SIRA KİMDE?!!

682

30 Mayıs 1998 tarihinde İnsan Hakları Anıtı önünde aşağıdaki açıklama yapıldıktan sonra Kızılay PTT’sinden İçişleri Bakanına “Sıra Kimde?” yazan telgraflar çekildi.

İşkencenin, politik cinayetlerin, gözaltında kayıpların, infazların, yolsuzlukların sorumlularının değil; insan onuruna uygun bir yaşamı savunanların cezalandırıldığı bir ülkede insan hakları için mücadele ediyoruz.

28 haftadır İnsan Hakları Anıtı önünde, hak ihlallerinin mağdurları biraraya gelerek hak ihlallerinin sorumlusu olanların açığa çıkarılarak cezalandırılmasını istiyoruz. Yani, devletin muhalifleri yok ederek onlardan kurtulma politikasının sonuçsuz olduğunu ve şiddet politikalarına artık son verilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Susurluk Kazası sonrasında da ortalığa saçılan korkunç gerçeklerin üzerine gidilebilseydi ve yıllardır Türkiye’de yaşayan insanların çektiği acıların hesabı sorulabilseydi, yeni acılar yaşamamıza gerek kalmazdı. Cinayet şebekeleri, yüreklendirildi, kahraman ilan edildi.

Susurluk’ta açığa çıkan gerçeklerin üzerine gitmeyen ve bu kamburla yaşamayı kabul eden herkes ve özellikle bu konuda görevini yapmayan yargı sistemi Genel Başkanımız Akın Birdal’a yapılan saldırıya ortaktır. Akın Birdal ve İnsan Hakları Derneği, yürüttüğü insan hakları mücadelesinden dolayı kurşunların hedefi olmuştur. Ülkemizde yaşanan hak ihlallerinin arkasında organize bir güç varolduğu için, insan hakları mücadelesi, çetelere yani kontrgerillaya karşı verilen mücadele haline dönüşmüştür. Bu mücadelede tek silahımız; insanlığın, barışa, kardeşliğe, eşitliğe ve özgürlüğe olan ortak inancı ve özlemidir.

Bizim için tetikçilerin yakalanıp tutuklanmış olması yeterli değildir. Önemli olan tetikçilerin arkasındaki gücün açığa çıkarılmasıdır. Bu olmadığı sürece, insan hakları savunucularına yönelik saldırılar sürecektir. Devlet görevlisi olan Cengiz Ersever ve Yeşil’in bu saldırıdaki rolleri, olayın gerisindeki güçlerle ilgili ipuçlarını göstermektedir. Cinayet ve suç odaklarının açığa çıkarılarak yargılanmadığı sürece hepimiz sıranın bize gelmesini bekleyeceğiz.

Yıldız Temürtürkan
İHD Ankara Şubesi