Genel Kurmay Başkanlığı’nın Açıklaması Demokrasiye Açık Bir Müdahaledir

297
Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının doruğa ulaştığı ve TBMM’de yapılan ilk tur görüşmelerin Anayasa Mahkemesi’ne götürüldüğü bir sırada Genel Kurmay Başkanlığı’nın internet sitesi aracılığı ile yaptığı açıklama, demokrasiye açık bir müdahale teşkil etmektedir. Antidemokratik bulduğumuz ve değiştirilmesi için çaba harcadığımız 1982 Anayasası dahi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “demokratik bir hukuk devleti” olarak tanımlamıştır. Devletin bu nitelikleri başta devlet organları olmak üzere herkes için bağlayıcıdır. Devletin demokratikliği, sivil kurumların ve sivil siyasetin her türlü müdahaleden uzak ve özgür bir ortamda görev yapması demektir. Hangi gerekçe ile olursa olsun silahlı güçlerin bu alana müdahalesi devletin demokratik niteliğini ortadan kaldırır.

Hukuk devleti ilkesinin en önemli öğeleri ise; bütün devlet organlarının görev ve yetkilerinin hukukla sınırlı olması, yani hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığıdır. Devlet organlarının ve kurumlarının görevlerini yerine getirmede ve yetkilerini kullanmada hukuk dışına çıkmaları ya da yargı organları üzerinde baskı oluşturabilecek tutum ve davranışlar içerisine girmeleri, hukuk devleti ilkesini bütünüyle ortadan kaldırır.

Genel Kurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklama, hem devletin demokratik devlet ola özelliğine ve hukuk devleti ilkesine zarar vermiştir. Demokratik bir hukuk devletinde, hukuka aykırı olan, suç sayılan tutum, davranış ve eylemlerin soruşturulmasını sağlayacak, sabit olduğunda da cezalandıracak mekanizmalar bulunmaktadır. Devletin hiçbir organı ya da kurumu, kendini tek başına devletin koruyucusu ya da temsilcisi addedemez, diğer organların ve kurumların görev alanlarına müdahale hakkını kendinde göremez.

Yapılan açıklama siyasi tespit ve yorumlar içermekte, gerektiğinde askeri güçlerin duruma müdahale edeceği uyarısında bulunmaktadır. Böyle bir açıklamanın mevcut Anayasa ve askeri/sivil ceza yasaları açısından konumu bağımsız yargı organlarınca mutlaka tartışılmalıdır. Ancak yapılan bu açıklamanın dahi yargının tarafsız ve bağımsız görev yapmasının önünde önemli bir engel oluşturduğu da açıktır.

En önemlisi, yapılan bu açıklamaya karşı takınılacak tutumun ne olacağıdır. Bütün siyasi partileri, sendikaları, sivil toplum örgütlerini, meslek örgütlerini, insan hakları kuruluşlarını, aydınları, yazarları, üniversiteleri demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyoruz.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
MERKEZ YÜRÜTME KURULU