İşçilerin, emekçilerin bayramı 1 Mayıs’ı kutlu olsun!
1 Mayıs’ı bayram kılan işçilerin, emekçilerin direnişinin ve mücadelesinin kazanımıdır. İnsan onuruna yakışır ücret ve çalışma koşulları için yürütülen mücadele hepimizin mücadelesidir.
İşçiler ve emekçilerin taleplerini dile getirebilmesi için sendikal örgütlenmesi ve sokaklara çıkması temel insan hakları arasındadır.
Ekonomik ve sosyal hakların gelişimi işçi mücadelesinin sonucunda olmuştur. Örgütlenme özgürlüğü, işçilerin ve emekçilerin istediği sendikaları seçmesi, sendikal faaliyetlerini serbestçe gerçekleştirebilmesi de bu alandaki kazanımların korunması ve ilerletilmesi için önemlidir.
Bu haklar Uluslararası Çalışma Örgütünün temel sözleşmeleri tarafından güvence altına alınmıştır. Ne var ki, sömürü ve hak ihlalleri hala devam ediyor. Dünyanın birçok yerinde işçiler hala güvencesiz bir biçimde emeklerinin karşılığı olmayan koşullarda ve ücretlerde çalışıyor. Sömürü kimi durumlarda modern köleliğe varıyor. İşçiler, emekçiler sendikaya üye olmak istediğinde, haklarını kullanmak istediğinde baskılara maruz kalıyor.
Kapitalist sistemin sınırsız kar hırsı işçilerin sömürülmesinin temel nedenidir. Kapitalist sistem sömürü sistemini sürdürmek için savaşlara, silahlı çatışmalara ihtiyaç duyuyor. Birçok ihlalin kök nedeni olan savaşlar işçilerin de ekmeğini elinden alıyor. Savaşa, silahlanmaya ayrılan bütçe işçinin ekmeğini küçültüyor. Ortadoğu’da ve dünyanın diğer yerlerinde yaşanan savaşlar bu durumun açık bir kanıtıdır.
Savaşlar aynı zamanda zorla yerinden edilmelere, zorunlu göçlere yol açıyor. Kapitalist sistem mülteci ve göçmen işçileri ucuz işgücü olarak kullanıyor. Mülteci ve göçmen işçilerle kimi durumlarda işçiler arasındaki barışı bozacak biçimde kullanılıyor. İşçiler arasında gerilimlere yol açıyor.
Tam da bu nedenle, işçi mücadelesi aynı zamanda bir barış mücadelesidir. İşçi hareketi, sendikalar barış mücadelesinde kritik önemdedir.
Bu bakımdan, 1 Ekim 2024’ten bu yana Kürt Meselesine ilişkin devam eden barış ve çözüm süreci işçileri, emekçileri de yakından ilgilendirmektedir. Coğrafyamızda kalıcı bir barışın inşa edilmesi işçi haklarının korunması ve geliştirilmesine de katkı sunacaktır.
Bugün hala işçi cinayetleri yaşanmaktadır. Gerekli tedbirler alınmadığı için hala işçiler çalışırken yaşamını yitirmektedir.
Yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi çalışma yaşamında da kadınlar ve LGBTI+’lar daha fazla sömürüye ve baskıya maruz kalmaktadır. Kadınların ve LGBTI+’ların işyerlerinde yürüttükleri mücadele evde, sokakta, yaşamın diğer alanlarındaki hakları bakımından da kritik önemdedir.
Benzeri bir sömürü durumu çocuklar bakımından yaşanmaktadır. Yerleri okullar, oyun parkları olan çocuklar emek sömürüsüne maruz kalmaktadır.
Kapitalist sistemde ezilen bir diğer kesim de mülteci ve göçmen işçilerdir. Ülkelerini savaşlar, çatışmalar veya başka sebeplerle terk etmek durumunda kalan mülteciler ve göçmenler daha yoğun bir emek sömürüsüne maruz kalıyor.
İşçilerin ve emekçilerin insan onuruna yakışır bir ücret alması, çalışma koşullarının insan hakları uygun olması kendilerinin olduğu kadar bu ürünleri alan, hizmetlerden yararlananlar açısından da önemlidir. Nitelikli hizmetlerin sunulması, insan sağlığına ve çevreye zararlı olmayan ürünlerin kullanılması da işçilerin hakları ve sendikal haklar ve de özgürlüklerin düzeyiyle ilgili.
Emeğine her türlü sömürüsüne, sendikal hakların ihlaline hayır demek savaşa karşı barışın yanında durmak için İHD olarak 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız.
İHD olarak bir kez daha işçilerin, emekçilerin 1 Mayıs’ı kutluyoruz.
İnsan Hakları Derneği



