Deniz Göktaş’ın Tutuklanması İfade Özgürlüğünün Açık İhlalidir, Kabul Edilemez!

03.07.2026

Deniz Göktaş’ın Tutuklanması İfade Özgürlüğünün Açık İhlalidir!
Asla Kabul Edilemez!

Stand-up sanatçısı Deniz Göktaş’ın bir gösterisinde kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek gözaltına alınması ve hakkında verilen tutuklama kararı, ifade özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının açık ihlalidir. Asla kabul edilemez.

Mizah, demokratik toplumlarda iktidarı, toplumsal ilişkileri ve yerleşik kabulleri sorgulamanın en etkili ifade biçimlerinden biridir. Mizahın cezalandırılması, yalnızca sanatçılara yönelik bir müdahale değil; toplumun eleştirme, sorgulama ve düşüncelerini özgürce ifade etme hakkına yönelik bir müdahaledir.

İfade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan en önemli haklardan biridir. T.C Anayasası’nın 26 ve 27. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ile Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, bilim ve sanat özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Bu güvenceler, yalnızca toplum tarafından kabul gören ya da zararsız bulunan düşünceler için değil; rahatsız eden, sarsan, inciten, aykırı veya eleştirel nitelikteki düşünce ve sanatsal ifadeler için de geçerlidir.

Buna karşın, son yıllarda Türkiye’de düşünce açıklamaları nedeniyle yürütülen ceza soruşturmaları, gözaltı ve tutuklama tedbirleri istisna olmaktan çıkmış; gazeteciler, sanatçılar, karikatüristler, akademisyenler, siyasetçiler, insan hakları savunucuları ve sosyal medya kullanıcıları bakımından yaygın bir uygulama haline gelmiştir. Ceza hukukunun ifade özgürlüğünü sınırlamanın aracı haline getirilmesi, yalnızca bireylerin haklarını ihlal etmekle kalmamakta; toplumu susturmak amacıyla yapılmaktadır.

Tutuklama ise bir ceza değil, yalnızca istisnai koşullarda başvurulabilecek geçici bir koruma tedbiridir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi ile Anayasa’nın 19. maddesi uyarınca kişi özgürlüğüne yönelik her müdahalenin hukuka uygun, gerekli ve ölçülü olması zorunludur. Şiddet çağrısı içermeyen, doğrudan ve yakın bir tehlike yaratmayan ifade açıklamaları nedeniyle kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakılması, demokratik toplum düzeninin gereklerine açıkça aykırıdır.

İfade ve sanat özgürlüğünün kullanılmasının ceza tehdidi altına alınması, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; demokratik toplumun kamusal tartışma alanını daraltan yapısal bir sorundur. Devletin görevi eleştirel düşünceyi, mizahı ve sanatsal üretimi cezalandırmak değil; bunların özgürce ifade edilebildiği çoğulcu bir kamusal alanı güvence altına almaktır.

İnsan Hakları Derneği olarak;

  • Deniz Göktaş hakkında uygulanan tutuklama tedbirine derhal son verilmesini,
  • ifade özgürlüğü üzerindeki sistematik baskılara son verilmesini talep ediyor;
  • yetkilileri ulusal ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uygun davranmaya çağırıyoruz.

İnsan Hakları Derneği