OTORİTER POLİS DEVLETİ UYGULAMALARINA SON VERİLMELİDİR!

Taksim Gezi Parkı Direnişi                                                                                                                              31.05.2013

İstanbul Taksim’de bulunan Gezi Parkı kaldırılarak, bu parkta bulunan ağaçlar kesilerek bu toplumsal yaşam alanı alışveriş merkezine dönüştürülmek isteniyor. Çok sayıda vatandaş ise bu duruma tepki göstermek için günlerdir bu parkta nöbet tutmaktadır. Fakat hemen her gün kolluk kuvvetleri, bu parkın alışveriş merkezi yapılmasına karşı çıkan ve bunun için tepkisini ortaya koymaya çalışan bu vatandaşlara tazyikli suyla ve gaz bombalarıyla çok sert biçimde müdahale etmekte, eylemcilere ait bir kısım çadır ve eşyalar üst üste konularak yakılmaktadır.

Son olarak 31 Mayıs 2013 Cuma günü kolluk kuvvetlerinin orantısız ve gayriinsani müdahalesi Taksimi yaşanabilir bir yer olmaktan çıkarmış, barışçıl gösteri hakkını kullanan eylemcilere ise ciddi zararlar vermiştir. Bazı duyarlı milletvekillerinin de aralarında bulunduğu eylemciler ciddi zarar görmüş ve bir kısmı da yaralanmıştır. Bunun yanı sıra müdahale noktalarından geçen insanlar da zarar görmüştür.

Yaşanan bu olaylara ilişkin görüntüler kolluk kuvvetlerinin ve mülki amirlerin güç kullanma noktasında tüm sınırları aştığını göstermektedir. Müdahalelerde kullanılan gaz bombaları asayiş amaçlı değil toplumsal huzuru bozucu bir işkence aracı haline gelmiştir. Yine bu gaz bombalarının fişekleri doğrudan doğruya eylemcileri yaralama ve hatta kimi olaylarda öldürme aracı haline gelmiştir.  Bu otoriter uygulamalara, polis şiddetine artık bir son verilmelidir!

Gerek siyasal iktidar gerekse de tüm bürokratik makamlar gösteri ve ifade özgürlüğünü kullananlara yönelik şiddet uygulamalarından vazgeçmeli, bu zihniyeti terk etmelidir. Gerek uluslararası sözleşmelere göre gerekse de iç mevzuatımıza göre herkes tepkisini kişisel ya da toplu biçimde barışçıl gösterilerle ortaya koyma hakkına sahiptir. İnsan hakları savunucuları olarak, demokratikleşme iddiasında olan bir devletin eski alışkanlıklarını terk etmesini beklerken devlet ve iktidar yapısının aynı uygulamaları daha da sertleştirerek sergilemeye devam ettiğini gözlemlediğimizi vurgulamak istiyoruz.

İnsan Hakları Derneği olarak, son 4 gündür İstanbul’u bir açık hava işkencehanesine dönüştüren kolluk kuvvetlerinden sorumlu kişileri İçişleri Bakanlığı’na şikayette bulunduğumuzu ve ayrıca tüm sorumlularla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğumuzu belirtmek isteriz.

Hemen her toplumsal olayda kentleri birer gaz odası ve açık hava işkencehanesi haline çeviren kolluk kuvvetlerine, mülki amirlere, ilgili bakanlıklara ve siyasal iktidara sesleniyoruz; Artık otoriter bir zihniyet ve polis devleti istemiyoruz! Toplumsal barışı sağlamak ve korumak istiyorsanız bu uygulamalara son vermelisiniz!

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

Bir cevap yazın