Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi’nde Yaşandığı İddia Edilen Hak İhlallerini Araştırma Raporu

861

31 Ocak 2017

25 Ocak 2017 tarihinde Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan mahpusların ailelerinin çeşitli tarihlerde İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’ne yapmış oldukları yazılı başvuru ve “mahpusların tutuldukları alana konulan kameralarla ilgili İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na (TİHV) göndermek istedikleri mektuplara cezaevi idaresi tarafından el konulduğu” bilgisinin öğrenilmesi üzerine İHD Genel Merkez MYK üyesi Av. Nilay Nayman 2 mahpusla görüşme yapmak amacıyla Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gitmek üzere görevlendirildi.

Cezaevinde yapılan görüşmede Sait Gürkan ve Edip Yalçınkaya, tek koğuşta 18 kişi kaldıklarını, koğuşun iki katlı olduğunu, üst katta yalnızca yatakhane bulunduğunu, alt katta ise yemekhane, banyo tuvalet ve ortak olanın bulunduğunu, yaklaşık 20 gün önce havalandırma bölümüne ve koğuşun alt katında giriş kapısının üstüne, merdiven ve yemekhaneyi görecek şekilde toplam iki adet kamera yerleştirildiğini, koğuşun toplam alanının 9 m2 olduğunu, alt kattaki banyo ve tuvalet alanının 1 m2 olduğunu, üst kattaki yatakhane bölümünden alt kattaki banyo tuvalete giriş çıkışların içerideki kamera tarafından görüntülendiğini, aynı zamanda havalandırmadaki kameranın da yine banyo ve tuvalet pencerelerinin karşısında olduğunu, cezaevi idaresi tarafından bu uygulamanın başlatılmasının gerekçesinin “güvenlik” olarak söylendiğini, ancak kendilerinin yıllardır bu cezaevinde kaldıklarını ve bugüne dek böyle bir uygulamanın yapılmadığını, bu uygulamanın haksız ve dayanaksız, aynı zamanda insan onuruna aykırı olduğunu, cezaevi tarafından şikâyetlerini dile getirdikleri mektupların İHD ve TİHV’e gönderilmediğini, bu sebeple de 16 Ocak 2017 tarihlerinde üç hükümlünün açlık grevine başladıklarını, daha sonra cezaevi idaresi ve cezaevi savcısı ile görüşme sonucu açlık grevine son verdiklerini, şu an savcının kararını beklediklerini, koğuşun içerisindeki kameranın kaldırılmaması halinde bu uygulamayı asla kabul etmeyeceklerini beyan etmişlerdir.

Bu konuya ilişkin olarak 21.12.2016 tarihinde İHD Diyarbakır Şubesi, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı’na BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’nde düzenlenen “Özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir.” ilkesi ile TCK’da düzenlenen “özel hayatın gizliliği” ilkesini ihlal eden ve hukuk dışı uygulamalar gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılması için suç duyurusunda bulunmuştur. Yine aynı tarihte, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na yazı gönderilmiştir. 25 Ocak 2017 tarihli avukat görüşü sonrasında ise Çankırı İnfaz Hakimliği’ne hukuk dışı uygulamaya son verilmesi için şikâyette bulunulmuştur.

OHAL döneminden kaynaklı cezaevlerinde güvenlik tedbirlerinin artırıldığı herkesçe bilinmektedir. Ancak OHAL dönemi, hukuk kurallarının askıya alındığı bir dönem değildir, dolayısı ile keyfi uygulamalara izin verilmemelidir.

Kamera uygulaması ile AİHS’nin 3. Maddesi “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.” kuralı ile 8. Maddesi “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.” kuralı ihlal edilmektedir. Aynı zamanda BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’nde düzenlenen “Özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir.” kuralı ihlal edilmektedir.

Bu uygulama hakkında Derneğimize ve TİHV’e yazılan mektuplara el konulması ise AİHS’nin 10. Maddesi olan “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.” kuralını ihlal etmektedir.


İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

Merkezi Hapishaneler Komisyonu