Savcılık “Soykırım“ Kavramını Düşünce ve İfade Özgürlüğü Kapsamında Saydı

14

BASINA VE KAMUOYUNA

Savcılık “Soykırım “ Kavramını Düşünce ve İfade Özgürlüğü Kapsamında Saydı.

İnsan Hakları Derneği Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon olarak 2005 yılından bu yana, her yıl düzenli olarak, 24 Nisan’da 1915 Soykırımını anma etkinliği düzenliyoruz.

Bu etkinliklerde Ermeni, Süryani, Asuri ve Rum halklarına yönelik soykırımı dile getiriyor ve devlete “SOYKIRIMI TANI, ÖZÜR DİLE ve TAZMİN ET” çağrıları yapıyoruz.

2005 yılından bu yana hiçbir engelle karşılaşmayan Soykırımı anma etkinliğimiz, bu yıl engellendi.

Polis güçleri tarafından, ‘Soykırım ve Katliam’ sözlerini kullanmadan açıklama yapabileceğimiz, aksi halde açıklamanın engelleneceği tarafımıza tebliğ edildi.

İnsan Hakları savunucuları olarak, Soykırım kavramını kullanılmadan, tarihin ilgili döneminin bir eleştirisi yapılamayacağı düşünüldüğünden, açıklama yapmak kararından vazgeçtik.

Bütün bu tartışmalar sırasında, ‘ERMENİ SOYKIRIMINI TANI, AF DİLE, TAZMİN ET’ ifadeleri yazılı ve Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyona ait olan pankartı ve Soykırımda katledilen Ermeni insanlarımızın fotoğraflarını toplantı alanına getiren arkadaşlarımız, aktivistlerimiz Leman Yurtsever, Jiyan Tosun ve Gamze Özdemir gözaltına alındılar.

Gözaltında fiziki ve sözlü kötü muameleye maruz kaldılar, elleri kelepçelendi, kendilerine son sesle ırkçı şarkılar dinletildi ve karakolda ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldılar.

Ve ardından, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Suçları tarafından, TCK 216. madde gerekçesiyle, ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Soruşturma sonucunda, Basın Suçları Savcısının vermiş olduğu kararı önemli buluyoruz.

Savcılık makamı, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verirken; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıfta bulunmuş ve “…kabul edilemeyecek;  rahatsız edici nitelikte de olsa,  tarihçileri ilgilendiren konuların farklı yorumlanış biçimlerini…” düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul etmiştir.

Coğrafyamızda, Türkiye’nin altına imza attığı bütün uluslararası sözleşmeler gözardı edilerek, düşünce ve ifade özgürlüğünün geldiği nokta ortada… Yüzlerce insan devletten farklı düşündükleri için cezaevlerinde…

Bu nedenle, Basın Suçları Savcılığı’nın vermiş olduğu bu kararın, siyasi irade tarafından dikkatte alınmasını istemek bizim için çok önemli…

Bundan böyle her 24 Nisan etkinliğimizde Basın Savcısının vermiş olduğu bu kararı yanımızda taşıyacağız., Ve eğer etkinliklerimiz bir kez daha engellenmek istenirse, bu kararı bizi engellemek isteyen resmi görevlilere göstereceğiz.

İnsan Hakları Derneği

İstanbul Şubesi

Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon