardeşlerime acıdığı için bizimle bu bilgileri paylaştı. Hem yapılan bu işkence için hem de kardeşlerimin Diyarbakır ya da yakın bir yere nakillerinin yapılması için sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

28 Ocak 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen S.Z.’nin annesi A.K.: “Oğlum, M.B. isimli gardiyan tarafından psikolojik baskı, ölüm tehdidi, fiziki işkence görüyor. Oğluma TV, yemek masası, dolap verilmemektedir. Diğer mahpuslarda soğuk ve rutubetli odalarda yatırılmaktadırlar. Oğlumun can güvenliği yok. Sevkinin İstanbul’a yapılmasını istiyorum.” Dedi.

 

9 Şubat 2015’te,  İHD Diyarbakır şubemize başvuran Sadık Şenol, şu beyanlarda bulundu: “Oğlum Cihad Şenol, yaklaşık 1 yıldır Adıyaman Kapalı Cezaevinde bulunmaktadır. Orada bulunduğu süre içerisinde cezaevi koşullarının baskıcı olduğundan söz etmektedir. İdare tarafından kendisine yönelik tehdit edici hakaretler de bulunulduğunu, kaba dayağa maruz kaldığını bu duruma dayanamadığını söyledi. Kendisi Adıyaman Savcılığına defalarca dilekçe yazdığını ama idare tarafından gönderilmediğini beyan ediyor. Ayrıca bize de mektup yazmış, mektupta kötü muamele yapanların ismi olduğunu ama mektup hala elimize geçmedi. Beş gün önce benim telefonumu gizli numaradan biri aradı, oğluma sahip çıkman gerektiğini söyledi. Yoksa oğluna intihar süsü verebileceği konusunda uyardı. Ayrıca bana “0505 267 42 40” nolu bir telefon verdi. Adıyaman Başsavcılığına ait olduğunu ama aradım bu numara kullanılmamaktaydı. Oğlumun hayatından endişe ediyorum. Sizden bu konuda hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

18 Şubat 2015’te, İHD Muş Şubesine, Muş E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan siyasi mahpusların ailelerinin “cezaevinde isyan var” şeklinde yapmış oldukları başvuru üzerine; Derneğimiz tarafından akşam saatlerinde cezaevine gidilmiş ve siyasi mahpuslarla görüşülmüştür. Siyasi kadın mahpusların hastaneye sevkleri sırasında cezaevinde görevli bir başçavuşun üst araması yapmak istemesi ile gerginleşen durum sonrası, spordan sorumlu bir erkek gardiyanın da avluda kadın mahpusları aramak istemesi üzerine erkek siyasiler de olaya dahil olmuş ve gardiyanlar tarafından erkek mahpuslar darp edilmiştir. Darp olayı sonrası cezaevindeki siyasi mahpuslar tarafından 3 gün boyunca mazgallar kırılmış, kapılara vurulmuş, sayım verilmemiş, telefon ve görüşlere çıkılmamıştır.

 

22 Şubat 2015’te Van M Tipi Cezaevi’nde tutulan ve bir süre önce cezaevi yönetimi tarafından “aklî dengesi yerinde değil” denerek hastaneye sevk edilen G.K. adlı çocuk mahpusun gözaltında işkence gördüğü ortaya çıktı. Olay İHD Van Şubesi’nin ile Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUYAD-DER) Van Şubesi tarafından açıklanan ortak rapor sonucu öğrenildi. Raporda Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilen G.K.’nin gözaltında olduğu ve cezaevinde tutulduğu sürede darp edildiği, makatına cam şişe sokulmaya çalışıldığı, taciz edildiği ve küfre maruz kaldığı belirtildi.

 

24 Şubat 2015’te Şakran (İzmir) Çocuk Cezaevi Müdürü Hamit Karslıoğlu’nun imzasını taşıyan kurum içi yazışmanın ortaya çıkmasıyla cezaevinde bazı çocukların diğer çocuklara işkence yaptıkları ve tecavüz ettikleri öğrenildi. Söz konusu yazışmada, işkence ve tecavüz iddialarının bir yıl önce Adalet Bakanlığı’na bildirildiği; ancak Bakanlığın durumu ciddiye almadığı ifadesi yer aldı.

 

27 Şubat 2015’te Muğla E Tipi Cezaevi Çocuk Koğuşu’nda “hırsızlık” suçlamasıyla 53 gün kalan yaşları 12 ile 15 arasındaki 4 çocuğa koğuştaki yaşça daha büyük diğer çocukların işkence yapıp, tecavüz ettikleri düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Basın toplantısında konuyla ilgili raporu okuyan bir milletvekili çocukların vücutlarında sigara söndürüldüğünün, ayaklarına gazete bağlanıp ateşe verildiğinin tespit edildiğini söyledi. Açıklamada gardiyanların, çocukların çığlıklarını duymalarına rağmen müdahale etmedikleri veya başka bir koğuşa alınan çocukların daha sonra tekrar aynı koğuşa kondukları ifade edildi.

 

7 Mart 2015 İHD İstanbul şubemize gelen A.K’nın babası Y.K.: “Telefonla beni arayan oğlum; “ beni dövdüler,  hayatım risk altında, ulaşabildiğiniz yerlere ulaşın beni kurtarın” dedi. Oğlum bel fıtığından 2 kez ameliyat oldu. Kış aylarında ağrıdan duramıyor… Hem oğlumun hayati riskinden dolayı sizden yardım, hukuki destek talep ediyorum (avukatı yok, avukat istiyorum) hem de hasta mahpus listesine eklenmesini talep ediyorum. Adalet bakanlığına ve Çanakkale Cumhuriyet savcılığına dilekçe yazdık. Sizden her türlü girişimde bulunmanızı istiyoruz.” Dedi.

 

10 Mart 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Mehmet Baz, şu beyanlarda bulundu: “Oğlum Serhat Baz, yaklaşık 16 yıldır cezaevinde bulunmaktadır. Daha önce Erzurum cezaevinde kalmaktaydı. Yaklaşık 3 yıl önce Erzurum cezaevinde kötü muamele ve darp edilme nedeniyle Bingöl Cezaevine gönderildi. Bingöl Cezaevinde de bir gardiyan kendisini tehdit ettiğini söylediği için 1,5 yıl önce Erzurum/ Oltu cezaevine sürgün edildi. Erzurum/Oltu cezaevinde de cezaevi yönetimi tarafında kötü muamele ve işkenceye maruz kaldı. Cezaevi personeli ile yaşadığı problemlerden kaynaklı Trabzon K Tipi Cezaevine gönderildi. Perşembe günü telefon ile yaptığım görüşmede 17.12.2014 günü saat 12.30 sıralarında kameranın olmadığı müşahede girişine götürülüp her türlü işkence, dayak ve kötü muameleye maruz kaldığını ve omuz kemiğinin çatladığını söyledi. Telefon görüş yasağı olduğundan oğlum ile daha önce görüşemiyorduk. Hastaneye götürülmediğini, sadece revire götürüldüğünü söyledi. Oğluma kötü muamelede bulunan ve hakkında şikâyetçi olan gardiyanlar Selçuk ve Eyüp Sır isimli şahıslar bu durumdan şikâyetçi olursa veya birine anlatırsa onu sağ bırakmayacaklarını söyleyerek tehdit etmişlerdir. Oğlum siyasi mahpus olması nedeni ile bu muamelelere maruz kaldığını belirtti. Oğlumun hayatından endişe ediyorum ve bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyorum.”

 

2 Nisan 2015’te Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde “yasadışı MLKP Örgütü üyesi olduğu” suçlamasıyla tutuklu bulunan Onur Katar’a, “avukatıyla görüşeceği” iddiasıyla gardiyanlar tarafından koğuşundan çıkarılarak götürüldüğü görüşme kabininde bulunan sivil polislerin ajanlık yapmasını teklif ettikleri öğrenildi.

 

2 Nisan 2015’te Denizli D Tipi Cezaevi’nde adlî bir suç nedeniyle hükümlü olarak tutulan Hakan Tırman’ın (25) koğuş aramasında bulunan bir bıçak nedeniyle falakaya yatırılarak gardiyanların işkencesine maruz kaldığı ortaya çıktı. Ziyaretine gittiğinde kardeşinin yürümekte zorlandığını anlatan abla İlknur Tırman, kardeşinin gördüğü işkence nedeniyle ayaklarının morluklar içinde ve şiş olmasına rağmen revire çıkmasına izin verilmediğini belirtti.

 

14 Nisan 2015’te Antalya L Tipi Cezaevi’nde tutulan Mehmet Devrim Zongur, Okan Özer ve Emre Şahin adlı mahpusların sayım esnasında esas duruşa geçmedikleri gerekçesiyle gardiyanlar tarafından darp edildikleri öğrenildi.

 

24 Nisan 2015’te, İHD İstanbul şubemize A.E. tarafından gönderilen mektup: “cezaevinde gördüğüm işkenceleri, başka bir mahpusu bana saldırtarak yaptıkları yaralamaları daha önceden biliyorsunuz. Bana düzmece akıl hastalığı raporu verdiler, itiraz ettim ve şimdi sağlam raporu aldım. Bulunduğum cezaevinde hiç iyi şeyler olmuyor, mektupta yazarsam elinize ulaşmaz diye sizden acil olarak bir avukat göndermenizi talep ediyorum.” Dedi.

 

İHD Batman şubemize, Antalya-Döşemealtı L-Tipi’nde adli nedenlerle kalan Münir Koluman’ın gönderdiği mektupta Kürt kimliği yüzünden gardiyanlar tarafından darp edildiği iddia ediliyor. İddialar şöyle; 2 yıl cezası kalan Munir Koluman Kürt olduğu için hakaret ve fiziki şiddete uğruyor. En son televizyonda çıkan haberlere (Kurdistan, Kürtler, HDP v.b konulu haberler) kızan 4 gardiyan (gardiyanlardan birinin adı Cemal) tarafından önce hakarete sonra da fiziki şiddete uğruyor. Bu uygulamalar en başından beri var ama son zamanlarda şiddetlendi. Bu durumu bildirdiği dilekçeleri yerine bildirilmiyor, dilekçeleri gözleri önünde yırtılıp çöpe atılıyor. Defalarca hapishane idaresiyle görüşmek istediğini belirtmiş fakat bugüne dek hiç görüştürülmemiş.

 

1 Mayıs 2015’te Tokat T Tipi Cezaevi’nde tutulan Adem Çelik’in rahatsızlığı nedeniyle hastaneye götürülürken ring aracında kelepçeli halde bekletilmesini protesto edince darp edildiği ve cezaevi yönetiminin de Adem Çelik’e 20 gün hücre cezası ile görüş yasağı verdiği öğrenildi.

 

6 Mayıs 2015 Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde mahpuslara yönelik hak ihlalleri ve keyfi uygulamalarla gündemdeki yerini koruyor. Osmaniye 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Hakan Algül cezaevinde siyasi mahpusların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin Dicle Haber Ajansı’na gönderdiği mektupta yaşadıklarını anlattı. Cezaevi personeli ve cezaevi yönetiminin mahpuslara, insan onuru ve kişiliğine yakışmayan sözlü veya fiziki olarak saldırılarda bulunduğunu belirten Algül, bu uygulamalara karşı direniş gösterdiklerinde ise yalan beyanlarla mahpuslara hücre cezası, iletişim hakkının engellenmesi, kelepçeli tedavi, çıplak arama gibi cezaların verildiği belirtildi. Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan mahpusların cezaevi yönetimin keyfi uygulamaları ile büyük bir baskı altında olduklarını belirten Algül, cezaevinin keyfi uygulamalarını protesto etmek için attıkları slogan ve kapıları vurma eylemlerinden dolayı 26 siyasi mahpusun 11’er gün hücre cezasına çarptırıldığını belirtti. Algül, cezaevi yönetiminin verdiği cezalara itiraz ettiklerinde kendilerinin, “İnfazınızı hücre cezaları ile yakarız” tehdidi ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

 

Açılım Hukuk Bürosudan Av. Aylin Kırıkçu’nun avukat arkadaşıyla birlikte Amasya E tipi cezaevinde bulunan müvekkilleriyle yaptıkları görüşme notlarını paylaşmışlardır:

“TKP/ML- TİKKO örgütüne üye olmak” suçlamasıyla hüküm özlü olarak Amasya E tipi Ceza ve İnfaz Kurumu’nda kalmakta bulunan müvekkillerimiz Yılmaz Karaaslan ve Mert Yazar ile tarafımca 21 Nisan 2015 tarihinde görüş yapılmış ve cezaevinde yaşanan birtakım hak ihlalleri tarafıma bildirilmiştir. Müvekkillerimizin ifade ettiği üzere, Amasya Ceza İnfaz Kurumu’ndaki mahpuslar hastane sevklerine kelepçe ile çıkarılmakta; bu duruma karşı çıktıklarında darp edilmekte ve muayene olamadan hastaneye geri getirilmektedir. Müvekkillerimizden Yılmaz Karaaslan bu uygulamaya maruz kalmış; Şubat ayı başlarında iki kez darp edilerek sağlık hakkından yoksun bırakılarak ceza infaz kurumuna geri getirilmiştir. Son olarak yine geçtiğimiz hafta benzer bir uygulamayla karşılaşan müvekkilimiz yaptığı telefon görüşmesiyle bu durumu ailesine bildirmiştir. Buna göre müvekkilim hastane sevkine götürülürken yine kelepçeyle götürülmüş; bu sırada darp edilmiş, hastanede kelepçenin çıkarılmasını istediği için yine darp edilmiş; hastane dönüşünde de darp edilerek hücreye atılmak istenmiş; bu sırada diğer mahpusların müdahalesiyle bu durum önlenmiştir. Müvekkilimin sağlık problemleri kritik düzeyde olmasa da diğer mahpuslar açısından tedavi edilmeden getirilme ciddi problemler yaratabilmektedir. Amasya Cezaevinde kimlik olmadan sohbet hakkına çıkılamaması, 5+5 kitap sınırlaması (henüz başlamadı) gibi hak ihlalleri de söz konusudur. Ayrıntılı durum yapılacak görüşmelerle tespit edebilecektir. Nihayetinde 25.05.2015 tarihinde, yani bugün cezaevi müdürü ile yaptığımız telefon görüşmesinde müvekkilimizin karşılaştığı duruma ilişkin bilgi istenilmiş; cezaevi müdürü önce herhangi bir sorun olmadığını beyan etmiş; herhangi bir disiplin cezası olmadığı dolayısıyla hücreye konulmasının mümkün olmadığı bilgisi verilmiştir.  Duruma ilişkin ailelerden aldığımız ayrıntılar kendilerine aktarıldığında ise, müvekkilin hastanede kelepçe meselesinden sorun çıkmış olabileceği, bu durumun jandarmayla ilgili bir problem olduğu ve kendileriyle bir ilgisi bulunmadığı, zaten mevcut bir darp raporunun olduğu; artık savcılık kanallarını ilgilendiren bir durum olduğu belirtilmiştir. Müvekkilimiz bu durumun ilgili sivil toplum örgütlerine bildirilmesini istemekte ve suç duyurusunda bulunacağını beyan etmektedir. Amasya Ceza İnfaz Kurumu’nun bu keyfi uygulamaları ve mahpusları sindirmeye dönük yaklaşımları karşısında bu hak ihlallerinin tarafınızca tespitini ve raporlandırılmasını istemekteyiz.

 

25 Mayıs 2015’te Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde tutulan Adem Alp adlı mahpusun, cezaevinde “Acil Müdahale” olarak tanınan yirmi kişilik bir gardiyan grubu tarafından elleri ve ayakları bağlanarak, bayıltılana kadar işkence gördüğü Adem Alp tarafından gönderilen mektup dolayısıyla öğrenildi.

 

16 Haziran 2015’te Düzce D Tipi Cezaevi’nde tutulan Fikret Karakoç, Mehmet Erbey, Halil Ay, Atilla Coşkun ve A. Latif Teymur adlı 5 mahpusun hastaneye giderken yapılmak istenen aramaya itiraz ettikleri için askerler tarafından darp edildiği öğrenildi.

 

19 Haziran 2015’te Osmaniye T Tipi Cezaevi’nde tutulan Sinan Gül adlı mahpusun milletvekili seçimlerinden 2 gün önce cezaevi müdürü ile görüştürülme bahanesiyle koğuşundan çıkarılarak Hacılar (Kırıkkale) F Tipi Cezaevi’ne sevk edildiği öğrenildi. Sinan Gül’ün sevk sırasında askerler ve gardiyanlar tarafından darp edildiği, cezaevi girişinde de çıplak arama uygulamasına zorlandığı belirtildi.

 

23 Haziran 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen K.G’nin oğlu, F.G.ile ilgili olarak: “ Babam kaldığı cezaevinde yaşamı risk altındadır. İşkence ve baskı görmektedir.” Dedi.

 

24 Haziran 2015’te, Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kadın mahpus Emel Gültekin, tedavi gördüğü hastanede insanlık dışı uygulamalara maruz kaldı. 10 günlüğüne Siirt Devlet Hastanesi’ne sevk edilen hasta mahpus Emel, mahkum koğuşunda yaşadıklarına ilişkin İHD Siirt Şubesi ve Siirt TUHAD-DER’e mektup gönderirken savcılığa da suç duyurusunda bulundu. Bel fıtığının yanı sıra dizinden ameliyat olan Emel, kötüleşen durumuna rağmen 10 gün boyunca hastanede yaşadığı sağlıksız ortamdan kurtulmak için doktora durumunu ilettiğini belirtti. Yatırıldığı mahkum odasında kişinin nefes alabileceği bir deliğin dahi bırakılmadığını belirten Emel, var olan havalandırmanın açılmasının da adeta odadaki oksijeni çektiğini aktardı. Yaşadıklarına karşı açlık grevi yapan Emel, sadece 2 defaya mahsus temiz çarşaf alabildiğini, masası olmadığı için yatağında yemek yediğini kaydetti. Emel, “Son günlerde havasız odamdan, çöpler bile alınmayıp gündelik temizlik yapılmadı. Yemek saatlerine kendilerine göre belirliyorlar” diye aktardı. Agorafobi (kapalı alan fobisi) olduğuna dair raporu olmasına rağmen bu alanda tutulduğunu belirten Emel, “Koğuşumda defalarca fenalaştığım halde müdahale edilmedi. En son sakinleştirici iğne için 122 acili aradılar. Uzun bir zamandan sonra sağlıkçıya ulaşıldı ve nihayetinde bir iğne yapılıp bana hiç bir şey denilmeden gidildi. Defalarca yazdığım dilekçelere cevap alamadım. Tüm haklarım yasalar gözetilmeksizin çiğnendi. Kendini muhatap gören bir kurumun olmayışından sorunlara bir çözüm bulunamadı. Hastane cezaevini, cezaevi hastaneyi muhatap gösteriyor. Bu anlamda kurumlara suç duyurusunda bulunamıyorum” ifadeleriyle yaşadıklarını anlattı.

 

26 Haziran 2015’te, Silivri 8 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde adli bir suçtan dolayı hükümlü bulunan Kutbettin Gezen’e, cezaevi idaresi tarafından uygulanan sistematik baskıya ilişkin Gezen’in ailesi, İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Gezen’in oğlu Ferdi Gezen ve İHD Cezaevi Komisyonu üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan Ferdi Gezen, babasının isteği dışında farklı bir koğuşa verildiğini ve bu koğuşta saldırıya uğradığını belirterek, son bir aydır da tek kişilik hücrede tutulduğunu öğrendiklerini söyledi. Cezaevi yönetiminin değişmesi ardından göreve getirilen ikinci müdür Halil İbrahim Yıldırım’ın talimatı ile cezaevinde tutuklu ve hükümlüler üzerinde baskıların arttığına işaret eden Gezen, ikinci müdür tarafından babası Kutbettin Gezen’in mahpuslardan haraç toplanması yönünde baskı yapıldığını ve babasının müdürün bu isteğini kabul etmemesi üzerine ise sistematik olarak baskılara maruz kaldığını iddia etti.

 

28 Haziran 2015’te, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gazeteci Mehmet Baransu’nun babası Bahattin Baransu, en son görüşte bir takım sıkıntılarla karşılaşıldığını, gardiyanların Baransu’yu  darp etmeye kadar teşebbüste ettiklerini,bu nedenle için ben oğlunun hayatından çok endişeli olduğunu belirtmiştir.

 

1 Temmuz 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen H.Y’nin annesi G.Y.: “Silivri L Tipi 3 No’lu C 19 koğuşunda kalan oğlum koğuşta bir tartışma yaşamış, ardından gardiyanlar gelerek kendisini çok sert bir şekilde darp etmiş, hücre cezası verilmiş. Şu an da hücrede kalıyor. Oğlum astım ve tüberküloz hastası. Sizden ricam bir heyetin kendisini ziyaret etmesidir. Darp raporu var mı, hastaneye götürülmüş mü bilmiyorum.” Dedi.

 

2 Temmuz 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen mektupta, S.K., F.K., H.A., A.C., M.E., A.T., M.K., R.Ü.: “Cezaevi revirine doktor sıfatıyla gelen şahsın olumsuz yaklaşımlarıyla revire her çıktığımızda adeta işkencelere tabi tutuluyoruz. Kendi başına buyruk, antidemokratik, keyfi ve düşmanca bir yaklaşım içersindedir. Biz tutsaklar daha önce ilgili şahıs hakkında kamuoyuna, STK’lara, demokratik kurum ve kuruluşlara duyarlılık çağrısı yapmıştık. Bugün rahatlıkla söylenebilir ki cezaevinde can güvenliğimiz yoktur. Eğer başımıza herhangi bir olumsuz bir şey gelirse bunun sorumlusu cezaevi kurumudur, adalet bakanlığıdır. Bunu kamuoyunun bilmesini isteriz.” Dedi.

 

2 Temmuz 2015’te Yeni açılan Silivri (İstanbul) 9 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan mahpusların “arama yapılacağı” bahanesiyle darp edildikleri ve “süngerli oda” olarak bilinen odalarda işkence gördükleri cezaevinden gönderilen mektupla öğrenildi. Cafer Koç’un yazdığı mektuba göre 24 Haziran 2015’te koğuşlara gelen ve arama yapacaklarını iddia eden gardiyanlar ve askerler, uygulamaya itiraz edilmesi üzerine mahpusları ters kelepçeleyerek süngerli odaya götürdüler ve burada mahpusları dakikalarca darp ettiler.

 

25 Temmuz 2015’te, İHD Genel Merkezine gelen e-mail de Eskişehir H Tipi Cezaevinde bulundukları süre içerisinde Murat Polat ve Aydınç Dayan isimli mahpusların tecavüz edilmeleri ile ilgili hem kurum yetkililerine hem de üst kurumlara başvurmaları sonucu kendi iddialarına göre can güvenlikleri kalmamıştır. Bolu F Tipi cezaevine sevk edilen mahpuslar, bu cezaevinde cezaevi idaresinin ve personelinin şikaytlerinden vazgeçmeleri yönünde tehdit edildikleri ve hakarete uğradıkları iddiaları vardır.

 

14 Ağustos 2015’te, Ömür boyu hapse mahkum edilen ve kanser hastası olan Erol Zavar hastaneye götürülürken askerlerin saldırısına uğradı. 28 Temmuz günü tedavi için Numune Hastanesi Üroloji bölümüne götürürlerken, “kelepçeli tedaviye” itiraz ettiği için doktorların yanında askerlerin saldırısına maruz kaldığını belirtti. Zavar, kelepçeli tedaviye itiraz ettiği için doktorların “kelepçeleri çıkarın” talebine rağmen askerlerin bunu kabul etmediğini ve kelepçeli tedavi dayattığını belirterek, gönderdiği mektupta durumu şu sözlerle anlattı: “Hekim kelepçinin çıkarılabileceğini söyledi ancak, görevli uzman başçavuş kelepçeyi açmadı. Kelepçe tartışması sürdüğü esnada kendini saldırıya önceden hazırlayan uzman çavuş ve iki asker bana saldırdı. Zorla beni yere yatırıp, ellerimi arkada olacak şekilde kelepçeleyip, tedavi etmeme izin vermediler ve hastane koridorları boyunca sürüklediler ve ring aracına koydular. Saldırı ve sürükleme sonucu sırtında kızarıklar elimde ve her iki kolumda tırnak izleri kızarlıklar sol el bilekten başparmağa doğru şişlik, sol bacak diz ve diz altında vurma nedeniyle sıyrıklar oluştu.

 

14 Ağustos 2015’te, Ordu E Tipi Kapalı Cezaevi’nde Cezaevi 2. Müdürü Hamit Karslıoğlu’nun sabah sayımı için koğuşa girerek mahpuslara hakaret ettirdiği belirtildi. Mahpuslara hakaret eden Karslıoğlu, daha da ileri giderek Ercan İşcan isimli mahpusun kolunu bükerek onlarca personel ve mahpusun önünde tokatladığı ileri sürüldü. Karslıoğlu’nu, bu da yetmezmiş gibi Ercan İşcan ve Abdulselam Şehmus isimli tutsağa hücre cezası verdiği, araya cezaevinden diğer müdürlerin girmesiyle İşcan ve Şehmus hücrelerinden çıkartıldığı öğrenildi. Darp izlerini halen taşıyan mahpusların darp raporunu ise revirdeki doktorun vermediği öğrenildi. İşcan ve Şehmus Van Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne (TUYAD-DER) faks çekerek maruz kaldıkları hukuksuzlukların giderilmesi için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunup, avukat talep etti.

 

19 Ağustos 2015’te Şanlıurfa E Tipi Cezaevi’nde talepleri olmamasına rağmen Osmaniye 2 Nolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edilen 7 mahpusun cezaevine girişte yapılmak istenen çıplak arama uygulamasına karşı çıktıkları için darp edildikleri öğrenildi.

 

20 Ağustos 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen mektupta, T.K., N.G. ve Y.Y.: “En son dayatılan çift kelepçe uygulamasından dolayı kronik hastalığı olan arkadaşlarımız tedavi olmadan hastaneden geri dönmektedir. Bu konuda duyarlı olacağınızı umuyoruz.” Dedi.

 

22 Ağustos 2015’te Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Osmaniye T2 Kapalı Cezaevi’ne 19 Ağustos’ta hiçbir gerekçe gösterilmeden keyfi bir şekilde sürgün edilen ve isimleri öğrenilemeyen 7 siyasi mahpusun sürgün sırasında darp edildiği öğrenildi. Ring araçlarına zorla bindirilen siyasi mahpusların Osmaniye T2 Kapalı Cezaevi’nde de kötü muamele ve işkenceye maruz kaldıkları belirtildi. Mahpuslara cezaevi girişinde gardiyanlar tarafında çıplak arama dayatıldığı ve bunu kabul etmedikleri için ise feci bir şekilde darp edildikleri bildirildi.

 

25 Ağustos 2015’te “Özerklik” ilanı nedeniyle düzenlenen operasyon sonucu tutuklanan ve Sincan (Ankara) Kadın Cezaevi’ne sevk edilen Sur Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Şık Barut, Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Bodakçı ve Kadın Akademisi çalışanı Güneş Ölmez’in cezaevi girişinde “ince arama” adı altında çıplak arama uygulamasına maruz kaldıkları öğrenildi.

 

25 Ağustos 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Mehmet Can, şu beyanlarda bulundu: “Beş ay önce oğlum Mustafa Can, kaçak sigaradan dolayı tutuklandı. Diyarbakır Cezaevinde cezasını infaz ederken ani bir şekilde Giresun Cezaevine sevk edildi. Giresun cezaevinde bulunan D-8 koğuşunda bulunan tutuklular tarafından dövülüp darp edildiği ve yaralandığı bize bildirildi. Olaydan sonra oğlumu D-9 koğuşuna gönderildi. Meydana gelen olaylardan oğlumu suçlamışlardır ve ona ceza vereceklerini belirtmişlerdir. Oğlumun cezaevinde hayati tehlikesi mevcuttur ve can güvenliğinden tedirgin oluyoruz. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyoruz.”

 

26 Ağustos 2015’te DBP Malatya İl Örgütü, aralarında HDP Malatya eski İl Eşbaşkanı’nın da bulunduğu siyasi mahpusların, başlatmış oldukları açlık grevi sonrası Cezaevi İnfaz Koruma memurları tarafından darp edildiğini belirtti. Darp edilen mahpuslara Malatya Devlet Hastanesi’nde “Herhangi bir sorun yoktur” şeklinde rapor verildiğini ancak başka doktorlar tarafından tedavi edilen siyasi mahpuslardan Gaffar Bayram’ın 3 kaburga kemiğinin kırık olduğunu ifade ederek, siyasi mahpuslardan Vahdettin Öymen’in de darp edildiğini belirtti.

 

30 Ağustos 2015’te Maltepe (İstanbul) 3 Nolu L Tipi Cezaevi’nde “yasadışı örgüt üyesi olduğu” gerekçesiyle tutulan İran vatandaşı Hassein Gharbani Sgangal’ın Özgür Gündem Gazetesi talebinde bulunduğu için gardiyanlar tarafından darp edildiği öğrenildi.

 

12 Eylül 2015’te, Van’da tutuklanan 17 yaşındaki M.K. cezaevinden gönderdiği mektupta Van Emniyet Müdürlüğü’nde darp edildiğini ve tacizle tehdit edildiğini belirtti.

 

17 Eylül 2015’te, Düzce Cezaevi’nde siyasi mahpuslara yönelik saldırıların arttığını ve sürekli cezaevi yönetiminin bilgisi dahilinde jandarma şiddetini uğradıklarını belirten mahpus Halil Ay, Düzce Cezaevi’nde açık hedef haline geldiklerini ve can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Dağlıca olayının olduğu gün cezaevinin sonunda bulunan cezaevlerine askerlerin “tekbir” getirerek ve “kafanızı keseriz” tehditleriyle hücrelerine büyük kayalar ve sopalar fırlatıldığını belirten Ay, mahkeme ve hastaneye giderken taciz edildiklerini söyledi. Ay mektubunda, 9 aydır Düzce Cezaevi’nde tutulduklarını ve Haziran ayından bu yana kendilere yönelik saldırıların devam ettiğini söyledi. 3 kişilik hücrelerde 6’şar kişi kaldıklarının belirten Ay, hücrelerinin koridorun en sonunda jandarmanın nöbet tuttuğu alana yakın bir yerde bulunduğu ve sürekli jandarmanın tacizine uğradıklarını belirtti. Ay, Mazlum Kaya ve Latif Teymur adlı mahpusların da 8 Eylül günü mahkemeye götürüldüklerini ve yol boyunca jandarmanın sözlü ve fiziksel saldırılarına maruz kaldıklarını aktardı.

 

22 Eylül 2015’te, Adana’da tutuklanarak Bursa H Tipi Cezaevi’ne gönderilen ve gardiyanların linç girişimine maruz kalan HDK Yürütme Kurulu Üyesi Muhittin Kaya, siyasi mahpusların en temel haklarının bile cezaevi idaresince engellendiğini anlattı.

 

1 Ekim 2015’te, Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu C12 koğuşunda kalan 4 siyasi mahpus, idarenin sözlü şiddetine ve keyfi muamelesine maruz kaldıkları öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, adli mahpusların kaldığı cezaevinde tutulan 4 siyasi mahpusa Kurban Bayramı günü gardiyanlar tarafından “Müdürün odasına çıkarak elini öpün ve bayramını kutlayın” dendi, mahpusların ise gardiyanların bu söylemi üzerine “Müdür gelsin bizim bayramımızı kutlasın. Kendisine ikramda bile bulunuruz” diyerek, tepki gösterdi. Bunun üzerine cezaevi müdürü tarafından mahpusların haftalık telefon görüşmeleri keyfi bir şekilde engellendi. Bayramdan bu yana telefon görüşmesi yaptırılmayan 4 mahpus, cezaevi idaresiyle görüşmek için defalarca dilekçe vermesine rağmen dilekçeleri işleme konulmadı. Ayrıca telefon görüşmesi yapmak isteyen mahpuslara, gardiyanların hakaretlerde bulunduğu bildirildi.

 

5 Ekim 2015’te, 30 Eylül 2015 tarihinde Fatma Gökhan, Pınar Tikik ve Şükran Yıldız adlı siyasi kadın mahpusların tedavi amaçlı götürüldüğü Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde askerlerin kollarına girmesine izin vermediklerinden için elleri kelepçeli bir şekilde hastanenin üçüncü katından aşağıya kadar sürüklendikleri bilgisini veridi. Budak, Fatma Gökhan isimli hasta mahpusun aşağı sürüklendikten sonra ring içine fırlatıldığı ve burada da hakaretlere maruz kaldığı öğrenildi.

 

18 Ekim 2015’te, Rize L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan siyasi mahpuslar, koğuşlarının değiştirilmesine karşı çıktıkları gerekçesiyle gardiyan ve askerlerin saldırısına uğradığı öğrenildi. Saldırı sonucunda 3 mahpusun ayağının kırıldığı ve hastaneye dahi götürülmediği belirtildi. 9 Ekim’de yaşanan saldırıyı ailesi aracılığıyla kamuoyuna duyuran siyasi mahpuslardan Murat Şimşek, kendisiyle birlikte 5 kişinin saldırıya uğradığını ve saldırıda yaralanmalarına rağmen hastaneye götürülmediklerini belirtti.

 

10 Kasım 2015’te Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutulan ve hastaneye götürülürken ring aracında darp edilen mahpuslar Fatma Gökhan ve Pınar Kekik’e cezaevi yönetiminin de “görevli memura mukavemet ettikleri” ve “slogan attıkları” iddiasıyla 5’er günlük hücre cezası verdiği öğrenildi.

 

15 Kasım 2015’te, Mersin E Tipi Cezaevi’nden İskenderun M Tipi Kapalı Cezaevi’ne 4 Kasım’da sürgün edilen mahpuslara asker ve gardiyanların işkence yaptığı iddia edildi. İskenderun’da tutuklu bulunan Cahit Baybaris, Agit Tekin, Mahmut Yıldızbakan ve Salih Ahmed, telefonla aradıkları ailelerine, önceki gün cezaevi idaresi, gardiyanlar ve askerlerin siyasi mahpuslara işkence yaptığını ve birçok mahpusun ağır yaralandığını aktardı. Ailelerin verdiği bilgiye göre, mahpuslar cezaevi idaresince sorgulandı, sorgu esnasında mahpuslara işkence yapıldı ve çok sayıda mahpus yaralı bir şekilde tek kişilik hücrelere atıldı.

 

26 Kasım 2015’te Elazığ E Tipi Cezaevi’nde Maoist Komünist Partisi (MKP) davasından tutulan Sevinç Sönmez, Bahar Demir, Aysel Koç ve Alev Yarar adlı mahpusların darp edildiği; mahpuslardan Bahar Demir ve Aysel Koç’un daha sonra Bayburt M Tipi Cezaevi’ne sevk edildiği öğrenildi.

 

8 Aralık 2015’te Osmaniye T-2 Cezaevi’nde tutulan zihinsel engelli mahpus O.İ.’nin (23), 15 Kasım 2015’te aynı koğuştaki bir başka mahpusun tecavüzüne uğradığı ortaya çıktı.

 

8 Aralık 2015’te Sincan (Ankara) Kadın Cezaevi’nde tutulan yaklaşık 20 mahpusun duruşmalarının olduğu cezaevi çıkışında cezaevi yönetiminin emriyle darp edildiği öğrenildi. Kadınlara uygulanan işkencenin, adliyede beklerken okumak için yanlarına aldıkları kitaplar ile yiyeceklere izin verilmemesi olduğu bildirildi.

 

12 Aralık 2015’te Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutulan Semira Direkçi’yi ziyarete giden 5 yakınının cezaevi girişinde çıplak aramaya zorlandığı öğrenildi.

 

15 Aralık 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan E.A.: 10.12.2015 tarihinde Silivri Cezaevinde bulunan eşim U.A’nın açık görüşüne gittiğimde darp izlerine şahit oldum. Kafalarına bir şeyler geçirilerek darp ettiklerini anlattı. Yüzü, kulakları, göz ve burnu tamamen morarmış durumdaydı. Eşim ve sekiz kişi daha işkenceye maruz kalmıştır. Konunun takibi, 8 kişi ile görüşülmesi, hukuki destsek ve kamuoyuyla paylaşılması. Dedi.

 

20 Aralık 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen mektupta: “ Bir mahpusun 15.12.2015 günü gitmiş olduğu Bakırköy Devlet hastanesi dönüşü Cezaevci girişinde hiç bir sorun yokken bir gardiyan tarafından onur kırıcı bir biçimde kameralar önünde çıplak arama dayatıldığı, zorla çıplak arama yapıldığı öğrenildi.

 

 

12.5. Kolluk Güçleri Tarafından Tehdit ve Ajanlık Teklif Edilenler

 

7 Ocak 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen U.D; “Bir süredir iş arıyordum. Birçok yere haber vermiştim. Bunun üzerine ismi C. olan bir kişi beni arayarak iş görüşmesi için Kadıköy simit sarayına çağırdı. Oraya gittiğimde, kendilerinin istihbarattan olduğunu ve ekonomik durumumun kötü olduğunu bildiklerinden bana ajanlık teklif ettiler. Ben kabul etmedim ve masadan kalktım. Raporlarınızda yer almasını istiyorum.” Dedi.

 

 

9 Ocak 2015’te,Şırnak’ın Cizre ilçesinde 27 Aralık 2014 tarihinde başlayan olayların ardından Hür Dava Partisi ve YDG-H üyeleri arasında silahlı saldırı ile başlayan olaylarda 4 kişi yaşamını yitirmişti. İlçede gerginlik devam ederken, Nur Mahallesinde yurttaşlara ait 10 eve ve araçlarına siyah boya ile çarpı işareti konulduğu belirtildi.

 

18 Ocak 2015’te,Van’da, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Hemşirelik bölümünde okuyan İsmail Şeker’e polisler tarafından ajanlık teklif edildiği iddia edildi. İHD Van Şubesi’ne başvuruda bulunan Şeker, ekonomik durumu kötü olduğu için Dursun Odabaşı Tıp Fakültesi önünde kaçak sigara sattığı esnada kendisi ile ilişkiye giren sivil polislerin, burs verme bahanesi ile ajanlaştırma teklifinde bulunduğunu iddia etti.

 

22 Ocak 2015’te,Van’ın Erciş ilçesinde 6 ve 7 Ekim Kobanê olaylarında gözaltına alınarak tutuklanan ve iki ay cezaevinde kaldıktan sonra 6 Kasım 2014’te tahliye olan Sezgin Cengiz (38), Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından 3 saat boyunca alıkonulduğunu ileri sürdü. Erciş’in Pay köyünde okulun servis şoförlüğünü yapan Cengiz, 13 Ocak günü Pay köyü Delice Karakolu komutanı tarafından, “Evrakların eksik” gerekçesiyle ilçe merkezine çağrıldı. İlçe merkezindeki petrol istasyonuna çağırılan Cengiz, bindirildiği siyah camlı cipteki 4 kişi tarafından ilçeden 10 kilometre uzağa zorla götürülerek, kendisine ajanlık teklifinde bulunulduğunu söyledi. Kendilerini MİT elemanı olarak tanıtan 4 kişinin, silah gözlüklü olduğunu ve gizemli davrandıklarını söyleyen Cengiz, bu kişilerin, “Cezaevinde çıkan herkesle görüşüyoruz. Bundan sonra siyasi parti ve dağdakilerle ilgili öğrendiğin her şeyi bize aktaracaksın. Tüm etkinliklere katılacak ve bize bilgi vereceksin. Nereye gidersen haber vereceksin. Kızın Newroz ve oğlun Bahoz nasıllar? Bayağı büyümüşler gördüğümüz kadarıyla. Seni takip ediyoruz. Ona göre davran” diyerek tehdit ettiklerini anlattı. Cengiz, teklifi kabul etmemesi üzerine, “Dua et bu çözüm sürecine. Yoksa senle böyle konuşmazdık” diyerek tehditlerine devam ettiklerini kaydetti.

 

30 Ocak 2015’te,İHD Diyarbakır şubemize başvuran Sevil Özdemir, şu beyanlarda bulundu: “28.1.2015’te,saat 5.30-7.00 civarında yüzü kar maskeli yaklaşık 5, diğerlerinin yüzü açık 10 polis kapıyı çaldı. Kapıyı açmamla beraber içeriye hücum ettiler.  10 polis yaklaşık 1.30 saat boyunca evimin altını üstüne getirip darmadağın ettiler. Polisler eşimin “örgüte yardım ve yataklık” ve  “eylemlere katılmak” gerekçesiyle aramasının olduğunu belirtiler. Bu polisler evimi ararken eşyalarımı kırıp bana ve eşime hakaret ettiler. Eşimin düğün fotoğraflarını telefonla çektiler.  Bu nedenle evime sürekli bir şekilde baskın düzenleyen, beni tehdit eden polislerden şikâyetçiyim. Gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyorum. Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde tespit edilecek sorumlular hakkında gerekli soruşturma işlemlerinin yürütülmesini talep ediyorum.”

 

15 Şubat 2015’te, Malatya Hamidiye Mahallesi Nasuhi Caddesi üzerinde bulunan Antepli Sokak’ta 6-7 kişilik bir ülkücü grubun, tehdit içerikli yazıları güvenlik kameralarına takıldı. Gece geç saatlerde Antepli Sokak’ta duvarlara 3 hilal resimlerini yaparak, hakaret içeren yazılar yazdılar. Güvenlik kameralarına takılan görüntülerde söz konusu grubun 25-35 yaş arasında olduğu ve içlerinden birisinde silah olduğu görülürken, gruptakilerin rahat tavırları ve yanlarından geçen insanlara ve araçlara aldırmamaları dikkat çekti. Yaşananlara ilişkin konuşan Antepli Sokak’ta bulunan Arkadaş Kafe sahibi Hüseyin Uğurlu, daha önce de buna benzer tehditlere maruz kaldıklarını belirterek, Alevi oldukları ve müşterilerinin de genelde sol sosyalist kesimden olduğu için hedef alındıklarını belirtti.

 

18 Şubat 2015’te, Erzurum’un Hınıs ilçesinde, Hınıs Anadolu Çok Programlı Lisesi’nde okuyan kız öğrencilerin Okul Müdürü Yakup Abak ve kaldıkları Hınıs Kız Teknik ve Meslek Lisesi Pansiyonu Müdiresi Elif Demirok’un tarafından ailelerini arayarak tehdit edildiği ileri sürüldü. İsmini vermek istemeyen bir kız öğrenci, okul müdürü ile ve pansiyon müdiresi Elif Demirok’un Ronahi Kültür ve Sanat Derneği’ni kast ederek, “Oraya bir daha giderseniz ailenizi arar -gelin kızınız dağa gidecek- deriz” diye tehdit edildiklerini öne sürerek, “Derneğe gidiyoruz, orda bir arada sohbet ve tartışma ortamı buluyoruz. Hiçbir sakıncası yok bunun. Hep izin sürelerimizde gideriz ve izin sürelerimiz dolmadan pansiyonumuza geliriz. Ama okul müdürü bizi tehdit ediyor” dedi.

 

20 Şubat 2015’te,İHD Muş şubemize başvuruda bulanan Muş Alparslan Üniversitesi Öğrenci Derneği (MED-DER) üyeleri, Polisin kendilerini ve ailelerini telefonla taciz ettiklerini, katıldıkları basın açıklamalarını bile ailelerine bildirerek kendilerinin örgütlenme haklarını engellediklerini ifade etmişlerdir.

 

5 Mart 2015 günü İHD İstanbul şubemize gelen  O.S: “… 12 Şubat’ta 13 Şubat boykotu için bildiri dağıtırken gözaltına alındım. Götürüldüğüm Güzeltepe karakolunda istihbarattan olduğunu söyleyen kişiler bana çeşitli sorular sordular. Gözaltına alınırken darp edildim. Bana stajerlik konusunda sana yardımcı oluruz gibi şeyler söyleyerek aslında işbirliği teklifinde bulundular. Gözaltındayken telefon numaramı aldılar, sonrasında ben arayarak görüşmek istediklerini söylediler. Aramaya devam ediyorlar reddettiğim halde. Raporlarınızda yer almasını istiyorum.” Dedi.

 

24 Mart 2015’te,Van’ın Hacıbekir Mahallesi’nde 13 Şubat günü evlerine yapılan polis baskını sonucu evde bulunan misafirleriyle birlikte gözaltına alınan İ.Y. (16), götürüldüğü Van Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’de bulunan polisler tarafından kendisine ajanlık teklifinde bulunulduğu söyledi. Ailesi ile tehdit edildiğini belirten İ.Y., tehditlerden korktuğu için ajanlık dayatmasını kabul ettiğini söyleyerek “Evimizde bulunan misafirimize ‘YDG-H üyesidir’ dedim. Gizli tanık olarak tanımadığım 32 kişinin üstüne yalan beyanlar verdim. Kimse şüphelenmesin diye gizli tanık olarak gösterildim. X.A.Q.A koduyla kadınmışım gibi gizli tanıklık yaptım. Hacıbekir Mahallesi’nde oturmama rağmen ev adresim Kurubaş Mahallesi gösterildi. Misafirimiz üzerinde yalan beyanlarda bulunduğum için o tutuklanarak cezaevine gönderildi. Verdiğim ifadelerin hepsi yalandır. Polislerin gösterdiği ve tanımadığım kişilerin fotoğrafları üzerinden ifade verdim. Tanımadığım 32 kişinin üzerine yalan ifade vererek eylemlerde aktif yer aldıklarını, eylemleri organize ettiklerini, havai fişek, gaz bombası, molotofkokteyli ve ses bombası attıklarını söyledim” diye konuştu. Ajanlık dayatmasını kabul ettikten sonra gözaltına alınan ailesiyle birlikte serbest bırakıldığını anlatan İ.Y., “Serbest kaldıktan 2 gün sonra mahallede gezerken Audi marka bir araç yanımda durdu. Beni zorla araca bindirdiler. Sivil polistiler. Bana para verip ‘Bunu harçlık yap’ dediler. Daha sonra bana ‘Gençliğin içinde yer al. Üst seviyelere gelmeye ve öz savunma güçlerine katılmaya çalış’ dediler. ‘Gençlikte faaliyet yürütenlerin isimlerini, görevlerini ve adreslerini bize vereceksin’ diyerek, beni araçtan indirip gittiler” diye konuştu.

 

30 Mart 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen E.U: “Bugün, 13:20 civarlarında dersteyken 0212 533 14 65 no’lu numaradan aradılar. Yurtiçi kargodan aradıklarını söyleyen bu kişiler eve giriş çıkış saatlerimi sordular. Saatleri vermedim. Daha sonra numarayı araştırdığımda numaranın Yeni Demokratik Gençlik dergisini tehdit eden numara olduğunu öğrendim. Hangi şubeden aradıklarını söylemediler. Daha sonra ben aradığımda telefona cevap vermediler. Güvenlik endişem var kaçırılabilirim.” Dedi.

 

1 Nisan 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen O.H.S: “31 Mart günü okuldan eve dönerken Ömür durağında otobüs beklerken tanımadığım sonradan polis olduklarını söyleyen 5 kişi hakkımda ihbar olduğunu Bakırköy karakoluna götürülmem gerektiğini söyleyerek beni sivil bir araca bindirdiler. Fakat karakol yerine Bakırköy’de bulunan Teras Cafe’ye götürdüler. Burada aralarından 3 kişi benimle bir masada oturup konuşmak istediklerini belirttiler. Aralarından biri kendini Selim olarak tanıttı kendilerinin iyi insanlar olduklarını benimle arkadaş olmak istediklerini ve sık sık görüşmek istediklerini söylediler. Dödef ile olan ilişkini kesmezsen sonun ya kırsal olur ya da tutuklanacağımı söylediler. Dödef’lilerin yürüttükleri faaliyetleri bildiklerini, çözüm süreci olduğu için karışmadıklarını söylediler. Öğrenci olduğum için paraya ihtiyacım olabileceğini belirterek 50 tl harçlık vermek istediler. Konuşma bir 1,5 saat sürdü. Konuşma içinde böyle karşı karşıya oturmak varken neden karşı karşıya kalalım gibi tehtidvari cümleler kurdular. Daha sonra gitmem gerektiğini onlarla görüşmek istemediğimi söyleyerek yanlarından ayrıldım. Benimle görüşen polislerden birini bugün HDP il binasının olduğu civarlarda gördüm. Kurumunuzda basın açıklaması yapmak ve derneğinizden hukuki destek istiyorum.” Dedi.

 

2 Nisan 2015’te Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde “yasadışı MLKP Örgütü üyesi olduğu” suçlamasıyla tutuklu bulunan Onur Katar’a, “avukatıyla görüşeceği” iddiasıyla gardiyanlar tarafından koğuşundan çıkarılarak götürüldüğü görüşme kabininde bulunan sivil polislerin ajanlık yapmasını teklif ettikleri öğrenildi.

 

14 Mayıs 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen Ş.İ: “11 Mayıs’ı 12 Mayıs’a bağlayan gece Kurtuluş’ta resmi polisler tarafından araca bindirilerek dövüldüm. Sonrasında Feriköy mezarlığına götürüp bir süre daha dövdükten sonra ölümle tehdit edilerek bırakıldım.” Dedi.

 

20 Haziran 2015’te İHD İstanbul şubemize gelen C.O: “ Seçim çalışmalarında HDP adına aktif çalışmalar yürüttüm. Seçim öncesi ve sonrası polisler tarafından şiddete uğradım, gözaltına alındım, evime biber gazı atıldı. Seçim sonrası sivil bir araca beni bindiren polisler, son uyarılarını yaptıklarını söyleyerek beni tehdit ettiler. Başıma gelebilecek herhangi bir olumsuzlukta İHD’nin bunu bir ihbar kabul edip kamuoyu oluşturmasını talep ediyorum.” Dedi.

 

29 Haziran 2015’te, Ankara EMEP İl Yöneticisi Kadir Örnek, sabah saat 10.30 sıralarında Sincan’da evinin bulunduğu sokakta kaçırılarak tehdit edildi. Kafasına çuval geçirilerek zorla Hyundai marka beyaz bir arabaya bindirilen Örnek, 4 kişi tarafından sorgulandı. Arabaya bindirildiğinde Örnek’in üstünü arayan şahıslar, “Nereden buluyorsunuz bizi? Ne işiniz var bizimle? Sincan’da ne işin var? Bu işlerle bir daha uğraşmayacaksın” şeklinde sorular sorup, tehditler savurdular. Şahıslar, Örnek’in “Siz kimsiniz” sorusuna ise “Bizi tanıyorsun” şeklinde yanıtlar verdiler. Yaklaşık 1.5 saat başında çuvalla Örnek’i araçla dolaştıran şahıslar, Şentepe Kayalar’da durdular. Olayı Evrensel’e anlatan Örnek, araçtan indirildiğinde çuvalı çıkardığını, ancak aracın plakasının kapatılmış olduğunu söyledi. Örnek, şahısların “Elimizde çok imkan var, gücümüz var. Ama sana bir şey yapmak istemiyoruz. Seni buraya gönderenler senin iyiliğini düşünmüyorlar” diye kendisini korkutmaya çalıştıklarını anlattı.

 

2 Temmuz 2015’te, KESK Yürütme Kurulu, metal işçilerinin direnişiyle ilgili haber yapan gazetecilere yönelik artan saldırılar ve bu saldırılarda kimi sendikaların şüpheli hale gelmesini yaptığı yazılı açıklama ile tepki gösterdi. Açıklamada, gazetecilerin tehdit edilmesi ve kimi parti yöneticilerinin kaçırılmasının kabul edilemez olduğuna işaret edilerek, olaylara ilişkin şunlar aktarıldı: “Ayhan Aydoğan Polatlı’da sendikadan istifa eden ORS işçileri ile görüşmeye giderken 4 kişi tarafından yolu kesilip tehdit edilerek bir süre telefonuna el konulmuş, Evrensel Gazetesi ve Hayat TV Kocaeli Temsilcisi Arzu Erkan’ın Ford Otosan direnişini haber yapması sonrası evinin önünde ateş açılmış ve Türk Metal Sendikası Genel Sekreteri tarafından ‘biz seni tanırız sen de bizi tanırsın, bu işlere bulaşma’ diyerek tehdit edildiği iddia edilmektedir. Yine Ankara’nın göbeğinde, güpegündüz EMEP Ankara İl Yöneticisi Kadir Örnek kafasına çuval geçirilmek suretiyle plakasız bir araçla kaçırılmış, ‘bu işlerle bir daha uğraşmayacaksın. Elimizde çok imkân var, gücümüz var’ diye tehdit edildikten sonra serbest bırakılmıştır.”

 

8 Temmuz 2015’te, İHD Van Şube Yöneticimiz Adil Harmancı’nın evine sabaha karşı saat 4.00 sıralarında Van Emniyeti TEM şube tarafından baskın yapılmıştır. Baskında Oğlu Mazlum Harmancı gözaltına alınmış, Adil Harmancı’nın göğsüne polisler tarafından silah dayatılarak tehdit edildi ve zorla yere yatırılmaya çalışılmıştır. Gözaltının 2.gününde Mazlum Harmancı’nın babası Adil Harmancı polisler tarafından Emniyete çağırılarak “oğlunu ikna et oğlun bize isim versin (itirafçı) olsun” talebinde bulunmuşlardır. Adil harmanı’nın ret etmesi üzerine Mazlum Harmancı çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak hapishaneye gönderilmiştir.

