Sivas Katliamının 12. Yıldönümünde Özgürlükçü, Demokratik Temelde Laiklik Ve İnsan Hakları Talepleri Yükselmelidir

585

Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılan  35 insanımızın Madımak Otelinde güvenlik güçlerinin gözetiminde yakılarak katledilmesinin üzerinden  12 yıl geçti. Geçen bunca zamana rağmen bu katliama yol açan politikalar ve iktidar anlayışlarında hiçbir değişiklik olmadı.

Yasakçı ve günahçı bakış açıları topluma sürekli dayatılıyor. Gerçek gelişmelerin yerine yapayları konarak, demokratik bir kamuoyunun oluşması engellenmek isteniyor. İnsanların başörtüsü bağlamasını laikliğe aykırı bulan sistem, bir yandan da  tüm inançlara mensup bireylerden aldığı vergilerle kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı’na geniş olanaklar sağlamaktadır

Yeni Sivas katliamlarını önleyecek olan hiç kuşkusuz her türlü inanca, azınlık çoğunluk ayrımı yapmadan eşit ve özgürlükçü temelde yaklaşımdır.

Laiklik adına devlet müdahalesi ve yasaklarını savunmak aslında her zaman günahçı ve kaderci akımları güçlendirmiş, geliştirmiştir.

Hiçbir inanç ve düşünce üzerinde devlet baskısı ve yasaklar olmamalıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, Resmi Okullar da din dersi eğitimi olmamalı ama her türlü inanç kendi özgür, özgün alanını ifade edebilmelidir. Devlet tüm inançlara aynı eşitlik ve mesafede olmalıdır.

İnançlar arasındaki farklılıkların düşmanlıklara ve çatışmalara dönüşmesini önlemek herkesin görevi olmalıdır.

Bugüne kadar hiç yaşama geçirtilmemiş demokratik ve özgürlükçü temelde laiklik yaşam biçimine dönüşmeli, toplumun tüm kesimleri bu talepleri yüksek sesle dile getirmelidir.

İnsan Haklarına uygun gerçek laiklik ancak, bu yaklaşım biçimiyle hayata geçebilir.

2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta yakılarak katledilen 35 İnsanımızı bir kez daha saygıyla anıyor, Demokratik ve özgürlükçü temelde bir laikliğin takipçisi olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.

İHD İstanbul Şubesi