Bugün sabaha yine gözaltı operasyonlarıyla uyandık. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik gözaltı ve tutuklamalar ne yazık ki devam ediyor. İnsan hakları eylem planlarında defalarca ifade edilen “tutuklamanın istisna, tutuksuz yargılamanın esas olduğu” ve “sabah erken saatlerde yapılan gözaltı uygulamalarına son verileceği” yönündeki taahhütlerin sadece kağıt üzerinde kaldığını bir kez daha yaşayarak görmekteyiz.
Adıyaman, Adana ve Antalya büyükşehir belediye başkanlarının gözaltına alındığını üzülerek öğrendik. Halkın yüksek oy oranlarıyla seçtiği belediye başkanlarının, sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınmaları; günlerce gözaltında tutulmaları ve ardından tutuklanmaları, insan hakları ve hukuk devleti ilkeleriyle açıkça çelişmektedir.
Üstelik yöneltilen suçlamalar, itirafçı beyanlarına dayandığı iddia edilen ve Türk Ceza Kanunu kapsamında tutuklamayı zorunlu kılmayan maddelere dayanmaktadır. Belediye başkanlarının ifadeye çağrıldıklarında ifade vermeye gidecekleri kamuoyunca bilinmekteyken, bu şekilde bir uygulama tercihi, toplumda korku yaratmayı hedefleyen politik operasyonlar izlenimini güçlendirmektedir.
Seçilmiş belediye başkanlarının gözaltına alınması ve tutuklanması aynı zamanda seçmenin iradesinin gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Bu, demokrasiye ve hukuka yapılmış açık bir müdahaledir.
İnsan hakları savunucuları olarak, Adana, Adıyaman ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlarına yönelik bu operasyonları kınıyoruz. Gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Hukukun üstünlüğü ve halkın iradesi yok sayılmamalıdır.
İnsan Hakları Derneği



