İSRAİL DEVLETİNİN SALDIRGANLIĞI DÜNYAYI FELAKETE SÜRÜKLÜYOR

668
KESK - İHD - TİHV - TTB Logo

KESK - İHD - TİHV - TTB Logo

31 Mayıs 2010 günü sabah saatlerinde, İsrail ordusu Gazze açıklarında, uluslararası sularda Gazze’ye yardım götüren insani yardım gemilerine ve bu gemilerde tamamen silahsız bir şekilde bulunan aktivistlere silahlı saldırıda bulundu. Bu saldırıda, en az 10’un üzerinde ölü ve onlarca yaralı olduğu belirtilmektedir. Ölenlerin ailelerinin ve yakınlarının acılarını paylaştığımızı belirtip baş sağlığı diliyor, yaralıların ise bir an önce iyileşmesini diliyoruz.

İsrail Devleti’nin bu saldırısını kınıyor ve lanetliyoruz. Yapılan bu eylem insanlığa karşı bir suçtur. İsrail Devleti yetkilileri insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı mutlaka yargı önüne çıkarılmalı ve yargılanmalıdırlar.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetine sesleniyoruz. Asıl şimdi “One Minute” deme zamanıdır. Öncelikle, insani yardım gemilerinde bulunan aktivistler sağ salim bir şekilde saldırgan İsrail Devleti’nin elinden kurtarılmalı, yaralıların tedavisi için biran önce Türkiye’ye getirilmeleri sağlanmalıdır. Cenazeler derhal teslim alınmalıdır. Acilen bu adımlar atıldıktan sonra TCK 13. maddesi uyarınca gemileri kaçıran ve TCK 77. maddesi uyarınca insanlığa karşı suç işleyen İsrail Devleti hükümeti üyeleri, İsrail Devleti silahlı kuvvetler komutanları hakkında TCK 13. madde uyarınca Adalet Bakanı derhal izin vererek Ankara Cumhuriyet Başsavcısı derhal soruşturma başlatmalıdır. Bu açıklamamız bir suç duyurusu olarak kabul edilmelidir.

İsrail Devleti saldırganlığının uluslararası kamuoyunda “yaramaz çocuk” muamelesi görmesine artık son verilmelidir. Bu çocuk büyümüştür. Çocukken yaptığı yaramazlıkları bir yetişkin olarak suç işleme alışkanlığı haline getirmiştir. Türkiye BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırmalı ve burada gerekli tepkinin oluşmasını sağlamalıdır. Uluslararası adaletin gereği olarak, BM Güvenlik Konseyi İsrail Devleti hükümeti ve silahlı kuvvet mensupları hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için karar almalıdır. Bu adımlar atılmadığı takdirde bu saldırgan devlet tutumu tüm dünyayı bir felaketin içerisine atacaktır.

Türkiye kamuoyuna buradan seslenmek istiyoruz. İsrail Devleti hükümeti ve silahlı kuvvet mensupları hakkında meşru tepkiler, silahsız ve saldırısız bir şekilde yapılmalıdır. Hiçbir şekilde İsrail yurttaşlarına, İsrail yurttaşı olmayıp bir başka ülkenin yurttaşı olan Yahudi dinine mensup olan kişilere kesinlikle tepki gösterilmemelidir. İsrail devletinin provakasyonlarına gelinmemelidir. Olaylarla hiçbir ilgisi olmayan kişilerin etnik veya dini sebepler nedeniyle saldırıya uğraması kesin bir ayrımcılık olacaktır. Bu insanların ayrımcılığa karşı korunması hakkı başta olmak üzere, hak ve özgürlükleri güvence altına alınmalıdır.

İsrail tarafından saldırıya uğrayan ve kaçırılarak alıkonulan ve içerisinde MAZLUMDER Genel Başkanı A. Faruk Ünsal ve yönetim kurulu üyeleri olmak üzere, İnsani Yardım Vakfı (İHH) Başkanı Bülent Yıldırım ve yöneticileri ile tüm aktivistlerin güvenli bir şekilde Türkiye’ye ve diğer ülkelere getirilinceye kadar demokratik tepkimizin artarak süreceğinin bilinmesini isteriz.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI

KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