13 Nisan 2018

Başvurular ve Heyetin Oluşumu

Av. Mustafa Turan tarafından 17 Mart 2018 tarihinde İHD Genel Merkezi’ne gönderilen mailde, Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan müvekkilleri tutuklu Hacı Mehmet Bozdağ ve Bülent Kaçan ile yaptığı görüşmede, Hacı Mehmet Bozdağ’ın “13 Mart 2018 tarihinde sabah sayımı için koğuşlara gelen gardiyanların ayakta sayım istediğini, buna itiraz etmeleri üzerine 35-40 gardiyanın kendilerini darp ettiğini, bir kısım mahpusun kamerası olmayan ziyaretçi görüş odasına alınarak birinci müdür tarafından darp edildiğini, hala ağrılarının olduğunu, yürümekte zorlandığını”anlattığını, Bülent Kaçan’ın ise “koğuşa gelen gardiyanların baş bölgesine sayısız defa vurduğunu, vücudunun pek çok yerinde morluklar olduğunu” anlattığını, aynı zamanda hükümlülerden Abdullah Güven, Ali Aydın, Mehmet Sait Alptekin’in hücreye konulduğunu ve süresiz  açlık grevine başladıklarını, şikayet dilekçelerinin gönderilmediğini ve hastaneye sevk edilmediklerini” anlattıklarını belirtmiştir.

İHD Adana Şubesi’ne 16 Mart 2018 tarihinde başvuran Emine Aydın,  oğlu Ali Aydın’ın Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olduğunu, oğlunun 16 Mart’ta yaptıkları telefon görüşmesinde tüm mahpusların darp edildiğini, kendisinin de tek kişilik hücreye konulduğunu, bu sebeple 2 mahpuslar birlikte açlık grevine başladıklarını, kendilerine su verilmediğini aktardığını beyan ederek cezaevine heyet göderilmesini talep etmiştir. 3 Nisan 2018 tarihinde ikinci başvurusunu yapan Emine Aydın, 2 Nisan günü oğlu Ali Aydın ile açık görüş yaptığını, görüşte oğlunun ayakta sayım, İstiklal Marşı okumaya zorlanma, sosyal aktivitelerin yasaklanması gibi uygulamalarla karşılaştıklarını, gardiyanların çok gergin ve baskıcı olduğunu belirterek can güvenliklerinin olmadığını ve 2 kişiyle birlikte açlık grevlerine devam ettiklerini anlattığını belirtmiştir. 9 Nisan 2018 tarihli üçüncü başvurusunda ise Emine Aydın, cezaevindeki sıkıntıların artarak devam ettiğini, açlık grevinin 29. gününde olduğunu, kilo kaybı yaşadıklarını, şeker ve suyun sınırlı verildiğini iddia etmiştir.

Heyetin Ziyareti ve Görüşmeleri

Başvurular üzerine İHD üyesi 3 avukat 13 Nisan 2018 tarihinde Karaman’a gitmiş, öncelikle cezaevi savcısı ile görüşmüştür. Cezaevi savcısının Karaman Adliyesi’ndeki savcı kadrosunun eksikliği nedeniyle Başsavcı olduğu öğrenilmiştir. Başsavcı ile yapılan görüşmede Başsavcı, Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 13 Mart 2018 tarihinde yaşanan olaydan haberdar olduğunu, bu cezaevinin adli mahpuslar için uygun olduğunu ancak siyasi mahpusların kaldığı koğuşların adli mahpusların kaldığı koğuşlarla çok yakın olması nedeniyle uygun olmadığını, 13 Mart tarihinde Adalet Bakanlığı’nın 07.02.2018 tarihli ve 77204178-207.99/1723/19321 sayılı genelgesinde belirtildiği şekilde sayım yapmak için koğuşa gelen infaz koruma memurlarına hükümlülerin zorluk çıkarması üzerine olayların başladığını bildiğini, iddia edilen darp olayıyla ilgili darp raporlarının alındığını, hem hükümlülerin hem memurların şüpheli ve müşteki sıfatıyla ayrı bir dosyada soruşturulduklarını, aynı zamanda cezaevinde disiplin soruşturmasının da açıldığını, yeni gelen genelgenin hükümlülere tebliği yapılmadığı için söz konusu uyuşmazlığın yaşandığını düşündüğünü, bu cezaevinde siyasi mahpusların kalmasının fiziki şartlar gereği uygun olmaması nedeniyle başka cezaevlerine sevkleri için cezaevi yönetimi tarafından Adalet Bakanlığı ile görüşme yapıldığını bildiğini, kendisinin henüz cezaevine gidip hükümlülerle görüşmek için vaktinin olmadığını, ancak cezaevi müdürüyle görüştüğünü, Adalet Bakanlığı’nın da dosya hakkında bilgisinin olduğunu anlatmış ve beyanı tarafımızdan kendi anlatımımızla işbu rapora aktarılmıştır.

Adalet Bakanlığı’nın 07.02.2018 tarihli ve 77204178-207.99/1723/19321 sayılı genelgesi incelenmiş;

  1. “Personele yönelik saldırı, rehin alma gibi eylemleri önlemek amacıyla sayımların, odanın alt katında tüm hükümlü/tutuklular belli bir nizamda ayakta görülecek şekilde alınması,
  2. Hastalığı bilinen veya doktor tarafından yatak istirahati verilen hükümlü/tutukluların ise sağlık durumları göz önünde bulundurularak ayakta ya da fiziki mekan zorunluluğu şartı aranmaksızın sayılması,
  3. Son günlerde yaşanan terör olayları nedeniyle üzücü bir olaya sebebiyet verilmemesi için sayımlara yeteri kadar personel ile girilmesi” bilgisinin paylaşıldığı görülmüştür.

