Maraş Katliamının 47. Yılında Hakikat ve Adalet Arayışımızda Israr Ediyoruz

47 yıl önce gerçekleştirilen Maraş Katliamında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor, hakikat ve adalet arayışımızda ısrar ediyoruz.

19 Aralık 1978’de başlayıp, 26 Aralık 1978 ‘e kadar devam eden devlet içinde örgütlü yapıların eliyle gerçekleşen Maraş Katliamında 120 kişi vahşi yöntemler kullanılarak öldürüldü, binin üzerinde insan yaralandı, 552 ev yakılarak tahrip edildi, 289 işyeri yağmalandı. Katliamın bitmesi ile aynı gün 26 Aralık 1978’de 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi.

Bu katliam da tıpkı diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiş, şehirdeki kolluk kuvvetleri herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Önlemeye yönelik gerekli tedbirleri almaması nedeniyle Maraş Katliamının sorumlusu devletin kendisidir.

İnsanlığa karşı işlenen suç kategorisine giren fiillerin gerçekleştirildiği Maraş Katliamında cezasızlık politikası uygulanmıştır. Örneğin, katliamın önemli faillerinden 68 kişiye hiç ulaşılamamış hatta fail oldukları bilinen bazı kişiler milletvekili, bürokrat olabilmişlerdir. Ayrıca, faillerin bir kısmının yargılaması 23 yıl sürmüş ve sonrasında 1991 yılında yapılan yasal düzenleme ile tüm failler serbest kalmışlardır.

Devlet büyük acılar ve ağır insan haklarının yaşandığı Maraş Katliamu ile yüzleşmek ve onarıcı adalet mekanizmalarını kurmak yerine düzenlenmek anmaları çeşitli gerekçelerle yasaklamıştır. Katliamı kınamaya yönelik düzenlenmek istenen etkinlikler toplumsal hafızanın oluşumuna katkı sunacaktır. Benzer şekilde, bu etkinlikler failleri ve sorumluları koruyan cezasızlık politikasının sonlanması bakımından da önemli bir işleve sahiptir. Anma etkinlikleri aynı zamanda toplantı ve gösteri özgürlüğü kapsamında olduğundan etkinliklerin yasaklanması bu hakkın da ihlali anlamına gelmiştir.

1 Ekim 2024’te başlayan Kürt Meselesine ilişkin barış sürecinin diğer toplumsal katliamlar gibi Maraş Katliamına ilişkin hakikatı ortaya çıkarmaya ve adaleti sağlamaya imkan sunacağını umuyoruz. Zira kalıcı ve kapsayıcı bir toplumsal barışın yolu hakikatin ortaya çıkarılması ve geçmişle yüzleşmekten geçmektedir.

Geçmişte yaşanan soykırımlar, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları aydıntıldığında ve bu suçlar nedeni ile resmi özür dahil gerekli adımlar atıldığında kalıcı toplumsal barışın temelleri daha da sağlamlaşacaktır. Bu nedenledir ki, Maraş katliamı aydınlatılmalı, adalet sağlanmalı ve Alevileden özür dilenmelidir.

Maraş Katliamının 47. yıldönümü vesilesi ile bu katliamda yaşamını yitirenleri saygı ile anıyoruz. Siyasal iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Hakikat ve adalet için mutlaka bir komisyon kurulmalı ve böylece dünyada onlarca ülkede yapıldığı gibi Türkiye’de de gerçekler halka açıklanmalıdır.

İnsan hakları savunucuları olarak hakikat ve adaletin sağlanmasında ısrarcıyız. Maraş Katliamı insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Maraş Katliamı başta olmak üzere tüm suçlar ile ilgili yaşayan faillerin yargı önüne çıkarılmasını ve hesap sorulmasını talep ediyoruz. Bütün bu suçlardan sorumlu olan devletin özür dileme ve gerçeği açığa çıkarma sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