ADANA’DA YAPILAN GÖSTERİLERDE GÖZALTINA ALINANLARA KÖTÜ MUAMELE YAPILDIĞINA İLİŞKİN ARAŞTIRMA RAPORU

769

Adana’da Ekim Ayında Yapılan Gösterilerde Gözaltına Alınanlara İşkence ve Kötü Muamele Yapıldığına İlişkin Araştırma ve İnceleme Raporu

29 Ekim 2008 

Avukatların, mağdur ailelerin derneğimize yaptıkları başvurularda ve bizlerin mağdurlarla bire bir yaptığımız görüşmelerde:  Abdullah Öcalan’a İmralı Cezaevinde işkence yapıldığı gerekçesiyle Adana’da yapılan eylemlere katıldıkları gerekçesiyle 19- 20 ve 21. 10. 2008 tarihinde gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun alınma esnasında ve polis otosuna bindirilerek emniyete götürülürlerken yolda dayak atıldığını ve işkenceye maruz kaldıklarını beyan etmişlerdir.

Yapılan başvuruları ve görüştüğümüz mağdurların anlatımlarını değerlendirdiğimizde:

1-Gözaltına alınma esnasında kişilerin mukavemette bulunmamasına rağmen polislerin kişilere karşı şiddet uyguladığını

2-Gözaltına alınma esnasında kişilerin işkence ve kötü muameleye tabi tutulduklarını,

3-Polis otolarına bindirilerek gözaltı birimlerine götürülürlerken yolda polis otolarının içinde kişilere işkence ve kötü muamele yapıldığını

4-Bu yöntemlerle kolluğun kişilere uyguladığı işkence ve kötü muamelenin kayıt dışı işkence ve kötü muamele işlemleri olduğunu,

kayıt dışı işkence vakalarının bu yöntemle olduğunu daha önce defalarca belirtmiş olmamızın ne kadar haklı ve doğru olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir.

PKK lideri Abdullah Öcalan’a işkence yapıldığı gerekçesiyle Adana’da yapılan eylemlere katıldıkları iddiasıyla gözaltına alınanların sayısı toplam 157 bunlardan 82 kişi 13 ve 16 yaş arası çocuklar tutuklananların sayısı 26 bunlardan 13 tanesi 13 ve 16 yaş arası çocuk

Yüz Yüze görüştüğümüz mağdurlar alınma esnasında ve polis otolarında gördükleri işkencelerden dolayı vücutlarının çeşitli yerlerinde oluşan darp izleri tarafımızdan da tespit edilmiştir.

Alınma esnasında ve polis otolarında yapılan bu işkence uygulamalarının işkencenin gözaltı birimlerinden sokaklara ve polis otolarına taşındığının da en net kanıtıdır. 

Avukatların, mağdur ailelerin derneğimize yaptıkları başvurularda ve bizlerin mağdurlarla yaptığımız görüşmelerde

1-Avukat Çemşit Tabak derneğimize yaptığı başvuruda  : 20.10.2008 yapılan eyleme katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan ve kendisinin de hazırlık soruşturmalarına katıldığı, Songül Demir , Kemal Güven , Nezat Toprak,  Metin Bilgiç, Mehmet Celebi, Abdullah Bağ,  Ümit Bayev (16 Yaşında tutuklandı), Resul Sekmen (16 yaşında tutuklandı), Velat Yalçın (16 yaşında tutuklandı), Müzeyyen Özdemir (16 yaşında tutuklandı),Onurcan söylemez (16 yaşında), Beritan Özdemir (15 yaşında tutuklandı), Sedat Kaya (16 yaşında tutuklandı),İbrahim Gönültaş (15 yaşında tutuklandı),Mazlum Oral (16 Yaşında tutuklandı),Özcan Öcal (15 yaşında tutuklandı),Meral Kaya (16 yaşında tutuklandı), ilhan Demir (16 yaşında tutuklandı), Şiirin Akyüz (16 yaşında tutuklandı), Leyla Özdemir (14 yaşında), Mahir Özdemir (13 yaşında), Devran Çankaya (13 yaşında), Enver Alagaş (13 Yaşında), Ömer Demir (14 yaşında),  Ceylan Kutluk (14 yaşında), İbrahim Sevim (13 yaşında), Serhat Özer (13 yaşında) ve Ahmet Yıldırım’ın  gözaltına alınma esnasında dayak atılarak gözaltına alındıklarını ve yine polis otosuna bindirilip Emniyet Müdürlüğüne götürülürlerken de polis otosu içinde dayak atıldığını, bu dayak ve işkenceden dolayı müvekkillerinin vücutlarının çeşitli yerlerinde morluklar ve darp izlerinin olduğunu, müvekkillerinin bu durumu savcılık ifadeleri esnasında da dile getirdiklerini belirttiklerini söyledi. 