 

30 Temmuz 2015’te, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın açık açık hedef göstermesiyle birçok haber sitesine erişim engellendi, haber takibi esnasında gazetecilere karşı zor kullanılmaya başlandı. DBP’li Güroymak Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü ve TÜM BEL-SEN İşyeri Temsilcisi İslim Uçan da ölümle tehdit edildi. İlk olarak 26 Temmuz günü öğleden sonra ilçe devlet hastanesinden çıkarken plakası öğrenilemeyen beyaz bir araç içindeki kimliği belirsiz iki kişi, aracı Uçan’ın üzerine sürüp anlaşılmayan bir şeyler söyledikten sonra hızla uzaklaştı. 28 Temmuz günü ise özel numaralardan Uçan’ı arayan kişiler, “Ayağını denk al. Kim vurduya gitmeyesin. O makineleri sana yedirdiğimizde kim olduğumuzu öğrenirsin” tehdidinde bulundu. Üst üste defalarca özel numaralardan aranan Uçan, ölüm tehditlerine karşı Güroymak Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, suç duyurusunda bulundu.

 

1 Ağustos 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen C.O, E.A.T., M.K.,: “30 Temmuz gece 23.00 sularında arkadaşlarımla Yenidoğan’da ki evimize giderken 4 arabadan inen sivil polisler bizi durdurdu, ters kelepçe takarak dövdüler, tehdit, küfür ettiler ve sonrasında karakola götürdüler. Ailemizi aramamıza izin vermediler. Hukuki ve tıbbi destek talep ediyoruz. Ayrıca basın açıklaması yapmak istiyoruz.” Dedi.

 

12 Ağustos 2015’te, Antep’de Karayılan, Güzelvadi, Akdere ve Vatan mahallerinde bulunan bazı evlere özel harekat polisleri tarafından baskınlarda bulunuldu. Sabah saatlerinde yapılan baskınlarda Soner Erdem, Hayrettin Begiç, Mehmet Zeki Güngör ve Halil İbrahim Şahinözel isimli yurttaşlar gözaltına alındı. Gözaltına alınma gerekçeleri öğrenilemeyen isimler, Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Hayrettin Begiç’in ağabeyi Musa Begiç, kardeşini gözaltına alan polislerin, gözaltına alınmasına ağlayan 6 yaşındaki çocuğunun kafasına da silah dayayıp, ‘Ağlama yoksa seni öldürürüz’ dediklerini söyledi.

 

12 Ağustos 2015’te, Özgür Halk Dergisi çalışanı Hatice Güzel, İstanbul Kartal ilçesi Yakacık Mahallesi’nden Taksim’e geçmek için İETT durağında beklediği sırada yanında bulunan bir arkadaşı ile gece sivil polisler tarafından gözaltına alındı. 10’u aşkın polis tarafından çantaları aranan Güzel ve arkadaşı daha sonra Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürüldü. Gözaltı sırasında Güzel, polisler tarafından “Bir daha Kartal’a gelirsen öldürürüm” şeklinde tehdit edildi. Dergi çalışanı Güzel, üzerinde olan yaklaşık bin TL kadar dergi parası için polislerin, “Bu paraları kime topluyorsun? Bu işleri kim sana yaptırıyor? Bu paraların nereye gittiğini biliyor musun? Para karşılığında mı yapıyorsun bunu? Matbaanız nerede? Kiminle çalışıyorsun? Normalde yaptığının bedeli 12 yıllık cezadır” şeklinde sorular yöneltmesi dikkat çekti. 3 saat kadar gözaltında tutulan Güzel ve arkadaşı, daha sonra TEM’den serbest bırakıldı.

 

15 Ağustos 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelen N.E; “Biz ailece 1990’lardan beri devletin baskı ve şiddetine, bu durumdan dolayı da defalarca değişik illere göç etmek zorunda kaldık. 21 yıldır cezaevinde bulunan dayım ve kardeşim A.E’nin legal siyasi faaliyetlerinden dolayı son 6 aydır neredeyse her hafta evimiz basılmakta, polisler tarafından ölümle tehdit edilmekteyiz. Bu durum ailece psikolojimizi bozmaktadır. Hukuki yardım talep ediyorum.” Dedi.

 

19 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Güçlükonak Bölük Komutanlığı’ndan gelen bir telefon ile karakola çağrıldığını belirten Şerif Şen isimli yurttaş, karakola gittiğinde askerlerin kendisini Binbaşı Ali Öksüz’ün yanına götürdüğünü aktardı. Yanına götürüldüğü Öksüz’ün kendisine ‘PKK hakkında neden bana bilgi vermiyorsun. PKK burada cirit atıyor, senin haberinin olmaması imkânsız’ dediğini söyleyen Şen, kendisinin ise PKK hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığını yanıtını verdiğini belirtti. Bunun üzerine Öksüz’ün kendisini ‘Bölgede askerin başına en ufak bir şey gelirse kendini ölmüş bil’ diye tehdit ettiğini iddia eden Şen, Öksüz hakkında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

 

19 Ağustos 2015’te, İHD Diyarbakır şubemize başvuran Vedat Irmak, şu beyanlarda bulundu: “19.08.2015 tarihinde sabah saat 6.30 civarında babamın evine 7 maskeli ve kalkanlı, elinde balyoz olan polisler tarafından içeri girerek yere yatırdılar. Evini aramaya başladılar. Ayrıca tehdit ederek “ başınızı kaldırırsanız vururuz” dediler. Ablam onlara evi arama gerekçelerini sordular. Onlarda babamın basın açıklamasında bulunduğundan kaynaklı olarak gözaltına alacakları söylediler. Babamı alıp götürdüler. Dışarıda 10 ‘a yakın polis vardı. Havada da helikopter dolaşıyordu. Bu konuda sizden hukuki destek sunmanızı talep ediyoruz.”

 

22 Ağustos 2015’te,  İstanbul’da, Özgür Halk dergisi çalışanı Cem Poyaz, Beyoğlu Tarlabaş Bulvarı’nda hakkında arama kararı bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Poyaz, ifadesi alınmak üzere Beyoğlu Polis Merkezi’ne götürüldü. Gözaltına alınan Özgür Halk dergisi çalışanı Cem Poyaz’ın durumu hakkında bilgi almak için gittiği polis merkezi önünde çantasında PKK Lideri Öcalan’ın kitabı olduğu için gözaltına alınan Özgür Halk çalışanı Halit Dikmen, polis tarafından “Ne demiştik size Türkün gücünü göreceksiniz” denilerek tehdit edildi.

 

26 Ağustos 2015’te İzmir’in Limontepe ilçesinde yaşayan ve 6-7 aydır sürekli takip edildiğini iddia eden Jinda Koyuncu (20), son olarak kimliği belirsiz kişilerin bıçaklı saldırısına maruz kaldı. Toplumsal eylemlere karşı duyarlı olan ve HDP’ye gittiği için son dönemde kendisini kimliği belirsiz kişilerin takip ettiğini söyleyen Koyuncu, ilk olarak katıldığı bir eylem sonrasında kendisini takip eden kişilerin önünü keserek, “Saçma sapan şeylerden uzak dur, yoksa seni de etrafındakileri de yakarız” şeklinde tehdit edildiğini iddia etti. Kendisini takip eden kişilerin evinin önünde, iş yerinde ve otobüse binerken kendisini takip ettiğini ifade eden Koyuncu, “Otobüse biniyorum otobüse arkamdan biniyorlar. İndiklerinde birbirlerine işaret vererek iniyorlar. Yolda yürüdüğümde sürekli arkamda bir araba olduğunu farkındayım. Kendilerini bilinçli olarak belli ettiriyorlar” dedi.

 

9 Eylül 2015’te, Ankara’da sendika.org editörü Bora Balcı HDP Genel Merkezi yakınlarında haber takibinden dönerken kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığı ve ailesiyle tehdit edildiği öğrenildi.

 

12 Eylül 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesinde haber takibi yaptıkları sırada gözaltına alınan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) muhabirlerinden Ahmet Kanbal, götürüldüğü emniyette ajanlık dayatmasına maruz kaldığını söyledi. Darp edilerek gözaltına alındığını dile getiren Kanbal, polisin kendisini emniyete götürmek yerine saatlerce çatışmanın yaşandığı bölgede yanında dolaştırdığına dikkat çekti. Kanbal, çatışmaların yaşandığı karakol girişinde bahçe tellerine sırtı dönük vaziyette beklettiklerini söyledi.

 

4 Ekim 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde devam eden operasyonları takip eden Özgür Gün TV çalışanı Murat Demir ile Dicle Haber Ajansı muhabiri Serhat Yüce, özel harekât timleri tarafından “çekim yapmaya devam etmeleri halinde” öldürülmekle tehdit edildiler. Başlarına silah dayanan iki gazeteci daha sonra ellerindeki cihazlara el konularak gözaltına alındı.

 

6 Ekim 2015’te, Tuzluçayır’da haber takibi yapan Azadiya Welat çalışanı Barış Boyraz polisler tarafından tehdit edildi. Kendilerinden kimlik isteyen polislere basın kartını gösteren Boyraz, sivil polislerin ‘Biz senin gösterdiğin kartın ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Kartı cebine sok, buradan defol lan! Gebertiriz seni’ şeklindeki tehditlerine maruz kaldığı öğrenildi.

 

6 Ekim 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap kırsalında 24 Eylül günü TSK jetleri tarafından yapılan bombardıman sonucu yaşamını yitiren HPG’li Zafer Kılıç’ın (Rêzan Gelyê Zîlan) için Van’ın Erciş ilçesinde kurulan taziyeye polis ve askerlerce baskın yapıldı. Kılıç’a ait asılan posterleri bahane ederek taziye çadırına baskın yapıp, kendilerini taciz eden polis ve askerlere HPG’li Kılıç’ın ablası Yıldız Kılıç, “Ne yapmaya çalışıyorsunuz, taziyemizi de mi yapmalım” sözleriyle tepki gösterdi. Bunun üzerine rütbeli bir asker abla Kılıç ve diğer aile fertlerini ‘Çok konuşuyorsunuz hepinizin fotoğraflarını çektik, sizleri tutuklayacağız’ diyerek tehdit etti.

 

6 Kasım 2015’te,  Van’ın Erciş ilçesinde HPG’li Azad Günay’ın (Azad Welat) taziyesi için Sulî ( Yeşilova) Mahallesi’nde açılan çadıra polisin saldırmasını görüntüleyen DİHA muhabiri İdris Yılmaz polis tarafından darp edilerek tehdit edildi. Polisin taziye evine müdahale etmesi üzerine olay yerine gidip olayı haberleştirmek istediğini ifade eden Yılmaz, “Kameramı açar açmaz polisin saldırısına maruz kaldım. Polis o sırada HDP Van Milletvekili Lezgin Botan’a saldırıyordu. Burada yaşanan hukuksuzluğu görüntülememi engellemek için beni gözaltına aldılar” dedi. Gözaltı sırasında sivil polislerin sürekli hakaretlerine maruz kaldığını ifade eden Yılmaz ismini bilmediği ancak eşkâlini bildiği polislerin kendisine “Seni F tipi cezaevine gönderip 4 duvar arasında çürütmek için elimizden geleni yapacağız” dediğini aktardı.

 

6 Kasım 2015’te İstanbul’da Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) yıldönümü nedeniyle yapılamak istenen eyleme polis saldırısı sırasında bianet.org’un muhabiri Beyza Kural ters kelepçe takılarak gözaltına alınmak istedi. Bu sırada kayıtta olan kameranın bir polis amirinin “bundan sonra her şey değişti, bunu size öğreteceğiz” dediğini kaydettiği öğrenildi.

 

20 Kasım 2015’te, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde okuyan H.Ö. adlı bir öğrenci de kendini “Kemal” diye tanıtan bir polis tarafından rahatsız edildiğini ve ajanlık dayatmasına maruz kaldığını dile getirdi. ‘İstediğim şeyleri yerine getirmeniz açısından bir umut görüyorum’ diyerek H.Ö.’yü 05XX 253 24 82 nolu telefondan arayan polisin, ‘Üniversiteye yeni geldin. Arkadaşların farklı olduğu için yüz yüze görüşmek yerine telefonla arıyorum. Belki bu konulara çözüm bulabiliriz veya ilerde belki farklı şekillerde farklı durumlarda tekrar karşılaşabiliriz. Geçen ki olayda sizinle karşılaştık. O günkü davranışlarımız yüzünden bizi yanlış tanımış olabilirsiniz. Bizim haksız taraflarımız olduğu gibi bazı haklı taraflarımızın olduğunu düşünüyorum veya bazı konularda işe yaradığımızı ifade etmek isterim’ şeklindeki sözleri üniversite öğrencisi tarafından kaydedildi. ‘ şeklindeki konuşmaları dikkat çekti. Üniversite öğrencisinin tepki göstermesine rağmen baskıdan vazgeçmeyen polis, bu kez de mesaj yoluyla şantajı sürdürdü. Atılan mesajda ise ‘Ben sana bir fırsat sundum. Onu bir güzel harcadın. Bu kadar öz güven nereden geliyor, hayretler içerisindeyim. Emin ol ilerde bu fırsatı teptiğin için çok pişman olacaksın, ama iş işten geçecek. Neyse keyfin bilir. ‘ tehdidi yer aldı. H.Ö.’nün, savcılığa giderek suç duyurusunda bulunacağını yazması üzerine polis, ‘Peki, sen bildiğin yoldan devam et bakalım 🙂 Derslerinde başarılar’ yanıtı verdi.

 

23 Kasım 2015’te,  Mersin Halkevi üyesi Tülün Şahin, sosyal medya üzerinden taciz ve tehdit edildi. Bir süredir Facebbok hesabı üzerinden tehdit mesajları aldığını söyleyen Şahin, savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Hakan Özyurt isminde sahte bir hesabın kendisine dair her şeyi bildiğini ifade eden Şahin, söz konusu hesabın,”Fidyekizik evinden Mersin’e kadar inceleme altındasın hadi bakalım” şeklinde tehdit ve taciz mesajları gönderdiğini dile getirdi. Uzunca bir zamandır bu tür tehdit mesajları aldığını vurgulayan Şahin, konu hakkında suç duyurusunda bulunarak, koruma talebinde bulunduğunu paylaştı.

 

26 Kasım 2015’te, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İstanbul İl Örgütü, Suruç ve Ankara katliamının ardından polislerce alıkonulan ve telefonla taciz edilen parti üyeleri Hakan Kavşut’a dönük ajanlık dayatmasına ilişkin İHD İstanbul Şube binasında basın toplantısı düzenledi. ESP İsanbul Başkanı Çiçek Otlu’nda katıldığı toplantıda, ajanlık dayatılan ESP’li Hakan Kavşut gözaltında yaşadıklarını anlattı. Boğaziçi Elektrik Şirketi’nde (BEDAŞ) çalıştığını belirten Kavşut, Fatih’e bağlı Yedikule Mahallesi’nde çalıştığı sırada yanına gelen polislerin kendisini zorla arabaya bindirdiğini söyledi. Kavşut, bindirildiği arabada polislerin kendisine ‘Suruç katliamında Figen Başkanınız neden yoktu. Sultan Ulusoy sence neden yoktu? Bunlar patlamayı bildiklerinden dolayı gelmediler. Senin annenle tek yaşadığını ve durumunuzun kötü olduğunu biliyoruz. Senin çalıştığın BEDAŞ’ı da biliyoruz. Sen burada çalış, olaylara girme’ diyerek tehdit ettiğini anlattı.

 

29 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çıkan silahlı çatışma sırasında vurularak yaşamını yitiren Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, sosyal paylaşım ağı twitterda Gencer Erkul (@gencer_erkul) isimli hesabın kullanıcısı tarafından “Sıra sen de” diyerek tehdit edildi. Yazılanların sosyal medyada paylaşılması üzerine hesap, kullanıcı tarafından kapatıldı.

 

2 Aralık 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan O.S: “25 Kasım günü gözaltına alınarak Vatan emniyete götürüldük. İfadelerimizi verip imza attığımız sırada avukatlar görüşme odasından çıktılar. Sivil giyimli görüşme odasına gelerek beni çağırdı. Başka bir odaya götürüldüm. Şubat 2015’de gözaltına alındığımda bana ajanlık teklif etmiş bulunan iki istihbarat polisi oturuyordu. Şubat 2015’deki ajanlık teklifinden sonra neden İHD de basın açıklaması yaptığımı sormak suretiyle beni tehdit ettiler. Aziz Gülerin cenazesine gittiğimi bildiklerini söyleyerek ben takip ettiklerini belirttiler. Politik faaliyetleri bırakmam konusunda tehdit edildim. Görüşmek istemediğimi söyleyerek odadan çıkmak istedim ısrarlarım sonunda çıkardılar. Çıkmadan önce bana bir şey yapmak isteseler zaten yapabileceklerini söylediler. Hukuki destek talep ediyorum.” Dedi.

 

4 Aralık 2015’te, İHD İstanbul şubemize gelerek başvuruda bulunan K.A: “24 Kasımda nakliyedeyken gelen bir telefon, Aksis’e gel nakliye var dedi. Kâğıthane’de bulunan Aksis alışveriş merkezine gittim. Bir kişi polis olduğunu söyleyip ajanlık teklif etti. Bende reddettim, 3.12.2015 tarihinde beni tekrar arayıp görüşmeye çağırdılar yine reddettim. Tekrar görüşeceğiz dedi. 5.12.2015 tarihinde yine arayacaktı. Biz farklı bir amaç için yanına geldik fakat işin gücün olduğunu görünce vazgeçtik. Bu yüzden bizimle çalış dediler para teklif ettiler. Aramamalarını istedim ama ısrarla aramaya devam ediyorlar. Başıma bir şey gelmesinden kuşkulanıyorum. Telefonumu arayan yabancı numaralara cevap vermediğim için işimi de yapamıyorum. Hukuki destek talep ediyorum (suç duyurusu) basın açıklaması yapmak istiyorum.” Dedi.

 

14 Aralık 2015’te, Muş’un Bulanık ilçesinde kendisine ait minibüsüyle yolcu taşımacılığı yapan DBP İlçe Yöneticisi Aydın Çelik, köylerden aldığı yolcularla geldiği ilçe girişinde özel timlerce durduruldu. Araç sürücüsü Çelik’i ölümle tehdit eden özel timler, araçtaki yolculardan soyadı öğrenilemeyen Serdar isimli yurttaşı gözaltına aldı.

 

15 Aralık 2015’te, Şırnak’ta Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait yurtta kalan kadın öğrenciler, Cizre ve Silopi’de süren sokağa çıkma yasakları ve saldırıları protesto etmek için ses çıkarma eylemi yaptı. Eylem sonrası yurdu basan polisler, 9 kadın öğrenciyi sözlü taciz ve tehditlerle gözaltına aldı.

 

16 Aralık 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 11 Aralık tarihinde, sokağa çıkma yasağına yönelik haber takibi yaptıkları sırada 5 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltında alınan 5 gazeteciden 4’ü serbest bırakılırken, serbest bırakılan Azadiya Welat muhabiri Ferit Dere gözaltında, polisin tehditlerine maruz kaldıklarını belirterek, yaşadıklarını şöyle anlattı. “TEM’den gelen polisler tarafından “şüpheli sıfatı” ile gözaltına alındık. Polis bize ‘Bir gün kim vurduya gideceksiniz. Türk’ün gücünü göreceksiniz’ diyerek, tehditler savurdu. ‘Sur’a neden gittiniz, neden bu fotoğrafı çektiniz?” gibi soruların soruldu. Neden haber yaptığımızı dahi sordular. Gazetecilik faaliyetlerimiz suçmuş gibi gösterilmeye çalışıldı. Bizi yaptığımız gazetecilik mesleğiyle suçlayanlar, bizi serbest bırakırken bile fotoğraf makinemize, haber notlarımıza, ses kayıt cihazımıza el koydular.”

 

12.6. Güvenlik Güçleri tarafından Müdahale edilen Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri ve Bu Toplumsal Gösterilerde Güvenlik Güçlerinin Müdahalesi Sonucu Dövülen ve Yaralananlar

 

1 Ocak 2015’te Kobanê’de IŞİD’e karşı çatışmalarda yaşamını yitiren Nurettin Arı için Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde düzenlenen cenaze törenine müdahale eden polis ekiplerinin gözaltına aldığı 6 kişiden A.A., M.E.E. ve M.T. adlı 3 çocuk çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

 

1 Ocak 2015’te, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Ofis semtinde, yeni yılı kutlayan kalabalık gruba polis, tazyikli su ile müdahalede bulundu. Müdahale sırasında 4 kişi gözaltına alındı.

 

3 Ocak 2015’te Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) il örgütü kongresi için Mersin’e gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu protesto eden Halkevi üyesi 20 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

 

5 Ocak 2015’te, Antalya’da siyasi faaliyetleriyle ilgili bilgi vermek amacıyla tanıtım çalışması yapan Liseli Öğrenci Birliği (LÖB) ve Sosyalist Gençlik Derneği (SGD) aktivisti 2’si çocuk 6 kişi gözaltına alındı. Serbest bırakılan 6 kişiye “Kabahatler Yasası’na muhalefet ettikleri” iddiasıyla 208’er TL idarî para cezası verildi.

 

5 Ocak 2015’te Polisin gaz bombası kullanımı sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın doğum günü dolayısıyla İstanbul’da Taksim Meydanı’na gelerek pankart açan 3 kişi sivil polislerce gözaltına alındı.

 

7 Ocak 2015’te, Diyarbakır’da Kürdistan Halk Cephesi adlı grubun Berkin Elvan ve Uğur Kaymaz’ın faillerinin yakalanması ve yargılanması taleplerini içeren el broşürlerini dağıtmalarına izin vermeyen polis ekipleri müdahale ettiği 20 kişilik grubu darp ederek gözaltına aldı.

 

7 Ocak 2015’te Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde polisin açtığı ateş nedeniyle yaşamını yitiren Ümit Kurt’un (14) öldürülmesini protesto etmek amacıyla düzenlenen eyleme müdahale eden polisin kullandığı gaz bombalarından birinin isabet ettiği M.S. (12) yüzünden yaralandı.

 

9 Ocak 2015’te, Siirt’te, YPJ’li Vasfiye Altay için kurulan taziyeye yürümek isteyen yüzlerce kişiye polis, gaz bombası ve tazyikli suyla müdahalede bulundu. Müdahale sırasında DBP’li İl Genel Meclis üyesi M. Emin Çeçen ve H.A., A.D. isimli çocuklar gözaltına alındı.

 

10 Ocak 2015’te Şanlıurfa’da Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Devteyşti Mahallesi’nde gerçekleştirmek istediği “Demokratik Yaşamı İnşa Çadırı” etkinliğine müdahale eden polis ekipleri 5 i çocuk 22 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

11 Ocak 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinin yıldönümü dolayısıyla bir grup genç protesto eylemi gerçekleştirdi. Eylem yerine çok sayıda zırhlı araçla gelen polisler, gençlere gaz bombası, tazyikli su ve plastik mermiler ile müdahalede bulundu. Müdahale sırasında 18 yaşındaki Mehmet Elçi polis tarafından tüfekle açılan ateş sonucu sırtına aldığı saçma mermiler ile yaralandı. Yaralanan Elçi, Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

13 Ocak 2015’te, Siirt’in Conkbayır Mahallesi’nde, Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinin yıldönümünde faillerin ortaya çıkarılmamasını protesto amacıyla bir araya gelen onlarca genç, Şeyh Süleyman Caddesi’nden Hayvan Pazarı’na doğru yürüyüş düzenledi. Yürüyen gençlere polis, biber gazı ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

17 Ocak 2015’te AKP’nin İl Örgütü Kongresi’ne katılmak için Aydın’a giden Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu protesto eden bir pankartı üst geçide astıkları gerekçesiyle Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi dört kişi polisler tarafından gözaltına alındı.

 

19 Ocak 2015’te Hrant Dink’i uğradığı suikast sonucu öldürülmesinin 8. yılı dolayısıyla Ankara’da anmak ve Adalet Bakanlığı önüne yürümek isteyen gruba polis ekiplerinin biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etmesi sonucu 20 kişi gözaltına alındı.

 

20 Ocak 2015’te, Siirt’te, Cizre ilçesindeki olayları protesto etmek isteyen bir grup genç gösteri düzenledi. Gruba polis, biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu.

 

24 Ocak 2015’te, 2te, Bingöl’de, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebiyle başlatılan imza kampanyası çerçevesinde Dörtyol Saat Kulesi önünde kurdukları stantta imza toplayan bir gruba polis müdahalede bulundu. Polisler, Sıdık Yurtsever, Müzeyyen Arslan, Seyfi Bulut, Ali Cirit ve soyadı öğrenilemeyen Mahmut isimli stant görevlilerini gözaltına alındı.

 

25 Ocak 2015’te,Siirt’te, 35 çocuğun polis tarafından gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen amacıyla öğrenciler, Dumlupınar mahallesinde bulunan Kazım Karabekir İlkokulu önünde caddeyi trafiğe kapatarak yürüyüş gerçekleştirmek istedi. Protesto eylemi yapan çocuklara sert bir şekilde müdahale eden polis, müdahale sırasında 12 yaşındaki S. C. İsimli çocuğu, başına isabet eden gaz fişeği ile ağır yaralandı. S.Ç., Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

26 Ocak 2015’te Kobanê’ye yönelik 15 Eylül 2014’te başlayan ve 133 gün süren IŞİD saldırılarının tamamen sona erdirildiğinin açıklanmasının ardından pek çok kentte kutlamalar yapıldı. Hakkâri’de toplanan gruplara müdahale eden polis ekiplerinin 2’si çocuk 5 kişiyi gözaltına aldığı öğrenildi.

 

26 Ocak 2015’te Kobanê’ye yönelik 15 Eylül 2014’te başlayan ve 133 gün süren IŞİD saldırılarının tamamen sona erdirildiğinin açıklanmasının ardından pek çok kentte kutlamalar yapıldı. Kutlamalara müdahale edildi. Mardin’in Derik İlçesi’nde bir kişiyi gözaltına aldığı, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde ise bir çocuğun vurularak yaralandığı bildirildi.

 

26 Ocak 2015’te Kobanê’ye yönelik 15 Eylül 2014’te başlayan ve 133 gün süren IŞİD saldırılarının tamamen sona erdirildiğinin açıklanmasının ardından pek çok kentte kutlamalar yapıldı. Yapılan müdahalede polisin İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde biri çocuk 3 kişiyi gözaltına aldığı öğrenildi.

 

26 Ocak 2015’te, Van’ın Cumhuriyet Caddesi Sanat Sokağı’nda, IŞİD’in Kobani’den püskürtüldüğü haberleri üzerine toplanan kalabalık, havai fişek atıp halay çekerek kutlama yaptı. Kutlama yapan kitleye polis, biber gazıyla müdahale etti.

