Sayın Antonio Guterres
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri,
İnsan Hakları Derneği (İHD) 1986 yılında Türkiye’de kurulan ve şu anda Türkiye’de 26 ilde şubesi ve 11 ilde de temsilciliği bulunan bir insan hakları örgütüdür. Kurulduğu günden bu yana Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini raporlayan, kamuoyuyla paylaşan, hak ihlallerine karşı ulusal ve uluslararası hukuki mekanizmalara başvurmaktadır. Ayrıca İHD, FIDH, OMCT, EuroMed Rights, FEMED gibi uluslararası insan hakları örgütleriyle de ortak faaliyetler yürütmektedir.
Çağrı metninde imzası bulunun ve Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde faaliyet yürüten Barolar da temel hak ve özgürlüklerin korunması, yaygınlaştırılması gibi alanlarda faaliyet yürütmektedirler.
İHD ve imzacı barolar Kürt meselesinin barışçıl çözümü konusunda da yıllardır çaba harcamaktadır. Ekim 2024 tarihinde parlamento çatısı altında başlayan barış sürecinde önemli gelişmeler kaydedilmiş, PKK’nin lideri ile hapishanede görüşmeler gerçekleştirilmiş, örgüt silah bırakma kararı almış ve kendisini fesh etmiştir. Buna karşılık parlamento tarafından herhangi bir adım atılmadığını dikkatlerinize sunmak isteriz.
Taraflar arasında görüşmeler devam ederken Suriye’de yaşanan bazı gelişmeler barış sürecini kesintiye uğratma riskini beraberinde getirmiştir. Uluslararası Koalisyonun gözetimi ve denetimi altında Suriye’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Geçici Suriye Hükümeti arasında görüşmeler devam ederken; Geçici Suriye Hükümetine bağlı silahlı gruplar, Halep’e bağlı Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine saldırmıştır. Kürtler, Aleviler, Süryaniler ve Ermenilerin yaşadığı bu mahallelerde sivil halka yönelik cinayetler, alıkoymalar, işkence ve kötü muamele uygulamaları, sivil yerleşim yerlerinin ve altyapının bombalanması gibi Cenevre Konvansiyonlarına aykırı fiiller yaşandığı yönünde yaygın ve inandırıcı iddialar ileri sürülmüştür. İşlenen bu fiillere ait korkunç görüntüler çeşitli medya ve sosyal medya araçlarında yayınlanmıştır.
Artan saldırılar sonrasında SDG’ye bağlı silahlı gruplar bu mahallelerden ayrılmıştır. Silahlı güçlerin bu yerleşim yerlerini terk etmesinden sonra, orada yaşayan sivil halkın ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldığı yönünde haberler geçmektedir. Bu yerleşim yerleriyle bağlantı sağlanamadığı için bu bilgileri teyit etme imkanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle oradaki sivil halkın yaşam hakkı başta olmak üzere, kişi güvenliği ve özgürlüğü ve işkence ve kötü muameleye karşı korunma gibi temel hak ve özgürlüklerinden endişe duymaktayız.
Akabinde Suriye Geçici Hükümetine bağlı silahlı gruplar, SDG’nin denetimi altında olan birçok yerleşim birimine saldırı gerçekleştirmiştir. Medyaya yansıyan görüntülerde sivil kişilerin hedef alındığı, esir alınan bazı SDG militanlarının işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, yasadışı şekilde infaz edildikleri görülmektedir. Yine bu saldırılar sonucu can güvenliği olmayan binlerce sivilin güvencesiz bir şekilde yerinden edildiği iddia edilmektedir. Kapsamı gittikçe artan bu saldırıların “etnik temizlikle” sonuçlanmasından derin endişe duymaktayız.
Sonuç olarak Suriye Geçici Hükümetine bağlı silahlı gruplar tarafından Suriye genelinde yürüttüğü operasyonların bir an önce durdurulması, sivil halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması için BM mekanizmalarının en kısa zamanda gerekli tedbirleri alması çağrısında bulunuyoruz.
Ayrıca Suriye’de BM nezdinde çatışma döneminde meydana geldiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara dair araştırma yapılarak, bu suçlara karışan kişi ve grupların tespit edilerek uluslararası standartlara uygun şekilde yargılanmaları için acil çağrıda bulunuyoruz.
Saygılarımızla,
İnsan Hakları Derneği
Batman Barosu
Diyarbakır Barosu
Hakkari Barosu
Iğdır Barosu
Mardin Barosu
Muş Barosu
Siirt Barosu
Şanlıurfa Barosu
Şırnak Barosu
Van Barosu



