ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU’NUN SON DEMEÇLERİ ÜZERİNE

828

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ GENEL SEKRETERİ AKIN BİRDAL, ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU'NUN SON DEMEÇLERİNİ DEĞERLENDİREREK, CEZAEVLERİ KOŞULLARININ İYİLEŞTİRİLMESİNİ İSTEDİ.

Açıklama aynen şöyle:
Cezaevlerinde ki baskı ve uygulamalar hızla tırmanışa geçmiştir. Baskı ve insanlık onurunu çürütmeye yönelik uygulamalar, Adalet Bakanı'nın yaklaşımı ve mantığından cesaret almaktadır.

Ne cezaevlerinde ki tutuklu ve hükümlülerin ne de yakınlarının cezaevlerini yönetmek gibi bir isteği yoktur.  İstedikleri, cezaevleri koşullarının ikinci bir işkenceye dönüşmemesidir. Türkiye, cezaevlerine dönüştürülmüştür. İaşe bedelinin ödenek yetersizliği nedeniyle arttırılamayacağı gerekçesi, yeni cezaevlerinin yapımı için ayrılan milyarlarca lira karşısında inandırıcılığını yitirmiştir.

Tutuklu ve hükümlü de olsa, insanların yaşam hakkı devletin ve o devletin yetkililerinin güvencesi altında olmalıdır. Hele bu yetkili Adalet Bakanı ise. Cezaevlerinde ki yaşam güvencesi, önce onun sorumluluğundadır. Ne var ki Bakan, bir türlü belli bir görüşün temsilcisi olarak görmekten kendini alamamakta ve olaylara önyargılı yaklaşmaktadır.

Bakanın en son tutuklu ve hükümlü yakınlarının isteklerine yaklaşımı ibret vericidir. Cumhuriyet döneminden bu yana bu nitelikte bir bakana rastlanmamıştır.

Biz, İnsan Hakları Derneği olarak, cezaevlerinde BM'ye üye ülkelerde ki tutuklu ve hükümlülere uygulanan asgari standart kurallara uyulmasını istiyoruz. Tutuklu ve hükümlü yakınlarının, insani yaklaşımlarına ve duygularına saygılı ve duyarlı olunmasını istiyoruz. Cezaevlerinde ki açlık grevlerini ve ölüm oruçlarını kışkırtıcı değil, son verici önlemlerin alınmasını istiyoruz.  İstanbul'da gözaltına alınan tutuklu ve hükümlü yakınlarının serbest bırakılmasını istiyoruz.  Yoksa, Bakan bu yaklaşımı ile, bundan sonra gelişebilecek olayların sorumluluğundan kendisini kurtaramayacaktır.

İnsan Hakları Derneği olarak, cezaevlerinde yatan tüm insanlarımızın ve yakınlarının bayram nedeniyle buruk duygularını paylaşıyor-ve çabalarının yanında olduğumuzu bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.

3 Ağustos 1987