Uzun Gözaltı Süresi (30 Gün) AYM’ye Taşındı

906

Metin Kösemen ve Mehmet Ali Genç isimli gençler Şanlıurfa Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi’nde 23 Temmuz 2016 tarihinden beri gözaltında tutulmaktadır. Gözaltının ilk 5 günü avukatları ile görüştürülmeyen gençlere işkence ve kötü muamele yapıldığına dair ciddi tespit ve iddialar ileri sürülmüştür. Bu gençlerin avukatları gözaltı süresinin 5.gününden sonra yaptıkları görüşmede müvekkillerinin maruz kaldıkları işkence ve kötü muamele ile ilgili iddialarını tutanak altına almış, bu tutanaklarla Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığı’na 2 kere suç duyurusunda bulunmalarına rağmen herhangi bir işlem yapılmamıştır. Gözaltı süresinin uzaması üzerine gözaltı işleminin sona erdirilip gençlerin sağlık kuruluşuna sevkine dair 29 Temmuz günü Şanlıurfa Sulh Ceza Hâkimliğine başvurmuşlardır. Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hâkimi 1 Ağustos 2016 tarihinde başvuruyu kabul etmemiş ve gözaltı işlemi devam etmiştir. Gençlerin avukatları hukuksal girişimlerde bulunmamız amacı ile 29 Temmuz günü İnsan Hakları Derneğine başvuru yapmışlardır.

Metin Kösemen ve Mehmet Ali Genç’in gözaltında oldukları 12. Günde yani 3 Ağustos 2016 günü Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talepli başvuru yapılmıştır (AYM Başvuru No: 2016/13956). Bu başvuru gençlerle birlikte İnsan Hakları Derneği başvurusu olarak yapılmıştır. Bu başvuru da Metin Kösemen ve Mehmet Ali Genç’in gözaltı işleminin sona erdirilerek, işkence ve kötü muamele iddialarının tespiti için sağlık kuruluşuna sevkleri konusunda tedbir kararı verilmesi istenmiştir. Bunun yanı sıra, gözaltı süresinin uzamasına dayanak gösterilen 667 sayılı OHAL KHK’sının 6.maddesinin 1.fıkrasının a bendinin Anayasanın 15/2, AİHS’nin 15/2, Medeni ve Siyasi Hakları Uluslararası Sözleşmesinin 4.maddesine açık aykırı olması nedeni ile Anayasa’nın 90.maddesi gözetilerek, 30 günlük gözaltı süresinin uygulamasının durdurulması için tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Ayrıca esasa geçilerek ihlal kararı verilmesi ve tazminat ödenmesi istenmiştir.

İHD ve TİHV’in, OHAL ve OHAL KHK’ları ile ilgili yaptıkları tespit ve açıklamalarında da belirtildiği gibi 30 günlük gözaltı süresi kesinlikle Anayasa’ya ve ilgili insan hakları sözleşmelerine aykırıdır. AİHM’nin Aksoy-Türkiye kararı da bunu teyit etmektedir.  Anayasa Mahkemesi’nin bu konu ile ilgili vereceği tedbir kararı Türkiye’nin hukuk devletine bağlı olup olmadığını göstermesi bakımından önemli olacaktır.

Gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır.

İnsan Hakları Derneği