BASIN AÇIKLAMASI

523

12 Ocak liderler zirvesinde alınan, Abdullah Öcalan hakkındaki ölüm cezası kararının yasama organına sevkedilmemesi ve böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin geçici önlem kararına uyulması kararı, tüm yurttaşlar açısından, insan hak ve özgürlüklerinin hukuk yoluyla korunması konusunda cesaret verici bir karardır.

Bu kararla hükümet, kendi siyasal değerlendirmelerini ve tercihlerini bir tarafa bırakmakta ve hukukun üstünlüğü ilkesine uymaktadır. (Avrupa Konseyi Statüsü'nün 3. Maddesi) Hükümet, ulusalüstü yargının kararına uymakla, yurttaşlarına geleceğe dönük olarak, olumlu, pratik bir örnek sunmaktadır.

İHD'nin konu ile ilgili değerlendirmeleri doğrulanmıştır. (05.01.2000 ve 11.01.2000 tarihli açıklamalarımız) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin muhatabının hükümet olduğu tezini liderler de benimsemiştir. Muhatabın TBMM olduğu yönündeki fetvaların hiçbir hukuksal temelinin olmadığını hükümet de değerlendirmiştir. Bu aşamada konu politik bir kişi olarak Öcalan konusu değil, hukuka bağlı devlet olma konusu idi. Hukuk, iktidarda bulunanların tercihine göre mi şekillenecekti, yoksa içerdiği ilkeler çerçevesinde mi kişilere uygulanacaktı? Hükümet, hukukun gerektirdiği şekilde bir uygulama içinde olma yolunu seçmekle, politik istek ve tercihlerini geri plana atma kararlığını, sorumluluğunu ve sağduyusunu gösterebilmiştir. Böylece yurttaşlara, haklarındaki ithamlar ne denli ağır olursa olsun, iktidarda bulunanlar itham edilenlere politik olarak ne

ürkiye'nin önü açılmıştır. Şimdi, insan hakları ve demokratik standartların yükseltilmesi zamanıdır.

Şimdi, Türkiye'de, demokratik yeniden yapılanma için sorumlu davranma zamanıdır.

Şimdi Türkiye'de, herkesin barış ve demokrasi için katkı sunması zamanıdır.

Şimdi Türkiye'de, şiddet ortamının kaldırılması, politik amaçlar için silahın araç olmaktan çıkarılması ve bunun yaşama geçirilmesi zamanıdır. Demokratik araç ve yöntemlerden sapma gösterilmemelidir.

Hüsnü Öndül
Genel Başkan