Hükümlülerin ve infaz koruma memurlarının müşteki ve şüpheli sıfatıyla yer aldıkları Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/2523 soruşturma numaralı dosyası avukat olarak incelenmiş ve ilgili Cumhuriyet Savcısıyla görüşülmüştür. Dosya savcısıyla yapılan görüşmede, kamera kayıtlarının getirildiğini, bilirkişi incelemesine göndereceğini, darp raporlarının alındığını, revirdeki doktorun tanık olarak dinlendiğini, tüm hükümlülerle de bizzat ifade alırken görüştüğünü beyan etmiştir. Dosyanın incelenmesinden, hükümlülerin ifadelerinin alındığı, ‘BTK ile giderilebilir’ şeklindeki darp raporlarının bulunduğu, bazılarında gözünde, kulağında şişlik, morluk gibi tespitlerin bulunduğu, ancak infaz koruma memurlarının ifadelerinin henüz alınmadığı, Savcının bizzat olay yeri incelemesi için Kuruma gittiği anlaşılmıştır.

Öğleden sonra cezaevine gidildiğinde 13 Nisan 2018 Cuma günü memurlara namaz izni verilmesi nedeniyle 14:00’da ancak giriş sağlanabilmiştir. Cezaevi girişinde beklemek için bankların ve bir mescit ile çocuk oyun parkının bulunduğu da gözlemlenmiştir.

Cezaevinde bulunan ve darp edildiği söylenen 10 kişinin ismi şöyledir:

  • Abdullah Güven
  • Ali Aydın
  • Mehmet Sait Alptekin
  • Özgür Ceylan
  • Mahmut Ekici
  • Bülent Kaçan
  • Hacı Mehmet Bozdağ
  • Nezir Dayan (İHD raporlarında da yer alan hasta mahpus)
  • Ömer Aydın
  • Mahsum Akdemir

Hükümlü Ömer Aydın’ın koşullu salıverildiği, Mahsum Akdemir’in ise kesinleşen adli cezası nedeniyle başka bir cezaevine nakledildiği öğrenilmiştir.

Cezaevinde hükümlü bulunan Abdullah Güven, Ali Aydın ile hükümözlü bulunan Hacı Mehmet Bozdağ ve Bülent Kaçan ile yapılan görüşmede;

“13 Mart 2018 tarihinde sabah sayımı esnasında görevli gardiyanların odaya geldiğini, sayı seslendirilerek ayakta sayım yapılacağının kendilerine söylendiğini,  yaklaşık 5-6 yıldır böyle bir uygulama olmadığı için bu keyfi uygulamaya itiraz ettiklerini, devamında koğuşa yaklaşık 35-40 kişilik gardiyan grubu ile cezaevi müdürlerinin geldiğini, hiçbir açıklama yapmadan hepsinin darp edildiğini, bir kısmının (Abdullah Güven, Ali Aydın, Mehmet Sait Alptekin) hücreye bir kısmının (Hacı Mehmet Bozdağ) kamera olmayan ziyaretçi görüş odasına götürüldüğünü, Hacı Mehmet bozdağ’ı darp edenler arasında birinci müdürün de olduğunu, Ali Aydın’ı darp edenler arasında ise ikinci müdürün olduğunu, hepsinin çeşitli bölgelerinde ağrılar, şişlikleri morluklar olduğunu, darptan 3 gün sonra ancak Savcı talimatıyla hastaneye sevk edildiklerini, revirdeki doktorun ise mayeneyi uzaktan bakarak yaptığını, hücreye konulan 3 kişinin aynı gün açlık grevine başladığını, 12 Nisan 2018 tarihinde açlık grevini sonlandırdıklarını; ancak açlık grevi süresince vitamin verilmediğini ve muayene edilmediklerini” anlatmışlardır.

Ayrıca hükümlüler, darp edilirken gardiyanların “Kamerasız yere götürün.” diyerek birbirlerini uyardıklarını, dahası hükümlü Ali Aydın’ın elleri ters kelepçeliyken ikinci müdürün “Bu Afrin için.” diyerek vurduğunu belirtmişlerdir.

Öte yandan, hükümlülerin yapılan disiplin soruşturmasında sayıma karşı çıkmak, slogan atmak ve yapılan koğuş aramasında yasak doküman ele geçirilmesi nedeniyle haberleşme ve iletişim araçlarından yoksun bırakma, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ve Abdullah Güven, Ali Aydın, Nezir Dayan ve Mehmet Sait Alptekin’in 7 gün hücreye koyma cezasıyla cezalandırıldıklarına dair kararlar da görülmüştür.

SONUÇ

Yukarıda açıklandığı üzere, AİHS’nin 3. Maddesi olan “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” kuralı ile BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 10. Maddesinde düzenlenen “Özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir.”  ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 46. maddesinin 9. fıkrasındaki “Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna saygı esastır.” kuralının ihlal edildiği görülmektedir.

OHAL koşulları ve güvenlik kaygısı gerekçe gösterilerek cezaevlerinde idarenin keyfi işlemlerinin her geçen gün artması insan hakları savunucuları olarak bizleri kaygılandırmaktadır.

Karaman Cezaevi’nde yaşanan olayla ilgili olarak Karaman Cumhuriyet Başsavcılı’ğınca açılan soruşturmada işlemler başlatıldığından ve açlık grevinin sonlandırılması nedeniyle yapılacak bir işlem bulunmadığından, bu aşamada ceza soruşturmasının etkili bir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtmek isteriz.

Adalet Bakanlığı’nın 7 Şubat 2018 tarihli genelgesinin mahpus haklarına ve insan onuruna aykırı olması nedeniyle bu genelgenin değiştirilmesi noktasında Adalet Bakanlığı’na müracaat edilecektir.