02 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/4 sayılı “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, aile ve nüfus politikası başlığı altında kadınların, LGBTİ+’ların ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan ilgilendiren düzenlemeler içermektedir. Genelge; aileyi tekil, heteronormatif ve biyolojik yeniden üretim merkezli bir kurum olarak tanımlamakta; farklı aile biçimlerini, evlenmeme hakkını, çocuk sahibi olmama iradesini, kadınların bedensel özerkliğini ve LGBTİ+’ların varoluşunu görünmez kılan bir kamu politikası çerçevesi kurmaktadır.
Genelgede yer alan “cinsiyetsizleştirme akımı” ifadesi, LGBTİ+ varoluşları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini “zararlı akım”, “bağımlılık” ve “nesillere yönelik menfi müdahale” gibi kavramlarla aynı düzlemde ele almaktadır. Bu dil, yalnızca ideolojik bir tercih değildir. Kamu gücü eliyle üretilen ayrımcı, damgalayıcı ve hedef gösterici bir söylemdir. Devletin görevi, toplumdaki bir kesimi “tehdit” olarak kodlamak değil; herkesin insan onuruna yaraşır biçimde, eşit ve özgür yaşamasını güvence altına almaktır. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet özellikleri temelinde ayrımcılık yasağı; özel hayata saygı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve eşitlik ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Genelgenin “annelik ve babalık” rollerini toplumsal değer olarak tahkim eden, çok çocuklu aile yapısını destekleyen ve çocuk sahibi olmayı özendiren yaklaşımı da kadınların yaşamını aile, doğurganlık ve bakım emeği eksenine sıkıştırmaktadır. Kadınların bedeni, emeği ve yaşam tercihleri nüfus politikalarının nesnesi haline getirilemez. Devletin nüfus politikası üretme yetkisi; kadınların üreme haklarını, çalışma yaşamına katılımını, eğitim hakkını, ekonomik özgürlüğünü ve şiddetten uzak yaşama hakkını ortadan kaldıracak ya da zayıflatacak biçimde kullanılamaz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini dışlayan her politika, kadınları güçlendirmek yerine geleneksel rol kalıplarına mahkûm eder.
Genelgede öngörülen “dijital aile kalkanı”, “aile dostu yayıncılık” ve kamu kurumlarında aile-nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve oluşturulması gibi başlıklar ise ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, akademik özgürlük ve örgütlenme hakkı bakımından ciddi riskler taşımaktadır. “Aileyi koruma” gerekçesiyle hak temelli yayınların, LGBTİ+ görünürlüğünün, feminist çalışmaların ve toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğunun denetlenmesi veya sansürlenmesi kabul edilemez. İnsan hakları savunuculuğu, kamu otoritesinin ideolojik sınırlarına göre değil; evrensel insan hakları normlarına göre yürütülür.
Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi, 17. maddesinde korunan kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı, 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı ve 90. maddesi gereğince iç hukukta üstünlük tanınan temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmeler karşısında, bu genelgenin ayrımcı ve dışlayıcı dili kabul edilemez. Türkiye’nin taraf olduğu CEDAW, AİHS ve BM insan hakları sözleşmeleri; devlete kadınlara, çocuklara ve LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığı önleme, eşitliği sağlama ve nefret söylemini teşvik eden politikalardan kaçınma yükümlülüğü yüklemektedir.
İnsan Hakları Derneği olarak vurguluyoruz: Aile, devletin makbul gördüğü tek biçime indirgenemez. Kadınlar yalnızca anne, LGBTİ+’lar ise tehdit değildir. İnsan hakları, çoğunluk değerlerine göre askıya alınabilecek siyasal tercihler değil; herkes için, her koşulda korunması gereken evrensel güvencelerdir.
Bu nedenle; 2026/4 sayılı Genelge’de yer alan LGBTİ+ karşıtı, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan ve kadınların bedensel/toplumsal özerkliğini daraltan ifadelerin geri çekilmesini; aile ve nüfus politikalarının kadın örgütleri, LGBTİ+ örgütleri, çocuk hakları alanında çalışan kurumlar ve insan hakları örgütlerinin katılımıyla, eşitlikçi ve hak temelli biçimde yeniden ele alınmasını talep ediyoruz.
Ayrımcılığa, nefret söylemine, cinsiyetçi ve LGBTİ+ karşıtı politikalara karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesini sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İnsan Hakları Derneği Merkezi LGBTİ Komisyonu
İnsan Hakları Derneği Merkezi Kadın Komisyonu



