Türkiye: Olağanüstü Hal’in Olağanlaşması

1

EuroMed Rights ile İnsan Hakları Derneği – İHD, bugünlerde TBMM’de görüşülmekte olan ve olağanüstü hal ilanı durumunda uygulanan kısıtlayıcı hükümleri olağan hukuk kuralı haline getirecek yeni yasa tasarısıyla ilgili kaygılarını açıkça ifade edip kamuoyuyla paylaşmak yükümlülüğünü taşımaktadırlar. Yasanın bu hali ile meclisten geçmesi durumunda temel hak ve özgürlükleri sözümona özel durumlarda kısıtlayacağı ileri sürülen hükümler, Türkiye’de hukukun üstünlüğüne vurulmuş çok ciddi bir darbe olacaktır.

Yasa tasarısı ile kamu çalışanlarının toplu ihraçları 3 yıl daha yasal hale gelecek, gözlatı süresi de 12 güne kadar uzayacak. Halihazırda şiddeten uzak muhalefete sıklıkla uygulanan TCK 216. maddede düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçlaması acımasızca uygulanan Terörle Mücadele Kanunu içine yerleştirilecek.

Her ne kadar 18 Temmuz 2018 tarihi itibariyle Olağanüstü Hal kaldırılmışsa da 2017 referandumu ile değiştirilen Anayasa’nın 119. maddesine göre Cumhurbaşkanı’nın tek başına Olağanüstü Hal ilan etme yetkisi bulunduğu gibi kendisinin kanun hükmünde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınlama yetkisi de bulunuyor.

EuroMed Rights ve İHD bir kere daha vurgulamak ister ki ne insan hakları ne de hukukun üstünlüğü terörle mücadeleye feda edilebilir. Bu bakımdan Türkiye’deki yetkilileri acilen

  • yeni bir yasa tasarısı üzerinde çalışmak yerine insan hakları savunucuları, gazeteciler ve diğer tüm muhalif seslere karşı iddianamelerde yaygın bir biçimde kullanılan Terörle Mücadele Yasası ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerini değiştirmeye,
  • siyasi iktidarın işaret etmesi ile başlatılan her türden suçlama ve kovuşturmayı sonlandırmaya, hukuksuz bir biçimde tutuklu olan ve haklarında sadece temel hak ve özgürlüklerini kullandıkları için yargının bir baskı aracı olarak kullanıldığı binlerce kişiyi ivedilikle salmaya,
  • Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan KHK’lar ile ihraç edilen kişilerin mağduriyetlerini giderecek etkili giderim mekanizmalarını işler hale getirilmeye ve bu kişileri zaman kaybedilmeksizin görevlerine iade etmeye

çağırıyoruz.

Avrupa Birliği de ekonomik işbirliği, ticaret ve yatırım müzakereleri de dahil olmak üzere Türkiye ile ilişkilerinde insan hakları odaklı bir yaklaşımı benimsemeli. Avrupa Konseyi ise Türkiyeli yetkililere evrensel insan hakları yükümlülüklerinin yerine getirilmesi konusunda ısrarcı olmalıdır.

Arka Plan Bilgisi

21 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan KHK’lar ile bugüne kadar 150 binin üzerinde kamu çalışanı ile akademisyen ihraç edilmiş bulunuyor. İnsan hakları savunucularına yönelik saldırılar ise yaygınlaşarak devam etmekte. Binlerce insan hakları savunucusu ya hapis cezasına çarptırıldı ya da tutuklu olarak yargılanıyor. Pek çokları da yargının baskı altında, sayısız insan hakları savunucusu hakkında yurtdışı çıkış yasağı konularak pasaportları iptal edildi.

EuroMed Rights & İnsan Hakları Derneği