BASINA ve KAMUOYUNA

1052

Ülkemizde hızla tırmandırılan, şoven faşist dalga, tutuklu ve hükümlülere yönelik saldırılar olarak cezaevlerinde de sürdürülmektedir.

Cezaevlerin de tutuklu ve hükümlü olarak bulunan yurttaşlarımızın kurumlarımıza yaptıkları başvurularla cezaevlerinde yaşadıkları baskıları anlatmışlardır. 

Tekirdağ F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan PSAKD Genel Yönetim Kurulu üyesi ve Sarıyer Şube Başkanı Muammer ŞİMŞEK, 30.10.2007 tarihli mektubunda; “27.10.2007 cumartesi günü tüm hapishanede bağırtılar ve işkence sesleri yüksel-di. Arama yapıldığını ve aramada saldırı ve işkence yapıldığı anlaşılıyordu, atılan sloganlardan. Bu güne kadar hafta sonu hiç arama yapmamışlardı. Yan taraflarımızda bulunan C 92 ve C 99 nolu hücrelerden de saldırı sesleri geldi. Bu hücrelerde PKK davası tutsakları kalıyor. Bizim hücreye geldiklerinde dolapları ve yatakları dağıttılar. Çöpü mutfak bölümüne döktüler, hakaret ve tehditler savurup gittiler. Daha sonra 8 hücreye saldırı olduğunu öğrendik. 22 Ocak 2007 tarihli Bakanlık genelge si burada halen uygulanmadığı gibi, telefon konuşmalarında yanında gardiyan bekliyor ve Kürtçe konuşma diye tehdit ve müdahale ediyor. İdare her saldırı sonrasında soruşturma açıyor ve bizlere değişik cezalar uyguluyor…” demektedir.

Yine çeşitli cezaevlerinden İnsan Hakları Derneği Genel Merkezine yapılan, özellikle son günlerde gelişen ırkçı–şöven dalgalanmanın cezaevi görevlilerini de etkileyerek kendilerine yönelik yeni hak gaspları ile birlikte dayak ve darp uygulamalarını daha da yoğunlaştırdıkları ile ilgili başvurular, Demokratik kitle örgütleri olarak kaygılarımızı artırmaktadır.

Görüldüğü üzere, F tipleri uygulaması ile yoğunlaşan ve en üst seviyeye çıkarılan tecrit ve yalnızlaştırma politikaları, cezaevlerinde baskı ve işkence ile, keyfi ve insani değerleri ve insan yaşamını yok etme olarak devam etmektedir.

Yaşam ve beden bütünlükleri devletin elinde olan tutuklu ve hükümlülere yönelik saldırılar, asla bireysel olaylar olmayıp, sistematik olarak ve dönem dönem ağırlaştırılarak sürmektedir.

Şimdiye kadar hafta sonu hiç arama yapılmamış olmasına rağmen, şimdi hafta sonu arama adı altında hücrelere saldırılması, tutuklu ve hükümleri döverek işkence edilmesi, dışarıdaki şoven faşist saldırıların cezaevlerine yansımasıdır.

Cezaevleri, toplum tarafından sürekli izlenmesi gereken mekanlardır. O duvarların ardında ne olup bittiğini bilmek hakkımız olduğu için cezaevlerinin insan hakları savunucularına, Demokratik Kitle örgütlerine açılması, bizzat yerinde inceleme ve gözlemde bulunulmasının sağlanması gerektiğini yineliyoruz.

Tüm Tutuklu ve Hükümlülerin, temel insan haklarına ve özgürlüklerine saygı gösterilmeli, BM Minimum Cezaevleri Standartlarına uyulması gerekmektedir. Nerede olursa olsun temel hak ve özgürlükleri kısıtlamaya yönelik her uygulamaya karşı duracağımızı, insanlığa karşı işlenen suçlardan olan işkence, kaba dayak ve kötü muamele gibi suçları işleyen sorumlular hakkında gerekli soruşturma başlatılıncaya kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyor, içerdeki ve dışarıdaki hak gasplarına karşı tüm kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz.

İHD Genel Merkezi TİHV PSAKD HALKEVLERİ Ankara 78’liler Derneği ÇHD