 

27 Ocak 2015’te Kobanê’nin IŞİD saldırılarından kurtulması dolayısıyla Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde düzenlenen kutlamalara müdahale eden polis ekiplerinden bir grubun M.Ç. adlı çocuğu darp ettiği öğrenildi.

 

28 Ocak 2015’te,Van’ın Muradiye ilçesinde belediye binası önünde, Kobanê’nin özgürleşmesini kutlamak amacıyla bir araya gelen yüzlerce yurttaş şölen düzenledi. Şölen alanında bulunan pankart ve posterleri gerekçe gösteren polis, herhangi bir uyarıda bulunmadan gaz bombası, tazyikli su ve plastik mermilerle müdahalede bulundu. Müdahale sırasında polis, Belediye Eş Başkanı Safure Güneş’i coplarla darp etti. Başına aldığı cop darbeleri üzerine baygınlık geçiren Güneş, İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

29 Ocak 2015’te Adıyaman’ın Kâhta İlçesi’nde “Abdullah Öcalan’a özgürlük” kampanyası çerçevesinde imza toplayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ilçe örgütü yöneticisi veya aktivisti 20 kişi polisin müdahalesi sonucu gözaltına alındı.

 

31 Ocak 2015’te İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde Berkin Elvan için eylem yapan Dev-Genç üyesi gruba gaz bombalarıyla müdahale eden polis ekipleri 15 kişiyi gözaltına aldı.

 

1 Şubat 2015’te Metal sanayisi iş kolunda çalışan işçilerin başlattığı greve destek vermek amacıyla İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde stant açan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) aktivisti 9 kişi polis ekiplerince darp edilerek gözaltına alındı.

 

1 Şubat 2015’te İstanbul’da Halkevleri aktivisti kadınların “Eşitiz, biz varız” sloganıyla ve hükümet politikalarını protesto etmek amacıyla Galatasaray Meydanı’nda açmak istedikleri imza standına müdahale eden polis ekipleri 8 kişiyi gözaltına aldı.

 

1 Şubat 2015’te Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde eylem yapan gruba basınçlı suyla müdahale eden polis ekipleri S.Ç. (14) adlı çocuğu gözaltına aldı.

 

2 Şubat 2015’te, İstanbul’un Küçükçekmece İlçesi’nde uyuşturucu madde kullanımını ve satışını protesto etmek amacıyla kurulmak istenen çadıra polisin gaz bombalarıyla saldırması sonucu Abdülkerim Akçay başına isabet eden gaz bombası kapsülü ile ağır yaralanarak Bakırköy Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

2 Şubat 2015’te İstanbul’un Beşiktaş İlçesi’nde bulunan Başbakanlık Çalışma Ofisi önünde üniversite harçlarını protesto etmek amacıyla yapılmak istenen eyleme müdahale eden polis ekipleri Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) üyesi 9 kişiyi gözaltına aldı.

 

2 Şubat 2015’te “Abdullah Öcalan’a özgürlük” kampanyası çerçevesinde çeşitli kentlerde imza toplayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetici veya taraftarlarına müdahale eden polis ekipleri Şırnak’ta Belediye Eş Başkanı Serhat Kadırhan’ın da bulunduğu 9 kişiyi gözaltına aldı.

 

2 Şubat 2015’te “Abdullah Öcalan’a özgürlük” kampanyası çerçevesinde çeşitli kentlerde imza toplayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetici veya taraftarlarına müdahale eden polis ekipleri Gaziantep’in Nizip İlçesi’nde 4 kişiyi gözaltına aldı.

 

2 Şubat 2015’te “Abdullah Öcalan’a özgürlük” kampanyası çerçevesinde çeşitli kentlerde imza toplayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetici veya taraftarlarına müdahale eden polis ekipleri Siirt’te 4 kişiyi gözaltına aldı.

 

2 Şubat 2015’te İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde Berkin Elvan için eylem yapan Dev-Genç üyesi gruba gaz bombalarıyla müdahale eden polis ekipleri 3 kişiyi gözaltına aldı.

 

3 Şubat 2015’te, Sendika ve meslek örgütlerinin Ankara temsilciliklerinin Bakanlar Kurulu’nun metal işçilerinin grevini 6 ay süreyle ertelemesini protesto etmek amacıyla düzenledikleri eyleme polis ekipleri cop ve biber gazıyla müdahale etti. Saldırı nedeniyle bazı sendika üyelerinin yoğun biber gazı nedeniyle fenalaştığı bildirildi.

 

3 Şubat 2015’te Devam eden “Abdullah Öcalan’a özgürlük” kampanyası çerçevesinde Siirt’te imza toplayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetici veya taraftarlarına müdahale eden polis ekipleri DBP İl Örgütü Eş Başkanı Reşit Teymur’un da arasında bulunduğu 3 kişiyi gözaltına aldı.

 

4 Şubat 2015’te “Abdullah Öcalan’a özgürlük” kampanyası dolayısıyla Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde imza toplayan Eğitim-Sen Şube Başkanı Savaş Ülkü, KESK üyesi Erhan Köse ve HDP ilçe örgütü yöneticisi Suat Mihyaz darp edilerek gözaltına alındı.

 

6 Şubat 2015’te Berkin Elvan’ın polis tarafından öldürülmesini protesto etmek için Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gitmek üzere toplanan Halk Cephesi üyelerinin bulunduğu 2 minibüsü durduran polis ekipleri 53 kişiyi gözaltına aldı. Polisin minibüslerin içine biber gazı da sıktığı müdahalede darp edilen 53 kişiden birinin durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

 

7 Şubat 2015’te, Mardin’in Dargeçit ilçesinde, Kobane’ye yönelik destek eylemleri sırasında yaşamlarını yitiren Bilal Gezer, Sinan Toprak ve Abdülkerim Seyhan’ın faillerinin hala ortaya çıkarılamaması ve Cizre’de çocukların öldürülmesi üzerine bir araya gelen onlarca genç protesto gösterisi düzenledi. Saray Mahallesi’nde bulunan Mezopotamya Sokağı’nı trafiğe kapatarak sloganlar atan gençlere, bölgeye gelen polis tarafından gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahalede bulunuldu.

 

8 Şubat 2015’te İstanbul’da düzenlenen AKP il kongresinde Berkin Elvan adına pankart açmak isteyen Halk Cephesi üyesi 2 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

 

12 Şubat 2015’te Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin işten çıkardığı işçilerin düzenlediği protesto yürüyüşüne polis ekiplerinin gaz bombalı ve coplu müdahalesi sonucu, Genel-İş Sendikası Mersin Şubesi Başkanı Kemal Göksoy ve Coşkun Baştürk adlı işçi yaralandı.

 

12 Şubat 2015’te, Gaziantep’te Karataş Sanayi Sitesi’nde kendileri dükkân tahsis edilmediği için valiliğe yürümek isteyen esnaflardan oluşan gruba polis ekipleri, biber gazıyla müdahale etti, bir kişi gözaltına alındı. Müdahale esnasında bir polis amirinin gruba biber gazı sıkmayan bir polis memurunun boynundan tutarak “sık lan sık” dediği kameralar tarafından kaydedildi.

 

13 Şubat 2015’te, 14 Aralık 2014’te düzenlenen operasyon sonucu Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Şanlıurfa Adliyesi önünde eylem yapan gruba müdahale eden polis ekipleri 30 kişiyi gözaltına aldı.

 

13 Şubat 2015’te Türkiye genelinde düzenlenen “Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykot” eylemlerine çeşitli kentlerde polis saldırısı oldu. Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve Birleşik Haziran Hareketi’nin çağrısıyla yapılan boykot eylemine katılım çağrısı yapmak amacıyla 12 Şubat 2015’te İzmir’de bildiri dağıtan Ozan Kılıç adlı kişi gözaltına alındı.

 

13 Şubat 2015’te Türkiye genelinde düzenlenen “Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykot” eylemlerine çeşitli kentlerde polis saldırısı oldu. Artvin’de bildiri dağıtan 4 öğretmen “dine hakaret ettikleri” iddiasıyla gözaltına alındı.

 

13 Şubat 2015’teki eylemlerde ise polisin en sert müdahalesi İzmir’de oldu. Boykot için toplanan gruba gaz bombaları ve basınçlı suyla saldıran polis ekipleri burada 58 kişiyi gözaltına aldı. Saldırıyı protesto etmek isteyenlere de müdahale eden polis ekipleri bu sefer de 12 kişiyi gözaltına aldı.

 

13 Şubat 2015’te Türkiye genelinde düzenlenen “Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykot” eylemlerine Ankara’da polis saldırısı oldu. 3 kişi gözaltına alındı.

 

13 Şubat 2015’te Türkiye genelinde düzenlenen “Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykot” eylemlerine İstanbul’da polis saldırısı oldu. 10 kişi gözaltına alındı.

 

13 Şubat 2015’te Türkiye genelinde düzenlenen “Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykot” eylemlerine Antalya’da polis saldırısı oldu. 9 kişi gözaltına alındı.

 

13 Şubat 2015’te Türkiye genelinde düzenlenen “Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykot” eylemlerine çeşitli kentlerde polis saldırısı oldu. Polis saldırısını takip eden İleri Haber muhabiri Meryem Yıldırım darp edilerek gözaltına alındı.

 

13 Şubat 2015’te Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye teslim edilişinin yıldönümü dolayısıyla düzenlenen eylemlere polis müdahale etti. Müdahalede Adana’da Ş.İ. (14) ve Diyarbakır’da Ramazan İnanç (29) gaz bombası kapsülünün isabet etmesi nedeniyle yaralandı.

 

13 Şubat 2015’te Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye teslim edilişinin yıldönümü dolayısıyla düzenlenen eylemlere polis müdahale etti. Müdahalede Erzurum’da 6 kişi, Batman’da bir çocuk, Diyarbakır’da biri çocuk 2 kişi yaralanırken, Batman’da polis karakoluna ateş açılması nedeniyle bir polis memuru yaralandı.

 

13 Şubat 2015’te,Van’ın Özalp ilçesinde, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümünü protesto etmek amacıyla DBP ve HDP ilçe örgütleri öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce kişiye polis cop, gaz bombası ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Müdahale sırasında Özalp Belediyesi Eş Başkanı Şerafettin Özalp’in atılan gazlardan etkilenme sonucu, DBP İlçe Eş Başkanı Yakup Almaç ise polis tarafından darp edilmesi sonucu yaralandı.

 

14 Şubat 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat’ı protesto etmek amacıyla araya gelerek gösteriyi düzenleyen gençlere polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

14 Şubat 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat’ı protesto etmek amacıyla Nusaybin Caddesi üzerinde bir araya gelerek gösteri düzenleyen gençlere polis, gaz bombaları ile müdahalede bulundu.

 

15 Şubat 2015’te Berkin Elvan için düzenlenen eylemlerde gözaltına alınanların serbest bırakılması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapmak isteyen grupta yer alan 25 kişi polisler tarafından gözaltına alındı.

 

15 Şubat 2015’te, Siirt’te, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla Barış, Conkbayır, Alan, Ulus ve Kazım Karabekir mahallelerinde yürüyüş yapmak isteyen gençlere polis müdahalesi ile başlayan olaylarda 2’si çocuk 10 yurttaş gözaltına alındı. Gözaltına alınan 8 kişinin Siirt Emniyet Müdürlüğü’ne çocukların ise Çocuk Şube’ye götürüldüğü öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Adliye sevk edilen 10 kişiden 8’i savcılık tarafından serbest bırakılırken, 17 yaşındaki R.Ç ve Hasan Özer ise “Örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla tutuklandı.

 

15 Şubat 2015’te, Erzurum Merkez Yakutiye ilçesi Mahalle başı semtinde, DBP ve HDP tarafından PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla düzenlenen eyleme polis, biber gazı ve plastik mermilerle müdahalede bulundu. Müdahalede 6 yurttaş, plastik mermilerin isabet etmesi sonucu yaralandı.

 

15 Şubat 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 15 Şubat komplosunu kınamak için Feridun, Bahçelievler, Tekel ve Konak mahallelerinde yapılan meşaleli yürüyüşlere, Diyarbakır’dan da getirilen takviye ekiplerle zırhlı araçlar eşliğinde polisler tarafından müdahale edildi. Gençlerinde karşılık vermesi üzerine çıkan olaylarda, Jandarma Taktik Alay Komutanlığı’ndan caddeye rast gele atılan gaz bombaları Ramazan İnanç (29) adlı yurttaşın başına isabet etti.

 

15 Şubat 2015’te, Diyarbakır’da, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla binlerce kişi tarafından gerçekleştirilen yürüyüşün ardından, Bağlar ilçesinde Lezgin Avcı, Emek, Öğretmenler, Hat Boyu ve Göçmenler caddeleri ile Sur ilçesinde Melikahmet Caddesi ve Seyrantepe Mahallesi’nde gösteri düzenleyen gençlere polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

15 Şubat 2015’te, Urfa’nın Suruç ilçesi Aligor Mahallesi’nde,  PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla Suruç – Urfa karayolu üzerinde gösteri düzenleyen gençlere İlçe Jandarma Karakolu ekipleri, biber gazı ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Müdahale sırasında Halil Uğurlu, Celal Uğurlu, Ömer Kaya, Engin Kip isimli yurttaşlar ile birlikte 10 kişi gözaltına alındı.

 

15 Şubat 2015’te, Van’ın Edremit ilçesine bağlı Şehit Fırat Mahallesi’nde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat’ı protesto etmek amacıyla bir araya yüzlerce gence polis, müdahalede bulundu.

 

15 Şubat 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirmek isteyen yurttaşlara polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahale etti.

 

15 Şubat 2015’te, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirmek isteyen yurttaşlara polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile sert müdahalede bulundu.

 

15 Şubat 2015’te, Van’ın Hacıbekir Mahallesi’nde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla gösteri düzenlemek isteyen gençlere polis, gaz bombalı, tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

15 Şubat 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla yapılan yürüyüş ardından gençlere polis, zırhlı araç ve TOMA’lar eşliğinde tazyikli su ve gaz bombaları ile müdahalede bulundu.

 

15 Şubat 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçe merkezinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla gösteri düzenlemek isteyen gençlere polis, TOMA, panzer ve akrep tipi zırhlı araçlarla gaz bombalı, tazyikli su ve plastik mermilerle müdahalede bulundu.

 

18 Şubat 2015’te, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 15 Şubat’ta PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklaması ve yürüyüşün ardından polisin kitleye müdahalesi sonucu çıkan olaylarda 7 yurttaş gözaltına alındı. Doğubayazıt Adliyesi’ne sevk edilen 7 kişiden Adem Efe, İbrahim Demirbaş, Enver Karadağ, Murat Baydak ve Muhammed Can “Örgüt propagandası yapmak” iddiası ile tutuklanarak, Ağrı M Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

 

24 Şubat 2015’te, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde, Kobanê’de yaşamını yitiren YPG’li Abdullah Durmuş’un cenazesi toprağa verildi. Durmuş’un cenazesinin toprağa verilmesi ardından ilçede kurulan taziyeyi toplu yürüyerek ziyaret etmek isteyen yurttaşlara polis, gaz bombası ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

16 Şubat 2015’te Özgecan Aslan’ın tecavüzcü Ahmet Suphi Altındöken tarafından işkence edilerek öldürülmesi ve bedeninin yakılmasına tepki eylemleri binlerce kadının katılımıyla devam etti. İstanbul’da Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Kadıköy İlçe Örgütü binası önünde eylem yapan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) aktivisti 4 kadın ile, Mersin Adliyesi önünde kendilerini zincirleyerek eylem yapan yine SDP aktivisti 6 kadın polisin saldırısı sonucu darp edilerek gözaltına alındı.

 

16 Şubat 2015’te Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye teslim edilişinin yıldönümü dolayısıyla düzenlenen eylemlere polisin müdahalesi sonucu gözaltına alınanlardan Gaziantep’te 4 çocuk, Van’da bir kişi, Şanlıurfa’nın Viranşehir İlçesi’nde 2 kişi, Hakkâri’de bir kişi, Siirt’te biri çocuk 2 kişi “yasadışı örgüt üyesi oldukları” veya “patlayıcı madde bulundurdukları” suçlamalarından tutuklandı.

 

18 Şubat 2015’te Kobanê’de IŞİD’e karşı mücadele ederken yaşamını yitiren YPG militanı Harun Özmen (Devran Amed) için Mersin’in Tarsus İlçesi’nde yürüyüş yapmak isteyen Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDG-H ) üyelerine biber gazı ve plastik mermili silahlarla müdahale eden polis en az 5 kişiyi gözaltına aldı. Aynı gün sabah saatlerinde Harun Özmen’in cenaze törenine de müdahale eden polis ekipleri 5 kişiyi de o müdahale esnasında gözaltına almıştı.

 

18 Şubat 2015’te İzmir’in iki futbol takımı Altay ile Göztepe arasında oynanan maç öncesinde takımların taraftarları stada girerken arbede meydana gelmesi üzerine çevik kuvvet ekipleri sert şekilde müdahale etti. Polisin biber gazı ve basınçlı su kullandığı müdahalede yaralanan taraftarların olduğu bildirildi.

 

19 Şubat 2015’te Mersin’in Tarsus İlçesi’nde Ahmet Suphi Altındöken adlı erkek tarafından öldürülen Özgecan Aslan’ı Adana’nın Yüreğir İlçesi’nde bir etkinlikle anmak isteyen Karşıyaka Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerine biber gazı ve basınçlı suyla saldıran polis 8 öğrenciyi gözaltına aldı.

 

24 Şubat 2015’te, Ankara’da kadına yönelik şiddete karşı Cebeci’den Güvenpark’a yürümek isteyen kadınlara biber gazıyla saldıran polis ekipleri bir kadını gözaltına aldı.

 

24 Şubat 2015’te Kobanê’de yaşamını yitiren YPG militanı Abdullah Durmuş (Mêrxas Kato) için Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından yürüyüş yapmak isteyen gruba müdahale eden polis ekipleri gazeteci Emin Bal’ı gözaltına aldı.

 

25 Şubat 2015’te, İstanbul’da Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sendikalı oldukları için işten çıkarılan işçilere destek vermek isteyen Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş) üyesi işçilere müdahale eden polis DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nun da arasında bulunduğu 35 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Konuyla ilgili gözaltındayken bilgi veren Arzu Çerkezoğlu gözaltına alınan kadın işçilerden birinin omzunda çürükler olduğunu, birinin kolunun çıktığını, iki kadın işçinin de fenalaşarak acil servise kaldırıldığını aktardı.

 

25 Şubat 2015’te Kamuoyunun “İç Güvenlik Paketi” olarak bildiği ve polisin yetkilerinin arttırıldığı yasa tasarısının görüşmelerini protesto etmek için Ankara’da TBMM önünde bildiri dağıtan Halkevleri üyesi 9 kişi polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

 

26 Şubat 2015’te, İstanbul’un Beşiktaş İlçesi’nde kendilerini Dolmabahçe’deki Bezm-i Alem Valide Sultan Camii önünde zincirleyerek Berkin Elvan için eylem yapan 3 kişi polisler tarafından gözaltına alındı.

 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yasası’nda değişiklik yapılmasını içeren torba yasa taslağını protesto etmek için 1 Mart 2015’te İstanbul’daki Taksim Meydanı’nda pankart açan makine mühendisi Özlem Karataş ile kimya mühendisi Ezgi Kırlangıç polisler tarafından gözaltına alındı.

 

3 Mart 2015’te, İzmir’de Ege Üniversitesi’nde bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından artan güvenlik önlemlerini protesto etmek isteyen öğrencilere müdahale eden polis, 21 kişiyi gözaltına aldı.

 

5 Mart 2015’te Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası’na (BATİS) üye oldukları için işten atılan Bross Tekstil işçilerinin Tekirdağ’ın Çerkezköy İlçe Adliyesi’nde görülen işe iade davası öncesinde basın açıklaması yapmak isteyen işçilere müdahale eden polis, 25 işçiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

5 Mart 2015’te Tokat’ın Zile İlçesi’nde Çekerek Irmağı üzerine yapılması planlanan 3 hidroelektrik santraline (HES) karşı toplanarak yürüyüş yapmak isteyen köylülere jandarma ekipleri gaz bombalarıyla müdahale etti.

 

8 Mart 2015’te, Urfa İl Kadın Platformu öncülüğünde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitingi için Ali Şellî Parkı’nda bir araya gelen kadınlar, mitingin yapılacağı Topçu Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında taşınan pankartlar nedeniyle polis tarafından durdurulan kadınlar, polis müdahalesine maruz kaldı. Müdahale sırasında 2’si çocuk 3 kişi gözaltına alındı.

 

10 Mart 2015’te Kobanê’de IŞİD’e karşı çatışırken yaşamını yitiren Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) militanı Afrikalı Almanya vatandaşı Ivana Hoffmann’ı anmak için İzmir’in Konak İlçesi’nde toplanan gruba müdahale eden polis ekipleri 11 kişiyi gözaltına aldı.

 

11 Mart 2015’te Polisin öldürdüğü Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü dolayısıyla Ankara’nın Mamak İlçesi’ne bağlı Tuzluçayır Semti’nde ve Kızılay’da eylem yapan çoğu lise öğrencisi olan gruplara polis gaz bombaları ve basınçlı suyla saldırdı. Müdahaleler sonunda en az 60 kişi gözaltına alındı. İzmir’in Konak İlçesi’ne bağlı Alsancak Semti’ndeki eyleme polisin saldırısı sonucu da 5 çocuk gözaltına alındı. İstanbul’da Berkin Elvan’ı anmak için Gezi Parkı’nın merdivenlerinde pankart açan Liseli Anarşist Faaliyet (LAF) aktivisti 8 çocuk da darp edilerek gözaltına alındı. Kadıköy ve Okmeydanı’nda yapılan eylemlere saldırılar sonucu ise 28 kişi gözaltına alındı. Şanlıurfa’da 12 Mart 2015’te eylem yapan Halk Cephesi taraftarlarına da biber gazlarıyla saldıran polis, 11 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

11 Mart 2015’te, İstanbul’da Gezi eylemleri sırasında polis tarafından vurularak öldürülen Berkin Elvan için Ankara’nın birçok noktasında düzenlenen eylemlere polis sert müdahalelerde bulundu. Çok sayıda biber gazı ile plastik mermilerle müdahalede bulunan polis, 60’a yakın yurttaşı darp ederek gözaltına aldı. Gözaltına alınan yurttaşlar ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, polisin gözaltına aldığı yurttaşlara ağır hakaretlerde bulunduğu ileri sürüldü. Yaşanılanlara ilişkin bilgi veren Av. Anıl Erman, polis tarafından ağır hakaretlere ve orantısız şiddete maruz kalan yurttaşların durumu “İç güvenlik paketi”ne bağladıklarını belirterek, paketin şimdiden ne tür etkilerinin olabileceğini yaşanılanların gösterdiğini ifade ettiklerini aktardı. Akkuş, Tuzluçayır’daki müdahaleler sırasında polislerin 13-14 yaşlarındaki çocukların boğazlarını sıkarak darp ettiğini ve “Hepiniz teröristsiniz, hepinizi geberteceğiz” şeklinde tehditler savurduğunu söyledi. Avukat Anıl Erman, İç Güvenlik Paketi’nin fiilen uygulanmaya başladığını, önümüzdeki süreçlerde daha ciddi olayların yaşanabileceğini sözlerine ekledi.

 

12 Mart 2015’te, Urfa’da, Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde bir araya “Kürdistan Halk Cephesi” üyesi oldukları belirtilen yurttaşlar Berkin Elvan’ı anmak için basın açıklama yaptı. Açıklama sonrası bildiri dağıtmaya başlayan grubun önünü kesen polisler kimlik kontrolü yapmak istedi. Yaşanan gerginlik sonrası polisler biber gazı ile gruba müdahale ederek 3’ü kadın 11 kişiyi gözaltına aldı.

 

14 Mart 2015’te, SES Muş Şube Başkanı İdris Gürkan’ın Roboski anmasına katılması nedeniyle hakkında Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 ay hapis cezası verilmesinin ardından, duruşmada Kürtçe savunma yaptığı gerekçesiyle valilik tarafından görevden alınmasına ilişkin açılan idari soruşturmayı protesto etmek isteyen kitleye polis müdahalede bulundu. Müdahale sırasından 15 kişi gözaltına alındı.

 

14 Mart 2015’te Tıp Bayramı etkinliklerine katılmak için Çanakkale’ye giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto etmek için Komünist Parti binasına pankart asıldığı gerekçesiyle binaya saldıran polis ekipleri, 4’ü Halkevleri, 10’u Komünist Parti üyesi olmak üzere toplam 14 kişiyi gözaltına aldı.

 

15 Mart 2015’te düzenlenen Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nı protesto etmek için Ankara’da kendilerini Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) önündeki kapıya zincirleyen Devrimci Liseliler üyesi 5 çocuk, polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

 

15 Mart 2015’te, Siirt’in Kurtalan ilçesine bağlı Garzan Mahallesi’nde Newroz şöleni için bir araya gelen yurttaşlara polis, tazyikli su ve biber gazı ile müdahalede bulundu.

 

16 Mart 2015’te Mersin Üniversitesi’nde Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) yöneticilerinin katıldığı bir etkinliği protesto eden öğrencilere müdahale eden polis ekipleri 9 kişiyi gözaltına aldı.

 

16 Mart 2015’te, Van’ın Hacıbekir (Xaçort) Mahallesi’ndeki Vangölü Anadolu Meslek Teknik Lisesi’ni basan polislerin okula ait güvenlik kameralarına el koymaya çalışması ile başlayan çatışmalar polisin çekilmesiyle birlikte son buldu. Onlarca zırhlı araç eşliğinde okula saldıran polis okulun kapı ve pencerelerini kırdı. Okulun arka kapısını kırarak içeri girmeye çalışan polis bina içerisinde gerçek mermi kullandı, öğreniciler polislere okul binasının camlarından masa sandalye ve taş atarak karşılık verdi. Polis takviye zırhlı araçlar ile tekrar okul bahçesine girerek öğrencilere tazyikli su ve biber gazı sıktı. Polis müdahalesi sonrasında 8 öğrenci ambulanslarla hastanelere kaldırılırken, 6 öğrenci de mahalle sakinleri tarafından özel araçlar ile hastanelere götürüldü.

 

18 Mart 2015’te Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri döneminde polis ve siviller tarafından linç edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın doğum günü dolayısıyla Zonguldak’ta Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) il binasının önüne giderek eylem yapmak isteyen Öğrenci Kolektifleri üyesi 4 kişi polisler tarafından gözaltına alındı.