2- Delila Mamuk Derneğimize yaptığı başvuruda 21.10.2008 tarihinde Ceyhan’da yapılan bir eylemin ardından sivil polislerin evini bastığını kendisini evinden çıkarırarak dışarıda bekleyen çevik kuvvet polislerine teslim ettiklerini, çevik kuvvet polislerin kendisine tekme ve tokatlarla döverek polis otosuna bindirdiklerini, polis otosunda da copla vurduklarını, ayrıca ağza alınmayacak küfür ve hakaretlere maruz kaldığını, aldığı darbelerden dolayı karakolda fenalık geçirdiğini, bunun üzerine Ceyhan Devlet hastaneye kaldırıldığını ve daha sonra tekrar karakola götürüldüğünü, gece tekrar fenalaşmasından kaynaklı hastaneye tekrar götürüldüğünü ve sabaha kadar hastanede sorum takılarak gözlem altında tutulduğunu ve daha sonrada serbest bırakıldığını” belirtti.

3- Mehmet Bulur, Mustafa Zamir ve Sabit Borubal Derneğimize yaptıkları başvuruda: Abdullah Öcalan’a yapılan işkenceyi protesto etmek amacıyla Ceyhan’da yapılan basın açıklamasına polislerin cop, gaz bombası ve plastik mermilerle müdahale ettiğini, bu müdahale sonucunda bir çok insanın yaralandığını, kendileriyle beraber toplam 42 gözaltına alındığını, gözaltına alınma esnasında polislerin coplarla ve tekme tokat kendilerini döverek gözaltına aldığını, özelliklede bindirildikleri polis otosunda Emniyet Müdürlüğüne götürülene kadar polislerin polis otosunda kendilerine coplarla vurduğunu, aldıkları darbelerden kaynaklı vücutlarının bir çok yerinde ve yüzlerinde yara bere oluştuğunu, göz altına alınan 42 kişiden 17 kişi yaşları ufak olduğu için aynı gece serbest bırakıldığını kendilerinin de aralarında bulunduğu 25 kişi 4 gün gözaltında tutulduklarını, gözaltında sürekli kendilerine küfür ve hakaret edildiğini, daha sonra savcılığa çıkarıldıklarını 5 kişinin tutuklandığını ve 20 kişinin ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını, vücutlarında ve yüzlerinde  darp izi olmasına rağmen, polislerin kendilerini dövdüklerini söylemelerine savcılık her hangi bir işlem yapmadığını belirtiler. (Not: Mehmet Bulur, Mustafa Zamir ve Sabit Borubal aldıkları darbelerden dolayı vücutlarındaki darp izleri tarafımızdan görülmüş ve fotoğrafları çekilere arşivimize alınmıştır)

