Raporun Tamamı:ihd-Cozum-Onerileri-Eylul-2025
Türkiye’de uzun süredir devam eden çatışmalı süreç, esasen demokratikleşme ve hukuk devleti ilkesinin tam anlamıyla hayata geçirilememesinden kaynaklanmaktadır. Mevcut mevzuatın birçok hükmü, uluslararası insan hakları standartlarıyla açıkça çelişmekte ve ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı, adil yargılanma hakkı gibi temel hakların kullanımını keyfi biçimde sınırlandırmaktadır. Özellikle Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu’nun çeşitli hükümleri, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’daki ayrımcı düzenlemeler demokratik bir toplumun gerekleriyle bağdaşmamaktadır. Bu durum, Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk
devleti ilkesine, Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca öncelikli olarak uygulanması gereken uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı içtihatlarına aykırılık teşkil etmektedir.
Bunun yanında, 1982 Anayasası’nın darbe koşullarında hazırlanmış olması ve yapılan değişikliklere rağmen özgürlükçü-demokratik bir zemini tesis edememesi, Türkiye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşme sürecinin önünde engel teşkil etmektedir. Yeni bir anayasanın hazırlanması sürecinde; eşit yurttaşlık, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, temel hak ve özgürlüklerin mutlak güvencesi ve uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu bir çerçeve, anayasal düzenin omurgasını oluşturmalıdır. Bu yaklaşım, yalnızca normatif bir ihtiyaç değil, aynı zamanda AİHM kararlarının ve BM İnsan Hakları Komitesi’nin genel yorumlarının iç hukuka etkin şekilde yansıtılması bakımından da zorunluluktur.
Bu önerilerle, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile anayasal yükümlülükleri çerçevesinde, demokratik hukuk devletinin tesisine yönelik gerekli yasal ve kurumsal reformların hayata geçirilmesini amaçlamaktadır. Amaç, insan hakları hukukunun üstünlüğünü tesis ederek kalıcı barışın ve toplumsal uzlaşmanın hukuki zeminini oluşturmaktır.
İnsan Hakları Derneği



