İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), taban maaş hakkı ve mülakat mağduriyetine son verilmesi talebiyle 11 gündür açlık grevinde olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerinin maruz bırakıldığı işkence ve kötü muameleye tepki gösterdi.
İHD Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen basın toplantısına sendika temsilcileri de katıldı. Burada konuşan İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Anayasal ve demokratik bir hak olan protesto hakkının Ankara’da fiilen ortadan kaldırıldığını belirterek, barışçıl eylem ve etkinlik hakkını kullanmak isteyen herkese yönelik orantısız bir polis şiddeti uygulandığını ifade etti. Aydın, “Uluslararası standartların çok gerisinde olan 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteriyi Yürüyüşü Kanunu’nun hükümleri bile şu an askıya alınmış durumda. Anayasa Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin çeşitli vesilerlerle vermiş olduğu kararlara rağmen bu hak sistematik bir biçimde ihlal ediliyor. İHD olarak bu polis şiddetini kınıyoruz, öğretmenlerin barışçıl eylemlerine yönelik polis şiddetinin bir an önce sona ermesini ve haklı taleplerinin bir an önce yetkililerce dinlenip, yerine getirilmesini diliyoruz. ” dedi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK üyesi Eda Aksoy da, “Günlerdir sokaklarda, meydanlarda sadece insanca yaşama ve meslek onuruna yaraşır koşullarda çalışma talebimizi haykırıyoruz. Ancak haklı taleplerimize kulak vermek yerine, devletin kolluk kuvvetleri öğretmenlerin karşısına dikilmiştir. Günlerdir en barışçıl eylemlerimizde bile polis baskısı, orantısız güç, darp, gözaltı ve şiddetle yüz yüze bırakılıyoruz. Sınıflarda olması gereken öğretmenleri sokaklarda darp eden, açlıkla ve şiddetle terbiye etmeye çalışan bu zihniyeti reddediyoruz.” diye konuştu.
Aksoy “Bugün, direnişimizin yarattığı haklı meşruiyetin bir sonucu olarak müzakere sürecinin başladığını görüyoruz. Bu müzakerelerden, öğretmenlerin kanayan yaralarına somut, yasal ve kalıcı çözümler çıkana kadar mücadeleden ve direnişten bir adım dahi geri atmayacağız” dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan’a seslenen Aksoy, “Süreç hızlanmalı ve öğretmenlerin talepleri karşılanmalıdır. Bizler açlık grevinde kritik noktaya ilerliyoruz. Bizler, eğitim-öğretim sürecinin asli unsurlarıyız. Haklarımız, emeğimiz ve öğrencilerimizin geleceği için direniyoruz. Haklıyız, kazanacağız! Emeğimizin karşılığını alana kadar buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz” ifadelerini kullandı.
TİHV Başkanı Metin Bakkalcı da, öğretmenlerin yaşadıklarının ülkedeki demokrasi, hukuk insan hakları meselesinin bir tür özetini yansıttığını belirterek, şunları söyledi: “Bu özetin merkezinde de ısrarla sistematik olarak işlenen suçlar yatıyor. Birincisi onurlu çalışma hakkı. Bu ihlal ediliyor. Suç işleniyor. İkincisi, toplantı ve gösteri özgürlüğü. İhlal ediliyor. Suç işleniyor. Üçüncüsü, bu sözü edilen polis şiddeti işkence düzeyine ulaşmış bir meseledir. Herkesin tanıklığında, bir kere değil günlerce, kasti bir şekilde, belli bir amaca yönelik olarak uygulanan kolluk kuvvetlerinin bu şiddeti işkence ve diğer kötü muamele olarak tanımlanır. Dördüncüsü, kimileriniz ne yazıklı, keyfi bir şekilde özgürlüklerinden alıkonuluyor. Bu kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlalidir. Dolayısıyla burada bu işlenen suçların sorumluları, silsile içinde bir etkili soruşturmaya dahil olarak hesap vermelidir.”