4- Leyla Özdemir (14 yaşında) Derneğimize yaptığı başvuruda “20.10.2008 tarihinde saat 21.00 sularında Ova mahallesinde DTP tarafından düzenlenen basın açıklamasına polislerin cop ve gaz bombalarıyla müdahale ettiğini, ablası ve yeğni ile birlikte polisin saldırısından kaçtıklarını ve çıkmaz bir sokağa girdiğini, bu çıkmaz sokakta polislerin kendilerini yakaladığını, burada polislerin saçlarından tutarak yerden sürükleyerek polis otosuna götürüldüğünü ve polis otosuna kadarda saçlarından yerde sürüklendiği yetmiyormuş gibi cop ve tekmelerle kendisine, ablası Müzeyyen Özer ve yeğni Beritan Özdemir’e vurduklarını, coplarla vücutlarının her yerine vurduklarını, aldığım darbeler sonucunda vücudumda ve yüzümde morlukların oluştuğunu, göz altında sürekli küfür ve hakaretlere maruz kaldıklarını, ayrıca bir gece tutuldukları çocuk şubesinde de dayak atıldığını, bir gün gözaltında  kaldıktan sonra savcılığa çıkarıldığını, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını, yaşadığı olaydan dolayı psikolojisinin bozulduğunu” belirtti.

5- Şükran Özdemir derneğimize yaptığı başvuruda: 15 yaşındaki Özdemir 20.10.2008 tarihinde Ova mahallesinde yapılan bir gösteriye katıldığı gerekçesiyle gözaltına alındığını ve bir gün sonrada savcılığa çıkarıldığını, tutuklanarak Karataş Cezaevine konulduğunu, Kızı Beritan Özdemir ile 23.10.2008 günü Karataş Cezaevinde görüştüğünü, “ızının kendisine gözaltına alınma esnasında, polislerin bir çıkmaz sokakta kendisini yakaladığın saçlarından tutarak yerden sürükleyerek ve coplarla vurarak polis otosunun yanına getirildiğini, polis otosunun yanında polislerin ismini sorduğunu ve kendiside isminin Beritan Özdemir olduğunu söylemesi üzerine bu isim PKK kadrolarından birinin ismidir diyerek arkadan beline vurulduğunu bu vurulma üzerine yere düştüğünü, yerde polislerden bir tanesinin eline ayağıyla bastırdığını bu elinle polislere taş atarsını ha dediğini, aldığı darbelerden dolayı elinde ve vücudunda darp izleri oluştuğu gözaltında da sürekli küfür ve hakaretlere maruz kaldığı söylediğini” belirtti.

6- M.Beşir Akyüz Derneğimize yaptığı başvuruda: 16 yaşındaki kızı Şirin Akyüz 19.10.2008 tarihinde yapılan bir eyleme katıldığı gerekçesiyle gözaltına alındığını ve bir gün gözaltında tutulduktan sonra savcılığa çıkarıldığını ve tutuklanarak Karataş Cezaevine konulduğunu, 16 yaşındaki kızı şirin Akyüz’le 23.10.2008 tarihinde cezaevinde görüştüğünü, görüşmede, polislerin kendisini gözaltına alırlarken, saçlarından tutarak yerden sürüklediklerini, cop ve tekmelerle dövdüklerini, polis otosunun içinde elini yere koyarak bu elinle polislere taş atarsın ha diyerek eline ayaklarıyla basarak ezdiklerini, ayrıca cezaevine getirilirken de yolda polis otosu içinde polislerin kendisini dövdüğünü, bu darbelerden kaynaklı vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını” belirtti.

7- Nebahat Toprak derneğimize yaptığı başvuruda 20.10.2008 tarihinde oturduğum Anadolu Mahallesinde Abdullah Öcalan’a yapılan işkenceyle ilgili eylem yapılıyordu. Bende evimde oturuyordum, bir ara baktım etrafıma kızımın evde olmadığını gördüm. Kızımı bulmak için dışarı çıktım ve kızımı bularak elinde tutup evime geri gelirken yolda polislerin kendisini durdurduğunu eyleme katılırsın ha diyerek elerindeki coplarla kendisine vurduklarını ve eline kelepçe takılarak Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü gözaltında kaldığı sürece küfür ve hakaretlere maruz kaldığını belirtti.

İnsan Hakları Derneği
Adana Şubesi