Savcı Eyüp Akbulut Bir An Önce Görevine İade Edilmeli ve Hakkındaki Soruşturma Sonlandırılmalıdır!

18 Mayıs 2021 tarihinde sosyal medya platformu “youtube” üzerinden kendisine ait şahsi hesabından “Esenlik Bildirisi: Salgın, Tedbirler ve Hukuk” başlığıyla bir video yayınlayan Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut, Covid-19 kapsamında alınan tedbirler, maske zorunluluğu ve aşı uygulaması hakkında resen soruşturma başlattığını açıkladı.

Akbulut, yayınladığı bu videoda sokağa çıkma yasağı, maske takma zorunluluğu, sosyal mesafe kuralı, seyahat kısıtlamasının hukuka aykırı olduğunu ifade etmiş ve herkesin elindeki delilleri soruşturma dosyasına göndermesi talebinde bulunmuştu. Savcı Akbulut, İl Hıfzıssıhha Kurulları tarafından alınan kararları da değerlendirerek “Bir kanunda Vali gereken tedbirleri alır denmesi bu kısıtlamalar için hiçbir şey ifade etmez. Yoksa Vali bize aklımızın almayacağı şeyler de emredebilir” diyerek kabahatler kanunun 32. Maddesi’nin istismar edildiğini anlatmış ve alınan kararların kanuni dayanaklarının yetersiz olduğunu söylemişti.

Bu gelişmeden sonra basına yansıdığı kadarıyla Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi 20 Mayıs’ta aldığı kararla savcı Akbulut’u geçici olarak görevinden uzaklaştırmıştır. Bu gelişmeden hemen sonra birçok kişi derneğimize e-posta göndererek savcı Akbulut’a yapılan haksızlığın giderilmesini talep etmiştir.

Derneğimiz Covid-19 tedbirleri kapsamında alınan önlemlerin “yasallık” sorununu 12 Ağustos 2020 tarihinde açıkladığı “Covid-19 ile Mücadele Kapsamında Alınan Tedbirlerin Yasallığı ve İdari Para Cezaları Özel Raporu[1]” ile kamuoyuna duyurmuştur. Bu raporda savcı Akbulut’un ifade ettiği hususlara değinilmiş ve birçok temel hak ve özgürlüğün anayasaya aykırı biçimde ve yasallık unsuru taşımadan kısıtlandığı belirtilmiştir. Ayrıca bu raporda çatışan haklar kavramına da değinilmiştir.

Akademisyen Kemal Gözler de kendisine ait internet sitesinde yazdığı yazılar aracılığıyla bu konulara değinmiş ve Covid-19 pandemisiyle mücadele etmenin hukuki aşamaları olan 1) “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin” toplanması ve karar alması, 2) İçişleri Bakanlığının genelge çıkarması, 3) İl Umumî Hıfzısıhha Kurullarının karar alması ve 4) Kararlara aykırı davrananlara idarî para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.[2]

Akademisyen Kemal Gözlerin de belirttiği gibi temel hak ve özgürlükler genelgeler ile kısıtlanamaz. Oysa Covid-19 pandemisi nedeniyle, sokağa çıkma, içki yasağı, toplantı ve gösteri yasağı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı toplumsal olaylarda güvenlik güçlerinin yaptıklarını görüntülemeyi yasaklayan genelge gibi birçok genelge yayımlandı. Oysa uluslararası sözleşmelerde  “insan haklarının yasayla, demokratik toplum gereklerine uygun olarak ve zorunlu sebeplerle ve ölçülülük ilkesine uygun olarak, hakların ve özgürlüklerin özüne dokunmaksızın, meşru amaçlar için sınırlanabileceği ve sınırlamalar ancak öngörüldükleri amaç için”  uygulanabileceği belirtilmektedir.

Demokratik olmayan, otoriter devletlerde hukukun üstünlüğü, anayasa ve yasalar yerine daha çok genelgelerle haklar ve özgürlükler sınırlandırılabilmektedir. Covid-19 pandemisi bahane edilerek son bir yıldır ülkemizde de hukuki dayanağı olmayan genelgeler yoluyla bu yönteme başvurulmakta ve hak ve özgürlüklerimiz sınırlandırılmaktadır.

Savcı Akbulut’un soruşturma açtığını duyurma yönteminin görevden geçici olarak uzaklaştırılmasını gerektirecek bir disiplin fiili değildir. Savcı Akbulut cesurca gerçeği ifade etmiştir. Bugüne kadar pandemi ile mücadele noktasındaki hassasiyetimiz ve çatışan haklar konusundaki tartışmalar nedeniyle yapmadığımız bir hususu savcı Akbulut’un yapacağını söylemesi karşısında savcıyı desteklemek gerektiği görüşündeyiz. Savcı Akbulut bir an önce görevine iade edilmeli ve hakkındaki soruşturma sonlandırılmalıdır.

 

[1] https://www.ihd.org.tr/covid-19-ile-mucadele-kapsaminda-alinan-tedbirlerin-yasalligi-ve-idari-para-cezalari/

[2] https://www.anayasa.gen.tr/pandemi-ozet.htm

İnsan Hakları Derneği