12. Yargı Paketi: Çocuğun üstün yararı, güvenlikçi politikalara kurban edilemez!

Çocukların güvenli, özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakkı; güvenlikçi politikaların, cezalandırıcı hukuk anlayışının üzerinde tutulmalıdır.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre hazırlıkları sürdürülen 12. Yargı Paketi kapsamında, suça sürüklenen çocuklara ilişkin ceza ve infaz rejiminin ağırlaştırılması yönünde düzenlemeler gündemdedir. Çocukların daha uzun süre özgürlüğünden yoksun bırakılmasını ve çocuk adalet sisteminin daha cezalandırıcı bir anlayışla yeniden şekillendirilmesini öngören bu yaklaşım, çocuk hakları bakımından ciddi kaygılar yaratmaktadır.

Son yıllarda çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri giderek artarken, çocukları korumaya yönelik sosyal politikaların zayıfladığı görülmektedir. Çocuk yoksulluğu derinleşmekte, çocuk işçiliği yaygınlaşmakta, eğitime erişimde eşitsizlikler büyümekte, çocuklar ihmal, istismar ve şiddete karşı yeterince korunamamaktadır. Çocukların yaşam hakkını tehdit eden önlenebilir ölümler, iş cinayetleri, akran zorbalığı, okul içi ve dışı şiddet vakaları ile çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları kamuoyunun gündeminden düşmemektedir. Buna rağmen çocukların korunmasına yönelik bütüncül ve hak temelli politikalar geliştirilmemekte, çözüm giderek daha fazla ceza ve güvenlik eksenli düzenlemelerde aranmaktadır.

Çocukların suça sürüklenmesi bireysel bir tercih değil; yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, dışlanma, güvencesizlik ve kamusal koruma mekanizmalarının yetersizliğinin sonucudur. Devletin çocukları koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği koşullarda ortaya çıkan sorunların sorumluluğunu çocuklara yüklemek ve bu sorunlara daha ağır cezalarla yanıt vermek kabul edilemez.

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Çocuk Adalet Sistemine İlişkin Birleşmiş Milletler standartları ve diğer uluslararası insan hakları belgeleri; özgürlüğünden yoksun bırakılmanın çocuklar açısından ancak son çare olarak ve mümkün olan en kısa süreyle uygulanabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Çocuk adalet sisteminin temel amacı cezalandırmak değil; çocuğun yüksek yararını gözetmek, onarıcı adaleti sağlamak ve çocuğun toplumsal yaşama yeniden katılımını desteklemektir.

Oysa kamuoyuna yansıyan düzenlemeler, çocuk adalet sistemini hak temelli bir anlayıştan uzaklaştırarak daha cezalandırıcı ve daha güvenlikçi bir zemine çekme riski taşımaktadır. Çocukları koruma iddiasıyla hazırlanan düzenlemelerin, çocukların özgürlüğünü daha fazla kısıtlayan ve onları ceza infaz sistemi içerisinde daha uzun süre tutan uygulamalara dönüşmesi çocuk hakları hukukuna açıkça aykırıdır.

Çocuklara yönelik hak ihlallerinin yaygınlaştığı bir dönemde, çocukların üstün yararı yerine kamu düzeni ve güvenlik söylemlerinin merkeze alınması kaygı vericidir. Çocukların ihtiyaç duyduğu şey daha fazla ceza değil; nitelikli eğitim, sosyal destek mekanizmaları, psikososyal hizmetler, yoksullukla mücadele politikaları, ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve etkin çocuk koruma sistemleridir.

Öte yandan, kamuoyunda tartışılmasına ve çocuk hakları alanında çalışan kurumlar tarafından da dile getirilen ciddi çekincelere rağmen, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasını kolaylaştırabilecek ve çocuk adalet sistemini daha cezalandırıcı bir zemine taşıyabilecek düzenlemelerin yasalaştırılması kaygılarımızı artırmaktadır. Çocuk hakları alanındaki uluslararası yükümlülükler, bilimsel veriler ve sivil toplumun görüşleri dikkate alınmaksızın atılan her adım, çocukların yüksek yararı ilkesinin zedelenmesi riskini taşımaktadır. Yasama süreçlerinin çocuk hakları perspektifiyle, şeffaf ve katılımcı biçimde yürütülmesi; çocukları ilgilendiren düzenlemelerde çocuk hakları örgütlerinin, uzmanların ve ilgili meslek örgütlerinin görüşlerinin esas alınması demokratik hukuk devletinin bir gereğidir.

İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu olarak hatırlatıyoruz: Çocuklar devletin cezalandırma politikalarının nesnesi değil, hak sahibi bireylerdir. Çocukların korunması, özgürlüklerinin daha fazla kısıtlanmasıyla değil; haklarının güvence altına alınmasıyla mümkündür.

12. Yargı Paketi kapsamında yapılacak düzenlemelerin çocukların üstün yararı ilkesi temelinde yeniden değerlendirilmesini, özgürlüğünden yoksun bırakılmayı yaygınlaştıran yaklaşımlardan vazgeçilmesini ve çocuk hakları alanındaki uluslararası yükümlülüklere uygun düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

Çocukların güvenli, özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakkı; güvenlikçi politikaların, cezalandırıcı hukuk anlayışının üzerinde tutulmalıdır.

İHD Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu