Konser ve Festival Yasaklamaları Çoklu Hak İhlallerine Neden Olmaktadır! Yasakçı Zihniyetin Terk Edilmesi Gerekir!

Bu yıl Mayıs ayı ile birlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinde sanatsal faaliyetlere, konserlere, festivallere yönelik akla mantığa sığmayacak yasaklamalar gerçekleşmiştir. Bu yasakçı zihniyet, 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri kapsamında 2 Eylül 2022 günü 19.00 – 23.00 saatleri arasında Mersin Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde Pınar Aydınlar ve Dodan Özer’in sahne alacağı İHD Mersin Şubemizin “Barışa Ses Ver, Savaşa Dur De” dayanışma konserini de Valilik aracılığı ile yasaklamıştır. Yasaklamanın resmi yazısında gerekçe belirtilmemiş, yasaklamanın uygun görüldüğü belirtilerek keyfi bir rejim örneği gösterilmiştir. Gerçekte ise konserin Kürtçe şarkılar içermesi ve Kürt diline olan tahammülsüzlük ve siyasi iktidarın barıştan korkması ve sanatsal faaliyetlere olan ayırımcı yaklaşımıdır.

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren farklı dil ve kültürlerin bir arada yaşamasından uzak, Cumhuriyet’in resmi ideolojisiyle geliştirilen inkılaplar ve kanunlarla; tekçi, ayrıştırıcı, yasaklayıcı yol izlemektedir. Bugünün politikacı ve bürokratlarının sergilediği tutum, 1991 tarihinde yürürlükten kaldırılan “2932 Sayılı Türkçeden Başka Dillerle yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun” ile Türkçe dışındaki dillerin kullanılması yasağını sürdürür niteliktedir.

Yasaklanan ve iptal edilen konser ve festivallerden tespit edebildiklerimiz aşağıda belirtilmiştir.

Kürt sanatçı Aynur Doğan’ın 20 Mayıs 2022 tarihinde yapılacak konseri, Derince Belediyesi tarafından, 31 Mayıs’ta Bursa yapılacak olan konseri Bursa Belediyesi tarafından iptal edilmiştir.

Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin 17 Mayıs 2022 tarihinde yapılması planlanan Muş konseri valilik tarafından yasaklanmıştır.

Amed Şehir Tiyatrosu’nun Kürtçe dilinde 28 Mayıs 2022 tarihinde sahneleyeceği ‘Don Kîxot’ oyunu için salon sözleşmesi yapılmış olmasına rağmen Çayırova Belediyesi’nce iptal edilmiştir.

Bitlis Eren Üniversitesi’nde Mayıs ayında yapılan Bahar Şenliği programında yer alan Stêrka Karwan müzik grubunun konseri Rektörlük tarafından iptal edilmiştir.

Eskişehir’de 12-15 Mayıs tarihlerinde yapılacak “Anadolu Fest” festivali, valiliğin genel yasaklama kararı nedeni ile iptal edilmek zorunda kalınmıştır.

Niyazi Koyuncu’nun 25 Mayıs’ta Pendik’te gerçekleştireceği konser, Belediye tarafından iptal edilmiştir.

Apolas Lermi’nin 29 Mayıs’ta Denizli Pamukkale, 11 Haziran’da İstanbul Bostancı ve 31 Temmuz’da Sakarya Akyazı konserleri ilgili Belediyeler tarafından iptal edildi.

Mem Ararat’ın 29 Mayıs’ta Bursa’da vereceği konser “kamu güvenliği” gerekçesiyle Bursa Valiliği tarafından iptal edildi.

Melek Mosso’nun 3 Haziran’da Isparta Gül Festivali kapsamında vereceği konser Isparta Valiliği tarafından iptal edildi.

Ara Malikian’ın 11 Haziran’da “Başkent Kültür Yolu Festivali”nde vereceği konser Kültür Bakanlığı tarafından iptal edildi.

Zonguldak Kozluk’ta 28-31 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan “Kozlu Müzik Festivali” Kaymakamlık tarafından alkol kullanımı gerekçesiyle iptal edildi.

Dersim’de, 21-24 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan “Munzur Kültür ve Doğa Festivali” Valiliğin konserleri yasaklaması nedeni ile iptal edildi.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından haziran ayında düzenlenmesi öngörülen “Kazdağı Ekoloji Festivali” Balıkesir Valiliğinin izin vermemesi nedeni ile iptal edildi.

Güney Koreli müzisyen Mirae’nın solisti olduğu K-pop grubunun “Başkent Kültür Yolu Festivali”nde vereceği konser ‘eşcinselliği yaymayı misyon edinmiş’ bir grup olduğu gerekçesiyle Kültür Bakanlığı tarafından iptal edildi.

Ankara’da Mayıs ayında yapılması öngörülen “ODTÜ Uluslararası Bahar Şenliği” rektörlük tarafından yasaklanarak iptal edildi.

İstanbul’da Mayıs ayında yapılması öngörülen “Yıldız Teknik Üniversitesi Bahar Şenliği” Rektörlük tarafından yasaklanarak iptal edildi.

Balıkesir Burhaniye ilçesinde, 17-21 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek olan “Zeytinli Rock Festivali” Kaymakamlık tarafından iptal edildi.

Çanakkale Gökçeada’da 15 Ağustos’ta gerçekleşmesi planlanan Meryem Ana Panayırı yapılan şikayetler üzerine iptal edilmiştir.

Tüm bu yasaklama ve iptal kararlarına baktığımızda Kürtçe diline olan tahammülsüzlük, başta gençler olmak üzere insanların yaşam biçimine müdahale, homofobi, farklı dil ve kültürlere olan tahammülsüzlük, sanatsal ifade özgürlüğüne müdahale öne çıkmaktadır.

Türkiye’de Kürtçe başta olmak üzere, Türkçe dışındaki diğer dillere yönelik keyfi yasaklamalar ve engellemeler değişen siyasi iktidarlara rağmen hız kaybetmeden devam etmektedir. Özellikle bölgede, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyımlar atanması ve Kürt dili, edebiyatı, sanatı ve kültürü alanında çalışmalar yürüten kurumların kapatılması ile artarak süren yasaklayıcı politikalar son dönemlerde kamuoyuna yansıdığı üzere Kürtçenin kamusal alandaki varlığını tamamen tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. Bu süreçte Kürtçe tiyatronun sahnelenmesine yönelik mülki idare makamlarının yasaklama kararlarına Kürtçe konserlerin yasaklaması ile devam edilmiştir.

Kürt dili, kültürü ve sanatına yönelik engellemeler; devletin merkezi ve yerel kurumları ile yöneticileri tarafından sürdürülmektedir. Kürt sanatçılar tarafından gerçekleştirilecek konser ve tiyatro oyunlarının çeşitli keyfi gerekçelerle ve çoğu kez resmi olmayan iletişim kanalları üzerinden mesai saatleri dışında telefonlarla iptal edilmesi Kürt dili ve kültürüne olan yaklaşım ve tahammülsüzlüğün göstergesidir. Bu keyfi engellemelerin, konser ve tiyatro oyunlarının içeriğinden bağımsız olarak Kürtçe’ye yönelik olduğu aşikârdır. Kürt sanatçılarını suçlulaştırma, Kürt kültür ve sanatını yok sayma ve engelleme girişimleri kabul edilemez.

Bunun yanı sıra başta gençler olmak üzere toplumun yaşam biçimine müdahale açık bir siyasi iktidar politikası haline gelmiştir. Siyasi iktidarın homofobik nefret söylemi ise her alanda kendisini göstermektedir.

Siyasi iktidarın kültürel ve sanatsal faaliyetlere siyasi ve ötekileştirici yaklaşımı kesinlikle kabul edilemez.

Sonuç olarak bu tarz yasaklamalar ve iptaller ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri hakkı, sanatsal faaliyette bulunma hakkı, kimlik ve kültür hakları, özel yaşama saygı hakkı, ayrımcılığa uğramama hakları bir bütün olarak ihlal edilmiştir.

İktidarın daha fazla hak ihlaline yol açmaması için yasakçı zihniyetini terk etmesi gerekmektedir.

 

İnsan Hakları Derneği