Onurda ve Haklarda Eşitlik

İnsan hakları insan onuru kavramı üzerine inşa edilmiştir ve insan onurunda herkes eşittir.

BM Genel Kurulunda 13 Aralık 2006 kabul edilen BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ülkemizde de 28 Ekim 2009 yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin sözleşmeye taraf olmasından bu yana 16 yıl geçti ve engellilerin haklarına ilişkin atılması gereken önemli adımlar ne yazık ki hala atılmadı.

Atılmayan bu adımlar engellilerin yaşama eşit katılmasının önünde yapısal bariyerler olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut toplumsal düzeni kamusal hayat engellileri yaşamın her alanında daha az görünür kılacak biçimde tasarlanmış durumda. Toplumun bir parçası olan engellilerin kolektif bir biçimde yaşam standartlarını yükseltmekten hala uzağız. Erişilebilirlik sorunları ve sistematik ayrımcılık bu bariyerlerden besleniyor ve engellilerin sağlık, eğitim, barınma, ulaşım, çalışma hakkını herkesle eşit bir biçimde kullanmasının önüne geçiyor. Engelliler deprem, sel vb. afet dönemlerinde de yok sayılmaktadır.

Ayrımcılık engellilerin hala en yaygın biçimde maruz kaldığı ihlallerden birisidir. Diğer ihlal türlerinde olduğu engellilerin hakları bakımından da kadın, çocuk, yaşlı, mülteci, LGBTIQ+ engelliler daha fazla ayrımcılığa maruz kalıyor. Engellerin kapanmak zorunda bırakıldıkları evlerinden çıkıp toplumsal yaşama etkili bir biçimde katılması için, engellilerin hakları ile ilgili yapılacak düzenlemelerde farklı özelliklere sahip engellilere yönelik özel önlemler alınması gerekiyor.

Ülkemizde 40 yıllık silahlı çatışmanın yarattığı sonuçlardan birinin de engellilik olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bilhassa kara mayınları ve çatışmalı bölgelerde sivillerin yaşam alanlarına bırakılan, sahipsiz patlayıcılar ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Kara mayını ve sahipsiz bombaların temizlenmesi konusu Kürt Meselesinin barışçıl bir biçimde çözümüne ilişkin yürütülen sürecin de konusudur. Kapsayıcı ve kalıcı bir barışı inşa etmenin yollarından birisi silahlı çatışma döneminin tüm konularını ele almaktır. Bu bakımdan, 1 Ekim 2024’te başlayan Kürt Meselesinin çözüm sürecinde engelliler ve çatışma sürecinden doğrudan etkilenen karamayını ve sahipsiz patlayıcıların mağdurları da bu sürecin asli özneleri olmalıdır.

Toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamın engellileri dikkate alınarak düzenlenmesi hem engellilerin yaşama katılımını arttıracak hem de engelli bireylerin topluma en üst düzeyde katkı sunmasına imkan verecektir.

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü,

Engellilerin Hakları İçin Mücadele Günü

İHD olarak engellilerin eşit yurttaş olmasına yönelik mücadelemizi bu bilinçle sürdüreceğiz.

İnsan Hakları Derneği