TİRE B TİPİ KAPALI CEZAEVİ’NDE YAŞANAN HAK İHLALLERİNİ ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU

TİRE B TİPİ KAPALI CEZAEVİ’NDE YAŞANAN HAK İHLALLERİNİ ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU 

A. OLAY:

Tire B Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü Mehmet Deste’nin kızı Derya Deste: 04.07.2008 Günü babasının ziyaretine gittiği, cezaevi girişinde bayan polislerce üst aramasına tabi tutulduğu, üst aramasının ötesine geçilerek ince arama adı altında onur kırıcı şekilde davranıldığı, kendisinin mağdur edildiği, hak ihlaline uğradığını beyan ederek Genel Merkezimiz ve İzmir Şubemize başvuru yapmıştır. Benzeri başvurular babası Mehmet Deste tarafından da gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle İzmir İli Tire İlçesi’nde bulunan B Tipi Kapalı Cezaevi’nde araştırma ve inceleme yapılması gereği duyulmuştur.

B. AMAÇ:

Derneğimize yapılan Başvuru sonucunda iddia edilen ihlalle ilgili olarak mağdurlar, mağdur aileleri ve yetkili makamlarla görüşerek araştırma ve incelemelerde bulunmak; elde edilen bilgiler ışığında Rapor hazırlamak; raporu ilgili ve yetkili kurum ve makamlara göndermek; kamuoyunun gerçek bilgiye ulaşmasına aracılık etmek; çeşitli ulusal ve uluslararası mevzuatlarda güvence altına alınan genel mahpus hakları ve en vazgeçilmez insan hakkı olan insan onurunu zedeleyen davranışlarda bulunmuş herhangi bir kamu görevlisi varsa, onların saptanması ve haklarında gerekli soruşturmaların başlatılmasını talep etmek amacıyla İnsan Hakları Heyeti oluşturulmuştur. 

C. HEYETİN OLUŞUMU:

Heyet’te;

İHD MYK Üyesi ve Ege Bölge Temsilcisi Necla Şengül

İHD İzmir Şube Sekreteri Mihriban Karakaya

İHD İzmir Şube YK Üyesi Canan Uçar yer almıştır. Heyetimiz 21.07.2008 tarihinde İzmir İli Tire İlçesi’ne gitmiştir. 

D.HEYETİN GİRİŞİMLERİ: 

Heyetimiz araştırma ve incelemelere başlamadan önce 18.07.2008 Gün ve 202/2008/18-196 Sayılı Yazısı ile Tire Cezaevi Savcısı’ndan ve Tire Cezaevi Müdürü’nden randevu talep etmiştir. Tire Cezaevi’ne çekilen faks sonrası Cezaevi’nde (ilçe cezaevi olmasından kaynaklı) Müdür olmadığı, Başgardiyan bulunduğu ve yetkili kişinin Cezaevi Savcısı olduğu bilgisi verilmiştir.

İzmir Şubemiz Mağdur Derya Deste, Babası Mehmet Deste ve Amcası Çetin Deste‘den yazılı başvuru almıştır. 

E.HEYETİN YAPTIĞI GÖRÜŞMELER: 

Mağdur Derya Deste yazılı anlatımında: 

“4 Temmuz Günü babamı ziyarete gittim. Bayan polisle birlikte bir odaya girdik. Bana pantolonunu çıkar dedi. Dizlerime kadar pantolonumu indirdim. “Külotunu da çıkar” dedi. Şaşırdım, “onu da mı çıkarayım” diye sordum. “Evet” dedi. Külotumu da indirdim. Pantolonum ve külotum dizlerim üstünde, çömelip kalkmamı istedi. Bir kere çömelip kalktım. Birkaç kez çömelip, kalkmamı istedi. İki kere üst üste çömelip kalktım. Hızlı çömelip kalkmamı istedi. 3 sefer hızlı çömelip kalktım. Pantolonumu giydim. Pantolonumun en alt tarafını yukarı doğru kıvırmıştım. Kıvrımları düzelterek, oraya da baktı. Pantolonumun üzerinde kemer vardı. Kemer bağlıyken, kemerin tümü üzerinden elleriyle geçirerek kontrol etti. “Ayakkabılarını çıkar” dedi. Çıkardım. “Ayaklarının altını göster” dedi, gösterdim. Ayakkabımı uzun süre inceledi. İnce bir ayakkabı giymiştim. Uzun süre ayakkabıyı incelemesine bir anlam veremedim. Tişörtümü yukarı kaldırdım. Göğüslerimi elleyerek, sütyenimin alt tarafına baktı. Uzun kollu tişört giymiştim. Kolları kıvırmıştım. “Kolları aç” dedi, açtım. Saçım bağlıydı. “Saçını Aç” dedi. Açtım. “Saçlarını salla” dedi. Salladım. Saçımda iki tel toka vardı. “Onları içeriye götüremezsin” dedi. Ona bıraktım. 

İzmir’den Tire’ye otobüsle gittiğim için tuvalete gitmem gerekiyordu. Aramadan sonra tuvalete gittim. Çıktığımda kadın polis ceplerimi tekrar aradı. Daha önceki aramalarda,  elbiseler çıkartılmadan sadece el ile arama yapılıyordu.” 

Derya Deste’nin Babası Mehmet DESTE 

10.07.2008 tarihinde İzmir Şubemize yazmış olduğu Mektup’ta:

”04.07.2008 Günü Tire B Tipi Cezaevi’ne kızım ziyaretime geldi. Nizamiye Kapısı’nda bayan polis memurunca arama adı altında yapılan uygulamayı anlatınca dehşete kapıldım. Bayan polis memurları sırayla kadınları bir odaya alıyor. İç çamaşırları dahil olmak üzere tüm giysileri çıkartılıyor. Giysilerin çıkarılması yeterli görülmeyip cinsel organına bakılıyor ve çömelip kalkmaları söyleniyor. Bu uygulamaya sadece kızım değil 60–70 yaşındaki anneler de maruz kalmışlardır.” 

Derya Deste’nin Amcası Çetin Deste 

10.07.2008 tarihinde İzmir Şubemize yapmış olduğu yazılı başvuruda:

“4 Temmuz 2008 tarihinde yeğenim babasını ziyaretine gitmiş. Bana anlatımıyla Nizamiye Kapısı’nda bayan polis memuru sırayla kadınları bir odaya almış. İç çamaşırlar da dahil olmak üzere tüm giysilerini çıkartmış. Giysilerin çıkarılması yeterli görülmediği için, cinsel organlara bakılıyor ve çömelip kalkmaları söyleniyormuş. Bir kadının aranması tam yarım saat sürüyormuş. Bu uygulamaya sadece yeğenim değil, diğer mahkumların eşleri ve yaşlı kadınlar da maruz kalmış. Yeğenim Derya bana yaşadığını anlatırken hayli etkilenmişti. Yaşadığı bu olayı babasına da anlatmış. İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi’nden olayın takipçisi olmasını, Abi’min bulunduğu Cezaevi’ne bir Gözlem Heyeti göndermesini talep etmekteyim. 

RESMİ GÖRÜŞMELER: 

Heyetimiz 21.07.2008 tarihinde Tire Adliyesi’nde görevli sekretere geliş gerekçelerini yazılı sunup Savcı Beyle randevumuzun olduğunu bildirmiştir. Savcı Sekreteri ise Cezaevi Savcısı’nın izinli olduğunu,  yerine bakan Savcı’nın da duruşmaları olduğunu ve saat 17.00 kadar uygun olamayacağını beyan etmiştir. Daha sonra Heyetimizin kendisi ile öğle tatilinde görüşme talebi kabul edilmiştir. 

Tire Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kazankaya ile yapılan görüşmede Heyetimizin Tire’ye geliş amacı kısaca aktarılmış, Cezaevi’nde yaşanan bu Sorun hakkında Savcılığın görüşleri sorulmuştur. 

“Yaşanan bu olayın 15 gün kadar öncesinde cezaevinde esrar yakalandığı, bu konunun soruşturma kapsamında olduğu için detaya giremeyeceklerini, ancak bu olay etkisi ile daha sonra böylesi bir arama yapılmış olabileceğini, bu arama konusunun da soruşturma kapsamına alındığını, gerçekten böyle bir “onur kırıcı” aramanın yapılıp yapılmadığının da bu soruşturma sonrasında ortaya çıkacağını, cuma günü siyasi tutuklulara, salı günü adli tutuklulara olmak üzere cezaevinde iki görüş günü olduğunu, ilçe cezaevi olduğu için kadın infaz koruma görevlilerinin bulunmadığını, bu nedenle Kaymakamlığa dilekçe yazdıklarını, o hafta uygun olan sağlık personeli veya Emniyet’te görevli kadın polislerin aramayı yaptıklarını, şu anda Emniyet bünyesinde de beş kadın personelin bulunduğunu aktarmıştır. 

Olayın olduğu Cuma Günü konu ile ilgili şikayet aldıklarını; tek şikayetçinin Mehmet Deste olmadığını; bir başka tutuklunun da aynı konu ile ilgili başvuruda bulunduğunu ve kendisi ile görüşme talep ettiklerini; cezaevine görüşmeye gittiklerini; daha sonra zaten konunun hızlıca basına ve gündeme taşındığını; tutukluların her türlü iletişim ve haberleşme hakkını kullanabildiklerini; şikayetin bu yolla basına ve kurumlara aktarıldığını; söz konusu aramanın Cuma Günü dışında Salı Günü de adli tutuklulara da uygulandığı yönünde şikayet aldıklarını; bu uygulamada adli-siyasi gibi eşitsiz bir ayrımın olmadığını; bu iki gün dışında bir daha bu konuda şikayet alınmadığını; aramanın gerçekten şikayet edilen tarzda olduysa bunun “insan haklarına ve hukuksal metinlere aykırı olduğunu”; böylesi bir aramanın ancak uzman doktor tarafından yapılabileceğini; ancak soruşturma kapsamında olduğu için ve olay tam araştırılmadığı için varsayım üzerinden bu yorumu yaptıklarını; böylesi bir arama yapılması için Savcılık eliyle bir talimat verildiyse de bunun Adalet Bakanlığı tarafından araştırıldığı ve aynı konuda TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve İlçe İnsan Hakları Kurumu’nun da süreci takip ettiklerini belirtmiştir. 