 

19 Mart 2015’te Batman’da düzenlenen Newroz kutlamasına polis ekipleri “miting alanı dışında bir yerde ateş yakıldığı” gerekçesiyle basınçlı su, gaz bombaları ve plastik mermili silahlarla müdahalede bulundu. Saldırı nedeniyle çok sayıda kişinin yaralandığı veya atılan gaz bombaları nedeniyle fenalaştığı bildirildi. Öte yandan kutlama alanında Demokratik Modernite, Özgür Halk dergileri ile Gün Işığında Zap adlı kitap ve Abdullah Öcalan’ın kitaplarını dağıtmak isteyen Azadiya Welat Gazetesi çalışanı iki kişi gözaltına alındı.

 

19 Mart 2015’te İstanbul Üniversitesi’nde Demokratik Öğrenci Dernekleri Federasyonu (DÖDEF), Demokratik Yurtsever Öğrenci Meclisi (DEM-YÖM) ve Yeni Demokrat Gençlik (YDG) üyesi öğrencilerin yapmak istediği kutlamaya da polis ekipleri coplu saldırıda bulundu. Müdahale nedeniyle 7 öğrencinin yaralandığı belirtildi.

 

20 Mart 2015’te Van’da yapılan Newroz kutlamasının sonlarına doğru polis ekipleri, bazı grupların Van Kalesi’ne çıkmak istemelerini gerekçe göstererek kutlama alanına helikopterden gaz bombası atarak izdiham oluşmasına neden oldu. Çok sayıda kişi atılan gaz bombaları nedeniyle fenalaşırken, saldırı nedeniyle ölen veya yaralanan olmadığı belirtildi.

 

20 Mart 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’nde sınır ticaretinde kullanıldıkları belirtilen katırların hastalık taşıdıkları gerekçesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından Tarım Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne yazı gönderilerek bu hayvanların imha edilmesi istendi. Gelişme üzerine Hükümet Konağı’na gelerek kaymakamla görüşerek hayvanların itlafını durdurmak isteyen köylülere polis ekipleri gerçek mermili silahlar ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Müdahale sonunda, başına gaz bombası kapsülü isabet eden bir kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

 

24 Mart 2015’te İstanbul’un Sultangazi İlçesi’ne bağlı Gazi Mahallesi’nde Gazi Özgürlükler Derneği üyelerine yönelik gözaltı operasyonunu protesto etmek için yürüyüş yapan gruba polisin saldırması sonucu D.G. (14) başına isabet eden gaz bombası kapsülüyle yaralandı.

 

25 Mart 2015’te İstanbul’da Gezi Parkı eylemleri sırasında 2 Haziran 2013’te İstanbul’un Ümraniye İlçesi’nde eylemcilerin arasından geçmeye çalışan bir aracın altında kalarak yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın (21) ölümüyle ilgili açılan davada Mehmet Görkem Demirbaş’ın (19) ve Cengiz Aktaş’ın yargılanmasına devam edildi. Duruşma öncesinde, Mehmet Ayvalıtaş’ın ailesine destek vermek için adliye önünde toplanan gruplara polis basınçlı su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Müdahale sırasında çıkan arbedede baba Ali Ayvalıtaş fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde seyircisiz görülen duruşma dosyadaki eksikliklerin tamamlanması amacıyla 24 Haziran 2015’e ertelendi.

 

25 Mart 2015’te Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nde tecavüzcüsünü öldüren Nevin Yıldırım’ın yargılandığı davanın görülen karar duruşması öncesinde Yalvaç Adliyesi önünde toplanarak Nevin Yıldırım’a destek vermek isteyen kadınlara polis ekipleri savcının talimat vermesi üzerine saldırarak kadınları darp etti.

 

25 Mart 2015’te, İstanbul’un Başakşehir İlçesi’nde bir park alanının yıkılarak yerine inşaat yapılmasına tepki göstermek için park alanında toplanan mahalle halkına öğle ve akşam saatlerinde iki kez müdahale eden polis ekipleri 10 kişiyi gözaltına aldı.

 

1 Nisan 2015’te, DHKP-C militanın 2 kişinin ve Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesiyle sonuçlanan Çağlayan Adliyesi’ndeki eylemin ardından Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol adlı militanların cenazelerini almak için Adlî Tıp Kurumu önünde eylem yapan 2 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

 

1 Nisan 2015’te Halkevlerinin “Yürü Üstüne Üstüne” adını verdiği kampanyası kapsamında Ankara’da 12 Nisan 2015’te yapacağı miting için İstanbul’un Sarıgazi İlçesi’nde pankart asan Halkevleri üyelerine ve civarda bulunanlara gaz bombalarıyla saldıran polis ekipleri 17 kişiyi gözaltına aldı.

 

1 Nisan 2015’te, İstanbul Adliyesi’ndeki rehine eyleminde polis tarafından öldürülen DHKC’liler Şafak Yayla ile Bahtiyar Doğruyol’un cenazelerinin Gazi Mahallesi’nde defnedilmesine yönelik valilik engelini protesto eden gruba polis müdahale etti.

 

2 Nisan 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesinde elektrik kesintilerine tepki göstermek amacıyla DEDAŞ arıza binasına yürüyen gruba, polis gaz bombaları ve plastik mermiler ile saldırıda bulundu.

 

2 Nisan 2015’te, Berkin Elvan soruşturmasına bakan Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alan ve polis operasyonunda yaşamı yitiren DHCK’liler Şafak Yayla ile Bahtiyar Doğruyol’un Yenibosna Adli Tıp Kurumu’ndaki (ATK) işlemleri devam ederken, cenazeleri sahiplenmek için ATK önüne gelen 40’ı aşkın kişi darp edilerek gözaltına alındı. Kimsenin ATK önünde toplanmasına izin vermeyen polis, haber takibi yapan basın emekçilerini de engelledi. Gözaltılar sırasında kalkanlarıyla gazetecilerin görüntü ve fotoğraf almasını engelleyen polis İhlas Haber Ajansı (İHA) kameramanını darp etti.

 

2 Nisan 2015’te “DHKP-C Soruşturması” kapsamında Halk Cephesi üyelerine yönelik baskınları protesto etmek amacıyla İzmir’de eylem yapmak isteyen 20 kişi polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

 

3 Nisan 2015’te İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’nde 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan polis operasyonunu protesto etmek amacıyla İzmir Valiliği önünde eylem yapmak isteyen 18 kişi polis ekiplerinde gözaltına alındı.

 

3 Nisan 2015’te Halkevlerinin “Yürü Üstüne Üstüne” kampanyası kapsamında Ankara’da 12 Nisan 2015’te yapacağı miting için Çanakkale’de çağrı yapan Halkevleri üyelerine de müdahale eden polis ekipleri 9 kişiyi gözaltına aldı.

 

4 Nisan 2015’te Kobanê’de IŞİD saldırısı sonucu yaşamını yitiren YPG militanı iki kişi için Diyarbakır’da düzenlenmek istenen cenaze törenini engelleyen polis ekiplerinin, duruma tepki gösteren katılımcılara da basınçlı suyla müdahale etmesi sonucu bir kişi yaralandı.

 

5 Nisan 2015’te İstanbul’un Sarıgazi İlçesi’nde mitingin çağrısını yapan gruba plastik mermili silahlarla saldıran polis ekipleri 2 kişiyi gözaltına aldı.

 

5 Nisan 2015’te Halkevlerinin “Yürü Üstüne Üstüne” kampanyası kapsamında Ankara’da 12 Nisan 2015’te yapacağı miting için Mersin’de afiş asan Liseli Genç Umut üyesi 3 çocuk gözaltına alındı. İfadeleri alınan 3 çocuk “Kabahatler Yasası’na muhalefet ettikleri” iddiasıyla 208’er lira para cezası kesilmesinin ardından serbest bırakıldı.

 

6 Nisan 2015’te, İstanbul’da 30 Eylül 2013’te Halk Cephesi üyelerine uyuşturucu satıcılarınca düzenlenen silahlı saldırılar sonucu yaşamını yitiren Hasan Ferit Gedik’in ölümüyle ilgili davaya devam edildi. 22’si tutuklu 35 sanığın yargılandığı davanın Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmasında sanıkların ifadelerini alan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Süleyman Tüfekçi, Kinyas Taşhan, Yakup Kutlu, Şafak Velioğlu, Ercan Kütük ve Ahmet Turhan’ın tahliye edilmesine karar vererek duruşmayı 13 Nisan 2015’e erteledi. Bu duruşmada da sanıklar Hasan Ferit Gedik’in ailesini ve avukatlarını mahkeme heyetinin önünde ölümle tehdit etti. İzleyicilerin alınmadığı duruşma öncesinde adliye binası önünde basın açıklaması yapmak isteyen gruba müdahale eden polis ekiplerinin 19 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.

 

6 Nisan 2015’te Halkevlerinin 12 Nisan 2015’te gerçekleştireceği miting öncesinde Ankara’da afiş asmak isteyen gruba biber gazıyla müdahale eden polis ekipleri Halkevleri üyesi 14 kişiyi gözaltına aldı.

 

12 Nisan 2015’te İstanbul’un Bakırköy İlçesi’nde yapılması planlanan fakat İstanbul Valiliği tarafından iptal edilen Grup Yorum konserine yapılan katılım çağrısı sonrası gelmek isteyenlere polis ekipleri boyalı mermi ve basınçlı suyla müdahale etti. Konserin yapılmasına izin vermeyen polis ekiplerinin müdahale sonrasında 54 kişiyi gözaltına aldığı öğrenildi. Konsere katılanlara yönelik polis saldırısını Taksim Meydanı’nda protesto eden 2 kişi de yine polisler tarafından gözaltına alındı.

 

13 Nisan 2015’te, Siirt’te Kobanê’de yaşamını yitiren YPG militanı Nurettin Kılgı için düzenlenen cenaze töreninin ardından grup yürüyüş yapmak istedi. O esnada yürüyüşten ayrılan çocukların “taş attıklarını” iddia eden polis ekiplerinin müdahale etmesi sonucu mezarlık alanının yanında bulunan okulun bahçesinde oynayan F.Ş. (10) ve S.Ö. (10) adlı çocuklar yüzlerine isabet eden basınçlı suyla yaralandı.

 

13 Nisan 2015’te, Adana’nın Seyhan İlçesine bağlı Barbaros Mahallesi Çarşamba Caddesi üzerinde bir araya gelen ve yüzleri maskeli olan YDG- H üyeleri Tendürek dağında meydana gelen provokasyonunu protesto etti. “Cezmi ve Serhat yoldaş ölümsüzdür” pankartını açan kitle sık sık “Bijî Serok Apo” ve “Şehit namirin” sloganları atarak ana caddeyi trafiğe kapattı. Ana cadde üzerine gelen çok sayıda çevik kuvvet ekibi biber gazları ve tazyikli su ile müdahale etti. Polisin müdahalesine gençler taş ve havai fişekler ile karşılık verdi.

 

21 Nisan 2015’te İstanbul’un Fatih İlçesi’nde bulunan Kapalıçarşı’daki işyerlerini boşaltmaları istenen esnaf işyerlerinin bulunduğu Sandal Bedesteni’ni işgal ederek eylem yaptı. Eylem üzerine bedesteni kuşatan çevik kuvvet ekipleri akşam saatlerinde özel harekât ekiplerinin de desteğiyle eyleme müdahale ederek 20 kişiyi gözaltına aldı.

 

24 Nisan 2015’te Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı dolayısıyla İstanbul’da İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri tarafından düzenlenmek istenen anma törenine polisin ve özel güvenlik görevlilerinin saldırması sonucu 8 öğrenci gözaltına alındı.

 

26 Nisan 2015’te, İstanbul Kadıköy’de 25 Nisan akşamı HDK Kadıköy Meclisi ve HDP Kadıköy İlçe Örgütü tarafından yapılmak istenen yürüyüşe polis müdahalesinde darp edilerek gözaltına alınan 6 HDP’li sabah saatlerinde getirildikleri Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’nde savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Nöbetçi mahkeme tarafından ifadeleri alınan İlkay Emre, Ahmet Ağva, Tuna Yenigün, Hasan Karadirek, Sermet Kılıç ve Ali Düzkün mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

 

26 Nisan 2015’te, Koç Holding’e bağlı Divan Turizm fabrikasında sendikalı oldukları için işten atılan Divan işçileri, direnişlerinin 67’inci gününde işten atılmalarını protesto etmek amacıyla Taksim Divan Oteli önünde bir araya geldi. Ancak, otel önünde oturma eylemi yapmak isteyen işçilere hiçbir gerekçe gösterilmeden polis kalkanlarla işçilere saldırarak darp etti.

 

28 Nisan 2015’te Şakran (İzmir) Çocuk Cezaevi’nde tutulan çocukların tecavüze uğradığına dair iddiaların kamuoyuna yansıması üzerine sorumluların yargılanması talebiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü’nü işgal eden Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) ve Türkiye Gerçeği üyesi 10 kadın darp edilerek gözaltına alındı.

 

28 Nisan 2015’te Kobanê’de IŞİD ile girdiği çatışmada yaşamını yitiren YPG militanı Serbest Kartal için Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde düzenlenen cenaze törenine polisin gerçek mermili silahlarla müdahale etmesi nedeniyle Savaş Akbaş adlı kişi bacağından vuruldu.

 

29 Nisan 2015’te Mersin’de Demokratik Gençlik Konfederasyonu (DEM-GENÇ) aktivistlerinin “Xewedi Derkeve” adlı kampanya kapsamında açtığı çadırı basan polis ekipleri 4 kişiyi gözaltına aldı.

 

29 Nisan 2015’te, Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde polis araçlarının kent merkezinde yığınak yapmasına tepki göstermek için toplanan gruba polis ekiplerinin gerçek mermili silahlarla saldırması sonucu 12 yaşında olduğu belirtilen bir çocuk ayağından vurularak yaralandı.

 

İstanbul’da 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak isteyen gruplar bu sene de polisin saldırısına maruz kaldı. İstanbul Valiliği’nin yasaklama kararı almasının ardından Taksim Meydanı ve çevresi polis ablukasına alındı. Meydana çıkan yollar trafiğe kapatıldı, toplu ulaşım seferleri durduruldu. Taksim Meydanı’na yürümek isteyenlere karşı toplam 21 bin polisin görevlendirildiği belirtildi. Gün boyunca grupların toplanarak bir araya gelmesine izin vermeyen polis ekipleri, pek çok yerde gaz bombasıyla saldırıda bulundu. Pankart açanların veya slogan atarak Taksim Meydanı’na çıkanların dahi darp edildiği saldırılar sonucu Emniyet Genel Müdürlüğü’ne göre 16’sı çocuk en az 408 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 24’ü “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” veya “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefet ettikleri” suçlamalarından çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandılar. Saldırılar nedeniyle en az 18 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 408 kişinin de gözaltına alınırken, gözaltı araçlarında veya gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları ileri sürüldü. Öte yandan Taksim Meydanı civarında gözaltına alınan 8 kişinin bir depoya götürüldüğü ve 3 gün boyunca bir işlem yapılmaksızın depoda tutulduktan sonra salıverildikleri iddia edildi.

 

30 Nisan 2015’te Kobanê’de IŞİD ile girdiği çatışmada yaşamını yitiren YPG militanı Serdar Çiçek için Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde düzenlenen cenaze törenine polisin müdahale etmesi sonucu 10 kişi gözaltına alındı.

 

İzmir’deki 1 Mayıs mitingi sırasında HDP aktivistlerinin ellerindeki bayraklara el koymak isteyen polisin gruba müdahale etmesiyle biri çocuk 2 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

 

4 Mayıs 2015’te, İstanbul’da yasaklanan Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs’ı kutlamak isterken gözaltına alınanlara dönük yapılan hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelip, C Kapısı’ndan adliye binasına girmek isteyen bir gurup avukat, polis müdahalesine maruz kaldı. İçeriye girmek isteyen avukatlara engel olup, onlara kalkanlarıyla sert şekilde müdahale eden polisler, avukatları adliye girişinden uzaklaştırmaya çalıştı.

 

7 Mayıs 2015’te, Batman Üniversitesi’nde okuyan yurtsever demokrat öğrenciler, 2 öğrenci arasında yaşanan tartışma üzerinde başlayan gerginlikte, olaya müdahale eden sivil polislerin öğrencileri darp edişini protesto etti. Sivil polislerin olay esnasında havaya ateş açtığını ve öğrencileri darp ettiğini belirten öğrenciler, polisin kampustan çıkmasını isteyerek, alkış ve sloganlarla rektörlük binasına kadar yürüyüş düzenledi. Rektör odasını işgal ederek, rektörü istifaya çağıran öğrenciler, odada seslendirdikleri ezgiler eşliğinde halay çekti. Bir süre rektörün gelmesini bekleyen öğrenciler, gelen Batman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Aydın Durmuş’a yaşananları anlatarak, sivil polislerin üniversiteden çıkarılmasını istedi. Polislerin içeriye alınmamasını isteyen öğrenciler ile Durmuş arasında görüşmeler devam ederken, onlarca çevik kuvvet polisi ve sivil polis rektörlük binasına girdi. Polisin geldiğini gören öğrenciler, rektörlük odasının kapısını kapatarak, polisin içeriye girişine izin vermedi. Rektör odasının kapısını kırarak içeri giren polisler, biber gazı kullanarak, öğrencilere saldırdı. Polis, saldırı sonucunda darp ettiği 10’u aşkın öğrenciyi gözaltına aldı. Darp sonucu yaralanan 18 öğrenci sürüklenerek gözaltına alındı.

 

7 Mayıs 2015’te, Batman Üniversitesi’nde, öğrencilerin eylemini görüntülemek amacıyla içerde bulunan DİHA muhabiri de polisin orantısız müdahalesini çekerken, darp edildi. Basın kartını göstermesin rağmen darp edilen muhabirin, zorla fotoğraf makinesi ve içindeki karta el konulmaya çalışıldı.

 

8 Mayıs 2015’te, Mardin’in Midyat ilçesinde, akşam saatlerinde DEM-GENÇ üyesi gençlerin “Xwedî Derkeve” hamlesi kapsamında HDP’ye destek amacıyla gerçekleştirdiği yürüyüşe polisin saldırısı ile başlayan olaylarda gözaltına alınan 3 genç, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerini ardından 9 Mayıs günü serbest bırakıldı.

 

10 Mayıs 2015’te İran’ın Mahabad kentinde tecavüzden kurtulmak isterken, çalıştığı otelin dördüncü katından atladığı iddia edilen Farinaz Hosreveni için İstanbul’da Taksim Meydanı’na çıkarak eylem yapmak isteyen Rojavalı 5 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

 

11 Mayıs 2015’te, Dicle Üniversitesi’nde ikinci öğretimde okuyan iki genç kadın, ders çıkışı kaldıkları Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu’na yürürken tacize uğradı. Geçtiğimiz yıllarda da benzer birçok taciz olayının yaşandığı yurtta olayın duyulması üzerine öğrenciler eylem başlattı. İlk olarak yurt bahçesinde toplanan kadın öğrenciler, gürültü eylemi yaptı. Ardından öğrenciler yaşanan durumu protesto etmek ve yaşanan sorunun çözülmesi talebiyle Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’ne doğru yürüyüşe geçti. Yurt kapısında sloganlarla yürüyüşe geçen öğrencilerin önü, üniversite girişinde çevik kuvvet polisleri tarafından kesildi. Polisin dağılın ikazına rağmen kararlılıkla eylemlerini sürdüren öğrencileri, polisler, kalkanlarıyla darp etti.

 

12 Mayıs 2015’te Muğla’da bulunan Şerzan Kurt Özgür Gençlik üyeleri, kente 12 Mayıs 2010 tarihinde Kürt öğrencilere yönelik ırkçı saldırılarla başlayan kavgaya müdahale eden polislerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisi arkadaşları Şerzan Kurt’u, vurulduğu noktada ve vurulduğu saat olan 02.44’te düzenledikleri etkinlikle andı. Yapılan anma etkinliğinin ardından öğrenciler Kötekli Mahallesi’nde gece saat 04.00 sıralarında yaklaşık 30 kişilik ırkçı bir gurubun saldırısına uğradı. Taş ve bıçakların kullanıldığı saldırıda 1 öğrenci başından, 3 öğrenci ise vücudunun farklı yerlerinden aldığı darbelerle yaralandı. Yaşanan bu planlı saldırı sonrası olay yerine polisler intikal etti. Ancak saldırgan guruba müdahale etmeleri gereken polisler, saldırıya maruz kalan öğrencilere yöneldi ve öğrencilere tazyikli su, plastik mermi ve biber gazı sıktı. Polisin bu saldırısı üzerine öğrenciler bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldı.

 

13 Mayıs 2015’te Manisa’nın Soma İlçesi’nde 301 madencinin ölümüne neden olan maden katliamının yıldönümü nedeniyle Antalya’da anma töreni düzenlemek isteyen Akdeniz Üniversitesi öğrencilerine izin vermeyen polisin ve özel güvenlik görevlilerinin saldırması sonucu 10 öğrenci gözaltına alındı.

 

14 Mayıs 2015’te, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Van mitingi öncesi miting alanında toplanan ve Çarxa Şoreşê marşını okuyan yaklaşık 100 kişilik gruba polis saldırdı. Birçok kişinin gözaltına alındığı saldırı üzerine Cumhuriyet Caddesi esnafı kepenk kapattı.

 

17 Mayıs 2015’te, İstanbul’da Kızılbaş Gençlik’in dün akşam Gazi Mahallesi İsmet Paşa Caddesi üzerinde Suriye’deki Alevi katliamını protesto yürüyüşüne polisin saldırması sonucu 2 yaşındaki D.M.S. adlı çocuğun başına gaz bombası isabet etti. Edinilen bilgilere göre, D.M.S.’yi kucağında taşıyan babası Mehmet Müslim Salgın olay anı caddeden geçtiği sırada polis eylemcilere gaz bombası ile müdahale etti. Gaz bombasından çocuğunu korumak için bir kafeye sığınan baba Salgın, gazın etkisi geçmesinin ardından hızlıca evine gitmek istedi. Ancak karşıdan gelen akrep tipli zırhlı aracın gaz bombası atması sonucu D.M.S. başına aldığı darbeyle yaralandı. Başında yarık oluşan D.M.S., tedavi edilmek üzere Özel Gazi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ardından Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan D.M.S.’nin sabah saatlerinde taburcu olduğu öğrenildi. Beyininde herhangi bir hasar olmayan ancak başında yarık oluşan D.M.S.’nin durumunun iyi olduğu öğrenildiği ancak konuşamadığı belirtildi.

 

18 Mayıs 2015’te İbrahim Kaypakkaya’nın 18 Mayıs 1973’te gözaltında ve cezaevinde gördüğü işkenceler sonucu öldürülmesinin yıldönümü dolayısıyla İstanbul Üniversitesi’nde anma töreni yapmak isteyen öğrencilere müdahale eden polis, 11 öğrenciyi gözaltına aldı.

 

19 Mayıs 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, YPG’li Mazlum Altekin’in (Botan Gever) cenaze töreninin ardından başlayan olaylar Cengiz Topel Caddesi, Kışla ve Cumhuriyet mahalleleri ile Şemdinli yolunda devam etti. Polisin onlarca zırhlı araçla gençlere gaz bombaları, tazyikli su ve ses bombalarıyla müdahalesine gençler ise taş, havai fişek ve kurdukları barikatlarla karşılık verdi.  Mahalle sakinleri atılan gaz bombalarından etkilenirken, zaman zaman zırhlı araçlardan inen çevik kuvvet ve özel harekat timleri mahalle aralarına girdi. Özel harekat timleri “Kobra” tipi zırhlı aracılarının ağır silahlarına şeritli mermi taktıkları ve sürekli gençleri hedef aldıkları, ancak ateş etmedikleri görüldü.

 

20 Mayıs 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki İspiriz dağlarında yüzlerce özel harekat timinin helikopter destekli başlattığı operasyon sürüyor. Operasyona karşı çevre köylerin yanı sıra Yüksekova ve Şemdinli’den aralarında HDP Hakkari Milletvekili adayı Abdullah Zeydan, HDP ve DBP yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi İspiriz’e tırmandı. Zirveye çıkmaya çalışan yurttaşlara, burada konuşlanan askerler tarafından gaz bombaları ile müdahale edildi. İlk müdahalede başına gaz bombası kapsülü isabet eden Levent Dere isimli yurttaş yaralandı. Dere, yurttaşlar tarafından dağdan aşağı indirilerek araçla Yüksekova’ya götürüldü. 13 kişi gözaltına alındı. Müdahalede dağa yakın noktadaki Dedeler köyünde Ferit Dere, Ercan Dere, Ayhan Dere, Özkan Dere, Reber Dere, Şerif Töregül, Umut Töregül, Fırat Töregül, Abdullah Zengin, A.Kerim Zengin, Maruf Demir, Yakup Demir ve Azad Derinsu adlı yurttaşlar gözaltına alındı.

 

21 Mayıs 2015’te Niğde’de resmi tatil olan 19 Mayıs 2015’te okul harçlığı için çalışırken yaşamını yitiren lise öğrencisi Uğur Çolakoğlu’nun ölümü nedeniyle Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yapan öğrencilere saldıran polis ekipleri 26 çocuğu gözaltına aldı. 23 Mayıs 2015’te aynı olay nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yapılmak istenen eyleme de saldıran polis 5 çocuğu gözaltına aldı.

 

21 Mayıs 2015’te, İzmir DEM-GENÇ aktivistleri, Konak İlçesi Çimentepe Mahallesi’nde düzenlediği gençlik şölenin ardından 21 Mart 1992 yılında Rehşan Demirel’in bedenini ateşe verdiği Kadefale’ye meşalelerle yürümek istedi. Gençlerin yürüyüşüne izin vermeyen polisler, gençlere müdahale etti. Müdahalenin ardından en az 3 kişi gözaltına alındı.

 

22 Mayıs 2015’te Erzurum’un kırsal kesiminde 23 Ocak 2015’te yaşamını yitirdiği belirtilen HPG militanı Fehmi Yılmaz için Muş’un Varto İlçesi’nde düzenlenmek istenen cenaze törenine polisin gerçek mermili silahlar ve gaz bombalarıyla saldırması sonucu 6 kişi yaralandı.

 

22 Mayıs 2015’te, Bingöl kırsalında kış üslenmesi esnasında yaşamını yitiren 2 HPG’liden Fehmi Yılmaz’ın cenazesini, “Şehit İsmail ve Ronahi Şehitliği”nde defnetmek isteyen kitleye, gerçekleşen asker müdahalesinde yaralanan 6 yurttaştan 2’si Elazığ’a sevk edildi.

 

24 Mayıs 2015’te İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde Kobanê’nin yeniden inşası talebiyle yürüyüş yapan İnşaat İşçileri Sendikası üyesi işçilere müdahale eden polis ekipleri 12 işçiyi gözaltına aldı.

