Evrensel insan hakları hukuku ve uluslararası standartlar uyarınca, özgürlüğünden alıkonulmuş kişilere yönelik her türlü arama işlemi; insanlık onuruna ve mahremiyete saygılı olmak; yasallık, gereklilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde yürütülmek zorundadır.
Sadece bir “güvenlik prosedürü” olarak meşrulaştırılamayacak olan çıplak arama ve zorla soyma fiilleri; kişinin mahremiyetini ihlal eden, moral değerlerini ve sosyal kimliğini hedef alan, ruhsal bütünlüğüne zarar veren ve boyutları cinsel şiddete varan birer işkence yöntemidir.
Türkiye’de ise bu istisnai ve sınırları korunan uygulama, bilhassa gözaltı merkezleri ve hapishanelerde yasal ve fiili sınırların dışına çıkarılarak kabul edilmez sistematik bir hak ihlali pratiğine dönüştürülmüştür.
İnsan onurunu ve mutlak işkence yasağını ayaklar altına alan çıplak arama uygulaması derhal durdurulmalı, failler hakkında bağımsız, hızlı ve etkin biçimde soruşturma başlatılarak yargı önüne çıkarılmalı, cezasızlık politikalarına son verilmelidir.
Çıplak arama uygulaması işkencedir!
İşkence mutlak olarak yasaktır!
İnsan Hakları Derneği | Türkiye İnsan Hakları Vakfı