Savcı Mustafa Kazankaya’nın, Mağdur Derya Deste’nin adresini bulmada sorun yaşanabileceğini beyan etmesi üzerine Heyetimiz Adres’in tespitli olduğunu bildirmiştir. 

Heyetimiz cezaevleri sorunu konusunda hassasiyetini ve son dönemde giderek artan başvurulara dikkat çekerek Savcılığa Mehmet Deste ile görüş yapma konusunda taleplerini iletmiş, ancak Adalet Bakanlığı listesindeki kurumlardan olmadığımız gerekçesi ile talebimiz ret edilmiştir. 

Yaşanan süreci ve ihlalleri takip konusundaki duruşumuz tekrar edilerek ve Tire Cezaevi’nde sonraki açık görüş süreçlerini de takip edeceğizi beyan ederek, görüşmemiz sonlandırılmıştır. 

HEYETİMİZİN TESPİT VE GÖZLEMLERİ 

* Derya Deste’nin anlatımları incelendiğinde cinsel bütünlüğüne yönelik ve insan onurunu böylesine zedeleyen bir aramayı yapma hak ve yetkisi hiçbir personelde yoktur. 

* Güvenlik (esrar bulundu) gerekçesiyle Derya Deste’nin hakları hiçe sayılmış, Hükümlü olan Mehmet Deste’nin Kızı olma sıfatı ile Mağdur da cezalandırılmıştır. 

* Adalet Bakanlığı’nın 60 mahkumun kaldığı bir cezaevine kadın infaz koruma memuru atamaması görmezden gelinemeyecek bir sorundur. 

* Yaşamın her alanında karşımıza çıkan X-RAY cihazının mahpus sayısı 60 olup en az da üç katı ziyaret kapasitesi olan bir cezaevinde bulunmaması, gelecek ihlallerin de habercisidir. 

* Savcı Mustafa Kazankaya, Yaşanan hak ihlalinin basın aracılığı ile fazla yaygınlaşmasından da anlaşılabileceği gibi Cezaevi’ndeki Mehmet Deste ile diğer hükümlülerin iletişim özgürlükleri olduğu ve bu konuda cezaevinde baskı olmadığının üstünde ısrarla durmuştur. 

* Savcı Mustafa Kazankaya İlçe’de 5 kadın polisin bulunduğu ve arama konusunda da çok istekli olmadıklarını ifade etmiştir. Heyetimiz bu beyan karşısında, kadın memurların stresli çalışma koşuları nedeni ile agresif olma olasılığını dile getirmiştir. 

* Savcı Mustafa Kazankaya, yasal ince arama usulünü heyetimize anlatmıştır. Şikayete konu olan biçimdeki bir aramanın ise yasalar ve insan haklarına uygun olmadığını, gerçekleşip-gerçekleşmediğinin soruşturma konusu olduğunu ifade etmiştir. 

SONUÇ: 

Sonuç olarak Heyetimiz Tire B Tipi Cezaevi’nde 04.07.2008 Günü gerçekleşen üst araması boyunca görevlilerce sergilenen tutumun bir bütün olarak insan onuruna yakışmayan bir uygulama olduğu görüşündedir. Son yıllarda cezaevlerindeki bu yönlü uygulamaların artışı ve özellikle de güvenlik gerekçe gösterilerek kişi hak ve özgürlüklerinin hiçe sayılması eğilimindeki yaygınlaşma, Derneğimizce kaygı ve dikkat ile izlenmektedir. 

Kadın ziyaretçilerin cinsel bütünlüğüne yönelik aramanın kabul görecek bir yanı yoktur. Ceza İnfaz Kanunu’nun 86. Maddesi, aramalara ilişkin düzenlemeyi belirtmiştir. Buna göre X-RAY cihazı olan cezaevlerinde arama bu cihazdan geçilerek, olmayanlarda ise elle yapılmalıdır. “İnce arama” ancak şüphe üzerine, hakim izni alınarak ve bir hekim tarafından uygulanabilir. 

Heyetimizin, Derneğimize başvuruda bulunmuş olan Mehmet Deste ile Cezaevi’nde görüşme talebinin kabul edilmemesi, insan hakları savunucularını dışlayan anlayışın sürdüğünün bir göstergesidir. Cezaevlerinden gelen onca şikayete karşın kapıların insan hakları kurumlarına kapalı tutulması, ihlallerin devam edebileceği endişemizi artırmaktadır. İhlallerin takipçisi olmayı sürdüreceğimiz açıktır. 

CEZAEVLERİNİN BULUNMADIĞI BİR ÜLKE ÖZLEMİ ve saygılarımızla, 21.07.2008. 

İHD MYK Üyesi ve                             İHD İzmir Şube                                    İHD İzmir Şube

Ege Böl.Tem.                                   Sekreteri                                             YK Üyesi                           

NECLA ŞENGÜL                                  MİHRİBAN KARAKAYA                       CANAN UÇAR

Bir cevap yazın