 

26 Mayıs 2015’te Rojava’da IŞİD’de karşı savaşırken yaşamını yitiren Birleşik Özgürlük Güçleri komutanı Bedrettin Akdeniz için İzmir’den anma töreni için taziye çadırı kurmak isteyen gruba da polis ekiplerinin müdahale etmesi sonucu 35 kişi gözaltına alındı.

 

26 Mayıs 2015’te, Yüksekova Havaalanı’nın bugün yapılacak açılışı için kente gelecek olan Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu protesto etmek için toplanan ilçe sakinlerine polis tarafından müdahalede bulunuldu. Polis müdahalesine yurttaşların da taşlarla karşılık vermesi üzerine olaylar çıktı.

 

26 Mayıs 2015’te, Havaalanı açılışı nedeniyle Hakkari’nin Yüksekova ilçesine gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu açılışı siyaset malzemesi yaptıkları gerekçesiyle protesto eden gençlere polisin saldırısıyla başlayan olaylar esnasında Yeni Mahalle’de evinin önünde bulunan 10 yaşındaki Duran İşleyen adlı çocuk polisin plastik mermi ile hedef gözeterek ateş etmesi üzerine gözünden yaralandı. Olaylar nedeniyle 1 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

 

29 Mayıs 2015’te, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun saat 13.00’da yapması gereken Van mitinginin hemen yanında bulanan alanda, Davutoğlu’nu protesto eden kitleye polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahale etti.

 

3 Haziran 2015’te Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’na üye oldukları için Bursa’nın Karacabey İlçesi’nde faaliyet yürüten Nestle fabrikasındaki işlerinden atılan işçiler, işe iade edilmeleri için fabrika önünde servis araçlarının önüne yatarak eylem yaptı. Protestoya müdahale eden polis ekipleri 10 işçiyi gözaltına aldı.

 

5 Haziran 2015’te Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesinde Diyarbakır’da düzenlediği mitinge parça tesirli çifte bombalı saldırı düzenlendi. Mitingin yapıldığı İstasyon Meydanı’nda arka arkaya meydana gelen iki patlama nedeniyle Ramazan Yıldız (16), Necati Kurul (50) ve Şeyhmus Kaçan yaşamını yitirdi. Saldırıda Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sağlık Meclisi’ne göre en az 402 kişinin yaralandı. Patlama İdris Baluken’in konuşmasının hemen ardından, Selahattin Demirtaş’ın sahneye çıkacağı sırada gerçekleşti. Patlamanın ardından miting iptal edilirken, alanda beklemeye devam eden gruplara ise polis ekipleri gaz bombaları ve basınçlı suyla saldırdı.

 

8 Haziran 2015’te Diyarbakır’da 5 Haziran 2015’te HDP tarafından düzenlenen seçim mitingine düzenlenen bombalı saldırıda yaralanan Civan Arslan (17) tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Yoğum Bakım Ünitesi’nde yaşamını yitirmişti. Bir kişinin saldırının faili olarak Gaziantep’te gözaltına alındığı bombalı saldırıda 3 kişi yaşamını yitirmiş, en az 402 kişi de yaralanmıştı.

 

13 Haziran 2015’te başlayan Lisans Yerleştirme Sınavları’nı protesto etmek için İstanbul’da ÖSYM bürosuna pankart asarak eylem yapan Liseli Genç Umutçular üyesi 5 çocuk polisler tarafından gözaltına alındı.

 

14 Haziran 2015’te İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde Tünel Meydanı’nda toplanarak Abdullah Öcalan’a yönelik uygulamaları protesto eden gruba müdahale eden polis ekipleri 4’ü çocuk 10 kişiyi gözaltına aldı.

 

16 Haziran 2015’te,  Gezi eylemleri sırasında İstanbul Okmeydanı’nda, polisin sıktığı gaz fişeği başına isabet eden ve 269 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın katlediliş yıldönümünde yapılmak istenen anmaya polis saldırdı. Engellemeye rağmen yürümek isteyen gurp bir süre sora polisin biber gazı ve boyalı mermi kullandığı saldırısına maruz kaldı.

 

18 Haziran 2015’te Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’nde sınır hattına yapılmak istenen güvenlik yolunu yolu kapatarak protesto eden köylülere jandarma ekiplerinin gaz bombası ve basınçlı suyla müdahale etmesi sonucu 3 kişi yaralandı.

 

21 Haziran 2015’te İstanbul’da Taksim Meydanı’nda toplanarak “Görülmemiş hesap kalmayacak” sloganıyla yürüyüş yapmak isteyen Birleşik Haziran Hareketi üyelerine tazyikli su, plastik mermili silah ve gaz bombalarıyla müdahale eden polis ekipleri, 4 kişiyi gözaltına aldı.

 

22 Haziran 2015’te Lisans Yerleştirme Sınavları’nı protesto etmek amacıyla Ankara’da Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı’nın önünden Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek isteyen gruba müdahale eden polis ekipleri 13 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

25 Haziran 2015’te, Siirt’te PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük devam eden tecrit uygulamalarını protesto etmek isteyen DEM-GENÇ üyeleri, Cevheri Mahallesi’nde bir araya geldi. Yüzlerce genç, yürüyüşe başladığı esnada önleri polislerce kesildi. Yürüyüşün yasaklı olduğunu savunan polisler, yürüyüşte ısrar eden gençlere tazyikli su ve biber gazlarıyla saldırdı. Maruz kaldıkları saldırı sonucu ara sokaklardan DBP Siirt il binası önüne geçen DEM-GENÇ üyeleri, burada tekrar polis saldırısına maruz kaldı. Gençlerin taşlarla karşılık verdiği polisler, aralarında çocuklarında bulunduğu en az 5 kişiyi gözaltına aldı.

 

25 Haziran 2015’te, İftar sonrası Hakkari/Yüksekova Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan Oslo Oteli önünde bir araya gelen ve havayı fişek gösterisi yapan gençlere karşı polis gaz bombaları kullandı. Polisin attığı yoğun gaz bombalarından etkilenen seyyar satıcılar gaz bulutları arasında kalırken, esnaf da kepenk kapattı.

 

28 Haziran 2015’te İstanbul’da yapılmak istenen 13. LGBTİ Onur Yürüyüşü için İstiklal Caddesi’nde toplanarak Tünel Meydanı’na yürümek isteyen gruplara Valilik talimatıyla polis ekipleri gaz bombaları, plastik mermili silahlar ve basınçlı suyla saldırdı. Taksim Meydanı’nı ve İstiklal Caddesi’ni abluka altına alan polis ekipleri yürüyüşü gerçekleştirmek isteyen gruplara defalarca saldırarak toplananları dağıtmaya çalıştı. Çok sayıda kişinin kullanılan gaz bombasından etkilendiği müdahalede 2 kişi isabet eden gaz bombası kapsülleriyle yaralanırken saldırılar nedeniyle en az 5 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Polisin saldırısı sırasında ve sonrasında yetkililerle yapılan görüşmelerde İstanbul Valiliği’nin Hicri Takvim’e göre Ramazan Ayı’nda olunması nedeniyle yürüyüşü yasakladığı öğrenildi. Saldırıya dair İstanbul Valiliği ise “provokasyona açık” olması nedeniyle, toplanan gruplar ikaz edilmiş fakat eyleme devam edilmesi üzerine güvenlik güçlerimiz tarafından kanunların verdiği yetki dâhilinde orantılılık ilkesine özen göstermek süetiyle müdahalede bulunularak dağıtılmıştır” açıklamasını yaptı. Polisin saldırıları arasında tamamlanan yürüyüşün ardından Onur Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen kapanış partisine de polis ekiplerinin gaz bombalarıyla saldırı düzenlediği bildirildi.

 

29 Haziran 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Roboski Köyü’nden sınır hattına askerî sevkiyat yapılmasına tepki gösteren köylülerin protestosuna askerlerin tekbir getirerek saldırdığı ve ateş açtığı bildirildi. Cep telefonu kameralarının da kaydettiği olayda bir kişi ayağından vurularak yaralandı, 3 çocuk da gözaltına alındı.

 

1 Temmuz 2015’te, İzmir’in Karabağlar ilçesinde bir araya gelen DEM-GENÇ üyelerinin, uyuşturucuya karşı Eski Çamlık’a doğru yapmak istedikleri yürüyüş polis tarafından engellendi. Gençlerin önünü zırhlı araçlarla kesen polisler, eylemin bitirilmesini istedi. Eylemi sonlandırmak istemeyen gençlere müdahale eden polis, 6 kişiyi gözaltına aldı. Polisin müdahalesi ile başlayan gerginlik polisin mahalleden çekilmesi ile sona erdi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 6 genç 2 Temmuz da sabah saatlerinde serbest bırakıldı.

 

3 Temmuz 2015’te İstanbul’da Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde Küçükçekmece İlçesi’nde bulunan bir parkın önünde Hasan Ferit Gedik davasında adalet sağlanması amacıyla açlık grevi eylemi yapan Halk Cephesi üyelerine operasyon düzenledi. Operasyonda 1 kişi gözaltına alındı.

 

3 Temmuz 2015’te Ankara’da Konur Sokak’ta bazı yayınevlerinin ve siyasi parti gruplarının yayınlarını tanıtmak amacıyla kurdukları stantlara önce ellerinde Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) ait bayraklar bulunan ve bozkurt işareti yapan ırkçı gruplar saldırdı. Saldırının çatışmaya dönüşmesi üzerine Konur Sokak’ta bulunanlara gaz bombaları ve plastik mermili silahlarla müdahale eden polis ekipleri stantlarda görevli 2 kişiyi gözaltına aldı. Çok sayıda kişinin yaralandığı polis müdahalesi esnasında haber takibi yapan gazeteci Ercüment Özkaya’nın da burnunun kırıldığı ve yaralı olmasına rağmen ters kelepçe yapılarak gözaltına alındığı bildirildi.

 

4 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli (Gare) köyü yakınındaki yolda seyyar nizamiye kuran Tekeli Taburu’na bağlı askerler “kaçakçılık yaptığı” iddia durdurmak istenen minibüsün durmaması üzerine araca ateş açtı. Olay yerine gelerek tepki gösteren yurttaşlara, silah çekerek, gaz bombasıyla saldıran askerler, kapatılan BDP İlçe Başkanı Nusret Aktaş’ı panzere sokarak darp etti.  Dakikalar süren gerginliğin son bulması üzerine Akbaş panzerden çıkarılarak serbest bırakıldı. Gözünden yaralanan Akbaş, aynı noktada sürekli yurttaşların araçlarının durdurulduğunu dile getirerek, “Halkın sürekli araçlarını durdurdukları ve baskı uyguladıkları için durmak istemediği için şoförün içinde olduğu aracı direk taramışlar. Aracın direksiyonu isabet eden kurşun üzerine biz de yurttaşlarla buraya toplandık. Takviye askerlerin gelmesiyle bize silahlarını çekerek saldırdılar. Bende araya girdim ‘ne yapıyorsunuz yapmayın insanları vuracaksınız’ dememle birlikte gaz bombası attılar. Gaz bombalarının bir tanesi direk gözüme isabet etti. Aldığım darbeyle ayaklar altına alındım. Beni sürükleyerek linç etmek istediler. 20-30 asker bana vurarak panzerin içine sokup orada da bana vurdular” sözleriyle saldırıyı anlattı.  Vücutlarında hafif şekilde yaralanan 2 yurttaş ile toplanan kalabalık dağılırken, Akbaş ise Şemdinli Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

5 Temmuz 2015’te Kocaeli’nin Çayırova İlçesi’nde faaliyet yürüten Arçelik Fabrikası’nda yetkili Türk Metal Sendikası’na tepki göstererek üretimi durduran işçilerin eylemine müdahale eden polis ekipleri 15 işçiyi gözaltına aldı.

 

6 Temmuz 2015’te Ankara’da bir süredir Konur Sokak’ta açılan stantlara izin vermek istemeyen polis ekipleri stantlara yönelik müdahalede bulundu. Sokakta bulunan bayrak ve pankartları toplayan polis ekipleri biber gazı sıktığı sokakta DEV-LİS üyesi 13 çocuğu gözaltına aldı.

 

6 Temmuz 2015’te Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Roboskî Köyü’nde artan baskıları, sınır ticaretinde kullanıldıkları gerekçesiyle katırların öldürülmesini ve Şirik Yaylası’nın askeri güvenlik bölgesi ilan edilerek yasaklanmasını protesto etmek amacıyla yaylaya doğru yürüyüş yapan köylülere askerler ateş açtı. Gaz bombalarının da kullanıldığı saldırıda İsa Encü karnından vurularak yaralandı.

 

7 Temmuz 2015’te, Roboski sınırında yayla yasaklarını ve askeri hareketliliği protesto eden Roboskili yurttaşlara asker yine silahlar ile saldırdı. Saldırılar sırasında HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü ve yanında bulunan basın çalışanları da tartaklandı. Encü ve basın çalışanlarının bulunduğu araca da gaz bombalı saldırı gerçekleştiren askerler, sözlü hakaretlerde de bulundular.

 

8 Temmuz 2015’te Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’ne bağlı Çığlı Köyü’nden sınır hattına askerî sevkiyat yapılmasına tepki gösteren köylülerin protestosuna gerçek mermili silahlar ve gaz bombalarıyla müdahale eden askerler 20 köylüyü gözaltına aldı.

 

9 Temmuz 2015’te Batman ve Adıyaman’da Petrol-İş üyesi işçiler, işten çıkarmalara karşı petrol sahalarındaki sondaj kulelerini işgal etti. İşçilerin eylemine akşam saatlerinde müdahale eden polis ekipleri 7 işçiyi gözaltına aldı.

 

9 Temmuz 2015’te Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’na üye oldukları için Bursa’nın Karacabey İlçesi’nde faaliyet yürüten Nestle fabrikasındaki işlerinden atılan işçiler, işe iade edilmeleri için yaptıkları eyleme devam etti. Fabrika önünde çadır kurarak eylem yapan işçilere müdahale eden polis ekipleri 14 işçiyi gözaltına aldı.

 

11 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Silopi ilçesi Cudi Mahallesi’nde sabaha karşı toplanan bir grup genç, gözaltıları protesto etti. Mahalleye gelen polisler, gruba gaz bombaları ve tazyikli su ile saldırdı. Grubun da karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Zap Mahallesi’nde de, aynı saatlerde protesto gösterisi yapıldı. Polis gaz bombaları ile gruba saldırırken, grup da polise sloganlarla karşılık verdi. Polisin saldırısı sırasında evlerinin damlarında yatan yurttaşlar, rastgele atılan yoğun gazdan etkilendi.

 

11 Temmuz 2015’te Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını asfalt yollarla birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki “Yeşil Yol Projesi” için Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi’nin Yukarı Kavrun Yaylası’nda yürütülen çalışmalara tepki göstererek iş makinelerinin çalışmasını engelleyen köylülere jandarma ekipleri saldırdı. İş makinelerinin önünde bekleyen kadınları darp eden jandarma erleri yolu kapatan köylüleri sürükleyerek yol kenarına götürdü.

 

13 Temmuz 2015’te, İstanbul Maltepe Gülsuyu’nda uyuşturucuya karşı yapılan yürüyüş sırasında çetelerin açtığı ateş sonucu öldürülen Hasan Ali Ferit Gedik’in, “Gülsuyu çetesi” olarak da bilinen katil zanlıları hakkında açılan davanın basına kapalı olarak görülen duruşması için Anadolu Adliyesi önüne gelen grupta bulunan 3 kişi, B-4’teki giriş kapısından adliyeye girip, “Hasan Ferit Gedik ölümsüzdür” sloganı attı. Güvenlik görevlileri tarafından adliye bahçesine çıkartılan 3 kişi, slogan atmaya devam etmeleri üzerine darp edilerek gözaltına alındı.

 

14 Temmuz 2015’te, Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşanan elektrik kesintilerini protesto etmek amacıyla Şarkpınar Mahallesi’nden geçen İpek Yolu’nu trafiğe kapatan esnaflara, olaya yerine gelen polis ve çevik kuvvet ekibi tarafından TOMA, tazyikli su ve gaz bombaları ile müdahalede bulundu

 

15 Temmuz 2015’te, DEM-GENÇ İstanbul 1. Bölge Meclisi’nin, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridi protesto etmek ve fiziki özgürlüğüne kavuşmasını talep etmek amacıyla Maltepe’nin Gülsuyu Mahallesi’nde bulunan Nurettin Sözen Parkı’nda kurduğu çadıra sabah saatlerinde polis tarafından baskın düzenlendi. Hiçbir gerekçe göstermeden TOMA ve gaz bombalarıyla çadıra saldıran polis, çadırı dağıtarak plastik ve gerçek mermiler kullandı. Saldırı sonrası polis, çadırda bulunan Hediye Şahin ve ismi öğrenilemeyen 4 kişiyi gözaltına aldı.

 

16 Temmuz 2015’te, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde sıklaşan elektrik kesintilerine tepki göstermek amacıyla Aras Elektrik Dağıtım Şirketi’ne ait binaya “Yönetim istifa” sloganları ile yürüyen yurttaşlara polis, tazyikli su ve biber gazı ile müdahalede bulundu.

 

19 Temmuz 2015’te, Van’da Rojava’da halkın katılımının esas alındığı yönetimin kuruluş yıldönümünü kutlayan halka polisin gaz bombalarıyla saldırması sonucu 16 kişi yaralandı.

 

20 Temmuz 2015’te IŞİD’in düzenlediği katliamın ardından çok sayıda kentte protesto eylemleri düzenlendi. Eylemlerde yapılan açıklamalarda IŞİD’in AKP iktidarı tarafından korunduğu ve güçlendirildiği iddia edildi. İstanbul’da Taksim Meydanı’nda düzenlenen eyleme polis ekipleri saldırırken Mersin’deki eyleme bir evin çatısından açılan ateş sonucu 2 kişi yaralandı.

 

20 Temmuz 2015’teki İstanbul’un Şişli İlçesi’nde bir alışveriş merkezi önünde toplanmak isteyen ve ellerinde “Suruç’taki katliamın sorumlusu kontrgerilladır hesabını soracağız” yazılı pankart bulunan gruba müdahale eden polis ekipleri Halk Cephesi üyesi 8 kişiyi gözaltına aldı.

 

20 Temmuz 2015’teki İstanbul’un Kadıköy İlçesi’ndeki eyleme basınçlı su ve gaz bombalarıyla saldıran polis ekiplerinin burada ise 11 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi. Esenyurt İlçesi’ndeki eyleme yapılan müdahale sonucunda ise 8 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

 

20 Temmuz 2015’teki Mardin’in Nusaybin İlçesi’ndeki eyleme müdahale eden polisin attığı gaz bombalarından birinin kapsülünün isabet ettiği Naile Ağırman (55) bacağından vurularak hastaneye kaldırıldı.

 

20 Temmuz 2015’teki İstanbul’un Küçükçekmece İlçesi’nde gösteriye müdahale eden polisin gaz bombası kapsülüyle M.G.D. (7) adlı çocuğu ağır yaraladığı ve M.G.D.’nin yoğun bakımda tedavisinin devam ettiği öğrenildi.

 

20 Temmuz 2015’teki Adıyaman’da düzenlenen yürüyüşe gaz bombalarıyla müdahale eden polisin yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıktığı HDP Milletvekili Behçet Yıldırım’ın hastaneye kaldırıldığı açıklandı. Müdahalede 2 kişi gözaltına alındı.

 

20 Temmuz 2015’teki Ağrı’da plastik mermili silahlar, gaz bombası ve basınçlı su kullanan polis ekipleri 4 kişinin yaralanmasına neden olurken, 7 kişiyi de gözaltına aldı.

 

20 Temmuz 2015’teki Diyarbakır’ın Dicle İlçesi’nde yürüyüş düzenleyen halka polisin gerçek mermili silahlarla müdahale ettiği bildirildi.

 

20 Temmuz 2015’te, Bombalı saldırının yaşandığı saatten itibaren kepenklerin kapatıldığı Suruç’ta, Amara Kültür Merkezi’nin önünde giderek saldırıyı protesto eden yurttaşlara polis ve asker saldırdı. TOMA ve zırhlı araçlarla yurttaşlara saldıran polis ve askere, yurttaşlar “Katil AKP”, “Şehit namirin” sloganlarıyla karşılık verdi.

 

20 Temmuz 2015’te, Siirt’te, Suruç’taki katliamı kınamak için yapılmak istenen yürüyüşe polisin sert müdahalesi ve yaşanan gözaltılar yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Siirt Belediyesi önünde yapılan eylemde açıklama yapan DBP Siirt İl Eş Başkanı Reşit Teymur, Suruç saldırısını protesto ettikleri eylem sırasında polisin kendilerine müdahale ettiğini belirterek, “Bu saldırıların DAİŞ’in saldırılarından farkı yok. Her şeyden önce Siirt Valisi halkımıza karşı almış olduğu tutumundan vazgeçmeli. Bundan sonra yaşanacaklardan Siirt Valisi ve emniyet güçleri sorumludur. Bugün Siirt’te emniyet güçlerinin provokasyon peşinde olduğunu biliyoruz. En son birkaç günce emniyet resmi internet sitesinde çocukların elindeki oyuncak silahlar ile ilgili yaptığı açıklamada çocuklar açıkça hedef gösterilmiştir. Buradan belirtiyoruz ki yaşanabilecek cinayetlerden ve olaylardan emniyet güçleri sorumludur” şeklinde konuştu. Siirt’te yapılan eylemde gözaltına alınan 12 yurttaşın isimleri şu şekilde: “Rıdvan Akdağ, Ahmet Koç, Yusuf Çiftçi, Kenan Can, Cemal Çiftçi, Bilal Aslan, Mehmet Ali Toprak, Cengiz Ece, Mehmet Özer, Mehmet Aydın, Hakan Toprak ve Hakan Hekimoğlu.” 22 Temmuz da serbest bırakıldılar Siirt’te, Suruç katliamını protesto etmek amacıyla önceki gün yapılan eyleme dönük yaşanan polisin saldırısı sırasında gözaltına alınan 12 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlardan 5’i Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 7 kişi ise akşam saatlerinde Siirt Adliyesi’ne sevk edildi.

 

21 Temmuz 2015’te, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde de akşam saatlerinde sokağa çıkan yüzlerce yurttaş, polisin saldırısına uğradı. Polisin şiddetli saldırısına maruz kalınması üzerine gençlerin de karşılık vermesi üzerine olaylar çıktı. Ancak polisin şiddetin dozunu arttırması üzerine olaylar giderek büyüdü.

 

21 Temmuz 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesine akşam saatlerinde Küçükdikili, Ova, Barbaros ve Denizli mahallelerinde bir araya gelen gençler Suruç’ta yaşanan katliamı kınamak amacıyla mahallelerde bulunan ana caddeleri trafiğe kapatarak, ateşler yaktı. Esnafın kepenk kapattığı mahallelere, zırhlı araçlar eşliğinde gelen polis gençlere tazyikli su, gaz bombası ve ses bombaları ile saldırdı.

 

21 Temmuz 2015’te, Elazığ Demokratik Güçler Birliği öncülüğünde, Suruç katliamını protesto etmek isteyen halk Hozat Garajı’nda bir araya geldi. Kitle, PTT meydanına doğru yürüyüşe geçinde polis engeliyle karşılaştı.

 

21 Temmuz 2015’te, Ağrı’da HDP öncülüğünde Suruç katliamını protesto etmek isteyen kitleye polis saldırdı. Yoğun gaz bombası, tazyikli su ve plastik merminin kullanıldığı saldırıda, aralarında HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, DBP Merkez İlçe Eşbaşkanı Nevzet Ayna, DBP belediye meclis üyesi Melik Arpaç, Murat Aydemir ve ismi öğrenilmeyen 2 yurttaş yaralanırken, çıkan olaylarda Ömer Çapın, Memduh Özdemir, Baran Bilici, Fesih Karakuş, Hüseyin Deniz ve ismi öğrenilmeyen 2 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar 22 Temmuz günü serbest bırakıldı.

 

21 Temmuz 2015’te, Suruç’taki katliamı protesto etmek için Şırnak’ta on binlerce kişinin katılımı ile AKP binasına yürüyen kitleye polis saldırdı. Saldırı sonrası çıkan çatışmada sivil giyimli polislerin ellerinde silahlarla sokak aralarında gezmesi 90’lı yılları hatırlattı.

 

21 Temmuz 2015’te, HDP İstanbul Kadıköy İlçe Örgütü’nün çağrısıyla Suruç katliamını protesto etmek üzere Kadıköy Altıyol Meydanı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi yürüyüşe geçmeden, polis TOMA, gaz bombası ve plastik mermilerle göstericilere saldırdı. Kitlenin de polis saldırısına soda şişeleri ve havai fişeklerle karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı.

 

21 Temmuz 2015’te, Sosyalist gençlere yönelik dün Urfa Suruç’ta gerçekleşen canlı bomba saldırısı ile yaşanan katliamı Adıyaman’da protesto etmek üzere yürüyüş gerçekleştiren kitleye polis saldırdı. Saldırıyı protesto etmek üzere Karapınar Mahalesi’nde kurulan dayanışma çadırından yürüyüşle geçen kitlenin önü bir müddet sonra oluşturulan polis barikatı ile kesildi. Yürüyüşe engel olmayan isteyen polisler, kitlenin vazgeçmemesi üzerine tazyikli su ve biber gazlı saldırıda bulundu. Yapılan ilk müdahalede çok sayıda kişi de gözaltına alındı.Polisin bu saldırısına gençlerin de karşılık vermesi üzerine olaylar giderek büyüdü. Müdahale sırasında kitlenin arasında bulunan ve olayları engellemek için çaba gösteren HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, durdurmaya çalıştığı polislerin saldırısına uğradı. Polisler yakın mesafeden Yıldırım’ın yüzüne biber gazı sıktı. Sıkılan gazdan etkilenen Yıldırım, çağrılan ambulans ile Adıyaman Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı. Polislerin bu saldırının hemen ardından HDP İl Eşbalkanı Fahriye Akbaba da durdurmaya çalıştığı olaylar sırasında polislerce sıkılan gazdan etkilenerek aynı hastaneye kaldırıldı.

 

22 Temmuz 2015’te, İstanbul Küçükçekmece ilçesi Kanarya Mahallesi’nde Pazartesi gecesi Suruç katliamı protestosuna polis saldırısı sırasında annesi ile birlikte misafirlikte döndüğü sırada polisin attığı gaz bombası fişeğinin başına ve ayağına isabet etmesi sonucu yaralanan 7 yaşındaki Mustafa Gökalp’in tedavisi devam ediyor. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi süren Gökalp’in bilinci açık olduğu ve acil servisinde bulunan kırmızı odada müşahede altında tutulduğu kaydedildi.  Gökalp’ın babası Hacı Ömer Gökalp, protestolarının olduğu sırada polisin rast gele çevreye gaz fişekleri attığın, oğlunun ölümden milimlerle kurtulduğunu söyledi. Baba Gökalp, polisler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

 

22 Temmuz 2015’te, Van’ın merkez İpekyolu ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde bir araya gelen gençler, yolu trafiğe kapatarak, sloganlar ile Suruç katliamını protesto etti. Kısa bir süre sonra gelen polis gençlere tazyikli su ve gaz bombaları ile saldırınca gençler de taşlar ile saldırıya karşılık verdi.

