Muhaliflere Yönelik Hukuk Dışı Tutumlara Son Verilmelidir!

352
Değerli Basın Mensupları,

Son aylarda muhalif siyasi parti ve basın organları ile insan hakları savunucuları, gazeteciler, yazarlar hakkında çeşitli bahanelerle soruşturmalar yapılması, davalar açılması, gözaltı ve tutuklama kararları verilmesi gibi baskıcı yöntemlerde büyük artışlar gözlenmektedir. Bunun son örneklerinden birisi aralarında İHD Ankara Şube yöneticimiz İsmet Aras ve DTP Ankara İl Başkanı Salih Karaaslan’ın da bulunduğu 4 kişi hakkında katıldıkları basın açıklamaları dolayısıyla tutuklama kararları verilmesidir.

Demokratik toplumlarda farklı ‘sesler’, muhalif düşünceler, siyasi parti çalışmaları bir zenginlik kaynağı olarak görülür ve korunan değerler olurken; Türkiye’de yönetsel, yargısal ve siyasi pratiklerle engellenmekte, dışlanmakta ve marjinalleştirilerek “suç konusu” haline getirilmektedir. Henüz yayına başlamamış gazeteler hakkında dahi toplatma kararları verilebilmektedir. Gündem Gazetesi yada bu gazete yerine çıkarılmak istenen diğer gazeteler hakkında toplatma ve süreli kapatma kararları verilmekte, dağıtımı engellenmektedir.

Mutlak zorunluluk halinde uygulanması gereken gözaltı ve tutuklama önlemleri, muhalif siyasi parti mensupları açısından, sıradan uygulamalara dönüşmüştür. Siyasi parti binaları basılmakta, yöneticiler ve belediye başkanları tutuklanmaktadır. Son birkaç ay içinde 5 DTP İl Başkanı ve Cizre Belediye Başkanı tutuklanarak cezaevine konuldu; 60’a yakın DTP yöneticisi de gözaltına alındı.

Yapılan uygulamalar ve verilen kararlar, eşitlik, ifade özgürlüğü, kişi güvenliği ve adil yargılanma hakkı gibi temel insan hakları ihlal etmektedir. Bağımsız ve tarafsız yargı demokratik toplumun temelini oluşturduğu unutulmamalıdır. Yargının siyasal amaçlarla kullanılması demokratik toplumda büyük tahribatlara yol açar. Demokratikleşme adına anayasada ve yasalarda çok sayıda değişiklikler yapılmasına, yeni yasalar çıkarılmasına ve AB ile üyelik müzakereleri yürütülmesine rağmen, özellikle yürütme ve yargı organlarının hak ve özgürlüklere bakışında önemli sorunlar bulunmaktadır. Düşünceyi ifade etme özgürlüğünün korunması yerine; çeşitli yollarla yapılan düşünce açıklamalarından dolayı çok sayıda kişi hakkında davalar açılması, tutuklama kararları verilmesi kaygılara yol açmaktadır.

Son olarak İHD Ankara Şube Yöneticimiz İsmet Aras’ın ve DTP Ankara İl Başkanı Salih Karaaslan ile YK üyeleri Özüren ve Gümüş’ün, basın açıklamalarına katılmaları gerekçe gösterilerek tutuklanmaları, bu kaygıların yersiz olmadığını göstermektedir.

İnsan hakları istisnasız herkes içindir. Bu “herkes” içinde muhaliflerin, aykırı düşüncelere sahip olanların ve insan hakları savunucularının da olduğu unutulmamalıdır.

Bu düşüncelerle bütün devlet organlarını ve idarecileri insan haklarına saygı ve koruma konusunda bir kez daha uyarıyoruz.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