Türkiye hapishaneleri, başta yaşam hakkı ihlali olmak üzere pek çok hak ihlalinin merkezi olan birer kapatma mekânı olma özelliğini sürdürmektedir. Hapishanelerde yaşanan sayısız hak ihlalinin yanı sıra, özellikle kamuoyuna “intihar” olarak yansıyan çok sayıda şüpheli mahpus ölümü meydana gelmektedir.
Derneğimiz; başta hasta mahpuslar olmak üzere, mahpusların çeşitli hak ihlalleri nedeniyle yaşamını yitirmesine karşı bugüne kadar çok sayıda başvuruda bulunmuş, raporlar düzenlemiş ve hukuki süreçlerin takipçisi olmuştur. Ancak hapishanelerde kronikleşen bu sorunlar varlığını korumakta ve hapishanelerden ölüm haberleri gelmeye devam etmektedir.
Son olarak, Siverek Hapishanesi’nde tutulan Abdullah Yalçın’ın, tek tutulduğu hücrede yaşamını yitirdiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Hapishanelerde “tekli oda” olarak adlandırılan hücre uygulamaları, mahpusların fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü hedef almakta, onları yalnızlaştırmakta ve hak ihlallerini yasal kılıflarla yaygınlaştırmaktadır. Yaşanan ihlallere karşı etkin soruşturmaların yürütülmemesi ise bazı kamu görevlilerinin bu hukuksuz politikalarda ısrar etmesine sebep olmaktadır. Türkiye’nin kendi iç hukuku ve mahpus haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmeler gereğince; özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişilerin yaşam ve sağlık haklarını korumak devletin mutlak sorumluluğundadır ve bu sorumluluktan kaçınılamaz.
Ancak bugüne kadarki pek çok örnekte görüldüğü üzere, “intihar” denilerek geçiştirilen mahpus ölümlerinde, idari ve adli makamlar yalnızca sonuca odaklanmakta ve kamu görevlilerinin hiçbir ihmalinin bulunmadığı yönünde refleks bir tutum sergilemektedir.
Unutulmamalıdır ki; olay ilk bakışta “intihar” gibi görünse dahi; mahpusları intihara sürükleyen ihlal sebeplerinin açığa çıkarılması, bu koşulların ortadan kaldırılması ve süreçte ihmali veya kastı olan kamu görevlileri hakkında etkin bir soruşturma yürütülmesi hukuk devleti olmanın asgari bir gereğidir.
İnsan Hakları Derneği olarak;
- Hapishanelerde yaşam hakkı ihlaline yol açan tecrit ve benzeri uygulamalardan derhal vazgeçilmesini,
- Hapishanelerde yaşanan tüm şüpheli ölümlerle ilgili etkin, adil ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesini,
- İhlalleri kalıcı olarak ortadan kaldıracak politikaların hayata geçirilmesini,
- Hapishanelerin bağımsız sivil toplum örgütleri ve ilgili meslek örgütlerinin denetimine açılmasını
talep ediyoruz.
Yaşanan bu sürecin ve tüm şüpheli mahpus ölümlerinin takipçisi olacağımızı; cezasızlık politikalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İnsan Hakları Derneği Merkezi Hapishane Komisyonu