 

22 Temmuz 2015’te, Kobanê’nin inşası için Suruç’ta bulunan SGDF’li gençlerin yaptığı açıklama sırasında bombalı saldırı ile gerçekleştirilen katliamda yaşamını yitiren Eğitim Sen’li İngilizce Öğretmeni Süleyman Aksu’nun (26) cenaze töreni sonrası polisin saldırısı sonucu çatışma çıktı. Yüksekova Cengiz Topel Caddesi üzerinde başlayan çatışmalar, eski cezaevi kavşağı, Orman, Güngör, Esentepe, Yeşildere ve Yenimahalle ile Dağlıca yol güzergâhına yayıldı. Çatışmalar devam ederken, AKP ilçe binası önünde onlarca TOMA ve akrep tipi araçla konuşlanan özel harekât timleri ise burada herhangi bir çatışma olmamasına rağmen bekleyişlerini sürdürdükleri görüldü. Polis, bir ara sokakta yoldan geçen 4 genci “olaylara karıştıkları” iddiasıyla gözaltına alarak İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü.

 

22 Temmuz 2015’te, Adana’nın Seyhan ve Yüreğir ilçelerine bağlı kimi mahallelerde sokağa çıkan gençlere dönük polis saldırısının yaşanması üzerine çıkan çatışmalar saatlerce sürdü. Çatışmalar sırasında polis mahalleleri gaza boğarken, yoldan geçen ve evlerinde bulunan kimi yurttaşlar atılan gazlardan dolayı baygınlık geçirdi. Gençlerin ara sokaklara girip, dağılmasıyla gece yarısı olaylar son bulsa da polis, mahalleleri sabaha kadar ablukaya almaya devam etti.

 

22 Temmuz 2015’te, Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Barbaros Mahallesinde ise Suruç katliamını protesto etmek isteyen gençlere yönelik polis saldırısı ile akşam saatlerinde başlayan çatışmalar gece yarısı son buldu. Çatışmalar sırasında polis yoğun şekilde gaz ve ses bombası kullanırken, gençler havai fişek ve molotof kokteyli kullandı. Yer yer gerçek mermilerin de kullanıldığı çatışmalarda kimi zaman karşılıklı silah sesleri duyuldu.

 

22 Temmuz 2015’te, Suruç katliamını kınamak üzere Hakkari’de gece sokaklara çıkan yüzlerce genç, birçok mahallede protestolar düzenledi. 31 kişinin hayatını kaybettiği Suruç katliamına dönük tepkilerin göstermek üzere dün akşam saatlerinde Hakkari’de yüzlerce genç sokağa çıktı. Berçelan, Kıran, Gazi, Yenimahalle ve Keklikpınar mahallelerinde yapılan protesto eylemlerinde gençler birçok barikatlar kurdukları birçok yolu trafiğe kapatarak ateş yaktı.  Bir süre sonra zırhlı araçlarla mahallelere gelen polisler, gençlere saldırmaya başladı. Özel hareket timlerinin de yer aldığı ve gaz bombaları, tazyikli su ve plastik mermilerin kullanıldığı saldırılara karşı gençler de polislere molotof kokteyli, havai fişekler ve taşlarla karşılık verdi.

 

22 Temmuz 2015’te, Urfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleşen bombalı saldırıda yaşamını yitiren Murat Yurtgül ve Emrullah Akhamur için Mardin’in Kızıltepe ilçesinde kabul edilen taziyeye, kitlesel yürüyüşle gitmek isteyen yurttaşlara polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

23 Temmuz 2015’te,  Suruç katliamında yaşamını yitiren İngilizce öğretmeni Süleyman Aksu’nun cenaze töreni sonrası polisin saldırısıyla Yüksekova’da başlayan çatışmalar esnasında, polisin rastgele attığı gaz bombaları iki evde yangın çıkarırken, çoğu evin camları atılan gaz bombaları nedeniyle kırıldı.

 

23 Temmuz 2015’te, Muş’un Varto ilçesinde Suruç katliamını protesto etmek için ilçe merkezinde bir araya gelen yüzlerce kişiye polis tazyikli su ve gaz bombaları ile müdahalede bulundu. Yaşanan müdahaleye kitlede taşlarla karşılık verirken, ilçe merkezinde yaşanan çatışmalar büyüyerek devam etti. Mahalle aralarında devam eden çatışmalar sırasında 7 kişi gözaltına alınarak Varto İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Polislere takviye olarak askerler, ilçenin birçok yerine konumlandırıldı.

 

23 Temmuz 2015’te, Ankara Barış Anneleri Meclisi üyeleri de yürüyüş gerçekleştirdi. Güven Park’ta siyah giysileri ve beyaz tülbentleriyle bir araya gelen Barış Anneleri’ne Ankara Kadın Platformu da destek verdi. Buradan yola çıkarak AKP binasına yürümek isteyen kadınlara, polisin engel olması üzerine gerginlik yaşandı. Polisin tutumunu “Barışın önünde dağ olsanız engel olamayacaksınız” diyerek protesto eden kadınlar, yürüyüş öncesi parkta basın açıklaması gerçekleştirdi. Barış Anneleri adına konuşan Hanım Varlı, “Devlet çocuklarımıza sahip çıkmıyor. Gelin çocuklarımıza biz sahip çıkalım. Zamanında barış olsaydı bu kadar evladımızı kaybetmeyecektik, bu acılar yaşanmayacaktı. Hedef gösterdiğin, bitirmek istediğin gerilla bugün Türkiye’nin teminatıdır. Artık sivil, asker, gerilla ölmesin istiyoruz. Analar ağlamasın” dedi.

 

25 Temmuz 2015’te, İzmir emek ve demokrasi güçlerinin Suruç Katliamı ve AKP’nin savaş çığırtkanlığına karşı İzmir Konak’ta gerçekleştirmek istediği yürüyüşe polis izin vermedi. Suruç katliamını protesto için onlarca insan Alsancak’ta bulunan Sevinç Pastanesi önünde toplandı. Toplanan onlarca insan Basmane’de bulunan AKP Konak İlçe Binası’na yürümek istedi. Yürüyüşe izin vermeyen polis biber gazı ve plastik mermiyle kitleye saldırdı.

 

25 Temmuz 2015’te, İzmir emek ve demokrasi güçlerinin Suruç Katliamı ve AKP’nin savaş çığırtkanlığına karşı İzmir Konak’ta gerçekleştirmek istediği yürüyüşe polis izin vermedi. Suruç katliamını protesto için onlarca insan Alsancak’ta bulunan Sevinç Pastanesi önünde toplandı. Toplanan onlarca insan Basmane’de bulunan AKP Konak İlçe Binası’na yürümek istedi. Yürüyüşe izin vermeyen polis biber gazı ve plastik mermiyle kitleye saldırdı.

 

25 Temmuz 2015’te, Ankara’da barış talebi ve DAİŞ katliamını kınamak amacıyla Barış Bloku tarafından yapılmak istenen açıklama ve yürüyüşe, polis çok sert saldırıda bulundu. Saldırının sürdüğü Yüksel Caddesi’nde adeta polis terörü yaşanıyor. Dükkanlara girerek etrafı dağıtan, insanlara hakaret eden polis, sadece Konur Sokak’ta en az 3’ü çocuk 39 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

25 Temmuz 2015’te, Barış Bloku hem polisin tavrını kınamak hem de yapmak istediği açıklamak için saat 20.00 için Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması yapma kararı aldı. Ancak polis bu kez her gün yüzlerce açıklamanın yapıldığı Yüksel Caddesi’ne yöneldi ve neredeyse önüne gelen herkesi gözaltına almaya başladı. Burada da kitleme müdahale eden polisin attığı gazdan etkilenen bir yurttaş çevredeki bir dükkâna alınırken fenalaştı. Kan kustuğu belirtilen vatandaşı almak için olay yerine gelen ambulansın Yüksel Caddesi’ne girmesine de polis izin vermedi.

 

26 Temmuz 2015’te Kocaeli’nin Başiskele Îlçesi’nde bulunan bir fabrikanın işçilerin sendika değiştirdikleri için işten atılmaları nedeniyle başlattıkları eyleme müdahale eden polis ekipleri 6 işçiyi gözaltına aldı.

 

26 Temmuz 2015’te Kobanê’de IŞİD saldırısında yaşamını yitiren Serhat Koyuncu için İzmir’in Karabağlar İlçesi’nde düzenlenen taziye törenine giden gruba biber gazıyla müdahale eden polis ekipleri 15 kişiyi gözaltına aldı.

 

26 Temmuz 2015’te,  Polisin Bağcılar ‘daki operasyonunda öldürülen Günay Özaslan için Gazi Mahallesi’nde yapılmak istenen cenaze töreninin engellenmesi üzerine çıkan olayları takip eden Cüneyt Yavuz isimli bir gazeteci, biber gazı fişeğiyle ayağından yaralandı.

 

26 Temmuz 2015’te, Ankara da 24 ve 25 Temmuz tarihlerinde yapılan operasyonlarda gözaltına alınan ve aralarında Kobanêli yaralılar ile SES üyelerinin bulunduğu bir grup, emniyetteki ifadelerinin ardından Ankara Adliyesi’ndeki nöbetçi savcılığa çıkarıldı. SES üyesi Rona Temelli’nin de aralarında bulunduğu gruba destek vermek ve gözaltıları protesto etmek amacıyla adliye önünde basın açıklaması yapmak isteyen SES üyeleri, polisin saldırısına uğradı. Polis, açıklamaya izin vermesine rağmen kitlenin “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganı atması üzerine, gruba saldırıp biber gazı sıkarak, grubu adliye önünden uzaklaştırdı.

 

26 Temmuz 2015’te,  Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde Emek Caddesi üzerinde gerilla alanlarına yönelik hava saldırılarını ve siyasi soykırım operasyonlarını proteste eden kitleye saldıran polis, Seyfettin Tora ve Fırat Çimen adlı yurttaşları gözaltına aldığı öğrenildi.

 

26 Temmuz 2015’te,  Batman’da savaşa karşı yürümek isteyen halka polis saldırdı. Gaz bombalı sadırı da hızını alamayan polis hastane bastı. Hastane çalışanlarının ikazlarını dinlemeyen polis, “Yasal olmayan bir şey mi? diyerek” hastane emekçilerinin üzerine yürüdü.

 

26 Temmuz 2015’te,  Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Şevket Sümer Mahallesi’nde, gerilla alanlarına yönelik hava saldırılarını ve siyasi soykırım operasyonlarını proteste eden kitleye polis saldırdı. Kitlenin dağılmasının ardından polisin rastgele etrafa attığı gaz bombası kapsüllerinden biri, bir apartmanın üçüncü katında evinin balkonunda oturan ve ismi öğrenilemeyen bir yurttaşın kafasına isabet etti.

 

26 Temmuz 2015’te,  Adana’nın Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde bulunan Dağlıoğlu, Gülbahçe, Denizli, Şakirpaşa, Küçükdikili ve Anadolu mahallelerinde bir araya gelen gençler, Medya Savunma Alanları’na yönelik hava saldırısı, Suruç katliamı ve siyasi soykırım operasyonlarını protesto etmek amacıyla mahallelerin ana caddelerinde lastik yakıp yolu trafiğe kapattı. “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganlarını atan gençlere, polisler, zırhlı araçlar eşliğinde tazyikli su, plastik mermi ve gaz bombasıyla saldırdı. Polis helikopterinin sürekli olarak protesto gösterisi yapılan mahalleler üzerinde alçak uçuş yapması dikkat çekti.

 

26 Temmuz 2015’te,  Şırnak Cizre’de gece yapılan hava saldırıları ve gözaltı operasyonlarını protesto eden yurttaşlara polis gerçek mermilerle saldırdı. Sıkılan kurşunların isabet ettiği 17 yaşındaki. M.E.O. isimli çocuk yaralandı. Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk ardından Diyarbakır’a sevk edildi. 1 Ağustos 2015’te gözaltına alınan M.E.O. (17) çıkarıldığı mahkeme tarafından “yasadışı örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla tutuklandı.

 

26 Temmuz 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Şevket Sümer Mahallesi’nde akşam saatlerinde siyasi soykırım operasyonlarını ve hava saldırılarını protesto eden kitleye saldıran polislerin rastgele attıkları gaz bombalarından birinin, üçüncü kattaki evinin balkonunda otururken kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Bülent Güngör’ün (36), kaldırıldığı Mersin Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

27 Temmuz 2015’te Günay Arslan için yapılmak istenen cenaze törenine ve Gazi Mahallesi’ne iki gün boyunca özel harekât ekipleri silahlı müdahalede bulundu. Bu müdahalelerde en az 4 kişi yaralandı.

 

27 Temmuz 2015’te, Mardin’in Nusaybin ilçesinde siyasi soykırım operasyonlarını ve hava saldırılarını protesto etmek için birçok mahallede sokaklara çıkan gençlere polis silahla saldırdı. Abdulkadirpaşa Mahallesi Kanarya Sokak’ta gece saat 01.30 sularında polis ve özel harekât timlerinin silahla taraması sonucu Abdulkadir Asan isimli 1 gencin yaşamını yitirdiği öğrenildi.

 

27 Temmuz 2015’te,  Van’ın Merkez İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir (Xaçort) Mahallesi’nde gece Medya Savunma Alanları’na yönelik hava saldırısı ve yaşanan gözaltlılara tepki göstermek için mahallede protesto eylemi düzenlendi. Eyleme müdahale etmek için bölgeye çok sayıda zırhlı araç sevk edildi. Polislerin eylemcilere müdahale ettiği sırada zırhlı bir araca silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, zırhlı aracın camı çatladı. Araç olay yerinden uzaklaşırken, bölgeye ise çok sayıda özel harekat timi sevk edildi.

 

27 Temmuz 2015’te, Ankara Kızılay’da sabah saatlerinde çeşitli demokrasi güçlerinin açtığı stantlara saldıran ve 8 genci darp ederek gözaltına alan Ankara polisi, aradan birkaç saat geçmesinin ardından Konur Sokak’ta bulunan bir pankartı indirmek istedi. Halkevlerine ait ve Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankartı indirmek için saldıran polis, duruma itiraz eden bir kişiyi de yerden sürükleyerek yaka paça gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişi, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganları atarak, direndi.

 

27 Temmuz 2015’te,  Mardin’in Nusaybin ilçesinde 26 Temmuz gecesi yapılan hava saldırısı ve siyasi soykırım protestosunda polisin kurşunuyla öldürülen Seyithan Dede’nin vurulduğu yere yürüyüş yapıldı. DBP binası önünde toplanan binlerce kişi, Dede’nin öldürüldüğü yere yürüdü. Burada yapılan açıklamanın ardından kitle bir kez daha yürüyüşe geçti. İpek Yol üzerinden oturma eylemi yapmak isteyen kitleye polis saldırdı.

 

27 Temmuz 2015’te, Ankara’da, Suruç katliamı ve son dönemlerde siyasi soykırım operasyonları çerçevesinde gözaltına alınanlara dikkat çekmek amacıyla sosyalist gençlik örgütleri Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması düzenledi. Açıklamanın ardından 12 Eylül Darbesi sürecinde kaldığı cezaevinde maruz kaldığı işkenceden dolayı psikolojik sorun yaşayan Yaşar Öztemel polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

 

27 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir araya gelen yüzlerce kişi TSK’ye ait savaş uçaklarının Medya Savunma Alanları’nı bombalamasını protesto etmek istedi. İlçenin Cengiz Topel Caddesi üzerinde bir araya gelen kitleye kısa bir süre sonra polis tarafından onlarca zırhlı araçlarla saldırı düzenlendi.

 

28 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın İdil (Hezex) ilçesinde ise gençler gece saatlerinde Turgut Özal Mahallesi’ndeki Adile Naşit Caddesi üzerinde toplanarak, siyasi soykırım operasyonlarını protesto etti. Protesto gösterisi ardından Mahalleye çıkan bazı sokakların başında hendek kazan gençlere polis saldırdı. Polisin gaz bombalarıyla yaptığı saldırıya gençler ses bombası ve havai fişeklerle karşılık verdi. Polisin zaman zaman gerçek silah kullandığı çatışmalar, polisin mahalleden çekilmesi ile son buldu.

 

28 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde TSK’ye ait savaş uçaklarının Medya Savunma Alanları’nı bombalamasını protesto yürüyüşüne polisin saldırısıyla çıkan çatışmalar gecenin ilerleyen saatlerine dek sürdü. Cengiz Topel Caddesi’nde başlayan çatışmalar ilçenin birçok mahallesine yayılırken, polisler özellikle ilçe merkezine yoğun bir şekilde gaz bombası attı. Polisin yer yer gerçek silah kullandığı çatışmalarda, çevrede bulunan birçok işyeri kurşunların hedefi oldu. Görgü tanıklarına göre, Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan bir kuyumcu dükkanı da akşam saatlerinde caddede bulunan panzerler ve özel harekat timleri tarafından tarandığı iddia edildi. İşyerinin camları, kuyumcu vitrini ve iç duvarlarında delikler ve çatlaklar oluşurken, büyük çapta maddi hasar oluştuğu belirtildi. İşyerinin sahibi Raif Saraç, “Saat 21,35 sularında silah sesleri duyduk. Hemen ötede bulunan binadan aşağı baktık ve etrafta onlarca zırhlı araç ve panzer vardı. Çarşı merkezi gaz bulutları ile kaplıydı ve göz gözü görmüyordu” dedi. Saraç, savcılıkta suç duyurusunda bulunacağını ifade etti.

 

28 Temmuz 2015’te, Van’ın merkez İpekyolu ilçesine Hacibekir (Xaçort) ve Bostaniçi (Sixke) Şehitfırat (Şehîtfirat) mahallelerinde akşam saatlerinde bir araya gelen gençler, siyasi soykırım operasyonlarını ve Medya Savunma Alanları’na yönelik hava saldırısını protesto etti. Yolları trafiğe kapatan gençler, ateşler yakıp sloganlar attı. Ardından olay yerine gelen polis biber gazı, tazyikli su ile gençlere saldırınca gençler de taş ve Molotoflar ile polise karşılık verdi. Çatışmaların gece saatlerine kadar sürdü. Polisin saldırı sırasında kullandığı gaz bombaları nedeniyle mahalle gaz bulutu altında kaldı.

 

28 Temmuz 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı Berçem Mahallesi’nde sokağa çıkan gençlere polislerin saldırması üzerine gençler ile polisler arasında çatışma çıktı. Polislerin biber gazı ve tazyikli su ile saldırdığı gençle kendilerini taş ve havai fişeklerle savundu. Polisin yer yer gerçek silah kullandığı çatışmalarda, polis tarafından açıldığı belirtilen ateş sonucu ismi öğrenilemeyen 30 yaşlarında bir kişi karnından yaralandı.

 

28 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Gazi, Yenimahallle ve Berçelan mahallelerinde onlarca genç hava saldırıları ve gözaltıları protesto etmek amacıyla yolları barikatlar ile trafiğe kapatarak ateş yaktı. Bir süre sonra onlarca zırhlı araçlarla mahalleleri ablukaya alan polisler, gençlere saldırmaya başladı. Yüzlerce gaz bombası ve plastik mermilerin kullanıldığı saldırılara karşı gençler de öz savunmalarını alarak saldırıya molotof kokteyli, havai fişekler ve taşlarla karşılık verdi.  Olayların yoğun yaşandığı Gazi Mahallesi’nde polislerin rastgele kullandığı gaz bombaları yüzünden bazı yurttaşların evlerinin bahçelerinde tuttukları kuru otlar tutuştu. Çıkan yangınlar için gelen itfaiye ekipleri, polislerin kullandığı yoğun gazdan dolayı bir süre yangına müdahale edemedi. Yurttaşlar yangını uzun bir süre sonra güçlükle söndürüldü.  Yaklaşık 5 saat süren gazlı müdahalede birçok mahalle gaz bulutu altından kalırken, birçok evin camı kırıldı. Yoğun gazdan dolayı birçok yurttaş fenalık geçirirken, yeni doğan bir bebek ise yoğun gaza maruz kaldı.  Olaylar esnasında haber takibi yapan DİHA ve Van TV muhabirleri ise polisin hedefi oldu. Polisin kullandığı gaz bombalarına maruz kalan yurttaşlar, “Madem böyle olacak, bizi kimyasal silahlar ile öldürsünler. Rastgele atılan gazlar bahçelerimizde yangına neden oluyor. Bu zulmün son bulması gerekir” sözleriyle tepki gösterdi.

 

28 Temmuz 2015’te, Ağrının Doğubayazıt ilçesinde gece saat 21.00’da ışık kapatma ve ses çıkarma eylemi yapıldı. Eylem ile birlikte ilçede yurttaşlar balkonlardan tencere tava çalarak tepkilerini eyleme katıldı. Eylemin bitmesi ardından Büyük Ağrı Caddesi’nde yüzlerce genç yolu trafiğe kapatarak lastik yaktı. Polisin TOMA’larla saldırısı üzerine gençler öz savunmasını geliştirerek, taşlarla karşılık verdi.

 

28 Temmuz 2015’te, Şırnak ta bulanan Habur Sınır Kapısında, farklı tarihlerde yaşamını kaybeden 13 gerilla cenazesinin İbrahim Sınır Kapısı’nda bekletilmesini protesto etmek isteyen ve oturma eylemi gerçekleştiren yüzlerce yurttaşa jandarma, tazyikli su ve biber gazı ile müdahalede bulundu.

 

29 Temmuz 2015’te, Şırnak’ın Cizre ilçesi Yafes Mahallesi’nde günlerdir devam eden çatışmalar ve yapılan ev baskınlarını engellemek amacıyla açılan hendekleri ve kurulan barikatları kaldırmak için zırhlı araçla mahalleye giren polis, mahalleye girişi engellemeye çalışan gençlere saldırdı. Öğleden sonra zırhlı araç ve kepçeler eşliğinde mahalleye girmeye çalışan polise engel olmaya çalışan gençler, öz savunmasını geliştirerek saldırıya karşılık verdi. Polis ve gençler arasından çatışmalar sürerken, zaman zaman hendeklerin bulunduğu alanlar kobra tipi zırhlı araçla tarandı.

 

29 Temmuz 2015’te Suruç katliamında yaşamını yitiren Okan Pirinç’i anmak için Hatay’daki mezarına gitmek isteyen gruplara saldıran polis ekipleri 10 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

 

29 Temmuz 2015’te, KJA aktivistleri bölgede yaşanan askeri operasyon ve göz altılara dikkat çekmek amacıyla DBP Kızıltepe ilçe binası önünden Özgürlük Meydanı’na yürüyüş düzenlemek istedi. “Barışa sahip çıkacağız. Size savaş yaptırmayacağız” yazılı pankartla yürüyüşe geçen yüzlerce kişi, polis engeliyle karşılaştı. Bunun üzerine oturma eylemi yapan kitle adına söz alan DBP Mardin İl Eş Başkanı Perihan Ağaoğlu konuşmaya başladığı esnada polis kitleye biber gazı ve tazyikli su sıktı. Polisin saldırısı üzerine kitle ara sokaklara dağılmak zorunda kalırken, gençler ile polisler arasında ilçenin birçok noktasında çatışma yaşandı.

 

29 Temmuz 2015’te, Hakkari’nin Berçelan Mahallesi’de bir araya gelen yüzlerce kişi hava saldırıları, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi ve siyasi soykırım operasyonlarını protesto etti. Gruba müdahale eden polisler gaz bombası, tazyikli su ve gerçek mermi kullandı. Molotofkokteyli ve taşlarla polise karşılık veren gruplar, TOMA denilen müdahale aracına Bulak Mahallesi Konak Caddesi üzerinde parça tesirli el yapımı bomba attı. Polis ise gençler arasında çatışmalar uzun süre devam etti. Aynı mahallede bulunan 80. Yıl polis lojmanlarına ise 3 ses bombası atıldı. Uzun süren çatışmalar sırasında polis lojmanları arkasında bulunan alandaki korulukta yangın çıktı. Yangın, olay yerine gelen itfaye ekipleri tarafından söndürüldü.

 

30 Temmuz 2015’te Van’da düzenlenen “Size savaş yaptırmayacağız” yürüyüşüne polis ekiplerinin gaz bombalarıyla saldırması sonucu 8 kişi gözaltına alındı.

 

31 Temmuz 2015’te, Van’da “Size savaş yaptırmayacağız” sloganıyla HDP ve DBP il örgütleri öncülüğünde dün 2 Nisan Kavşağı’nda yapılan barış yürüyüşüne engel olan polisin gözaltına aldığı İHD Van Şubesi Başkanı Murat Melet, DBP İl Yöneticisi Harun Özlü ve Mevlüt Karakuş isimli yurttaş, İpekyolu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerin ardından gece saatlerde serbest bırakıldı.

 

1 Ağustos 2015’te,  Diyarbakır’dan Gemlik’e yapılmak istenen yürüyüşe polisin saldırmasının ardından ara sokaklara yayılan çatışmalar sona ermesine rağmen polis, DBP Diyarbakır il binasının etrafındaki sokaklarda bekleyen çocuklara yakın mesafeden biber gazı sıkarak saldırdı. Polisin sıktığı biber gazının fişeği Şahin Güven’i (20) sağ gözünden yaraladı. Aynı saldırıda, ayağına plastik mermiler isabet eden Ömer Bilen isimli genç de yaralandı. Yaralanan gençler uzun süre sokakta polisin sıktığı biber gazı arasında kalırken, yurttaşlar tarafından olay yerine çağırılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polisin DBP binası önünde yaptığı ilk müdahalede de 60 yaşında Mehmet Sait Çintosun isimli yurttaş göğsüne isabet eden 4 adet plastik mermiyle yaralanmıştı.

 

2 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’da HDP Yenişehir İlçe Örgütü öncülüğünde, AKP’nin savaş politikalarına karşı düzenlediği meşaleli yürüyüşe polis, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahale etti. Ben u Sen Mahallesi’nde bir araya geldikten sonra yaktıkları meşaleler eşliğinde Şehitlik Mahallesi’ne yürüyen yüzlerce yurttaşa, gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahale eden polislere, gençler taş ve havai fişeklerle karşılık verdi.

 

2 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçe, Dağlıolu, Hürriyet ve Şakirpaşa mahallelerinde gece saatlerinde bir araya gelen gençler, AKP aleyhinde slogan atarak, protesto eylemi yaptı. Zırhlı araçlarla protestoların yapıldığı yere gelen polisler ise gençlere tazyikli su, gaz bombası, plastik mermi ve ses bombası ile saldırdı. Olayların yaşandığı Şakirpaşa Mahallesi’nde polisin gençlere dönük saldırısında gerçek mermiler de kullanıldı. Sıkılan kurşunlardan isimleri öğrenilemeyen 3 kişinin yaralandı. Yaralanan gençlerin de aralarında bulunduğu 6 kişi polislerce gözaltına alındı.

 

2 Ağustos 2015’te, Van’ın merkez İpekyolu ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de gece gençler, TSK tarafından Kandil’deki Zergelê köyüne yaptığı bombardıman sonucu 8 sivil yurttaşın katledilmesini protesto etti. Barikat kurup yolu trafiğe kapatan gençlere, polisin müdahale etmesiyle çatışma çıktı. Polisin biber gazı ve tazyikli su ile müdahale ettiği gençler, taş, molotofkokteyli, havai fişek ve ses bombası ile karşılık verdi. Olayların büyümesi üzerine mahalleye çok sayıda zırhlı araç takviyesi yapan polis, keyfi olarak evlerin bahçelerine gaz ve tazyikli su sıktı.

 

3 Ağustos 2015’te, AKP’nin savaş politikalarına karşı yürüyüş yapmak isteyen Mardin Barış Anneleri, engellendikleri polisin hakaretlerine maruz kalıp, saldırıya uğradı.

 

3 Ağustos 2015’te, Mersin’de, Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecrit ve Zergelê katliamı Mersin HDK il meclisi ve KJA tarafından protesto edildi. İstasyon meydanından AKP Akdeniz ilçe binası önüne kadar yapılmak istenen yürüyüşe polis izin vermezken İstasyon etrafı polis tarafından ablukaya alındı.

 

3 Ağustos 2015’te, Ankara’da geçici hükümetle memur sendikaları arasında başlayan toplu sözleşme görüşmelerindeki taleplerini açıklamak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yürümek isteyen KESK üyesi gruba gaz bombalarıyla müdahale eden polis ekipleri 2 kişiyi yaralarken 2 kişiyi de gözaltına aldı.

 

4 Ağustos 2015’te, Adana’da HDP Yüreğir İlçe Örgütü AKP’nin savaş politikasına ve neden olduğu katliamları protesto etmek amacıyla 19 Mayıs Mahallesi’nden 19 Mayıs Semt Parkı’na yürüyüş düzenlenmek istendi. Mahalleyi ablukaya alan polisin, yürüyüşe izin vermeyeceklerini söylemesi üzerine görüşmeler gerçekleştirildi, ancak sonuç alınamadı. Yürümekte ısrar eden kitleye, polis tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti. Polisin attığı gazdan çok sayıda yurttaş etkilenirken, HDP Yüreğir İlçe Eşbaşkanı Leyla Arslan da gazdan dolayı baygınlık geçirdi.

 

4 Ağustos 2015’te Muş’un Bulanık İlçesi’nde sınır ötesi operasyonları ve gözaltı operasyonlarını protesto etmek için düzenlenen eyleme polisin gaz bombaları ve basınçlı suyla müdahale etmesi sonucu en az 5 kişi yaralandı.

 

5 Ağustos 2015’te İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin, okula yeni kayıt yaptıranlara çalışmalarını tanıtmak için açtıkları standa polis ekipleri müdahale etti ve 12 kişiyi gözaltına aldı.

 

7 Ağustos 2015’te Şırnak’ın İdil İlçesi’nde meydana gelen hak ihlallerini raporlaştırmak için çalışma yaparken tutuklanan Avukat Deniz Sürgüt için Çağlayan Adliyesi’nde (İstanbul) basın açıklaması yapan Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi avukatlara polis ekipleri biber gazıyla saldırdı.

 

7 Ağustos 2015’te, Ankara Çankaya Belediyesi’nde Norm-Altaş taşeron firmasında çalışan DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikası üyesi 90 temizlik işçisi, geçen hafta işçi çokluğu gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. Tekrar işe alınmak için Ankara Çankaya Belediyesi önünde çadır kurmak isteyen temizlik işçilerine, polis saldırdı. Saldırı sırasında temizlik işçilerinden, Ahmet Camcı, Sezgin Alkan ve Sezer Ferah gözaltına alındı.

 

7 Ağustos 2015’te,  Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi üyesi avukatların, İdil ilçesinde dün yapılan operasyonlarda gözaltına alınan ve ardından çıkartıldığı mahkemece tutuklanan dernek üyeleri avukat Deniz Sürgüt’ün tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önündeki protesto eylemine polis saldırdı. Açıklama yapmak isteyen avukatlara, adliye önünde açıklama yapamayacaklarını söyleyen polis ardından avukatları kalkanlarla darp ederek ve biber gazı sıkarak adliye önünden uzaklaştırmaya çalıştı. Avukatlar polisin müdahalesini “Faşizme karşı omuz omuza” sloganıyla protesto etti.

 

7 Ağustos 2015’te, İstanbul Kadıköy’de Boğa Heykeli önünde Silopi’de yaşanan saldırıları protesto etmek için oturma eylemine geçen 2 kişi gözaltına alındı.

 

8 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’da son dönemlerde yaşanan katliamları ve siyasi soykırım operasyonlarını Huzurevleri Mahallesi Doktor Sıtkı Güral Caddesi’nde slogan atarak ve lastikler yakarak protesto eden gençlere polis gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Saldırı esnasında etrafa rastgele gaz bombası atan polis, Yusuf Apartmanı’nın ikinci katında balkonda uyuyan 6 yaşındaki Büşra Aktoprak isimli çocuğu gaz bombası fişeğiyle vurdu. Karnına isabet eden fişekten yaralanan Aktoprak, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

10 Ağustos 2015’te İstanbul’da ABD Konsolosluğu’na silahlı saldırı düzenledikten sonra yaralı halde gözaltına alınan Hatice Aşık’ın kaldırıldığı hastane önünde oturma eylemi yapan gruba müdahale eden polis ekipleri, 8 kişiyi gözaltına aldı.

 

10 Ağustos 2015’te, İzmir’in Alsancak İlçesi’nde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun üyelik kampanyası için açtığı standa müdahale eden polis ekipleri 7 kişiyi gözaltına aldı.

 

12 Ağustos 2015’te, Hakkari-Çukurca Karayolu’nun 40’ncı kilometresinde bulunan Şıne Köprüsü mevkiinde dün askerlerle çıkan çatışmada yaşamını yitiren Barış Tekçe’nin (Andok Colemerg) cenazesi Feraşin bölgesinden yüzlerce araçlık konvoyla alınarak Hakkari Devlet Hastanesi’ne getirildi. Tekçe’nin cenazesi buradan onbinlerce kişi tarafından alınarak Serê Solan Şehitliği’ne götürülmek üzere yürüyüş düzenledi. Kitleye, polis rastgele gaz bombası attı, tazyikli su sıktı ve gerçek mermilerle ateş açtı. Polisin saldırısına gençler ise taşlarla cevap verdi. Polisin saldırıyı durdurmasıyla olaylar yatışırken, saldırıda 3’ü kadın 9 kişi etkilendikleri gazdan dolayı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Şükran Er (35) isimli kadın ise, saldırı esnasında duvardan düşerek yaralandı.

 

13 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’da DBP ve HDP il örgütleri tarafından gerçekleştirilmek istenen yürüyüş valiliğin yasak kararına takıldı. Yürüyüş için aralarında HDP milletvekilleri Sibel Yiğitalp, Çağlar Demirel ve Meral Danış Beştaş, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, ilçe belediye eşbaşkanlarını, HDP, DBP’li yöneticiler ve STÖ temsilcilerinin de bulunduğu yüzlerce kişi artan savaş hareketliğine karşı barışı haykırmak için Koşuyolu Parkı’nda bir araya geldi. Kitlenin toplanmaya başlamasından kısa bir süre sonra parkın dört bir yanı zırhlı araç ve çevik kuvvet polisleriyle sarıldı.

 

13 Ağustos 2015’te, İzmir’in Karşıyaka İlçesi’nde “AKP savaş, halklar barış istiyor” yazılı bildiler dağıtan Halkevleri üyesi 5 kişi, polislerce darp edildikten sonra gözaltına alındı.

 

13 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde AKP hükümetinin devreye koyduğu topyekün savaş konseptini protesto etmek için gençlerin başlattığı eylemlere polis, TOMA ve akrep tipi zırhlı araçlarla saldırdı. Cadde üzerinde eylem devam ederken, polis, olayları takip etmek isteyen basın mensuplarına da tazyikli su sıktı.

 

14 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Lice ilçesi Karahasan Mahallesi’nde operasyonlara karşı hendek kazmak isteyen gençlere polis gerçek mermilerle saldırdı. Saat 20.30 sularında polisin saldırısı üzerine çatışma çıktı. Yaşanan çatışmada gençler kendilerini ses bombaları ve silahlarla korurken, özel harekat timleri ise rastgele evleri taradı. Taramalar sonucu evlerde hasar oluşurken, eczanede çalışan Zana Kumral adlı genç özel harekat timlerinin ateş etmesi sonucu kolundan yaralandı. Halis Toprak Vakfı Lice Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kumral, nöbetçi doktorun yaralının Diyarbakır’ a sevk edilmesi gerektiğini söylemesine rağmen özel harekat timleri tarafından “güvenlik” gerekçesiyle engellendi. Sabah saat 06.00’ya kadar yaralı halde bekletilen Kumral, daha sonra helikopter ile Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

 

14 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Lalebey Mahallesi’nde hendek kazarak savunma yapan gençlere polis gerçek mermi ve biber gazları ile saldırdı. Gençlerin de ses bombası ile karşılık vermesi üzerine mahallede çatışma çıktı.

 

14 Ağustos 2015’te Kamu çalışanlarını temsilen memur sendikalarıyla geçici hükümet arasında başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde hükümet temsilcilerinin sundukları şartları protesto etmek amacıyla Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yürümek isteyen memurlara müdahale eden polis ekipleri 4 sendika görevlisini gözaltına aldı.

 

14 Ağustos 2015’te Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nde çıkan çatışmada ölen PKK militanı Sinan Özer için Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde düzenlenen cenaze törenine polisin gerçek mermili silahlar ve gaz bombalarıyla müdahale etmesi sonucu 2 kişi yaralandı. Yaralılardan başına kurşun isabet eden Ş.D.’nin durumunun ağır olduğu belirtildi.

 

15 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesi Hürriyet Mahallesi’nde Güney Kuşağı Bulvarı’nda bir araya gelen gençler PKK’nin silahlı mücadeleyi başlattığı 15 Ağustos’u kutlamak istedi. Kutlama yerine gelen polis gaz ve ses bombaları ile gençlere saldırınca gençler de taş ve Molotoflar ile karşılık verdi. Saldırı sonrası bulvar çift yönlü trafiğe kapatılırken, gençler ve polis arasında çatışma çıktı. Mahalleyi ablukaya alan polis helikopterler ile mahalle üzerinde alçak uçuş yaptı. Polis mahalleyi gaz bombalarına boğdu. Yoldan geçen çok sayıda yurttaş polisin attığı gazdan kaynaklı fenalık geçirdi.

 

15 Ağustos 2015’te, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Şevket Sümer Mahallesi Barış Parkı’nda bir araya gelerek PKK’nin silahlı mücadeleyi başlattığı 15 Ağustos atılımını kutlamak isteyen yurttaşlara polis gaz bombaları ve plastik mermiler ile saldırdı. Onlarca zırhlı araç ile mahalleye gelen ve kitleye saldıran polise halkta öz savunmasını geliştirerek, taşlarla karşılık verdi. Kısa süreli çatışmanı ardından kitle ara sokaklara girerek dağıldı. Polisin hedef gözeterek attığı gaz bombaları ve plastik mermiler sonucunda biri çocuk 3 kişi vücudunun çeşitli yerlerinden hafif şekilde yaralandı.

 

15 Ağustos 2015’te, Van’da PKK’nin silahlı eylemlerine başlamasının yıl dönümünü kutlayan gruba polisin gaz bombalarıyla müdahale etmesi sonucu 3 kişi yaralandı.

 

16 Ağustos 2015’te Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde güvenlik güçlerinin saldırıları ve baskılarına karşı kentin çeşitli yerlerinde kazılan hendeklere polis ekiplerinin gerçek mermili silahlarla müdahalesi devam ederken polisin açtığı ateş sonucu M.V.U. (17) ve H.K. (16) vurularak yaralandı.

 

16 Ağustos 2015’te, Adana merkez Seyhan ilçesine bağlı Şakirpaşa, Küçükdikili, Dağlıoğlu ve Gülbahçesi mahallerinde bir araya gelen gençler ana caddeyi lastik yakarak trafiğe kapattı. Gençlerin yolu trafiğe kapatmasıyla birlikte olay yerine zırhlı araçlarla gelen polis ekipleri gençlere tazyikli su, plastik mermi ve gaz bombalarıyla saldırdı. Gençler de polise molotof koktey ve havai fişeklerle karşılık verdi. Olayların şiddetlenmesiyle birlikte polis helikopterinin mahalleler üzerinde alçak uçuş yaptığı gözlemlendi.

 

16 Ağustos 2015’te, Yeni Demokrat Gençlik (YDG) üyelerinin Şırnak’ın Cizre ilçesinde 28 Haziran günü gözaltına alındıktan sonra tutuklanan üyeleri Elif Kaya, Yetkin Kılıç, Turan Cankılıç ve Fatih Hatayoğlu’nun serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Lisesi önünde düzenlemek istediği basın açıklamasına polis saldırdı.

 

16 Ağustos 2015’te, İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde HDP Kanarya Mahalle Temsilciliği önünde 15 Ağustos’u kutlamak için bir araya gelen yurttaşlara polis saldırdı. Yurttaşların söylediği marşlar eşliğinde halaya durduğu kutlama alanına zırhlı araçlar eşliğinde gelen polisler, hiçbir uyarıda bulunmadan tazyikli su ve gaz bombaları ile saldırdı. Çatışmalar sırasında polisin attığı gaz fişeğinin isabet ettiği 20’li yaşlardaki bir genç bacağından yaralandı.

 

18 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesinde, Muş’un Varto’da yaşamını yitiren YJA Star gerillası Kevser Eltürk’ün (Ekin Wan) cenazesine yönelik işkenceyi protesto eden kadınlara polis saldırdı. Şakirpaşa Mahallesi’nde bir araya gelen ve KJA üyelerinin öncülük ettiği kadınlar HDP Ova Mahalle temsilciliğine kadar yürümek istedi. Şakirpaşa Caddesi üzerinde kitlenin önünü kesen polis, TOMA ve gaz bombaları ile kitleye saldırdı.

 

18 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi Bahçelievler Caddesi üzerinde bir araya gelen gençler Kürt illerindeki katliamları protesto etmek istedi. Ana caddeyi trafiğe kapatan gençlere olay yerine gelen polis zırhlı araçlar eşliğinde gaz bombası, tazyikli su ve lastik mermilerle saldırdı.

 

19 Ağustos 2015’te, Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen KJA İstanbul Koordinasyonu üyesi kadınlara polis saldırdı. Galatasaray Lisesi önünde açıklama yapmanın “yasak” olduğunu belirten polis, kadınları kalkanlarla tartaklayarak HDP İstanbul İL Örgütü binası yönüne doğru sürükledi.

 

19 Ağustos 2015’te, Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) üyesi Lütfiye Burcu Kara ve Cansu Göksün, son dönemde artan devlet şiddetini protesto etmek için Konak’ta bulunan İzmir Valiliği önünde eylem yaptı. “Zenginlerin iktidarı emekçi hakları katlediyor” pankartı açan kadınlar, “Yaşasın Kürt-Türk halklarının mücadele birliği” sloganı attı. Kadınların slogan atması ile Valilik önünde bekleyen polisler, kadınlara saldırarak, Kara ve Göksün’ü yaka paça gözaltına aldı.

 

19 Ağustos 2015’te, Kürt illerindeki polis şiddetini İzmir Valiliği önünde protesto ederken gözaltına alınan Devrimci Öğrenci Birliği üyesi 2 kadının ardından yine aynı yerde Mücadele Birliği üyesi bir grup protesto eylemi yaptı. “Ezilen halklar özgürleşmeden Türk halkı özgürleşemez” pankartı açan grup, devletin son zamanlarda Kürt halkına yönelik saldırılarını kınayan sloganlar attı. Grubun slogan atması ile valilik önünde bekleyen polisler, eylem yapan gruba saldırarak 9 kişiyi gözaltına aldı. Göz altına alına 11 kişi 20 Ağustos günü serbest bırakıldı.

 

19 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçe Mahallesi’nde ses çıkarma eylemi yapıldı. HDP Gülbahçe Mahalle Temsilciliği önünde tencere, tava çalarak toplanan kitle, Gülbahçe Mahallesi’nin sokaklarından Kanal Mevkii’ne doğru yürüyüşe geçti. Obalar Caddesi üzerine gelen kitleye polis yüzlerce zırhlı araçla saldırdı.

 

20 Ağustos 2015’te, Mardin’in Artuklu ilçesine bağlı Yalım Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde polislerce öldürülen 19 yaşındaki Ali Akpınar’ın cenaze törenine katılan kitleye de polis saldırdı. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işleminin ardından yeniden Mardin’e getirilen Akpınar’ın cenazesi, düzenlenen cenaze töreni sonrası Yalım Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

 

21 Ağustos 2015’te, Mardin Nusaybin ilçesi Barış Mahallesi’nde önceki akşam, geçici AKP hükümetinin savaş politikalarını protesto eden gençlere saldıran özel harekat polislerinin rastgele ilçeyi taraması sonucunda, 3 yaşındaki bir çocuğun evinin balkonunda oynarken kafasına isabet eden kurşunla ağır yaralandığı belirtildi. Olay sonrası İlçe Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 yaşındaki İ.D., ardından sevk edildiği Urfa Özel Ortadoğu Sağlık Merkezi’nde ameliyat edildi.

 

21 Ağustos 2015’te, Muş’un Malazgirt İlçesi’nde Ekin Wan (Kevser Eltürk) adlı militanın cenazesine yapılan işkenceyi protesto etmek için yapılan eyleme polisin müdahalesi sırasında başına gaz bombası kapsülü isabet eden Kenan Keklik ağır yaralandı.

 

21 Ağustos 2015’te, Elazığ’da, HDP Elazığ İl Örgütü ve Elazığ KJA’ya üye kadınlar, hükümetin savaş politikalarını protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirmek istedi. Yürüyüşe izin vermeyen polis, oturma eylemi gerçekleştiren kadınlara polis, biber gazı ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.

 

22 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde operasyonlara tepki göstermek için sokak aralarına hendek kazan gruplara müdahale eden özel harekât ekiplerinin, gruplara ateş açması sonucu Suriyeli olduğu belirtilen bir kişi yaşamını yitirdi. Yapılan müdahale esnasında kurşun isabet eden biri çocuk 5 kişi de yaralandı.

 

22 Ağustos 2015’te,  Diyarbakır’da, 21 Ağustos gecesi Sur ilçesine yapılan saldırıyı kınamak için bir grubun yaptığı yürüyüşe polis saldırdı. Bağlar’daki Nezgin Avcı Caddesi’nde bir araya gelen grup, Koşuyolu’na doğru yürüyüşe geçti. Cadde boyunca, “Biji serık Apo”, “Amed isyandır Kandil’e selamdır” sloganları eşliğinde yürüyen grup, Koşuyolu’na ulaştı. Polisin açıklama yapmak isteyen gruba biber gazı ve gaz bombaları ile saldırması üzerine grup ara sokaklara dağıldı.

 

23 Ağustos 2015’te,  HDP’nin İstanbul 2’nci bölge ilçe örgütleri tarafından Gazi Mahallesi’nde AKP’nin savaş politikalarına karşı yapılan yürüyüşe polis saldırdı. Fevzi Çakmak Caddesi girişinde bir araya gelen yüzlerce kişi “Saray’ın savaşına dur demedikçe insanlar ölmeye devam edecek” pankartı açarak İsmet Paşa Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçtikleri sırada polis kitlenin önünü zırhlı araçlar ve TOMA’larla kesti. Polis kitlenin oturma eylemi yapmasına da izin vermeyerek kitleye tazyikli su ve biber gazı ile saldırdı.15 yaşındaki bir çocuğun yüzüne gaz fişeği isabet etti. Yürüyüşü takip eden bir gazeteci de kolundan aldığı plastik mermiyle yaralanırken, çevrede bulunan çok sayıda yurttaş ve esnaf da polisin attığı gaz bombasından etkilendi. Polisin saldırısında çevrede kurulan pazarda kimi esnafın meyve ve sebzeleri de zarar gördü.

 

23 Ağustos 2015’te,  Adana merkez Seyhan ilçesi Şakirpaşa semti Ova Mahallesi’nde bir araya gelen gençler, Kürt illerindeki operasyonları protesto etti. Gençlerin eylemine polis gaz bombası, tazyikli su ve gerçek mermilerle saldırdı. Saldırı esnasında Erkan Aydın adlı kişi polisin açtığı ateşten yaralandı. Saldırıda başka yurttaşların da yaralandığı belirtilirken, çok sayıda kişinin de gözaltına alındığı kaydedildi. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, Erkan Aydın adlı gence, yaralı halde işkence edildi. Görgü tanığı S.Ç. isimli yurttaş, yerde yaralı halde yatan Aydın’a polislerin silah dipçiği ile kendinden geçinceye kadar vurduğunu belirterek, bayıldıktan sonra genci apar topar zırhlı araca bindiren polisin olay yerinden uzaklaştığını kaydetti. Aydın ile birlikte 8 gencinde darp edilerek gözaltına alındığı öğrenildi. Polis tarafından Adana Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Aydın’ın tedavisine devam edilmeden 24 Ağustos günü Adana Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürüldüğü belirtildi.

 

23 Ağustos 2015’te, Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde artan hak ihlallerine karşı eylem yapan gruplara polis ekiplerinin gerçek mermili silahlarla müdahale etmesi sonucu Veysel Acar isabet eden 3 kurşunla ağır yaralandı.

 

23 Ağustos 2015’te, Mardin’in Kızıltepe ilçesi Berçem Mahallesi’nde bir araya gelen bir grup, protesto yürüyüşü gerçekleştirmek istedi. Yürüyüşe izin vermeyen polisin gruba biber gazı ve tazyikli su ile saldırması sonucu çatışmalar başladı. Ara sokaklarda devam eden çatışmalar sırasında polisin rastgele biber gazı attığı mahallede zaman zaman silah sesleri de duyuldu.

 

23 Ağustos 2015’te, Muş’un Bulanık ilçesi Şehitlik Mahallesi’nde bir araya gelen bir grup genç, AKP’nin devreye koyduğu savaşı protesto etmek amacıyla ilçe merkezine yürümek istedi. Gençlerin önü çok sayıda TOMA ve zırhlı araçla kesilirken, polisin tazyikli su ve gaz bombaları ile saldırması üzerine gençler taş, molotofkokteyli ve havai fişeklerle karşılık verdi.

 

24 Ağustos 2015’te, Adana’nın Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi’nde Halk Meclisi’nin operasyon ve saldırılara karşı “Öz yönetim” ilan etmesinin ardından çıkan olaylarda polis tarafından gözaltına alınan 25 yaşındaki Figen Şahin ile görüşen Avukat Evin Bahçeci, Şahin ve beraberindeki 3 kişinin gece TEM şubeye götürüldüklerini ve gece boyunca her birine ayrı-ayrı işkence edildiğini söyledi.

 

25 Ağustos 2015’te, Van’ın merkez Edremit ilçesine bağlı Şehit Fırat Mahallesi’nde, Mahalleye giren polis ile mahallenin özsavunmasını yapan gençler arasında çıkan çatışma sırasında polisin evleri hedef alması sonucu bir Ferman ve Fatma Acar isimli yaşlı çift ile yanlarında bulunan 1 yaşındaki torunları yoğun gaz nedeniyle zehirlendi. Yaşlı çift evde bulunan 1 yaşındaki torunları Linda’yı alıp dışarı çıktı. Polisin zırhlı araçtan küfür ve hakaret ederek tekrar evin içine gönderdiği çift ve torunları gazdan zehirlenerek, baygınlık geçirdi. Komşularının durumu fark etmesi üzerine evlerinden baygın bir şekilde çıkartılan çift ve torunları için ambulans çağırıldı. Olay yerine yakın bir yere gelen ambulansın polislerce engellenmesi üzerine komşuları tarafından özel bir hastaneye kaldırılan çift ve torunları sabaha kadar gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edildi.

 

26 Ağustos 2015’te, DBP tarafından Lice ve Silvan’da yaşananlara dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır’da başlatılan bir günlük “Hayatı durdurma” eylemi devam ederken, eczane ve fırınlar dışında tüm kepenkler kapatıldı. Şeyh Şamil Mahallesi Barış Caddesi’nde protesto eylemi yapan gençlere polis biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su ile saldırdı. Saldırı sırasında olay yerinden uzaklaşıp eve gitmeye çalışan Şaban Vural (19), eve geldiği sırada polis evin kapısını kırarak içeri girdi. Kapıyı kırıp içeri giren polis, Vural’ı gözaltına aldı. Vural’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren baba Cahit Vural da polisler tarafından gözaltına alındı.

 

26 Ağustos 2015’te Diyarbakır’da başlatılan “hayatı durdurma” eylemine polis ekiplerinin müdahalesinde açılan ateşle vurularak yaralanan kardeşlerden Ramazan Yılmaz’ın durumunun ağır olduğu, Serdar Yılmaz’ın ise tedavi tamamlanmadan yaralı halde gözaltına alındığı öğrenildi.

 

27 Ağustos 2015’te, Van DBP ve HDP il örgütleri tarafından İpekyolu ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde polisin baskılarını protesto etmek amacıyla yapılmak istenen basın açıklaması için toplanmaya başlayan yurttaşlara, polis sert müdahalede bulundu. Gaz bombaları ve plastik mermilerle yapılan müdahalede DİHA muhabiri Selman Keleş kafasına isabet eden gaz bombası ile yaralandı.

 

27 Ağustos 2015’te, Şırnak’ın Yeşilyurt Mahallesi’nde gösteri düzenleyen bir gruba, polisler saldırdı. Grubun da karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Çatışma sırasında mahallede bulunan Ahmet İrtegün (17) adlı çocuk yaralandı. Boğazına kurşun isabet eden İrtegün, aranan ambulansın güvenlik gerekçesiyle mahalleye gelmemesi üzerine ailesi tarafından Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan İrtegün, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

&n